Eğitim Süresi ve Okutulan Dersler

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen lisans eğitimi, İngilizce hazırlık sınıfı dışında 4 yıldır. İlk iki yılda, ağırlıklı olarak, temel mühendislik ve temel bilgisayar mühendisliği dersleri yer almaktadır. Sonraki iki yılda ise, zorunlu olarak bilgisayar mühendisliği ile ilgili alınması gereken dersler dışında, öğrencilerin yazılım veya donanım konularına veya bilgisayar mühendisliğinin değişik alanlarına yönlenebilmelerini sağlamak amacı ile, teknik seçmeli dersler konulmuştur. Ayrıca, bilgisayar mühendisleri için gerekebilecek, teknik olmayan yararlı seçimlik dersler de vardır. Mezunların, bilgisayar mühendisliğinin değişik alanlarında çalıştıkları göz önüne alınırsa, teknik seçmeli derslerde yapılacak doğru seçimin önemi daha da iyi anlaşılacaktır. Bölümde okuyan öğrencilerin eğitim masraflarını, bilgisayar, bilgisayar parçaları, bilgisayar tüketim malzemeleri, kitap ve kırtasiye harcamaları oluşturmaktadır.
Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları İşler

Lisans eğitimi sonunda başarılı olan öğrencilere “Bilgisayar Mühendisi” diploması verilir. Bölüm mezunları, sistem çözümleyici, uygulama programcısı,genellikle bilgi işlem merkezlerinde yönetmen, kurucu ve yönetici mühendis, veri tabanı yönetmeni, bilgisayar destekli endüstriyel sistemlerin tasarımı ve gerçekleştiriminde araştırma geliştirme mühendisi gibi görevler alabilirler. Ayrıca, üniversitelerde Öğretim Elemanı olarak akademik olarak ilerlerken eğitim ve öğretime katkıda bulunup, bilimsel çalışma ve araştırma yapma şansını da elde edebilirler. Bilgisayar mühendislerinin kazandıkları bazı makamlar ve bu makamlarda yaptıkları görevler şunlardır :

Ağ Tasarımcısı (Communications Analyst)

Veri nakleden ağları planlar, tasarlar ve kurar. Sistemin ağ yapısıyla ilgili konularda diğer sistem çözümleyici ve tasarımcılarına yardımcı olur. Halen yürürlükte olan ve planlanmış ağların kullanımını inceler ve yeterli kapasitenin ve yeteneğin sağlanması için gerekli hatlar ve yapılanma konusunda, yönetime, geliştirme ve değiştirme konularında öneriler götürür. Ağ kullanımını ve verilen hizmeti denetler ve iyileştirme için düzenlemeler yapar.
Bilgisayar Güvenlik Yöneticisi (Computer Security Manager)

Kuruluşun bilgisayarlarına ilişkin güvenlik gereksinimlerini belirler. Bu gereksinimleri karşılayacak sistemlerin tasarımını yapar ve uygulamaya sokar. Ayrıca, güvenlik standartları oluşturarak, kuruluş içinde bütünlüğü sağlamayı hedefler. Oluşturulan bilgisayar güvenlik mekanizmalarını sürekli denetler, güvenliğini tehdit eden davranışları belirler ve sorumlularını tespit eder.
Bilgi İşlem Merkezi Yöneticisi (Manager of Data Processing)

Kuruluşun tüm bilgi işlem çalışmalarını planlar ve yönetir. Bilgi işlem hizmetleri, geliştirme ve işletim çalışmalarını yönetir. Bilgi işlem hizmetlerini yapan uç kullanıcılarla iş birliği yaparak, kuruluşun çalışmalarını geliştirmesine destek verir. Kullanılan yöntem ve tekniklerin geliştirilmesini veya yenilerinin kullanılmasını sağlar. Bilgi işlem kaynaklarını gereken biçimde yönlendirerek, kullanıcılara verilen hizmeti etkin hale getirir.
Sistem Çözümleyicisi (System Analyst)

Bilgi işlem sistemlerini geliştirmek ve değiştirmek için bilgi toplar ve analiz eder. Bu tür sistemleri tasarlar, tanımlar, yöntemleri belirler ve kurulmasını gerçekleştirir. Çalışmakta olan sistemleri değerlendirir ve geliştirilmeleri için önerilerde bulunur.
Sistem Değerlendirmecisi (Systems Evaluator and Configurator)

Donanım ve yazılım performansını izleyen, ölçen ve değerlendiren bir yöntem hazırlar ve uygular. O anki ve gelecekteki kullanımı daha etkin yapmak için yapıda (konfigürasyon) kısa ve uzun dönem için değişiklikler planlar. Yeni donanım ve yazılımın seçimi için çalışmalar, denemeler öneriler yapar.
Sistem Programcısı(Systems Programmer)

Bilgisayarın sistem yazılımını tasarlar, programlar ve bakımını yapar. Kuruluş için gerekli optimum yapıya karar verir ve yapımcı firma tarafından verilen yazılımı inceler. Yapımcının yazılımda yaptığı değişiklikleri ve gelişmeleri inceler, bunların mevcut işletim sistemleri, sistem tasarımı, programlama ve işletme yöntemlerine etkilerini saptar. Kuruluşun örnek sistem deneme takımına gerekli bakımı yapar, yeni ya da değiştirilmiş yazılımı kurmadan önce bu sistemi deneme takımı ile dener. Sistem yazılımının kullanımı ve uygulama programlarına bağlantısı konularında sistem çözümleyicilere ve programcılara yol gösterir.
Sistem Tasarımcısı(System Designer)

Sistem Çözümleyicisinin tanımladığı gereksinmeleri mantıksal, ekonomik ve pratik sistem tasarımlarına dönüştürür. İlgili programların yazılabilmesi için gerekli ayrıntılı spesifikasyonları hazırlar. Bu spesifikasyonlar şunları içerir :

Sistem bağlantılarını, bilginin akışını, ve gerekli kaynakları gösteren iş akış şemaları,

Sistemin her bölümü için giriş, işlem ve çıkış işlemlerinin nasıl yapılacağını belirleyen belgeler,Giriş, dizi ve çıkış yapıları.
Standartlar ve Yöntemler Denetleyicisi (Standarts and Methods Controller)

Bir yöntemler ve performans standartları ve yönetmelikleri sistemi geliştirir ve uygular. Gerekli standartlara uygunlukları saptamak için işletim performansını ve çıktıları denetler, buna göre standart ve yönetmeliklerde gerekebilecek gelişmeleri saptar. Önerilen donanım, yazılım ve uygulamaları inceleyerek etkilerini değerlendirir, yeni standart gereksinmelerini saptar.

