nedir

Ne zaman bir ruhsal durumunuz olduğunu bilmek ister misiniz ?
Aylık hormon değişimleri kendinizi bazı günler enerjik, bazı günler bitkin hissetmenize olduğu gibi aynı zamanda libidonuzun düşük ya da yüksek olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biridir. Bu değişimlerle ayın hangi günlerinde ne şekilde şılaşacağınızı bilirseniz ruhsal gel-gitlerinizle uğraşmanız daha rahat olur. Biz de bunu düşünerek size ayın dört haftasının ‘hormon haritası’nı çıkardık.Daha fazla…

’in ilk gününden başlayarak

1-7 gün arası

’nin ilk günü. Kocaman bir hamburger için can atıyorsunuz. Bu günlerde özellikle de çok kanamanız varsa vücudunuz demir kaybedebilir. Bu da kendinizi yorgun hissetmenize olabilir. Bu yüzden ıspanak, kırmızı et gibi demir bakımından zengin yiyecekler tüketmeye özen gösterin.

1-7 gün arası

Bedeniniz için kötü bir hafta: Astımınız ya da migreniniz varsa döneminin ilk günü bu rahatsızlıklarınızın şiddetinde artış hissedebilirsiniz.

Beyniniz için iyi bir hafta: Reglinizin altıncı gününde yumurtanız olgunlaşarak yumurtalığınızdan çıkma aşamasına gelir. Vücudunuz bu dönemde rahattır. İşlerinizle ilgili önemli konulara odaklanabilir yaratıcılığınızı kullanmanız gereken işlere başlayabilirsiniz.

8-14 gün arası

Araştırmalar yumurtlama dönemindeki kadınların esmer erkekleri daha çekici bulduğunu söylüyor.

Kendinizi iyi hissettiğiniz bir hafta: Östrojen hormonu önce sürekli artarken birdenbire hızlı bir artışa geçer. Bu hafta içinde ruhen iyi hissediyorsunuz. Bu dönemde uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla görüşün, iyi vakit geçirmeye bakın.

8-14 gün arası

yapmak için uygun bir hafta: Vücudunuzdaki östrojen hormonunun seviyesi yavaş yavaş yükseliyor 14. gün gerçekleşecek olan yumurtlama gününe hazırlanıyor.

Seks nız: Uzmanlar erkeklerin yumurtlama dönemindeki kadınlara yöneldiğini çünkü bu kadınların kokularının farklı olduğunu fark ettiklerini bu kokunun onlara daha çekici geldiğini belirtiyor.

15-21 gün arası

Yumurtlama döneminiz bitse de siz yine de sevişirken korunun. Spermin üreme bölgenizde yedi gün yaşayabileceğini unutmayın.

Teniniz için kötü bir hafta: Bu dönemde akneler daha da yoğunlaşabilir. Böyle bir durumda dermatoloğunuza başvurarak akneler için uygun bir tedaviye başlayabilirsiniz.

15-21 gün arası

Kendinize güvendiğiniz bir hafta: Haftanın ortasına doğru vücudunuzdaki progestron hormonunun seviyesi yükseleceği için iyimser bir bakış açısı kazanarak mutlu günler geçireceksiniz. Bunlar fırtınadan önceki en sessiz sakin günleriniz tadını çıkartın.

22-28 gün arası

Vücudunuz için kötü bir hafta: Vücudunuzdaki progesteron hormonunun doruğa çıktığı bu hafta öncesi sendromları görülür. Vücuttaki hormonu olan testosterondaki artışla tüyleriniz uzayabilir vücut kokunuz yoğunlaşabilir. Ruhsal açıdan kötü bir hafta: Kendinizi mutsuz sürekli aç hissediyorsunuz. Bu hafta yüksek proteinli tuzsuz yiyecekler tüketmenizi öneriyoruz.

28. gün

Mideniz kötü, uyku probleminiz var başınız ağrıyor. olmak üzeresiniz. Bugün kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak aktiviteler gerçekleştirin, kendinizi sıkmayın. Rahatlatıcı egzersizler yapın.
leyditürk.com

Tülin Şahin zayıfladıManken Tülin Şahin 36 bedene kadar inmesinin sırlarını paylaştı. bu kadar sağlıklı verdiğini kiloları geri almadığını öğrenmek ister misiniz ?

