MySQL Veritabanı

Bu konu, MySQL veritabanları ile ilgili bilgi içermektedir. Veri tabanı oluşturmak, veritabanlarını silmek, veritabanlarına kullanıcı eklemek, veri tabanlarının şifrelerini değiştirmek ve veri tabanlarını script ile düzenlemek gibi başlıklar ile ilgili bilgi verilmiştir. Kontrol paneli ve veri tabanı yönetimini, bu konu ile ilgili derinlemesine bilgisi olmayanlar için daha basit hale dönüşüyor.

Veritabanı Oluşturmak

Ana kontrol paneli menüsünden “MySQL Databases” ikonuna basın ve daha sonra “Create new Database” linkini tıklayın.

mysql

Bir Database Name yazın. Bu, veritabanının ne için olduğunu size hatırlatacak bir isim olmalı. Eğer veritabanını bir chat script’i için kullanacaksanız, Database Name için “chat” yazın. İsim olarak chat yazarsanız, Database Name’iniz kullanıcıadı_chat olarak görünecektir.

Database Username ise, veritabanına giriş için kullandığınız isimdir. Database Name ile aynı olabilir. Yukarıdaki örnekte farklı bir isim (gary) seçilmiş. Database Username de, “kullanıcıadı_gary” şeklinde kullanılır.

Bu isimleri girdikten sonra, 2 kere olmak üzere şifrenizi girin ve “Create” tuşuna basın.

Veritabanı Kaldırmak

database

Tüm veritabanlarının bir listesi, MySQL veritabanı menüsünde mevcuttur. Bir veritabanını silmek için, yanındaki kutuyu işaretleyin ve “Delete Selected” tuşuna basın. Yukarıdaki örnekte, “username_data1” i silmek istiyoruz.

Veritabanına Kullanıcı Eklemek

Bazen, veritabanınızla ilgili birden çok kullanıcı adınız ve şifreniz olsun isteyebilirsiniz. Bir veritabanına kullanıcı eklemek için, şu adımları izleyin:

  1. Ana Veritabanı menüsünden, değişiklik yapmak istediğiniz veri tabanını seçin.
  2. Ekranın üst köşesindeki “Create New Database User” linkine tıklayın.
  3. Bir kullanıcı adı ve şifre girin, “Create” tuşuna basın.

database user

Ana MySQL veritabanı menüsünden, her bir kullanıcının kaç veri tabanı olduğunu görebilirsiniz.

Veritabanından Bir Kullanıcı Kaldırmak

Veri tabanı kullanıcılarını kaldırmak için, öncelikle ana MySQL menüsünden veritabanı ismine tıklayın. Örnekte, iki kullanıcısı olan “username_chat” veritabanına tıkladık.

veritabanı

username_chat veritabanı, 2 kullanıcıya sahip: username_chat ve username_gary2. Veritabanı kullanıcısını silmek için, yanındaki kutuyu işaretleyip, “Delete Selected” demeniz yeterli.

Veritabanı Şifresini Değiştirmek

Veritabanı şifresini değiştirmek için, öncelikle ana MySQL veritabanı menüsünden veritabanı ismine basın. Veritabanı kullanıcılarının listesini göreceksiniz (yukarıdaki resimde olduğu gibi). Veritabanı kullanıcısının şifresini değiştirmek için, “modify” linkine tıklayın ve yeni şifreyi girin. “Create” tuşuna basın. Bu değişikliği yapmak için, eski şifreyi bilmenize gerek yoktur.

Script’lerle çalışmak

Birçok script’in veritabanınızla ilgili dört şeyi bilmesi gerekir: database name, database username, password, and hostname (veritabanı adı, veritabanı kullanıcı adı, şifre ve host adı.

Database adı genellikle şu şekilde görünür:

KontrolPaneliKullanıcıAdı_VeriTabanıAdı. KontrolPaneliKullanıcıAdı, kullanıcı adınızı görüntülemek için kullandığınız kullanıcı adıdır. VeriTabanıAdı ise, veritabanınıza MySQL veritabanı menüsünden verdiğiniz isimdir. Örneğin, eğer kontrol paneli isminiz “gary” ise ve “count” adında bir veritabanınız varsa, “database name”iniz; gary_count olur. Bu veritabanı adını, script’inize girmek isteyebilirsiniz.

Veritabanı kullanıcı adı (database username), veritabanı adı (database name) ile aynı olabilir veya veritabanınız için farklı bir isim seçebilirsiniz. Veritabanı kullanıcı adınız, KontrolPaneliKullanıcıAdı_VeriTabanıAdı formunu alır.

Veritabanı şifresi, veritabanı oluşturulurken ayarlanır. Şifre, kontrol paneli şifresinden farklı olmalıdır. Script, veritabanını düzenleyebilmek için, veritabanı şifresini bilmek zorundadır.

Host adı, script’e, veritabanını nereye ulaştıracağını söyler. Genelde, bu ‘localhost’ (yerel host) olarak belirlenmiştir, çünkü script ve veritabanı aynı sunucuda yer almaktadır. Eğer script host adı yapılanışında bir metin mesajına izin vermiyorsa, sitenizin IP adresini girin.

Not: Veritabanınızı yarattıktan sonra, kontrol paneliniz sizi tüm bu bilgileri alabileceğiniz bir ekrana götürür. Bu sayfadaki değerleri alın ve onları script’inize ekleyin.

phpMyAdmin

phpMyAdmin, PHP’de yazılmış olan ve MySQL veritabanlarınızı idare eden bir araçtır. SQL cümleleri oluşturabilir; ekle, kaldır, sil (add, edit, delete), gibi şeylerle çalışabilirsiniz; oluştur, değiştir, iptal et (create, alter, drop) gibi tablolarla çalışabilirsiniz ve daha fazlasını yapabilirsiniz. phpMyAdmin, deneyimli kullanıcılara yöneliktir. Birçok PHP script’i, otomatik olarak veritabanını sizin için kurar, bu yüzden büyük ihtimalle phpMyAdmin kullanmak zorunda kalmazsınız.

phpMyAdmin’e, http://www.domainisminiz.com/phpMyAdmin ‘dan erişilebilir. phpMyAdmin kullanımı için daha fazla bilgi almak istiyorsanız, http://www.phpmyadmin.net adresini ziyaret edin.

Son dönemde hemen herkesin ağzında Plazma ve LCD televizyon lafı dolaşıyor. Satın alırken hangisini tercih etmek gerekiyor?

Teknolojik gelişmelerle birlikte eski tüplü televizyonlarımız evlerimizdeki yerlerini bir bir kaybediyorlar. Yerleriniyse ince yapılı modern televizyonlar alıyor. Plazma ve LCD teknolojisiyle yaratılan bu televizyonların hangisi daha başarılı? Hayatımızı son birkaç yıl içinde giren bu iki teknolojiyi sizler için mercek altına aldık. Hemen hemen tüm teknolojik ekipmanda olduğu gibi satın alma kararını belirleyen en büyük etmen hiç kuşkusuz ihtiyaç ve kullanma alışkanlığı. Her iki teknolojinin de sundukları arasında seçim yapmak gerçekten hayli zor. Ancak şimdiden hangi teknolojinin galip geleceğini yine tüketicilerin göstereceği talep belirleyecek. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da LCD'nin büyük ölçüde gelişmekte olan bir görüntü teknolojisi olduğu…

Plazma teknolojisi ise büyük ekranlar söz konusu olduğunda uzunca bir süredir pazarın büyük oyuncularından birisi. Geçmişinin de eski oluşu satın alma kararlarında tüketicilerin bu teknolojinin eski kaldığı görüşüne sahip olmasına yol açabiliyor. Sonuç olarak gerçekten büyük ekranlı bir TV (40 inç ve üzeri) istiyorsanız plazmanın sunduğu avantajlar tartışılmaz. Ancak daha küçük ekranlı (40 inçin altı) bir TV düşünüyor ve HD (High Defination) yayınların keyfine tam olarak varmak istiyorsanız LCD'lerin sahip olduğu yüksek çözünürlük sizi memnun edecektir.

