nedir

Piyasada bir süredir kapış kapış satılmakta olan

telefonlar, gelişmiş özellikleriyle kullanıcıları üzerinde iyi bir intiba bırakıyor. Aşağıda olarak satılmakta olan iki çeşit telefonu özelliklerini görebilirsiniz. Bu telefonlar sundukları özellikler ile de olsa alınabilir, yani kişinin insiyatifine kalmış birşey. Fakat sakın ola ki size gerçek gibi satılmasına izin vermeyin. ’nın resmi gelecek planında bu ürünler kesinlikle yer almamaktadır.


nokia_n99i.jpg

Özellikleri:
1.3 Megapiksel Kamera, FM radio, müzik Mp4 , Analog anten TV yayınlarını izleyebilme, , Bluetooth, GPRS, 256MB dahili hafıza 2.6 inç dokunmatik .

Yeni
nokia_n99i_2.jpg

Özellikleri:
3 Megapiksel kamera, 764KB dahili hafıza, 256MB Micro SD Kart, TV yayınlarını izleyebilme, , müzik Mp4 , GPRS, Bluetooth, Dokunmatik .

Cihazlar tamamen olduklarından hiçbir garanti içermemektedir. Yani bozulursa at çöpe…

Volkan Yaman gelecek sezon için iddialı açıklamalar yaptı

15.07. 19:10

Galatasaraylı futbolcu Volkan Yaman, yeni sezonda hedeflerinin Süper Lig’de şampiyonluğu yakalamak olduğunu, Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde de lı olacaklarına inandığını söyledi.

Almanya Kampı’nda GS TV’nin sorularını yanıtlayan Volkan Yaman, İstanbul’da başladıkları yeni sezon hazırlıklarında, izinli olanlar nedeniyle küçük bir kadro olduklarını belirterek, ”Çoğu arkadaşımız milli takımda olduğu için yabancılar da dahil küçük bir kadroyduk. Ama ona rağmen gerçekten bir şekilde çalıştık yeni hocalarımızla tanıştık. Çok zevkli bir ortam vardı. Gayet iyi bir tempoda çalıştık gerçekten bir zaman geçirdik” diye konuştu.

Yeni transferlerin takıma hemen uyum sağladıklarını belirten Volkan, ”Geçen sezon ben ilk idman yaptığımda zorluk çekmediysem, onlar da geldiklerinde hiçbir zorluk çekmediler. Senelerdir beraber oynuyormuşuz gibi bir ortam vardı hiçbir yabancılık olmadı” dedi.

Volkan Yaman, Almanca bilmesinin yeni teknik kadro ile kolay uyum sağlamasına olanak verdiğini ifade ederek, ”Hocalarımız da genç istekli hocalar, hedefleri büyük. Oyuncularla hocalar arasında hiçbir sorun yok. Gerçekten herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor” şeklinde konuştu.

-”ŞAMPİYONLAR LİGİ HEYECANLANDIRIYOR”-

Galatasaray’a geldiği ilk sezonda şampiyonluk yaşadığını kaydeden Volkan, ”Kendimi şu anda çok iyi hissediyorum. Bu sene hedeflerimiz tabii ki daha büyük. Şampiyonlar Ligi’nde inşallah iyi yerlere gelmeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu da başaracağız” diye konuştu.

Volkan, Şampiyonlar Ligi ile ilgili olarak şunları söyledi:

”Şampiyonlar ligi denilince mutlaka heyecanlanıyorum. Televizyondan gördüğümüz dünya starları var. Bunlarla beraber veya şılıklı oynayacaksınız. Bu insanın içinde büyük bir heyecan yaratıyor. İnşallah bu heyecanı uzun süre sürdürürüz Şampiyonlar Ligi’nde iyi yerlere geliriz Gönlümden geçen herhangi bir takım yok. Çünkü Şampiyonlar Ligi’ndeki tüm takımlar dünya çapında. Bu yüzden hangi takım olduğu fark etmez.”

-”KEWELL KENDİNİ İSPATLAMIŞ BİR OYUNCU”-

Volkan Yaman, Harry Kewell transferi ile ilgili olarak da, ”Kewell’i tartışmaya hiç gerek yok. O kendini ispatlamış bir oyuncu. İngiltere’de Leeds United, da kendisini ispatlamış bir oyuncu. Avustralya milli takımında oynamış. Benim söyleyecek fazla bir şeyim yok. Çünkü çok iyi bir transfer. İnşallah bize büyük faydası olur bundan da şüphem yok” dedi.

Hedefinin elinden geldiği kadar takımına katkı sağlamak olduğunu söyleyen Volkan, kimin oynadığının değil, takımının Süper Lig’de Şampiyonlar Ligi’nde başarı elde etmesinin önemli olduğunu ifade etti.

İşte kadınları kıskacı altına alan, azı çoğu zarar 7 günah !
1- Tembellik

Gün içinde hiç bitmeyen stres yaşadığımız gerginlik bir zaman sonra bizim sürekli her şeyden şikayet etmemize oluyor. Gün içinde sürekli oradan oraya koşturan bedenimiz, akşam olduğunda da aynı tempoda devam edemiyor, bir yerden sonra iflas ediyor. Hangimiz çok yoğun tempolu bir iş gününden sonra akşam 1 saat yapıyoruz mesela? Akşamımızı faydalı uğraşlarla geçirmek yerine kumandasını elimize alıp saatlerce o dizi senin, bu benim tembel tembel oturup akşamımızı öldürüyoruz. Read the rest of this entry »

