nedir

Volkan Yaman gelecek sezon için iddialı açıklamalar yaptı

15.07. 19:10

Galatasaraylı futbolcu Volkan Yaman, yeni sezonda hedeflerinin Süper Lig’de şampiyonluğu yakalamak olduğunu, Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde de lı olacaklarına inandığını söyledi.

Almanya Kampı’nda GS TV’nin sorularını yanıtlayan Volkan Yaman, İstanbul’da başladıkları yeni sezon hazırlıklarında, izinli olanlar nedeniyle küçük bir kadro olduklarını belirterek, ”Çoğu arkadaşımız milli takımda olduğu için yabancılar da dahil küçük bir kadroyduk. Ama ona rağmen gerçekten bir şekilde çalıştık yeni hocalarımızla tanıştık. Çok zevkli bir ortam vardı. Gayet iyi bir tempoda çalıştık gerçekten bir zaman geçirdik” diye konuştu.

Yeni transferlerin takıma hemen uyum sağladıklarını belirten Volkan, ”Geçen sezon ben ilk idman yaptığımda zorluk çekmediysem, onlar da geldiklerinde hiçbir zorluk çekmediler. Senelerdir beraber oynuyormuşuz gibi bir ortam vardı hiçbir yabancılık olmadı” dedi.

Volkan Yaman, Almanca bilmesinin yeni teknik kadro ile kolay uyum sağlamasına olanak verdiğini ifade ederek, ”Hocalarımız da genç istekli hocalar, hedefleri büyük. Oyuncularla hocalar arasında hiçbir sorun yok. Gerçekten herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor” şeklinde konuştu.

-”ŞAMPİYONLAR LİGİ HEYECANLANDIRIYOR”-

Galatasaray’a geldiği ilk sezonda şampiyonluk yaşadığını kaydeden Volkan, ”Kendimi şu anda çok iyi hissediyorum. Bu sene hedeflerimiz tabii ki daha büyük. Şampiyonlar Ligi’nde inşallah iyi yerlere gelmeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu da başaracağız” diye konuştu.

Volkan, Şampiyonlar Ligi ile ilgili olarak şunları söyledi:

”Şampiyonlar ligi denilince mutlaka heyecanlanıyorum. Televizyondan gördüğümüz dünya starları var. Bunlarla beraber veya şılıklı oynayacaksınız. Bu insanın içinde büyük bir heyecan yaratıyor. İnşallah bu heyecanı uzun süre sürdürürüz Şampiyonlar Ligi’nde iyi yerlere geliriz Gönlümden geçen herhangi bir takım yok. Çünkü Şampiyonlar Ligi’ndeki tüm takımlar dünya çapında. Bu yüzden hangi takım olduğu fark etmez.”

-”KEWELL KENDİNİ İSPATLAMIŞ BİR OYUNCU”-

Volkan Yaman, Harry Kewell transferi ile ilgili olarak da, ”Kewell’i tartışmaya hiç gerek yok. O kendini ispatlamış bir oyuncu. İngiltere’de Leeds United, da kendisini ispatlamış bir oyuncu. Avustralya milli takımında oynamış. Benim söyleyecek fazla bir şeyim yok. Çünkü çok iyi bir transfer. İnşallah bize büyük faydası olur bundan da şüphem yok” dedi.

Hedefinin elinden geldiği kadar takımına katkı sağlamak olduğunu söyleyen Volkan, kimin oynadığının değil, takımının Süper Lig’de Şampiyonlar Ligi’nde başarı elde etmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Script bir programlama dilidir. sayfalarında bazı konularda diline yardımcı olmaktadır. İlk olarak Netscape Navigator tarafından kullanıldı. Orjinali dilidir. Bu dil Sun Micro System tarafından geliştirilmiştir.

Netscape 2.0, 3.0 Opera tarayıcılarında sorunsuz çalışmaktadır. dili kullanılarak yapılan Appletler için ise Run Time gerekmektedir. Fakat için buna gerek yoktur.

script ?
Öncelikle sunun bilinmesi gerekir. script degildir sadece stratejik bir ticari kararla ona bu isim verilmistir. Netscape firmasi tarafindan C den türetilmis bir programlama dilidir.Aslnda programlama dilide diyemeyiz ama HTMLye programlama dili deniliyorsa scripte de diyebiliriz. ise sun firmasi tarafindan pascal delphi dillerinden türetilmis gercek bir programlama dilidir. scriptin bir diger özelligi de bir yorumlayiciya (browser) ihtiyac duymasidir.
Netscape nin yetersizliginden cok önceden girildigi icin bir programlama dili gelistirdi. Bu dil Webe dinamiklik getirme amacli olarak serverlarda degilde ziyaretcilerin sayfalarinda calisacak bir dil idi. Ilk baslarda bu dile Livescript adi verildi. Bu dil bir düz yazi diliydi nin icine gömülüyordu halada öyle, ayni zamanlarda sun firmasi da isletim sisteminden bagimsiz programlama yazabilecegi(teorik olarakta olsa ) dili üzerinde calisiyordu bu isim o siralarda oldukca populerdi.
Netscape bunun üzerine Livescript e script adini verdi browsernn 2. sürümünüde bu dili anlar hale getirdi. Daha sonralari( 1 yildan daha fazla) da .E ye bu dili anlar özellik katti fakar adini jscript koydu. Böylece trene son vagondanda olsa bilebildi.
bos durmadi gercekten kendine ait VBScript dilini gelistirdi ama hiçbir zaman Netscape dilini desteklemedi. Sonuçta bu yarisi simdilik netscape kazanmisa benziyor.
Tüm internet kullanicilarinin ziyaret edebilecegi sayfalar hazirlamak istiyorsak dilini kullanmak zorundayiz. Peki bu dil nasil nerede çalisiyor? script kodlarinin icine kodlari arasinda yazilarak gömülüyor browser tarafindan yorumlaniyor. Browser tarafindan yorumlandigi için mutlaka kullandigimiz scriptleri her iki browserda da denememiz gerekir.

Script ?

Özellikle Tarayıcı kontrolünde, Saat yazdırmakta, Tarayıcı bilgilerini almakta, Kullanıcı formlarını kontrol etmekte sayfaları oluşturmakta oldukça işlevseldir.

Lost dizisinin felsefi şifresini açıklıyoruz

Dördüncü sezon sona erdi ama Lost’ta heyecan merak dinmiyor.


İngiliz filozof John Locke.
Terry O’Quinn tarafından canlandırılan John Locke karakteri dizinin başlangıcından itibaren çarpıcı bir figür olarak yer aldı.

Bilim-kurgu metafiziğin içiçe geçtiği gizemli bir öykü anlatan LOST dizisi gösterildiği her ülkede büyük ilgi uyandırdı. Dizinin anlattığı öykü o kadar çarpıcı öylesine gizemlerle dolu ki, dünyanın pek çok yerindeki insanlar dizinin anlattığı olaylar hakkında durmaksızın yeni teoriler geliştiriyorlar.


Ancak dizinin yapımcı senaristleri de kendi sırlarını titizlikle korumaya devam ediyorlar. Dizinin iki sezon daha devam edeceği düşünülürse, iki yıl kadar bir süre boyunca bu dizide anlatılan öykünün bütününü içerdiği kodları merak etmeye devam edecekler.

Guncel.Net sitesi olarak okurlarımıza Lost dizisi hakkında daha önce ’de dünyada daha önce pek fazla kimsenin dikkatini çekmeyen bir felsefe şifresini açıklıyoruz.