Plazma ve LCD TV'lerin fiziki yapıları aralarındaki tek benzerliği oluşturuyor. Dolayısıyla her iki ekran türü de ince ve düz yapılarıyla yerine aday oldukları tüplü televizyonlara göre son derece az yer kaplıyorlar. Görüntülerin ekranda nasıl oluşturulduğuna gelirsek; plazma da, pikseller fosforlu bir maddeyle kaplı, gaz dolu hücrelerden oluşurken, bunların elektrik akımı sayesinde parlaması ekranda görüntülerin oluşmasını sağlıyor. LCD TV'lerin parçalarıysa pikseller arkada yer alan bir floresan ışığı ve likit kristal hücrelerden oluşmakta. İki cam panel arasına sıkışmış olan bu sıvı kristal, elektrik akımının floresanla etkileşimi ile renk değiştirerek ekranda görüntü oluşmasını sağlıyor. Ekranın arkasındaki teknoloji çoğu izleyicinin merak ettiği en son şey olduğundan, rakip teknolojilerin ortaya koyduğu görüntü kalitesine geldiğimizde hem plazmanın hem de LCD'nin mükemmele yakın resim kalitesine sahip olduğunu söylemek mümkün.

Plazmanın LCD'ye üstünlükleri

Her iki görüntü teknolojisinin de birbirlerine göre üstün yönleri mevcut. Plazma teknolojisini tercih etmenin uygun olacağı durumlara bir göz atmamız gerekirse… Evinizde bir sinema salonuna mümkün olduğunca yakın bir deneyim yaşama amacındaysanız plazma teknolojisinin size sunduğu bazı avantajlar olabilir. Plazmanın sunduğu bu avantajların başında siyah rengi gerçeğe LCD'ye göre daha yakın biçimde yansıtabilmesi geliyor. Özellikle karanlık sahnelerde kontrast ve ayrıntı söz konusu olduğunda plazmanın görüntü kalitesi LCD'ye nazaran daha gerçekçi bir sinema deneyimi yaşatıyor. LCD TV'de panelin arkasında yer alan floresan yüzünden pikseller arasında ışık sızmasının tam anlamıyla siyah rengin gösterilmesini engelliyor. Ancak gelişen teknoloji sayesinde LCD'nin yeni jenerasyonlarıyla bunu aşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Plazmanın tercih sebebi olmasına yarayabilecek bir diğer önemli özelliği de izleyiciye sunduğu geniş izleme açısı. Ekrana tam karşıdan bakılmasının mümkün olmadığı durumlarda, yanlardan bakıldığında oluşan görüntü kaybı izlenen program veya film keyfinin kaçmasına yol açabiliyor. Plazmanın bu durumda yanlardan bakıldığında bile 160 dereceye kadar sunduğu izlenebilir görüntü, bu teknolojinin birden fazla izleyicinin bulunduğu oturma odaları ve diğer ortamlarda kullanımına imkan veriyor. LCD'lerin bazı üst seviye modellerde geniş izlenme açılarını yakaladıkları hatta kimi durumlarda plazmayı geçtikleri dahi söylenebilir ama piyasada bulunan modellerin genelinde böyle bir kalite söz konusu değil. Plazmanın LCD'ye üstün olduğunun söylenebileceği bir diğer kriter de hızlı değişen görüntülerde oluşan gölge efektinin yokluğu. Görüntüyü oluşturan piksellerin renk değişimine gerektiği kadar hızlı tepki verememesi sonucu oluşan bu durumun doğrudan tercih sebebi olduğu günler tarihe karışıyor diyebiliriz. Zira LCD teknolojisi bu konuda geçtiğimiz yıllar içinde önemli yol kat etmiş durumda. Özellikle spor karşılaşmalarında veya aksiyon filmlerindeki hareketli görüntülerde oluşabilen iz bırakma etkisi yeni LCD ürünlerinde hemen hemen fark edilmeyecek seviyeye çekildi. Son olarak ekran ebatlarına baktığımızda plazmanın LCD'ye kıyasla belki de en büyük avantajının ekran boyutları olduğunu görüyoruz. Özellikle 40 inç ve üzeri modellerde LCD'nin varlık gösterememesi büyük ekran tutkunlarını doğrudan plazmaya yöneltiyor. 65 inçe kadar bulunabilen plazma TV'lere karşın LCD'lerin ulaştığı azami ekran boyutları genellikle 40 inç civarında seyrediyor.

LCD'nin plazmaya göre üstünlükleri

Bazı noktalarda LCD'nin plazma üzerine getirdiği ciddi avantajlar ve tercih sebebi olabilecek hususlar mevcut. Bunlardan ilki LCD'lerin benzer ebatlardaki plazmalara göre daha yüksek çözünürlüğe sahip olmaları. Ekran üzerinde daha çok piksel anlamına gelen bu çözünürlük fazlalığı yakın gelecekte HD (High Definition) yayın ve içerikle birlikte kendini daha da belirginleştirecek. HD görüntü şimdilik yayın yokluğu yüzünden çok şey ifade etmemekle birlikte, HD yayınların ve diğer kaynakların yaygınlaşması yüksek çözünürlükleri sayesinde LCD'lere olan rağbeti artırabilir. LCD'lerde artı olarak değerlendirilebilecek bir diğer nokta da enerji tüketimi. Plazmaya kıyasla yüzde 30 daha az enerji sarfiyatı sayesinde LCD'yi seçmek, TV bağımlılarının elektrik faturalarında tasarruf anlamına geliyor. LCD TV'lerin plazmalara göre belirgin biçimde hafif olmaları taşıma ve duvara monte gibi işlerde kullanıcısına kolaylık sağladığı bir diğer alan. Ayrıca LCD'lerin yapısının plazma kadar hassas olmayışı plazmaların aksine nakliye ve kurulum için özel dikkat edilmesini gerektirmiyor. LCD'lerin öne çıktığı önemli diğer bir nokta da plazmalara göre daha uzun ömürlü olmaları. Kullanıcının yatırımının karşılığını alması açısından plazmaya göre kimi modellerde iki misli avantaj sağlayan LCD, 60 bin saate kadar kullanım ömrü sunuyor. Neredeyse 5 yıl boyunca 24 saat kullanım anlamına gelen bu rakam ilk plazma modellerinde 20 bin saatken daha yeni modellerde ortalama 30 bin saat civarında seyrediyor. Son olarak plazmalarda görülen "burn-in" efekti yani ekranda sabit duran görüntünün ekranın fosfor tabakasına zarar vererek sabit hale gelmesi LCD'lerde rastlanan bir durum değil. Özellikle tercih edilen kanal logolarının zamanla ekrana kazınması anlamına gelen bu durumun teknolojinin gelişmesiyle yeni plazma modellerinde büyük ölçüde azalmış olduğu söylenebilir. Ancak yine de LCD'nin yapı olarak burn-in efektinin oluşmasına imkan vermemesi önemli bir artı.

High Definition TV nedir?

Yüksek çözünürlüklü dijital TV anlamına gelen HDTV, televizyon yayınlarının geleceğini temsil ediyor. 720 veya 1080 piksel arasında görüntü sunan formatlara sahip olan HDTV, halen mevcut olan TV yayınlarıyla kıyaslandığında netlik konusunda adeta yeni bir çığır açıyor. Görüntü netliğinde olduğu kadar ses konusunda da yeni bir dönem başlatan HDTV, Dolby'nin geliştirdiği Dolby Digital (AC3) çevresel ses formatını kullanıyor. Almayı düşündüğünüz TV ister plazma ister LCD olsun üzerinde HD-Ready (HD'a hazır) logosu bulunması yüksek çözünürlüklü bu yayınlara hazır olduğu anlamına geliyor.

kaynak: ordan burdan

<?
//database'den silme

$baglanti= mysql_connect("localhost","root","pass") or die ("Database baglanilamadi");

mysql_select_db("kullanicilar",$baglanti)
or die ("Database secilemedi!");

$sorgu = mysql_query("DELETE FROM users
WHERE username = '$username'");

$sonuc=mysql_query($sorgu, $baglanti);

echo "<b>$username</b> kullanicisi silindi…";
?>

kaynak: ordan burdan

<?php
//database'e baglanma

$db_host="localhost";
$db_kullaniciadi="kullanici_adiniz";
$db_kullanicisifresi="sifreniz";
$link=mysql_connect("$db_host","$db_kullaniciadi","$db_kullanicisifresi")
or die("Hata!");
mysql_close($link);
?>

kaynak: ordan burdan

charAt(i) : Bu fonksiyon bir değişkende "i" numaralı karakteri bize döndürür. Burada i yerine herhangi bir rakamı yazabilirsiniz. Bu kısaltma ancak sayı ya da alfanümerik değer içeren değişkene veya nesneye uygulanabilir.

Örnek :

var ucuncu;

var degisken = "cenk";

ucuncu = degisken.charAt(3); // n değerini döndürür.

parseInt(i,n) : Gelen "i" değişkeni tam sayıya çevirir. Yanındaki "n" ise decimal (10), octal (8), hexadecimal (16) lık sistemler içindir.

