Eğitim Süresi ve Okutulan Dersler

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen lisans eğitimi, İngilizce hazırlık sınıfı dışında 4 yıldır. İlk iki yılda, ağırlıklı olarak, temel mühendislik ve temel bilgisayar mühendisliği dersleri yer almaktadır. Sonraki iki yılda ise, zorunlu olarak bilgisayar mühendisliği ile ilgili alınması gereken dersler dışında, öğrencilerin yazılım veya donanım konularına veya bilgisayar mühendisliğinin değişik alanlarına yönlenebilmelerini sağlamak amacı ile, teknik seçmeli dersler konulmuştur. Ayrıca, bilgisayar mühendisleri için gerekebilecek, teknik olmayan yararlı seçimlik dersler de vardır. Mezunların, bilgisayar mühendisliğinin değişik alanlarında çalıştıkları göz önüne alınırsa, teknik seçmeli derslerde yapılacak doğru seçimin önemi daha da iyi anlaşılacaktır. Bölümde okuyan öğrencilerin eğitim masraflarını, bilgisayar, bilgisayar parçaları, bilgisayar tüketim malzemeleri, kitap ve kırtasiye harcamaları oluşturmaktadır.
Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları İşler

Lisans eğitimi sonunda başarılı olan öğrencilere “Bilgisayar Mühendisi” diploması verilir. Bölüm mezunları, sistem çözümleyici, uygulama programcısı,genellikle bilgi işlem merkezlerinde yönetmen, kurucu ve yönetici mühendis, veri tabanı yönetmeni, bilgisayar destekli endüstriyel sistemlerin tasarımı ve gerçekleştiriminde araştırma geliştirme mühendisi gibi görevler alabilirler. Ayrıca, üniversitelerde Öğretim Elemanı olarak akademik olarak ilerlerken eğitim ve öğretime katkıda bulunup, bilimsel çalışma ve araştırma yapma şansını da elde edebilirler. Bilgisayar mühendislerinin kazandıkları bazı makamlar ve bu makamlarda yaptıkları görevler şunlardır :

Ağ Tasarımcısı (Communications Analyst)

Veri nakleden ağları planlar, tasarlar ve kurar. Sistemin ağ yapısıyla ilgili konularda diğer sistem çözümleyici ve tasarımcılarına yardımcı olur. Halen yürürlükte olan ve planlanmış ağların kullanımını inceler ve yeterli kapasitenin ve yeteneğin sağlanması için gerekli hatlar ve yapılanma konusunda, yönetime, geliştirme ve değiştirme konularında öneriler götürür. Ağ kullanımını ve verilen hizmeti denetler ve iyileştirme için düzenlemeler yapar.
Bilgisayar Güvenlik Yöneticisi (Computer Security Manager)

Kuruluşun bilgisayarlarına ilişkin güvenlik gereksinimlerini belirler. Bu gereksinimleri karşılayacak sistemlerin tasarımını yapar ve uygulamaya sokar. Ayrıca, güvenlik standartları oluşturarak, kuruluş içinde bütünlüğü sağlamayı hedefler. Oluşturulan bilgisayar güvenlik mekanizmalarını sürekli denetler, güvenliğini tehdit eden davranışları belirler ve sorumlularını tespit eder.
Bilgi İşlem Merkezi Yöneticisi (Manager of Data Processing)

Kuruluşun tüm bilgi işlem çalışmalarını planlar ve yönetir. Bilgi işlem hizmetleri, geliştirme ve işletim çalışmalarını yönetir. Bilgi işlem hizmetlerini yapan uç kullanıcılarla iş birliği yaparak, kuruluşun çalışmalarını geliştirmesine destek verir. Kullanılan yöntem ve tekniklerin geliştirilmesini veya yenilerinin kullanılmasını sağlar. Bilgi işlem kaynaklarını gereken biçimde yönlendirerek, kullanıcılara verilen hizmeti etkin hale getirir.
Sistem Çözümleyicisi (System Analyst)

Bilgi işlem sistemlerini geliştirmek ve değiştirmek için bilgi toplar ve analiz eder. Bu tür sistemleri tasarlar, tanımlar, yöntemleri belirler ve kurulmasını gerçekleştirir. Çalışmakta olan sistemleri değerlendirir ve geliştirilmeleri için önerilerde bulunur.
Sistem Değerlendirmecisi (Systems Evaluator and Configurator)

Donanım ve yazılım performansını izleyen, ölçen ve değerlendiren bir yöntem hazırlar ve uygular. O anki ve gelecekteki kullanımı daha etkin yapmak için yapıda (konfigürasyon) kısa ve uzun dönem için değişiklikler planlar. Yeni donanım ve yazılımın seçimi için çalışmalar, denemeler öneriler yapar.
Sistem Programcısı(Systems Programmer)

Bilgisayarın sistem yazılımını tasarlar, programlar ve bakımını yapar. Kuruluş için gerekli optimum yapıya karar verir ve yapımcı firma tarafından verilen yazılımı inceler. Yapımcının yazılımda yaptığı değişiklikleri ve gelişmeleri inceler, bunların mevcut işletim sistemleri, sistem tasarımı, programlama ve işletme yöntemlerine etkilerini saptar. Kuruluşun örnek sistem deneme takımına gerekli bakımı yapar, yeni ya da değiştirilmiş yazılımı kurmadan önce bu sistemi deneme takımı ile dener. Sistem yazılımının kullanımı ve uygulama programlarına bağlantısı konularında sistem çözümleyicilere ve programcılara yol gösterir.
Sistem Tasarımcısı(System Designer)

Sistem Çözümleyicisinin tanımladığı gereksinmeleri mantıksal, ekonomik ve pratik sistem tasarımlarına dönüştürür. İlgili programların yazılabilmesi için gerekli ayrıntılı spesifikasyonları hazırlar. Bu spesifikasyonlar şunları içerir :

Sistem bağlantılarını, bilginin akışını, ve gerekli kaynakları gösteren iş akış şemaları,

Sistemin her bölümü için giriş, işlem ve çıkış işlemlerinin nasıl yapılacağını belirleyen belgeler,Giriş, dizi ve çıkış yapıları.
Standartlar ve Yöntemler Denetleyicisi (Standarts and Methods Controller)

Bir yöntemler ve performans standartları ve yönetmelikleri sistemi geliştirir ve uygular. Gerekli standartlara uygunlukları saptamak için işletim performansını ve çıktıları denetler, buna göre standart ve yönetmeliklerde gerekebilecek gelişmeleri saptar. Önerilen donanım, yazılım ve uygulamaları inceleyerek etkilerini değerlendirir, yeni standart gereksinmelerini saptar.