Uç Kullanıcı Desteği Uzmanı (End User Services Specialist)

Kuruluştaki bilgi işlem merkezi dışındaki bilgi işlem hizmetleri kullanıcılarını eğitir. Uç kullanıcılara, ihtiyaç duydukları desteği sağlar. Onların, bilgi işlem hizmetlerinden planlandığı biçimde yararlanmaları için gereken işlemleri yapar ve sorunlarını çözer. Uç kullanıcıların hiç değilse basit uygulama sorunlarını kendi kendilerine çözecek düzeye gelmelerini sağlar. Uç kullanıcıların kullanım sorunlarını çözemediği zamanlarda, bunları bilgi işlem merkezi ilgililerine aktarır ve çözümün bulunmasını sağlar.
Uygulama Programcısı(Applications Programmer)

Program mantığını tasarlar ve dener, programları yazar ve işletmeye hazır hale getirir. Bilgiyi işlemek için gerekli olan program akış şemalarını ve alt programları hazırlar. Dizi ve kütük gereksinmelerinin belirlenmesi için sistem tasarımcısına yardımcı olur. Belirlenmiş programlama standartlarına göre,programlama ile ilgili işlerin tümünü yapar. Tamamlanmış olan programların işlemesini ve diğer programlara bağlantısını kontrol eder.
Veri Tabanı Yöneticisi(Database Administrator)

Kuruluşun veritabanını tasarlar, bakımını yapar ve denetler. Veri tabanının standartlarını saptar ve bunlara uyulmasını sağlar. Yeni ya da değiştirilmiş sistemlerin bilgi gereksinmelerini inceler ve veri tabanı spesifikasyonlarını geliştirir. Bilgi organizasyonu, erişim ve denetim için tanımlamalar yapar ve ilgililere bildirir. Veritabanının yapısı/bakımı için spesifikasyonlar geliştirir; bütünlüğü ve gizliliği sağlamak için denetimler koyar; bunlara uyulmasını sağlar.
Çalışma Alanları, İş Bulma ve Kazanç İmkanı

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunlarının, yönetim, eğitim, endüstri, ticaret ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren çeşitli kamu kuruluşları ile özel kuruluşlarda, bankalarda, üniversitelerde, bilgisayar donanımı üreten ve pazarlayan firmalarda çalışma olanakları vardır. E.Ü. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunları, edinmiş oldukları bilgi ve tecrübe ile, İzmir’de, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde (özellikle İstanbul’da) ve yurtdışında, kısa sürede yüksek ücretlerle iş bulabilmektedirler.

Son yıllarda mezunlarımız araştırma kurumlarında ve şirketlerin AR-GE bölümlerinde yapay zeka, yapay sinir ağları, bilgisayar grafikleri, görüntü işleme, gömülü sistem programlama, mobil oyun programlama, veri madenciliği gibi bilgisayar mühendisliğinin araştırma ve uygulama alanlarında da değişik ünvanlarla görev almaya başlamışlardır. Bilgi teknolojilerinin ve ilgili diğer teknolojilerin gelişimi ile beraber çalışma alanları da çeşitlenmektedir.

<object id=”mediaPlayer”
width=”320″
height=”300″
classid=”CLSID:22D6F312-B0F6-11D0-94AB-0080C74C7E95″
codebase=”http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701″
standby=”Microsoft Windows Media Player bilesenleri yukleniyor..”
type=”application/x-oleobject”>
<param name=”FileName” VALUE=”dosya_adi.wmv”>
<param name=”ShowControls” value=”1″>
<param name=”AutoStart” value=”0″>
<param name=”ShowDisplay” value=”False”>
<param name=”AutoRewind” value=”0″>
<param name=”PlayCount” value=”3″>
<param name=”ShowStatusBar” value=”1″>
<param name=”ShowGotoBar” value=”0″>
<param name=”AutoSize” value=”0″>
<param name=”EnableContextMenu” value=”false”>
<param name=”BorderStyle” VALUE=”1″>
<param name=”DisplayForeColor” VALUE=”0″>
<param name=”DisplayBackColor” VALUE=”0″>
<embed type=”application/x-mplayer2″
pluginspage=”http://www.microsoft.com/Windows/Downloads/Contents/Products/MediaPlayer/”
filename=”dosya_adi.wmv”
src=”dosya_adi.wmv”
name=”mediaPlayer”
autostart=0
showcontrols=1
showdisplay=False
showgotobar=0
enablecontextmenu=false
showstatusbar=1
autosize=”0″
width=”320″ height=”300″>
</embed>
</object>

  El ile boşalma, aslında bekarlık döneminde bile zarurî görülemeyecek bir işlemdir. Çünkü Yüce Allah, insanda atılmayan veya atılamayan fazla birikimleri giderecek bir düzen yaratmıştır. Gerektiğinde, bu düzen (rüyalanmak) devreye girmekte, insanı rahatlatmakta ve zarar görmekten kurtarmaktadır. Diğer meşru yol ise evliliktir.

Mastürbasyon Haram mıdır?

1- Kocasının karısı eliyle veya kadının kocasının yardımıyla boşalması helaldir.(İhya Terc. Ali Aslan, 3/420. İbn-i Abidin, 4/27.)

