nedir

905 bin kişinin girdiği ’de 263 öğrenci bütün soruları doğru yanıtladı. İlköğretim başarı puanının katılmasıyla 97 birinci çıktı. Ham puan barajını aşamayan 31 bin 221 öğrencinin puanı hesaplanmadı

BİR İLÇENİN TAMAMI KOPYA ÇEKMİŞ

ÖZEL OKULLARDA İLK TERCİH ROBERT Lİİ

ONLARIN BİRİNCİLİKLERİ ÇOK FARKLI

ANKARA - Milli Eğitim Bakan Hüseyin Çelik, Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı’nda () 263 öğrencinin sınavda yöneltilen 100 sorunun tamamını doğru yanıtladığını, ancak ilköğretim başarı puanı katılarak yapılan hesaplamaya göre 97 öğrencinin 500 tam puan aldığını söyledi.

100′lük sistemin etkisi

’nin bu yıl son kez gerçekleştirildiğini belirten Çelik, 8 Haziran tarihindeki sınava 905 bin 930 adayın katıldığını yapılan değerlendirme sonucunda 263 adayın 100 sorunun tamamını doğru yanıtladığının belirlendiğini bildirdi. Bu sonucun, İlköğretim Başarı Puanı katıldığında değiştiğini belirten Çelik, “Bildiğiniz gibi 5’lik not sisteminden 100’lük sisteme geçtik. Böylece milimetrik bir hesaplama yapma şansı ortaya çıktı çünkü 5’lik sistemde bazı haksızlıklara yol açılabiliyordu. 100’lük not sistemi üzerinden yapılan hesaplamaya göre ilköğretim başarı puanlarını ilave ettiğimiz zaman çapında 500 tam puan alan öğrenci sayısı 97 olmuştur” dedi.

En çok birinci İstanbul’dan

’de 97 öğrenci birinci olurken, 41 il birinci çıkardı. Buna göre, en çok birinci 18 öğrenciyle İstanbul’dan çıktı. İstanbul’u 10 öğrenciyle Ankara, 6 öğrenciyle İzmir izledi. 500 tam puan alarak birinci olan adayların illere göre dağılımı ise şöyle: Adana-4, Adıyaman-1, Afyonkarahisar-1, Ankara-10, Aydın-1, Bilecik-1, Bingöl-1, Bursa-3, Çanakkale-2, Çorum-1, Diyarbakır-1, Düzce-2, Edirne-1, Eskişehir-1, Gaziantep-3, Hatay-1, Isparta-1, İstanbul-18, İzmir-6, Kahramanmaraş-1, Kars-1, -1, Kayseri-1, Kırıkkale-1, Kırklareli-1, Kırşehir-2, Kocaeli-7, Konya-4, Kütahya-1, Malatya-2, Mersin-2, Muğla-3, Muş-1, Osmaniye-1, Sakarya-1, Samsun-2, -1, Tekirdağ-2, -1, -1, Zonguldak-1. Birinci olan 97 öğrencinden 52’sinin özel ilköğretim okullarından mezun oldukları belirlendi.

En lı iller

TM puan türünde başarı sıralamasına göre birincisi olan il geçen yıl da il birinci olan Burdur oldu. Bu puan türünde başarı sıralamasını göre ikinci il Eskişehir, üçüncü il Edirne, dördüncü il Nevşehir, beşinci il Isparta, altıncı il Kırşehir, yedinci il Çanakkale, sekizinci Ankara, dokuzuncu il Yalova onuncu il de Kırklareli oldu. MF puanına göre illerin başarı sıralamasında ise Burdur yine birinci il oldu. Burdur’u sırasıyla Eskişehir, Edirne, Isparta, Kırşehir, Nevşehir, Çanakkale, Ankara, Kırklareli Yalova izledi. Öte yandan, birinci çıkaran İstanbul MF TM puan türlerindeki il başarı sıralamasına göre 52. sırada, İzmir de her iki puan türünde 24. sırada yer aldı.

11 öğrenci doğru yanıt veremedi

Çelik’in verdiği bilgilere göre, sınava giren 905 bin 930 öğrenciden 31 bin 221’inin ham puan barajını aşamadıkları için puanları hesaplanamadı. çe- (TM) puan türüne göre 59 bin 822 aday, 160 puan barajını geçemezken 814 bin 887 aday tercih yapmaya hak kazandı. -Fen (MF) puan türüne göre ise 33 bin 287 aday, 160 puan barajını geçemedi. Bu puan türünde 841 bin 422 aday tercih yapmaya hak kazandı. Sınav sonuçlarına göre 212 adayın bazı testleri kopya taraması sonucu iptal edildi. Sınava giren 11 aday ise soruların hiçbirine doğru cevap veremedi.

Sıfır çeken demekler yanlış

Sınavda 31 bin 221 öğrencinin puanlarının 0.5’in altında kaldığı için hesaplanmaya değer bulunmadığını ifade eden Çelik, “Bunun, sizin dilinizdeki adı ’sıfır çeken öğrenciler’. Ben geçen yıllarda da buna açıklık getirmeye çalıştım. Bunların dağılımına baktığımızda 3 bin 348 öğrenci 26 doğru yapmıştır ancak yanlışlar doğruları götürdüğü zaman gerçek puanı 0.5’in altında kalmıştır” dedi.”Yanlışlar doğruları götürdüğü için bu öğrencilerin puanlarının hesaplanmaya değer bulunmadığını” kaydeden Çelik, “(Bu öğrenciler sıfır çekti) değerlendirmesi doğru bir değerlendirme olmayacaktır” diye konuştu.

En sız iller

MF TM puan türlerine sınavda en sız il Hakkari oldu. MF puan türüne göre Hakkari’yi Şırnak, Ardahan, Ağrı, , Kars, Iğdır, Bingöl, Mardin Bitlis etti. TM puan türünde de en sız olan Hakkari’yi Şırnak, Ağrı, Ardahan, , Kars, Iğdır, Bingöl, Mardin Muş izledi.

‘Sorulması gerektiği gibi sorduk’

Çelik, sınavdan sonra ’soruların kolay olduğu, çok birinci çıkacağı’ yönünde yorumlar yapıldığını belirterek, şöyle konuştu: “Biz istesek 1 tane birinci çıkarabilirdik. Üniversite sınavlarında sorulur gibi soru sorardık ama doğru olan bu değil. Öğrenciyi kendi kitabına, okuluna, müfredatına yönlendirmek bizim görevimizdir. İlköğretim öğrencisine, ilköğretim öğrencisine sorulması gerektiği gibi soru sormak esastır. nın sathına yayılmış olması, 41 vilayete yayılmış olması da özellikle eğitimimizin yapısı açısından sağlıklı bir durumdur. Şüphesiz ki daha lı iller var, daha sız olan iller var. İllerimizin sosyo-ekonomik sosyo-kültürel gelişimleri de maalesef buraya aynı şekilde yansıyor. Bu da beklenen bir şeydir, yıllardan beri de bu böyledir.”

Tercih süreci başladı

Bakan Çelik, sonuçların açıklanmasından sonraki süreci de açıkladı. Tercih sonuçları 25 Temmuz ’de, kesin kayıtlardan sonra boş kalan okul kontenjanları ise 5 Ağustos tarihinde açıklanacak. ’ye ikinci yerleştirme için başvuruları da 6-10 Ağustos tarihleri arasında yapılabilecek. İkinci yerleştirme sonuçları 5 Ağustos ’de, açıklanırken 23 Ağustos’ta ise ikinci yerleştirme sonucuna göre boş kalan kontenjanlar açıklanacak.Tercihte yükselme işlemi talepleri 24-25 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. Sonuçlar ise 1 Eylül ’de açıklanacak.

‘Yüzdelik dilimlere dikkat edin’

Sınava ilişkin tüm detayların bakanlığın internet sitesinden öğrenilebileceğini kaydeden Çelik, tercih yapılırken adayların özellikle yüzdelik dilimlere dikkat etmelerini önerdi. Çelik, “Çocuklarımızın yüzdelik dilimlere dikkat etmeleri çok önemlidir. Aldıkları puanlardan ziyade, ’geçen yıl şu kadar puanla giriliyordu, bu sene şu kadar puanla giriliyor’ şeklindeki mukayeseden ziyade yüzdelik dilimi çok önemlidir, mukayesenin buna göre yapılması gerekiyor” dedi.