Uç Kullanıcı Desteği Uzmanı (End User Services Specialist)

Kuruluştaki bilgi işlem merkezi dışındaki bilgi işlem hizmetleri kullanıcılarını eğitir. Uç kullanıcılara, ihtiyaç duydukları desteği sağlar. Onların, bilgi işlem hizmetlerinden planlandığı biçimde yararlanmaları için gereken işlemleri yapar ve sorunlarını çözer. Uç kullanıcıların hiç değilse basit uygulama sorunlarını kendi kendilerine çözecek düzeye gelmelerini sağlar. Uç kullanıcıların kullanım sorunlarını çözemediği zamanlarda, bunları bilgi işlem merkezi ilgililerine aktarır ve çözümün bulunmasını sağlar.
Uygulama Programcısı(Applications Programmer)

Program mantığını tasarlar ve dener, programları yazar ve işletmeye hazır hale getirir. Bilgiyi işlemek için gerekli olan program akış şemalarını ve alt programları hazırlar. Dizi ve kütük gereksinmelerinin belirlenmesi için sistem tasarımcısına yardımcı olur. Belirlenmiş programlama standartlarına göre,programlama ile ilgili işlerin tümünü yapar. Tamamlanmış olan programların işlemesini ve diğer programlara bağlantısını kontrol eder.
Veri Tabanı Yöneticisi(Database Administrator)

Kuruluşun veritabanını tasarlar, bakımını yapar ve denetler. Veri tabanının standartlarını saptar ve bunlara uyulmasını sağlar. Yeni ya da değiştirilmiş sistemlerin bilgi gereksinmelerini inceler ve veri tabanı spesifikasyonlarını geliştirir. Bilgi organizasyonu, erişim ve denetim için tanımlamalar yapar ve ilgililere bildirir. Veritabanının yapısı/bakımı için spesifikasyonlar geliştirir; bütünlüğü ve gizliliği sağlamak için denetimler koyar; bunlara uyulmasını sağlar.
Çalışma Alanları, İş Bulma ve Kazanç İmkanı

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunlarının, yönetim, eğitim, endüstri, ticaret ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren çeşitli kamu kuruluşları ile özel kuruluşlarda, bankalarda, üniversitelerde, bilgisayar donanımı üreten ve pazarlayan firmalarda çalışma olanakları vardır. E.Ü. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunları, edinmiş oldukları bilgi ve tecrübe ile, İzmir’de, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde (özellikle İstanbul’da) ve yurtdışında, kısa sürede yüksek ücretlerle iş bulabilmektedirler.

Son yıllarda mezunlarımız araştırma kurumlarında ve şirketlerin AR-GE bölümlerinde yapay zeka, yapay sinir ağları, bilgisayar grafikleri, görüntü işleme, gömülü sistem programlama, mobil oyun programlama, veri madenciliği gibi bilgisayar mühendisliğinin araştırma ve uygulama alanlarında da değişik ünvanlarla görev almaya başlamışlardır. Bilgi teknolojilerinin ve ilgili diğer teknolojilerin gelişimi ile beraber çalışma alanları da çeşitlenmektedir.

Ürün Aktivasyonu nedir?
Microsoft ürün aktivasyonunun amacı yazılım korsanlığını azaltmaktır. Aktivasyon aynı zamanda yazılımın yasal olarak lisanslandığını bildirir ve bekledikleri kalitede bir yazılıma sahip olduklarının güvencesini verir.

Hangi ürünler için ürün aktivasyonu gerekecektir?
Microsoft ürünlerinin değişik versiyonlarında ürün aktivasyonunu kulanmaktadır. Bu ürüner Mcrosft Office XP , Word 2002, Microosft Windows XP, Microsoft Visio 2002 ve Microsoft Project 2002.
Perakende dağıtım kanalından alınan tüm lisanslar (Kutu ve OEM) için Ürün Aktivasyonu gereklidir. Microsoft Toplu Lisanslama programları (Microsoft OPEN, Select, Enterprise, Akademik ve Okul Anlaşmaları) kapsamında toplu lisans alan müşteriler söz konusu ürünlerin benzersiz kurulum süreçleri nedeniyle bu lisanslarında Aktivasyon işlemi kullanacaklardır.

Hangi Microsoft müşterileri yazılımlarını aktive etmek zorunda olacak?
Microsoft Toplu Lisanslama programları (Microsoft OPEN, Select, Enterprise, Akademik ve Okul Anlaşmaları) kapsamında toplu lisans alan müşteriler söz konusu ürünlerin kurulum süreçleri nedeniyle bu lisanslarını etkinleştirmeyecektir. Perakende dağıtım kanalından alınan tüm lisanslar (Kutu ve OEM) için Ürün Aktivasyonu gereklidir.

Microsoft Ürün Aktivasyonu nasıl çalışıyor?
Ürün Aktivasyonu ürün kurulumu sırasında gerekli olan yazılım ürün anahtarının yazılımın lisansında izin verilen bilgisayar sayısından daha fazla bilgisayara yüklenip yüklenmediğini onaylamaktadır. Müşteri dolaysız bir kullanıcı arayüzünü kullanarak ürün etkinleştirmekte ve bu arayüz Internet veya telefon bağlantısı yoluyla etkinleştirme bilgisini Microsoft’a sunmaktadır. Müşteriler bu teknolojiyi etkinleştirmeden ürünü belirli bir süre boyunca kullanabilmektedir.
Internet aracılığıyla etkinleştirme için kullanıcılar 7 gün 24 saat internetten hizmet alabiliyorlar. Gerekli bilgi ekranları doldurulduktan sonra kod alıp verme işlemleri otomatik olarak tamamlanıyor.

Microsoft Product Activation teknolojisi haksız yazılım korsanlığını nasıl önlemektedir?
Yazılım ürününün kopyasının yasal olduğunu ve son kullanıcı lisans anlaşması uyarınca bir PC’ye yüklendiğini onaylayan Ürün Aktivasyonu teknolojisi yazılımın lisanssız kopyalanmasını önlemektedir. Lisans anlaşmasında izin verilen sınırları aşan kurulumlar etkinleştirilmeyecektir.

Müşterilerin kaç kurulum yapmasına izin veriliyor?
Windows Son Kullanıcı Lisans Anlaşması (EULA) kullanıcıların tek bir PC’ye Windows yüklemesine izin vermektedir. Bir PC’ye Windows’u defalarca yükleyebilirler.

Microsoft Ürün Aktivasyonu müşterilere PC’nin yanı sıra dizüstü bilgisayara ürün yükleme izni veriyor mu?
Müşteriler ürünün son kullanıcı lisans anlaşması (EULA) koşullarına bakmalıdır. Microsoft EULA bazı durumlarda Office ve Word gibi Microsoft uygulamalarının birincil kullanıcılarına söz konusu ürünlerin bir kopyasını sadece kendileri tarafından kullanılmak kaydıyla dizüstü bilgisayarlarına yükleme izni vermektedir. Bu müşterilerin aldıkları lisansı dizüstü bilgisayarlarında etkinleştirmek ve onaylamak için Microsoft Activation Center’a başvurmaları gereklidir. Bu koşul PC satın alınarak elde edilen ürün lisansları için geçerli değildir. Bu “OEM” lisansları başka bir PC’ye aktarılamayan tek kullanım lisanslarıdır.

Yazılımın yeniden yüklenmesi gerekirse, yeniden lisans almak gerekir mi?

Hayır. Aynı bilgisayara defalarca yükleyebilirsiniz, yeniden lisans almanız gerekmez.

Yazılımın yeniden yüklenmesi gerekirse, yeniden etkinleştirme yapmak gerekir mi?
Hayır. Aynı bilgisayara defalarca yükleyebilirsiniz, yeniden etkinleştirme yapmanız gerekmez. Bununla birlikte, yeniden yüklenmeden önce sabit disk biçimlendirilirse, yeniden etkinleştirme yapmanız gerekebilir

Lisansı bir Başka bilgisayara devretmek mümkün müdür?
Müşteriler lisanslarını devreretmenin yasal olup olmadığını anlamak için lisans anlaşmalarına bakmalıdır.İzi verildiği durumlarda eski bilgisayarda ki yenisine yüklenmeden önce kaldırılmalıdır. Kullanıcıların yeni bilgisayarda ki yazılımı aktivasyonu için Microsoft Aktivasyon Merkezini aramaları gerekebilir

Yeniden Aktivasyon için donanım parçalarının ne kadarı değişmesi gerekir?
Genel anlamda yeni bir PC için yeni bir lisans gerekir. Tüm OEM yazılımları ilk olarak yüklendikleri bilgisayar sistemlerinden ayrılamazlar

Son Kullanıcı aktivasyon istemezse ne olur? Olmaması için ne yapılabilir?
Ürünün kullanımaya devam edilebilmesi için aktivasyon şarttır. Kurum adına birden fazla lisans almak isteyen iş sahipleri ve diğer müşteriler Microsoft İş ortaklarına giderek yazılıma Microsoft’un Volume Lisans programlarından birine sahip olabilmenin koşullarını araştırmalıdır.

