nedir

Piyasada bir süredir kapış kapış satılmakta olan

telefonlar, gelişmiş özellikleriyle kullanıcıları üzerinde iyi bir intiba bırakıyor. Aşağıda olarak satılmakta olan iki çeşit telefonu özelliklerini görebilirsiniz. Bu telefonlar sundukları özellikler ile de olsa alınabilir, yani kişinin insiyatifine kalmış birşey. Fakat sakın ola ki size gerçek gibi satılmasına izin vermeyin. ’nın resmi gelecek planında bu ürünler kesinlikle yer almamaktadır.


nokia_n99i.jpg

Özellikleri:
1.3 Megapiksel Kamera, FM radio, müzik Mp4 , Analog anten TV yayınlarını izleyebilme, , Bluetooth, GPRS, 256MB dahili hafıza 2.6 inç dokunmatik .

Yeni
nokia_n99i_2.jpg

Özellikleri:
3 Megapiksel kamera, 764KB dahili hafıza, 256MB Micro SD Kart, TV yayınlarını izleyebilme, , müzik Mp4 , GPRS, Bluetooth, Dokunmatik .

Cihazlar tamamen olduklarından hiçbir garanti içermemektedir. Yani bozulursa at çöpe…

Taklit ürün yapmaktaki ustalıklarıyla bilinen Çinliler ’un da sahtesini ürettiler.

Taklit ürün yapmadaki “ustalığı” ile bilinen Çinliler, ’de de kısa süre önce satışa sunulan Apple’ın yeni nesil mobil iletişim cihazı ’un sahtesini üretti.

çe menüye de sahip olan Çin malı ’a çift SIM kart takılabiliyor. Çin’deki elektronikçilerde pazarlarda satılan ’ların fiyatı ise yaklaşık 800 yuan (120 ).

Cihazın kabının üzerine ise sadece ”Phone” yazıyor. Kutunun içinde bir şarj cihazı, 2 pil bir de kulaklık bulunuyor. Orijinaliyle hemen hemen aynı olan ’ın özellikleri de insanı şaşırtıyor. Dil seçeneklerinde ise çenin yanı sıra İngilizce, Almanca, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Taylandca, Vietnamca, Rusça Arapça olmak üzere dil bulunuyor.

Cihan

Lost hakkında teoriler

Yayınlanmaya başladığı andan itibaren gösterildiği bütün ülkelerde büyük bir merak ilgi uyandıran LOST dizisi hakkında sayısız teoriler geliştirildi.

Dizinin senarist yapımcıları bu kadar çok spekülasyona yol açacaklarını herhalde düşünmemişlerdi. USA Today gazetesi ise, Lost dizisi hakkında izleyicilerin geliştirdiği bazı teorilere sütunlarında yer verdi.

Lost dizisi hakkında meraklı izleyicilerin geliştirdiği bazı teoriler şöyle:

1.Teori:

Adanın gerçek kimliği: Cennet Bahçesi – uygarlığın beşiği. Bu dizinin inanç bilim arasında denge sağladığına inanıyoruz. O yüzden söz konusu ada, inancın bilimsel yöntemlerle korunduğu bilimsel kisvelere büründüğü bir mekan.

Dizide bahsedilen numaraların Valenzetti Denklemi olduğu açıklanmıştı. Bu denklem ise dünyanın sonunu işaret eder. ‘Lanet’ olarak bahsedilse de bu denklem aslında kaderi göstermekte. Adem Havva ilk günahı işlediklerinde dünyaya bir lanet getirmişlerdi. Bu lanet bütün insanlığı ölüme mahkum etmişti bizler ‘ölümlü’ olmuştuk.

Dharma, bilimsel yöntemler kullanarak bu laneti, yani Adem ile Havva’nın günahının etkilerini geri döndürmeye çalışıyor. ‘Ötekiler’ kahramanlarımız ise inancın gücünü ortaya çıkarmaya çalışmaktalar. ‘Ötekiler’, kazazede kahramanlarımızı ‘doğru şeyleri yaparak’ geçmişteki günahlarını telafi etmeye uğraşıyorlar. Adadaki canavar ise, insan yapımı bir yargılama mekanizması. Adeta insan yapımı bir tanrı. Adem Havva’nın işlediği ilk günahın kefaretinin ödenip ödenmediğine veren de bu canavar oluyor.

Lost’un Benjamin’i çe biliyor!

— Darren Schalk, Cleveland - ABD

2.Teori:

Adada akan zaman, normal dünyada akan zamandan daha hızlı. Bu nedenle Alpert olması gerekenden daha genç görünüyor. gene aynı nedenden ötürü Michael, Tom’la tekrar şılaşmadan önce işlerini bitirmek için fazladan beş güne sahip oluyor. Sistemi reset eden eden anahtar ise, dışarıdaki dünyanın ada zamanına yetişebilmesi için adada zamanı durduruyor. Gene bu zaman kayması nedeniyledir ki Juliet’in adada kalma süresi hesaplanırken 16 günlük bir fark ortaya çıktı Sun’un hamile kalma tarihinin hesaplanması da bu yüzden yanlış oldu.

Şimdi dış dünyada da zaman akmaya başladığı için, özgür iradenin en iyi şekilde yaşayabileceği tek yer ada oldu. Bu sayede adada yaşayanlar şimdiki hayatlarını geleceklerini değiştirebilme yeteneğine sahip oldukları gibi geçmişlerini de değiştirme yeteneği kazandılar. Böylece evrenin ‘kendi kendini düzeltme’ kuralından kaçabiliyorlar.

Widmore gönderdiği öteki kişiler (Abaddon, Ms. Hawking …) bu eşsiz özelliği iptal ederek adayı tekrar zaman mekana tutsak kılmak istiyorlar. Ben, adanın yerlileri onların dış dünyadaki dostları ise Adayı olduğu şekliyle korumak sadece iyi insanların yaşayabileceği bir mekan olarak tutumak istiyorlar. Kader özgür irade arasındaki metafizik çelişki burada ortaya çıkıyor Adayı hem bir savaş alanı hem de bu sürecin kurbanı olarak önplana çııyor.

— Paolo Trubiano, Verona - İtalya

3.Teori:

En basit şekilde ifade edecek olursak, Lost dizisi bir ‘ruhsal kurtuluş’ hikayesidir. Adanın kendi doğası, Dharma girişimi, elektro-mıknatıslar veya Charles Widmore olayların akşının asıl belirleyicisi değiller. Dizinin adı ilk başta 815 numaralı uçuşun talihsiz kaderine işaret ediyor gibi görünse de, uçak kazasından kurtulanların ilk ‘kayboluşları’ bu adaya düşmelerinden daha önce gerçekleşmişti. Kazazedelerin hepsinin de daha önceki hayatlarında trajik, yarım kalmış yanlış gitmiş işler vardı.

Ama adaya düştükleri andan itibaren bütün kazazedeler daha önceki hayatlarından ( o hayatlarında işledikleri hatalardan) kurtulmuş oldular. Adanın başka bir takım fonksiyonları varsa da, ruhsal arınma hataların telafisi için yaratılmış bir yer olduğu iyice belli oldu.

Adadaki çeşitli bilim-kurgu faktörler, ada dışındaki dünyanın varlığını objektif bir şekilde kanıtlıyor olsa da, iş bizim hikayemize geldiğinde neyin gerçekten değerli olduğuna vermek dizideki karakterlere kalacak.

— Richard Hoeg, Michigan - ABD

4.Teori:

Bu dizi, çok uzun süredir tartışılan paranormal bir teoriyi işliyor. Bu teoriye göre, tıpkı Bermuda Şeytan Üçgeninindeki gibi, gezegenin çeşitli yerlerinde yer vardır ki adeta uzaydaki solucan delikleri gibi birbirlerine bağlıdırlar.

O yüzden Nijerya’dan kalkan bir uçak Madagaskar yakınlarındaki bir Vortex’ten geçerek Pasifik’teki bir adaya varabilmekte gene aynı şekilde bir kutup ayısı da bu tarz bir mekan değişikliği yaşayabilmektedir.