Dizide yer alan üç karakter (ki bu karakterlerden biri çoktan öldü) aydınlanma çağının çok önemli üç İngiliz düşünürünün adını taşıyorlar.

BU İSİMLER SEÇİLDİ?

Lost dizisinde ortaya atılan pek soru gizem var ki TV başındaki izleyiciler bunları çözmek için uğraşıp duruyor. Anlaşılan o ki dizinin final üne kadar da bu gizemli sorular devam edecek.

Dizideki karakterlerinin isimlerini aldığı İngiliz filozofların olduklarını felsefe tarihindeki önemlerini açıkladığımızda, Lost dizisinin gizemini çözme yolunda önemli bir adım atmış olacağınıza inanıyoruz.

İşte isimlerini felsefe tarihinden alan üç LOST karakteri:

1. Edmund Burke: Bu karakteri (şimdilik) tek bir bölümde izledik. 3. sezonun 7. ü olan ‘Not in Portland’ adlı bölümde Juliet Burke’ün (Elizabeth Mitchell) na geri dönüş yaptığımızda, Juliet’in eski kocası Edmund Burke ile tanışmıştık. Zeljko Ivanek’in canlandırdığı Dr. Edmund Burke, Juliet ile aynı laboratuarda çalışan ama başkalarının araştırma projelerini kendine mal etmeye çalışan hasis güvenilmez bir tipti. Kendisine çarpan otobüs yalnızca onun ölümüne yol açmakla kalmamış, Juliet’in için Ada’ya giden yolu da açmıştı.

Gerçek Edmund Burke ise (1729 -1797) İrlanda kökenli bir İngiliz devlet adamı yazar olup Amerikan kolonilerinin bağımsızlığına destek vermiş ancak Fransız devrimine kesinlikle şı çıkmıştı. Anglo-Amerikan muhafazakarlık ideolojisinin kurucusu olarak kabul edilir.

2. David Hume: Henry Ian Cusick tarafından canlandırılan Desmond Hume karakteri ilk olarak bir ‘inanç bilim adamı’ olarak görünmüştü daha sonra ise “ together, die alone” (birlikte yaşar, yalnız ölürüz) sözüyle akıllarda gönüllerde kendine yer buldu. Desmond’ın daha önceki ndaki gelişmeleri izlerken birden gördük ki bu karakterin tam adı David Desmond Hume.

Gerçek David Hume (1711 - 1776) İskoçya kökenli filozof, iktisatçı çi olup, Batı felsefesinin en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. İnsan zihninin potansiyelinin kavranabilmesi için ilahi bilimlerin yeterli olmayacağını, ancak deney gözlemler yoluyla gerçek bilgiye ulaşılabileceğini ileri sürmüş olan Hume, Isaac Newton’ın bilimsel devrimci yaklaşımlarından çok etkilenmişti.

3. John Locke: Terry O’Quinn adlı aktör tarafından canlandırılan John Locke karakteri dizinin başlangıcından itibaren çarpıcı bir figür olarak yer aldı. Kötürüm olarak geldiği adada tekrar yürüme becerisine kavuşan Locke, adada sakin akil bir adam izlenimi verdi. Ancak geri dönüşlerden anladığımız kadarıyla adaya gelmeden önce son derece sinirli duygusal bir figür olarak görünüyordu. Dördüncü sezonun finalinde ‘Ötekilerin’ liderliğine kadar yükselen John Locke ‘adada kalmak’ konusunda çok ısrarlıydı.

Gerçek John Locke (1632 - 1704) çok önemli bir İngiliz filozofu olarak kendisinden sonra gelen çok sayıda düşünürün zihin haritalarını değiştirmiş İngiliz siyasi felsefesinin oluşumuna büyük katkılarda bulumuştur. Liberalizm ilkesinin temellerini atan Locke, bireyin özgür iradesini önplana çıkaran ‘deneyci’ bir düşünce tarzını savundu. Görüşleriyle hem Fransız devrimini hem Amerikan devrimini etkiledi. Bugün ‘bireysel kimlik’ veya ‘kişilik’ olarak nitelendirdiğimiz kavramlar üzerinden insanı inceleyebiliyorsak, bunu John Locke’a borçluyuz.

guncel.net

08

368 futbolcudan, 174′ü kendi ülkesi dışındaki liglerde forma giyiyor.
4 Haziran 11:15
20 ayrı ülkede top koşturan temsilcilerden, 44′ünü İngiltere’deki Premier Lig takımları barındırırken, 39 futbolcuyla Almanya bu ülkeyi izliyor. İspanya 19, İtalya 18 Fransa 13 futbolcu ile bu ülkelerin ardından sıralanıyor.

Ev sahiplerinden Avusturya, Polonya Almanya ile B Grubu’nda mücadele edecek Hırvatistan’ın, 23 kişilik kadrosundaki 21 oyuncusu başka ülkelerde top koşturuyor.

Hırvatistan’ın ardından Çek Cumhuriyeti (20), İsveç (16), Hollanda, Polonya İsviçre 14′er oyuncuyla geliyor.

Rusya, Hollanda, Bulgaristan, İsviçre liglerinde ise sadece 1′er temsilci oyuncu yer alıyor.

İspanya’nın 5 temsilcisi bulunurken, bu futbolcuların tümü de İngiltere’de oynuyor. 5 futbolcudan 4′ü , 1′i de Arsenal’in formasını giyiyor.

Son Avrupa Şampiyonu Yunanistan, İsveç, İspanya ile (D) Grubu’nda yer alan Rusya’nın ise sadece 1 oyuncusu nı ülkesi dışında sürdürüyor. 25 yaşındaki orta saha oyuncusu Ivan Saenko, Almanya’nın Nürnberg takımında forma giyiyor.

Öte yandan, şampiyona finallerinde yer alamayan Belçika, İskoçya, Danimarka, Ukrayna, Norveç Bulgaristan’daki liglerde toplam 17 temsilci oyuncu mücadele ediyor.

Belçika İskoçya’da 4′er, Danimarka Ukrayna’da 3′er, Norveç’te 2 Bulgaristan’da 1 oyuncu forma şansı buluyor.

08

-TÜRKİYE’NİN 6 TEMSİLCİSİ VAR-
13. Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edecek , toplam 6 lejyoner futbolcuya sahip.

İngiltere’de 2, İspanya, Fransa, Almanya Rusya’daki takımlarda ise 1′er futbolcu ’yi yla temsil ediyor.

Tuncay Şanlı Middlesbrough, Emre Belözoğlu Newcastle United, Nihat Kahveci Villarreal, Mevlüt Erdinç Sochaux, Hamit Altıntop Bayern Münih Gökdeniz Karadeniz Rubin Kazan kulüplerinde mücadele ediyor.

-BİR DE YABANCIMIZ VAR-
Bu arada, İsveç Milli Takımı’nda yer alan Tobias Linderoth ise Turkcell Süper Lig’de bu sene şampiyonluğa ulaşan Galatasaray’ın formasını giyiyor.

16 ülke takımının kadrosunda yer alan temsilci futbolcuların forma giydikleri ülkeler şöyle:

AVUSTURYA:
Toplam 9 oyuncu. Yunanistan İtalya’da ise 2′şer, İngiltere, Almanya, Norveç, Portekiz Rusya’da 1′er oyuncu.