F 838
Boyutlar    108.4 * 59 * 21 mm
Ağırlık    140 gr.
Standart Güç    3.7V
Pil    1800mAh
Bekleme Süresi    50 - 150 Saat
Konuşma Süresi    3 - 5 saat
Frekans    GSM900 / DCS1800 Mhz
GPRS    Var
WAP    Var
Dil    Multi-Language
LCD    260K col / 3.0 inch / QVGA / dokunmatik
Dual CPU    Var
Çift Sim Kart    Var
Dual standby    Var
Dual Bluetooth    Var
Analog TV    Var
Hoparlör    Çift hoparlör / Stereo / Bass
Kamera    2.0 Megapixel / Çift Kamera / Network
Giriş Modu    Elyazısı PDA Board
Multimedia Mesaj    Var
Zil Sesleri    64 Kanal /
Kaydı    Var
FM Radio    Var
Bağlantısı    USB
Hafıza    197K
Hafıza Kartı    Var, dahili 256M T- Hafıza Kartı
/MP4    Var
E-posta    Var
/ Alarm    Var
Not / Görüntüsü Yakalama    Var

Genel networkGSM 900 / GSM 1800duyurulma2000 çıkış
tarihiSatılıyorÖlçülerboyutları 105 x 42 x 17.5 mm ağrılık83 g (Slim Batarya)EkranTipMonokrom görüntüÖlçüler124 x 64 piksel, 4 satır - Aqua Yeşil back-lighting
- Sabit ikonlar
- Dinamik font Ölçüler
- SoftkeyZil TipiTipMonofonikUyarlamaBesteleyiciTitreşim EvetHafızaTelefon defteri100Arama kaydı10 aranan, 10 alınan çağrı, 10 sız aramaKart slotuHayır - 5 Mesaj şablonları
- 20 Sesli arama numara
- 140 sec Sesli notlarData(Veri)GPRSHayırHSCSDHayırEDGEHayır3GHayı rWLANHayırBluetoothHayırKızılötesi portuHayırUSB ÖzelliklerMesajlaşmaSMSTarayıcıWAP 1.1saatEvetAlarmEvetOyunlar11Renk3KameraHayır - Sesli arama
- Sesli notlar
- Planlayıcı ( çizelgesi (Schedule)r)
-
- Hızlı arama
- Built-in Tip ear microphone
- Menu kısayolları
- Dünya saatBatarya Standart BataryaBekleme süresi3.5 saatKonuşma süresi90 saat Slim BataryaBekleme süresi2.5 saatKonuşma süresi55 saat

Sağlıklı bir yaşam için alınan kalori ile yakılan kalori arasında kurulacak denge büyük önem taşır.Hangi aktivitenin ne kadar kalori yaktırdığının bilmemiz bu dengeyi kurmada bize yardımcı olacaktır.
           Aşağıdaki tablo ortalama 65 kg ağırlığındaki bir kişinin aktivi-              telere göre dakikada yakacağı kalori miktarlarını göstermektedir.
 
Atletizm Aktiviteleri
Aerobic:Düşük Tempoda 6 Aerobic:Yüksek Tempoda 8
Aerobic, Step: Düşük Tempoda 8 Aerobic, Step: Yüksek Tempoda 11
Aerobic: Suda 5 Ilımlı pedal çevirme 8
Kuvvetli pedal çevirme Yüksek tempolu Jimnastik 9
Ilımlı jimnastik 5 Dairesel genel antrenman 9
Eliptik genel antrenman 10 Binicilik 6
Kürek(Antrenman aletinde)ılımlı 8 Kürek(Antrenman aletinde)kuvvetli 10
Kayak aleti 11 Adımlama makinesi 7
Hatha Yoga 5 Aerobic öğretmenliği 7
Antrenman Aktiviteleri
Okçuluk(avlanma dışında) 4 Badminton 5
Basketbol oynamak 9 Basketbol(tekerlekli sandalye ile) 7
Bilardo 3 Bisiklet: BMX veya dağ bisikleti 10
Bisiklet: 19-22 km/saat 9 Bisiklet: 22-26 km/saat 11
Bisiklet: 26-30 km/saat 14 Bisiklet:: 30 km/saatin üstü 19
Bowling 3 Box maçı 10
Eskrim 7 :Seri,bale,twist 7
: disco 6 : slow, wals 3
Fencing 7 Frisbee 3
: El arabası kullanarak 6 : Motorlu kullanarak 4
Jimnastik(genel) 5 Hentbol 14
Hockey: Çim&buz 9 At biniciliği 5
Buz pateni 8 judo, karate, kickbox 11
Yürüme yarışı 7 Rollerblade Paten 8
Dağcılık-iniş 8 Dağcılık-çıkış 13
Jumping 11 Koşu: 8 km/saat 9
Koşu: 8,5 km/saat 10 Koşu:9,5 km/saat 11
Koşu: 10,5 km/saat 13 Koşu: km/saat 14
Koşu: 14 km/saat 17 Koşu: 16 km/saat 19
Koşu: Maraton 9 Koşu: kross 10
Dalıcılık 8 Skateboard 6
Kayak:Kross 9 Kayak:İniş 7
8 Yüzme:Genel 7
Yüzme kuvvetli 11 Yüzme sırtüstü 9
Swimming: Kurbağalama 11 Yüzme:Kelebek 13
Yüzme: crawl 13 Yüzme:Ayaklar yere dik kuvvetli 11
Tai Chi 5 Tenis 8
Voleybol:Yarışma amaçlı olmayan 3 voleybol yarışma amaçlı 5
Plaj Voleybolu 9 Yürüyüş: 5,5 km/saat 5
Yürüyüş: 6,5 km/saat 5 Yürüyüş: 7,5 km/saat 6
Su voleybolu 3 Su kayağı 7
Bahçe Aktiviteleri
Odun taşıyıp yığmak 6 Odun kırmak 7
Kazmak,bellemek 6 Bahçe ile uğraşmak 5
Yabani otları yolmak 5 Çim biçmek 6
Ağaç dikmek 5 Çimenleri tırmıklamak 5
Günlük Yaşam Ev aktiviteleri
Çocuk Bakımı:Banyo,besleme vs 4 Çocuk oyunlarına katılmak 6
yapmak 3 Alışveriş 4
Temizlik: yıkama, silme vs 5 Mobilyaların yerini değiştirmek 7
Eşya taşımak 8 Paket açmak 4
Oturarak okumak 1 Ayakta durmak 1
Uyumak 1 seyretmek 1
Tamirat
Oto tamiri 3 Doğramacılık 7
Ev boyama:Dış yüzey 6 Ev boyama:İç yüzey 5
İş İle İlgili Aktiviteler
Barmen 3 Marangoz 4
antrenorü 5 madeni işçisi 7
işi 2 İnşaat işçisi 6
Masabaşı işi 2 Yangın söndürme 14
Ormancı 9 Tiyatrocu 3
Hafif Büro işi 2 Duvarcı 8
Masör 5 Polis memuru(büroda ) 3
Sınıfta oturmak 2 Yemekte oturmak 2
Kamyon sürücüsü 2 Ahçı 3