Örnek :

var ucuncu, besinci, degisken;

degisken = 'ben14';

ucuncu = parseInt(degisken.charAt(3),10); // false

besinci = parseInt(degisken.charAt(5),10); // 1 döndürür.

Nesne.lenght() : nesnenin kaç karakterden oluştuğunu geri döndürür. Numerik yada alpha numerik değişkenlerde kullanılabilir.

Tarih fonksiyonları

Date(): getYear(), getMonth(), getDate(), getDay(), getTime(), getHours(), getMinutes(), getSeconds()

Date() : zaman classina karşılık gelir.

Örnek :

var bugun = new Date();

getYear : Yıl (1900'den sonra)
getMonth : Ay (0=Ocak - 11=Aralık)
getDate : Gün (1-31)
getHours : Saat (0-23)
getMinutes : Dakika (0-59)
getSeconds : Saniye (0-59)

Örnek :

var bugun = new Date();

document.write("Saat şu anda: ", bugun.getHours(), ":", bugun.getMinutes(), "
");

document.write("Tarih ise: ", bugun.getDate(),"/", bugun.getMonth()+1,"/",bugun.getYear());

String metodları :

toString(), toLowerCase(), toUpperCase(), indexOf(), lastindexOf(), substring()

toString() : Nesneyi stringe çevirir.
toLowerCase : Nesnenin içindeki büyük harfleri küçük harfe çevirir.
toUpperCase : Nesnenin içindeki küçük harfleri büyük harfe çevirir.
indexOf(deger) : Nesnenin içinde geçen ilk "deger" değerini bulup kaçıncı sırada olduğunu döndürür.
lastindexOf(deger) : Nesnenin içinde geçen son "deger" değerini bulup kaçıncı sırada olduğunu döndürür.
Substring(i,j) : Nesnenin içindeki i. değerden sonra j. değere kadar değer daha gider ve sonucunu döndürür.

Örnek :

Nesne degiskenimizin degerini "DenemE" olarak kabul edelim.

Nesne.toLowerCase(); // deneme
Nesne.toUpperCase(); // DENEME
Nesne.indexOf('e'); // bu size 1 döndürür.
Nesne.indexOf('e'); // bu size 3 döndürür.
Nesne.substring(0.3); // bu size "Den" i döndürür.

NOT : JS de ilk eleman 0 olarak işaretlenir.

Diğer string nesnelerin methodları :

bold(), funrcolor(), fontsize(), italics()
bold() : Bağladığınız String nesnesini koyu yapar.
fontcolor("renk") : String nesnesinin görüntülenme rengini belirler.
fontsize("ölçü") : String nesnesinin görüntülenmesinde harf büyüklüğünü belirler.
italics() : String nesnesinin itelik harfle görüntülenmesini sağlar.

Örnek :

Nesne degiskenimizin degerini "Deneme" olarak kabul edelim.

Nesne.bold() : bu size Deneme döndürür.
Nesne.fontcolor('renk') : bu size Deneme döndürür.
Nesne.fontsize('ölçü') : bu size Deneme döndürür.
Nesne.italics() : bu size Deneme döndürür.

setTimeout("fonksiyonun_adı", milisaniye) : Javascript'in 1.2 sürümüyle gelen ve kendi kendisinin zamanlamasını belirleyen bir metoddur.

Örnek :

setTimeout('Kronometre()',1000);

Örnek : Bu fonksiyonla ilgili daha detaylı örneği örnekler bölümündeki X. örnekte bulabilirsiniz.

Nesnelerin Olayları ve Özellikleri :

Javascript programcılığında nesne (object), ve nesnenin özellikleri (properties), genellikle HTML belgesinin adı (name) ve değeri (value) olan herşeydir. Bir HTML unsurunun etiketinde NAME ve VALUE bölümleri varsa, bu unsur, Javascript için nesne sayılır.

Bu tanıma göre Form, Javascript için bir nesnedir. Ayrıca Form nesnesinin bir ögesi olan INPUT, kendisi de ad ve değer alabildiğine göre, Javascript için bir nesne sayılır; fakat bu nesneye daima içinde bulunduğu nesne "dolayısıyla" atıfta bulunabilirsiniz. Bu tür atıflarda bulunurken, şu kurala uymanız gerekir:

nesneAdı.özellikAdı

Bir nesnenin durumunu, değerini veya bir özelliğini değiştiren Javascript'in kendi içinde kullanılmaya hazır işlevleri; tarih gibi, Browser'ın masaüstündeki penceresinin bir özelliği gibi değerleri belirleyen otomatik işlevleri; nesnelerin değerlerini belirli bir düzen içinde arttıran veya azaltan süreçleri; ve Javascript'in hazır şablonlarından yeni bir nesne üreten işlemleri, metod adı altında toplarız. Her nesnenin kendine ait bir metodu olabilir; bir metod birden fazla nesne ile birlikte kullanılabilir. Bu gibi ifadeleri şöyle yazarız:

nesneAdı.metodAdı (argüman)

Javascript ve niteliklerini etkilediği HTML, bir işletim sistemi ortamında, Grafik Kullanıcı Arayüzü (GUI) ile çalışan bir Browser programının içinde yer alırlar. Browser programları kendiliklerinden veya GUI sonucu, öyle bazı olaylara (örneğin Mouse işaretçisinin bir nesnenin üzerine gelmesi veya bilgisayar kullanıcısının Mouse'un veya klavyenin bir düğmesini tıklaması gibi) yol açarlar ki, bu olay işletim sistemi-GUI-Browser yoluyla HTML belgesi (ve dolayısıyla Javascript) açısından önem taşıyabilir. Bunlara Event (olay) denir, ve Javascript'e bu olayın olması halinde icra edilmek üzere özel emirler verilebilir. Bu tür komutların yazılmasında şu yöntem izlenir:

event="fonksiyon_veya_metod (argüman)"

Aslında yukarıda özetlediğimiz üç unsuru, nesne, nesne özelliği ve Browser olaylarını buraya kadar bir çok örnekte gördük ve kullandık.

kaynak: ordan burdan

kategori: Bilgisayar | Yorum yapılmamış »

Benzer Yazılar: Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti nasıl nedir?) Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti nasıl nedir?) nediR - ücretsiz, bedava Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) indir, programı, programını indir - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) kimdir, hayatı, eserleri, yazıları, ölümü, yaşamı - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) kitapları, şiirleri, şarkıları, bilgileri, bilgisi - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) ne zaman, nerede, neler, yapmış, yapmışlar - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) tarihi, olayı, olaylar, kimler - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) sorunu, tedavisi, nasıl - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) video, resimler, resimleri, fotoğrafları, fotolar, foto - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) türküsü, mp3, türküleri, nasıl, nelerdir - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) türküsünün sözleri, şarkısının sözleri - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) youtube video izle, video indir, videosu, kısa film, filmleri, izle, flv, videoları - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) en güzel resimleri, şarkıları - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) ile ilgili kaynak, resimli anlatım - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) rapidshare, download, zip,rar,nasıl, nelerdir - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) bilgileri, nelerdir, kaynakları, kaynak - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) hastalığı, sorunu, sağlık, nasıl, nelerdir - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) tedavisi, nasıl iyi olur - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) tavsiyeleri, önerileri, ne yapmalıyım?, nasıl yapmalıyım - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) tarifi, anlamı, üretilmiş, icat edilmiş, nedir, nelerdir - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) nasıl, olmuş, ilgili, olanlar, olanı, nerden, yapabilirim, olur - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) icad, buluş, kim, nelerdir - Program Anlatımı - Donanım Sürücülerinizi Zahmetsizce Yedekleyin (scripti, nasıl, nedir?) nerede, nelerdir?, en güzel, rapidshare, bedava, ücretsiz, güzel olan

REGEDIT

Windows'un çalışmasında birinci sırada önem taşıyan dosyalardan birisi de Registry olarak bilinen kayıt veritabanıdır. Burada, kurulu yazılım ve donanımın yanı sıra kullanıcıların bireysel ayarları hakkında da gerekli bilgiler saklanır.