HIRVATİSTAN:
Toplam 21 oyuncu. Almanya’da 6, İngiltere, Fransa İtalya’da 3′er, Rusya’da 2, Avusturya, Yunanistan, Hollanda Ukrayna’da 1 futbolcu.

ÇEK CUMHURİYETİ:
Toplam 20 oyuncu. Almanya’da 6, İtalya’da 4, Belçika İngiltere 3′er, Danimarka’da 2, İspanya Rusya 1′er futbolcu.

İSPANYA:
Toplam 5 oyuncu. Tümü de İngiltere’deki takımlarda forma giyiyor.

FRANSA:
Toplam 13 oyuncu. İngiltere’de 6, İspanya’da 3, İtalya Almanya’da 2′şer futbolcu.

ALMANYA:
Toplam 4 futbolcu. İngiltere İspanya’da 2′şer oyuncu.

YUNANİSTAN:
Toplam 9 oyuncu. Almanya 4, İspanya, İngiltere, Portekiz İskoçya’da 1′er futbolcu.

İTALYA:
Toplam 5 oyuncu. İspanya 3, Fransa Almanya 1′er futbolcu.

HOLLANDA:
Toplam 14 futbolcu. İngiltere 7, İspanya Almanya 3′er, İskoçya 1 oyuncu.

POLONYA:
Toplam 14 futbolcu. İngiltere 3, Almanya Yunanistan 2′şer, Avusturya, Belçika, İspanya, Romanya, Rusya, Ukrayna İskoçya’da 1′er oyuncu.

PORTEKİZ:
Toplam futbolcu. İspanya 5, İngiltere 4, Almanya 2, Yunanistan 1 futbolcu.

ROMANYA:
Toplam futbolcu. İtalya 4, Fransa 2, Bulgaristan, İspanya, Almanya, Rusya, İskoçya Ukrayna’da 1′er futbolcu.

RUSYA:
Toplam 1 futbolcu, o da Almanya’da.

İSVİÇRE:
Toplam 14 futbolcu. Almanya 6, Fransa 3, İtalya İngiltere 2′şer, Avusturya 1 futbolcu.

İSVEÇ:
Toplam 16 futbolcu. İngiltere 5, Fransa 3, Danimarka, Almanya, Yunanistan, İtalya, Norveç, Romanya, İsviçre ’de 1′er oyuncu.

TÜRKİYE:
Toplam 6 futbolcu. İngiltere 2, İspanya, Fransa, Almanya Rusya’da 1′er oyuncu.

16 Milli Takım’da oynayan lejyoner futbolcuların ülkelere göre dağılımı ise şöyle:

ÜLKELER FUTBOLCU SAYISI
1-İngiltere 44
2-Almanya 39
3-İspanya 19
4-İtalya 18
5-Fransa 13
6-Yunanistan 7
7-Rusya 6
8-Belçika 4
9-İskoçya 4
10-Avusturya 3
11-Danimarka 3
-Ukrayna 3
13-Norveç 2
14-Portekiz 2
15-Romanya 2
16-Bulgaristan 1
17-Hollanda 1
18-İsviçre 1
19-Rusya 1
20- 1

NOT: Aynı sayıdaki futbolcuya sahip ülkeler harf sırasına göre sıralanmıştır.

100 Eser’in Tam Listesi
Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik tarafından açıklanan ilköğretim öğrencileri için “100
Eser” yazarları şöyle:
1. Dede Korkut Hikâyeleri (İlköğretim İçin Uyarlama)
2. ’nın Mesnevisinden Seçme Hikâyeler (İlköğretim Çocukları İçin Seçme Hikâyeler)
3. Karagöz ile Hacivat (İlköğretim İçin Seçme Hikâyeler)
4. Vatan Yahut Silistre (Namık Kemal)
5. Ömer’in Çocukluğu (Muallim Naci)
6. Gulyabani (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
7. Şermin (Tevfik Fikret)
8. Işık (Ziya Gö)
9. Yalnız Efe (Ömer Seyrettin)
10. Çocuk Şiirleri (İbrahim Alaaddin Gövsa)
11. Hep O Şarkı ()
. Peri ı ile Çoban Hikâyesi (Orhan Seyfi Orhon)
13. Uluç Reis (Halikarnas çısı-Cevat Şakir Kabaağaçlı)
14. Damla Damla (Ruşen Eşref Ünaydın)
15. Bağrıyanık Ömer (Mahmut Yesari)
16. Domaniç Dağlarının Yolcusu (Şukufe Nihai)
17. Evvel Zaman İçinde (Eflatun Güney)
18. Cumhuriyet Öncesi Yazarlardan Çocuklara Hikâyeler (Mehmet Seyda)
19. Gururlu Peri (Mehmet Seyda)
20. Akın (Faruk Nafiz Çamlıbel)
21. Havaya Uçan At (Peyami Safa)
22. Benim Küçük Dostlarım (Halide Nusret Zorlutuna)
23. Sevdalı Bulut (Nazım Hikmet)
24. Kuklacı (Kemalettin Tuğcu)
25. Yer Altında Bir Şehir (Kemalettin Tuğcu)
26. Arif Nihat Asya’dan Seçme Şiirler (Arif Nihat Asya)
27. Sait Faik Abasıyanık’tan Seçme Hikâyeler (Sait Faik Abasıyanık)
28. Koçyiğit Köroğlu (Ahmet Kutsi Tecer)
29. Az Gittik Uz Gittik (Pertev Naili Boratav)
30. Aritmetik İyi Pekiyi (Cemal Süreya)
31. Çocuklara Şiirler (Vehbi Aşkun)
32. 87 Oğuz (Rakım Çalapala)
33. Yonca (Kemal Bilbaşar)
34. Bitmeyen Gece (Mithat Enç)
35. Halime Kaptan (Rıfat Ilgaz)
36. Gümüş Kanat (Cahit Uçuk)
37. Vatan Toprağı (Mükerrem Kamil Su)
38. Barbaros Hayrettin Geliyor (Feridun Fazıl Tülbentçi)
39. Eşref Saati (Şevket Rado)
40. Hikâyeleri (Orhan Veli)
41. İnci’nin Maceraları (Orhan Kemal)
42. Allı ile Fırfırı (Oğuz Tansel)
43. Tiryaki Sözleri (Cenap Şahabettin)
44. Keloğlan Masalları (Tahir Alangu)
45. Billur Köşk Masalları (Tahir Alangu)
46. Osmancık (Tarık Buğra)
47. Balım Dalım Oğul (Ceyhun Atuf Kansu)
48. Falaka (Ahmet Rasim)
49. Bir Gemi Yelken Açtı (Ali Mümtaz Arolat)
50. Üç Minik Serçem (Necati Cumalı)
51. Memleket Şiirleri Antolojisi (Osman Atilla)
52. Ülkemin Efsaneleri (İbrahim Zeki Burdurlu)
53. Anılarda Öyküler (İbrahim Zeki Burdurlu)
54. Aldı Sözü Anadolu (Mehmet Önder)
55. Göl Çocukları (İbrahim Örs)
56. Miskinler Tekkesi (Reşat Nuri Güntekin)
57. Tanrı Misafiri (Reşat Nuri Güntekin)
58. Ötleğen Kuşu (Halil Karagöz)
59. Arılar Ordusu (Bekir )
60. Yankılı Kayalar (Yılmaz Boyunağa)
61. Yürekdede ile Padişah (Cahit Zarifoğlu)
62. Serçe Kuş (Cahit Zarifoğlu)
63. Bir Küçük Osmancık Vardı (Hasan Nail Canat)
HAZIRLATILACAK ESERLER
64. Tekerlemeler
65. çede Deyimler
66. Atasözlerinden Seçmeler
67. Bilmecelerinden Seçmeler
68. Ninnilerinden Seçmeler
69. ülerden Seçmeler
70. Manilerinden Seçmeler
DÜNYA EDEBİYATI
71. Küçük Prens (A. de Exupery)
72. Şeker PortakaIı (Jose Mauro de Vasconcelos)
73. 0liver Twist (Charles Dickens)
74. Alice Harikalar Ülkesinde (Lewis Carrol)
75. Gülliver’in Gezileri (Swift)
76. Define Adası (Robert Louis Stevenson)
77. Robin Hood (Howard Pyle)
78. Tom Sawyer (Mark Twain)
79. Ezop Masalları
80. Andersen Masalları I-II
81. Üç Silahşörler (Alexander Dumas)
82. La Fontaine’den Seçmeler (La Fontaine)
83. Pinokyo (Carlo Collodi)
84. 80 Günde Devr-i Alem (Jules Verne)
85. İnci (John Steinbeck)
86. Beyaz Yele (Rene Guillot)
87. Peter Pan (James Matthew Barrie)
88. Uçan Sınıf (Erich Kastner)
89. Yağmur Yağdıran Kedi (Marcel Ayme)
90. Ölümsüz Aile (Natalie Babbitt)
91. Yaşlı Adam Deniz (Ernest Hemingway)
92. Mutlu Prens (Oscar Wilde)
93. Şamatalı Köy (Astrid Lindgren)
94. Momo (Michael Ende)
95. Heidi (Johanna Styri)
96. İnsan Ne ile Yaşar (Leo Tolstoy)
97. Sol Ayağım (Christy Brown)
98. Hikâyeler (Anton Çehov)
99. Değirmenimden Mektuplar (Alfonse Daudet)
100. Pollyanna (Elaanor Porter)
KAYNAK: .gov.tr