Merhaba arkadaşlar bu gece sizlere için Media eklentisinden bahsedeceğim. kullanıcılarının en uyuz oldukları durum olduğuna eminim. Ben internette dolaşırken kullanmaktayım. Hem güvenliği hemde internet bağlantınızı verimli kullanması işime geliyor açıkcası.

Fakat kullanırken en çok başına gelen hatalardan birisi Media 11 i görmüyor olması… TV yada Radyo dinleyeceksiniz ile girdiğiniz sayfada açamıyorsunuz. Düşünsenize hala birçok internet sayfası sadece sadece kullanıcılarına hitap etmekte. Özelliklede Canlı yayın yapan kanallarında sıkça rastladığım bir durum. İnternet sayfasını dizayn eden webmaster arkadaşlar birde bizleri düşünse ?

Mademki düşünmüyorlar o zaman bir bir çözüm buluruz. İşte size Media eklentisi… Bu eklenti sayesinde ile istediğiniz TV yada radyo kanalını dinleyebilirsiniz. Eklenti normal bir eklenti gibi değil. Bir setup dosyası içerisine birkaç yenileme yapmakta özel dosyalarını kopyalamakta. Bizzat denedim. Özelliklede sistemimde Comodo , Zemana Antilogger Antivir programlar sistemimde yüklü herhangi bir uyarı yada virüs - trojan gibi zararlı programa denk gelmediler…

Eklenti : Download

İşletim Sistemleri :

Tembel Kızların Rehberi

İncecik eşofmanlarınızla buz gibi havada sizi dışarıda koşturan Lise Beden hocanızdan kurtulduğunuzdan beri bir gıdım bile yapmadıysanız hatta yapmanın fikri bile, midenizi öğle yemeğinde sadece kereviz sapı düşüncesinden daha çok kaldırıyorsa sizi suçlayabilir ki? İnsanlar genellikle yapabilenler (şu sinir bozucu koşucu tipler en az onlar kadar sinir bozucu esnek vücutlu yogacı kızlar) yapamayanlar (eee… muhtemelen siz) olarak ikiye ayrılır. Ancak siz, oturduğunuzda akordeon gibi kat kat olan göbeğinize gülüp geçerek ertesi gün sabahın sekizinde salonuna gidecekleri için gece içki içemeyenlerle gizlice dalga geçerken, büyük olasılıkla “Keşke olduğumdan daha iyi görünebilseydim,” diye düşünüyorsunuz.

Yerden kaldıramayacak kadar tembel olduğunuz poponuzun artık yere değmeye başlamasından endişe duyuyorsanız, Tembel ın Rehberi’nin sizin için mükemmel bir olduğunu müjdelemek isterim. Bütün boş vakitlerini bu iş için harcamadan mükemmel görünmeyi hedefleyenler: Bu en kısa zamanda forma girmenize yardımcı olacak! Daha da önemlisi, bu kitabı birçok farklı şekilde kullanabilirsiniz: izlerken yastık yerine başınızı yaslamak için, ‘Gerçekten biraz yapmalısın,’ dediklerinde, çııp arkadaşlarınıza göstermek için ya da ekstra büyük, çift peynirli pizzanızı yerken, kısa ayağının altına sıkıştırarak masanın sallanmasını engellemek için…

Belki de… vücudunuzu tamamen değiştirmek amacıyla; kelimesi kelimesine etmek için! İsterseniz, altı haftalık bikiniye girme planı uygulayabilir ya da sarkmış kol altları ya da yerçekimine yenik düşmüş göğüsler gibi korkunç sarkıt dikitleri olanlar sadece “belalı bölgeler”le ilgili ü deneyebilirler ( 5). Vücudunu şekle sokmak isteyenler için de Pilates uzmanımız tarafından hazırlanan 3, ihtiyaç duyulan bütün önerileri kapsıyor. Son olarak, kitabı asla sonuna kadar okuyamayacak olan siz çok tembel kızlar için, (belki biraz ironik olacak ama kitabın sonunda) bir çırpıda çarpıcı bir vücut yaratmak için bazı küçük hileler bile var. Deneyin, sonunda bize teşekkür edeceksiniz.

dediğimiz şey öncelikle yeniliklerin gelişimlerin insan nı kolaylaştıracak biçimde uygulanması anlamını içeren genel bir kavramdır. Peki gelişirken gün geçtikçe insan nda daha çok yer edinip, işleri kolaylaştırırken yani bütün bunları yaparken hiç zararı olmuyor mu? Tabiki oluyor.