2- Kadın veya erkek kişinin kendi eliyle boşalması ise müctehidlerimizin değerlendirmelerine göre şöyle açıklanabilir.

a- Mutlak haramdır,

b- Mubahdır,

c- Vacibtir.

Mutlak Haramdır Diyenler: Şafiî mezhebi müctehitleri mastürbasyonun mutlak haram olduğu görüşündedirler.

Mubahtır Diyenler; Kişinin eşi yoksa, evlenmeye de maddî gücü müsaid değilse zinaya düşmemek veya vücudundaki -rüyalanma yoluyla da atılamayan- zararlı birikimi gidermek için mastürbasyon yapması mubahtır.

Hanefî ve Hanbelî mezhebi müctehitleri bu görüştedir.

Vacibtir Diyenler: Eğer mastürbasyon yapmaksızın zinadan korunulamayacağına kanaat hasıl olursa, bu durumda yapılması vacib olur. Çünkü iki şerden daha az zararlı olanın tercihi İslamî bir kuraldır.

Bu durumda böyle yapan bir denklem kurmuş sayılır; kendisine ne sevap, ne de günah vardır; ne mükafat görür, ne de azaba uğratılır.

Esasen mastürbasyon, büyük günahlardan sayılmaz. Bir mukayese yapacak olursak mesela; yabancı kadınların bakılması haram olan yerlerine bakmak mastürbasyondan daha günah, yabancı kadınla kucaklaşıp öpüşmek ona bakmaktan daha çok günah, zina etmek ise onlardan çok büyük günahtır… Şu var ki, mastürbasyon küçük günahlardan sayılsa bile, özürsüz olarak sık sık tekrarlanıp devam ettiği takdirde -zararları büyüdüğü gibi günahları da büyüyerek gitgide büyük günahlara dahil olabilir. Zira küçük günahlar da ısrarla tekrarlanırsa, büyük günaha dönüşür. Yeri gelmişken, günde beş vakit namaz kılmanın, küçük günahların affına sebep olduğunu da hatırlatalım…

Oruçlu iken, oruçlu olduğunu bile bile mastürbasyon yapan kimse, inzal olup meni gelirse orucu bozulur; sadece gününe gün kazası gerekir. Bu durumda kefaret gerekmeyeceği gibi, mastürbasyon halinde inzal vaki olmamış yani şehvetle meni akmamışsa -”mezi”denilen ince sızıntı gelse bile- bununla oruç bozulmaz, gusül de gerekmez. Bunu alışkanlık haline getirmemişse fetva böyle ise de takva açısından bunları yapmamak daha uygundur.

Kadınların masturbasyonunun hükmü erkeklerin masturbasyonunun hükmü gibidir.

Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere mastürbasyon mutlak haram olarak görülemeyeceği gibi, şartsız helal olarak da görülemez.

Mastürbasyon Sebepleri ve Zararları:

Erkeklerin hemen hemen hepsine yakın bir kısmı, kadınların da yarısı kadarı gençlik devrelerinde az çok bu işe başvururlar. Bu da en çok 14-20 yaşları arasında cereyan eder. Bir kısmı sadece cinsi baskının hafifletilmesi için arasıra seyrek olarak yapar. Bazısı da bir zevk vasıtası yaparak alışkanlık halinde, her fırsatta sık sık mastürbasyonu tekrarlar.

Mastürbasyon Sebeplerini Şöyle Özetleyebiliriz:

1- Normal cinsi münasebetten uzak kalmak,

2- Mastürbasyonu alışılmış bir zevk vasıtası haline getirmek ,

3- Cinsi münasebetten çeşitli sebeplerden dolayı nefret etmek,

4- Cinsi münasebetten yeteri kadar zevk alamamak, (evliler için),

5- Cinsi isteğin fazla artması,

6- Mastürbasyonu teşvik eden, şahısların tesirinde kalmak,

7- Açık-saçık manzaralar, şehveti tahrik edici söz ve yazılar,

8- Cinsel organlarında temizlik noksanlığıyla meydana gelen kaşınmalar,

9- Cinsi arzuların çocuklarda erken uyanması,

10- Bazı çocukların küçük yaşta merak ve görmesiyle cinsel organıyla oynamayı alışkanlık yapmaları… vs.

Zararlı Yönüne Gelince:

Seksolog ve hekimlerin bu konudaki görüşleri çeşitlidir. Bu görüşleri üç maddede toplayabiliriz:

1) Mastürbasyonun zararsız olduğunu savunanlar,

2) Zararlı olduğunu söyleyenler,

3) Çok zararlı olduğunu iddia edenler,

Bunların içinde, çoğunluğun kabul ettiği ve hakikate en uygun olanı ikinci görüştür. Şüphesiz ki, fazla mastürbasyonun ruhi, bedeni, cinsi, manevi…birçok zararları mevcuttur. Fakat, mastürbasyonun tamamen zararsız olduğunu ileri sürmek gerçeğe pek uzak olduğu gibi, onu son derece tehlikeli göstererek, gençleri korku ve karamsarlığa düşürmek de yersizdir. Mütehassısların bazıları, bir-iki haftada bir yapılan mastürbasyonun vücuda pek zararlı olmadığı görüşündedir. Şu kadar ki, bu durumdaki mastürbasyonun da uzun zaman devam etmesinin, zararlı olacağını bilmelidir. Hemen hemen bütün fikirler, aşırı mastürbasyonun gençleri tahrip edici bir illet olduğu noktasında toplanmaktadır.

Gerçekten gençlerin büyük derdi olan mastürbasyon, geniş açıdan ele alındığı zaman, bunun birçok yönleriyle zararlı bir illet olduğu görülür.

Acaba Mastürbasyon Kaç Günde Bir Yapılırsa Zararlıdır?