Birincilerin isimleri

Birinci olan öğrencilerin isimleri şöyle:Adıyaman Mustafa Baba İlköğretim Okulu Özgür Karabayır, İstanbul Özel Çamlıca Coşkun İlköğretim Okulu Enes Suyabatmaz, Bilecik 700. Yıl İlköğretim Okulu Bora Usanmaz, Konya Özel Konya Model İlköğretim Okulu Sema Nur Mutlu, Edirne Özel Edirne İlköğretim Okulu Sarp Kürüm, Gaziantep Özel Emine Nakıboğlu İlköğretim Okulu Yusuf İlker Yaman, Ankara Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu Baran Tabur, İstanbul Kocaragıp Paşa İlköğretim Okulu Engin Kara, Muğla Adile İhsan Mermerci İlköğretim Okulu Erman Azdemir, İstanbul Özel Acarkent Doğa İlköğretim Okulu Berk Özbakır, Kırşehir 23 Nisan İlköğretim Okulu İsmail Yazıcı, Samsun Özel Ezgililer İlköğretim Okulu Kerim Bahadır Şeker, Kırklareli Özel Büyük Şimşek İlköğretim Okulu Semih Berk Öncel, Ankara Salih Alptekin İlköğretim Okulu Gizem Taş, Düzce Özel Düzce Kültür İlköğretim Okulu Melike Dertli, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Furkan Özcan, İstanbul Halil Atamavcı İlköğretim Okulu Ali Barış Kaba, Mersin Anamur İlköğretim Okulu Hasan Berkay Çelik, İstanbul Rasathane İlköğretim Okulu Can Ayvaz, Konya İhsan Özkaşıkcı İlköğretim Okulu Fatma Didem Kesler, Malatya Özel Turgut Özal İlköğretim Okulu Nezaket Ezgi Güven, Çanakkale 75. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulu Erdem Zuhal, İstanbul Özel Yeşilköy 2001 İlköğretim Okulu Mehmet , Muş Yavuz Selim İlköğretim Okulu Esmanur Fil, İstanbul 700. Yıl Osmangazi İlköğretim Okulu Ebru Özdemir, Özel Sultan Murat İlköğretim Okulu Çağatay Akkoyun, Kırıkkale Namık Kemal İlköğretim Okulu Çağrı Demirel, Ankara TED Ankara Koleji Vakfı Özel İlköğretim Okulu Erknaz Ecehan Erk, Samsun Özel Delta İlköğretim Okulu Burak Ceyhun Karaca, Ali Fuat Darende İlköğretim Okulu Elifnur Erdem, İstanbul Özel Oğuzkaan İlköğretim Okulu Andaç Demir, İstanbul Esentepe İlköğretim Okulu Sinem Gündoğdu, Kırşehir Merkez İlköğretim Okulu Mukaddes Damla, Adana Özel Adana İlköğretim Okulu Bekir Batuhan Çelebi, Kayseri Özel Yılmaz Akansu İlköğretim Okulu Gökçe Canhilal, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Asel Öztürk, Gaziantep Özel Mutafoğlu İlköğretim Okulu Muhammed Yusuf Durmuş, Eskişehir MAT-FKB Özel Gelişim İlköğretim Okulu Gözde Berkil, İstanbul Milli Eğitim Vakfı Özel Basınköy İlköğretim Okulu Zeynep Rana Demir, Ankara Hamdullah Suphi İlköğretim Okulu Gülce Küreli, Kocaeli Değirmendere Uğur Mumcu İlköğretim Okulu Kutay Onaylı, İstanbul Özel Bahçelievler İhlas İlköğretim Okulu Mustafa Düremez, Afyonkarahisar Özel Zafer İlköğretim Okulu Metehan Çekiç, Ankara Özel Beypazarı İlköğretim Okulu Emine Büşra Çevik, Kars Özel Çelik Başarı İlköğretim Okulu Mert Can Aslanoğlu, Sakarya Özel Ufuk Işık İlköğretim Okulu Şule İdacı, Muğla Emirbeyazıt İlköğretim Okulu Mehlika Beste Yücedağ, Aydın Özel Muzaffer Ancın İlköğretim Okulu Erhan Çağırıcı, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Setenay Gel, Zonguldak İstiklal İlköğretim Okulu Betül Seda Güzelhan, Tekirdağ Özel Gürsoylar İlköğretim Okulu İbrahim Engin Hakvar, Kocaeli İlköğretim Okulu Yasemin Gümüş, İzmir Namık Kemal İlköğretim Okulu Fatma Nur Murat, Ankara Özel Yüksel Sarıkaya İlköğretim Okulu Ezgi Gökçe, İzmir Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu Halit Anıl Eray, İstanbul Özel Bilgi İlköğretim Okulu İpek Dursun, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Ali Emre Coşkun, Özel Serhat İlköğretim Okulu Özge Büşra Arar, İstanbul Özel Başakşehir Burç İlköğretim Okulu Leyla Elmas, Düzce Özel Yunusbey İlköğretim Okulu Osman Aydın, Bursa Karaoğlan İlköğretim Okulu Pınar Aydın, Kütahya Özel Başaran İlköğretim Okulu Burhan Işık, Seyhan Özel Çukurova Birfen İlköğretim Okulu Irmak Kepenek, Bingöl Kazım Karabekir İlköğretim Okulu Hacer Dinler, Muğla Kenan Evren İlköğretim Okulu Onur Melih Gedik, Bursa Özel Emine Örnek İlköğretim Okulu Ayca Ceren Coşgunoğlu, Isparta İMKB İlköğretim Okulu Bayram Kurt, Çorum Fatih İlköğretim Okulu Enes Furkan Kurt, Adana Özel Bilimkent İlköğretim Okulu Ahmet Gülek, Diyarbakır Mustafa Kemal İlköğretim Okulu Hüseyin Çubuk, Ankara Hürriyet İlköğretim Okulu Zarife Nurbanu Mendi, Malatya TED Malatya Koleji Özel İlköğretim Okulu Hamit Doruk Aktan, Hatay Fatih Aliye Müderris İlköğretim Okulu Ozan Pastacıgil, Tekirdağ Talat Paşa İlköğretim Okulu Çağatay Geçko, İstanbul Özel Irmak İlköğretim Okulu Alpertunga Ertin, Ankara Hüseyin Hüsnü Tekışık İlköğretim Okulu Tunahan Aytaş, Konya Özel Meram Abdullah Aymaz İlköğretim Okulu Hayrunnisa Pektaş, İzmir Yalı İlköğretim Okulu Güliz Kıçlı, Kahramanmaraş Özel Rabia Arıkan İlköğretim Okulu Mustafa Kesim, Adana İsmet İnönü İlköğretim Okulu Oğuzhan Özer, İstanbul Gazi İlköğretim Okulu Mehmet Asım Gümüş, Bursa Özel Emine Örnek İlköğretim Okulu Çelik, Kocaeli Özel Yuvacık Atayurt İlköğretim Okulu Özlem Zürap, İzmir şıyaka İlköğretim Okulu Aysu Eryaşar, Osmaniye Özel Yeni Serhat İlköğretim Okulu Mervenur Baraklı, İstanbul Özel İstanbul Çevre İlköğretim Okulu Nevbahar Ece Bulaner, Konya H. Ahmet Yesevi İlköğretim Okulu Fatih İkbal Karaefe, Mersin Çankaya İlköğretim Okulu Ezgi Uğuz, İzmir Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu Cihat Ögütçü, İzmir Özel Bergama Bakırçay İlköğretim Okulu Emre Kara, Gaziantep Özel Seçkin İlköğretim Okulu Mizgin ın, Ankara Bedriye Halil Naciye Mıhcıoğlu İlköğretim Okulu Giray Efe, İstanbul Özel Avcılar Fatih İlköğretim Okulu Efe Yasin Akman, Ankara Ulubatlı Hasan İlköğretim Okulu Zehra Uçar, Çanakkale Terzialan İlköğretim Okulu Murat Sağın, İstanbul Özel Merter Fatih İlköğretim Okulu Recep Çelebi, Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu Cihat Erbay. (aa)

Bir asır öncesine kadar annenin bebeğin yaşamını tehdit eden diabet, günümüzde beslenme uzmanının hazırladığı kişiye özel beslenme planıyla kontrol altına alınabiliyor.
Hamilelikte diyabet, yani şeker hastalığı hem anne hem de için tehlikeli bir hastalıktır. Bebeğin düşmesinden, annede körlük (diabetik retinopati) böbrek yetmezliği (diabetik nefropati) riskini yüzde 50 artıran diyabet, hamilelikte dikkatle edilmesi gereken bir hastalıktır.Bundan bir asır öncesine kadar anne ölümlerine yol açan diyabet, günümüzde düzenli kontroller iyi bir beslenme planıyla kontrol altına alınabilir.

Hamilelikte diyabet oluşur?Daha fazla…
Anne karnında büyümekte olan (fetus), besinlerini plasenta kanalıyla anneden alır. Dolayısıyla annenin kanında yükselen şeker miktarı, plasenta aracılığıyla bebeğe yansır. , annesinden aldığı fazla şekere, insülini artırarak cevap verir. İnsülin ise bebeğin hızla büyüyüp, iri olmasına olur. Doğum ağırlığı 4 kilonun üzerindeki iri , ciddi riskleri taşır.

Hamilelikte diabet ikiye ayrılır.
· Gebelikte ortaya çıkan diyabet (gestasyonel diyabet)
· Gebelikten önce diyabetik olan kişilerin hamileliği

Gebelik sırasında çıkan diyabet
Gebelik sırasında ortaya çıkan diyabete, gestasyonel diyabet adı verilir. Hamilelerin aşırı yemesi ani alması sonunda, pankreasta salınan insülin hormonunun yetersiz kalmasıyla ortaya çı. Çoğunlukla bebeğin doğumuyla birlikte kaybolan gestasyonel diyabet, gebeliğin 24. 28. haftaları arasında yapılan şeker tarama veya şeker yükleme testleri ile anlaşılır.

Gestasyonel diyabetin nelerdir?
· Sık sık idrara çıkmak,
· Ağız kuruluğu,
· Sinirlilik ,
· Enerji boşalımı,
· Halsizlik, bitkinlik, yorgunluk,
· Doymama hissi.

Bu belirtilere sahipseniz, hemen doktorunuzu p, kan şekerinize baktırmalısınız. Kan şekerinizde yükselmeyle birlikte, bebeğinizde de ani artışı varsa, siz gestasyonel diyabet hastasısınız demektir. Doğum yapana kadar, mutlaka uzman bir ekiple birlikte hareket etmelisiniz. Endokrinolog, doğum uzmanının yanı sıra, diyabet konusunda uzman bir diyetisyenle, sağlıklı bir doğuma dikkatle hazırlanmalısınız.

Pek çok anne adayını tedirgin eden gestasyonel diyabet, aslında iyi bir beslenme planıyla kontrol altına alınabilir.