Senaryo : Bir sistem üreticisi Widows XP Professional yüklü olarak PC satar. Ancak Hard Drive bozulur ve müşterisi tüm sistemin değiştirimesini ister. Sistem Üreticisi eniden aktivasyon yapabilir mi yoksa Windows XP’nin yeni bir kopyasını mı almak durumunda mıdır?

Aynı makinaya hard drive’ı yeniden takarlarsa ne olur?
Microsoft OEM lisansı ilk yüklendiği makine için lisanslanmıstır. Eğer Hard drive tamir edilebiliyorsa yazılım yeniden aktif hale getiriebilir. Eğer orijinal donanm kullanılamaz hale gelirse anlaşma şartlarına göre orijinal yazılım bir başka donanıma yüklenemez. Saydığımız bu yükleme yöntemleri İşletim sistemleri ve uygulamalar için geçerlidir.
Gene anlamda orijinal bilgisayar istemi kullanılamaz halde olsa bile orijinal yazılım bir başka bilgisayar sistemine yüklenemez.

Son Kullanıcı Windows veya Office X aktif hale getirilmiş PC iade ederse ne olur?
Eğer Son Kullanıcı Windows XP veya Office XP aktivasyonu yapılmış PC geri verirse yazılımı yeniden aktif hale getirmek için yeni bir etikete ihtiyaç yoktur. Aktivasyon sürecinde ürün bilgisi PC donanımından alınan numara ile Microsoft Aktivasyon merkezine bildirilir. Aktivasyon telefon müşteri temsilcisi veya internet vasıtasıyla tamamlanır. Aynı PC’de aynı ürün şifresini kullanarak sınırsız aktivasyon yapılabilir. Ürün aktivasyonu ürün şifresini kulanarak değişik PC’lerde ürün aktivasyonunu zorlaştırır.
Windows XP veya Office XP aktivasyonu yapılmış PC geri verilirse aşağıdakilerin yapılması tavsiye edilir:

1. Eğer donanımında herhangi bir değişiklik yapılmazsa PC’i bir başka kullanıcıya satabilirisnizAktif olmuş yazılımı kaldırarak yeni kullanıcı olarak tekrar yüklemelis ve Son kullanıcı Lisans Anlaşmasının tekrar görülmesini sağlamalısınız. Konfigurasyon değişmediğinden dolayı ürün aktivasyonunda herhangi bir problem yaşanmaz.
2. Eğer Bilgisayar sistemiin donanımında önemli değişiklikler olduysa yazılımı kaldırmalı ve yenide üklemelisiniz.Yeni kullanıcı Son Kullanıcı isans Anlaşmasını kabul etmelidir.Ayrıca yeni kullanıcıyı windows XP ve Office XP’nini eski kullanıcı tarafından aktif hale getirildiği konusunda uyarmalısınz. Microsoft ayrıca son kullanıcının Internet yerine Telefon Müşteri Temsilcisii aramayı tercih etmesini önermektedir. Böylece neler olduğu açıklanabilir. Call Center görevlileri bu tür şeyler olabileceği konusunda uyarılmıştır ve yeni PC’nin donanım konfigurasyon datasını kullanarak yazılımı tekrar aktif hale getirebilirler.

Aktivasyon sürecinde özel hiçbir bilgi istenmemektedir. Kayıt ve Aktivasyon birbirinden farklı süreçlerdir

Firefox 3′te ilk güvenlik açığı

Çıkmasının 5. saatinde Firefox 3′te çok tehlikeli güvenlik açığı bulundu.

 

17 Haziran günü rekor için download’a sunulan Firefox 3′ün çıkmasından tam 5 saat geçmişti ki, Firefox 3′ü ve (Firefox 2.x) serisini de etkileyen çok kritik bir güvenlik açığı bulundu. TippingPoint’e gönderilen açık, Zero Day Initative programıyla Mozilla’ya iletildi. Bu program yazılımlardaki açıkları ilk bulanlara para ödülü vaadetmekte.

Bu güvenlik açığının detayları ve nasıl uygulandığı güvenlik sebebiyle açıklanmazken, kullanıcıların sadece hatalı kodlu web sayfalarını ziyaret etmesi, kötü niyetli kodun çalışması ve sisteminize girmesinin yeterli olduğu belirtiliyor. Mozilla’nın bu açığı kapamak için acil yama çıkarması bekleniyor. Bu açığın Firefox 2.x sistemleri de etkilediği ayrıca belirtiliyor.

Daha basit fakat Firefox 3′ün çökmesine neden olacak “overflow” açığı da Neohapsis mail listesi’ne gönderilmiş durumda.

 

Kaynak: Chip Online

Bugün biraz Webmin den bahsedelim.

“Linux, Unix sistemleri web üzerinden yönetmemizi sağlayan oldukça basite indirgenmiş fakat çok fazla özelliği ve eklentisi bulunan bir arayüzdür” diyebiliriz webmin için.

Webmin Jamie Cameron isimli bir programcı tarafından geliştiriliyor. Pek tabiki birçok insan patchler ve dil dosyalarında yardımda bulunuyor. Ayrıca webmin moduler bir yazılım olduğu için 3.parti eklenti yazılımları yazanlarda mevcut.

Webmin bsd-like lisansı ile çıkarılıyor yani ücretsiz ve açık kaynak kodlu…

Webmin birçok özelliğe sahip hepsini buraya tek tek yazmaya kalkarsan bir hayli uzun olur, bunun yerine başlıca özelliklerinden bahsedelim…
Apache, Bind, Squid, Sendmail, Ssh vb. birçok serveri yönetebiliyor.

Webmin Nasıl Kurulur?

Öncelikle sisteminizde PERL kurulu ve çalışıyor olmalı. Eğer PERL kurulu değilse http://www.perl.com adresini ziyaret ediniz.

Son versiyon webmin download edilir… (Bu gece itibariyle budur)

[root@dinopsys /tmp]# wget http://prdownloads.sourceforge.net/webadmin/webmin-1.320.tar.gz

[root@dinopsys /tmp]# gunzip webmin-1.320.tar.gz
[root@dinopsys /tmp]# tar xf webmin-1.320.tar
[root@dinopsys /tmp]# cd webmin-1.320
[root@dinopsys /tmp/webmin-1.320]# ./setup.sh /usr/local/webmin

ilgili komutları uygulayıp setup.sh ı çalıştırınca bir takım sorulara cevap vermemiz gerekecek;

- webmin konfigürasyon dizini

webmin konfigürasyon dosyalarının konulacağı dizin

- webmin log dizini

log ve pid dosyalarının konulacağı dizin

- perl ün full pathi

- İşletim Sistemi tipi

- Web Server Portu

Webminin web arayüzünün çalışacağı port (default bırakmayın)
- Web Server Login ve Şifre

yönetici bilgilerini giriniz.

- Web Server Hostname

- SSL kullanılsın mı?

- Açılışta webmin çalışsın mı?

Bu sorulara cevap verip kurulumu bitiriyoruz.

Hayırlı olsun….

Yazar Flight

Merhaba arkadaşlar bu gece sizlere Firefox için Media Player eklentisinden bahsedeceğim. Mozilla Firefox kullanıcılarının en uyuz oldukları durum olduğuna eminim. Ben internette dolaşırken Mozilla Firefox kullanmaktayım. Hem güvenliği hemde internet bağlantınızı verimli kullanması işime geliyor açıkcası.