Tülin Şahin, “Kadınların . Sadece belirli püf noktalarla daha bir çekici görünme fırsatları var. Vücut tipine göre doğru giyim çok önemli. Aynı şey yemekte de geçerli. Sağlıklı insan insandır. İşte ben bu konuda onlara ediyorum” diyerek sırrını açıkladı.

1- Acıktığınızda bol bol meyve yiyin, döneminde canınız çikolata istediğinde meyve tüketin.

2- İstediğinizi yiyin ama porsiyonu küçük olsun.

3- Elinizin altında sürekli su bulundurun.

4- Ne yerseniz yiyin 21 kere çiğneyin.

5- Ellerinizi abur cubur yemekten kurtarmak için bir şeylerle oyalayın, yapıp yazı yazın ya da örgü örün. Read the rest of this entry »

adet sancısı nasıl geçerBiz kadınların büyük sorunudur dönemleri.özellikle de kış aylarında daha çok sancı çekeriz.

Ama İbrahim Saraçoğlu sayesinde larımız dinecek ! mı ?

Profesör doktor İbrahim Adnan Saraçoğlu bu konuda da yine ımıza koştu bizler için dönemlerimizi rahatlatacak bir kür tarifi verdi.

İşte Saraçoğlu’ndan larına şı rahatlatıcı kür : Read the rest of this entry »

seks konudunda bilgi arşiv hakkında ne öğrenmek istersiniz ? seksde ne olur ne iç ?

öğrenmeden yola çıkmayın.işte seks konusunda bilmeniz gereken önemli bilgiler !

Özellikle ülkemizde insanlar için , gizli kalmış bir . Utançla korkuların birleşimi, cinselliğin her tür gerçek dışı söylentiyle birleşmesine oluyor. Kulaktan dolma bilgiler, uydurulmuş öyküler, bir sır gibi fısıldandığı sürece, gerçeğin yerini alıyor.

G noktası nerededir? Read the rest of this entry »

yemek1.jpgCanınız sürekli tatlı mı istiyor ? olur olmaz vakitlerde tatlı krizlerine mi giriyorsunuz ? bu kadar tatlı istiyor olabilirsiniz ? Gerçekten buna ihtiyacınız var mı ? Beslenme uzmanı Taylan Kümeli bu konuda sizleri aydınlatacak bir yazı yayımladı.Yeterli dengeli beslenmeyen kişiler tatlı yemeye daha fazla ihtiyaç duyuyor.bunu nedeni ise uzun süreli açlıktan sonra boşalan depoları doldurmak için vücudun önce yüklü miktarda karbonhidrata şekere eğilim göstermesidir.

Günlük enerji ihtiyacımızı besin öğeleri olan karbonhidrat, protein yağlardan şılarız. Öğünlerde tüketilen karbonhidratlı besinler sindirim metabolizmasında glikoza (şekere) dönüşerek emilimi tamamlar kana geçer. Glikoz öncelikle beynin ilk enerji kaynağıdır. Ancak tüm metabolizma organlar tarafından kullanılır. Vücudun ihtiyacı olan glikozu (yani şekeri) doğal olarak meyvelerden (meyve şekeri olan fruktozdan), emilimi daha uzun süren kan şekerini hızlı yükseltmeyen tahıllardan (kepekli pirinç, kepekli makarna, bulgur), süt şekerinden (laktoz), kurubaklagillerden karbonhidrat bakımından zengin olan bazı sebzelerden (bezelye, patates gibi) elde ederiz. Read the rest of this entry »

CİNSEL YAŞAMIN DÜŞMANLARI

Stres bir çok konuda olduğu gibi cinsel yaşamda da en büyük tehditlerden. Mutlu bir sağlıklı bir için dikkat edilmeis kaçınılması gerekenler…

İş stresi

İster büyük bir holding patronu olun, ister bir mağazada satış görevlisi olun, stres herkesi bir şekilde pençesi altına alıyor. Sabah erken kalkma zorunluluğu, zamanın önemli bir ünü yoğun trafikte harcama, bitmek bilmeyen iş randevuları rekabet ortamı yüzünden stresi iliklerimize kadar hissediyoruz. Koşuşturma akşam evde de devam ediyor. Stres yorgunluğun faturası cinsel isteksizlik, orgazm güçlüğü veya ereksiyon güçlüğü gibi ciddi sorunlar olarak şımıza çıkıyor.

Ne yapmalı? İş yaşantınıza ayırdığınız süre ne kadar fazla olursa olsun, cinselliği göz ardı etmemeniz gerekiyor. Akşamları eve iş taşımamakla başlayabilirsiniz mesela.