Kimler risk grubunda?
Daha önceki hamileliklerinde gestasyonel diyabet geçirenler,
Önceki gebeliklerinde iri veya anomalili doğuranlar,
Birden çok düşük yapanlar,
Aşırı kilolu olanlar,
Yakın akrabalarında diyabet olanlar,
Hamilelik boyunca aşırı alanlar risk grubunda yer alır.
Diyabetlinin hamileliği
Eğer diyabetli iseniz anne olmaya verdiyseniz, gebelikten en az 6 ay öncesinden hazırlanmanız gerekir. Çünkü kan şekerinizin yüksekliği, hamile kaldığınız andan itibaren karnınızdaki bebeğinizin sağlığını etkiler. Özellikle bebeğinizin organlarının gelişiminin gerçekleştiği ilk 3 ayda, kontrollerinizi yaptırmalısınız!

Bu aylarda, diyabetli annenin kan şekeri, hızla fetusa geçtiği için, ilk üç ayda annenin kan şekeri yüzde 10-20 oranında düşme eğilimi gösterir. Bu dönemlerde, annenin gece hipoglisemisine şı dikkatli olması gerekir. Hipoglisemi kendisini; ani soğuk terlemeleri, yenilse bile geçmeyen baş ağrısı, titreme, sinirlilik , halsizlik, ani bitkinlik , bazen de baygınlık olarak gösterir.

. haftadan sonra hamilelik, karbonhidrat metabolizmasına yük olur. Çünkü, plasentadan insülin etkisini zorlaştıran hormonlar, . haftadan sonra salınmaya başlar. Zaten güçsüz olan pankreas dengeyi sağlayamaz hamilelerin insülin ihtiyaçları artar. Diyabetik anneye, hamilelik öncesine göre daha çok insülin uygulandığı için iri olma olasılığı diyabetik almayan anneye göre 5-9 kat artar.

Bu tür durumlarla şılaşmamak için, diyabetik hamileler kan şekerini, düzenli olarak kontrol ettirmeli.

Kan şekeri kontrol edilmezse ne olur?
· Diyabetli bir gebede kan şekeri kontrol altına alınmazsa, ilk hafta içinde bebeğini düşürebilir. Bu durum, bebeği kaybetmenin yanı sıra, annenin nı da riske atar.
· İnsülin salgısına bağlı olarak, yeterince beslenmediği için düşük tartılı veya anne karnındaki aşırı insülin salgısı nedeniyle, iri olarak doğabilir. İster düşük tartılı, isterse iri olsun, edilmeyen diyabetik annelerin bebekleri, doğumdan sonra hipoglisemi adı verilen kan şekeri düşüklüğü bekler.
· Ayrıca iri bebekleri bekleyen başka sorunlar da var. Örneğin, doğum sırasında gerçekleşebilecek omuz çıkıkları, sinir yaralanmaları, solunum sistemi sorunları, sarılık bunlardan sadece bir kısmı…
· En önemli risklerden birisi de, bebekteki anomalilerdir. Kontrol altına alınmayan diyabetik annelerin bebeklerinde, diğer bebeklere göre çok daha fazla anomalilere rastlanır. Başta , böbrek sinir sistemi olmak üzere, bebeğin bütün organlarında anomali görülebilir.

Diyabetik hamileler beslenmeli?

Diyabetik hamilelerin beslenme planı, mutlaka beslenme uzmanı tarafından hazırlanmalıdır.

Annenin alacağı her fazladan , hem kendisini hem de bebeğini etkileyeceği için, özellikle diyabetik hamilenin doğum süresince alacağı , 9- kilogramı aşmamalıdır.

Aslında diyabetik annenin beslenme planı, kullanılan insülin dozuna göre değişim gösterir. Bu nedenle diyabetik anneye önerilecek olan listesi, kişiye özel olarak hazırlanır. Her ay bebeğin gelişimine, annenin kilosuna, kullanılan insülin düzeyine göre yiyecek değişim listeleri beslenme planı değiştirilir. Buna rağmen, yine de genelleştirilebilecek bazı beslenme kuralları vardır.

Bunlardan en önemlisi, öğün sayılarının artırılmasıdır. Örneğin normal bir hamilede önerilen 3 ana öğün 3 ara öğün, diyabetli hamilelerin özellikle ilk haftasında, 3 ana öğün, 5 ara öğün olarak yeniden düzenlenir. Öğün sayılarının artırılması, diyabetik hamileleri gece hipoglisemiden de korur.

Diyabetik hamilelerin karbonhidrat alımı çok kısıtlanmaz. Ancak karbonhidrat arasında da, kepekli ekmek, kepekli pirinç, kuru baklagiller gibi, kompleks karbonhidratlar tercih edilir.

Diyabetik hamilelere örnek listesi:

Kahvaltı : Yağsız süt, peynir, ekmek, söğüş mevsim sebzeleri
Ara öğün : Meyve, ayran, ölçülü kuruyemiş
Öğlen : Sebze yemeği, et grubu veya kurubaklagil, ekmek grubu, salata
İkindi : Peynir ekmek, meyve, ayran
İkindi öğünü, 2 ayrı öğüne bölünmeli.
Akşam : Sebze yemeği, kuru baklagil veya et, ekmek, salata
Gece : Meyve, peynir ekmek, ayran
Gece öğünü, 2 ayrı öğüne bölünmeli. (Gece hipoglisemisine dikkat! Hipoglisemiyi önlemek için yatmadan önce gece öğünü atlamayın!)

Porsiyon ölçüleri, hamilenin yaşı, kilosu, bebeğin ağırlığı haftasına göre değişir.

Aydan Atasoy
Beslenme Uzmanı
mylifediyet.com

Uyku gereksinimi yaş büyüdükçe azalmaktadır. Yeni doğan bir bebeğin uyku gereksinimi yaklaşık 16,5 saatken 3 aylık olduğunda 15 saat, 9 aylık olduğunda 14 saat, 18 aylık olduğunda 13,5 saat , 3 yaşına geldiğinde saate inmektedir. Ayrıca bebeklerin 3 yaşına gelene kadar gece uyku ihtiyaçları olduğu gibi gündüz uykusuna gereksinimleri de vardır. Yine yaş büyüdükçe gece uykusu artarken gündüz uykuları azalmaktadır. 9 ayın altındaki bebeklerin uyku ritmlerinin beyin dalgalarının ölçülmesi yöntemiyle incelendiğinde uykularının çok derin olmadığı 50-60 dakikada bir uykularının hafiflediği kısa süreli uyanabildikleri saptanmıştır. Yukarıdaki grafikten bebeğinizin yaşına göre ortalama uyku ihtiyacını hesaplayabilirsiniz. Örneğin sağlıklı normal bir , 1 haftalıkken toplam olarak 16,5 saat uyur. Toplam uyku gereksiniminin 8,5 saati gece uykusu iken geri kalan 8 saati de günde 4 kez olmak üzere gündüz uykusudur.

Detaylı Bilgi:

Bebeğinizin uyku düzeni

Yeni sahibi olanların en çok huzursuzluk duydukları konulardan biri hem bebeklerinin hem de kendilerinin uyku düzenidir. Özellikle gece uykusunun azalması bölünmesi anne babayı kısa sürede tüketir.

Bebeğiniz doğduğunda günde yaklaşık 16 saat civarında uyur ancak bu süre zamanla azalır kısa periyodlar halinde bölünür. İlk haftalarda gaz mide asidinin ağzına gelmesi nedeniyle huzursuz olup uyumayabilir. Hastalıklar, gereksiz fazla besleme fazla panik huzursuzluk da bebeğin uykusunu bozar. İlk aylarda bebeğinizin uykusu daha hafif olacağı için daha sık uyanır daha sonra tekrar uykuya dalmakta güçlük çeker.

Bebeğiniz iyi uyku alışkanlıklarını 6 hafta gibi erken bir dönemde geliştirebilir. Düzgün düzenli bir uyku alışkanlığı oluşturabilmek için ‘anahtar’ bebeği her gün aynı saatte henüz uyanıkken yatağa koymak, aynı saatte ı değiştirmek bir gece uykusu rutini geliştirmektir. Bebeğiniz için ideal uyku ortamı hafif loş ışık (hemen hemen karanlık), sessiz rahat edebileceği ısıda bir odadır gece uykusuna hazırlık yaparken her hareketinizin huzurlu sakin olmasına önem vermelisiniz. Sakin hareket ederken gece uykusu rutinini çok uzun sürdürmemeli 5-10 dakika gibi bir sürede tamamlamalısınız. Gece gündüzü ayırt etmesini sağlayıp gündüz çok uzun saatler uyumasını önleyerek, sakin huzurlu gece beslemesi ılık bir banyo yaptırarak rahatlatabilirsiniz. Sakin huzurlu bir ortam yaratıp gece uykularının huzur verici olduğunu korkmaması gerektiğini hissettirebilirsiniz sonunda uzun uykularını geceye kaydırabilirsiniz. Bebeğinizin uykuya dalarken sallanmak, sizi uyurken yanında istemesi, beslenme istemesi gibi negatif alışkanlıklarını pozitif olanlarla (kendi kendine uyumasını, uyandığında kendini huzurlu hissetmesini sağlamak gibi) değiştirmeniz gereklidir.

Bebeğiniz uykuya kendi kendine dalarsa gece sizi çağırdığında onunla ilgilenmeniz ı değiştirmenizin sakıncası yoktur. Gece uyandığı zaman bebeği çığlık çığlığa ağlatmayın ama daha ilk sesini duyuşunuzda da atlamayın, yanına gittiğinizde öncelikle bebeğinizin gerçekten huzursuz olup olmadığını anlamaya çalışın bir huzursuzluğu olmadığından emin olunca onu kucağınıza almadan ya da sırtına pat pat vurmadan, sakin yumuşak tonuyla onunla konuşarak rahatlamasını sağlayıp yeniden kendi kendine uykuya dalmasını sağlayın.