Eğer Windows'u hızlandırmak istiyorsanız yolunuz mutlaka Registry'den de geçecektir. Artık ihtiyaç duyulmayan kayıtların temizlenmesi de sisteminize hız konusunda artılar getirir. Ancak sonuçlarından kesin olarak emin değilseniz Registry'de değişiklik yapmamaya dikkat etmelisiniz. Sistem kayıtları yani Registry, "System.dat" ve "User.dat" adı altında iki dosyadan oluşur. İlk dosyada sistemden alınan bilgiler, ikinci dosyada ise bireysel kullanıcı profili saklanır. Registry'yi oluşturan her iki dosya da sabit diskinizde Windows klasörü altında bulunur. Bu dosyalar gizli olarak belirtildikleri için default ayarları kullanarak Windows Gezgini ile klasöre göz attığınızda görünmezler. Ancak aşağıdaki işlemleri yaparak bu ve diğer bütün saklı dosyaları görünür hale getirebilirsiniz.

1- Önce Windows Gezgini'nde "Görünüm" menüsü altında yer alan "Klasör Seçenekleri…" ne tıklayın. (Windows Me'de ise Klasör Seçeneklerine Denetim Masası'ndan ulaşabilirsiniz)

2- Daha sonra açılan pencerede "Görünüm" kartına tıklayın ve listede "Gizli Dosyalar" altında yer alan "Tüm dosyaları göster" seçeneğini aktif hale getirin.

Windows'un güçlü ama tehlikeli kayıt düzenleyicisi ile çalışmak
Eğer bu dosyaları normal bir metin düzenleyicisi ile açmak isterseniz karşınıza sadece karmaşık ve tanımlanamayan işaretler çıkacaktır. Kayıt veritabanının özel görüntüleme biçimine ise sadece Windows tarafından özel olarak geliştirilmiş düzenleyici ile ulaşabilirsiniz. Ancak bu araç, hatalı kullanımlarda gerçekten Windows için tehlike oluşturabileceğinden Microsoft tarafından gözlerden saklanmıştır. Dolayısıyla çalıştırmak için "Başlat" menüsünden "Çalıştır…"ı kullanmanız gerekecektir.

Karşınıza çıkacak alana Win98/Me için regedit, Windows NT/2000 için ise regedit32 yazın ve "Tamam" tuşuna tıklayın.

Bu düzenleyicinin yapısının Windows Gezgini'ne büyük benzerlik gösterdiğini hemen fark edeceksiniz. Burada pencere iki bölümden oluşur. Sol pencerede kayıtların ana sütunu ve sağ pencerede ise bir kayda ait olan daha doğrusu alt bölümlere ait olan verileri görebiliriniz. Windows termonolojisinde bu bölümler "Anahtar" olarak adlandırılır. Bu tür bir anahtarın önünde yer alan artı işaretine tıklayarak diğer alt anahtarlara ulaşabilirsiniz. Böylelikle kompleks bir yapıya sahip kayıt veritabanının temellerine ulaşabilir ve kayıtları silip yenilerini de ekleyebilirsiniz. Örnek olarak Windows'a önceden girdiğiniz kullanıcı adını değiştirmek aşağıdaki adımları izleyerek değiştirebilirsiniz.

1- Önce yukarıda anlatıldığı gibi kayıt düzenleyicisini (Regedit) başlatın.

2- Daha sonra sırayla "HKEY_LOCAL_MACHINE" ana anahtarı altında yer alan "Software", "Microsoft" ve son olarak da "Windows" anahtarlarının önündeki artı (+) işaretine tıklayın.

3- Fare ile "Current Version" anahtarına tıklayın.

4- Gezginin sağ penceresinde "RegisteredOwner" tanımını arayın. Burada Windows'un başlatılması sırasında tanımladığınız adı bulacaksınız.

5- Bu adın üzerine çift tıkladığınızda küçük bir pencere açılır. Bu penceredeki alana yeni adı girebilirsiniz.

Kayıt düzenleyicisi ile çalışırken her zaman bir işlemi yapmadan önce 2 kere düşünün. Çünkü burada yapılacak hatalar oldukça tehlikelidir ve kayıt düzenleyicide bir işlemi gerçekleştirdiyseniz bir daha geriye dönüş yoktur. Bu da yanlışlıkla bir anahtar sildiğinizde artık onu ömür boyu unutabilirsiniz anlamında gelir. Düzenleme yaparken de her şey eski kayıtlar üzerine zamanlı olarak yazılır. Dolayısıyla bir hata durumunda eskisini geri yükleme gibi bir şansınız hiç yoktur. Son olarak hiç bir zaman da bir yanlış yaptığınızı anlama şansınız yoktur. Kayıt düzenleyici bu konuda hiçbir uyarı vermez. Sonuçları görmek için tek şans bilgisayarı baştan başlatmaktır. Ancak bu durumda da eğer daha önce yaptığınız giriş hatalı ise sistem bir daha açılmayabilir.

Kayıt içinde aradığınız bir anahtara hızlı bir şekilde ulaşılması:
Bilgisayarınıza kumuş olduğunuz yazılım ya da Windows ile bir özelliği değiştirmek için kullanacağınız anahtarların Registry içindeki tam yerini bilmiyorsanız aratıp kolayca bulabilirsiniz. Ancak özellikle yavaş bir sisteme sahipseniz bu arama işlemi oldukça uzun zaman alabilir. Ayrıca değiştirmeden önce bulduğunuz anahtarın aradığınız olup olmadığına da iyice emin olmanız gerekir. Arama yapabilmek için kayır editörünü çalıştırdıktan sonra Düzel menüsünden Bul seçeneğine tıklayın (Ctrl - F kısa yolunuda kullanabilirsiniz).

Açılacak pencerede aranan alanına aradığınız anahtar kelimeyi yazın. Bakılacaklar kısmında is aramanın nerede gerçekleştirilmesini istiyorsanız o seçenekleri işaretleyin. Daha sonrada Sonrakini bul tuşuna basarak aramayı başlatabilirsiniz. Aradığınız sonuca ulaştıktan sonra, başka benzer anahtar olup olmadığını kontrol etmek için ise yine düzen menüsünden ulaşıp bu sefer Sonrakini Bul seçeneğini seçebilir ya da F3 kısa yol tuşunu kullanabilirsiniz.

Örneğin bilgisayarınızda daha önceden yüklü bir yazılımı bilgisayarınızdan kaldırıp, ilgili tüm parçalarını da sildiğinizi farzedin. Ancak bilgisayarınızı buna rağmen ilgili referansların halen Registry'de yer aldığını eddia ediyor ve hata veriyor. Üstelik bu kaydın Registry'nin neresinde olduğunuda bilmiyorsunuz. İşte bu durumda Registry'de programın ismi ile ilgili aramalar yapıp ilgili aramalar yapıp ilgili anahtarları bulup silmeyi deneyebilirsiniz. Eğer bulduğunuz sol tarafta ise yer alan bir anahtar yada bir değer ise güvenle silebilirsiniz.
Tabii ki bu işlemi yapmadan önce kaydın bir yedeğini almayı unutmayın. Ayrıca çok fazla değer silmeden önce arada bilgisayarı baştan başlatıp sorunun giderilip giderilmediğini kontrol etmekte de faydalı olacaktır. Eğer problem daha da büyüdüyse yedeğinden Registry'i geri yükleyip başka bir anahtar silmeyi deneyin.
Karışık gözükse de aslında Registry oldukça düzenlidir.

Window'un kayıt veritabanı başta "HKEY_CLASSES_ROOT" olmak üzere altı ana anahtardan oluşur.

HKEY_CLASSES_ROOT : Sürükle bırak işlemleri ile ilgili yazılım ayarları, kısa yol ve tüm diğer kullanıcı ara birimi ile ilgili bilgileri içerir. Burada ilişkilendirilmiş her dosya için bir alt anahtar daha bulunur.

HKEY_CURRENT_USER : O an oturumu açık onun kullanıcı ile ilgili bilgileri içerir. Burada 7 alt anahtar daha bulunur.
AppEvents: Sistem ve uygulamalarda kullanılmak üzere atanmış sesler ile ilgili ayarlar burada yer alır.
Control Panel: Burada Windows 3.x'deki System.i ni, Win.ini ve Control.ini dosyalarının içeriğine benzeyen denetim masası ayarları yer alır.
InstallLocationsMRU: Başlangıç klasöründe yer alan programların sabit diskteki yollarını belirler.
Keyboard layout: O an kullanılan klavye düzenine buradan da ulaşılabilir.
Network: Ağ bağlantı bilgileri burada yer alır.Remote Access : Eğer çevirmeli ağ üzerinde ağ bağlantısı kullanılıyorsa o anki bağlantı bilgileri burada bulunur.
Software: Bilgisayara bağlı kullanıcının yazılım konfigürasyon ayarlarına buradan ulaşılabilir.