Doğanın fiziksel unsurları olan, hava, su toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz önde etkileyen çevre sorunlarına “Çevre Kirliliği” adı verilir.
Teknolojinin olduğu çevre kirliliğinin sebepleri yol açtığı sorunlar şöyledir:

Çevre Kirliliğinin Sebepleri:

  • Trafiğe her yıl daha fazla sayıda araç çıkmakta bu ların yaydıkları egsoz dumanları ozon tabakasının incelmesine sebep olmaktadır.
  • Ormanların kağıt üretimi, toprak genişletilmesi, hayvancılık alanı oluşturmak gibi sebeplerle denetimsizce kesilmesi, ağaçların gündüzleri oksijenli solunum yaparak ortama oksijen salınımı yapmasını kısıtlıyor.
  • Fabrika bacalarından çıkan zehirli gazla atmosferi kirleterek, havadaki oksijen oranını azaltmaktadır. Ayrıca havanın bu denli kirlenmesi asit yağmuru olarak inerek toprağı da etkilemektedir.
  • taşıyan hayvanlarla ortama geçen bakteri virüslerin sulara veya havaya ışması.
  • Fabrikalardan atılan arsenik, siyanür, fenol gibi toksik endüstri atılarının sulara ışması.
  • Tankerler veya borularla taşınan petrolün kaza sonucu sulara ışması.
  • İnorganik tuzlar, zirai mücadele ilaçları yapay organik kimyasal maddelerin sulara ışması.
  • Radyoaktivitenin etkisi yani: Nükleer enerji santralleri, çeşitli nükleer denemeler, tıbbi içerikli üretimler çeşitli endüstri tipi üretimleri, radyoaktif maddeye sahip hayvansal ürünler (et, , süt, vb.) bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara diğer canlılara taşır. Böylece bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak kansere olmak gibi sorunlara yol açar.

Önemli Not: Atmosferdeki topraktaki kirletici maddeler asırlar sonra da olsa eninde sonunda suya geçerler.

Çevre Kirliliğinin İnsan Üzerindeki Etkileri:

  • Hava kirliliğinde en çok açığa çıkan gazlardan biri olan sülfürdioksit, solunum yolu problemlerine yol açıyor; üstelik dokusunu da zedeliyor. Monoksit, sinir sisteminin çalışmasını etkiliyor. şun ise çocuklarda beyin zararlarına yol açıyor. Yine bol miktarda bulunan nitrojendioksit, nefes almayı güçleştirirken astıma da oluyor.
  • Sulara ışan bakteri, virüs çeşitli kimyasal yapılar insan vücuduna girerek her çeşit hastalığa yol açabilmektedir.
  • Radyasyonun insan vücudunu etkilemesiyle bağışıklık mekanizması felce uğ insan vücudunda kanserli hücrelerin oluşumu yayılımı gözlenir.

Teknolojinin Zararları:

ürünlerinin neredeyse tamamı elektrikle çalışmaktadır. Elektrikle çalışan her alet bir elektromanyetik alan oluşturur. İnsan beyninin de kendine ait bir elektromanyetik alanı vardır. Çünkü sinirler nöronlar aracılığıyla elektriksel ları beynin çeşitli yerlerine ulaştırarak çalışırlar. Bu nedenle günlük hayatta kullandığımız her elektrikli cihaz mutlaka bizi olumsuz etkilerler. Örneğin ile bize en az zarar verecek şekildeki konuşma süresi doktorlarca günlük azami 5dk olarak açıklanmıştır. Tabiki bu 5dk süresince telefonun yaydığı elektromanyetik dalga miktarı maksimum seviyesine çı insanın beyin ısısının artmasına olur. Beyindeki bu manyetik düzensizlik, uzun vadede beyin hücrelerinin ölmesine özellikle kulaktaki birtakım organların görevini yitirmesine yol açmaktadır. Bu da duyu kaybı denge bozuklukları gibi etkilere olabilmektedir.

Elektromanyetik alan konusunda en çarpıcı tehlikeli örnek olarak cep telefonunu verdik. Fakat günlük yaşamımızda kullandığımız bluetooth cihazlar, kablosuz ürünler(modemler, fareler, klavyeler, oyun kumandaları vs.), televizyonlar, crt lcd monitörler gibi birçok alet oluşturdukları manyetik alan miktarlarına göre insan vücudunu kimyasını olumsuz etkilemektedir.

Benzer şekilde yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda Amerikan Bilimler Akademisi tarafından yapılan incelemeye göre lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu tespit edilmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları elektrikli aletlerin riskini artırdığını göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sı, troid, kas, gastrointestinal sistem, testis dokuları olarak açıklanmıştır. Yani gün içinde teknolojiden yararlandığımız ölçüde giderek artan oranlarda zarar görmekteyiz.

Baz istasyonlarına veya büyük çanak antenlere yakın yerler de manyetik kirlenmenin fazla olduğu bölgelerdir.
Bu nedenle teknolojiyi mümkün olduğunca sadece olmazsa olmaz önemdeki ihtiyaçlarımız için kullanıp, özellikle görüşmelerimizi kısa tutmaya cihazı mümkün olduğunca vücudumuzdan uzakta bulundurmaya özen gösterelim.

 

BOR madeni ilk bakışta beyaz bir kayayı andırıyor. Çok sert ısıya dayanıklı. Doğada serbest bir element olarak değil, tuz şeklinde bulunuyor. Ülkemizde bulunan ‘bor’un kalitesi de diğerlerine oranla daha yüksek. Toprağın 40 metre altında bulunan borun işlenmesi de, diğer elementlerle az ıştığı için kolay. Bor, periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer alan bir elementtir. Bu gurubun diğer üyeleri metal olmasına şın Bor ametal sayılmaktadır.
Ancak, diğer elementlere olan yüksek kimyasal ilgisi nedeniyle doğada serbest halde bulunmayan bor’un meydana getirdiği minerallerin, çok eski tarihlerden beri ndığı kullanıldığı bilinmektedir. En yaygın bor bileşikleri; borik asit bor’un sodyum, kalsiyum magnezyum ile meydana getirdiği bileşiklerdir.