Bazı doktorlar bebeği yatağına uyumadan önce koymak kendi kendine uyumasını sağlamak gerektiğini savunurken bir kısmı ise bebeğin anne veya babanın kucağında veya hafifçe sallanırken kendini huzurlu hissederken uyutulmasını, bir diğer grupta ailece aynı yatağın bile paylaşılmasının sakıncası olmadığını savunur. Hangi yöntemi benimserseniz benimseyin uyku zamanı için sıcak, huzurlu konforlu bir süreç olmalıdır.
Unutulmaması gereken bir konu da henüz tam olarak uyanıkken onu yatağına koyup uyuması için zorlamaktır ki bu onun uyanık kalacağı sürenin daha da artmasına olacaktır.

Başa Dön ([Linkleri görebilmek için olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net//register. link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)

Bebeğinizin uyku düzenini anlamak
çok uyur ancak genellikle sizin istediğiniz zaman değil. Pek çok yeni doğan günde 16-18 saat uyur büyüdükçe uykusu düzene girer. Onun uyku paternini anlayarak belli bir düzen oluşturabilirsiniz. Bebeklerin uykusu özellikle ilk aylarda yetişkinlerden farklı olarak çok kısadır sık sık uyanırlar. Yetişkinler genelde 6 saat derin uyku, 2 saat hafif uyku gece boyunca bir kez uykunun kesilmesi şeklinde bir düzene sahiptir. Hafif uykuda iken anlık olarak uyanabiliriz ancak bebeklerden farklı olarak bizler yeniden uykuya dalınabileceğini biliriz. yetişkinlerden iki kat daha fazla hafif uyku siklusuna sahiptir, yani derin uykudan daha çok hafif uyku uyurlar tüm uyku süreleri de daha kısadır. derin uykudan hafif uykuya geçtiklerinde uyanırlar.

ilk aylarda 9-10 saati gece olmak üzere günde 14-16 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. 6 aylık olduklarında ise uyku sürelerini kesintisiz 6-8 saate uzatabilirler. 4-6 ay civarında yapılan uyku EEG’sinde erişkin paterni gösterdikleri görülür. Uyku siklusları erişkinlerde 90 dakika iken bebeklerde kısa 50-60 dakika civarındadır. İlk aylarda yeniden uykuya dalabilmek için yardıma ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler bebeği alır hafifçe sallar, rahatlatır, yeniden uykuya dalmasını sağlar yatağına yatırır uyanır. ? Çünkü siz onu yatağına yatırdığınızda hala hafif uyku siklusundadır. Bu durumda uyuduktan sonra bir süre bekleyip onun derin uykuya geçtiğinden emin olduktan sonra yatağa yatırılmalıdır. Bunu anlarız? Bebeğin kol bacakları iyice gevşemiş kendini bırakmışsa-bebeğin kol veya bacağını hafifçe kaldırıp bıraktığımızda kontrolsüz bir şekilde düşüyorsa- derin uykuya geçmiştir.

Başa Dön ([Linkleri görebilmek için olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net//register. link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)

Yeni doğan ne kadar uyur?
Yeni doğan , 2-3 saatlik bölümler halinde , toplam olarak 16-18 saat uyur . Daha sonra beslenmek veya çevreyle ilgilenmek için uyanırlar. Gece gündüz ritmi henüz yoktur. Yani ilk haftalarda uyanmadan bir gece geçirmeyi beklememek gerekir. Gece bebeğinizi ya beslemek ya da ı değiştirmek için kalkmanız gerekecektir. büyüdükçe uykusu düzene girmeye başlar. Bazı 6 haftalıkken bütün gece uyanmadan uyumaya başlarken diğer bir kısmı ise bu düzene ancak 5-6. aylarda ulaşırlar. Bazı daha fazla uykuya ihtiyaç duyarken bazıları az uykuyla yetinirler.

Gece uykuları
İlk 6 ayda bebeğiniz geceleri pek çok kez uyanacaktır. Bir yaşında ise gecede en az 1 kez uyanacaktır. Bebeğinizin gece uyanmaları her zaman sizinde kalkmanız anl….. gelmez, hatta eğer bebeğin karnının tok, ın temiz olduğundan üşümediğinden eminseniz kalkmamalısınız. Gece uyanmaları bebeğiniz gece beslenmeleri azaldıkça uzun uykuya geçtikçe azalacaktır.

- Geceleri bebeğinizi beslemeniz ya da ı değiştirmeniz gerekirse sert hareketler gürültü yaparak bebeği çok fazla uyarmayın. Uykusunu ne kadar az dağıtırsanız tekrar o kadar kolay uykuya dalar.
- Bebeğinizin gündüz uykularını azaltın.
- Bebeğinizin hafif uykusunun geldiğini gördüğünüzde onu yatağa götürün. Bebeğinizin gevşeyip uykuya dalabileceğini öğrenmesi gereklidir. Eğer uykusu geldiğinde onu sallar veya kucağınızda uyutmaya alıştırırsanız, gece uyanınca da uyuyabilmek için aynı aktivitelere gereksinim duyar. Gece uyanınca yeniden uyuyabileceğini anlaması için pratik yapmaya ihtiyacı vardır. Bu da ancak gece uykusuna kendi kendine dalmasını öğretmekle başlar.
- Bebeğinizi yatağa ağzında emzik ile yatırmayın. Eğer emziği kendini sakinleştirmek için bir araç gibi görürse bu bir alışkanlık haline gelir. Emzik bebeklerin emme reflleksini tatmin etmek iç, uykuya dalması için değil. Eğer bebeğiniz uykuya ağzında emzik ile dalarsa uyuduktan sonra yavaşça emziği ağzından çıkartın yatağa emziksiz olarak koyun.
- 4-6. aylarda başlamak üzere bebeğiniz uyandığında onu kontrol etmek için yanına birkaç dakika gecikmeli gitmeye başlayabilirsiniz. Muhtemelen kendi kendine sakinleşip tekrar uykuya dalacaktır. Eğer ağlamaya devam ederse sessizce yanına gidip kontrol edin. Işığı yakmayın, kucağınıza almayın, sallamayın veya onunla oynamayın. Hala ağlamaya devam eder sesi biraz daha artarsa neyin onu rahatsız ettiğini anlamaya çalışın; karnı mı acıktı, altı mı ıslak, başka bir problem mi var? Sorun çözüldüğünde rahatlayıp yeniden uykuya dalacaktır.

Başa Dön ([Linkleri görebilmek için olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net//register. link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)

Bebeklerin uyku düzeni değişir?

0 - 3 ay arası
üç aylıkken gece 9 saat, gündüz üçe bölünmüş olarak 6 saat yani toplam 15 saat uyurlar. 6 aylıkken gecede kabaca 2’şer saatlik 2 kez hafif uyku kalan sürede derin gece uykusu uyur 9 aylık olduğunda ise hafif uykuların süresi 30 dakikaya iner toplam uyku süresi 14 saat olur. Bebeğiniz bir yaşına girdiğinde günlük uykusu yaklaşık 13-14 saat bunun 11 saati gece uykusu haline gelecektir.

- Bebeğinizin uykusunun geldiğini anlarsınız?
6-8 haftalık olana kadar bir kerede iki saatten fazla uyanık kalamazlar. Eğer uykusu geldiğinde onu yatağına yatırmakta gecikirseniz çok yorulacak uykuya dalmakta zorlanacaktır. Bu yüzden bebeğinizin uykulu olduğunu anlamalısınız. Gözlerini ovuşturma, kulağını çekme, gözlerinin altında karanlık halkalar oluşması gibi belirtiler bebeğinizin uykusunun geldiğini gösteren habercilerdir. Kısa bir süre sonra zaten altıncı hissinizle bebeğinizin uyku düzenini ne zaman uykusu geldiğini içgüdüsel olarak anlayabileceksiniz.

- Gece gündüzü ayırt
Bazı gece kuşudur. İlk günlerde pek birşey yapamazsınız ancak bebeğiniz iki haftalık olduğunda ona gece gündüzü ayırt etmeyi öğretebilirsiniz. Gündüz uyanık olduğunda onunla mümkün olduğu kadar çok oynayıp onu oyalayın, evi odasını aydınlık hale getirin günlük olağan sesleri (örneğin , TV veya radyonun sesi gibi) azaltmaya çalışmayın besledikten sonra uyumaya başlarsa uyandırın.
Geceleri ise onu beslemek için yanına gittiğinizde oyun yapmayın. Odanın ışıklarını sesleri azaltın onunla konuşmak için fazla zaman harcamayın.

Bebeğinize kendi kendine uyuma fırsatı verin
Bebeğiniz 6-8 haftalık olduğunda kendi kendine uyumaya başlayabilir. Uykusu geldiğinde ancak henüz tam uyumamışken yatağına yatırın.

Başa Dön ([Linkleri görebilmek için olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net//register. link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)

3-6 ay arası
3-4 aylık günde yaklaşık 15 saat uyur; 10 saat gece kalanı parçalar halinde gündüz uyurlar. Hala geceleri bir ya da iki kez bebeğinizi beslemek için uyanabilirsiniz ancak 6 aylıktan itibaren bebeğiniz bütün gece boyunca uyumaya başlayabilir.
için uygun uyku saati akşam 7 – 8:30 arasıdır. Daha geç saatte bebeğiniz çok yorulmuş olacak uykuya dalmakta zorlanacaktır. Bu yorgunluk fazlası size çok farklı gözükebilir, bebeğiniz duvarlara tırmanacak kadar uyanık canlı olabilir ama bu kesinlikle uyku vaktinin geçirilmiş olduğunun işaretleridir.