HKEY_LOCAL_MACHINE: Her kullanıcı için aynı olan bu değerler bilgisayarda yer alan donanım ve yazılım ayarları üzerine bilgiler içerir. bu anahtarın altında da 7 alt anahtar bulunur.
Config: konfigürasyon bilgileri ve ayarlarına buradan ulaşmanız mümkün.
Enum: Donanım aygıt bilgi ve ayarları burada bulunur.
Hardware: Seri bağlantı noktaları ile bilgiler ve ayarları içerir.
Network: Kullanıcının o an bağlı bulunduğu ağ yada ağlar üzerine bilgiler burada bulunur.
Security: Ağ güvenlik ayarlarına buradan ulaşılabilir.
Software: Yazılımlara has özel bilgiler ve ayarları içerir.
System: Sistem başlangıç ve aygıt sürücüleri bilgileri ile işletim sistemi ayarları burada yer alır.

HKEY_USER:işletim sistemlerine bağlanan her kullanıcı için masaüstü ve kullanıcı ayarlarını içerir. Bu başlık altında her kullanıcıya ait bir anahtar daha bulunur. Ancak sadece tek bir kullanıcı varsa, bu durumda sadece "default" altında tek anahtar olacaktır.

HKEY_CURRENT_CONFIG: HKEY_LOCAL_MACHINE ile bağlantılı olarak o anki donanım konfigürasyonu ile ilgili bilgileri içerir.

HKEY_DYN_DATA: Bu anahtar Windows'un çalışması sırasında sık değişen veri kavramının anahtarını oluşturur. Bir USB aygıt bağladığınızda yada sistem çalışırken yapabileceğiniz bir değişiklikte Registry'nin bu alanındaki veriler değişir.

Windows sağlığı için registry'nin bakımı ve yedeklenmesi:
Registry Windows'un sorunsuz olarak çalışması için kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Bu yüzden işletim sistemi her gün sistemin çalıştırılmasıyla birlikte bir güvenlik kopyası alır. Bu güvenlik dosyası Windows klasörleri içerisinde gizli bulunan "Sysbckup" klasöründe bulunur. Güvenlik dosyası otomatik olarak paketlenir ve "rbxxx.cab" biçimine getirilir (burada xxx duruma göre değişen üç basamaklı bir sayıdır). Buna ek olarak Windows bu Backup dosyalarından beş tanesini de arşivler.

İsterseniz Registry'de bir değişiklik yaptıktan sonra bunu geri alabilmek için bu güvenliği kendinizde yaptırabilirsiniz. Bunun için Başlat > Programlar > Donatılar > Sistem Araçları menüleri altında yer alan "Sistem Bilgisi" ni çalıştırın. Daha sonrada burada "Araçlar" menüsünde yer alan "Kayıt Tarayıcı" sını çalıştırın. Windows başlangıçta otomatik olarak güvenlik sağladığı için işlemin sonunda tekrar yedekleme yapmak isteyip istemediğinizi sorar. Eğer bu soruyu doğrularsanız Windows güncel kayıt veritabanının yedeğini saklayacaktır. Bu güvenlik yöntemine ek olarak kullana bileceğiniz bir başka seçenek de Kayıt Düzenleyicisi altında Export fonksiyonudur. Bu işlemi gerçekleştirebilmek için "Kayıt" menüsünden "Kayıt dosyası ver" seçeneğine tıklayın. Dosya adı ve saklanacağı konumu isteğinize göre belirleyebilirsiniz. Eğer ikinci bir sabitdisk'iniz varsa bunu hedef olarak kullanabilirsiniz. Eğer bir CD yazıcınız varsa CD!leri yedekleme ortamı olarak kullanmak tabi ki çok daha iyi olacaktır. Ancak bir disket bu işlem için yeterli olmayacaktır. Çünkü kayıt veritabanının boyutu genellikle Megabyte'larca büyükte olabilir. Bu yüzden Windows'un otomatik olarak "Sysbckup" klasörüne yerleştirdiği güvenlik dosyası büyük şans oluşturur. Ancak sadece büyük kayıt veritabanı bir disketin kapasitesini aşacaktır.

Kayıt dosyasının çalışmasında sorunlar ile karşılaştığınızda ve bu yüzden zor durumda kaldığınızda bu güvenlik kopyalarından birini geri yüklemek için bilgisayarınızı DOS kipinde başlatmanız gerekir. Win95 ve Win98 işletim sistemlerinde bunu "Başlat" ve "Bilgisayarı Kapat" menülerinden gerçekleştirebilirsiniz. Ancak Windows Me sürümünde açılış disketine ihtiyacınız olacak. DOS-Prompt karşınıza geldiğinde scanreg/restore yazın. Şimdi karşınıza Windows'da yer alan güvenlik kaydından seçim yapacağınız bir ekran gelir. Yeni kayıt veritabanını oluşturacağınız güvenliği seçin. Eğer kayıt düzenleyicisinde bir kayıt dosyası kaydettiyseniz bunu aynı şekilde alabilirsiniz. Yukarıda anlatıldığı gibi Windows'un "Kayıt Düzenleyici" sini çalıştırın ve "Kayıt" menüsünden "Kayıt Dosyası Al"ı seçin. Dosyayı kaydettiğiniz klasörü ve dosya adını belirterek kayıt dosyasını Registry'e geri almış olursunuz.

Sistem performansının artırılması için kayıt dosyasının düzenlenmesi
Kayıtta saklanan verilerin artışı dosya boyutunun artmasını da beraberinde getirir. Bilgisayarınıza kurduğunuz ek donanımlar, yazılımlar ve sürücüler arkanızda kalan veriler ile iz bırakırlar. gerektiği gibi yerine getirilen bir program kaldırma sonrasında veri çöplüğü oluşturacaktır. Bu gereksiz kayıtların aranıp bulunması ve kayıt düzenleyicisi yardımıyla silinmesi çok zahmetli bir işlemdir. Ancak tüm bunlar özellikle bu işlem için hazırlanmış yazılımlar ile kolay ve hızlı bir biçimde gerçekleştirilebilir. İnternet üzerinden Registry Cleaner başlığı altında bu tür ücretsiz Freeware ve ücretli Shareware olmak üzere sayısız programa ulaşmak da mümkündür.

Bazı programlar gereksiz kayıtların otomatik olarak silinmesinin yanı sıra kayıt dosyasının daha konforlu düzenlenmesi için ek fonksiyonlarda sunuyorlar. Bazı programlar ise kayıt veritabanını baştan oluşturabiliyorlar. Tabi ki bu tür programlar çok işlevli olmaları sayesinde de bir üstünlük sağlıyorlar. Kayıt dosyasını baştan oluşturmak için isterseniz Windows'un dahili araçlarına da başvurabilirsiniz. Windows 95'de kayıt düzenleyicisini çalıştırın ve kayıt veritabanını kaydedin. Daha sonra sistemi DOS kipinde başlatın. Komut satırına regedit /c ve ardından da kayıt dosyasının yerini, klasörünü ve dosya adını yazın. Windows 98'de ise "Başlat" menüsünden "Bilgisayarı kapat"a tıklayın. Daha sonra "MS Dos Kipinde Başlat"ı seçin.

Klasik Dos komut satırına düştüğünüzde scanreg /fix yazıp Enter'e basın. Windows Me'de sisteminde Dos kipi bulunmadığı için açılış disketi kullanmanız gerekmektedir. Daha sonraki işlemler ise Windows 98'deki gibi gerçekleşir. Kayıt düzenleyici programlar olan Registry Cleaner'ların ise Windows ortamında çalışması gibi bir avantajı vardır ve Undo (Geri Al) seçenekleri ile daha güvenlidirler. Ancak yinede tekrar dikkatli olmanızı tavsiye ediyoruz. Her türlü güvenlik tedbirini almadan işlemlere başlamayın.

Çeşitli Windows problemlerine registry ile çözüm bulabilirsiniz
Windows veri kayıt tabanı üzerinde işlem yapan programların çoğu genel registry problemleri yada performans artırıcı bazı tedbirler üzerinde dururlar. Eğer daha spesifik problemlere çözüm arıyorsanız bu durumda kayda müdahale edip gerekli anahtarları elle değiştirmeniz gerekecektir. Bu şekilde normal kullanımda herhangi bir araç ile düzeltemeyeceğimiz ayarları düzeltebilir ve çalışması gerektiği gibi çalışmayan programlar ile araçlar için de çözüm üretebilirsiniz. En sık rastlanan sorunlar için aşağıdaki kısa ipuçlarına bir göz atın. Tabi ki anlatılan değişiklikleri yapmadan önce registry'nizin mutlaka bir yedeğini almayı unutmayın.