Bu sayede Amelia Earhart bir solucan deliğinden geçerek ‘ötekilere’ katılabilmekte veya Juliet ’dan bindiği Galaga denizaltısıyla Bermuda üçgenine doğru yol alırken birden Paisifk’teki adaya gelebilmektedir.

— Greg Dean Schmitz, Fond du Lac, Wisconsin - ABD

Bazı arkadaşlarımız pagerankı sihirli bir değnek sanıyor yani bi pagerank pr5 olunca sitemin anahtar kelimelerinde ben birinci çıım gibi bir beklenti içindeler sürekli. Pagerank ile yatıp pagerank ile kalkıyorlar. Oysa pagerank tek başına bişey ifade etmeyen Toolbara yansıyan yeşil renkli eğlence çubugunun adıdır. İyikide tek başına bişey ifade etmeyen bir olgu…

Arama motoru 'da sonuç sıralamasında etkili oldugu söylenen 75 kadar kriter vardır. İşte pagerank bu kriterlerden biridir sadece.

Peki bu kriterler?
Bu sıralama kriterlerinden bazılarını, insanlar çeşitli denemeler, testler, deneme-yanılma yöntemleri yada tesadüfler sonucu keşfetmişler. Hala sıralamada etkili olduğu düşünülen, onlarca kriteri insanların keşfetmesini istemiyor mühendisleri…

Olayın dahada açığı özeti, insanların tam olarak un sıralama mantığını çözmesini istemiyorlar. Olayı örneklemek gerekirse "Tıpkı özütünün ülü gibi". Binlerce cola türevi içecek var ama coca colanın tadı hiç birinde yok. Colanın gizli ülü bulunursa bu Co. şirketinin sonu olur. ül bulunsa, en basitinden biz niye milyon verip amerikadan cola özütü alalım ki kendimiz yaparız. işte şirketlerin gelecegi için sırlı ülleri keşfedilmemelidir felsefesinin mantığı bu"

Bu sebeble çok sık olarak sonuç sıralama algoritmasını değiştiriyor. Bugün dogru olan şey yarın yanlış çıkartıyor.A sitenizde uyguladığınız taktik, B sitenizde işe yaramıyorun sebebi işte bundan kaynaklanmaktadır.
insanların daha dogrusu webmasterların, dev rakipleri microsoftun 'nun sıralama sonuç algoritmasını keşfetmesini engellemek.
Eger insanlar u tam olarak keşfedebilirlerse örnegin ***** siteler, spam siteler,terör siteleri, ilk sıralarda çıkmaya başlar kalitesini düşürüp yok olmaya mahkum olur. Düşünsenize, amcanın tüm sırları iyice keşfedilse mesela ermeniler "turkish yada alanya, antalya" diye yapılan bir arama sonucunda ermeni soykırımı diye yaptıkları sayfaları çıkartabilirlerdi.Bir anda milyonları düşmanı haline getirebilirlerdi.
Yada bölücü örgüt üyeleri "kahraman kelimesine dair bir aranmada" apo şerefsizini ilk sırada çıkartabilirlerdi.

Ayrıca amcanın en büyük iki rakibi, nun u çözüp şılarına rakip olarak çıkmasını istemiyor patronları mühendisleri.

Pagerank sıralama kriterlerinden sadece biri. 100 puanlık bir sınav kağıdındaki 20 puanlık bir soru gibi düşünülebilir. Sınavda lı olabilmeniz için çözmeniz gereken sorulardan biri gibide düşünebiliriz…

Eger pr6 üzerinde degilseniz pekte önemli olan bir kriter degildir pagerank sizin siteniz için.
Hemen hemen pr3=pr4=pr5 aynı degere sahiptir. Eskiden belki aynı degildi ama artık bu 3 degerde hemen hemen aynı amcanın gözünde.
insanlar pagerank anlaşmaları yaparak bu pagerank degerlerine çok rahat ulaşabildiginden dolayı sıralamada bu degerleri işin içine katmak pek mantıklı degil diye düşünüyorlar.

da onbinlerce maaş alan dünyanın en iyi mühendisleri zeki adamları çalışmakta, tek işleri arama sonuçlarını daha isabetli hale getirmek, insan faktörünü en aza indirip dogal sonuçları üste çıkartmak.
Link verdiğiniz , size link veriyorsa pagerank için bir katkı beklemeyin bu link degişiminden.

Pagerankın ilk çıkış mantığı şu:
" insanların link verdiği kötü olamaz. İnsanlar faydalı olmayan bir siteye link vermezler. İnsanların link verdiği bu iyi siteyi belli kriterler çerçevesinde üst sıraya taşıyalım."

Bir makaleden alıntı:
Alıntı:
1998 yılından itibaren popüler olmaya başladıkça, bir çok webmasterın hedefi haline gelmeye başladı. Amerikalıların daha dogrusu biz Texsaslıların meşhur bir sözü vardır " Boynuna kement geçirilemeyecek binilemeyecek At yoktur." 'unda boyuna kement geçirilip uysallaşıtırmalıydı bir an önce sömürülmeliydi. Ama 'un kurucuları oldukça zeki adamlar çıktı. insanlar sırlarını çözdükçe sıralama algoritması degiştirdi hep. Hala Texsas'ın bozkırlarında dolaşan binilemeyen bir attır
Yukarıdaki alıntıda bahsedildiği gibi, insanlar link degişimleri yaparak pagerank kazanıyor ama bu pagerankın ruhuna aykırıydı. Pagerank dogal yollardan artmalıydı.
Eger bir siteye link verirseniz, link verdiğiniz sitede sizin siteye link veriyorsa burada dogal olmayan bir link degişim anlaşması olduğunu 6 yaşındaki çocuk bile anlar. Pagerankın çıkış mantığına ters bir durum oldugundan bu tür anlaşmalar her iki siteyede fayda yerine zarar getirmektedir.Bunu aklımızdan çıkartmamamız gerek.

Gerçek pagerank olayının mantığı şudur özellikle yabancı sitelerde görülen bir durumdur,

diyelim ki veritabanları üzerine bir makale yazdınız makalenizde ttığınız mysql veritabanı içinde mysql.com adresine link verdiniz. Bu durumda,
hem makalenizi okuyan bir ziyaretçiyi dogru yere yönlendirmiş olduğunuz için , hemde bu makaleyi indexlemeye gelen arama motoru örümceğini konuyla ilgili dogru yere yönlendirdiğiniz için, mysql.com pagerank kazanıyor.
Burada mysql.com bana link verin demedi ama insanlığa faydalı bir iş yapmış oldugundan dolayı bizden şılıksız link aldığından dolayı pr degeri yükseliyor.

Toolbar pagerank ise normal internet kullanıcılarına ziyaret ettikleri siteler hakkında onlara çok yüzeysel bilgi verme niteliğinde amcanın onların ziyaret ettiği siteler hakkında bilgi toplamaya yönelik bir aracı. Dünyadaki tüm sitelerin matematiksel olarak pagerank degeri toplamı 1 sayısına eşittir.
Şu an 20milyar sayfa oldugu tahmin edilmekte. Bu da demek oluyorki matematiksel olarak pagerankın gerçek degeri 1/20milyar yani bol sıfırlı bir rakam.
işte insanların alması kolaylaşsın diye 0,00545457878781878781787 gibi bir rakamı sembolize olarak pr4 ile göstermiş bunu toolbara basıyor.
Gerçeği asla yansıtmaz.
Şöyle bir matematiksel yaklaşımıda düşünebiliriz:
0,00545457878781978781787<pr4 <0,00545457878781979781787 bu iki rakam arasındaki degerlere biz pr4 olarak kabul edelim toolbara yansıtalım.
her pr4 'ün gerçek matematiksel degeri farklıdır.