’den özür dileten
Güvenlik nedeniyle sohbet esnasında yaşanan aksaklıklar kullanıcılara sıkıntılı anlar yaşattı

.05. 17:40

servisinde yaşanan aksaklıklardan dolayı sohbet esnasında bazı internet adreslerinin bloke olduğu tespit edilince, hatayı giderip özür diledi.

Hafta sonu kullanıcıları, , deviantART diğer bazı sitelerin linklerini üzerinden gönderip alamadı. Neler döndüğünü anlamaya çalışan kullanıcıların internette sesi duyulunca, duruma müdahale ederek sorunu çözdü bir açıklama yayınlayarak özür diledi.

Sebep Güvenlik

tarafından yapılan açıklamada, Cuma gecesinden Cumartesi sabahına kadar servisinin yanlışlıkla yasal IP adreslerini de engellediği durum raporlandığında sorunun hızla çözüldüğü kaydedildi.

Virüs, malware diğer zararlı linklere şı büyük bir savaş içerisinde olduklarını sözlerine ekleyen yetkilileri, bu yöndeki çalışmalarını daha da geliştirerek kullanıcılara en güvenli sohbeti sunmayı sürdüreceklerini belirtti.

shiftdelete.net

Protokol bir iletişim sürecinde bu bağlantıyı sağlayan noktalar arasındaki gidip gelen mesajlaşmayı düzenleye kurallar dizisidir. Bu protokoller birbirleriyle iletişim içinde bulunan gerek donanım gerekse yazılımlar arasında oluşur. İletişimin gerçekleşmesi için her öğenin bu protokolü kabul etmiş uyguluyor olması gerekir.

TCP/IP 'de bu şekilde oluşan yüzden fazla bilgi iletişim protokolün toplandığı bir protkoller ailesidir. Bunlardan en önemlileri TCP (transmission control protokol) IP (ınternet protokol) olduğu için bu ismi almıştır.

Bir bilgisayar ağında kullanılan protokol ne olursa olsun aslında bilgisayarlar fiziksel adresleri ile birbirlerini tanır iletişimde bulunurlar. Bu fiziksel adres ağ kartı veya ağa bağlanmayı sağlayan herhangi bir donanım içinde hiçbir şekilde değiştirilmesi mümkün olmayan 48 bit olan bir numaradır. TCP/IP protokolünde diğer bilgisayarlardan farklı olarak her bilgisayar bir IP numarası alır.

Görünüşü 194.62.15.2 şeklindedir. İnternette bulunan her bilgisayarın kendine ait bir IP numarası vardır sadece ona aittir. IP adresleri 32 bitlik düzendedirler ama kolay okunabilmeleri için 8 bitlik 4 gruba ayrılmışlardır.

Internet üzerinde veri alış verişi yapan alıcı göndericiyi tanımlamaktadırlar. Veriler gönderilirken mutlaka gönderenin IP adresini taşırlar. Alıcının adresi de adresteki domain adrese göre çözümlenir gönderilir.

IP adres yapısının 2 bölümü vardır. Birincisi bilgisayarın bağlı olduğu özel bir ağın numarası ikincisi ise bilgisayarın özel numarasıdır. Veriler dolaşım sırasında router denilen yönlendiricilerden geçerken sadece bu özel ağın numarasına bakılır. IP adresleri a,b,c,d,e adı verilen beş sınıfa ayrılmıştır. A sınıfı adresleri ilk " oktet" ile belirlenir 2 ile 126 arasında olmalıdır. Örneğin 124.0.0.0 A sınıfı bir IP'dir. Aynı şekilde B ilk iki oktetle belirlenir ilk okteti 129 ile 91 arasındadır. C sınıfı ise ilk 3 okteti kullanır ilk okteti 192 ile 223 arasındadır. D E sınıfı IP 'ler ise kullanılmazlar zira sadece test amaçlıdırlar.

Bir örnek vermek gerekirse siz ISS' a telefon hattı ile bağlandığınızda ISS' nin ağına dahil oluyorsunuz. Daha evvel alınmış olan IP adresi havuzundan size bir IP adres veriliyor. Mesela IP adresiniz 194.62.15.2 ise, ISS nizin aldığı IP adresinin sınıfı C dir. Yani ilk 3 oktat içinde bulunduğunuz ağı , sonda bulunan oktat da sizin bilgisayarınızın o andaki adresini temsil eder.

TCP/IP Protokolü

TCP/IP, birbirinden farklı yapıda ağların iletişimini sağlayan, aynı zamanda Internet'te kullanılan en yaygın protokoldür. TCP/IP ismini içinde yer alan en önemli iki alt protokolden alır. TCP (Transmission Control Protocol ) IP (Internet Protocol). (İnternet)
TCP/IP protokolü A.B.D.'de Department Defense (DoD) tarafından binlerce farklı bilgisayarı birbirine bağlamak için geliştirilmiş açık bir standarttır. SPX/IPX gibi TCP/IP de bir tek protokol değildir, fakat iletişim hizmetlerini kontrol etmek üzere tasarlanmış bir protokoller takımıdır. SPX/IPX'in aksine TCP/IP gerçek anlamda heterojen ağlarda değişik tipte bilgisayarlar arasında iletişimi sağlamak için tasarlanmıştır.