1- Registry'i sıkıştırmak
Eğer sizin bilgisayarınızdaki kayıt dosyası da çok fazla yer kaplıyorsa onu biraz daha kompakt bir hale sokmak isteyebilirsiniz. Bunun için öncelikle bilgisayarınızı gerçek DOS modunda başlatmanız gerekir. Windows altındaki DOS modu işe yaramayacaktır. Daha sonra regedit'i çalıştırıp kayıt dosyası ver seçeneği ile o anki kaydı örnek olarak Compact.reg adı altında kaydedin. Daha sonra regeditten çıkın ve "regedit /c compact.reg" (tırnaksız olarak) parametreleri ile çalıştırın. Sıkıştırma gerçekleşecektir.

2- Bir kayıt anahtarının otomatik olarak silinmesi
Normal olarak bir reg dosyasından registry anahtarını otomatik olarak silemezsiniz. Ancak bunun içinde bir yol bulunmaktadır. Ana anahtarın hemen başında yer alan parantezler içine bir eksi (-) işareti koymak yeterli olacaktır. Örneğin eğer HKEY_LOCAL_MACHINESoftwareMicrosoftOffice8.0CommonAssistans anahtarını silmek istiyorsanız anahtarı -HKEY_LOCAL_MACHINESoftwareMicrosoftOffice8.0CommonAssistans şeklinde değiştirin. Sonuç olarak o ve altındaki diğer tüm alt anahtarlar da silinecektir.

3- Sabitdiskinizi başşka bir bilgisayara taşımak
Eğer bilgisayarınızdaki sabir diskinizi donanımları tamamen farklı başka bir bilgisayara taşıdıysanız, daha sonradan sistemi başlatmanız sırasında problemleri ile karşılaşabilirsiniz. Bunu engellemek için önceden aygıt yöneticisinden aygıtları kaldırmanız gerekir. Tek tek elle yapmaktansa regedit'i kullanabilirsiniz. Önce regedit'i çalıştırın ve HKEY_LOCAL_MACHINE anahtarına gidin. Buradaki Enum bölümünü sildiğinizde donanımlara ait tüm ayarlarda silinecektir.

4- CD'lerin Autorun sorunlarını çözümlemek.
Bilgisayarınıza taktığınız Cd'leriniz artık otomatik başlama özelliğine cevap vermiyorsa ve gereken tüm ayarları değiştirmenize rağmen bir fayda sağlamadıysanız çözümü registry'de bulabilirsiniz.
Bunun için kayıt içinde HKEY_CURRENT_USERSSoftwareMicrosoftWindowsCurrentVersionPoliciesExplorer anahtarına ulaşın ve buradaki NoDriveTypeAutoRun'ın değerinin 95 00 00 00 olduğundan emin olun değilse değiştirin. Sorun düzelecektir.

5- Başlat menülerinin açılış hızlarını degiştirmek
İşletim sistemi üzerinde Başlat menüsünde gezinirken alt menüler belli bir süre sonra otomatik olarak açılacaktır. Ancak alt menülerin eğer sadece tıkladığınızda açılmasını istiyorsanız bu düzenlemeyi de registry altından yapabilirsiniz. Bunun için Registry içinde HKEY_CURRENT_USERControl PanelDesktop anahtarı altına gelin. Burada sağ tarafta MenuShowDelay şeklinde bir dize bunması gerekir. Eğer yoksa yeni bir tane yaratın ve değer olarak da 65534 yazın. Artık siz tıklamadan hiçbir menü açılmayacaktır. Bu değeri sıfır (0) yaptığınız takdirde ise menüler hiç beklemeden açılacaktır.

6- Program Ekle/Kaldır listesini temizlemek
Program Ekle/Kaldır özelliğini kullanarak kurulu bir programı kaldırmanıza ve sabit diskten tüm bileşenleri kaldırmanıza rağmen bazen sadece ismi listede kalabilir ve programı yeniden kurmanızı engelleyebilir. Bu durumda registry içindeki HKEY_LOCAL_MACHINESoftwareMicrosoftWindowsCurrentVersionUninstall anahtarına başvurmanız gerekir. Burada yer alan programlardan istediğinizi silebilirsiniz. Ancak bu işlem sadece listedeki ismi silecek ve asıl programlara dokunmayacaktır.

7- Run menüsünde istenmeyen programlar
Kurduğunuz çoğu program işletim sisteminin her başlatıldığında hafızaya yüklenmek isteyebilir. Bu yüzden de kendini Run menüsüne yazar. Ancak bu sayı artıkça açılışta gecikecektir. Açılışta istemediğiniz programları silmek için önce HKEY_LOCAL_MACHINESoftwareMicrosoftWindowsCurrentVersion altındaki Run ve RunServices anahtarları altında bulabilirsiniz. Daha sonra bulunan bu anahtar altındaki istenmeyen programları kaldırın. Artık Windows'u baştan başlatabilirsiniz.

8- Kayıtlı kullanıcının adını değiştirmek
Windows'un kayıtlı kullanıcısının adını değiştirmek registry altında aslında oldukça kolaydır. Bunun için sadece HKEY_LOCAL_MACHINESoftwareMicrosoftWindowsCurrentVersion anahtarı altına ulaşıp Registered Owner anahtarı altındaki ismi değiştirmeniz yeterli olacaktır.

9- Masaüstü ayarların kaydedilmesi
Eğer Control Panel, Başlat menüsü programları yada sıradan diğer masaüstü pencerelerin boyut, pozisyon ve simge düzeni gibi ayarları ayarladığınız gibi kalmıyorsa cevabı yine registry altında HKEY_CURRENT_USERSoftwareMicrosoftWindowsCurrentVersionPoliciesExplorer anahtarı altında bulabilirsiniz. Burada bir "NoSaveSettings" anahtarı yer almaktadır. Bunu silerek soruna çözüm üretebilirsiniz.

10- Windows açılışında uyarı yazısı eklemek
Bu ilginç ipucu ile bilgisayarınızı ilk başlattığınız zaman daha oturum açmadan bir uyarı banneri görüntülemesini sağlayabilirsiniz. Bunun için önce regedit'i başlatıp HKEY_LOCAL_MACHINESoftwareMicrosoftWindowsCurrentVersionWinLogon anahtarı altına gelin. Şimdi burada LegalNoticeCaption adı altında yeni bir dize yaratmanız gerekecek. Bu dizeye vereceğiniz diğer menü çubuğunda görüntülenecektir. Daha sonra başka bir dize daha yaratıp adını da LegalNoticeText olarak belirleyin ve ekrandaki diyalog kutusunda ne görüntülenmesini istiyorsanız yazın. Artık bilgisayarınızda kim oturum açmak isterse istesin hazırladığınız bu banner ekrana gelecektir. Bu özelliği kullanarak bilgisayarınızı izinsiz kullanmak isteyen kişilere karşı yasal uyarılar hazırlayabilirsiniz.

kaynak: ordan burdan

Öncelikle şunu belirtmek isterimki Alexa yı haddinden fazla şişirilmiş bir balon olarak görenlerdenim. Televizyonda AGB neyse İnternette de Alexa odur. Kısaca anlatmak gerekirse; Alexa, kendi adını taşıyan toolbar ı bilgisayarına yükleyen kullanıcıların hangi internet sitelerini gezdiği, bu sitelerde ne kadar süre kaldığını, belli zaman aralıklarında o siteye tekrar ziyaret oranlarını ki buna sadakat oranı deniliyor , sayfada kalma ve gezinme ortalamarı gibi raporları sunan bir yazılım. Eğer bilgisayarınızda Alexa kurulu değilse bu ölçümlemeye bir katkınız olmayacak demektir. Maalesef ülkemizde basının da etkisiyle alexa istatistikleri en doğrudur ve kesin ölçüttür diye bir düşünce kafalara yerleşti. Yukarıda da açıkladığım ve herkezin bildiği gibi belli bir kesimin eğilimlerini yansıtan bir uygulama olan alexa, çeşitli manüpilasyonlar ilede kendi içindeki gerçekçilikten saptırılabilmektedir. Genede benim için alexa en iyidir. Ben ona güvenirim. İstatistiklerde de üst sıralarda olmak beni mutlu eder gibi bir kaygınız varsa aşağıdaki yöntemleri denemenizi öneriyorum.