En yaygın bilinen türevi olan “tinkal” olarak da adlandırılırdı, 16. yüzyılda ergitme işlemlerinde kullanılırdı. Yaygın uygulama alanı bulunan borik asit ilk kez 1702’de Homberg tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca 1808’de Davy borik asit elektrolizinden amorf bor elde etmiş 1856’da Wöhler Sainte-Claire Deville tarafından kristalin modifikasyonu tarif edilmiştir.

Bor mineralleri, sanayide sayısız denicek kadar çok çeşitli işlerde kullanılmaktadır. Bor minerallerinden elde edilen boraks asit borik; özellikle nükleer alanda, jet roket yakıtı, sabun, deterjan, lehim, çılık, tekstil boyaları, elyafı kağıt sanayinde kullanılmaktadır. Bor mineralleri, dünyanın sayılı bir kaç ülkesinde bulunur. Bunlar içinde yedekleriyle en zengin ülke, ’dir. Ancak üretimin ihracatın sınırlı olması nedeniyle bu maden, yurt ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Başlıca bor yatakları; Kütahya, Eskişehir Balıkesir’dedir. Bor minerallerini işletmek için Bandırma Kırkama tesisler kurulmuştur.

Bor mineralleri bileşikleri çeşitli endüstri dallarında çok farklı malzeme ürünlerin üretiminde kullanılmaktadır.

Bor ürünlerinin kullanım alanlarını aşağıdaki gruplarda toplamak mümkündür:

Sanayi: Borosilikat Camları, İzolazyon Elyafı, Tekstil Elyafı, Optik Lifler, Seramikleri, Şişe Diğer Düz  Camlar

 

Seramik Sanayi: Emaye, Sır,Sırça, Porselen Boyaları  

 

Nükleer Sanayi: Reaktör Kontrol Çubukları, Nükleer Kazalarda Güvenlik Amaçlı Nükleer Atık Depolayıcı olarak, Uzay Havacılık Sanayi: Sürtünmeye-Aşınmaya Isıya Dayanıklı Malzemeler, Roket Yakıtı katkı malzemeleri

 

Askeri & Zırhlı lar: Zırh Plakalar , kompozit malzemeler.

 

Elektronik-Elektrik Sanayinde: Bilgisayarların Mikro chiplerinde, CD-Sürücülerinde, Ağlarında; Isıya-Aşınmaya Dayanıklı Fiber Optik Kablolar, Yarı İletkenler, Vakum Tüpler, Dialetrik Malzemeler, Elektrik Kondansatörleri, Gecikmeli Sigortalar.

 

İletişim larında: Cep Telefonları, Modemler, Televizyonlar .

 

İnşaat-Çimento Sektöründe: Mukavemet Artırıcı İzolasyon Amaçlı olarak

 

Metalurji: Paslanmaz Alaşımlı Çelik, Sürtünmeye-Aşınmaya şı Dayanıklı Malzemeler, Metalurjik Flaks, Refrakterler, Briket Malzemeleri, Lehimleme, Döküm Malzemelerinde Katkı Maddesi olarak, Kesiciler, Aşındırıcılar

 

Enerji Sektörü: Hidrojen taşıyıcı,Güneş Enerjisinin Depolanması, Güneş Pillerinde Koruyucu olarak,

 

Otomobil Sanayi: Hava Yastıklarında, Hidroliklerde, Plastik Aksamda, Yağlarda Metal Aksamlarda, Isı Yalıtımı Sağlamak Amacıyla, Antifrizler

 

Tekstil  Sektörü: Isıya Dayanıklı Kumaşlar, Yanmayı Geciktirici Önleyici Selülozik Malzemeler, İzolasyon Malzemeleri, Tekstil Boyaları Deri Renklendiricileri, Suni İpek Parlatma Malzemeleri,

 

İlaç Kozmetik Sanayi: Dezenfekte Ediciler, Antiseptikler, Diş Macunları,

 

: Osteoporoz Tedavilerinde, Alerjik Hastalıklarda, Psikiyatride, Kemik Gelişiminde Artiritte, Menopoz Tedavisinde, Beyin Kanserlerinin Tedavisinde

 

Kimya Sanayi: Bazı Kimyasalların İndirgenmesi, Elektrolitik İşlemler, Flotasyon İlaçları, Banyo Çözeltileri, Katalistler, Atık Temizleme Amaçlı olarak, Petrol Boyaları, Yanmayan Erimeyen Boyalar, Tekstil Boyaları

 

Temizleme Beyazlatma Sanayi: Toz Deterjanlar, Toz Beyazlatıcılar, Parlatıcılar

 

Tarım Sektörü: Gübreler, Böcek-Bitki Öldürücüler,

 

Kağıt Sanayi: Beyazlatıcı Olarak

 

Koruyucu: Ahşap Malzemeler Ağaçlarda Koruyucu olarak, Boya Vernik Kurutucularında

 

Mıknatıslar,

 

çılık,

 

Kompozit Malzemeler,

 

Malzemeleri,

 

Manyetik Cihazlar,

 

Mumyalama.

ZONGULDAK’IN DEVREK İLÇESİNDEKİ ALBAYRAK SOKAK’TA HER HAFTA BİR KAÇ KİŞİ SAYISAL LOTO’DA MUTLAKA BEŞ TUTTURUYOR, MİLYONERLİĞİN  SINIRLARINDA GEZİNİYOR. YENİ AKTÜEL, TALİHLİ SOKAĞIN SIRRINI YERİNDE ARAŞTIRDI!