TCP (Transmission Control Protocol ), gönderilen bilgilerin yerine ulaşmasından sorumludur. IP (Internet Protocol), IP paketlerinin (datagram) oluşturulması adres bilgilerinin yerleştirilmesi ile ilgilenir, hata kontrolü düzeltilmesi gibi işlemleri TCP'ye bırakmıştır. Bunun yanında datagramların yönlendirilmesinden sorumludur. (internet)
TCP/IP'nin IP bölümü ağ düğümleri arasında adreslemeyi ele alır. IPX IP'nin her ikisi de verinin gönderilme alınma mekanizmalarını sağlar. IPX gibi IP'de verinin teslimatını garanti etmez. IP'nin basit ama çok önemli bir faydası ağ-içi bir hatta büyük veri bloklarını verimli bir şekilde taşıyabilmesidir. Bir IP paketi 65.535 byte'a kadar çıkabilir bu da bir IPX paketinin yüz katından fazladır.
Bir IP paketinde (Datagram) gönderilecek bilginin yanı sıra, o paketin uzunluğu gideceği noktanın 32bit'ten oluşan IP adresi yer alır. IP adresleri 8 bitlik 4 kısıma ayrılır bu 8 bit 0-255 arası bir sayı ile gösterilir. Örnek IP adresi olarak 192.168.10.1 verilebilir. Bu IP adresleme sistemi IP v4 olarak adlandırılır. IP adresleri Class A, Class B Class C olarak adlandırılan üç sınıfa ayrılmıştır. Class A sınıfı adresler, 0.0.0.0 ile 127.255.255.255 arasında değişir. Bu adresler 65534'den fazla kullanıcılı ağlar için kullanılır. Class B sınıfı adresler, 128.000 ile 191.255.255.255 arasında değişir 255 ile 65534 kullanıcı arasında değişen ağlar için kullanılırlar. Class C sınıfı adresler 255'ten az sayıda kullanıcılı ağlar için ayrılmıştır 192.0.0.0 ile 223.255.255.255 arasında değişir.