Boşuna toolbar güncellemesini beklemenize gerek yok.Şu an ki sıralamanız neyse 1 saat sonra pagerank güncellense yine aynı sıralama degerindesinizdir. Pagerankın gerçek degeri kesirli bir ifade oldugunu yukarıda bahsetmiştim. Pay Paydaya sürekli yeni siteler girip çıktıgından dolayı, her sitede matematiksel pagerank kesir degerinin bir parçası oldugundan anlık olarak pagerankımız sürekli degişiyor. Ama bu toolbara 3 ayda bir yansıyor.

Madem pr3=pr4=pr5 ise bizim Pagerank 6 olmak için ne yapmamız gerekirir sorusunun cevabı ise özetle şu:

kurucusu Sergey Brin 'in pagerank hakkındaki şu sözü bize olayı özetliyor
"İnsanlığa faydalı her sitenin pagerankı yüksek olmalıdır."

Bizim yapmamız gereken şey insanlığa faydalı bir yapmak. Yani çe içerikli siteler ile bunu yapmak çok zor.

yılmaz doritos reklamı, fıkraları, oyunlar, Tckimlik, vergi no,sohbet, liseli kızlar,çiceklerin dili… gibi konuların insanlığa pek bir faydası olmayacağından dolayı maksimum pr5 almakta siteleri.
Pr5 bir siteninde pageranktan pek bir fayda beklememesi gerek.

İnsanlığa faydalı bir yaparsanız (hotscripts.com, phpbb.com gibi ) gibi pr7 bile olmak çok zor degil.
Bakınız yüzlerce oyun sitesi var. Ama kaç tane actionscript ile oyun yazıp insanlara kodlarını sunan sitesi var. Cevap sıfır…. Bu yazdığım tarz bişeyi yaparsanız, meksikadanda link alırsınız, japonyadanda link alırsınız , insanlar sizi takdir eder link verir…

unutmamak gerek ki Pagerank ile ilgilenen sadece webmasterlardır.
Sokaktaki adama sorsan pagerank desen adam "Bana küfür mü ediyor acaba diye düşünür"
Normal internet kullanıcıları yani bizim ziyaretçilerimiz kategorisine giren kesim için pagerank bişey ifade etmiyor. Şu pr6 diye o siteye girelim demez kimse. Herkez aradığı bilgiye ulaştığı siteye girer.
Örnegin .com isterse pr0 olsun. biz ona pr için degil içeriginden faydalanıyoruz diye giriyoruz.
Pageranka genellikle yeni açılan siteler muhtaçtır. ( mühendisleride bunu çok iyi bildiğinden, yeni açılan sitelerin pr almasını zorlaştırıyorlar.)

Pageranka çok fazla kafanızı takmayın.
insanlarda kolay kolay toolbar kurmaz. En azından Türkler pek kurmuyor.Türkiyede internet kullanma oranı %10 şu an.
10 kişiden 1 kişi internet kullanıyor o bir kişininde Allah bilir kaçı toolbar kurar ki.

insanlar, hepsiburada.com, .com, itiraf.com, siberalem.com, .com, hotscripts.com, internethaber.com gibi adreslere pr degerleri yüksek diye girmez, içerikleri var diye giriyor…
Eger sitenin içeriği iyiyse bir gelen bir daha geliyorsa, insanlar siteni sık kullanılanlarına ekliyorsa zaten senin sitenin pageranka falan ihtiyacı yoktur.
Sitenin içerigi gerçekten kaliteliyse zaten sana başka insanlar link verirler pagerankında yükseliyor.

kaynak: ordan burdan

başvurunuz tarafından kabul edildikten sonra (henüz başvurmadıysanız, yazının altındaki yazılı linki veya gri butonu tıklayarak başvurunuzu yapabilirsiniz) sayfalarınıza yerleştireceğiniz reklamlarından elde edeceğiniz geliri kısa sürede arttırabilmek için şunlara dikkat etmelisiniz:

eğer halihazırda yüksek trafiğe sahip bir siteniz yoksa ingilizce biliyorsanız ingilizce yayınlanan reklamlarının çe reklamlardan daha yüksek olduğunu bilmeli ona göre veya açarken ingilizcenizden yararlanmanın yollarına bakmalısınız.
eğer ingilizce'niz yoksa reklamlarını yerleştireceğiniz çe sitelerinize veya bloglarınıza mümkün olan en yüksek trafiği sağlamayı iş edinmelisiniz. günlük hitiniz yüksek olursa, reklam kodlarını sayfalarınıza doğru yerleştirerek de (ki buna optimizasyon deniyor sayfalarında bu konuda en doğru bilgiler verilmekte zaten) 'den bir gelir elde etmeniz mümkün.
tabii ki içerik. hem, başvurunuzun tarafından kabul edilmesi için, hem de kabul edildikten sonra dikkate değer bir kazanabilmeniz için, blogunuza veya sitenize ziyaretçilerinizi bilgilendirici, özgün, kaliteli düzenli olarak güncellenen içerik eklemeniz çok önemli. 'a başvurunuzu yaparken sizden istenen o tek / adresinde de bu tür içerik olması belki de kabul edilmeniz için tek başlıca koşul. ama bu şekilde başvurunuz kabul edildikten sonra reklam kodlarını istediğiniz başka başka (yeni açacağınız veya zaten var olan) sitelere/sayfalara yerleştirebilecek olsanız da bu diğer sayfaların/sitelerin de 'ın kalite şartlarına uygun olmaları çok önemli zaten. ayrıca da zaman içinde reklamlarından kazanmanızı asıl sağlayacak olan içeriğinizdir. doğru, düzgün bir içerik hem sayfalarınızın arama motorlarında yükseklerde sıralanmasını sağlayarak size yüksek (hit) getirecektir, hem de doğru şekilde kullanılırsa ziyaretçilerinizin reklamlara tıklama olasılığını fazlasıyla arttırabilecektir. bunun da ayrıntılarına daha ileride gireceğim.

kısaca yinelemek gerekirse: 'den iyi bir aylık gelir elde edebilmek için öncelikli olarak ingilizce'niz varsa mutlaka ingilizce / açın. ingilizce'niz olsa da olmasa da çok çok önemli, en kısa zamanda hitinizi yükseltmenin yollarına bakın ( mı? backlink, , hatta gerekirse adwords; ileride daha ayrıntılı anlatacağım). son olarak kaliteli, özgün bilgilendirici bir içerik hem gibi arama motorlarında yükselmenizi sağlayarak trafiğinizi arttıracak hem de ziyaretçilerin reklamlara tıklamasını sağlayacaktır.

unutulmaması gereken de şu: internette ( heryerde) sık sık şımıza çıkan ucuz dolandırıcılıklar dışında kolay vaadeden bir gelir kapısı yok. özellikle de, bir kaç sentten veya dolardan fazlasını kazanmak istiyorsanız, yok. en kolayı ( güvenlisi tabii) yine de . eğer düzenli yüksek trafiğe sahip bir siteniz veya blogunuz varsa, mutlaka sayfalarınıza kodlarını yerleştirin, ziyaretçilerinizden reklamlara yanlışlıkla tıklayanlar bile, hani internetteki reklamlarda sık sık denildiği gibi "uykunuzda bile kazanmanızı" sağlayacaktır. ama şimdilik öyle bir imkanınız yoksa, diğer işlerde olduğu gibi 'den de dikkate değer bir kazanabilmek için biraz emek harcamanız şart. dünyada ülkemizde 'den (sahtekarlığa kaçmadan) aylık çekler alan insanlar var. bu konuda biraz bir şeyler öğrenip, biraz çalışırsanız siz de onlardan biri olabilirsiniz. ile websitenizden kazanın

kaynak: ordan burdan

” sitesinde hesap açarak kendini prens olarak tan kişi ağır hapse mahkum oldu.

Fas’ta, internetteki “” sitesinde hesap açarak, kendisini Kral Muhammed’in küçük kardeşi Prens Mulay Raşid olarak tan genç bir , 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kazablanka’da görülen davada, , kendini prens olarak gösteren 27 yaşındaki Fuad Murtada’nın 900 avro da tazminat ödemesine verdi. Savcı, bilgi kullanılması prensin kimliğinden faydalanıldığı gerekçesiyle Murtada’ya başkalarına örnek teşkil edecek bir ceza verilmesini istemişti.