İlaçlar

Özellikle mide, tansiyon, diyabet depresyon ilaçları santral sinir sistemine etki ederek ı sabote edebiliyor.

Ne yapmalı? İlaç kullanımı tedavinin önemli bir parça ama ın olumsuz etkilenmesini de görmezden gelmemek gerekiyor. Eğer ilaç tedavisinin ardından cinsel nızda sorunlar başladıysa, bunu doktorunuzla mutlaka paylaşın.

Fiziksel hastalıklar

Diyabet hipertansiyon gibi sağlığı bozan her türlü rahatsızlık dolaylı ya da doğrudan ı olumsuz yönde etkiliyor. Örneğin kandaki yağ kolestrol değerleri yükselince damar sertliği gelişebiliyor. Bu hastalığın etkisi altında kalan erkeklerde de sertleşme sorunu, yani ereksiyon bozukluğu ortaya çıkıyor. Ereksiyonun kadınlardaki şılığı dış genital bölgedeki salgı bezlerinin faaliyetiyle gelişen kayganlaşma. Kronik hastalıklar kadındaki bu mekanizmayı bozarak cinsel ilişkide sorun yaşamasına olabiliyor.

Ne yapmalı? Kronik bir hastalığınız varsa, daha kaliteli bir için nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda doktorunuzdan bilgi edinmelisiniz.

Aşırı

Uzmanlar, formunu korumayı başaran kişilerin vücutlarıyla barışık olduğunu, utangaçlıklarını veya korkularını bir kenara bırakarak cinsel yaşamda daha aktif bir rol üstlendiklerini belirtiyor. Vücudu forma kavuşturmanın yolu elbette düzenli yapmaktan geçiyor. Tabii egzersizi abartmadığınız bedeninize gereğinden fazla yüklenmediğiniz sürece! Çünkü, aşırı uygulanan kandaki hormon seviyelerini olumsuz yönde etkileyerek cinselliğe darbe indirebiliyor.

Ne yapmalı? Uzmanlar egzersizin mutlaka bir doktor kontrolünde yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

tüketimi

Romantik bir gece geçirmek için fazla şeye gerek yok aslında. Mum ışığında bir , biraz fantezi yeterli. Her şeyde olduğu gibi ün de fazlası geri tepiyor! Yüksek dozlarda alındığında cinsel güdüleri azaltıyor erkeklerde ereksiyon sorununa oluyor.

Ne yapmalı? Uzmanlar, aşırı tüketilen ün cinsel organın sertleşmesini engellediğine kadınlarda düzensizliklerine yol açtığına dikkat çekiyorlar.

Bulaşan hastalıklar

Genital herpes, bel soğukluğu, klamidya veya AIDS… Bu hastalıkların edilmediği takdirde kısırlıktan iç organ iltihabına, erken doğumdan anne karnındaki bebeğin ölümüne kadar pek çok ciddi sonucu var. Üstelik bazıları sadece cinsel ilişkiyle değil, yakın beden teması, öpüşme oral ilişkiyle bile geçebiliyor. Kimi hastalıklar ağrı, akıntı, idrar yaparken yanma gibi belirtiler verirken, kimileri ise sinsi sinsi ilerliyor. Bu hastalıkların erken teşhis için düzenli kontrollerinizi ihmal etmemeniz gerekiyor.

Ne yapmalı? Bana bulaşmaz demeyin, cinsel ilişkiye girerken prezervatif kullanmayı mutlaka alışkanlık edinin. Unutmayın ki prezervatif genital herpes AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyan tek doğum kontrol yöntemi. Ayrıca sık partner değiştirmekten kaçının madığınız kişilerle de ilişkiye girmeyin.

Çözümleri neler?

Günümüzde cinsel organlardaki estetik sorunlara cerrahi yöntemle çözüm bulunuyor.

Yeni geliştirilen ilaçlarda ı olumsuz yönde etkileyen yan etkilerin azaltılmasına özellikle çaba gösteriliyor.

Uzman denetiminde uygulanan egzersizler, bedeninize gereğinden fazla yüklenmenizi önleyerek cinselliğinizi sağlıklı bir şekilde yaşamanızı sağlıyor.

Gelişen medikal psikoterapi teknikleri sayesinde psikiyatrik hstalıklar günümüzde yla edilebiliyor.

Prezervatifler, cinsel ilişki sırasında geçebilecek hastalıklardan yüzde 99 gibi yüksek oranda koruyabiliyor. Üstelik günümüzde kadınlar için de prezervatif mevcut.