Devrekli emekli nalbur Tuncay Albayrak, 13 yıl boyunca gerçekleştirilen 600 Sayısal Loto çekilişi üzerinde günler boyunca çalışıp Sayısal Loto’da şanslı numaraları bilme olasılığını hayli artıran modeller üller geliştirdiğini savunuyor. En büyük kanıtı ise dükkanının da bulunduğu Albayrak Sokak’taki diğer esnaf arkadaşları… Zira hemen her hafta, içlerinden bir kaçı en azından 5 tutturmayı yor! İşte istatistik profesörlerine taş çıkartan yeni hedefi Milli Piyango’nun şifresini çözmek olan nalbur Tuncay Bey’den, Sayısal Loto’da parayı vurmanın ülleri…

Zonguldak’ın baston imalatıyla ünlü kasabası Devrek’teyiz… Ama burada olmamızın sebebi, ustaların el emeği göz nuru ile ılcık ağacından heykel yapar gibi işledikleri Devrek bastonları değil; Sayısal Loto’nun “DNA” şifresini çözdüğünü iddia eden emekli nalbur Tuncay Albayrak’la görüşmek. Çok aramamız da gerekmiyor, Tuncay Bey’i kasabanın küçük çarşısında ailesinin soyadını taşıyan Albayrak Sokak’ta buluyoruz. Tuncay Bey’in eskiden nalbur olan dükkanı şimdi Sayısal Loto’nun şifrelerinin çözüldüğü bir hesap laboratuarına dönüşmüş. Dükkanının ı, “5 bilmek yüzde 100, 6 bilmek yüzde 92”, “Ben bu sevdaya baş koydum, ben bu ömrü feda ettim, aşımdan uykumdan oldum, başka şansın yok peşindeyim” yazılarıyla dolu. İçerideyse onlarca klasör, çalışmalarını sürdürdüğü bir , bir masa bu defa duvara yazılmış yazılar çarpıyor gözümüze.

Bizi buralara kadar çeken hikayeyi hemen özetleyelim: Tuncay Bey, 13 yıl önce başlayan bu hafta 600’üncü haftasına giren Sayısal Loto’da çıkan şanslı rakamların tesadüf olmadığını çözdüğünü iddia ediyor. 13 yıl boyunca her hafta kazanan rakamları not eden Tuncay Bey, bütün bu bilgileri üle ederek toplam 211 modelde sınıflandırmış. özellikle en çok tekrar eden 10-15 modeli saptamış. 600 haftanın sonuçlarını bize gösterdiğinde, gerçekten de bu modeller sayesinde Sayısal’da her hafta şanslı rakamları bulma ihtimalinin hayli yükselebileceğine biz de kısmen ikna oluyoruz.

‘3’, ‘8’i seviyooo!

Tuncay Bey, Sayısal Loto’da en çok çıkan rakamlar diye bir şeyin olmadığını, ancak en çok görülen modeller olduğunu savunuyor. O modelleri anlatmaya, 13 yılda 600 hafta boyunca tam 23 kez tekrarlayan modeli anlatarak başlayalım. Bu model, “bir tek basamaklı sayı, bir 10’lu sayı, bir 20’li sayı, iki 30’lu sayı, bir 40’lı sayı”dan oluşuyor. Örneğin 5, 15, 20, 32, 34, 47. Tuncay Bey’in Sayısal ülleri arasındaki bu en popüler dizilimi, 600 hafta boyunca tam 16 kere tekrarlayan “bir tek basamaklı sayı, iki 10’lu sayı, bir 20’li sayı, bir 30’lu sayı, bir 40’lı sayı” ülü izliyor. Yani örneklemek gerekirse 5, 11, 13, 24, 38, 47.
Yine belli sayılar da adeta birbirlerini çok seviyor ayrılamıyormuş gibi birlikte düşüyor Sayısal’ın dönen küresinden. Örneğin 13 yıl boyunca 3 ile 8 rakamı on kere birlikte düşmüşler! 11 ile 16 21 ile 27 de, birbirini çok sevenlerden… 32 ile 33 43 ile 49 da hep aynı hafta düşmüşler küreden içimizden birilerini trilyoner yapmak için. 4 ile 5 ise, aralarında bir dargınlık olsa gerek ki, yalnızca bir kez birlikte yakalanmışlar çekilişlerde. Öte yandan 11 ile 19, hiç aynı haftanın şanslı numaraları arasında birlikte yer almamış. Tuncay Bey, bu ikili olasılıkları bir araya topladığı listeye de mizahi bir dille “deprem haritası” adını vermiş.

13 YILDA EN ÇOK ÇIKAN RAKAMLAR… (RESMİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN)

Sabırla aynı kuponu oynayın!

1 ile 49 arasında altı rakamı yan yana getirmek için 13 milyon 983 bin 816 olasılık olduğunu söyleyen Tuncay Bey, bu kadar çok kolon oynamak mümkün olmayacağından işi modeller ıyla basitleştirmiş bir anlamda. Albayrak Sokak ise, bu modellerin her hafta sınandığı bir pilot bölge adeta! Tuncay Bey’in ülleri sayesinde, Albayrak Sokak’ta hemen her hafta Sayısal’da 5 bilen en az bir ya da iki kişi çıkıyor. Şimdiye kadar altı rakamı birden bilen çıkmamış olsa da, sokak sakinleri umudunu halen koruyor. 5 bilip, birkaç milyar kazanmayı da kısa günün kârı görüyorlar.