Buna verilecek cevap şudur: “…Bu, her insana göre değişir. Nasıl ki normal cinsi münasebetlerin sayısı da her insan için değişiktir. Bir kaide tespit etmek lazım gelirse şöyle söyleyebiliriz: Kendinizi çok bunalmış hissetmedikçe mastürbasyon yapmayınız. Sırf mastürbasyonun zevkini tatmak için, kendi kendinizi suni olarak tahrik eder ve iradenizi tam bir gevşekliğe uğrattıktan sonra masturbasyon yapmaya kalkışırsanız, işte o zaman ifrat yolunu

tutmuşsunuz demektir”

Mastürbasyon ne kadar çok veya az yapılırsa, zarar nispeti de ona göre çok veya az olur. Yani “çoğu çok zarar, azı az zarar” demek uygun olur.

Halbuki ihtilam (uyku ve rüyada meni boşanması), dolan kabın taşması gibi fazla olan meninin kendiliğinden boşalmasıdır. Cinsel temastan uzak olanlar için, bu bir ihtiyaçtır ve bir mahzuru da yoktur. Mastürbasyon ise, zoraki bir boşalma olduğundan, ihtilamdan çok farklı ve zararlı bir özelliği vardır.

İlk gençlik devrelerinde ara-sıra yapılan mastürbasyonlar, psikolojik yönüyle normal sayılabilir. Fakat olgunluk çağında, alışkanlık halinde sık sık buna başvurmak, bir nev’i cinsi sapıklık konusuna girer.

Mastürbasyondan korunma çareleri de vardır. Bundan korunmanın en iyi çaresi, şehvet hislerini kontrol altına almaktır. Bunun için de ilmi, ameli, ailevi, manevi.. cihetten çeşitli önleme imkanları bulunabilir. Bununla beraber bu alışkanlığın tamamen, birden bırakılması pek kolay değildir, lakin, yavaş yavaş vazgeçilmesi daha kolay ve mümkündür. Şunu da önemle belirtelim ki, mastürbasyon ne kadar çok yapılırsa, bu arzu inadına körüklenir. Mastürbasyonun çok kötü bir özelliği de budur.

Yaygın olduğu yerler ise: Yatılı okullar, kışlalar, hastaneler, hapishaneler, iş kampları, gemi tayfalarında… bekar kalmış, boşanmış vb. kimseler arasındadır. Bu tatmin şekli, genellikle gençler arasında yaygın olmakla beraber, gençlik çağını arkada bırakmış birçok kimseler de bu illete bağımlıdır. Bir de, gençlerden yalnız ve avare kimseler için, bu illet pusuda hazırdır! Kadın-erkek karışıklığının mevcut olduğu, çeşitli genç kitleler arasında ve daha ziyade sıcak mevsimlerde mastürbasyon nisbeti daha çok yaygındır.

Bir hadiste: “Elini nikahlayan mel’undur” buyurulmuştur. Saîd b. Cübeyr’in rivayet ettiği bir hadiste: “Zekerleriyle oynayan bir ümmete Allah azab etmiştir”, Ata’nın bir rivayetinde: “Elleri hamile olarak haşredilecek bir kavim duydum” bunların elleriyle mastürbasyon yapanlar olduğunu sanıyorum” demiştir.

Ayrıca Allah (c.c.), evlenme imkanı bulamayanların, imkan buluncaya kadar iffetlerini korumalarını emretmiş böyle bir yöntem uygulasınlar dememiştir. Rasulüllah Ef’endimiz de: “Gençler! İmkan bulanlarınız evlensin, çünkü bu, gözü ve iffeti daha iyi korur. Bunu yapamayan oruç tutsun, çünkü orucun bunu sağlayacak bir kamçısı vardır” buyurmuş ve bekarlara çare olarak orucu göstermiştir. Eğer mastürbasyon mubah olsaydı, çare olarak o gösterilirdi. Çünkü o daha kolay bir yoldur, denmiştir.

Ancak bu konudaki hadislerin bir kısmının zayıf oluşu sebebiyle, çoğunluğun haram görmesine karşılık, mastürbasyonu mahzursuz gören alimler de vardır.

Mesela Ahmed b. Hanbel bunu, tıpkı kan aldırmaya benzetmiş ve ihtiyaç duyulduğunda, vücuttaki fazlalıkları dışarı atmaktan ibaret olduğu için caiz olduğunu söylemiştir.

Hanefîlerce genel olarak haram görülmüş, ancak; kişi bekarsa, ya da hanımdan uzakta ise ve de şehvet kafasını aşırı meşgul ediyorsa, ya da zinaya düşme endişesi varsa ve bunu kendisini teskin için yaparsa bunda günah olmayacağı umulur. Ama zevlenmek ve şehvetlenmek için yaparsa günahkardır, denmiştir.

İmam-ı Şafiî önceki görüşünde caiz olduğunu söylerken, sonraki görüşünde haram olduğu kanaatına varmıştır.

Mesele Resulüllah’ın amcaoğlu İbn Abbas’a sorulduğunda:

“Zina yapmaktansa bu iyidir” cevabını vermiştir. Bütün bunlara göre; mastürbasyon genellikle hoş görülmemiş, fıtrata (normal yaratılışın gereğine) zıt bir eylem kabul edilmiş, cinsel sapma halini alması, psikolojik hastalık oluşturması gibi olumsuz yönleri hesaba katılarak, haram, ya da mekruhtur denmiştir. Ancak daha büyük zaarlara düşme endişesi olduğu yerde; “iki zarardan başka alternatif yoksa, küçük olan zarar tercih edilir”, “zaruretler haram şeyleri mubah kılar” kurallarınca yapılması caiz görülmüş, hatta zina endişesi kesin ise, vacip bile olur denmiştir. Alışkanlık oluşturması ve zevk için yapılması ise ittifakla haramdır. Hanımının eli vs. azaları ile yapılması ise her halukarda caizdir, helaldir. (Dr. Faruk Beşer: Hanımlara Özel Fetvalar, Cilt 1, Seha Neşriyat)

Bu kötü adet, daha çok ergenlik çağına yeni girenlerle gençler arasında oldukça yaygındır. Baş sebebi ise, kadınların yarı çıplak kırıtarak, süs yerlerini teşhir ederek, erkeklerin iştihasını çekecek kıyafet ve davranışlar göstererek sokaklarda dolaşmalarıdır.