Savunma avukatı Ali Emmar, polisin Murtada’ya ifadesini zorla imzalattığını ileri sürerek sanığın serbest bırakılmasını talep etti. Emmar, “ABD, Kanada Avrupa’da benzeri olaylarda dava açılmıyor. ’da Sarkozy, Bush Blair gibi siyasetçilerle sinema dünyasının yıldızları adına açılmış hesaplar var bunların gerçek olup olmadığı teyit edilemiyor. Sanık, dolandırıcılık yapmamış, hiç kimseye zararı dokunmamıştır” dedi.

3 yıl hapis cezasına çarptırılan mühendisi Fuad Murtada ise, prens adına hesap açtığı yönündeki soruya, “Onu çok seviyorum. Ona herhangi bir zarar vermedim, bu sadece şakaydı. Masumum” diye konuştu.

KAZASI…

3 Kasım 1996′dan Şubat 2001′e

Şubat 2001

’nin gündemini son yıllarda en fazla işgal eden olay, Kazası oldu… 2 Haziran 1997′de başlayan dava, Şubat 2001 tarihinde sona erdi.

’ta Mercedes marka otomobilin bir kamyona arkadan çarpması sonucu ortaya çıkan ilişkiler iddialar, yaklaşık 4 yıldır kamuoyunun gündeminden düşmedi.İstanbul yönüne seyir halinde olan 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobil, 3 Kasım 1996 günü saat 19.15 sıralarında ’un Uçakyolu Mevkii’nde benzin istasyonundan çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kazada, özel otomobilde bulunan 4 kişiden 3′ü ölürken, 1′i ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Buraya kadar her şey normal bir kazası gibi görünürken, aradan geçen saatler içerisinde kazada ölen kişilerin İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, üzerinden “Mehmet Özbay” adına düzenlenmiş kimlik çıkan katliam sanığı Abdullah Çatlı sevgilisi Gonca Us, yaralanan kişinin de DYP Şanlı Milletvekili Sedat Edip Bucak olduğu anlaşılınca olay gündemine adeta “bomba gibi” düştü.

“Temiz toplum, temiz siyaset” anlayışını savunanların “Milat” olarak kabul ettikleri 3 Kasım 1996 tarihinden sonra ortaya çıkan ilişkiler iddialar, yaklaşık 4 yıldır kamuoyunda değişik boyutlarıyla tartışılır hale geldi.

’un ilk sanığı kamyon şoförü

Kazadan bir gün sonra “Tedbirsizlik dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne, bir kişinin de yaralanmasına yol açmak” suçundan tutuklanan kamyon şoförü Hasan Gökçe, kazada 8′de 6 oranında kusurlu bulunduğu için 26 Mayıs 1997′de Asliye Ceza Mahkemesi’nce 3 yıl hapis 945 bin lira ağır cezasına çarptırıldı.

Hapis cezası 6 milyon 420 bin lira ağır cezasına çevrilen Gökçe, ayrıca Hüseyin Kocadağ’ın eşi Kıymet Kocadağ’a da 100 milyon lira tazminat ödemeye mahkum edildi.

Uzun süre Denizli’nin Buldan İlçesi’ndeki evinde olayın şokunu atlatmaya çalışan Gökçe, daha sonra şoförlüğe geri döndü, ancak 1 Temmuz 1998′de Manisa’nın Ahmetli İlçesi’nde başka bir kamyonla çarpıştı.

Bu kazaya ilişkin Ahmetli Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Gökçe, olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.

“Siyasetçi-polis-mafya” üçgeni

Medyanın kazadan sonra olayı “Siyasetçi-polis-mafya” üçgeni içinde tutması nedeniyle yayınlanan haberleri ihbar kabul eden İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, 11 Kasım 1996′da, “Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” suçundan soruşturma başlattı.

Soruşturma sırasında, milletvekili Sedat Edip Bucak’ın resmi korumalığını yapan özel timci polis memurları Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy Oğuz Yorulmaz’ın, kumarhaneci Ömer Lütfü Topal’ın 28 Temmuz 1996′da Sarıyer’de öldürülmesinden sonra gelen bir ihbarı üzerine Topal’ın iş ortakları Sami Hoştan Ali Fevzi Bir’le birlikte İstanbul Emniyeti’nce gözlem altına alındığı, dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın talimatıyla Ankara’ya gönderilerek serbest bırakıldığı daha sonra Bucak’a koruma olarak verildiği ortaya çıktı.

Ataköy’deki evinde yeşil pasaport, Mehmet Ağar imzalı Emniyet Genel Müdürlüğü’nde uzman olarak görev yaptığını gösterir belge silahlarla yakalanan uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz’ün de, yine aynı şekilde Ankara’dan gelen talimatla serbest bırakıldığı anlaşıldı.

Bu arada, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan Abdullah Çatlı’nın, Özel Tim’de görevli polis memuru Ziya Bandırmalıoğlu’nun oğlunun sünnet düğününde dönemin Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin polis memuru Ayhan Çarkın’la oynarken çekilmiş fotoğrafları da basında yer aldı.

Silivri’de otomobili terk halinde bulunan MİT eski görevlisi işadamı Tarık Ümit’in kaybolmasından da, bazı özel tim mensupları polis şeflerinin sorumlu oldukları öne sürüldü.

Soruşturmayı yürüten DGM Cumhuriyet Savcıları Aykut Cengiz Engin, Ahmet Gürses İrfan Özliyen, bildiklerini dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e şifahi olarak anlatan İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı MİT eski görevlisi olan Emniyet Genel Müdürü Müşaviri Korkut Eken’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişiyi dinledi.

Savcılar ayrıca, talimat yazısıyla Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Dilaver Kahveci’nin, 4 Aralık 1996′da milletvekili Sedat Edip Bucak’ın Ankara’daki lojmanında ifadesinin alınmasını sağladılar.

çete davası 

Soruşturma aşamasında özel timci polis memurları Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz Ercan Ersoy’u 13 Ocak, Mustafa Altunok Enver Ulu ile Bucak’ın şoförü Abdülgani ılkaya’nın da 14 Ocak 1997 tarihinde “Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” suçundan tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderilmesini sağlayan savcılar, 27 Ocak 1997′de savcılık sorgusunun ardından mahkemece tutuklandığını anlayınca DGM’den firar eden polis memuru Ziya Bandırmalıoğlu ile Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, polis memuru Ayhan Akça, uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz, Topal’ın iş ortakları Ali Fevzi Bir Sami Hoştan hakkında da gıyabi tutuklama kararları çıkarttılar.

Bu kişilerden Yaşar Öz’ün gıyabi tutukluluğu 8 Nisan 1997, İbrahim Şahin’in 11 Mart 1997, Ziya Bandırmalıoğlu Ayhan Akça’nın Mart 1997, Ali Fevzi Bir’in 9 Ekim 1997 Sami Hoştan’ın da 6 Şubat 1998 tarihinde vicahiye çevrildi.

Soruşturmayı 6 Mart 1997′de tamamlayan İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, İbrahim Şahin, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Ziya Bandırmalıoğlu, Abdülgani ılkaya, Yaşar Öz Korkut Eken hakkında “Cürüm işlemek amacıyla silahlı teşekkül oluşturmak” ile “Hakkında yakalama tevkif müzekkeresi bulunan kişiyi yetkili mercilere vermemek” suçundan 5 ile 9′ar yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle dava açtı.

Kazada öldükleri için Hüseyin Kocadağ, Abdullah Çatlı Gonca Us hakkında dava açılmasına gerek görmeyen başsavcılık, daha sonraları yakalanan Ali Fevzi Bir, Sami Hoştan Haluk Kırcı’yı da ek iddianamelerle davanın sanıkları arasına kattı.

Suikast silahıyla başsağlığı ziyareti!