Fakat mozilla firefox kullanırken en çok başına gelen hatalardan birisi Media Player 11 i görmüyor olması… TV yada Radyo dinleyeceksiniz Firefox ile girdiğiniz sayfada açamıyorsunuz. Düşünsenize hala birçok internet sayfası sadece ve sadece internet explorer kullanıcılarına hitap etmekte. Özelliklede Canlı yayın yapan televizyon kanallarında sıkça rastladığım bir durum. İnternet sayfasını dizayn eden webmaster arkadaşlar birde bizleri düşünse ?

Mademki düşünmüyorlar o zaman bir bir çözüm buluruz. İşte size Mozilla Firefox Media Player eklentisi… Bu eklenti sayesinde mozilla firefox ile istediğiniz TV yada radyo kanalını dinleyebilirsiniz. Eklenti normal bir eklenti gibi değil. Bir setup dosyası firefox içerisine birkaç yenileme yapmakta özel dosyalarını kopyalamakta. Bizzat denedim. Özelliklede sistemimde Comodo Firewall , Zemana Antilogger ve Antivir programlar sistemimde yüklü herhangi bir uyarı yada virüs - trojan gibi zararlı programa denk gelmediler…

Eklenti indir : Download

İşletim Sistemleri :

  • Windows XP SP2 (x86)
  • Windows XP SP2 (x64)
  • Windows Vista (x86)
  • Windows Vista (x64)

Bilkent ve ODTÜ’lü bilim adamları, böcekler gibi üstün hareket yeteneğine sahip bir robot tasarlıyor.
Böceklerin hareket kabiliyetleri ve doğayla uyumlu fiziksel yapıları “çok bacaklı robot” teknolojisine esin kaynağı oldu. ODTÜ’lü ve Bilkentli bilim adamları, zor arazi koşullarında böceklerdeki gibi üstün hareket yeteneğine ve hayatta kalma beceresine sahip Türkiye’nin ilk çok bacaklı robot tasarımını başlattı.

Dünyadaki benzerlerinden daha geniş özelliklerle tasarlanacak “SENSOR RHEX” isimli robot, merdivene tırmanma, seri şekilde zıplama, çok hızlı koşma, takla atma gibi hareketleri yapabilen nadir robotlardan biri olacak.
AA muhabirine bilgi veren Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Uluç Saranlı, ODTÜ öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Afşar Saranlı ve Yrd. Doç. Dr. Yiğit Yazıcıoğlu ile Ocak ayında doğal ortamlarda yüksek hareket kabiliyetine sahip çok bacaklı robotların tasarımı için TÜBİTAK desteğiyle bir proje başlattıklarını bildirdi.

Projede 4 araştırmacı ve 10 öğrenci bulunduğunu söyleyen Saranlı, 3 yıl sürecek proje için TÜBİTAK’tan 250 bin YTL kaynak aldıklarını belirtti.
Saranlı, projedeki ana amacın taşlık, kayalık, ağaçlık mekanlar gibi zor arazi koşullarında yüksek hareket kabiliyetine sahip ve kendi başına var olabilecek robotların tasarlanması olduğunu kaydetti.

Robota pek çok davranış kabiliyeti kazandırılacağını anlatan Saranlı, “Bir engelle karşılaştığı zaman o engelin üzerinden nasıl atlayacağı, bir çukurla karşılaştığında onu nasıl geçeceği, merdivenlere nasıl tırmanacağı gibi konularda kendi kendine karar verme yetisine sahip bir robot tasarımı olacak” dedi.
Bu tür robotların zor arazi koşullarında insanların yükünü azaltacağını, bilgi kaynağı olarak hizmet edeceğini dile getiren Saranlı, “Örneğin, deprem gibi bir afette yaralıların tespitinde gerekli bilgileri iletebilecek, yaralının bulunduğu noktayı tespit edip, ilgililere haber verebilecek, bir savaş anında da mayının bulunduğu arazinin haritasını çıkarabilecek özelliklerle donatılmış bir robot tasarımı olacak” diye konuştu.

Bacaklı robotlarda ilk araştırma ekibi
Türkiye’de “doğal şartlarda faaliyet gösterecek çok bacaklı robotlar” üzerine çalışan ilk araştırma ekibi olduklarını ifade eden Saranlı, şöyle devam etti:
“Bacaklı robotları diğerlerinden ayıran en önemli özellik, pek çok robotun gidemeyeceği engebeli arazilere gidebilmesi. Ne tekerlekli ne paletli ne de Türkiye’de çalışılan herhangi bir robotun bacaklı robotların yapabildiklerini yapabilmesi mümkün. Doğada yüksek hareketliliğe sahip tüm sistemler bacaklıdır. Çok kıvrak şekilde hareket edebilen ve doğal ortamlarda varolabilen tüm hayvanlar bacaklı. Teknik sebeplerden dolayı tekerlekli ve paletli robotların performansları sınırlı. Fakat bacaklı robotlarda teorik olarak limit yok. Yapabilecekleri davranışların sayısı ve miktarı çok fazla. “SENSOR RHEX” adlı robotumuz, merdiven tırmanmak, seri şekilde zıplamak, çok hızlı koşmak ve takla atmak, ters-düz dönebilme, bir çizgiyi takip edebilme gibi hareketlerin tümünü tek bir platformda gerçekleştirebilecek nadir robotlardan biri olacak. Bu davranışların yönlendirmesi, ilk etapta uzaktan kumanda olacak. Ancak robot içi koordinasyon ve algılama tamamen robot tarafından yapılacak.”

Saranlı, yapmakta oldukları robotun bacaklı robotlar arasında en hızlılarından biri olacağını belirtti.

Savunma ve afetlerde kullanılabilecek
Robotun öngörülen kullanımının özellikle yardım, arama kurtarma gibi alanların yanı sıra mayın temizleme gibi bazı askeri uygulamalar olduğunu anlatan Saranlı, “Özellikle tehlikeli bölgelerden, insan hayatının riske atılmaması gereken ancak istihbarat gerektiren durumlarda bu robotlar kullanılabilecek. Nükleer patlama ya da deprem gibi felaketlerde de bu robotları insanların gidemeyeceği doğal alanlara gönderebileceğiniz ve her türlü arama-kurtarma ve bilgi gereken durumlarda kullanabileceğiniz bir robot” diye konuştu.

Robotun 60 santimetre boyunda, 50 santimetre eninde ve 9 kilogram ağırlığında olacağını kaydeden Saranlı, pil sistemlerinin de dünyadaki örneklerinden daha da gelişmiş olacağını söyledi. Saranlı, şunları kaydetti: “Yuvarlak ve yaylı olacak bacaklar fiberglastan yapılacak ve yüksek esneklik kabiliyetine sahip olacak. Bu esneklik, bu robotun çok etkili çalışmasını sağlayacak temel özelliklerinden biri olacak. Robot, böcek gibi gözükmemesine rağmen davranışı biyolojik olarak böceklerin koşma davranışına çok yakın özellikler gösterecek. Yani biyoloji bilimi ile kurulan ortaklık açısından bir çok prensip gibi bu esneklik özelliği de mühendisliğe aktarabilecek bir platform olacak. Ayrıca, robota bir gövde eklemi kazandırılması ile kıvraklığı artırılarak, yüksek hızda koşabilen çıta gibi hayvanların hareketlerini gerçekleştirebilmesi sağlanacak.”