Kadınların bu tahrik edici halleri hemen birçok eğlence ve mesire yerlerinde göze çarpmaktadır. Aynı şekilde kadınları tahrik eden unsurlar da toplumda çokça yaygındır.

Sözünü ettiğimiz tahrik sebebi umumi yerlerde cereyan edenidir. Bir de temsillerde, filmlerde gösterilenler var ki, bunlar daha tehlikeli ve daha acıdır.

Bir de gençlerin devamlı okudukları fotoromanlar, cinsel kıssalar vardır ki, bunlar gençlerin nefsi ve aklı, aynı zamanda ahlakı üzerinde, fiziksel ve ruhsal yapılarında kötü te’sirler meydana getirmektedir.

İşte bu kabil şeyler, kız olsun, erkek olsun gençleri yavaş yavaş zinaya, hayasızlığa, bozguna ve rezil bir hayata itmeğe yetiyor. Başka bir şey düşünmeye gerek bırakmıyor.

Ergenlik çağındaki bir genç, kendisini kötü yollardan alıkoyacak ilahi kontrol inancı taşımıyorsa, işlediği günahlarda Allah’tan korkmuyorsa, ileride bir hesap vereceğini düşünmüyorsa, çok sürmez şu iki durum arasında kalır ki bunun bir üçüncüsü yoktur.

a) Ya cinsel duygu ve isteğini haram yollardan karşılar bununla kendini tatmin etmeye çalışır.

b) Ya da şehvetinin hiddetini hafifletmek için mastürbasyon yapar.

Aşırı mastürbasyonun temel sebebi, hormon bozukluğu da olabilir. Tedavi için ilgili hekime müracaat etmelidir.

SEVİŞME SAHNESİNDE KENDİNİ YARALADI

 

Mary Louise Parker, ‘Weeds’ adlı dizi filmin setinde daha doğrusu film için çekilen bir sevişme sahnesinde ayak parmağını kırdı.

 

Malum sahnenin çekilmesi sırasında yatak karyalosına ayak parmağına vurarak kıran Mary Louise Parker’ın durumunun iyi olduğu belirtildi. Bu olaydan sonra sahne hakkında pek çok geyik dönmeye başladı doğal olarak. Bir rivayete göre de yönetmen sahneden o kadar memnun kalmış ki tek çekimle olayı bitirmiş. Oyuncular rolün hakkını verdi deniliyor:))

EURO’DAN DÖNME FORMÜLÜNE DPT DE KARŞI ÇIKTI: İHALELERİ YENİLE

Devlet Planlama Teşkilatı da, Temelleri Atılan Duble Yolların İhale Sözleşmelerini “Euro’ Üzerinden Yapan Kara Yolları Genel Müdürlüğü’nün Sözleşmeleri YTL’ye Döndürme Talebine Karşı Çıktı ve “Sözleşmeler Feshedilsin ve İhaleler Yenilensin’ Önerisinde Bulundu.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), temelleri atılan duble yolların ihale sözleşmelerini “euro’ üzerinden yapan Kara Yolları Genel Müdürlüğü’nün sözleşmeleri YTL’ye değiştirme talebine ilişkin “ihaleler feshedilsin ve yenilensin’ görüşü bildirdiği ortaya çıktı.

Duble yol ihale sözleşmelerinin “euro’dan “YTL’ye dönüştürülmesi istemi Danıştay 1. Dairesi’nden dönen Karayolları Genel Müdürlüğü’nün bu talebine DPT de sıcak bakmadı. DPT Müsteşarı Dr. Ahmet Tıktık’ın Danıştay 1. Dairesi’ne gönderdiği yazıda, “Bozüyük-Mekece projesini yürüten firmalarla yapılmış bulunan sözleşmelerin revize edilmesinin, kamu yatırımları yönünden sonucu tam olarak kestirilemeyen olumsuz bazı gelişmelerin önünü açabileceği ve bu uygulamadan kaçınılması gerektiği, bunun yerine müteahhit firmalarla karşılıklı uzlaşma yoluyla sözleşmelerin feshedilmesi ve ihalelerin yenilenmesinin daha uygun olacağı düşünülmektedir” görüşünü dile getirdi.

Ulaştırma Bakanlığı, ödemelerin euro üzerinden yapılmasını içeren sözleşmeler değiştirilerek YTL’ye dönülmesi istemiyle Danıştay’a başvurdu. Danıştay 1. Dairesi, “Hem maliyet artışları hem de kur değişikliklerini telafi etmeyi hedefleyen ve böylece ihale tarihindeki rekabet koşullarını bozacak nitelikte bir isteme dayalı olarak Mekece-Adapazarı (1.kısım) yol yapım işiyle ilgili sözleşmede değişiklik yapılmasında idare yararı bulunmadığı sonucuna varıldığından istemin reddine oybirliğiyle” karar verdi.

-DPT, “YTL’YE DÖNÜŞ DAHA ZARARLI”

DPT, Danıştay 1. Dairesi’ne gönderdiği yazıda, fiyat güncelleme sonucunda proje maliyetlerinde artışların meydana geleceğinin altını çizerek şu görüşleri dile getirdi:

“Fiyat güncelleme sonucunda proje maliyetlerinde artışların meydana geleceği muhakkaktır. Nitekim, başvuru yazısındaki rakamlara göre bu fark Bozüyük-Mekece projesi için iş bitim tarihindeki kalan işler tutarı olan 37 milyon YTL, Kuruluşun ek sözleşme teklifinin kabul edilmesi durumunda yaklaşık 66 milyon YTL artarak 103 milyon YTL düzeyine çıkacaktır. Kaldı ki, bundan böyle sabit bir fiyat da söz konusu olmayacak, hesaplanmış bulunan bu tutar, girdi maliyetlerindeki artışlara bağlı olarak önümüzdeki yıllarda daha da artacaktır.”