’taki kaza, ortaya atılan iddialar, sanıkların ilişkileri ele geçirilen delillerin detaylı olarak irdelendiği 42 sayfalık ana iddianamede, “’de katliam sanığı olarak aranan silahlı eylemci ile bu kişiyi yakalamakla görevli üst düzey bir emniyet mensubu, polis memurları bir milletvekilinin bir arada olmasının, ruhsatlı silahlarının yanı sıra saldırı, suikast gizlice cinayet işlemekte kullanılan vahim silahlar mermileri yanlarında bulundurmaları, basit bir tatil gezisi veya başsağlığı ziyareti ile izah edilmesi inandırıcı görülmemiştir” tespitine yer verildi.

“Yasadışı bölücü terör örgütlerine destek veren kişilerle hukuki yollarla mücadele edebilmek imkanı bulunmadığını düşünen bir kısım görevlilerin, muhtelif suçlardan aranan kişiler, kumarhane işletmecileri, bir kısım yönetici siyasetçiler ile Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda görevli bazı polis memurlarından teşekkül oluşturdukları” iddiasının da yer aldığı iddianamede, “Bu teşekküldeki şahısların kimlikleri, görev alanları ülkedeki etkinlikleri dikkate alındığında teşekkülün eylemlerinin yetkili görevli merciler tarafından artık kontrol edilemez boyutlara ulaştığı görülmüştür” denildi.

İstanbul 6 No’lu DGM’de açılan davanın ilk duruşması, 2 Haziran 1997 tarihinde yapıldı.

Tahliye kutlamaları

Yargılama aşamasında bu sanıklardan Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz Ercan Ersoy 290, Mustafa Altunok 204, Abdülgani ılkaya 193, İbrahim Şahin 185, Ayhan Akça Ziya Bandırmalıoğlu 184′er, Enver Ulu 141, Ali Fevzi Bir 119 Sami Hoştan da 31 gün tutuklu kaldıktan sonra kutlamalar eşliğinde Metris Cezaevi’nden tahliye edildiler.

Başka bir dava kapsamında tutuklu bulunan Yaşar Öz ise, bu davadan 105 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye oldu.

Sonradan yakalanan Haluk Kırcı da, bu davada 155 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.

’taki kazadan sonra ortaya atılan iddialar bağlantılar, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, emniyet adli makamlar ile sivil toplum kuruluşları arasında değişik boyutlarıyla araştırma konusu yapıldı.

İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, kazadan sonra ortaya atılan iddialar arasında adı geç istifa eden dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile DYP Şanlı Milletvekili Sedat Edip Bucak hakkında 11 Şubat 1997 günü dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle hazırladığı fezlekeyi, Adalet Bakanlığı aracılığıyla TBMM Başkanlığı’na gönderdi.

Başsavcılık, 11 Aralık 1997′de Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucu bu suçtan dolayı yasama dokunulmazlıkları kaldırılan Ağar hakkında, 7 ile 15 yıl arasında ağır hapsi gerektiren “Gıyabi tutuklama ı ile aranan Abdullah Çatlı’nın yerini bildiği halde yetkili mercilere vermeyerek saklamak”, “Öz Çatlı gibi kişilere silah taşıma izin belgeleri hususi yeşil pasaport vererek görevi suiistimal etmek” “Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak”, Sedat Edip Bucak hakkında da 11 ile 20 yıl arasında ağır hapsi gerektiren “Gıyabi tutuklama ıyla aranan Abdullah Çatlı’nın yerini bildiği halde yetkili mercilere vermeyerek saklamak”, “Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” “Vahim nitelikte silah bulundurmak” suçlarından dolayı kamu davası açtı.

İstanbul 6 No’lu DGM, 4 Mayıs 1998′deki duruşmada, isnat edilen suçların bakanlık dönemine ait olduğu dolayısıyla Anayasa’nın 100. maddesindeki prosedürden sonra Yüce Divan’da yargılanabileceği gerekçesiyle Ağar hakkında “Görevsizlik ı” verdi. Aynı duruşmada, Bucak’ın dosyası ise ana davayla birleştirildi.

İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu ı temyiz etmesi üzerine istemi görüşen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 9 Temmuz 1998′de Ağar’a isnat edilen suçların bakanlık değil, Emniyet Genel Müdürlüğü dönemini kapsadığı, bunun için Ağar’ın Memurin Muhakematı Yasası’ndaki usul izlendikten sonra yargılanabileceğine işaret etti “Görevsizlik ı”nı bozarak, “Yargılamanın durdurulması” ı aldı.

İstanbul 6 No’lu DGM de, Yargıtay’ın bozma ına uyarak dosyayı ’a gönderdi.

18 Nisan 1999′da yapılan seçimlerde hakkında usuli işlemler süren Ağar Elazığ’dan, İstanbul 6 No’lu DGM’de yargılanan Bucak da Şanlı’dan yeniden milletvekili seçilince haklarındaki yargılama prosedürü 3 Mayıs 1999 tarihinde durduruldu.

Demirel liderler zirvesini topladı

kazasından sonra dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Çankaya Köşkü’nde liderler zirvesi düzenleyerek hem dönemin ana muhalefet partisi lideri Mesut Yılmaz, hem de görevden alınan İstanbul eski Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu’nun kendisine ilettiği bilgiler hakkında siyasi parti liderlerine bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Demirel daha sonra, 8 Kasım 1996′da kendisine sunulan bir ihbar dosyası ile 17 Kasım 1996′da ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’dan aldığı bilgileri bir yazıyla Başbakanlık’a gönderdi.

Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan da ihbar konularının incelenmesi, araştırılması soruşturulması için 18 Kasım 1996 günü Başbakanlık Teftiş Kurulu’na talimat verdi.

Kurulun hazırladığı aslı 57, ekleri ise 4 bin 132 sayfadan oluşan raporu 10 Ocak 1997′de düzenlediği basın toplantısıyla açıklayan dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, 21 konunun inceleme araştırmaya alındığını, bu konularda 35 kişi hakkında adli mercilerce soruşturma açılması, 85 kişinin de k olarak dinlenmesinin istendiğini bildirdi.

Raporda yer alan bilgi belgeler, 13 Ocak 1997′de ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına gönderildi.

Mesut Yılmaz’ın başbakan olmasından sonra bağlantılı olayların araştırılması için tam yetkili olarak görevlendirdiği Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkan Vekili Kutlu Savaş, raporunu tamamlayarak Başbakanlık’a sundu.

Bir kısmı bizzat Mesut Yılmaz tarafından kamuoyuna açıklanan raporda, Özgür Gündem Gazetesi’nin bombalanması, Ömer Lütfü Topal, Behcet Cantürk, Anter, Hikmet Babataş Ersever’in öldürülmeleri, Tarık Ümit’in kaybolması, Mehmet Ali Yaprak’ın kaçırılması, Azerbaycan’daki darbe girişimi, yasadışı örgütlerle mücadele yöntemleri, bankalardan trilyonluk kredi aktarımları, uyuşturucu ticareti kara aklama olayları ayrıntılı olarak irdelendi.

Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT JİTEM’in yapısı, buralarda görev yapan bazı kişiler ile çeteler, bazı siyasetçiler, bazı işadamları devlet adına görev yaptıklarını öne süren bazı kişiler arasındaki ilişkilerin gözler önüne serildiği rapor, kamuoyunda günlerce tartışıldı.

Söz konusu raporda sıkça adı geçen “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, aradan geçen süre içerisinde yürütülen çabalara rağmen henüz yakalanamadı.

TBMM bünyesinde oluşturulan Araştırma Komisyonu da yaklaşık 3 aylık çalışma süresinde Ankara’da Sedat Bucak Mehmet Ağar’ın da aralarında bulunduğu 41 kişiyi k olarak dinledi.

İstanbul’a da gelen komisyon üyeleri, o dönemde Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan özel timcilerin de aralarında olduğu 16 kişiyi de dinledikten sonra hazırladıkları raporu TBMM Başkanlığı’na sundular.

Raporun hazırlanmasına bir süre katkıda bulunan hakim Akman Akyürek, 8 Aralık 1997′de TEM Otoyolu Maslak katılımında geçirdiği kazasında nı kaybetti.