Her IP adresinin bir de Netmask Adresi bulunur. Genelde Class C sınıfı için kullanılan Netmask Adresi 255.255.255.0 dır. 10-15 kullanıcılı ağlar için bir Class C sınıfı adres vermek diğer adreslerin boşa gitmesi anlamına gelmektedir. Netmask Adresleri değiştirilerek Class C sınıfı adresler bölünmekte zaten kısıtlı olan IP adresleme sistemi daha verimli olarak kullanılabilmektedir. Bu işleme Subnetting adı verilir. IP adreslerin tükenmesi durumunda IP v6 adı verilen yeni bir adresleme sistemi gündemdedir. (internet)
TCP/IP protokolü IP paketlerini kapsüller iletişim hizmetlerine bağlanmayı sağlarlar. TCP aynı zamanda IP de olmayan teslim etme garantisini de sağlar. FTP, Telnet SMTP gibi diğer TCP/IP hizmet yardımcı programlarının hepsi veri taşımak için isteklerini TCP'ye bildirir. Netware LAN'larda çok az kullanılan SPX'in aksine, TCP TCP/IP ortamında çoğu uygulamalar tarafından kullanılır çünkü onların yaratıcıları daha az güvenilir bağlantılarda çalışmayı beklemişlerdir.
TCP/IP'nin en önemli noktalarından biri de yönlendirme işlemidir. Router'lar bünyelerinde bulunan adres tablolarındaki adresler ile kendilerine gelen IP paketindeki adres arasında karşılaştırma yapar. Bu adres yerel bir kullanıcıya ait ise yönlendirme yapılmaz, farklı bir ağa ait ise o ağa yönlendirilir. Eğer adres tablosunda yer almıyorsa Default Gateway adı verilen adrese yönlendirilir. Örnek olarak; Internet'te, bir adres Internet Router'ının adres tablosunda yoksa default gateway olarak tanımlanan daha büyük adres tablosuna sahip bir Router'a yönlendirilir. Bu zincir tüm Internet'e bağlı adreslerin tutulduğu omurga Router'lara kadar gidebilmektedir.(internet)
TCP pencereleme adlı bir teknikle verimliliği artırır. Bununla bütün paketlerin alındı-bildirimini pencerede izlerken belirli sayıda paket iletebilir. Penceredeki paketlerin sayısı iletişimin başarı derecesine göre değişir. Netware aynı genel prensibi kullanan paket patlama adlı benzer bir özellik içerir; bununla beraber paket patlama yüksek seviyeli Netware Core Portokolünün bir parçasıdır, SPX veya IPX'in değil.
TCP/IP'nin SPX/IPX'e göre en belirgin avantajı milyonlarca farklı bilgisayarı bir küresel ağ üzerinden birleştirebilme yeteneğidir. Yaklaşık üç milyon bilgisayarın birbirine bağlı olduğu internet TCP/IP'nin gücünü gösteren en iyi örnektir. Ağdaki bilgisayarların hizmetlerin takibini yayın tekniği ile yapan SPX/IPX'ten farklı olarak , TCP/IP bir dizi eşi olmayan 32-bit adres kullanır. Bir TCP/IP ağında her düğümün tek bir adresi olmalıdır organizasyonda bir kişi tayin edilen bu adresleri takip etmelidir.
Pratikte, SPX/IPX yüksek hızda, güvenilir iletişim cihazları ile bağlanmış PC-tabanlı LAN'lar veya WAN'lar için kendini kanıtlamış bir standarttır. TCP/IP daha düşük işlem gücü güvenirliği olan genişletilmiş ağlar üzerinden farklı bilgisayar sistemlerinin bağlanılmasında tercih edilir. TCP/IP'nin en cazip tarafı sistemleri birbirine bağlama yeteneğidir.
TCP/IP protokolünde tüm bilgisayarlar 32 bitlik "özgün" bir IP numarasına sahip olacak şekide adreslenirler (buradan çıkarılabilecek teorik bir sonuç ise internete aynı anda bağlı olabilecek bilgisayar sayısının en fazla 232 = 4,294,967,296 olabileceğidir) Bunu bir örnekle ele alırsak, internet üzerinde 3,559,735,316 sayısı ile adreslenmiş bir bilgisayar düşünelim. Bu sayının heksadesimal karşılığının D42D4014 olduğunu kolaylıkla hesaplayabiliriz. Bu şekilde bir gösterimin hemen hiç kimseye birşey ifade etmeyeceği sanırım oldukça açık bir şekilde görülmektedir. Bu yüzden şu şekilde bir yol izlenir, bu 32 bitlik adres 8 bitlik adresler halinde 4'e ayrılıp (D4 2D 40 14 şeklinde), daha alışıldık bir sayı sistemiyle çalışabilmek için desimale çevrilirler (0xD4 = 212, 0×2D = 45, 0×40 = 64 0×14=20). Bu gösterim son olarak aralara konan bir nokta ile birleştirilir sonuç olarak IP numarası olarak tanımlanan notasyona ulaşılır, yani internet üzerinde 3,559,735,316 sayısı ile adreslenmiş bilgisayar 212.45.64.20 IP nolu bilgisayardır. Benzer bir yaklaşımı tersten izleyecek olursak A.B.C.D IP nosuna sahip olduğu bilinen bir bigisayarın gerçek adresi, A * 224 + B * 216 + C * 28 + D şekline hesaplanır.
Örneğimizden yola çıkarsak 212.45.64.20 için gerçek adres 212 * 224 + 45 * 216 + 64 * 28 + 20 = 3,559,735,316 'dır.
IP numarasının bu şekildeki gösterilimi aslında internet trafiğinin yönünün nasıl bulunduğu konusunda hiçbirşey ifade etmez elbette, bir yığın halinde bulunan 4 milyarın üzerindeki adresin bir kısım gruplara ayrılması zorunludur. Trafiğin yönünün belirlenmesi ancak paketlerin belli IP gruplarından gelmesi belli gruplara yönelmesi ile mümkün olabilecektir. Bu durumda her IP paketi, kendi numarasının bağlı olduğu gruplar için tanımlanmış kurallara göre hareket eder. Yapılan gruplama işlemine ise subnetting adı verilir. Bu işlem sırasında IP adresi ait olduğu grubu bu grubun üyeleri arasında kaçıncı sırada olduğunu belirtmek üzere iki kısma ayrılır. İlk kısma network numarası, ikinci kısma ise uç
Adresin adı verilir işlem şu şekilde gerçekleşir.
Tüm internet IP bloğunu 255 kısma ayırmayı istediğimizi düşünelim, bu gruplama sonucunda ortaya çıkacak IP numaralarının 1.x.y.z, 2.x.y.z, ……,255.x.y.z şeklinde olacağı kolay bir akıl yürütme ile görülebilmektedir. Bu tanımlamada elde edilen IP numaralarının oluşturduğu blokların her birine subnet veya network adı verilmektedir 1.0.0.0 networkü, 2.0.0.0 network'ü vs şeklinde telaffuz edilmektedir. Bu durumda örneğin 2 ile başlayan bütün IP numaralarının (2.x.y.z) 2.0.0.0 networkü'nün parçası olduğu kolayca anlaşılabilir. Dikkati çekmesi gereken bir nokta elde edilen blokların hala devasa boyularda olduklarıdır (224 = 16,777,216) bu bloklar kendi içlerinde daha fazla bölünmeye tabi tutulabilirler, örneğin 1.0.0.0 networkü'nü 1.0.0.0, 1.1.0.0, ….. 1.254.0.0, 1.255.0.0 şeklinde 255 ayrı networke ayırmak da mümkündür, aynı şekilde 1.1.0.0 networkü'nü de 1.1.1.0, 1.1.2.0,…..1.1.255.0 vs şeklinde daha da küçültmek mümkündür, bu işleme her blokta 2 hatta 1 IP kalıncaya kadar devam edilebilir. Burada önemli nokta bu blok büyüklerinin ihtiyaca göre belirlenmesi gereği her bloğun bir üst bloğun alt kümesi olmasıdır. Daha detaylı açıklarsak, 1.0.0.0 networkünden bahsediyor iseniz otomatik olarak 1.1.0.0 networkünden 1.10.5.0
networkünden de bahsediyorunuz demektir.
IP numarasını network numarası uç adresi olarak ikiye böldüğümüzü yukarıda söylemiştik, bunları örneklerle açıklaylım, test amacıyla seçtiğimiz 212.45.64.20 IP numarasından yola çıkarsak, bu IP'nin hem 212.0.0.0 hem 212.45.0.0 hem de 212.45.64.0 networklerinde yer alan bir IP olduğu söylenebilir. Burada kritik nokta network numarası olarak hangisinin alınacağı (212, 212.45, 212.45.64) daha da önemlisi buna nasıl karar verileceğidir. Açıkça görülen odur ki bunu bilmek yalnızca IP numarası ile mümkün olmamaktadır. Bu nedenle IP numarasının hangi bitlerinin network numarasınını temsil ettiğini, hangilerinin ise uç adresini oluşturduğunu tanımlayacak başka bir bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Buna "subnet mask" adı verilmektedir. Çoğu zaman kullanıcıların kafasını karıştırmakla beraber aslında anlamı kullanımı son derece açıktır.
Subnet mask'ı network numarasının bulunduğu bit pozisyonlarında 1, kalan pozisyonlarda 0 bulunduran bir sayı olarak tarif edebiliriz.
Örneğin 212.45.64.20 IP'sini alt bölümlemeye gitmeden 212.0.0.0 bloğunun bir parçası olarak görmek istiyorsak, network adresini yalnızca ilk 8 bitin oluşturduğunu söylüyoruz demektir. Bu durumda subnet maskımız 8 tane 1 24 tane 0 'dan oluşacaktır (toplam 32'yı verecek şekilde).
Subnet mask (binary) : 11111111 00000000 000000000 0000000
Subnet mask (desimal) : 255 0 0 0
Subnet mask : 255.0.0.0
Ya da 212.45.0.0 bloğunun bir parçası olmasını istiyorsak, bu kez network adresini ilk 16 biti ile tanımlamamız gerekecektir, bu durumda subnet mask 16 tane 1 16 tane 0'dan oluşacaktır.
Subnet mask (binary) : 11111111 11111111 000000000 0000000
Subnet mask (desimal) : 255 255 0 ; 0
Subnet mask : 255.255.0.0
Son olarak, 212.45.64.0 bloğu için aynı hesaplamayı yaparsak, network adresi ilk 24 bitte bulunacaktır. Subnet mask ise 24 tane 1 8 tane 0'dan oluşacaktır.
Subnet mask (binary) : 11111111 11111111 11111111 0000000
Subnet mask (desimal) : 255 255 255 0
Subnet mask : 255.255.255.0
Burada subnet mask'ı belitrmek için kullanılan farklı bir yöntemden bahsetmek gerekir, bu da "/" ayracı ile IP numarasına ya da network numarasına eklenen bir sayıdır (212.45.64.20/25 veya 212.45.64.0/19 gibi). Burada verilen sayı subnet maskta ilk kaç bitin 1 olduğunu gösterir. Örneğin /8, 8 tane 1, 24 tane 0 anlatır, bu da 255.0.0.0 netmaskının eşdeğeridir, yine benzer şekilde /16, 16 tane 1, 16 tane sıfırı tanımladığı için 255.255.0.0'ın, /24 de 255.255.255.0'ın eşdeğer gösterimleridir. (internet)

2.1 TCP/IP Katmanları

TCP/IP katmanlardan oluşan bir protokoller kümesidir. Her katman değişik görevlere sahip olup altındaki üstündeki katmanlar ile gerekli bilgi alışverişini sağlamakla yükümlüdür. Aşağıdaki şekilde bu katmanlar bir blok şema halinde gösterilmektedir.

TCP/IP katmanları

bir ıp ağı üzerinde çeşitli servislere ulaşmak için bu servislerin çalıştığı sistemlerin 4 sayıdan oluşan akılda kalması zor son kullanıcılar için hemen hiçbir şey ifade etmeyen adreslerinin bilinmesi gerekmektedir. bu sorunun aşıldığı bu dokümanda ele alınacaktır.