Sabahları bebeğinizi en az 10- saat uyuduğuna eminseniz aynı saatte uyandırın. Bu belli bir düzen oluşturmanıza yardımcı olacaktır.

6-9 ay arası
Bu aylarda günde 14 saat uyumak ister bir kerede 7 saat gibi uzun bir süreyle uyuma yeteneğini kazanmıştır. Eğer daha uzun uyuyorsa bu kendi kendine uyuyabilme yeteneğini kazandığı anl….. gelir. Gündüz biri sabah biri akşamüstü olmak üzere 1.5-2 saatlik kısa uykuları olabilir. Bebeğiniz günde üç kez kısa uykular uyuyorsa telaşlanmayın. Unutmayın gündüz gece uykuları için belli saatler uygulanması bebeğinizin uyku düzeninin oturtulmasına yardımcı olur.

Bu aylarda da bebeğinizin uyku düzenini oturtmak için öncelikle bir gece uykusu rutini oluşturmak gereklidir. Ilık bir banyo, sessizi sakin bir oyun, hikaye okumak, ninni mırıldanmak gibi. Ancak bütün bunları her gece aynı sırayla yapmaya özen gösteriniz. Bebeğiniz aynı sırayı etmekten hoşlanacaktır.

Bebeğinizin günlük aktiviteleri uykusu için belli bir düzen oturtmaya çalışın. Bu demek değilki dakikası dakikasına saatlere uyacaksınız ancak genel olarak günün hemen hemen hep aynı saatlerinde , oyun, uyku düzeni sağlayın. Bu saatleri benimsediğinde o saatteki aktiviteye daha kolay adapte olacaktır.

- Potansiyel tehlikeler
Bebeğinizin hiç uyku problemi yokken birden geceleri uyanmaya veya uykuya dalmada güçlük çekmeye başlayabilir. Bu gelişme aslında bebeğinizin zihinsel motor gelişiminin bir parçası olan ebeveynlerden ayrı kalmaya şı gelişen huzursuzluk nedeniyledir.
Bu aylardaki bebeğiniz yuvarlanmaya, kendini çekerek ayağa kalkmaya yerde sürünmeye başlamıştır yeni yeteneklerini sürekli uygulamak, denemek isteyecektir. Hatta uyuduktan sonra bile uyanıp yeniden pratik yapmak isteyecektir. Çok yoğun olarak bu aktivitelerle uğraştığı zaman örneğin yatağında ayağa kalkıp uzun bir süre oturamadığı zaman, uykuya tekrar dalamayacak ağlayacaktır. Ayağa kalktıktan sonra yeniden oturamazsa ona oturabileceğini öğretmeniz gerekir. Bu her zaman yatağında ayağa kalktığında olmayabilir, hemen her yerde durumda ona yeniden oturabileceğini yatabileceğini öğretmeniz gereklidir ki gece uyanıp kalktığında yeniden kendi kendine yatmayı uyumayı öğrenebilsin. Ona oyun oynar gibi ayağa kalkmayı tekrar oturmayı pek çok kez tekrarlayarak öğretebilirsiniz.

Eğer bebeğiniz normalde akşam saat 8:30’dan sonra yatıyor gece birden uyanıyorsa bebeğinizi her zamankinden yarım saat önce uykuya yatırmanız onun gece boyu uyumasını sağlayabilir. Bu yöntem gerçekten işe yarayabilir. Deneyin.

Başa Dön ([Linkleri görebilmek için olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net//register. link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)

9- ay arası
Bu aylarda bebeğiniz geceleri 10- saat gündüz iki kez 1.5-2 saat uyur. Bebeğinizin yeterince uyuyup uykusunu aldığından emin olmalısınız çünkü uyku bebeğinizin gelişimi için çok önemlidir. Sabit uyku düzenine bebeğinizi hemen hemen hep aynı saatlerde uyutmaya özen gösterin. Eğer bu düzeni kaydırırsanız gece uykuya dalması güçleşip daha sık uyanabilir. Daha önceki aylar için de söylediğimiz gibi banyo yaptırmak, masal okumak, sessiz bir oyun oynamak gibi. Her gece aynı rutini aynı sırayla yaptığınızdan emin olun. düzenden hoşlanır sırda ne olduğunu bilmek onları mutlu eder. Eğer banyo yapmaktan hiç hoşlanmıyorsa bu aktiviteyi başa koyup ilk önce onu tamamlayabilirsiniz. Masal sevmiyorsa ona şarkı mırıldanabilirsiniz.

Bebeğinizin gece uykusu düzeni gibi gündüz aktivitelerini de düzene sokarsanız bebeğiniz gece rutinini daha kolay kabullenir. Eğer hep aynı saatlerde yer, oynar, uyur aynı anda yatağa giderse daha rahat uyur. Bebeğinize pek çok yeteneği kazanmasında yardımcı olduğunuz gibi uykuya kendi kendine dalması konusunda da yardımcı olabilirsiniz.

Bu aylardaki muhtemel problemler bebeğinizin yeni öğrenmeye başladığı çok zevk aldığı oturmak, yuvarlanmak, yerde sürünmek hatta birkaç adım atmak gibi aktivitelerden uzak kalmak istememesi olacaktır. Bu lar onu çok heyecanlandıracak uyumak istememesine, uyusa bile uyanıp yeniden pratik yapmak istemesine olacaktır. Kendini sakinleştirip uykuya dalamazssa ağlamaya başlayacaktır. Bebeğinizi gece uyanıp bu heyecanla bulduğunuzda beslemenizin ı olmayacak hatta durumu daha da zorlaştıracaktır.

Gelişiminin doğal bir parçası olan sizden ayrı kalma korkusu da-sizi özlemesi, geri dönüp dönmeyeceğiniz konusunda huzursuz olması gibi- siz odasına gidip sakin bir şekilde onunla konuştuğunuzda geçecek rahatlayıp uykuya dalacaktır.
6.aydan sonra bebeğiniz hala sizin yanınızda uyuyorsa artık onu kendi odasına taşıma vakti gelmiş demektir; geceleri uyanmasının sebeplerinden biri de sizin odadaki varlığınızı hissetmesi ya da sesinizi duyması olabilir. Gece uyuyamamasının diğer bir sebebi odasının aşırı karanlık olması olabilir. Kimi uyumadan önce dık bir çevrede olduklarını görüp rahatlamak ihtiyacı duyabilirler; bu sebeple uygun bir gece lambası kullanmanız faydalı olabilir.

-18 ay arası
Sizi kutlarız. Bebeğiniz artık bebeklikten çıkıp bir çocuk oldu ancak hala küçüklüğündeki kadar uykuya ihtiyacı var. İki yaşına kadar 11 saati gece olmak üzere günde 13-14 saat uyuması gerekli.Hala gündüz iki kısa uykuya ihtiyaç duyar ancak 18 aylık olduğunda günde bir kez akşamüstü 1.5-3 saat arası uyku yeterli olacaktır. Bu düzeni ise 4-5 yaşına kadar devam etmelidir. İki gündüz uykusundan bir gündüz uykusuna geçişi zor olabilir. Uzmanlar bunun için geçiş döneminde bir süre bebeğinizin gece ne kadar uyuduğuna dikkat ederek bir veya iki gündüz uykusu ayarlamanızı gündüz bir kez uyuduğunda gece uykuya erken yatırmanızı ediyorlar.

- Bu aylarda sağlıklı uyku alışkanlıkları edinmesini sağlayabiliriz?
nın bu ilk yıllarında çocuğunuzun uykularının sürekli bir düzene oturmasını beklemeyin. Bir kaç gün hatta ay boyunca geceleri düzenli uyuyup, sonra tekrar ilk doğduğu günlerdeki gibi geceleri sıklıkla uyanmaya başlayabilir.
Bebeğiniz daha küçükken yaptıklarınız dışında pek yeni birşey yoktur. Şu andaki en iyi kozunuz bebeğiniz yaklaşık altı aylıkken başladığınız stratejileri sürdürmektir;
Gece uykusu rutini; banyo yaptırmak, masal okumak, ninni mırıldanmak gibi, bebeğinizi sakinleştirip uyumasına yardımcı olacaktır. Unutmayın bütün bu aktiviteleri hep aynı sırayla oldukça sakin huzurlu hareketlerle uygulayıp bebeğe gece uykusunun huzur verici olduğunu hissettirmek gerekir. Unutmayın çocuklar düzeni sever, aktivitelerin hep aynı sırayla yapılması arkadan ne geleceğini bilmeleri onları heyecanlandırır mutlu eder. Eğer bebeğinizin hala harcaması gereken fazla enerjisi varsa onu çok zorlamadan biraz daha oyun oynatıp veya masal anlatıp tekrar yatağına götürebilirsiniz.

Günlük aktivitelerde de hep aynı sırayı saatleri uygulamaya özen gösterin, bu düzeni benimsediğinde uyku vaktini daha kolay kabullenecektir.
Bebeğinizin uykuya her gece kendisinin dalmasına özen gösterin. Uyuyabilmesi için sallanma, ilgi ninni söylenmesi gibi aktivitelere ihtiyaç duymaması gerekmektedir. Eğer uyuyabilmesi için özel bir aktiviteye ihtiyaç duyuyorsa gece her uyanışında aynı aktiviteyi sağlamadan tekrar uykuya dalamayacaktır.

Bu yaştaki bebeğiniz geceleri uykuya dalma güçlüğü veya gece sık uykudan uyanma gibi sorunlar yaşayabilir. Bu yaştaki problem muhtemelen artık ayağa kalkıp yürüyebiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Daha önceki aylarda yeni öğrendiği aktivitelere larına şı duyduğu heyecan gibi bir heyecanla uyumak istemeyebilir. Uyumak istemezse uzmanlar bebeğinizi birkaç dakika süreyle yatağında bırakmanızı sakinleşmesini beklemenizi öneriyor.