-YTL’YE GEÇİŞ FİRMALARA KAZANÇ SAĞLAR!

Duble yol ihale sözleşmelerinin euro’dan YTL’ye geçirilmesi talebinde bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü’ne yüklenen DPT, bunun firmalara kazanç sağlayacağını vurgulayarak şunları belirtti:

“Bu projede firmalara “fiyat güncelleme’ suretiyle avantaj sağlanması durumunda, gerek Japon JBIC kullanan diğer işlerde, gerekse de Avrupa Yatırım Bankası kredisi ile finanse edilen projelerde benzeri taleplerin gündeme gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Nitekim, Marmaray ve İstanbul Boğaz Tüp Geçit Projesi, Büyük Melen İçmesuyu Projesi, Kavak-Merzifon-Çorum bölünmüş yol projesi ile bu projenin devamı niteliğindeki Mekece-Adapazarı bölünmüş yol projesi de bu kapsama girmektedir.”

-DPT, “FİRMA KARA GEÇSEYDİ KARI İADE ETMEZDİ’

Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ağır bir ifadeyle yanıt veren DPT’nin yazısında, “Bu proje için mevcut durumun tersinin söz konusu olması ve Yen kurunun beklenenin üzerinde artması, girdi maliyetlerinin ise enflasyonun gerisinde bir artış göstermesi durumunda, müteahhit firmanın fiyat güncelleme talebinde bulunmayacağı ve koşulların elverişliliği sayesinde elde ettiği ilave karı iade etmeyeceği de malumdur” denildi.

DPT, aynı zamanda uluslararası kalkınma ve finans kuruluşlarından sağlanan uygun koşullu dış kredilerle finanse edilen projelerin “benzer’ girişimler sonucunda çıkmaza girmesi riskine de dikkat çekti.

Danıştay 1. Dairesi’nin bu kararının ardından, Ulaştırma Bakanlığı, duble yol yapımını üstlenen firmalara “euro” üzerinden ödeme yaparak devam etmek zorunda kalacak. (ANKA)

 

BOR madeni ilk bakışta beyaz bir kayayı andırıyor. Çok sert ve ısıya dayanıklı. Doğada serbest bir element olarak değil, tuz şeklinde bulunuyor. Ülkemizde bulunan ‘bor’un kalitesi de diğerlerine oranla daha yüksek. Toprağın 40 metre altında bulunan borun işlenmesi de, diğer elementlerle az karıştığı için kolay. Bor, periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer alan bir elementtir. Bu gurubun diğer üyeleri metal olmasına karşın Bor ametal sayılmaktadır.
Ancak, diğer elementlere olan yüksek kimyasal ilgisi nedeniyle doğada serbest halde bulunmayan bor’un meydana getirdiği minerallerin, çok eski tarihlerden beri tanındığı ve kullanıldığı bilinmektedir. En yaygın bor bileşikleri; borik asit ve bor’un sodyum, kalsiyum ve magnezyum ile meydana getirdiği bileşiklerdir.

En yaygın bilinen türevi olan “tinkal” olarak da adlandırılırdı, 16. yüzyılda ergitme işlemlerinde kullanılırdı. Yaygın uygulama alanı bulunan borik asit ilk kez 1702’de Homberg tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca 1808’de Davy borik asit elektrolizinden amorf bor elde etmiş ve 1856’da Wöhler ve Sainte-Claire Deville tarafından kristalin modifikasyonu tarif edilmiştir.

Bor mineralleri, sanayide sayısız denicek kadar çok çeşitli işlerde kullanılmaktadır. Bor minerallerinden elde edilen boraks ve asit borik; özellikle nükleer alanda, jet ve roket yakıtı, sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı ve kağıt sanayinde kullanılmaktadır. Bor mineralleri, dünyanın sayılı bir kaç ülkesinde bulunur. Bunlar içinde yedekleriyle en zengin ülke, Türkiye’dir. Ancak üretimin ve ihracatın sınırlı olması nedeniyle bu maden, yurt ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Başlıca bor yatakları; Kütahya, Eskişehir ve Balıkesir’dedir. Bor minerallerini işletmek için Bandırma ve Kırkama tesisler kurulmuştur.

Bor mineralleri ve bileşikleri çeşitli endüstri dallarında çok farklı malzeme ve ürünlerin üretiminde kullanılmaktadır.

Bor ve ürünlerinin kullanım alanlarını aşağıdaki gruplarda toplamak mümkündür:

Cam Sanayi: Borosilikat Camları, İzolazyon Cam Elyafı, Tekstil Cam Elyafı, Optik Lifler, Cam Seramikleri, Şişe ve Diğer Düz  Camlar

 

Seramik Sanayi: Emaye, Sır,Sırça, Porselen Boyaları  

 

Nükleer Sanayi: Reaktör Kontrol Çubukları, Nükleer Kazalarda Güvenlik Amaçlı ve Nükleer Atık Depolayıcı olarak, Uzay ve Havacılık Sanayi: Sürtünmeye-Aşınmaya ve Isıya Dayanıklı Malzemeler, Roket Yakıtı katkı malzemeleri

 

Askeri & Zırhlı Araçlar: Zırh Plakalar , kompozit malzemeler.

 

Elektronik-Elektrik ve Bilgisayar Sanayinde: Bilgisayarların Mikro chiplerinde, CD-Sürücülerinde, Bilgisayar Ağlarında; Isıya-Aşınmaya Dayanıklı Fiber Optik Kablolar, Yarı İletkenler, Vakum Tüpler, Dialetrik Malzemeler, Elektrik Kondansatörleri, Gecikmeli Sigortalar.

 

İletişim Araçlarında: Cep Telefonları, Modemler, Televizyonlar .