Meditasyon, yoga, refleksoloji, reiki, shiatsu gibi pek çok yöntem stresten arınmanıza yardımcı oluyor.

 

kaynak : hekimce

Kadınların kendilerini en kötü hissettikleri zamanlardır dönemleri, ama bu görünmemize engel değil…

Bu dönemlerin artan ağrılar halsizlik dışında başka yan etkileri de var. Sivilceler artar, saçlar yağlanır kendinizi şişkin hissedersiniz. Canınız hiç bir şey yapmak, hiçbir yere gitmek istemez. Kendinizi zaten kötü hissetmenizin üzerine bir de bunlar eklenince, iyice bunalırsınız. Ama kendinizi salmayın. Her daim görünmek için yapmanız gerekenler bu sayfada.

Cilt: Vücudumuzun döneminden en çok etkilenen bölümlerinden biri de şüphesiz ki cildimizdir. dönemi yaklaştığında haberci gibi yüzümüzde bitiverirler. Onlara şı yapacak bir şey yok diye üzülmeyin, yenilgiyi kabullenmeyin. Antiseptik kremler kullanarak geçmesini bekleyebilir ya da kapatıcı stiklerle onları saklayabiliriz. Ama asla yapmamanız gereken tek şey var; onları sıkmak.


döneminde gereğinden fazla yağlanan parlayan cilt, halsizlik ağrılarla birleş ortaya yorgun bir görüntü çı. Bu görüntüden kurtulmak için öncesi çok yağlı baharatlı yiyeceklerden kaçınmalısınız. Bu süre boyunca cildinizin hava almasını da sağlamak için toz pudraları tercih edin. Cildinizin yağ salgılamasını düzene sokmak için de yağ dengeleyici losssyonlar kullanabilirsiniz.


Saç: Pek çok nedenin anlamasa bile saçlarındaki yağlanmaları fark etmiştir. Bunların sebebi de maalesef döneminde olmanız. Bu dönemde cildiniz gibi saçlarınız da yağlanır. Hormonsal dengenin değişmesi yüzünden kadınlar bu dönemlerde oldukça zorlanıyor. Oysa yapmanız gereken tek şey her gün duş almak saçlarınızı her gün yıkamak. Saçlarınızın kafanıza yapışık durmasından hoşlanmıyorsanız, biraz hacim vermek için saçlarınızı öne atarak kurutabilirsiniz.


Vücut: döneminde normal dönemlerden daha fazla terlendiği için, daha sık duş almak gerekir. Ter kokusunu önlemek için mutlaka deodorant kokulu nemlendirici kremleri kullanabiliriz.

kaynak: bayanca.net

Vücudunuza hangi kıyafetlerin yakıştığını, hangilerinin yakışmadığını biliyor musunuz ?

Kısa boyluysanız…
Pantolon: Eğer vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız düşük belli pantolonlar tercih etmelisiniz. Bacaklarınızı olduğundan uzun göstermek için ise yüksek belli düz inen pantolonlar seçin. Kontrast renklerden iri desenlerden kaçının. Canlı renkleri üstünüzle aynı tonlarda olmak kaydıyla rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Ceket gömlek: Fazla uzun veya belde biten kısa ceketlerden kaçının. Bele oturan kalça hizasında kalan modeller seçin. Düşük belli bir pantolon giymek istiyorsanız üzerine saçaklı, püsküllü veya payetli bir gömlek kullanabilirsiniz. Altla üst arasında kontrastları yapmayın, illa bir kontrast yapmak istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın: ipek bir elbise üzerine jean ceket gibi.



Elbise: Tek düz kesim elbiseler silueti daha uzun gösterir. Ayrıca kadınsı seksi kesimleri de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Etek boyu baldırların ortasına hatta topukların hemen üstüne kadar inebilir.

Kiloluysanız
Pantolon: Pantolonlarınızı mümkün olduğunca krep gibi dökümlü kumaşlardan seçin.
Üst: Özellikle pantolon üzerine, bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikler giyin. Göz alıcı, dikkat çekici büyük desenler yerine tek koyu tonları tercih edin. Dekolte kullanmaktan kaçınmayın ama kalın belinizi saran kemerlerden Kaçının!
Ceket: Dökümlü kumaşlardan olanları tercih edin; mümkünse önünü iliklemeden giyin. Ceketlerinizde büyük vatkalar yerine daha küçük, omuzlarınızı hafifçe yükseltecek vatkalar kullanın.
Elbise - etek: Asla vücudunuzu sarmamalı, streç kumaşlara veda edin! Vücuda yapışmayan, uçuşan kumaşlar idealdir. olarak daha çok tek koyu tonlar kullanın. Emprime seviyorsanız minik desenlileri tercih edin. Etek boyu baldırlarınızın hemen altına dek inmeli; daha uzun boylar da rahatlıkla kullanabilirsiniz.