Robotun bacaklarının çıkartılması ve yerine paletlerin takılmasıyla sualtında da çok kıvrak olabildiğini ifade eden Saranlı, tasarladıkları robotun sualtında karadakinden çok daha etkin özellikler göstereceğini dile getirdi.

Saranlı, TÜBİTAK ve AB desteğiyle orta boyda robotların elektromekanik tasarımı ve davranışsal kontrolü üzerine yürüttükleri projelerinin, 1998-2003 yılları arasında doktora ve sonrası araştırmaları için bulunduğu ABD’nin Michigan ve Carnegie Mellon Üniversitelerinin ortaklığı ile geliştirilen altı bacaklı “RHex” robotunu temel aldığını belirterek, “İlk etaptaki amaçlarımızdan birisi, bu robotun Türkiye içinde yeniden tasarlanarak, tamamen kendi olanaklarımız ile daha üstün yeteneklere sahip şekilde üretilmesi ve varolan bilgi birikiminin ülkemize aktarılmasıdır. Öğrencilerimizle ABD’dekinden çok daha fazla özelliklere sahip bu robotun tasarım aşamasındayız ve bitmek üzere birkaç ay içinde ortaya çıkacak hareket edebilecek hale gelecek. Bu proje ABD’de şu an devam etmiyor ve desteği bitti” dedi.

Alm. Zahlsysteme, Fr. Les systemes de nambre, İng. Systems of numbers. Bir saymada ve ölçmede kullanılan işâretler.
Sayılar ilk defâ Âdem aleyhisselâm tarafından kullanılmıştır. Çünkü Âdem aleyhisselâm yeryüzüne indirildikten sonra kendisine kitap gelip, fizik, kimyâ, tıp, eczâcılık ve matematik bilgileri öğretilmişti. Âdem aleyhisselâmdan sonra insanlara hesap ilmini İdris aleyhisselâm öğretti. Bu bigiler daha sonraları nesilden nesile aktarıldı.
Sayılar hakkında günümüze kadar ulaşabilen bâzı bilgiler
mısır ** Yüzölçümü :1 000 000 km2 Nüfusu :55 milyon kişi Başkenti :KAHİRE Nil ırmağının hayat verdiği… ** . ** Tamamı için linke tıklayın
Mısırlılardan ve Babillilerden alınmıştır. Mısırlılar sayılarla yaptıkları işlemleri taş ve papirüs, Babilliler ise kil plaklar üzerine kayıt ettiklerinden dayanıklı olmuştur.
Mısırlılar, sayıları hiyeroglif denilen resimlerle gösteriyorlardı. Bu gösteriş şeklinden dolayı hem büyük sayıları yazmak çok zor, hem de işlem yapmaya müsait değildi.
Daha sonra sayılara
Yunan ** hakkında ansiklopedik bilgi. bibilgi.com’dan
Yunanlılarda rastlanmıştır. Bunların başlangıcı Euclid (Oklid) tarafından yazılan Elemanlar kitabı olmuştur. Yunanlılar, sayılara Mısırlılar ve Babillilerden farklı yeni bir şey ekleyememişlerdir. Romalılar, Roma rakamlarını ortaya koyarak ve çıkarma metodunu kullanarak
sayıları biraz daha basit yazmışlardır. Bunlar şu şekilde ifâde ediliyordu:
I (1), II (2), III (3), IV (4), V (5), VI (6), VII (7), VIII (8), IX (9), X (10), L (50), C (100), D (500), M (1000).
M.S. 3. yüzyılda
AVRUPA ** Okyanusya kıtasından sonra dünyadaki kıtaların en küçüğü. Avrupa sınırlarının, nereden başladığına dair, kesin bir sınır birliğine varılamamıştı… ** . ** Tamamı için linke tıklayın
Avrupanın karanlık bir devre girmesiyle, bu sahada yapılan çalışmalar da kaybolup gitmiştir. Bu duruma sebep Hıristiyanlık, Mûsevîlik dinlerinin bozulup, bunlarda söz sâhibi olan kişilerin yanlış görüşlerinden dolayı, insanların koyu bir taassuba düşmeleriydi. Avrupa bu durumdayken sayılar ve sayı sistemleri en büyük gelişmesini,
MÜSLÜMAN ** Alm. Muslim (m), Fr. Musulman (m), İng. Muslim. İslâm dînine inanıp kabul eden. Îmân edip de, ibâdet edene “Müslüman” veya “Müslim” denir. Mümin de, m… ** . ** Tamamı için linke tıklayın
Müslüman Araplar zamânında gösterdi. Günümüzde kullanılan rakamlar, Araplardan alınmadır. Bu rakamlarla dört işlem yapmak kolaydır. Roma rakamlarıyla pratik bir işlem yapmak imkânsızdır.
Mekkede doğan İslâm güneşinin, her yönden karanlık bir döneme düşen dünyâyı aydınlatmaya başlaması, insanların her yönden kurtulmasına sebep olmuştur. İslâmiyetin emirlerinden biri olan ilim öğrenmek ve öğretmek, Müslümanlar tarafından büyük bir gayretle yerine getirilmiştir. İslâm âlimleri ilk olarak, kendilerinden önceki bütün sayı ve sayı sistemlerini incelemişler ve bunları kitaplara geçirerek kaybolmaktan kurtarmışlardır.
780-850 yılları arasında yaşamış olan Mûsâ el-Harezmî rakamlara “0” (sıfır) ilâve ederek bugün kullandığımız sayıları meydana getirmiştir. Kitab el-Cebr vel-Mukâbele adlı kitabında en son sayı sistemlerini ortaya koymuştur.
Evet, sıfırın bulunuşu matematikte yeni bir devir açıyordu. İşte cebir ve geometrinin birden bire parlaması bir Müslüman âlimin sıfırı bulmasıyla başladı. Artık cebirin kullanışını trigonometri, dolayısıyla sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjant gibi keşifler tâkip etti. İkinci ve üçüncü dereceden denklemler çözülmeye başlandı. Bu şekildeki çalışmalar, dünyâ medeniyetinin temelini atarken, astronomi, kimyâ ve fizik gibi ilimlerin de gelişmesine yardımcı oluyordu. Çünkü
AKDENİZ ** Alm. Mittelmeer (m), Fr. Méditerranee, İng. Mediterranean sea. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asyanın yer aldığı düny… ** . ** Tamamı için linke tıklayın
Akdeniz alanının hesaplanmasında, dünyâ çevresinin ölçülmesinde, kıble tâyininde, ramazanda da hilâlin görünüşünde ve takvimlerin hazırlanmasındaki çalışmalar yardımcı oluyordu. Bu bakımdan bilhassa matematik Müslümanların arasında ilk öğrenilen ilim dalları arasına girdi.