- Bebeğin kendi kendine uyuması amacı ile ağlamasına göz yummak doğru mudur?
Bebeğe yalnız uyumayı öğretirken duygularını gözardı etmemeniz gerekir. tek başlarına uyumayı öğrenmeleri için ağlamaya terk edildiklerinde ailelerinin onları rahatlatmak için ilgilenecek kadar sevmedikleri hissine kapılırlar. Ağlamayı kestiklerinde sebep ın geleceğinden ümidi kesmiş olmalarıdır. Burada sorulması gereken soru “bebeği en az ilgilenerek uyuturum?” değil, “bebeğimin huzurlu, kendine güvenli sevildiğini önemsendiğini hissettirerek kendi kendine uyumasını sağlayabilirim?” olmalıdır.

Bebeği uykusunun geldiğini gördüğünüzde yatağına koyun ona şarkı mırıldanın, sırtını okşayın huzurlu olmasını sağladıktan sonra odadan ayrılın. Eğer ağlarsa yeniden odaya dönüp onu rahatlatıp tekrar çıkabilirsiniz.

İlk yıl içinde pek çok kereler bebeğinizin odasına dönüp onu sakinleştirmeniz, beslemeniz gerekebilir. Bebeğiniz onun ihtiyaçlarına cevap verdiğinizi size güvenebileceğini öğrenip huzur içinde uykuya dalabilir. Bebeğiniz ne kadar sizin onun ihtiyaçlarınıza cevap vereceğine inanırsa o kadar az ağlayacak huzurlu bir şekilde uyuyacaktır. Her ne kadar bebeğinize ihtiyacı olduğunda etmek onu ağlamaya bırakmaktan daha fazla zaman harcamanıza olsa da, bebeğinizin şu anda ilerde daha mutlu huzurlu bir insan olmasını sağlayacaktır.
Eğer çocuğunuz gece uyandığı zamanlarda sizden yakın ilgi görmeye alıştıysa, onu yavaş yavaş bu durumdan vazgeçirmeye başlayın. Örneğin gece uyandığı saatlerde rahatlatmak amacıyla onu sütle beslemek yerine, sadece su verin ya da hiçbirşey vermeden tekrar uyutmaya çalışın. Geceleri uyandığında ışığı yakıp onunla oynamaya alıştırdıysanız, buna devam etmeyin. Işığı yakmadan, onu kucağınıza almadan sadece konuşarak rahatlatmaya çalışın.
Alıştığı uyku rutinlerinde bir değişim çocuğunuzda uyku problemine yol açabilir (örneğin odasının ya da yatağının değişmesi veya mutlaka birlikte uyuduğu sevdiği bir oyuncak ının kaybolması gibi). -14. aylar arasında aktif olarak rüya görmeye başlarlar, bu da onun şınlıkla ya da korkuyla uykusundan uyanmasına sebep olabilir.
Bu period anne babalar için gerçekten zor, stresli yorucu olabilir. Ancak uyku konusunda sabırlı istikrarlı davranırsanız, bir süre sonra olumlu sonuçlarını almaya başlayacak yaşadığınız zorlukları unutacaksınız.

Başa Dön ([Linkleri görebilmek için olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net//register. link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)

18-24 ay arası
Bebeğiniz artık gece 10- saat, akşamüstleri ise bir kez 1.5-3 saatlik uyku ihtiyacı duyar. Bazı ise 2 yaşına kadar günde iki kez gündüz uykusu uyuma ihtiyacı duyarlar sizin bebeğiniz de onlardan biri ise onunla savaşmayın, uyumasına izin verin.
Bu yaşta bebeğinizin hala kötü uyku alışkanlıkları varsa bunları değiştirmeye çalışın. Bebeğiniz hala sallanarak, kucakta veya ninni ile uyuyorsa artık bunları değiştirmenin zamanı gelmiştir. Bebeğiniz bu aktiviteler olmadan uyuyamıyorsa size bağımlı demektir gece de uyanınca size ihtiyaç duyacaktır. Uzmanlar şöyle bir örnek veriyor; siz yatağınızda yastığınıza başınızı koyup uyursunuz. Gecenin bir vakti uyanıp yastığınızın başınızın altından alınmış olduğunu görseniz ne yapardınız? Aynı şekilde bebeğiniz örneğin gece uykuya hep müzik CD’si dinleyerek dalıyor ise gece yarısı uyanıp müziği duyamayınca ne olduğunu düşünür yeniden uykuya dalmakta güçlük çekebilir. Bunu engellemek için bebeğinizi uykusu geldiğinde henüz tam uyumamışken yatağına yatırıp kendi kendine uyuması için yalnız bırakmak gereklidir.

- Bebeğinize kabul edebileceği seçenekler sunun
Bu günlerde çocuğunuz yeni keşfettiği bağımsızlığının limitlerini test etmeye başlar etrafındaki dünyayı kendisi kontrol etmek ister. Gece uykusu için savaşma süresini kısaltmak için bebeğinize gece uykusu rutininde seçim yapması şansı verebilirsiniz, örneğin hangi masalı dinlemek istediği, hangi pijamayı giymek istediğine vermesi gibi. Buradaki trik çocuğunuza yüzlerce ihtimal yerine sizinde uygun bulacağınız birkaç seçenek vermektir. Örneğin çocuğunuza “yatmak istermisin?” diye sormak yerine, çünkü alacağınız cevap büyük ihtimalle hayır olacaktır, “şimdi mi yoksa beş dakika sonra mı yatmak istersin?” şeklinde sorabilirsiniz. Hala ı o vermiş olacak ancak her iki seçenekte de sizin istediğiniz olacaktır.

- Muhtemel sorunlar
Bu yaşlardaki çocuklarda en sık görülen problemler uykuya dalma güçlüğü sık gece uyanmalarıdır. Bu yaş grubunda bir sorun daha olabilir. 18-24 aylar arasında herhangi bir zamanda çocuklar yataklarının parmaklıklarına tırmanmaya çalışabilir düşme riski ile şı şıya kalabilirler. Bu durum bebeğinizi artık daha büyük yatağa almanız anl….. gelmez.
Bu durumda ne yapılabilir? Yatağı alçaltılabilir, yatakta parmaklıklara tırmanmasına destek olabilecek oyuncaklar varsa bunlar yataktan çıkartılabilir. Eğer çocuğunuz bir kez parmaklığa tırmanıp düştü siz çok ilgi gösterip onu kendi yatağınıza aldıysanız tekrara yatağına geri götürdüğünüzde aynı ilgiye ulaşmak amacı ile yaniden tırmanmayı göze alabilir. Bunun yerine sakin doğal olup, ciddi bir şekilde tırmanmaması gerektiğini söylemeniz onu yeniden yatağına yatırmanız gerekir. Ne yapmaması gerektiğini çabuk öğrenecektir.
Bebeğinizi yatağına yatırdığınızda onun sizi göremeyeceği bir yerden onu izleyip yatağın parmaklıklarına tırmanmaya çalıştığını gördüğünüzde hemen n. Bunu birkaç kez yaptıktan sonra yeniden denemeyecektir.

Çocuğunuzun parmaklıklara tırmanmamasını sağlayamıyorsanız o zaman yatağın etrafını güvenli hale getirmeye çalışın. Yatağın etrafına yastıklar yerleştirebilirsiniz yatak etrafında bebeğiniz üzerine düşerse yaralanmasına olabilecek sert sivri oyuncaklar cisimleri uzaklaştırın. Her koşulda parmaklığa tırmanıyorsa parmaklığı alç. Yani tırmanmasını engelleyemiyorsanız en azından yaralanmasını engelleyin.

Onu yenemiyorsanız onun tarafına geçin!

Başa Dön ([Linkleri görebilmek için olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net//register. link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)

24-36 ay arası
İki üç yaşlar arası çocuklar gece 11 saat uyku akşamüstleri 1.5-2 saatlik uykuya ihtiyaç duyar. Bu yaş grubu çocukların çoğu akşam 7-9 arası uyur sabah 6:30-8 arası uyanır. Yani artık sizin uyku düzeninize artık hemen hemen yakındır. Hala sizden daha fazla hafif uyku dönemine sahiptir bu 4 yaşına kadar böyle devam eder. Bir uyku döneminden diğerine sizden daha fazla geçeceği için yine sizden daha fazla uyanır. Bu yüzden çocuğunuza uyandığı zaman tekrar uykuya dalacağını öğretmeniz gerekir.

Artık çocuğunuz parmaklıklı yataktan çıkabilecek kadar büyümüştür. Hele birde ikinci kez hamile iseniz doğum yapmadan 6-8 hafta önce çocuğunuzu normal yatağa geçirmelisiniz. Yeni bebeği parmaklıklı yatağa getirmeden bir süre önce büyük çocuğunuz yatağına alışmış olmalıdır. Eğer çocuğunuz direnç gösteriyorsa 3-4 aylık olana kadar parmaklıklı yatağı büyük çocuğunuza bırakabilirsiniz. Çocuğunuz alıştıktan sonra bebeği yatağa alırsınız.

Çocuğunuzun yeni taleplerini tahmin edip gece uykusu rutinine eklemek
Yeni bir hikaye, şarkı, bir bardak su gibi makul gerçekçi yeni talepler gece uykusu rutininne eklenebilir. Ancak çocuğunuz sadece bir isteğinin yerine getirileceğini bilmelidir, daha fazlasının değil. Çocuğunuz isteğinin yapıldığını görmeli ancak bunun sizin limitleriniz dahilinde olduğunu kavramalıdır..