Tüm bu girişimler sürerken “temiz toplum” istemlerini dile getirmek üzere sivil toplum kuruluşları öncülüğünde Şubat 1997′de tüm ülke genelinde başlatılan “Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık eylemi” büyük ilgi gördü.

Görevden uzaklaştırılanlar

Ağar’ın istifasıyla İçişleri Bakanlığı’na getirilen Meral Akşener, 5 Aralık 1996′da yaptığı açıklamada, Ömer Lütfü Topal’ın öldürülmesi olayıyla ilgili soruşturmanın selameti açısından İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu, Yardımcısı Bilgi Ünal, Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin ile soruşturma kapsamında adları geçen özel timci polis memurlarının görevden uzaklaştırıldıklarını bildirdi.

konusunda bazı medya kuruluşlarında açıklamalarda bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkan Vekili Hanefi Avcı da daha sonra görevinden alındı.

’taki kazasından sonra ortaya atılan iddialara ilişkin bu iddialar arasında adı geçen kişilerle ilgili İstanbul Ankara’da açılan pek çok dava beraatle sonuçlanırken, İbrahim Şahin, Yaşar Öz Ayhan Çarkın çeşitli hapis cezaları aldı.

Kumarhaneler kralı Topal cinayeti

“Kumarhaneler kralı” Ömer Lütfü Topal’ın Sarıyer’de otomobilinin içinde taranarak öldürülmesinden hemen sonra katil zanlısı olarak gözlem altına alınan 3 özel timci polis ile 2 sivili, savcılık yerine Ankara’dan gelen ekibe teslim etmek suretiyle serbest kalmasını sağladıkları iddiasıyla İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu, “Suçun yasal unsurları oluşmadığı”, Müdür Yardımcısı Bilgi Ünal, Cinayet Büro Amiri Refik Baş, Cinayet Büro’da görevli Başkomiser Şentürk Demiral polis memuru Ziayettin Ferman da, “Suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunamadığı” gerekçesiyle beraat ettiler.

Davanın sanıkları arasında olan dönemin Asayiş Şube Müdürü Fatih Özkan ile Yardımcısı Ahmet Duran Alp’e “Görevi ihmal” suçundan verilen 1 ay 15′er günlük hapis cezaları ise, paraya çevrilerek ertelendi.

“Bahçelievler katliamı” davalarının sanıklarından Haluk Kırcı’nın, 1996′da Asayiş Şube Müdürlüğü’nden firarına ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan eski Şube Müdürü Sedat Demir, “Delil yetersizliği”nden beraat etti.

MİT adına çalıştığı öne sürülen Tarık Ümit ile Yaşar Öz’e yeşil pasaport sağlamak suretiyle görevlerini ihmal ettikleri kötüye kullandıkları iddiasıyla Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürü Nurten Demir şube müdürlerinden Halil Güven ile polis memurları Meltem Uçar Ömer Karaahmetoğlu’nun, “Görevlerini kasten kötüye kullanmadıkları” gerekçesiyle beraatleri kararlaştırıldı.

Gaziantep yerel Yaprak TV’nin sahibi Mehmet Ali Yaprak’ın, 25 Mayıs 1996′da kaçırılıp 5 gün sonra serbest bırakılması olayına ilişkin Haluk Kırcı’nın da aralarında bulunduğu 9 sanık, yargılandıkları Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Delil yokluğu şikayet olmaması” dikkate alınarak beraat etti.

Topal’a ait kumarhanelerin işlerinin yapılması amacıyla rüşvet aldığı öne sürülen Turizm Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı Mevhibe Can’ın, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce “Delil yetersizliği”nden beraati hükme bağlandı.

Özel timci eski polis Ziya Bandırmalıoğlu, Beyoğlu’nda çok sayıda silahla yakalanan yasadışı THKP/C örgütü itirafçısı Osman Gürbüz’e silah sattığı iddiasıyla yargılandığı Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Delil yetersizliği”nden beraat etti.

Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, MİT Kontr-terör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür’ün, TBMM Komisyonu İstanbul DGM’ye verdiği ifadelerde gerçek dışı mesnetsiz ithamlarda bulunduğu gerekçesiyle Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi eski Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı hakkında 500 milyon lira tazminat istemiyle açtığı davayı, “Kişilik hakkına saldırı söz konusu olmadığı” gerekçesiyle reddetti.

Sanıkların dava sayısı kabarık

Yaşar Öz’ün Yeşilköy’deki evinde 1994 yılında ele geçirilen “Emniyet Genel Müdürlüğü uzmanlık belgesi”, yeşil pasaport silahları savcılığa bildirmedikleri öne sürülen dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mestan Şener, Mali Şube Müdür Yardımcısı Osman Yıldırım Özkaraca aynı şubede görevli Başkomiser M. Nahit Yürüten, Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce “Adli makamları yanıltmak kanunsuz emri yerine getirmek” suçundan 3′er ay hapis 250′şer bin lira cezasına çarptırıldı.

Sanıklara verilen hapis cezası, daha sonra 1 milyon 150 bin lira paraya çevrilip diğer cezasıyla birlikte ertelenirken, aynı şubede görevli Komiser Yardımcısı Levent Sevinç ise “Delil yetersizliği”nden beraat etti.

Abdullah Çatlı’ya “Mehmet Özbay” kimliği ile silah taşıma ruhsatı alabilmesi için gerçek dışı rapor ikametgah belgesi düzenledikleri öne sürülen Fatih Mecidiye Polis Karakolu Amiri Başkomiser ‘Doğan Şimşek, polis memuru çer Sarıboğa Şehremini Uzunyusuf Mahallesi Muhtarı Burhan Kocapehlivan, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 1 yıl 8′er ay hapis cezasına çarptırıldı.

Yaşar Öz’e, “Teşekkül oluşturarak Amerika’ya uyuşturucu ihraç etmek” suçundan İstanbul 4 No’lu DGM’ce, 15 yıl ağır hapis 753 milyon 250 bin lira ağır cezası verildi. İbrahim Şahin, Hospro Şirketi’nce Emniyet Genel Müdürlüğü’ne hibe edilen malzemeler arasında bulunan 10 Micro Uzi, 10 Micro Uzi SGM ile 10 Baretta marka tabanca ile bu silahlara ait susturucuların kaybolmasıyla ilgili Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nce “Görevi ihmal” suçundan 1 yıl hapis 1 yıl memuriyetten men cezasına çarptırıldı.

Aynı davada yargılanan 14 sanık ise, silahların kaybolmasında sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.

’taki kazada ölen Abdullah Çatlı’nın da aralarında bulunduğu 5 sanıktan Ünal Osmanağaoğlu Bünyamin Adanalı, “Bahçelievler katliamı” olarak bilinen TİP’li 7 öğrencinin öldürülmesiyle ilgili yargılandıkları Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 7′şer kez idam cezasına çarptırıldı.

Çatlı hakkındaki dosyanın ölümü nedeniyle düştüğü, yakalanamayan 2 sanığın dosyasının ise ayrıldığı , Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nce esastan bozuldu. Bozma ında, sanıkların asli fail gibi cezalandırılmalarının yasa usule aykırı olduğu belirtildi.

Resmi plakalı la Çankaya Merkez Karakolu önünden tehlikeli bir şekilde trafiğe çıkmasına tepki gösteren bir kişiyi beylik tabancasıyla yaralayan ’un özel timci sanığı Ayhan Çarkın, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 3 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Ömer Lütfü Topal’ın 28 Temmuz 1996′da Sarıyer’de öldürülmesine ilişkin “ Davası”nın da sanıkları olan özel timci eski polis memurları Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz Mustafa Altunok ile Topal’ın iş ortakları Sami Hoştan Ali Fevzi Bir, katliam sanığı Haluk Kırcı’nın “Taammüden adam öldürmek iştirak” suçundan idam, sigortacı Serdar Özdağ’ın da “Fer’i iştirak”ten 20 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle yargılanmalarına Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.