Ebû Kâmil Şücâ (?-951) kök, kare, bir ve iki bilinmeyenli denklem sistemini kurup geliştirmiştir. El Birûnî, bugünkü modern matematiğin temeli olan sayıları ikililer şeklinde gösterme şeklini ilk defâ ortaya koymuştur.
Ebül-Vefâ ve muasırı (aynı zamanda yaşayan) İbn-i Lebbân yazdıkları eserlerinde altılı sistemin özelliklerini ele almışlar ve ilgili bilgileri açıklamışlardır. El-Kâşî, yazdığı eserde meşhur π (pi) sayısın ı ondalık sistemde 16 hâneye kadar ve altılı sistemde 9 hâneye kadar hesap etmiştir. Gıyâseddîn Cemşid el-Kâşî (?-1429) ise, ondalık kesri keşfederek, ondalık sayı sistemlerini ortaya koymuştur.
On yedinci yüzyılın başlamasıyla sayı sistemlerinin muhtevâsı da gelişmiş pekçok yeni dallar araştırmaya açılmıştır. Jahonnes, Kepler, Blaise Pascal, Gerard, Desapguen, PereDes Carton gibi bilim adamları bugünkü modern sayı sistemlerini geliştirmişlerdir.
TABİÎ (DOĞAL) SAYILAR
Diferansiyel ve integral hesabın temelini teşkil eden tabiî (doğal) sayı denilen ve 0, 1, 2, 3, … şeklinde gösterilen sayılar bir sayma ve sıralama ihtiyâcı olarak ortaya çıkmıştır. Tabiî sayıların teşkil ettiği küme {0,1,2,3,4, …} şeklinde gösterilir.
Tabiî sayılar kümesinden sıfırı çıkartırsak geriye kalan sayılara sayma sayıları denir ve S= {1, 2, 3, 4….} şeklinde gösterilir. Günlük hayatta en çok kullanılan sayılardır: Kitap sayfa numaraları, bir otelin kat numaraları, bir salonun koltuk numaralarını göstermek için bu sayılar kullanılır. Bu şekilde sıralama göstermek için kullanılan sayılar kümesine “Ordinal” sayılar denir. Sayma sayıları aynı zamanda “Ne kadar?” sorusuna cevap olarak üç tâne, beş tâne gibi ifâdeleri söylemek için kullanılır. Böyle sayılara “Kordinal” sayılar denir. Bir kümenin elemanları sayılabilirse, kümeye sonlu ve sonlu bir kordinal sayıya sâhiptir denir. Meselâ, bir aydaki gün sayısı ne kadar çok olursa olsun, bir yıldaki dakika sayısı hep sonludur.
Kümenin elemanları sayılamıyorsa, küme sonsuz ve sonsuz bir kordinal sayıya sâhiptir denir. Meselâ, tabiî sayılar kümesi, sayma sayıları kümesi gibi.
Sayı Doğrusu: Matematikte sayı doğrusunun başlangıç noktası sıfırdır.
Sayı doğrusu üzerinde 0 (sıfır) ın sağında yer alan sayılara pozitif (işâreti artı), solunda yer alan sayılara negatif (işâreti eksi) sayılar denir.
Her sayı, ekseni üzerinde temsil edilen noktanın koordinatıdır; tersine eksen üzerindeki her nokta, sayıların koordinatlarının grafiğidir. Koordinatların ordinal özelliği noktaların sıralanışıyla aynıdır. Pozitif sayıların koordinatlarının kordinal özelliği, her noktanın ekseni başlangıç noktasından uzaklığının kaç
birim olduğunu gösterir. Negatif sayıların başlangıç noktasına olan uzaklığı koordinatının mutlak değeri alınarak bulunur.
(-4) noktanın başlangıç noktalarına olan uzaklığı |-4|= 4 br. olarak bulunur.
Sayı doğrusu üzerinde her noktaya bir sayı karşılık gelir.
Tam sayılar: Birden başlayıp sonsuza kadar uzanan tam sayılara pozitif tam sayılar, -1den başlayıp sonsuza kadar uzanan tam sayılara negatif tam sayılar denir. Pozitif tam sayılar ve negatif tam sayılara sıfırı ilâve edersek tam sayılar meydana gelir. Bu sayıların meydana getirdiği kümeye tam sayılar kümesi denir.
Z= {…. -4, -3, -2, -1, 0, 1, 2, 3, 4, 5…} şeklinde gösterilir.
Rasyonel sayılar: p ve q tam sayılar kümesinin birer elemanı ve qD 0 olmak üzere p/q şeklinde yazılabilen herhangi bir sayıya rasyonel sayı, bu sayıların meydana getirdiği kümeye rasyonel sayılar kümesi denir.
R= {… -3, -5/2, -2, -3/2, … -1, 0, 1/2, 1, 3/2…} şeklinde gösterilir.
Her tabiî ve tam sayı aynı zamanda birer rasyonel sayıdır.
İrrasyonel sayılar (Rasyonel olmayan): Bütün ölçmeler, birimler veya birimlerin kesirli kısımları ile yapılır. Dolayısıyla her ölçme, bir rasyonel sayı olarak ifâde edilebilir. Bununla berâber her uzaklık ölçümü bir rasyonel sayı ile gösterilse bile, rasyonel sayılarla ifâde edilemeyen uzunluklar da vardır. Meselâ, bir karenin kenarının uzunluğu 1 birim ise, köşegen uzunluğu İ2 birimdir. İ2 sayısı ise rasyonel sayı olarak ifâde edilmez. Bir çemberin çevresi ve çapı başka bir misal teşkil eder. Eğer bir çemberin çapının uzunluğu 3 birim ise, çevre uzunluğu 3n birim, eğer çap d birim ise çevre uzunluğu (rcd) birimdir. Fakat % sayısı rasyonel sayı olarak ifâde edilemez.
İ2, İ3, 7i gibi sayılara irrasyonel sayılar ve bu sayıların meydana getirdiği kümeye irrasyonel sayılar kümesi denir.
Sayılar bütün uzaklıklarda temsil edilebilir ve bütün reel sayılar göz önüne alınarak elde edilen bir doğru üzerindeki bütün noktaların koordinatları olarak işe yararlar. Bütün noktaların koordinatlarından meydana gelen doğruya sayı doğrusu denir. Bir sayı doğrusunun noktalarıyla reel sayılar arasında bire bir eşleme vardır.
Kompleks sayılar: x2-2= 0 denkleminin çözüm kümesi {-12, İ2} dır.
x2+2= 0 denklemini hiçbir reel sayı gerçeklemez.
FORMÜL VARRRRRRR
z= a+ib kompleks sayıların genel ifâdesidir. İki kısımdan meydana gelir: 1) Reel kısım, 2) Sanal kısım. Asal sayılar: Kendisinden ve 1den başka çarpanı olmayan pozitif sayıya asal sayı denir. Asal sayılar: 2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, 29,… sayılarından ibârettir.