Çocuğunuza her zaman sıcak bir iyi geceler öpücüğü vermeyi unutmayın
Çocuğunuz normal yatağa geçtikten sonra daha sık kalkmaya başlarsa onu yavaş sakin bir şekilde yatağına götürüp ciddi bir şekilde “iyi geceler” diyebilirsiniz. Bu yaşlarda yatmaya şı direnç oldukça sık görülen bir durumdur bu yaşlardaki çocukların hiçbiri isteyerek yatmaz.

Karanlıktan korkma, yatağın altında canavarlar olması sizden uzak kalmak istememesi sık görülen problemlerdir. Çok endişelenmeyin. çocuğunuzun normal gelişiminin bir parçasıdır. Eğer geceleri kabus görüp uyanıyorsa hemen yanına gidin rüyası hakkında konuşup onu rahatlatmaya çalışın. Eğer rüyaları devam ederse günlük nızın içinde buna kaynak olabilecek problemleri bulmaya çalışın. Eğer gerçekten çok korkarak uyanıyor kolay kolay sakinleşemiyorsa onu arada bir yatağınıza almanızda bir sakınca yoktur.

Bebeğim gece boyunca huzurla uyurken şimdi uyumuyor sık sık uyanıyor. olabilir?
Bebeğinizin uyku alışkanlığı değişti ise geceleri huzursuzlanıyor sürekli uyanıyorsa bunun pek çok sebebi olabilir;

Diş çıkarma; Dişetlerinde hafif ağrı kaşınma, huzursuzluk bebeğin normal düzenini geçici olarak bozabilir.

Büyümenin kilometre taşları; Bebeğiniz büyüdükçe daha fazla beslenmeye ihtiyaç duyabilecektir. Eğer bebeğinizi artık geceleri beslemiyorsanız ebeveynlerden biri mutlaka bebeğin odasına gidip onu rahatlatmalıdır.
Bebeğiniz gelişimiyle birlikte önemli adımlar atmışsa bunun için büyük çaba harcıyorsa -kendini çekerek ayağa kalkmaya çalışmak, yürümek gibi-bu nın mutluluğu ile uyanık kalmak isteyebilir. Uykudan uyanıp bu yeni becerilerini denemek isteyebilir, bu durumda onu yatağından almadan rahatlatıp uyuması için huzurlu ortam yaratmaya çalışın.

Kulak enfeksiyonları; bebeğiniz bağırarak ağlıyorsa, kulağını çekiştiriyorsa, kendini arkaya atarak ağlıyorsa avutulamıyorsa bebeğinizde kulak enfeksiyonu olabilir. Bu durumda bebeğinize uyku düzeni oturtmak amacı ile sıkıntı çektirmenin anlamı yoktur. Bu durumda doktorunuzu aramanızda büyük yarar vardır.

Ayrılmaya şı veya diğer huzursuzluklar; Çok hareketli bir günden sonra örneğin yolculuk, yeni bir bakıcının başlaması, annenin işe dönmesi, dadının izin alması bebeğin 9 aylığa yaklaşması bebeğin uykusunun bozulmasına sebep olabilir. Bebeğinizin huzursuz olduğunu hissediyorsanız onu rahatlatmak için iki kat daha çaba gösterin, uyku düzenini rutin hale getirmeye daha dikkat edin, daha fazla sevgi sabır ile yaklaşın ama hemen her zaman bebeğinizin kendi kendine uykuya dalmasını sağlamaya çalışın.

Bebeğinizi yatağınıza alabilir misiniz?
Hemen her aile herhangi bir zamanda bu deneyimi yaşar bebeği yatağa almanın herkes için daha iyi bir uyku sağladığını keşfeder. Ancak bu durum bazı problemlere sebep olabilir
1. Yatak örtünüzün, yastıklarınızın hafif gergin olmasına dikkat edin. Ağır, yumuşak çok kıvrımlı örtü yastıklar bebeğinizin hem çok ısınmasına hem de yüzünü kapatıp nefes almasına engel olabilir.
2. Bebeğinizin yatağın kenarlarına girip sıkışmamasına dikkat edin.
3. Yatarken bebeğinizi çok kalın giydirmeyin çünkü sizin vücutlarınızdan yeterince ısı alacaktır.
4. Bebeği yastık üzerinde yatırmayın.Hem yuvarlanıp yana düşebilir ya da yastığın yumuşak kıvrımları nefes yolunu kapatıp tehlikeli olabilir.
5. Bir bebekle oyun çocuğunu yanyana yatırmayın. Hem yanlışlıkla bebeği tekmeleyebilir hem de istemeden üzerine yuvarlanıp boğulmasına olabilir. Eğer her iki çocuğunuzu da yanınıza almanız gerekiyorsa mutlaka arada ebeveynlerden biri olmalı.
6. Uykunuz çok derinse bebeğinizi yatağınıza almayın

Bebeğinizi o hoşlansa bile yüzüstü yatırmayın. Sırtüstü yan yatırın. Çünkü yapılan araştırmalarda yüzüstü yatan bebeklerde ani ölümleri görülmüş sırtüstü veya yan yatan bebeklerde bu durum söz konusu olmamaktadır. Amerikan Pediatri Akademisi ailelere bebekleri sırt üstü veya en doğrusu yan yatırmalarını önermektedir. Bebeğinizi yastıklarla destekleyerek yan yatarken de rahat uyumasını sağlamanız mümkündür.

Bebeklerin sağlıklı gelişimleri için mutlaka düzenli uykuya gereksinimleri vardır.

Tembel Kızların Rehberi

İncecik eşofmanlarınızla buz gibi havada sizi dışarıda koşturan Lise Beden hocanızdan kurtulduğunuzdan beri bir gıdım bile yapmadıysanız hatta yapmanın fikri bile, midenizi öğle yemeğinde sadece kereviz sapı düşüncesinden daha çok kaldırıyorsa sizi suçlayabilir ki? İnsanlar genellikle yapabilenler (şu sinir bozucu koşucu tipler en az onlar kadar sinir bozucu esnek vücutlu yogacı kızlar) yapamayanlar (eee… muhtemelen siz) olarak ikiye ayrılır. Ancak siz, oturduğunuzda akordeon gibi kat kat olan göbeğinize gülüp geçerek ertesi gün sabahın sekizinde salonuna gidecekleri için gece içki içemeyenlerle gizlice dalga geçerken, büyük olasılıkla “Keşke olduğumdan daha iyi görünebilseydim,” diye düşünüyorsunuz.

Yerden kaldıramayacak kadar tembel olduğunuz poponuzun artık yere değmeye başlamasından endişe duyuyorsanız, Tembel ın Rehberi’nin sizin için mükemmel bir olduğunu müjdelemek isterim. Bütün boş vakitlerini bu iş için harcamadan mükemmel görünmeyi hedefleyenler: Bu en kısa zamanda forma girmenize yardımcı olacak! Daha da önemlisi, bu kitabı birçok farklı şekilde kullanabilirsiniz: izlerken yastık yerine başınızı yaslamak için, ‘Gerçekten biraz yapmalısın,’ dediklerinde, çııp arkadaşlarınıza göstermek için ya da ekstra büyük, çift peynirli pizzanızı yerken, kısa ayağının altına sıkıştırarak masanın sallanmasını engellemek için…

Belki de… vücudunuzu tamamen değiştirmek amacıyla; kelimesi kelimesine etmek için! İsterseniz, altı haftalık bikiniye girme planı uygulayabilir ya da sarkmış kol altları ya da yerçekimine yenik düşmüş göğüsler gibi korkunç sarkıt dikitleri olanlar sadece “belalı bölgeler”le ilgili ü deneyebilirler ( 5). Vücudunu şekle sokmak isteyenler için de Pilates uzmanımız tarafından hazırlanan 3, ihtiyaç duyulan bütün önerileri kapsıyor. Son olarak, kitabı asla sonuna kadar okuyamayacak olan siz çok tembel kızlar için, (belki biraz ironik olacak ama kitabın sonunda) bir çırpıda çarpıcı bir vücut yaratmak için bazı küçük hileler bile var. Deneyin, sonunda bize teşekkür edeceksiniz.

Bilkent ODTÜ’lü bilim adamları, böcekler gibi üstün hareket yeteneğine sahip bir robot tasarlıyor.
Böceklerin hareket kabiliyetleri doğayla uyumlu fiziksel yapıları “çok bacaklı robot” teknolojisine esin kaynağı oldu. ODTÜ’lü Bilkentli bilim adamları, zor arazi koşullarında böceklerdeki gibi üstün hareket yeteneğine hayatta kalma beceresine sahip ’nin ilk çok bacaklı robot tasarımını başlattı.

Dünyadaki benzerlerinden daha geniş özelliklerle tasarlanacak “SENSOR RHEX” isimli robot, merdivene tırmanma, seri şekilde zıplama, çok hızlı koşma, takla atma gibi hareketleri yapabilen nadir robotlardan biri olacak.
AA muhabirine bilgi veren Bilkent Üniversitesi Mühendisliği ü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Uluç Saranlı, ODTÜ öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Afşar Saranlı Yrd. Doç. Dr. Yiğit Yazıcıoğlu ile Ocak ayında doğal ortamlarda yüksek hareket kabiliyetine sahip çok bacaklı robotların tasarımı için TÜBİTAK desteğiyle bir proje başlattıklarını bildirdi.

Projede 4 araştırmacı 10 öğrenci bulunduğunu söyleyen Saranlı, 3 yıl sürecek proje için TÜBİTAK’tan 250 bin YTL kaynak aldıklarını belirtti.
Saranlı, projedeki ana amacın taşlık, kayalık, ağaçlık mekanlar gibi zor arazi koşullarında yüksek hareket kabiliyetine sahip kendi başına var olabilecek robotların tasarlanması olduğunu kaydetti.