Sokak sakinleri genellikle grup halinde oynamayı tercih ettiğinden, 10-15 kişi bir araya gelip ortak kupon dolduruyor. Zaten Tuncay Bey de bu yöntemi öneriyor: “Örneğin deprem haritasından 3 8 gibi bir ikili olasılık seçtiniz. Çok görülen modellerden de, bu iki sayının (3 8) yanına yazabileceğiniz diğer rakamları belirleyin. Oynadığınız her kolonda seçtiğiniz ikili olasılık sabit kalsın, diğer dört rakamı ise değiştirerek işaretleyin. Bu yüzden çok kolon oynamanız gerekeceğinden, grup halinde ortaklaşa oynayın. Mesela esnaflar, doktorlar, avukatlar arkadaşlarıyla bir araya gelip oynasınlar.”
Tuncay Bey’e göre, işin sırrı biraz da sürekli aynı kuponu oynamakta. Yani, bu üller sayesinde ulaştığınız rakamları işaretlediğiniz kuponu, ısrarla her hafta tekrar oynamanızı öneriyor: “Geçenlerde bir talihli, dört yıl boyunca tekrar tekrar oynadığı aynı kupon sayesinde bir buçuk trilyon kazandı. Kendinize belli bir model seçip belli kombinasyonlar çıır her hafta o kombinasyonları oynama konusun ısrarcı da olursanız, birkaç yıl içinde büyük ikramiyeyi kesin kazanırsınız.”

Yeni hedefi Milli Piyango’nun şifresi!

Tuncay Bey, kısa süre öncesine kadar tüm verileri eliyle dosya kağıtlarına yazıyormuş. Ancak arkadaşı Yaşar Küçük’ün kendisine bilgisayarda Excel ını öğretmesinin ardından işi kolaylaşmış. Televizyonda Sayısal çekilişini izlerken ilk birkaç rakamdan sonra gelecek diğer rakamları rahatlıkla tahmin edebildiğini anlatan Tuncay Bey, ‘şans’ diye bir şeyin olmadığını düşünüyor. Bu yüzden de yeni hedefi, Milli Piyango’nun genetik şifresini çözmek nihayetinde de Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmek.

Bu sokakta 5 bilmeyen yok!

Albayrak Sokak’ta kime sorsanız Sayısal’da en azından birkaç kez “5” bilmişliği var: Bakkal, Sayısal Loto Bayii, hamamcı, tuafiyeci, çaycı… Sokaktaki Sayısal Loto bayiinin duvarları Tuncay Bey’in ülleriyle, camları ise 5 bilenlerin kuponlarıyla dolu. Sokaktaki manifaturacı tuhafiyeci Nevzat Boz, şimdiye dek yedi kere 5 bilmiş. “6 bizim mahallede çok dolaştı ama bir türlü birimizde durmadı” diyor Nevzat Bey. Tekel Bayii Şeref  Kaypak da en çok 5 bilenlerden en son bildiğinde de 6 bin 500 YTL kazanmış. Kuyumcu Sabri Saraç, bakkal Fahri Çavuş, çaycı Güney Bükrü beyaz eşya satıcısı Feridun Bora da Sayısal’da defalarca 5 tutturmuş. Ama içlerinde en enteresan isim, anten tamircisi Recai Uzar. Şimdiye kadar tam on bir kez 5 tutturmuş! En son 2 bin 700 YTL kazanmış halinden hayli memnun.

Şanslı numaraları topların ağırlığı mı belirliyor?

Peki ama bazı sayıların birbirini sevmesinin küreden birlikte düşmesinin, belli modellerde belli rakamların gelmesinin nedeni ne? Sokak sakinleri bu duruma da kendi aralarında bilimsel yanıtlar aramıyor değiller. Onlara göre, topların üstüne 1 yazmak ile 49 yazmak arasında kullanılacak boya miktarı açısından bayağı bir fark olması bunun yarattığı ağırlık, muhtemel nedenlerden biri… Tartıştıkları diğer olasılık, topların her hafta sekiz tüpten küreye aynı sırayla düşüp aynı yöne doğru ıştırılmaları… İşletme uzmanı Adam Fawer’ın ‘Olasılıksız’ adlı kitabında, bir bilardo oyuncusunun ıstakanın, topların masanın esnekliği, havadaki nem oranı, rüzgâr, topa vuruş açısı hızı gibi faktörlerin bilgisine eksiksiz olarak haiz olması halinde masadaki topların konumunun ne olacağını da tam olarak bilebileceğini anlattığını hesaba katarsak, sokak sakinlerinin özellikle ikinci teorisi bağlamında kısmen de olsa bir anlam ifade ediyor!
Ama biz sokak sakinlerinin teorileriyle yetinmeyip konuyu bir de Yeditepe Üniversitesi’nden istatistik profesörü Fazıl Güler’e soruyoruz. Prof. Güler, şayet topların ağırlığı eşit ise Tuncay Bey’in modellerinin üllerinin zaman zaman “lıymış” gibi görünmesinin tamamen tesadüfi olduğu görüşünde. “Ama” diyor, “topların üzerindeki yazı kabartmalarından dolayı çok cüzi de olsa bir ağırlık farkı oluşuyorsa, sonuçlar etkilenebilir!”

Bu da Sayısal Loto’nun doktora tezi!

Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Işığıçok, “Değişkenler Arasındaki İlişkilerin Araştırılmasında Nedensellik Testleri Bir Uygulama Denemesi” başlıklı doktora tezinde Sayısal Loto’yu incelemiş. Topların çıkma olasılığının eşit olduğunu, bu eşitliği ancak toplardaki aşınmaların bir kısmının zamanla yenilenip bir kısmının hiç yenilenmemesinin bozabileceğini kaydeden Prof. Işığıçok, son beş yıldaki çekiliş sonuçlarına dair yaptığı çalışmada da Sayısal’da en çok çıkan sayıları 6, 14, 16, 20, 27, 38; en az çıkanları ise 23, 31, 33, 42 48 olarak belirlemiş. Bu sayılardan 27, tam 44 çekilişte küreden düşmüş. Prof. Işığıçok’un araştırmasına göre 9 hafta 3; 3 hafta da 4 ardışık sayı çekilmiş.