-Alexa toolbar yükleyin. Firefox'u, SearchStatus extension ile birlikte kurup giriş sayfanızı kendi site adresiniz olarak kaydedin.
-Alexa rank widgetini sitenize yerleştirin.
-Diğer insanları Alexa toolbar kullanmaya teşvik edin
-Bir ofiste mi çalışıyorsunuz? Alexa toolbar ve Firefox SearchStatus extension'ını tüm bilgisayarlara yükleyin ve hepsinde kendi sitenizi giriş sayfası olarak ayarlayın
-Arkadaşlarınızdan Alexa Website profilinizi incelemelerini ve oylamalarını isteyin
-Alexa hakkında yazın.Webmaster ve bloggerlar Alexa değerinin nasıl arttırılacağı konusunda birşeyler duymayı isterler. Size link vereceklerdir Gelen ziyaretçilerin Alexa toolbarı varsa bu dogrudan Alexa değerine etki edecektir.
-Webmaster forumlarında websitenizin adresini yayınlayın.Webmasterlar genellikle Alexa toolbar kullanıcısıdır.
-Webmasterlar ile ilgili içerik yazın. SEO veya domain adı altında bir kategori olabilir. İçeriğinizi diğer sosyal ağlarla paylaşma imkanı sunun
-Alexa yönlendirmelerini kullanın.

Mesela http://redirect.alexa.com/redirect?www.turkpaylasim.com Forumlarda kullandığınız imzalarınızda dahi bu linki kullanın.
-Asya kökenli sosyal ağlarda ve yine webmaster forumlarında yazın. Bazı webmasterların farkettiği, doğu asya web kullanıcıları alexa toolbar fanı olduklarıdır. Buna neden olarak Alexa top 500 de yer alan Asya-kökenli siteler gösterilmektedir.
-Webmaster araçları adı altında bir bölüm oluşturun. Bu webmasterlara sitenize sürekli geri gelip araçlara ulaşım için yapıştıracağınız bir mıktanıs olacaktır
-Dugg veya Stumbled. Bu yol sitenizin aşırı trafiğe girmesine neden olacak, doğal olarak Alexa değerini arttıracaktır.
-PayperClick sponsoru olun. Google veya Exact Seek'ten reklam satın almak sitenize ziyaretçi çekmekte size yardımcı olacaktır.
-Sitenizde bir Alexa kategorisi oluşturun ve alexa ile ilgili olarak postlarınızı bu kategori altında toplayın.
Banner ve link satın alın.

kaynak: ordan burdan

Overclock pek çoğumuzun bildiği anlamıyla var olan parçayı varsayılan hızının üzerine çıkmaya ve bu hızda çalışmaya zorlama olayının bütünüdür. Türkçe&#8217;si &#8220;hızaşırtmadır&#8221;

Öncelikle bu rehberi çok özet ve dataya inmeden ortalama bir pc kullanıcısına yönelik olarak hazırlıyorum. Gerçekten de bu işlerle hiç uğraşmayan ve bu konuda bilgisi olmayanların kalkışmaması gereken bir mevzu.

Öncelikle Intel platformları üzerine bir çalışma olacağını söylemek isterim. Zira buralarda bir yerde halihazırda bir AMD overclock rehberi de vardı. Onu da elden geçirip sabitleyeceğim.

Her ne kadar ortalama bir kullanıcıya yönelik olacak dediysem de birkaç püf noktasını belirtmemde yarar var.

Bu işe kalkışmak için nispeten kaliteli bileşenler gerekli. Kaliteli psu, kaliteli ram ve kaliteli anakart yanında şanslı bir cpu &#61514;

Intel işlemcilerde içsel saat hızı yani (internal clock) denen amiyane tabirle işlemcinin hızı; işlemci çarpanı ve dışsal saat denen (external clock) un çarpılmasıyla elde edilir. Burada fsb işlemcinin veriyolu hızını belirtir ve son dönem işlemcilerde (p4 ve celeron) dışsal satın 4 le çarpılması formülü ile bulunur. (100*4=400mhz 133*4=533 vs..) Bunun mantıksal açıklaması çok uzun olmakla beraber detaya girmek bizi konudan saptıracaktır.

Örnek 1:
P4 2.0 ghz işlemci: External clock 100Mhz (fsb 400)

İşte bu durumda çarpan önemli rol oynuyor ve bizi 2000mhze ulaştırıyor. Yani çarpan 20. 20*100=2000mhz.

Sayıları açıklayıcı bir konuma getirdiğim düşüncesindeyim. Bunların mantıkları ve çalışma prensibi önemli de olsa şu aşamada bizi ilgilendirmiyor.

Overclock edeceğimiz işlemcimizin öncelikle external clock&#8217;u bizi ilgilendiriyor. Ben örnek olarak 200mhz external clock ile 13 çarpanına sahip 2600mhz C serisi bir P4&#8217;ü ele alıyorum (ki bu benim işlemcim.) Ram olarak da 2.5,3,3,6 zamanlamasına sahip 400mhz DDR ram.

Öncelikle işimizin tamamı Bios&#8217;ta. Bios&#8217;a geçiyoruz.
Hızaşırtmaya başlamadan önce herhangi bir otomatik overclock (oc) seçeneği açıksa kapatın. (PAT veya MAT gibi)
Bizi ilgilendiren frekans ayarlarımız genelde tüm bioslarda aynı isimle anılmaktadır. &#8220;Frequency and voltage control&#8221; ya da buna benzer bir isim olacaktır.

Bu menü altında &#8220;external clock&#8221; veya adjust cpu bus clock gibi bir ibare olacak. Zatgen karşısındaki sayı bize aradığımzın &#8220;o&#8221; olduğunu söyleyecektir. (100,133,200,266) İşte bu bizim OC anahtarımız. Hızımızı bunun sayesinde artıracağız ama bir püf nokta bulunmakta. 400mhzlik DDR ramlerimiz bize çok fazla hareket kabiliyeti sağlamayacak. Çünkü bu frekans ayarında yaptığımız her 10mhzlik artış 20mhz olarak ramlere yansıyacak.
Örnek2:

External clock: 200&#61664;210 = 210*13= 2730mhz
Ramlerimiz ise 420mhz olacak.

420mhzi stabil olarak kullanabiliriz. Ancak işlemcimizdeki 130mhzlik oynama bize hiçbirşey kazandırmıyor. Sınırlara bakmalıyız.

Bunun için yine aynı menüdeki &#8220;DRAM frequencies&#8221; ayarını AUTO yerine 333 olarak ayarlayacağız. Yani 400mhzlik ramlerimizi 333mhzlik ramler gibi çalıştıracağız. Böylece ramlerimize bir hayat öpücüğü vermiş olacağız.

Bu noktada şöyle bir soru akla geliyor haklı olarak.

Ya işlemcimiz 800fsb iken (200*4) ramlerimiz 333mhzlik ise. Bu noktada şansımız var ise ramlerimizi 400mhze kadar overclock edebiliriz. Hatta 266mhz olarak tanıtıp 400e çıkartabiliriz ama elimizde kaliteli ramler olmalı.

Akla gelebilecek 2. olay ise şu. 533fsb ise (133*4) ve ramlerimiz 400mhz ise bu bize ekstra bir potansiyel sağlamaz mı. Maalesef bu noktada da cpu&#8217;nun azizliği söz konusu. Zaten 533fsb ye sahip işlemcide siz ramlerinizi 400mhz olarak değil 333mhz olarak kullanıyor olacaksınız ve bu sefer de sizi kısıtlayan işlemcinin potansiyeli olacak. Örnek verelim.

Örnek3:
P4 2660mhz&#61664; 20*133(e.c) ramler ise otomatik olarak 400&#8217;den 333&#8217;e düşürülmüş. Ama buna baktığınızda 400mhz seçeneği yok çünkü desteklemiyor.
Overclock ile 133mhzin 166mhz yapılması bile çok zor. Nedeni ise çarpanın yüksek olması ve 166mhz de işlemci hızının 3320mhze fırlaması. Bu işlemcinin bu kadar overclok potansiyeli olabileceği şüpheli. Gördüğümüz gibi 400mhzlik ramleri tam performans kullanamıyoruz.

Hayat öpücüğünde kalmıştık. Ramlerimizi 333mhz olarak tanıtarak kendimize
400-333=67mhz DDR yani 34mhzlik external clock artışı şansı daha sağladık.
Şu halde hızımız 234*13 3042mhz oldu ki hiç fena değil. Çünkü daha başlamadık bile. &#61514; (3000mhzlik bir işlemci bu durumda 3510mhz oluyor ki gerçekten süper)

İşlemcimiz şanslıysa dedik ya bu aslında sizin şansınız. C serisi ve ısınma problemine karşın prescottların şansı yüksek bu noktadan sonra.