1 dns'in çesi

yukarıda bahsedilen isimlendirme sorunu ilk olarak ınternetin babası sayılan arpanet zamanında ortaya çıkmıştır. 1970'lerde arpanet günümüz ağları ile şılaştırılamayacak kadar küçük durumdaydı yalnızca birkaç yüz ile ifade edilebilen sisteme hizmet veriyordu. bu tarihlerde isimlendirme için tek noktada tutulan bir dosyanın bulunması diğer tüm sistemlerin bu dosyayı belli aralıklarla kendi taraflarında güncellemesi isimlendirme sorununu çözmüştü.

adres-isim mlamalarını içeren hosts.txt dosyası srı tarafından srı-nıc adında bir üzerinde tutulmaktaydı. bu dosya her adrese bir isim şılık gelecek şekilde düzenlenmişti. arpanet üzerindeki yeni isim mlamaları değişiklikleri srı'ya gönderilen e-postalar aracılığı ile yapılıyor hosts.txt'in kopyası ftp ile alınıyordu.

arpanet üzerinde tcp/ıp kullanımına paralel olarak ortaya çıkan bağlantı patlaması, isim çözümü için bir çok sorunu da beraberinde getirdi. öncelikle isim çakışmaları ortaya çıktı, sayı artmakta her bilgisayara özgün bir isim atanmasında problemler yaşanmaktaydı. ayrıca yalnızca isim çözümlenmesi için oldukça yüksek miktarda bant genişliği harcanmakta buna rağmen kullanılan isim veritabanlarının uyumlu olması her zaman sağlanamamaktaydı.

bu durumun ortaya çıkmasından sonra arpanet daha ölçeklenebilir bir isim çözümleme yapısı için araştırmalara başladı. paul mockapetris bu işle görevlendirildi. mockapetris 1984 yılında domain name system (dns)'i mlayan rfc 882 883'ü yayınladı. bunlar daha sonra halen geçerli olan rfc 1034 1035 tarafından güncellendiler.

2 dns'in yapısı

arpanet döneminde ortaya çıkan güçlükler nedeniyle dns tasarlanırken uçlardaki sistemlerin kendi bilgilerini kendilerinin güncelleyebileceği bir yapı üzerinde durulmuştur. ortaya çıkan yapı ise en üstten başlayarak hiyerarşik bir şekilde uçlara doğru açılan dağıtık bir varitabanı mimarisidir. uçlar birbirleri ile istemci sunucu yöntemiyle konuşurlar.

farklı tablolar ile tek veritabanında mlanmış bir alan adı sistemini icenlenirse yapısının hiyerarşik olduğu görülür. her alan adı bir başka alan adının altında mlanmıştır. en üst seviyede bulunan bir tablo en üst seviye alan adları olan '.com', 'net' vb içerir bu alan adlarının detaylarını içeren tabloları işaret eder. aynı şekilde bu tablolar da kendi altlarında bulunan alan adlarını içerir detaylarını gösteren tablolara işaret eder.

açıklana tablo yapısı şekil 1 üzerinde gösterilmiştir.

[only registered users can see links]
şekil 1

ilk tabloda en üst seviye alan adları mlanmış bu tabloda bulunan alt alan adlarının bilgileri ilgili tablolara işaret edilmiştir. bu tek bir veritabanında gösterilmiş bir yapılanmadır. bu yapıda tablolar farklı veritabanları üzerinde tutularak yönetim kolaylaştırılabilir. bu durumda oldukça dinamik etkin bir mekanizma kurulmuş olur.

dağıtık veritabanları arasında istemci-sunucu yöntemi ile bağlantı kurulur.

az önce belirtilen en üst seviye alan adları arasında 'com', 'net', 'gov' vb yanında ülkelerin ıso tarafından belirlenen sembolleri de mlanmıştır (tr, uk, fr, gr gibi).

yukarıdaki açıklamaların paralelinde oluşan hiyerarşik alan adı ağacı şekil 2'de gösterilmiştir.
[only registered users can see links]
şekil 2

alan adı dağılımı en üst seviyeden başlar alt dallara doğru bölünür. bir alan adının okunuşu en alttan başlayarak en üste doğru . ağacın en altında bulunan alan adı 'ankara.ulak.net.tr' şeklinde okunacaktır.

en üst seviye alan adlarının yönetimi ınternıc tarafından yapılmaktadır. ıso kodları ile mlanmış ülke adlarının yönetimi ülkelere göre değişiklik göstermektedir. 'nin ıso kodu olan 'tr' üst seviye alan adının yönetimi orta doğu teknik üniversitesi (odtü) tarafından yapılmaktadır. dolayısıyla 'com', 'net', 'gov' gibi alan adlarına ınternıc tarafından; 'com.tr', 'net.tr' gibi alan adlarına odtü tarafından yapılmaktadır. alan adı kayıtlarıyla ilgili daha fazla bilgi için [only registered users can see links] [only registered users can see links] adresleri incelenebilir.

'ankara.ulak.net.tr' örneğinde, 'ankara.ulak.net.tr' alan adı ulaknet sunucuları üzerinde, 'ulak.net.tr' alan adı odtü sunucuları üzerinde, 'net.tr' alan adı yine odtü sunucuları üzerinde, 'tr' alan adı ise root server adı verilen en üst seviye alan adı sunucuları üzerinde mlanmış durumdadır. dikkat edilmesi gereken nokta alan adları alındıktan sonra bu alan adındaki isimlendirmenin lokalde yapıldığıdır. bu daha önce de değinilen yönetimin dağıtık olarak yapılabilmesini sağlar.

bu bilgiler ışığında 'xxx.ankara.ulak.net.tr' ya da 'yyy.ulak.net.tr' şeklindeki bir mlama ulaknet'in kontrolünde, benzer şekilde 'abc.com.tr' ya da 'xyz.net.tr' şeklindeki bir mlama ise odtü'nün kontrolündedir.

incelenen alan adı ağacı maksimum 127 basamaktan oluşabilir ki bu da pratikte ulaşılması imkansıza yakın bir değerdir.

3 dns çözümlemesi

dns'in yapısı anlatılırken dağıtık bir veritabanı şeklinde oluşturulduğu uçların birbirbirleriyle istemci sunucu mantığı ile konuştuğunu söylenmişti. bu işlevi yerine getiren programlara alan adı sunucu adı verilir (name server). alan adı sunucularını alan adı ağacı üzerinde nokta ile gösterilirler.

her alan adı sunucu bir veya birkaç alan adı bilgisini tutar bu alan adları için en yetkili alan adı sunucudur. diğer alan adları için sorgularda bu alan adları için en yetkili alan adı sunucularını bulmaya çalışır.

alan adı sunucular yerine getirdikleri kritik işlev nedeniyle genellikle yedekli olarak çalıştırılırlar. bilgilerin tutulduğu ana veritabanı birincil alan adı sunucu olarak adlandırılır. ikincil sunucualr birincil alan adı sunucularının verilerini periyodik olarak kendi veritabanına kopyalarlar. birincil sunucuda herhangi bir problem yaşandığında sorgulama ikinci sunucular üzerinde .

dns çözümlemesi birkaç kademede incelenebilir. ulaknet alan adı sunucusunu kullanan bir istemcinin '[only registered users can see links]; adresini sorguladığı durumda sunucu kendi veritabanında mlı olan bu istemciye döndürecektir. bu, ulaknet alan adı sunucusu 'ulak.net.tr' alan adı altında bulunan mlar için en yetkili sunucu olduğu için bu şekilde gerçekleşmiştir.

şekil 3'te bu sorgunun gerçekleştirildiği görülmektedir.
[only registered users can see links]
şekil 3

görüldüğü gibi istemci '[only registered users can see links]; adresini bu alan adı için en yetkili durumdaki alan adı sunucusunda sorgulamış bu adrese mlanmış ıp cevap olarak döndürülmüştür.

benzer bir sorgulamayı amerika kıtasında 'ns.digex.net' adlı alan adı sunucuyu kullanan bir istemcinin yaptığı durum incelenebilir.