Yaşar Öz Ağar’ın imzasını taklit etti mi?

Abdullah Çatlı’nın üzerinden çıkan silah taşıma ruhsatında dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ın imzasını taklit ettiği ileri sürülen Yaşar Öz’ün, 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.

’ta kamyona çarpan Sedat Edip Bucak’ın sahibi olduğu 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobilin kasko kaydının bulunduğu Başak Sigorta’nın, otomobilde oluşan hasar nedeniyle kamyon şoförü Hasan Gökçe aleyhine açtığı 7.5 milyar liralık alacak davasının görülmesine Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.

BOTAŞ Ceyhan Bölge Müdürlüğü’ndeki ham petrol tanklarının tabanlarında biriken çamurun çıkartılması için düzenlenen ihaleyi, Abdullah Çatlı’nın yönetim kurulu üyesi olduğu BAYSA A.Ş’ye ihale yönetmeliğine gümrük mevzuatına aykırı şekilde vererek, görevlerini kötüye kullandıkları öne sürülen BOTAŞ’ın 6 üst düzey yöneticisinin yargılanması, Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.

Karagümrük çetesi elebaşları Nuri Vedat Ergin kardeşlere Eskişehir Özel Tip Cezaevi’nde düzenlenen silahlı saldırının azmettiricisi olduğu öne sürülen Yaşar Öz ile 2 sanığın yargılanmasına, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.

İbrahim Şahin de canavarına yakalandı

Dava sanıklarından İbrahim Şahin, Bursa-İstanbul Karayolu’nda kendi kullandığı jiple 28 Mart 2000 tarihinde kazası yaparak ağır şekilde yaralandı.

Uludağ Üniversitesi Fakültesi Hastanesi’nde gören Şahin, 17 Nisan’da taburcu edildikten sonra geldiği İstanbul’daki evinde dinlenmeye çekildi.

Sami Hoştan da, Hollanda, Belçika Almanya’ya uyuşturucu naklettiği gerekçesiyle Nisan 2000 tarihinde Bakırköy’de gözlem altına alındı.

2 gün sonra sevk edildiği İstanbul DGM’ce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Hoştan, İstanbul 1 No’lu DGM’de hakkında açılan dava kapsamında 15 ile 30 yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Eski özel timci Ayhan Çarkın’ın da, Balıkesir’in Erdek İlçesi’nde bir arsanın icra yoluyla satışına arkadaşlarıyla birlikte fesat ıştırdığı gerekçesiyle 21 Mart 2000′de gözlem altına alındı.

Önce serbest bırakılan, ardından hakkında gıyabi tutuklama ı çıkartılarak yeniden yakalanan Çarkın, avukatlarının İstanbul 1 No’lu DGM’ye yaptıkları itiraz nedeniyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Çarkın, 9 kişiyle birlikte İstanbul 1 No’lu DGM’de “Çı amaçlı suç örgütü kurmak” suçundan 2 ile 4 yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

T.C.
BAŞBAKANLIK
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı
Konu: İnceleme
BAŞBAKANLIĞA
1. Sayın Başbakanımızın, devlet içinde yasadışı özel örgütlenmeye gidilmesi bunlar aracılığı ile yasadışı eylemler yaptırılması konusundaki ilgi (a) emirlerinin alınmasını müteakip gerekli araştırmalara başlanılmıştır.2. Takdir buyurulacağı gibi MİT Müsteşarlığı’nın, vuku bulmuş, kamuoyuna mal olmuş yargı organlarına intikal etmiş olay iddiaları, diğer yetkili, görevli sorumlu kuruluşları bir kenara iterek araştırma soruşturma yetkisi bulunmamaktadır. Esasen açığa çıkmış bu tür olay iddiaların kovuşturulması, güvenlik kuvvetlerimizin (emniyet jandarma) ilgili yargı organının görev alanında bulunmaktadır. Doğal olarak araştırmaya müstenit bilgi, belge ipuçlarının da anılan kuruluşlarda bulunması esasen yasal bir zorunluluktur.

3. Bu itibarla olay, olaya bağlı olarak ortaya atılan iddialar bunlara adları ışanların durumları; ilgi emir ekinde intikal ettirilen dosya münderecatı ile kayıtlarımızda yer alan bilgiler çerçevesinde incelenmiştir. İddialara konu olan şahıslar hakkında önceden kayıtlarımıza intikal etmiş bilgiler ise müsteşarlığımız görev alanına giren çalışmalar sırasında, bu çalışmalarımızla ilgili faaliyetler ölçüsündeki hususları kapsamaktadır.

Yukarıda arzedilen esaslar çerçevesinde yapılan inceleme sonuçları bir dosya halinde ekte sunulmuştur. Arzederim.

Sönmez Köksal

Müsteşar

Ekler:

Ek 1: Dosya (1 )

1. GİRİŞ

03 Kasım 1996 günü saat 19.25 sularında Balıkesir Bursa karayolu ilçesi =C7atalceviz mevkiinde meydana gelen kazası genelinde büyük bir ortamı yaratmıştır. Kaza sırasında otomobilde bulunanların kimlikleri, meslekleri konumları, medyanın konuyu sahiplenmesi, tartışmaları giderek tırmandırmış, basının isimlendirmesiyle tartışmalar “devlet mafya siyaset” üçgeni etrafında yoğunlaşmıştır.

Tepki tartışmalar, siyasi zeminde de etkili bir şekilde işlenmiş, devletin var olduğu öne sürülen bazı tasarruflarından hareketle devlet devletin bazı kurumlarını irdeleyen nitelik kazanmıştır.

Olay giderek kendi boyutlarını aşmış, siyasi, sosyal güvenlik psikolojik açıdan gündemindeki en ağırlıklı konu haline gelmiştir.

2. Olayın cereyanı

DYP Şanlı Milletvekili Sedat Edip Bucak, İstanbul Kemalettin Eröge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadağ, “Mehmet Özbay” kimlikli Abdullah =C7atlı ile 1970 doğumlu Gonca Us 01 Kasım 1996 günü akşam saatlerinde Kuşadası Onura Otel’e gelmişlerdir. Bucak’a ait 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobille Hüseyin Kocadağ yönetiminde İstanbul’a gitmek üzere yola çıkan grup, 3 Kasım 1996 günü saat 19.25 sularında ilçesi =C7atalceviz mevkiinde benzin istasyonundan yola çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona çarparak kazası yapmıştır.

Kaza sonucu 06 AC 600 plakalı otoyu kullanan Hüseyin Kocadağ, Mehmet Özbay kimlikli Abdullah =C7atlı ile Gonca Us nı kaybetmişler, milletvekili Sedat Bucak ise yaralı olarak kurtulmuştur.

Kazada kamyon şoförü Hasan Gökçe asli kusurlu görülmüş sorgusunu takiben 04.11.1996 günü tutuklanmıştır.

2.2. Kaza sonrası Bucak’a ait otoda bulunan silah dokümanlar.

2.2.1 Çatlı’nın üzerinde bulunanlar:

Yapı Kredi Bankası kartı
Yapı Kredi Bankası Visa kartı
Fatura bilgi kardı
Barclays Visa kartı
İstanbul Ticaret Odası Üye Kimlik Kartı
44.500.000 TL., 29 100 ABD ı, 305 DM.
Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sürücü belgesi.
Mehmet Özbay adına, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce düzenlenmiş Mehmet Ağar imzalı Emniyet Genel Müdürlüğü uzmanı belgesi.