NanoTeknoloji Nedir ?

Nanoteknoloji: anoteknoloji’nin birçok tanımı vardır. Bence en güzel ve en zarif tanım : “Atomsal düzeyde mühendislik”. Diğer tanımlarına ise Amerikan hükümeti raporlarından erişebilirsiniz. Burada önemli olan bir etki veya materyalin 100 nanometre civarında olmasıdır. Nanoteknoloji biraz da ilginç bir tartışma ortamı, mesela malzeme bilimciler nanoteknolojinin en çok kendileri ile ilgili olduğunu iddia ederler. Kimyacılar ve fizikçiler de bu tartışmaya katılırlar. Sonunda nanoteknoloji kralın paylaşılamayan kızı olur, çıkar.

Bilim tarihi uzun zamandır sürekli branşlaşmaya gitti, hatta Türkiye de çokça kullanılan bir söz vardır: “Her şeyden biraz bileceğine, bir şeyi tam bil” diye. Nanoteknoloji bu görüşü savunanları sanırım bayağı bir üzecektir. Çünkü bilimsel gelişmenin atomik boyut sınırlarına dayanması ile bir anlamda bilimler de ortak bir noktaya yaklaşmışlardır.

Artık canlıların sırrını çözmek için molekülleri ve bağ yapılarını bilmek, fizik kanunlarını uygulamak için kimyayı öğrenmek ve elektronik çipler imal etmek için hem kimya hem fizik bilmek, atomları anlamak için kuantum fiziğini idrak edebilmek gerekiyor. Sanki Nanoteknoloji, etrafında bilimlerin el ele tutuştuğu ve bu yardımlaşma ile büyüyen bir çocuk. Genelde insanların yeni bir “oloji” ye karşı ilk soruları “bunun faydası ne?”, özellikle orta yaşlı memurların sorduğu “para kazandırıyor mu?”oluyor. Faraday’ın verdiği enfes bir cevap vardır, taşı gediğine koyar usta bilim adamı : “Peki yeni doğmuş bir bebeğin dünyaya faydası nedir?”.Nanometre ölçeğindeki fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların anlaşılması kontrolü ve üretimi amacıyla, fonksiyonel materyallerin, cihazların ve sistemlerin geliştirilmesidir. Nano ölçekteki olayların manipulasyonu ile bilim ve teknolojide yeni ufuklar açılmaya başlamıştır.Nanoteknolojini Amaçları..

*Nanometre ölçekli yapıların analizi,
*Nanometre boyutunda yapıların fiziksel özelliklerinin anlaşılması,
*Nanometre ölçekli yapıların imalatı,
* Nano hassasiyetli cihazların geliştirilmesi,
* Nano ölçekli cihazların geliştirilmesi,
* Uygun yöntemler bulunarak nanoskopik ve makroskopik dünya arasındaki bağın kurulması.

Nanoteknolojinin Kullanım alanları

Endüstriyel Alanda:Mikrosensörlerin, mikromakinaların, optoelektronik elemanların imalatı ve uygun şekilde bir araya getirilmesi. ii)

Medikal Alanda: Mikro cerrahide (göz, beyin vb.), Diagnostik kitlerde, Bilimsel Araştırmalarda, Yüzey karakterizasyonu ve modifikasyonu, Mikroorganizmaların taşınması, DNA modifikasyonu vb.

Nanomanipulator

Nanomanipulator: Bir insana molekülleri görme dokunma ve dğiştirme imkanı tanıyan sanal gerçeklik arabirimidir. Virus, DNA iplikleri ve nanotüpleri modifiye etmek amacıyla kullanılabilmektedır. NM datayı almak için AFM kullanmaktadır. Sanal gerçeklik eldivenleri ve gözlükleriyle kullanıcın örneğin yüzeyini görmesini ve hissetmesini sağlamaktadır. Böylelikle kullanıcı eliyle mikroskopik objeleri tutabilir, itebilir, hareket ettirebilir ve ve sonuçta çıkan kuvveti, etkileşimi hissedebilir.Böyle bir teknolojiyle gen transferi, enzim değişimi , jeller ve yüzeyler üzerinde lokal değişiklikler yapabilmek mümkün olmaktadır.

NanoteknoLoji iLe yapılan,Halen devam eden çalışmalar

Nano inşaatlar için Mini robotlar

MIT yayınlarından Techonology Review de Mini robotlarla ilgili merak edilen bir çok soruya cevap aranmış. Bugünden nano robotların hayalini kurmak bilim kurgudan çok, yavaş yavaş ama uzun dönemde gerçekleşmesi muhtemel bir olasılığa dönüşmüştür.
Nano robotlardan önce, en olası olan mini robotlar. Mini robotlar ile nano boyutta manipulasyon yapma imkanı doğacaktır. Mesela bu mini robotlardan birinin 2 nanometre -bir DNA molekülünün genişliğinden daha küçük bir ölçek- kesinliği ile kendini bir yüzeyde hareket ettirmesi araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi.
Yeni hedeflerden biri ise mini-robotlar yardımı ile bir hücrenin sabitlenerek, robot’un üzerindeki şırınga çip’inden bir sıvının hücreye aktarılması.Avrupa tabanlı projelerden biri olan Micron’un amacı da üç aşağı beş yukarı bu işlemleri yapabilecek nitelikte kabiliyetleri olan robotların geliştirilmesi.
Araştırmacıların mikro manipulator, bir atomik güç mikkroskobu ucu ve şırınga çiplerini başarı ile çalıştırdıkları biliniyor. Fakat para ve zaman sorunu sebebiyle, tüm bunları bir arada çalıştıramamışlar. Gene de büyük bir başarıya imza attıkları kesin.
Bir deneyde: sıvı ile şırıngasını dolduran robotun, bir insan kontroller yardımı ile yeri sabitlenmiş hücreye giderek sıvıyı şırınga etmesi sağlanmış. Bu o kadar zor bir olay ki, bir yandan da hücreyi patlatmanız gerekiyor. Sıvı ise hücreye girdiği anda parlayarak varlığını belli etmiş.
Bu tip mini robotlardaki en önemli sorun enerji problemi. Gerçektende mikro ve belki gelecekte nano boyuttaki robotlar için temel sorun enerji ve makale bu konu ile ilgili tartışmalara da yer verilmiş

IBM’den Nanoteknoloji tabanlı tümleşik devre

Science dergisinin 24 Mart 2006 sayısında yer alan “An Integrated Logic Circuit Assembled on a Single Carbon Nanotube” makalesine göre, IBM deki Araştırma Grubu 12 transistorlu (FET) 5 kademeli bir oscilator yaparak, günümüz silikon teknolojilerinde çok daha başarılı sonuçlar elde etmişler.
Kısaca özetlemek gerekirse, önce tek katmanlı bir Karbon nanotube’un üzerinde Silikon teknolojisindeki devre elemanlarını yerleştirerek, FET transistorlerdeki (trans-resistor, değişken dirençli) temel çalışma prensibi olan alan etkisini kaliteli silikon oksit yerine nanotüplerle sağlıyorlar.
Nanotüp nedir konusunda da Bilim Teknikde daha önceden çıkmış bir yazı vardı, Türkiye de de bu konuda ODTÜ Fizik Bölümünde Prof. Şakir Erkoç bu konularla ilgili teorik çalışmalarda bulunuyordu sanırım. Kendisi hidrojen depolanması konusunda Nanotüplerin kullanımı konusunda bir çalışma yapıyordu.

Peki resimdeki nanotüp nerde derseniz, ikinci resime bakınca göreceksiniz. Resimde görülen incecik çizgi nanotüp. Nanotüpler konusunda önümüzdeki günlerde bu sitede daha ayrıntılı bilgilere rastlayabilirsiniz.

IBM’in nanotüp kullanarak kademeli osilatör yapmasının sebeplerinden biri de kademeler arasındaki gecikme ve transistörün aktif çalışma durumlarındaki(rise-fall time) zamanlamaları ölçmektir herhalde.
Bu deney ve sonuçları neden önemli? Bu deney silikon transistörlerden gene silikon tabakalar üzerine fakat karbon nanotüplerle seri, bütünleşik devreler yapıp çalıştırılabildiğinin bir ispatı. Bunun sonucu olarak ilerde, şöyle bir çip üretim sistemi devreye girebilir.
1) Silikon tabaka alınır ve üzerine karbon nanotüplerin dizilmesi gereken çizgiler oluşturulur
2) Burada belirtilen yerlerde tek duvarlı ve istenilen elektronik özellikli karbon nanotüpler büyütülür
3) Bu karbon nanotüplerin üzerine devre bağlantıları yerleştirilir.

Bu sayede hem devre boyutunun küçülmesinden dolayı yaşanan sorunlar bir nebze aşılmış olurken, biraz değerini kaybetmişte olsa Moore yasasına sadık kalınabilmiş olunacak gibi.

Uygulamalı Matematik Nedir?