Geniş kalçalıysanız…
Pantolon: Geniş pantolonlarla kalçalarınızı kamufle etmeye çalışmayın. Dökümlü kumaştan dikilmiş, düz kesim pantolonlar giyin. Her zaman koyu tek tercih edin. Asla asla tayt giymeyin!
Üst: Üstünüz kalçalarınız genişse, vücudunuzdaki bu farkı yok etmeniz gerekiyor. O halde, dikkati vücudunuzun üst kısmına çekecek tarzda gömlek, kazak, tişört giymekte tereddüt etmeyin. Çiçekler, geometrik şekiller, ışık renkler, hatta büyük aksesuarlar kullanın, minik dekolteler uygulayın. Göz dudak ına ağırlık verin.
Elbise - etek: Eteklerinizde dökümlü kumaş nötr renkler (siyah, gri, bej gibi) kullanın. Verev kesim büzgülü modellerden kesinlikle kaçının. Bel oyuğu kalçanın hemen üzerinden başlayan kesimler tercih edin. Elbisede dikkat etmeniz gereken nokta, göğüslerinizi belirginleştirmek, kalçanızı ise saklamaktır. En doğru model, bel hattı olan ama bele fazla oturmayan, kalça yuvarlağını çıkarmayan düz kesimlerdir. Diz altı etek boyu en ideal olandır.


Bölgesel kusurlarınızı gizlemek için;
Boynunuz uzunsa, her tarzı uygulayabilirsiniz. Özellikle, yuvarlak açılmış dekolteler boyna bağlanmış küçük bir fular çok hoş duracaktır.


Boynunuz kısaysa, “V” yakalı bluzlar veya “V” açılmış dekolteler tercih edin; boynunuz daha uzun görünecektir. Fular kullanmamaya çalışın; boynunuzu iyice kısaltıp omuzlarınıza gömülmüş gibi gösterir. Bunun yerine omuzlarınıza bir şal alın; böylece “V” dekolteniz de kapanmamış olacaktır.


Omuzlarınız kareyse, asimetrik omuz dekolteli veya kolsuz kıyafetler seçin.


Omuzlarınız yuvarlaksa, askılı giysiler sizin için idealdir.


Omuzlarınız düşük darsa, reglan kollu kıyafetler giymeyin. Omuz başlarını ortaya çıkaran, derin kol oyuğu olan giysiler omuzları daha geniş gösterir.

kaynak: bayanca.net

ağrılarının (dismenore), birincil (Primer) ikincil (sekonder) olmak üzere 2 nedeni vardır. Birincil sebepler; genellikle buluğ çağında ortaya çı. Ağrının sebebi, ovulasyonu (yumurtlamayı) takiben kanamaya hazır hale gelmiş rahmin iç tabakasının kasılarak dökülmesini sağlayan ( kanaması) özellikle döneminde vücuttan salgılanan Prostoglandin f2 alfa denilen maddedir.


Tedavide de, bu aracı maddelerin oluşumunu engelleyen ağrı kesiciler kullanılır. sı ile yumurtlama arasında yakın ilişki vardır. Ağrı kesicilere cevap vermeyen durumlarda doğum kontrol hapları ile yumurtlamanın ortadan kaldırılması, sını da sorun olmaktan çıkarabilir. Ancak ağrılar çok şiddetliyse başka jinekolojik belirtiler de eşlik ediyorsa bir jinekolojik inceleme şarttır. Bu muayenenin amacı, sının, farklı bir nedenle ortaya çıkıp çıkmadığını saptamaktır.


Burada da genellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen ikincil (sekonder dismenore) ağrısı dediğimiz sebepler ortaya çıkmaktadır.