2.2.2 06 AC 600 plakalı otoda bulunanlar:

930647 seri nolu 9 mm. çapında Saddam marka tabanca ile bu tabancaya ait şarjör, 9 mermi.
U544265 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka tabanca bu tabancaya ait 2 şarjör ile 10 mermi.
L534618 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka bu tabancaya ait bir şarjör ile 45 mermi.
B178902 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka bu tabancaya ait bir şarjör ile 10 mermi.
A925710 seri nolu 22 Calibre Baretta marka tabanca bu tabancaya ait 2 şarjör ile mermi.
22 Calibre tabancaya ait susturucu.
21995 seri nolu 9 mm. çapında MP 5 makinalı tabanca 2 şarjör.
C42952 seri nolu 9 mm. çapında MP 5 makinalı tabanca, iki şarjör 82 mermi.
13 7.62 mm. çapında BKC (Biksi) mermi.
100 5.56 mm. çapında mermi.
8 22 Calibre mermi.
Çeşitli markalarda 3 .
Bir ışıldak.
2 şifreli kilitli çanta, içerisinden; 19 kalem temizlik eşyası, 2 İnternational Hospital üye kartı, cep ı değişik kredi kartları.
06 AC 600 plakalı araç adına düzenlenmiş, Sedat Edip Bucak adına onaylı 0514 seri nolu TBMM araç giriş kartı 46 kalem muhtelif eşya belge.
06 EMR 15 plakalı araç adına düzenlenmiş Uluç Gürkan adına onaylı 1070 seri nolu TBMM giriş kartı.
34 NUL 63 sayılı iki sac plaka
ele geçirilmiştir.

Öte yandan, Sedat Bucak kaza sonrası basına yaptığı açıklamalarda; her an ölüm tehdidi altında olduğunu, bu yüzden devamlı silah taşıdığını, arabadaki silahların kendisine ait olduğu, bunları PKK ile yaptığı mücadelede kullandığı, ancak arabada bulunan susturucularla bir ilgisinin olmadığı, bahse konu susturucuların kaza sonrası arabaya konulduğu, bunun kendisine şı hazırlanan bir komplo olduğu hususlarına değinmiştir.

Öte yandan, Sedat Bucak, DGM Savcısı’na, Meclis lojmanlarındaki evinde verdiği ifadede; kaza sonrası arabada bulunan silah susturucular hakkında hiçbir bilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.

3 OLAYA ADI KARIŞANLAR

Kazada yer alanlar:

Kaza yapan 06 AC 600 plakalı Mercedes marka oto içerisinde bulunanlardan milletvekili Sedat Edip Bucak, emniyet mensubu Hüseyin Kocadağ Abdullah Çatlı’ya ilişkin olarak kayıtlarımızda yer alan dosya bilgileri EK 1′de sunulmuştur.

Üner Gül ı 1969 İzmir doğumlu Gonca Us hakkında kayıtlarımızda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca olay sonrasında sürdürülen araştırmalar kapsamında, Abdullah Çatlı için 3 Ağustos 1994 tarihinde, Mehmet Özbay adına düzenlenmiş talep formu tanzim edilerek Maliye Bakanlığı’na bağlı, birinci derece kadrodan Maliye müfettişi gösterilmek suretiyle hususi damgalı pasaport talebilnde bulunduğu İçişleri Bakanlığı’nca adına TR A 245202 seri numaralı hususi pasaport düzenlendiği anlaşılmıştır.

Tartışmalarla Gündeme Gelen Şahıslar

İleri sürülen iddialarda ismi geçen “59” şahıstan “17′’si halen hayatta bulunmamaktadır.

9′u yalnızca isimleri ile nan 59 kişiden; 4′ü politikacı, 4′ü işadamı, 14′ü mafya ile bağlantılı oldukları ileri sürülen eski ülkücü, 5′i TSK mensubu, 13′ü emniyet mensubu, 1′i adamı, 1′i MİT mensubu, 1′i MİT’le bağlantılı olduğu iddia edilen şahıs, 2’si İran orijinli şahıs, 8′i mafya bağlantılı eroin kaçakçısı oldukları iddia edilen şahıs, 1′i şoför, 1′i PKK itirafçısı, 1′i Suriye orijinli bayan, 2’si Kürt orijinli avukat, 1′i genelev işletmecisi konusunda bulunmaktadır.

4. ŞAHISLAR ARASI İLİŞKİLER

Yapılan araştırma sonucunda kazaya ışan şahıslara ilişkin olarak, resmi görevli şahısların görevlerinden kaynaklanan doğal irtibatları dışında, bugüne kadar birbirleriyle, olay sonrasındaki iddialar doğrultusunda iltisakları bulunduğu yolunda herhangi bir bilginin kurumumuza intikal etmediği görülmüştür. Buna şın basında yer alan bilgilerle mütalaa edildiğinde, iddialarda isimleri geçen şahıslar arasında Tansu Çiller, Özer Çiller, Mehmet Ağar, Haluk Kırcı, Sedat Bucak, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Hüseyin Baybaşin ile halen ölü bulunan Abdullah Çatlı, Ahmet Ersever ile Tarık Ümit önem arzetmektedir.

Bahse konu şahıslar arasında var olduğu iddia edilen ilişkiler bu şahısların gerçekleştirdiği eylemler, genel olarak şematize edilerek EK 4′de sunulmuştur.

Ayrıca, olaya adı ışan şahıslara ilişkin basında çıkan iddialar bu şahısların ilişkileri ayrı ayrı şematize edilmek suretiyle EK 5′te sunulmuştur.

5. İDDİALAR

(İddialar basında veya id dianın yer aldığı kaynakta bulunduğu şekliyle aktarılmıştır.)

İddiaların ayrıntıları EK 6′da sunulmaktadır. Aşağıdaki maddelerde iddialar başlık olarak sıralanmaktadır.

Aydınlık Dergisi’nin 22 Eylül 1996 483 sayılı, 17 Kasım 1996 491 sayılı, 24 Kasım 1996 492 sayılı nüshalarında yer alan iddialar;

“Çiller Örgütü” iddiaları

“DYP Genel Başkanı Tan su Çiller, bazı MİT emniyet mensupları ile ülkücülerin içerisinde yer aldığı `Özel Suç Örgütü’ kurmuştur.

Anılan örgüt mensuplarınca, kendi aralarında, `özel büro’ olarak adlandırılan, Çiller Özel Örgütü, CIA MOSSAD ile bağlantılıdır.” Örgütün Yapısı Kadrolarına İlişkin İddialar:

“700 kişiden oluşan Özel Büro içerisinde; DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Özer Çiller, Mehmet Ağar, MİT Müsteşar Yardımcısı Kontr Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür, Emniyet Genel Müdürlüğü Müşaviri, Emekli Albay Korkut Eken, Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, ülkücü mafya şeflerinden Alaattin Çakıcı, Abdullan Çatlı” bulunmaktadır. İddia edilen Özel Büro’nun yapısı kadrolarına ilişkin şema EK 7′de sunulmuştur.

Örgütün mafya ile bağlantısına tetikçi kadrolarına ilişkin iddialar:

Örgütün, A. Çatlı liderliğindeki ülkücü grup ile ilişkileri

Örgütün, 6. Filo isimli ülkücü grupla ilişkileri.

Örgütün, Söylemez çetesi ile olan ilişkileri.

Örgütün eylemlerine ilişkin iddialar:

Haydar Aliyev’i devirme operasyonu.

Çeçenistan’a müdahale Avrasya feribotunun kaçırılması.

M. Ağar’ın uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin ile bağlantısı.

Özer Çiller’in nükleer madde kaçakçılığı yapması.

Manukyan’a suikast girişimi.

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in öldürülmesi.

Ersever arkadaşlarının öldürülmesi.

Askar Smitko Lazım Esmaeli’nin öldürülmesi.

Behçet Cantürk arkadaşlarının öldürülmesi.

Tarık Ümit’in öldürülmesi.

Avukat Yusuf Ekinci, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım Medet Serhat’ın öldürülmeleri.

Tevfik Ağansoy’un öldürülmesi.

Haluk Kırcı Fethullah Gülen ilişkisine dair iddialar

1994 yılından itibaren Ankara’daki gazinolardan, kumarhanelerden, barlardan haraç toplamaya başlamıştır.

Devletten adamları için milyarlarca liralık alan Bucak Aşireti’nin adam sayısını abarttığı ileri sürülüyor.

Askerlik yapmak istemeyen kaçakçıların, şılığı Bucak Aşireti’nden korucu kimlikleri aldıkları askerliklerini aşiret