Robota pek çok davranış kabiliyeti kazandırılacağını anlatan Saranlı, “Bir engelle şılaştığı zaman o engelin üzerinden atlayacağı, bir çukurla şılaştığında onu geçeceği, merdivenlere tırmanacağı gibi konularda kendi kendine verme yetisine sahip bir robot tasarımı olacak” dedi.
Bu tür robotların zor arazi koşullarında insanların yükünü azaltacağını, bilgi kaynağı olarak hizmet edeceğini dile getiren Saranlı, “Örneğin, deprem gibi bir afette yaralıların tespitinde gerekli bilgileri iletebilecek, yaralının bulunduğu noktayı tespit edip, ilgililere verebilecek, bir savaş anında da mayının bulunduğu arazinin haritasını çıkarabilecek özelliklerle donatılmış bir robot tasarımı olacak” diye konuştu.

Bacaklı robotlarda ilk araştırma ekibi
’de “doğal şartlarda faaliyet gösterecek çok bacaklı robotlar” üzerine çalışan ilk araştırma ekibi olduklarını ifade eden Saranlı, şöyle devam etti:
“Bacaklı robotları diğerlerinden ayıran en önemli özellik, pek çok robotun gidemeyeceği engebeli arazilere gidebilmesi. Ne tekerlekli ne paletli ne de ’de çalışılan herhangi bir robotun bacaklı robotların yapabildiklerini yapabilmesi mümkün. Doğada yüksek hareketliliğe sahip tüm sistemler bacaklıdır. Çok kıvrak şekilde hareket edebilen doğal ortamlarda varolabilen tüm hayvanlar bacaklı. Teknik sebeplerden dolayı tekerlekli paletli robotların performansları sınırlı. Fakat bacaklı robotlarda teorik olarak limit yok. Yapabilecekleri davranışların sayısı miktarı çok fazla. “SENSOR RHEX” adlı robotumuz, merdiven tırmanmak, seri şekilde zıplamak, çok hızlı koşmak takla atmak, ters-düz dönebilme, bir çizgiyi edebilme gibi hareketlerin tümünü tek bir platformda gerçekleştirebilecek nadir robotlardan biri olacak. Bu davranışların yönlendirmesi, ilk etapta uzaktan kumanda olacak. Ancak robot içi koordinasyon lama tamamen robot tarafından yapılacak.”

Saranlı, yapmakta oldukları robotun bacaklı robotlar arasında en hızlılarından biri olacağını belirtti.

Savunma afetlerde kullanılabilecek
Robotun öngörülen kullanımının özellikle , arama kurtarma gibi alanların yanı sıra mayın temizleme gibi bazı askeri uygulamalar olduğunu anlatan Saranlı, “Özellikle tehlikeli bölgelerden, insan nın riske atılmaması gereken ancak istihbarat gerektiren durumlarda bu robotlar kullanılabilecek. Nükleer ya da deprem gibi felaketlerde de bu robotları insanların gidemeyeceği doğal alanlara gönderebileceğiniz her türlü arama-kurtarma bilgi gereken durumlarda kullanabileceğiniz bir robot” diye konuştu.

Robotun 60 santimetre boyunda, 50 santimetre eninde 9 kilogram ağırlığında olacağını kaydeden Saranlı, pil sistemlerinin de dünyadaki örneklerinden daha da gelişmiş olacağını söyledi. Saranlı, şunları kaydetti: “Yuvarlak yaylı olacak bacaklar fiberglastan yapılacak yüksek esneklik kabiliyetine sahip olacak. Bu esneklik, bu robotun çok etkili çalışmasını sağlayacak özelliklerinden biri olacak. Robot, böcek gibi gözükmemesine rağmen davranışı biyolojik olarak böceklerin koşma davranışına çok yakın özellikler gösterecek. Yani biyoloji bilimi ile kurulan ortaklık açısından bir çok prensip gibi bu esneklik özelliği de mühendisliğe aktarabilecek bir platform olacak. Ayrıca, robota bir gövde eklemi kazandırılması ile kıvraklığı artırılarak, yüksek hızda koşabilen çıta gibi hayvanların hareketlerini gerçekleştirebilmesi sağlanacak.”

Robotun bacaklarının çıkartılması yerine paletlerin takılmasıyla sualtında da çok kıvrak olabildiğini ifade eden Saranlı, tasarladıkları robotun sualtında karadakinden çok daha etkin özellikler göstereceğini dile getirdi.

Saranlı, TÜBİTAK AB desteğiyle orta boyda robotların elektromekanik tasarımı davranışsal kontrolü üzerine yürüttükleri projelerinin, 1998-2003 yılları arasında doktora sonrası araştırmaları için bulunduğu ABD’nin Michigan Carnegie Mellon Üniversitelerinin ortaklığı ile geliştirilen altı bacaklı “RHex” robotunu aldığını belirterek, “İlk etaptaki amaçlarımızdan birisi, bu robotun içinde yeniden tasarlanarak, tamamen kendi olanaklarımız ile daha üstün yeteneklere sahip şekilde üretilmesi varolan bilgi birikiminin ülkemize aktarılmasıdır. Öğrencilerimizle ABD’dekinden çok daha fazla özelliklere sahip bu robotun tasarım aşamasındayız bitmek üzere birkaç ay içinde ortaya çıkacak hareket edebilecek hale gelecek. Bu proje ABD’de şu an devam etmiyor desteği bitti” dedi.

Öncelikle şunu belirtmekle başlamak istiyorum, insan gözü analog bir yapıdır dijital bir terim olan piksel boyutuyla ölçülmesi tam olarak mümkün değildir. Beyindeki görme merkezi gözlerden gelen ışık bilgisini aynen bir perdesi gibi layamaz. Beyin gelen ışık bilgisini yorumlayarak görüntü oluşturur. Bu görüntü gözden gelen beyindeki sinir hücreleri yani nöronların hızına bağlı olarak sürekli yenilenir. Örneğin bunu FPS(frame per second) değeri olarak göz önüne alırsak, bir filmindeki 30FPS değeri gözümüzün görüntüyü tümüyle akıcı olarak görmesi için yeterlidir. Fakat bu olay, insan gözünün 30FPS olduğu anlamına gelmez. İnsan gözünün de belli bir eşik değeri vardır o değerden daha hızlı geçen bir cisme baktığında onun hareketini yakalayamaz hiçbirşey geçmemiş gibi görür. Günümüzde kullanılan yüksek çekim hızına sahip kameralar kullanılarak bir merminin hareketi bile milisalise mertebesinde rahatlıkla incelenebilmektedir.

İnsan gözünün hızı için basit bir test yapabiliriz. Öncelikle CRT(tüplü) monitörünüzün dikey tarama frekansını 60 Hz’e getirin. Bunun için, masaüstüne sağ tıklayıp özellikler > ayarlar > gelişmiş > monitör sekmelerini edip Hz ayarlarına ulaşabilirsiniz. 60 Hz’e getirdikten sonra ekrana 30cm mesafeden bakarken, monitörün yan tarafında bir nesneye odaklanın ama göz ucuyla da monitörü görün. Normalde düz bakarken hissetmediğiniz yenilemesinin yukardan aşağıya taranarak sayfa sayfa geçtiğini göreceksiniz. Eğer normal bakarken de 60 Hz’i farkediyorsanız bunu bir de 75 Hz’de deneyin. Kendim 75 Hz’e kadar farkedebiliyorum fakat 85 Hz üstünde artık sayfa sayfa geçişleri göremiyorum. Gözün bu hızı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Gözleriyle sürekli hareketli şeyleri eden işi gereği yüksek dikaktle çalışan kişilerde daha hızlı göz refleksleri görülür.

Gözümüzün ışık layıcılarının bulunduğu retina, sinirsel yapıdan oluşan bir zardır. Retinadaki ışık layıcıları, sayısal kameraların layıcılarında olduğu gibi sayılabilir büyüklüklerdir. Hatta, retinanın çukur kısmında(fovea) bu layıcıların sayıları diğer bölgelere oranla daha fazladır retinanın üzerine düşen ışık beyine sıkıştırılarak iletilir. İşte bu nedenle gözümüz bazen bize oyun oynar şekilleri olmadığı gibi görürüz. Gözümüzdeki ışık layıcı hücre sayısı (ya da piksel deyin) belli kritik değerin üstünde olduğunda olduğu sürece görme kalitesi etkilenmez. Çünkü görüntüyü beyin tamamlar. Hatta tek gözümüz olmasa bile görüntü çözünürlüğümüz azalmaz, yalnızca hissi kaybolur. Retina dekolmanı denilen göz içindeki ışık hücrelerinin büyük kısmının harap olduğu durumlarda bile görüntünün bir kısmını eksik görmeyiz. Bunu şöyle benzetebiliriz: Elinizdeki kameranın merceğinin yarısını kapatıyorsunuz ama ekranda görüntüyü hala tam görüyorsunuz; çünkü kameranın işlemcisi eksik kısmı tamamlıyor.

Gözün görme kapasitesinin megapiksel olarak ifade edilebilmesi için, gözdeki reseptörleri piksel olarak düşünüp bir sahneyi beynin hangi detay seviyesinde oluşturabildiğini test etmek gerekir. İnsan gözü küçük bir organdır üzerine gelen ışığın çok az bir miktarı ile bütün herşeyi yapar. Fakat yüksek megapiksel kameraların mercekleri oldukça büyüktür buna bağlı olarak karanlık bir sahnede insan gözüne kıyasla çok daha fazla aydınlanmış alan görürler. Şunu net olarak söylemek mümkündür ki, eğer göz büyüklüğünde bir mercekle en yüksek megapiksel oranını alıp ı çekip daha sonra insanın aynı manzaraya bakarak gördüklerini şılaştırırsak eminim ki insan gözü daha fazla detayı