 

İnşaat-Çimento Sektöründe: Mukavemet Artırıcı ve İzolasyon Amaçlı olarak

 

Metalurji: Paslanmaz ve Alaşımlı Çelik, Sürtünmeye-Aşınmaya Karşı Dayanıklı Malzemeler, Metalurjik Flaks, Refrakterler, Briket Malzemeleri, Lehimleme, Döküm Malzemelerinde Katkı Maddesi olarak, Kesiciler, Aşındırıcılar

 

Enerji Sektörü: Hidrojen taşıyıcı,Güneş Enerjisinin Depolanması, Güneş Pillerinde Koruyucu olarak,

 

Otomobil Sanayi: Hava Yastıklarında, Hidroliklerde, Plastik Aksamda, Yağlarda ve Metal Aksamlarda, Isı ve Ses Yalıtımı Sağlamak Amacıyla, Antifrizler

 

Tekstil  Sektörü: Isıya Dayanıklı Kumaşlar, Yanmayı Geciktirici ve Önleyici Selülozik Malzemeler, İzolasyon Malzemeleri, Tekstil Boyaları Deri Renklendiricileri, Suni İpek Parlatma Malzemeleri,

 

İlaç ve Kozmetik Sanayi: Dezenfekte Ediciler, Antiseptikler, Diş Macunları,

 

Tıp: Osteoporoz Tedavilerinde, Alerjik Hastalıklarda, Psikiyatride, Kemik Gelişiminde ve Artiritte, Menopoz Tedavisinde, Beyin Kanserlerinin Tedavisinde

 

Kimya Sanayi: Bazı Kimyasalların İndirgenmesi, Elektrolitik İşlemler, Flotasyon İlaçları, Banyo Çözeltileri, Katalistler, Atık Temizleme Amaçlı olarak, Petrol Boyaları, Yanmayan ve Erimeyen Boyalar, Tekstil Boyaları

 

Temizleme ve Beyazlatma Sanayi: Toz Deterjanlar, Toz Beyazlatıcılar, Parlatıcılar

 

Tarım Sektörü: Gübreler, Böcek-Bitki Öldürücüler,

 

Kağıt Sanayi: Beyazlatıcı Olarak

 

Koruyucu: Ahşap Malzemeler ve Ağaçlarda Koruyucu olarak, Boya ve Vernik Kurutucularında

 

Mıknatıslar,

 

Fotoğrafçılık,

 

Kompozit Malzemeler,

 

Spor Malzemeleri,

 

Manyetik Cihazlar,

 

Mumyalama.

bor elementi

Haziran 3, 2008

Tarihçesi [değiştir]

En yaygın bilinen türevi olan “boraks“, Araplarca “tinkal” olarak da adlandırılırdı, 16. yüzyılda ergitme işlemlerinde kullanılırdı. Yaygın uygulama alanı bulunan borik asit ilk kez [[2008’de Homberg tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca 1808’de Davy borik asit elektrolizinden amorf bor elde etmiş ve 1856’da Wöhler ve Sainte-Claire Deville tarafından kristalin modifikasyonu tarif edilmiştir.

Â==Bulunduğu Yerler==
ABD, Şili, Arjantin, Peru, Bolivya, İtalya, Rusya ve [[dsfüÜbileşiği tedarikçisi olarak bilinen Eti Maden tarafından işletilmektedir. Dünyanın yerkabuğundaki bor yüzdesinin 0,001-0,0003 civarında olduğu varsayılmaktadır.türkiyede balıkesir ve bursada çıkmaktadır

Osmanlı'da ilk Borun Çıkarılması

Osmanlı'da ilk Borun Çıkarılması

Bor kimyası [değiştir]

Borun temel cevherleri; kernit (Na2B4O7.4H2O), boraks (Na2B4O7.10H2O), kolemanit (Ca2B6O11.5H2O) ve uleksit (NaCaB5O9.8H2O) gibi boratlardır.

Bor bileşiklerinin yaygın kullanımları ve borun element olarak erken tanımlanmış olmasına karşın, bor kimyası çalışmaları nispeten kısıtlı bir alanda sürdürülmüştür. Bunun nedenleri; temel olarak bor bileşiklerinin hidroliz veya oksidasyona yönelik stabil olmayan nitelikleri ve malzemelerin birçoğunun kullanımındaki yapısal zorluklarıydı. Nihayet Stock ünlü deneysel vakum tekniğini geliştirince bor kimyasının araştırılmasında yeni bir kapı aralandı.

Grup IIIA elementlerinden sadece bor bir ametaldir. Bu gruptaki diğer elementler; alüminyum, galyum, indiyum ve talyumdur.

Grup IIIA elementlerinin elektronik dizilimi Tablo 1.’de listelenmiştir ve elementlerin özellikleri ise Tablo 2.’de belirtilmektedir. Bor, gruptaki diğer elementlerden çok daha küçük bir atomdur. Bu durum, ametal bor ve metal özellikteki diğer grup elemanları arasında belirli farklılıklara neden olur.

Ga, In ve Tl’un atom büyüklükleri periyodik sınıflandırmada kendilerinden hemen önce gelen elementlerin elektronik iç yapılarından etkilenir (özellikle lantanitten sonra gelen talyum örneğinde görüleceği gibi). Bu nedenle de atom yarıçapı ani şekilde veya standart olarak bu elementlerin artan atom numaralarıyla birlikte artmaz. Bu elementlerin göreceli şekilde küçük oluşları gruptan aşağı inerken bile beklenen şekilde azalmayan nispeten yüksek iyonizasyon potansiyeli içermelerine neden olur.

Bu elementlerin hiçbiri en ufak şekilde bile basit bir anyon oluşturma eğiliminde değillerdir. Elementlerin elektronik konfigürasyonlarının da mantıklı kıldığı biçimde en sık rastlanır oksidasyon seviyesi +3’tür. Nispeten yüksek olan bu değer, göreceli olarak küçük iyonik yarıçaplarla biraraya gelerek üstün polarize nitelikleri olan tipler ortaya çıkarmaktadır.