Bu nedenler ise:
• Endometriozis (Rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabalarında veya rahim dışı bir bölgede de bulunması)
• Rahim ağzında darlık
• Rahim tümörleri
• Rahmin farklı pozisyonlarda olması
• Rahim komşu organların iltihabi hastalıkları
• Psikolojik sebebler olarak sayılabilir.
Bazı kadınlar, bu periyodu rahat ağrısız bir şekilde atlatırken, bazıları acıdan kıvranır. Kişiden kişiye ağrının derecesi farklılık gösterir. Nedeni de önceden belirtmiş olduğumuz gibi ağrıyı (dismenore) oluşturan tüm sebeplerin bir arada olma sıklığıdır. ağrısı, kramp tarzında, bele kasıklara, bazen bacaklara vurabilen şiddetli bir ağrıdır. Bir de bazı kadınlarda ağrısına bulantı, , sinirlilik, kabızlık, ishal, sık idrara çıkma gibi şikayetler de eklenebiliyor.


Birincil ağrısının önlenmesine yönelik kişisel olarak alınabilecek bazı önlemler vardır: kanaması öncesinde veya esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması uzun süre ayakta durmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde olumlu etki yapar. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda tüketilmemesi gibi basit kısa süreli önlemler ile kanamaları biraz daha rahat geçirilebilir. yı, ilaçlara gerek kalmadan hafifletmenin yolları, yöntemleri, , ılık su banyoları olabilir. Ama bunlar yöntemlerden birkaçıdır, herkeste etkili olmayabilir veya başka önereceğimiz tıbbi yöntemlerden daha etkin olabilir.


Bu dönemlerde gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak mızı her zaman ki rutininde, problemsiz bir biçimde sürdürmek için bu dönemin problemlerini lamak gereğini yapmayı düşünmek öncelikli davranış olmalıdır. Bu dönemi zoraki ızdırap mutlaka çekilmesi gereken bir eziyet dönemi olmadığını kabul etmek gerekir. n rutininde önemsiz gibi gözükür ama kadınlar işe, okula gidemez (yüzde 45’inde orta ciddi dismenore vardır) ciddi kayıpları olur. Kısacası için zor bir dönemdir. Bu konu o kadar önemli hale gelmiştir ki, kliniğimizde “ Ağrıları Merkezi” kurarak olayı çok ciddi multidisipliner bir bakış açısı getirmemizi gerektirmiştir. Bu konuda ın mutlaka doktoruna danışması, problemsiz bir hayat için gereklidir.


dönemiyle ilgili hurafeler sonucunda ortaya çıkan uygulamalar var. döneminde saç boyatmak hatta banyo yapmamak gibi… Bunların bir çoğunun doğru olmadığını biliyoruz ama sonuç olarak bu dönemlerde vücudunda gerçekleşen kimyasal bir değişim söz konusu.


İlkel toplumlarda gören kirli kabul edilip tecrit edilirmiş. Eğitim düzeyi arttıkça bu yanlış bilgiler de yok olmaktadır. Sonuçta bu dönemde özellikle hormonal değişimlerin çok olduğu bunun da özellikle psikolojiyi çok etkilediği bir gerçektir. Evet gerçekten yapılmaması gereken şey bu dönemi yaşayan kadınların, eşlerinin veya yakınlarının anlayışsızlığıdır. Lütfen biraz anlayış!..


döneminde cinsel hayatı düzenlemek gerektiği de merak edilen konulardan biri. Cinsel hayata ara vermek gerekmez, ama önce hijyen!.. Hayat sizin, onu iyi yönetin.


Toparlamak gerekirse, dönemi ağrılarını önemsemek gerekir. Ağrılı görme nedenleri araştırılmalıdır. Ağrılı adetin “birincil” ya da “ikincil” olup olmadığı belirlenmelidir. İkincil dismenore söz konusu ise altta yatan ortadan kaldırılmalıdır. Bu süreçte hekimlerin kontrolünde açığa kavuşturulması gereken bir süreçtir. Öncelikli olarak erkekler, lütfen biraz anlayış. Sonra kadınlar, lütfen kesinlikle hijyen.


Sağlıklı mutlu günler dileğiyle…


Dr. Osman Denizhan Özgün


Dr. Osman Denizhan Özgün



Maya Tüp Sağlığı Merkezi
Kaptanpaşa sokak, Numara: 17 Gaziosmanpaşa
Çankaya, Ankara
Tel: 0312 448 22 21 - 0312 437 28 28
Web: http://www.mayatip.com

kaynak: bayanca.net

İlk Savaş Pilotu
Emekli Albay Şenay Günay

”de uçağa binen ilk Belkıs Şevket Hanım“dır. (1912) ”nin ilk uçağını kullanan ise; Atatürk“ün manevi ı Sabiha Gökçen“dir. ”nin ilk askeri pilotu yine Sabiha Gökçen”dir. ”ün ının her alanda lı olabileceğine inandığını, buna örnek olarak da kendisini yetiştirmek istediğini söylemesi üzerine 1935 yılında havacılığa başlayan Sabiha Gökçen, Sovyetler Birliği”nde Yüksek Planör Okulu”nu bitirdikten sonra, planör öğretmenliği yaptı. havacılık tarihi ilerleyen yıllarda başka pilotları da yetiştirdi. Bunlardan birisi var ki, bir ilke imza attı. Şenay Günay, ilk savaş pilotumuz olarak tarihe geçti.