 

    Matematik, gerçek dünyayı anlamak ve onun çeşitli parçalarını insanlığın yararına sunmak için kullanılan bir araçtır. Mühendislik, fizik, biyoloji, ekonomi, çevresel çalışmalar, kimya, siyasal çalışmalar, tıp gibi çeşitli alanlarda aktif olarak kullanılmaktadır. Bu süreçte ilk adım matematiksel bir modelin inşasıdır, yani problemin matematiksel terimler cinsinden bir tanımlamasının yapılmasıdır. Bu model daha sonra kesin veya yaklaşık çözümler elde etmek için analitik veya nümerik metotlar kullanılarak çalışılır. Son olarak, sonuçlar orijinal problemin dilinden, yani müşteri veya kullanıcıların daha iyi anlayacağı terimler cinsinden yorumlanır. Genellikle bu model daha gerçekçi bir hale dönüştürülür veya problemin daha fazla özelliğini içerecek şekilde yeniden düzenlenir. Bundan dolayı, model başlangıç aşamasında yanlış başlangıç koşullar, düzenlemeler veya basitleştirmeler içerebilir.

 

    Matematik, öncelikle ikinci aşama olan matematiksel olarak iyi formülize edilmiş problemlerin çözümünde ve temeli oluşturulan teorinin gelişim ve analizinde işlemlere dâhil olur.  Bu aşamada analitik veya nümerik metotlar kullanılabilir. Bu metotlar özel algoritmalardan ve metotlardan soyut, genel teorilere kadar değişen bir yelpazede karşımıza çıkar. Yeni bir problemin çalışılmasında genellikle hangi matematiksel becerilerin daha yararlı olacağı tam anlamıyla açık değildir; bundan dolayı uygulamalı matematikçiler çok geniş bir alanda eğitilmeye almaya ihtiyaç duyarlar. Bunun için onlara yönelik çok değişik türden matematiksel araçlar mevcuttur.

 

    Uygulamalı matematik çalışacak bilim adamının, sadece becerikli bir bilim adamı değil aynı zamanda matematiği uygulayacağı alan hakkında da yeteri kadar bilgi sahibi olması gerekmektedir. Böylece, uygulamalı matematikçi uygun matematiksel modellerin inşa ve yorumlarıyla doğrudan ilgilenmeli ve diğer bilim adamlarıyla çalışmakta olduğu bilim dalı diliyle iletişim kurabilmelidir.

 

    Modelleri formülize etme yeteneği, modelleyenin hangi faktörleri dâhil edilip hangilerinin dâhil etmeyeceği konusundaki seçimini belirli kuralları göz önüne alarak yapması gerektiğine bağlı olarak şekillenir.  Burada amaç, modellenen olayın gerekli yönlerini yeteri kadar gerçekçi, fakat matematiksel olarak üstesinden gelinebilecek basitlikte bir modelinin üretmesidir.

 

    Model genellikle belirli bir soruya cevap aramak için inşa edilir. Bazı durumlarda modelin analiz edilebilmesi için basitleştirilmesi veya modelin analizine imkân verecek yeni matematiksel metodun geliştirilmesi gerekir. Genellikle analitik ve nümerik metotlar birleştirilerek kullanılır. Modelleme süreci gittikçe karmaşıklaşan modeller dizisi içerir. Modelleme problemleri bazı durumlarda yeni matematiksel metotların keşfini zorunlu kılarken, hali hazırdaki matematiksel metotların da problemlerin çözümleri içerisinde kullanılması bu yeni metotların oluşumuna katkı sağlamaktadır. Başarılı uygulamalı matematik bilimcileri, hem uygulama alanı ve hem de matematikte yeteri birikime ve özgüvene sahip olmalıdır.

 

    Uygulamalı matematiksel ve hesaplamalı bilimler, belirli tipteki bilimsel problemleri çözerken kullanılan analitik ve nümerik metotların tümü için kullanılan bir isimdir. Bu isim, bilimsel hesaplama alanı, vektör ve paralel mimariye sahip makineler kullanan görselleştirme, simülasyon ve bilgisayar destekli tasarım için algoritmalar sağlayan nümerik analiz gibi hesaplamalı süreçler içerdiğinden tam anlamıyla modern uygulamalı matematiğin doğasını yansıtmaktadır.

                                        

    Örmeğin, akışkanlar ve hareketlerinin davranışlarının anlaşılması yaşadığımız gezegen içerisindeki varlığımız için oldukça önemlidir. Okyanusu, atmosferi, dünya kabuğunu ve yeraltındaki fosil yakıtlarını düşünelim… Bütün bunlar akışkanların akışını tanımlayan, uygulamalı matematiğin bir alanı olan akışkanlar dinamiğinin konusunu içermektedir.

 

    Nonlineer sistemlerin önceden tahmin edilemeyen davranışını inceleyen, robotik, uçak mühendisliği ve biyomedikal araştırmaların dâhil olduğu kaotik dinamik de uygulamalı matematik içerisinde yerini almış bulunmaktadır.

Cinsel Yaşam ve Vajinismus

Sanıldığınının aksine vajinismusa sahip kadınların çoğu cinsel haz ve doyuma farklı yollardan da ulaşabilmektedir. Tabi burada çiftlerin her penis � vajen ilişkisi deneyimlemesinden sonra birbirlerini suçlayıcı yaklaşımları olmamalıdır.. Çiftler durumu kabullenip, zamanı gelince ve doğru yöntemi bulduklarında bu işi başarabileceklerini bildikleri takdirde normal çiftlerin ötesinde cinsellikten daha çok zevk alabilmektedirler. Yaşadıkları tensel � dokunsal ve diğer temsil sistemleriyle devam eden birlikteliklerde ve cinsel oyunlarda kadın haz açısından doyuma ulaşabilmektedir.

Nadir olarak cinsel arzu eksikliğine bağlı olarak ilişki yaşamak istemeyen kadınlar da olmaktadır. Bu durum yanlışlıkla vajinismus olarak çiftler tarafından değerlendirilebilinir. Bu vakalarda yine hipnoterapi ile orgazm ve cinsel yaşam konusunda kadınlar eğitime alınır. Yapılan çalışmalarda ( Sitemizin orgazm yokuluğunda hipnoz sayfasında var. ) daha önce bir kez orgazmı yaşayanlarda 2 saatlik bir çalışma ile hiç yaşamayanlarda 4 � 6 seanslık bir terapi ile orgazm öğretilebilmektedir. Tabi ki hormonal bir dengesizlik yoksa�

Eyvah ! Vajinismusum� Hayatım karardı� Her şey bitti�. Bu terapiden de sonuç çıkmadı�. Gibi olumsuzlukları bir kenara atarak. Eşinizi ve kendinizi yaşayacağınız aşk oyunları, romantizm ve cinsel oyunlar ve yaklaşımlar ile cinselliğin haz ve doyumuna ulaşabilirsiniz. Cinsellikte yaşayacağınız bu nokta vajinismusunuzun daha kolay çözülmesi içinde şuuraltınıza mesajlar gönderecektir.

Vajinismus, cinsel yaşama engel değildir ! Engel olmasına da izin vermeyin� Kadının yaşayacağı haz ve doyumun karşılığında erkek de orgazma ulaşmak ve boşalmak ister. Bu nedenle bu tür ilişkide kadının biraz daha aktif olması cinsellik ve deneyimler konusunda tabularını kaldırması eşini de orgazma ulaştırmasını bilmesi gerekir. Kadın birliktelik sırasında ellerini kullanabilmeli, adeta bir körün elleri ile bir şeyi hissetmesi gibi elleriyle eşinin vücudunu hissetmesi ve algılaması gereklidir.. Aynı yaklaşım erkek içinde geçerlidir. Vajinal doyumu eşine yaşatabilmesi aşk oyunları, tensel yaklaşım, bedenin ve genital yapının öpülmesi ve okşanması, clitorisin tensel ve dilsel olarak uyarılması önemlidir. Çiftlerde oral yapıların aktif kullanılması ile alınacak haz arttırılabilinir. Konuyla ilgili kitapların, cinsel yaşam kılavuzlarını okunması önerilir.