Tuncay Özkan canlı yayında ağzını bozdu!”Fiyatın kaç . Artık çok param var. Ben sana göndereyim”Tuncay Özcan Kerimcan Kamal, Kanaltürk’ün ana bülteninde kanalının satış nedenlerini açıkladı. Özkan, Kanaltürk’ü ekonomik nedenlerle sattıklarını satışın 25 milyon dolara gerçekleştirildiğini kaydetti. Özkan, “Eğer kanalı satmasaydık haraç mezat satılacaktı” dedi. Kerimcan Kamal’ın ise konuşurken sesinin titrediği görüldü.

“www.bizkackisiyiz.com” ile gazetelerde kendisine yönelik eleştirilere de “çü mücadelesine devam edeceği”ni söyleyerek yanıt veren Özkan, yeni bir gazete çıkartarak yoluna devam edeceğini belirtti.

Özkan, satış haberini “www.bizkaçlirayız.com” başlığıyla veren Radikal Gazetesi Yönetmeni İsmet Berkan’a yönelik ağır ifadeler kullandı.

“İsmet Berkan, fiyatın kaç . Öyle plazalarda oturup, orada patron yalakalığıyla, topladığın paralarla göbek büyütüp, genel yayın yönetmenliğini yapmak kolay. Biz kaç lirayız değil, bizim namusumuz satılık değil. Sen hiçbir şey satın alamazsın alçak. Kaç paraysa maaşın söyle bana ben sana göndereyim. Çok param var bugün. Sattım Kanaltürk’ü çok param var artık.

VİDEO İÇİN TIKLAYIN

KOZA’YA TEŞEKKÜR

Kanaltürk’ü satın almasından dolayı Koza Davetiye’ye de teşekkür eden Özkan, “Bize ettiler aldılar. 25 milyon dolara sattık. 20 milyon ın üzerinde borucumuz var. bunun 10 milyon ından fazlası vergi SSK borçları” dedi.

Özkan, kanalı Koza Davetiye’ye sattığı şeklindeki eleştirilere de “Sosyal Demokrat arkadaşlar geldi de onlara vermedik mi?” şılığını verdi.

Özkan Kanaltürk’ün satış fiyatını da 25 milyon açıkladı. Koza Grubu’nun 20 milyon civarında da borç üstlendiğini söyledi.

’deki bu iletiyi sakın tıklamayın
Suç işlemiş duruma düşebilirsiniz…

.05. 19:
Son günlerde ’lerde bilgisayarlarına, virüs bulaşmış kişi listesinde bulunan kullanıcılardan, bazı programlarının reklamının yapıldığı linkler gelmeye başladı.

Barkom Bilgi Sistemleri Danışmanlık Genel Müdürü Kemal Özer, yaptığı açıklamada, ‘’solucan” olarak da bilinen, arkadaşlık siteleriyle kendisini gösteren virüslerinin, kullanımı son yıllarda hızla yaygınlaşan üzerinden de etkili olduğunu belirtti.

Bu virüslerin, ulaştıkları ın işleyiş sistemini bozabildiğini ya da sistemi tamamen çökertebildiğini vurgulayan Özer, ”Bu virüsler, listenizde ekli bir kişi gibi davranarak size link gönderiyor. İçinde ne olduğunu görmek için link açılmak istendiğinde virüs, sizin de ınıza geçmiş oluyor” dedi.

’nin açıklarından yararlanılarak bilinçli olarak geliştirilen bu minik virüslerin, bir grubundaki tek bir kullanıcıya erişmesi durumunda, aynı gruptaki herkese olarak link göndererek erişmeye çalıştığını dile getiren Özer, bu virüslerin, programlarının reklamını yapmak isteyenlerce de bilinçli olarak kullanıldığını belirtti.

Zararlı bir yazılım olan virüslerin, ticari bir firmanın ya da programlarının reklamının yapılması için kullanılmasının masum bir davranış olmadığını dile getiren Özer, şunları kaydetti:

”Bu istek dışı reklam amaçlı virüs, bilgisayarlara zarar verebileceği gibi gayri ahlaki sitelere kişileri yönlendirmektedir. Özellikle çocukların yoğun kullandığı haberleşmesinde bu çirkin yöntemin kullanılması iyi bir reklam çalışması değildir. Yaklaşık bir aydır kullanıcıları, ‘A ı şu saatte şu konuklarla yayınlanacak’, ‘B dizisinin son ü şu saatte yayınlanacak, kaçırmayın’ veya ‘A ürünü stoklarımızda’ şeklinde mesajlar gelmeye başladı. Programlarına izleyici toplamak isteyen kişilere bu virüs solucanların pazarlandığı açıkça görülmektedir. Bu tür virüslerle izleyicilere ulaşılmaya çalışılması, etik olmadığı gibi suçtur.”

Özer, yetkili makamlardaki bilişim uzmanlarının bu tür çalışmaların kaynağına erişmelerinin mümkün olacağını belirterek, bu tür istenmeyen spamlarının engellenmemesi durumunda ’nin de bir çöplüğe dönüşebileceğini kullanıcıların hesaplarını kapatmak zorunda kalacağını bildirdi. Özer, bu nedenle ’nin sahibi ’un bu açığı acilen kapatması gerektiğini kaydetti.

-SUÇ İŞLEMİŞ DURUMA DÜŞEBİLİRSİNİZ-

’den gönderilen bu tür mesajların hiç akla getirilmeyen olumsuz sonuçlar da doğurabileceği sında bulunan Özer, ”Bazen bir arkadaşınızdan gelen ‘lütfen üzerine tıkla’ gibi masum ifadeler yazılı linkleri tıkladığınızda, ınızda bir porno sayfası açılabiliyor. Bir porno sitesini ziyaret etmiş göründüğünüz için de her hangi bir yasal takipte IP numaranızdan tespit edilebilir hiç ilginiz yokken suç işlemiş duruma düşebilirsiniz. Bu nedenle yüzde yüz emin olmadığınız bir mesajı linkini tıklamayın ya da mesaj kutunuza g