Şenay Günay, Antakyalı. 1938 yılında doğan sanatçı ’nin ilk savaş hava albayı Günay, Hava Kuvvetleri’nin çeşitli kademelerinde görev aldı.

Demokrat Merkez Parti“nin kurucu üyelerinden de olan Şenay Günay, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi“nin ikinci sınıfında okurken, Hava Harp Okulu“na öğrenci alınmasına dair çıkan yasadan yararlanarak 1956 yılında bir arkadaşı ile birlikte Hava Harp Okulu”na girer. İki yıl eğitim alan Günay, Asteğmen olarak mezun olduktan sonra İzmir-Gaziemir“deki Uçuş Okulu“na gider. Bu okuldan sonra Eskişehir Jet Filo Komutanlığı“nda eğitimine devam eden Günay, jet brövesi alarak jet pilotu oldu. F-86 C-47″lerde uçan Şenay Günay Hava Kuvvetleri”nde 23 yıl görev yaptı Albay rütbesinde emekli oldu.

1980’de emekli olan Günay resme olan tutkusu sebebiyle zaman içinde, Ankara Ressamlar Derneği’nin yurt içi yurt dışında açtığı karma sergilerde resimlerini sergiledi. Washington’daki National Museum-Women”in Art üyesidir.

2006 yılının Nisan ayında 17. kişisel sergisini Gaziantep’te açtı.

Kendi İfadesiyle
“Askerlik zıt değil’
yapmayı her zaman çok sevdim. 4 yaşından itibaren yaptığımı hatırlıyorum. Fakat ancak emekli olduktan sonra resme vakit ayırabildim. 1960’ta dünyanın ilk savaş pilotlarından biri oldum. 1980’de albay rütbesindeyken kendi arzumla emekliye ayrıldım. Emekliliğimle birlikte resme tekrar başladım, 17 kişisel sergi açtım. Empresyonist tarzda yapıyorum. resmine yön veren asker ressamlarımızdır bu bir gerçektir. TSK’nın, sanata verdiği önemi ortaya çıkarmak amacıyla böyle bir sergi yapmak istediğini düşünüyorum. Askerlik birbirine zıt alanlar değil. Çünkü ikisinde de bir disiplin mevzubahis.


25 Şubat 2002 tarihli SABAH Gazetesi”nde yayınlanan röportaj
(Röportajı yapan gazeteci: Hale GÖNÜLTAŞ)

* 50″li yılların ”sinde egemenliği içinde Silahlı Kuvvetleri”ne girmeye verdiniz?

O sıralar Hukuk Fakültesi öğrencisiydim. Birgün radyodan Hava Kuvvetleri”ne pilot adayı alınacağını anonsunu duydum. Aileme danıştım. Babam son derece muhafazakar bir insandı. Önce çok şı çıktı. Sonra yoğun ısrarlarımla sınava girmeme izin verdi. İstanbul”dan sınava girmek üzere İzmir”e gittim. Sınavlara girdim kazandım. Hava Harp Okulu”nda pilot adayı olarak eğitime başladım.

KARDEŞ GİBİYDİK
* pilotlar sizi şıladı?

Okulda sadece iki bayan pilot adayıydık. hegomonyasının olduğu askerliğin işi olduğu bir dönemdi. Tabi önce şınlıkla şılamış olabilirler. Ama bizlere hissettirmediler. arkadaşlarımızla birlikte, aynı aldık. olduğumuzu hiçbir zaman onlara hissettirmedik. Aynı eğitim kıyafetleri, postallar, şapka…

* Eğitiminizi tamamlayıp ilk uçuşa çıktığınız gün ne hissettiniz?