Buna bağlı olarak, +3 değerli bileşiklerin elementleri baskın şekilde kovalenttir; bu kovalent nitelik ayrıca göreceli olarak elementlerin yüksek ilk üç iyonizasyon potansiyelinden de kaynaklanmaktadır. İstisnai olarak kendi kimyasında ametal olan bor haricindeki diğer IIIA elementleri su çözeltisinde +3 değerlikli iyon olarak bulunurlar. Bu iyonlar yüksek oranda su içerirler, ancak hidrasyon ısıları çok yüksektir.

Çok yüksek sıcaklıkta (2000°C) bor birçok metalle raksiyona girerek borürler oluşturur. Bu madde çok serttir, kimyasal olarak stabildir ve metalik iletkenliği gelişmiştir. Bazı metalik borürlerin kristallerinde bor atomları aralıklıdır, diğerlerinde zincirler veya bor atomu katmanları (tabakaları) mevcuttur. Magnezyum borür (MgB2), diğer borürlerden farklı olarak bor hidrür karışımları üretecek şekilde hidrolize formda mevcuttur.

Bor, amonyak veya nitrojen ile yüksek sıcaklıklarda bor nitrür (BN) oluşturacak şekilde reaksiyona girer. Bu malzeme karbonla izoelektroniktir ve grafite benzerdir, fakat farklı olarak bor ve nitrür atomları içeren kristal bir yapısı vardır. Çok yüksek sıcaklık ve basınçta BN’ün bu modifikasyonu elmas türü kafes (latis) formuna dönüşür ve elmas kadar serttir.

Tablo 2. Grup IIIA elementlerinin bazı özellikleri [değiştir]

Bor Alüminyum Galyum İndiyum
Ergime Sıc. (°C) 2076 660 30 157
Buharlaşma Sıc. (°C) 3927 2519 2204 2072
Atomik yarıçap (pm) 80 125 125 150
İyonik yarıçap Me3+(pm) 20 52 62 81
1. İyonizasyon enerjisi (kJ/mol) 801 579 579 560
2. İyonizasyon enerjisi (kJ/mol) 2422 1814 1968 1814
3. İyonizasyon enerjisi (kJ/mol) 3657 2740 5953 2692
Hidrasyon ısısı (kJ/mol) 4690 4703 4159  
İndirgenme (Me3+/Me) potansiyeli (V) 1,67 0,52 0,34  

Tablo 1. Grup IIIA elementlerinin elektronik konfigürasyonu

       Z  1s  2s  2p  3s  3p   3d  4s  4p  4d   4f  5s  5p  5d  6s
B      5   2   2   1
Al    13   2   2   6   2   1
Ga    31   2   2   6   2   6   10   2   1
In    49   2   2   6   2   6   10   2   6   10   2   1
Tl    81   2   2   6   2   6   10   2   6   10  14   2   6  10   2

RAHİM VE VAJİNAMIZI TANIYALIM

 

Genital yapı dışarıdan görünüm ve yan kesit

 

Rahim ve vajina genel görünüm

 

 

İdrar torbası, idrar yolu ve vajen yandan kesit

Mantar enfeksiyonlu ve ülserli bir vajina da ağrılı bir ilişki yapar.

 


kitap

Kadından Kentler

Murathan Mungan
Metis Yayınları, Nisan 2008

idefix Fiyatı : 13,33 YTL + KDV
14,40 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 20




kitap

Olasılıksız

Adam Fawer
April Yayıncılık, Aralık 2007

idefix Fiyatı : 13,33 YTL + KDV
14,40 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 20




kitap

Empati

Adam Fawer
April Yayıncılık, Mart 2008

idefix Fiyatı : 16,30 YTL + KDV
17,60 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 20




kitap

Diriliş Çanakkale 1915

Turgut Özakman
Bilgi Yayınevi, Mart 2008

idefix Fiyatı : 16,30 YTL + KDV
17,60 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 20




kitap

Yolda

Jack Kerouac
Ayrıntı Yayınları, Mart 2008

idefix Fiyatı : 12,04 YTL + KDV
13,00 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 35


kitap

Kırmızı Pazartesi

Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları, 1998

idefix Fiyatı : 5,56 YTL + KDV
6,00 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 25



kitap

Suskunlar

İhsan Oktay Anar
İletişim Yayınevi, Ekim 2007

idefix Fiyatı : 10,00 YTL + KDV
10,80 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 20


kitap

Siyah Süt

Elif Şafak
Doğan Kitapçılık, Aralık 2007

idefix Fiyatı : 11,81 YTL + KDV
12,75 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 25



kitap

İstanbul Sokakları 101 Yazardan 100 Sokak

Kolektif
Yapı Kredi Yayınları, Mart 2008

idefix Fiyatı : 12,31 YTL + KDV
13,30 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 30



kitap

Yüzyıllık Yalnızlık

Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları, 1997

idefix Fiyatı : 14,58 YTL + KDV
15,75 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 25



kitap

Puslu Kıtalar Atlası

İhsan Oktay Anar
İletişim Yayınevi, Mayıs 2004

idefix Fiyatı : 11,85 YTL + KDV
12,80 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 20



kitap

Veda

Ayşe Kulin
Everest Yayınları, Mart 2008

idefix Fiyatı : 10,37 YTL + KDV
11,20 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 30



kitap

Portobello Cadısı

Paulo Coelho
Can Yayınları, Ocak 2008

idefix Fiyatı : 11,81 YTL + KDV
12,75 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 25



kitap

Son Mektup Bir Aşk Hikayesi

Andre Gorz
Ayrıntı Yayınları, 2007

idefix Fiyatı : 3,01 YTL + KDV
3,25 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 35



kitap

Allah’ın Kızları

Nedim Gürsel
Doğan Kitapçılık, Mart 2008

idefix Fiyatı : 10,42 YTL + KDV
11,25 YTL (KDV Dahil)

Kazancınız: % 25