Ram frekansını daha düşük de tanıtabiliriz fakat bu sefer 400mhzlik ramlerin performansına erişemeyebiliriz. Çok şanslıysak bu durumda 2600mhzi 3400ün üzerine taşıyabiliriz ancak bu sefer ramler üzerinde ince ayar yapma imkanımızı da yitirebiliriz. Stabil kullanamayabiliriz.

Bu yüzden şu durumda ram zamanlamaları ile oynayarak ram frekansımızı yukarı çekme şansını yakalayabiliriz. Bu menü bios menüsünde &#8220;Advanced Chipset Features&#8221; ya da bir benzeri menü altında. buradan &#8220;DRAM Timing Setting&#8221; altından zamanlamaları varsayılan değerlerin bir büyüğüne alın.

Şanslıysanız bu adımda 40-50mhzlik bir DDR ram overclok imkanı kazandınız. Yani bu 20-25 mhz external clock artırımı demek. Kaliteli ramler ve gerçekten işlemcinizin üretim kalitesi ile doğru orantılı olarak 2600mhzlik işlemcimizi 3370 mhz yaptık. Bu adımda 3000mhz lik işlemcimiz ise 3890mhz oldu ki bu hız biraz imkansız ancak gerçekten çok şanslıysanız günlük olmasa da skor almak için kullanılabilir.

Kaliteli ram, kaliteli anakart fakat 3000ghzi ancak geçiyorum sorusu ise sık duyulabilecek bir soru. Bu noktada devreye voltaj girebilir. Hiç tavsiye etmediğim bu yöntem potansiyeli artırırken hem ısınma problemini tavana vurduracak hem de yanma risklerini artıracaktır. Ancak genel istek gelirse bu konuyu da uzun uzun açabilirim.

Burada anlattıklarımdan farklı noktalarda takılmış olabilirsiniz ancak elinizde nasıl bir sıralama olması gerektiğine ilişkin bir rehber var artık. Önemli olan zaten doğru sıralama ile sınırı bulmak.

Öncelikle external clock artırımı ile ramlerinize hiç dokunmadan sınırları görmek isteyebilirsiniz. Bunlar risksiz işlemlerdir. Çok çok masaüstündeyken veya oyun oynarken pc restart atar ve yeniden başlamaz. Yapmanız gereken hemen biosa girip varsayılan değerlere dönmek bu işe yaramazsa bios pilini çıkarıp yerine takmak. Soğukkanlı ve windows&#8217;un &#8220;sistem çok ciddi bir hatadan kurtarıldı&#8221; mesajlarına hazırlıklı olmak. Ancak intel işlemci üzerinde yaptığınız frekans artırımları yanma ile değil restart ile sonuçlanıyor. Yeter ki düzgün takılmış ve çalışan bir fanınız olsun.

Çok basit olan şey sıralamayı tutturabilmek ve sınırları iyi test edebilmek. Bu arada ısıların 50 dereceyi çok geçmesine de izin vermeyin. 70lere kadar yolu da olsa bu işlemcinin ömrüne tecavüz etmek demek. &#61514;

Overclock olayı kadar sonrası da önemli. Ulaştığınız sınır günlük kullanım için uygun olmayabilir. Overclock esnasında inanılmaz rakamlara ulaşıp yarım saat sonra kilitlenmeler ve restartlarla karşılaşabilirsiniz. Burada önemli olan nokta işlemcinizin üretim kalitesi. Bildiğimiz gibi aynı model işlemciler farklı yer ve farklı zamanlarda farklı bantlarda üretildiği için bu konuda şanslı olmak çok önemli.

Ben 2.6ghz işlemcim ile 3400mhz e rahat çıkabiliyorum 1-2 skor aldıktan sonra ısınma problemim olmamasına rağmen kilitlenmeler yaşıyorum. Saatlerce uğraşmamın ve birkaç sistem çökmesinden sonra stabil günlük kullanım frekansını 3224 mhz olarak buldum.

Anlatmak istediğim bu zor ve uğraş gerektiren bir iş. Amacınız sadece skor almaksa işiniz biraz daha kolay ama &#8220;ben overclock ile genel performansımı artırmak istiyorum&#8221; diyorsanız iyi bir soğutma ve kaliteli bileşenlerin yanında bolca boş zaman gerek. Çünkü bu öyle bir şey ki 10mhz fazlası için saatlerce pc yi açık bırakıp test ediyorsunuz. Mecbur değilsiniz ama işte insanoğlu. &#8220;Hep daha fazlasını istiyor.&#8221;

Sisteminizde doğabilecek hasarlardan sorumlu olmadığımı da bildiririm. Aman dikkat edin.

kaynak: ordan burdan

1-Tüm mySQL hesapları şifreli olmalı. Aksi taktirde mysql -u divran divran_db gibi bir komutla mysql sunucuya kolayca bağlanabilir

2-mySQL sunucusunu root kullanıcısı ile asla çalıştırmayın.File yetkisine sahip herhargi bir kullanıcının root olarak bir dosya oluşturmasına sabep olabileceği için bu çok tehlikeli bir durumdur (Örn: ~root/.bashrc). Bunu engellemek için
açıkça –user=root komutu kullanılmadıkça mySQL in root olarak komut çalıştırmasını reddedin.

mySQL,sıradan , yetkisiz kullanıcı yerine çalıştırılabilir.Her şeyi daha güvenli yapabilmek için ayrı bir mySQL isimli Unix hesabı oluşturabilirsiniz.Bu hesabı başka bir Unix kullanıcısı olarak mySQL yönetiminde mysqld başlatmak için
kullanın,Sunucu seçeneklerini belirtiğiniz my.cnf dosyasındaki [mysqld] gurubu başlığı altına bir kullanıcı USER (kullanıcı) ekleyin örnek

[mysqld]
user=mysql

Bu, sizin elle belirlediğiniz kullanıcını sunuc tarafından başlatılmasına sebeb olur.Root dan başka mysqld nin Unix kullanıcısı olarak çalıştırılması Kullanıcı tablosundaki root kullanıcı isminin değiştirlmesi gerektiği anlamına gelmez

3-Sembolik Linkerin tablolarda kullanılmasına izin vermeyin. (Bu seçenek –skip-symbolic-links komutu ile iptal edilir) Bu özellikle mysqld yi root olarak çalıştırıyorsanız önemlidir. Çünkü sunucuda yazma yetkisi olan herhangi bir kimse sistemdeki herhangi bir dosay yı silebilir

4-Unix sunucularda Yazma ve Okuma yetkileri olan kullanıcıların mysqld olarak işlem yaptığına emin olun

5-Yönetici olmayan kimselere Proccess veya Super yetkilerini vermeyin. mysqladmin processlist ve SHOW PROCESSLIST çıktısı yürütülen komutları metin olarak gösterir.Sunucu işlem listesini görme yetkisi olan bazı kullanıcılar diğer kullanıcların verdiği komutlrın listesini görebilir (örn : UPDATE user SET password=PASSWORD('not_secure')

mysqld, Super yetkisi olan kullanıcılar için extra bağlantı saklar.Tüm normal bağlantılar kullanımda olsa bile mySQL root kullanıcısı giriş yapabilri ve sunucu işlemlerini kontrol edebilir.Super yetkisi istemci bağlantısını kesmek,sistem değişken değerleri ve kopya sunucularını kontrol etmek için kullanılır

6-File yetkisini yönetici olmayanlara vermeyin Bu yetkiye sahip herhangi bir kullanıcı dosya sistemindeki mysqld yetkileri ile herhangi bir yerde dosya oluşturabilir.Bir nebze güvenlik için SELECT … INTO OUTFILE komutu ile üretilmiş dosyalar var olan dosya üzerine yazmazlar ve herkes tarafından yazılabilir durumdalar.

File yetkisi herhangi bir dosyayı okumak için kullanılabilir.Bu yetki ile veritabnındaki tabloar okunabilir.Bu durum tehlikeli bi durum örn: bir tablo içine /etc/passwd yüklemek için LOAD DATA kullanılabilir

8-Eğer DNS e güvenmiyorsanız tablolarda Hostname yerine IP kullanın.Her halukarda wildcard içeren hostname değeri kullanarak büyük tablo oluşturma işleminde dikkatli olun

9-Bir hesaba izin verilen bağlantı sayısını sınırlandırmak için mysqld de max_user_connections değişkenini kullanın.GRANT cümlesi kaynak kontrolunu destekler

10- –ssl ile başlayan bağlantı dizeleri kullanın

kaynak: ordan burdan