O gün dünya basını Ankara”ya alana akın etmişti. Uçuş öncesi hocam bana, “Şenay ne olur beni mahçup ” dedi. Uçağı kırmadan başarı ile meydana indirdim. Bir ABD”li gazeteci yanıma yaklaşarak, “Lütfen arkadaşlarınızın sizi omuzlara almasını istiyoruz” dedi. Ama bizim bir muhafazakar tarafımız vardı. Bunu gazetecilere anlattım. Böyle bir ı veremeyeceğimi söyledim. Daha sonra bana aynı gazeteci, “Orduda, cinsel tacize uğradınız mı?” diye sordu. Ben de gelenek göreneklerinin asla böyle bir şeye izin vermeyeceğini ının aile içerisinde saygı sevgi içinde yoğrulduğunu söyledim. Çünkü bizler kardeş gibiydik.

* Havada tehlike atlattınız mı?

Evet, Bir gün askeri nakliye uçaklarından biri ile Diyarbakır”dan Ankara”ya ABD”li bir heyeti getiriyordum. Hava koşulları çok kötüydü. Hidrolik sistem arızalandı. Uçak irtifa kaybetmeye başladı. Tek motora kalmıştım. Uçak sol tarafa yattı. Heyet panik oldu. Sonra bir bulut parçası buldum. Oradan indim. Elmadağın karlı çları ile burun buruna geldim. Buz kırıcı çalışmıyordu ama limit limite Ankara”ya indim.

SEN KIZSIN, JET KULLANAMAZSIN!
* Orduda olmanın avantajları oldu mu?

Hayır. Tam aksine olmamızdan dolayı bir adım geride kaldığımız zamanlar oldu. Örneğin, Hava Harp Okulu ikinci sınıftaydım. Hava Harp Okulu”nda yapılan bir sınavla jet pilotu yetiştirilmek üzere 2 pilot Teksas”a gönderilecekti. Sınava girdim. Ergin Celasin ben kazandım. İkimizi çağırdılar “Sizleri komutan görmek istiyor” dediler. Önce Ergin girdi içeriye. Sonra tabur komutanım “Hadi Şenay sıra sende” dedi. Postallarımı parlattım içeri girdim. Eğitim başkanı, gözlüğünün üzerinden bana baktı “Ama sen kızsın olamaz” dedi. Dışarı çıktım. Yerime yedekten biri kaydırıldı. Benim sınavım iptal edildi. Bir genç ı Teksas”a gitse dünya ayağa kalkardı. ”nin adı tüm dünyaya duyurulurdu. Ama kadınlara genişleme olanağı fırsatı verilmedi.

* Yükselme şansınız olmadığı için mi emekliye ayrıldınız?

Silahlı Kuvvetler”deki tek pilot albaydım. Eğer komutanlarım isteselerdi, “Şenay ayrılma. Kal. Sen general olabilirsin” diyebilirlerdi. Ama tam aksine, ayrılmamız için bütün şartları tepsiyle önümüze sundular. O yıllarda görev yapan subaylar sessiz sedasız görevlerimizi yaptık. 1960″da Hava Harp Okulu”na bayan alınması durduruldu. Bugünün emekli albayları elleri öpülecek insanlardır. ının yazgısının değişmesine olmuşlardır. Onlar ”ün özlemlerini yerine getiren sessiz kahramanlardır.

* Halen bir albay generalliğe yükselemedi. acaba?

Siz bir bayanı askeri okullara alıyorsunuz. Ona üniforma giydiriyorsunuz. Rütbe veriyorsunuz. Ama albaylıkta dur diyorsunuz. Böyle şey olamaz. ın önünün tıkanması rütbelerinin büyütülmemesi için hiçbir yok.

* komutan bir komutandan farklı ne düşünebilir, bir politika ortaya koyabilir?

Erkekler sakın alınmasın. Ama kadınlar sayesinde dünyada savaşlar engellenecektir.

döneminde bile uçardım”
Elinin hamuru ile işine girmiş denmesin diye meslek m boyunca özel günlerimde dahi uçtum. “Regliyim, uçamam” diyemezdim. Bir gün filo doktoru bana “Sizinle özel konuşmak istiyorum” dedi. “Aylardır bu filonun doktoruyum her sabah gelirim. Ama sen bir şey söylemiyorsun. Sen özel gün yaşamaz mısın?” diye sordu. “Beni rahatsız etmiyor” dedim. Doktor da bana “Bu çok önemli yukarda büyük tehlike yaratabilir” dedi. Ama yine de söyleyemedim. Bu durum ordudaki genç kızlar arasında şimdi de yaşanıyor. çok sakıncalı.”

kaynak: kimkimdir.gen.tr