'ns.digex.net' kendisine sorulan '[only registered users can see links]; için herhangi bir bilgiye sahip değildir. bu yüzden kendi veritabanında mlı olan en üst seviye alan adı sunucularına (root-servers, daha sonra detaylı olarak açıklanacaktır) bu sorar. bu sunucu (a.root-servers.net) da '[only registered users can see links]; için kesin bilgiye sahip değildir. ancak '.tr' üst seviye alan adının 'ns1.metu.edu.tr' sunucusu tarafından kontrol edildiğini bilmektedir. bu yüzden, 'ns.digex.net'e sorguyu 'ns1.metu.edu.tr' üzerinde yapması bilgisini iletir. 'ns.digex.net' bu kez aynı 'ns1.metu.edu.tr' üzerinde sorgulayacaktır. ancak bu sunucu da '[only registered users can see links]; için kesin bilemeyecek sorgunun 'ulak.net.tr' alan adı sunucusu olan 'ns.ulak.net.tr' adresine yönlendirilmesini bildirecektir. son olarak 'ns.digex.net', '[only registered users can see links]; adresini 'ns.ulak.ne.tr' üzerinde sorgulayacak 'ns.ulak.net.tr' kendi veritabanında '[only registered users can see links]; için mlı olan 193.140.83.9 adresini döndürecektir. bu bilgiye ulaşan 'ns.digex.net' de kendi istemcisine bu bilgiyi iletecektir.

bu sorgulama şekil 4'te gösterilmiştir.

[only registered users can see links]
şekil 4

bu analizde dikkati çekmesi gereken iki önemli nokta bulunmaktadır.

öncelikle '.tr' dan sorumlu gözüken 'ns1.metu.edu.tr'nin '.net.tr' için ayrı bir alan adı sunucuya yönlendirme yapmadığı, doğrudan 'ulak.net.tr' alan adı sunucusuna yönlendirme yaptığına dikkat edilmelidir. bu 'ns1.metu.edu.tr' hem '.tr' hem de '.net.tr' için alan adı sunucusu olduğu için bu şekilde gerçekleşmiştir. eğer '.tr' '.net.tr' farklı sunucular üzerinde mlı olsalardı 'ns.digex.net' ayrıca '.net.tr'den sorumlu sunucuyu da sorgulamak durumunda kalacaktı.

dikkat edilmesi gereken diğer nokta ise istemcinin alan adı sunucuya yalnızca bir sorgu iletmesi tüm iş sunucu tarafından yapıldıktan sonra yalnızca cevabı almasıdır. aynı durum 'ns.digex.net' diğer alan adı sunuculara ulaşırken ortaya çıkmamış her biri ayrı ayrı sorgulanmıştır. bunun sebebi 'ns.digex.net' sunucusunun tekrarlı (recursive), diğer alan adı sunucularının ise tekrarlı olmayan (iterative) bir şekilde sorgulanmış olmasıdır.

4 ıp'den isim çözümlemesi

3'te isimden adres çözümlemesi incelenmiştir. şu ana kadar anlatılan yapı tüm sistemin isimden adres çözümü için tasarlandığı izlenimini vermektedir. ancak pratik ihtiyaçlar, ıp adresinden isim çözümünü de gerekli kılmaktadır.

böyle bir sorgunun şu ana kadar incelenen yapı üzerinde çalışabileceğine bakalım. isimlerin indesklenmesine göre oluşturulmuş hiyerarşik bir sistem görülmektedir. ancak ıp adreslerin bu yapı üzerinde herhangi bir hiyerarşik yapısı bulunmamaktadır. örneğin '[only registered users can see links]; 193.140.83.9 ıp numarası ile adreslenmişken 'truva.ulakbim.gov.tr' 193.140.83.13 ıp numarası ile adreslenmiş olabilir. bu da 193.140.83. ile başlayan ıp'lerin teorik olarak tüm alan adı uzayına yayılmış olabileceğini gösterir.

görüldüğü gibi mevcut yapıda bir ıp adresinin isim şılığını bulmak için veritabanının tümünün taranması gerekmektedir. bu ise indeksi olmayan dağınık durumdaki milyonlarca kaydın taranması anlamına gelir ki imkansıza yakın bir uğraştır. bu sorunun çözülebilmesi için ıp adreslerine için de hiyerarşik bir yapının kurulması gerektiği görülmektedir.

bu yapıya geçmeden önce ıp adreslemenin özelliklerinin hatırlanması yararlı olacaktır. ıp adresleri ilk oktetten son oktete (soldan sağa doğru) en genelden en özele doğru sıralanırlar. örneğin '193.140' hem '193.140.83.13'ü hem de '193.140.83.9'u içine alır.

alan adları ise buna ters olarak sağdan sola doğru en genelden en özele doğru sıralanırlar. örneğin '.tr' hem ulak.net.tr'yi hem de 'metu.edu.tr'yi içine alır.

iki gösterim de genelden özele sıralanabildiğine göre mevcut hiyerarşik yapılandırmaya ıp numaraları için bir üst seviye alan adı eklenmesi mümkündür. bu alan adı 'in-addr.arpa' şeklinde ifade edilir. bu üst seviye alan adı 1'dan 255'e kadar çeşitli alt alanlara bölünür. bu bölümlemeye 4 okteti tamamlayacak şekilde devam edilebilir. bu durumda ortaya çıkan yapı şekil 5'te gösterilmiştir.
[only registered users can see links]

şekil 5

üst seviye alan adları arasına 'arpa' adında bir alan adı eklenmiştir. bu alan adının altında 'in.addr' şeklinde bir alan daha mlanmıştır. bu alan adının altında ıp numarasının ilk okteti alan adı olarak eklenmiş, bunu sırayla ıp numarasının ikinci,üçüncü dördüncü oktetleri izlemiştir.

görüldüğü gibi artık 193.140.83.13 193.140.83.9 ıp numaralarının isim şılıklarını bulmak son derce kolaylaşmıştır. incelene isim sorgusuna benzer bir şekilde ıp-isim sorguları da bu yapının yardımyıla yapılabilmektedir. ancak dikkat edilmesi gereken önemli birkaç nokta bulunmaktadır.

normal alan adı isimlendirme sisteminde isimler ağacın en altından en üstüne doğru okunulur. bu durumda ıp numaraları bilinenin aksine özelden genele doğru okunacaklardır. örneğin 193.140.83.13 ıp numarasının dns ağacı üzerinde okunuşu 13.83.140.193.in-addr.arpa şeklinde olacaktır.

dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta ise isimden ıp'ye yapılan mlama ile ıp'den isime yapılan mlama arasında herhangi bir bağlantı bulunmayışıdır. örneğin '[only registered users can see links]; dns üzerinde 193.140.83.9 olarak mlıyken, '193.140.83.9' ıp adresinin ismi 'efe.ulakbim.gov.tr' şeklinde mlı olabilir.

5 dns cache

dns çözümlemesinde anlatıldığı şekilde isim çözümleme işlemi ardışıl olarak alan adı sunucularının sorgulanmasını gerektirir. bu işlem oldukça vakit alıcı bir işlem olabilir şılıklı olarak sistemler üzerinde yük oluşturduğu gibi hatlar üzerinde yüksek miktarda bant genişliği harcayabilir.

bunun engellenmesi sorgunun mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılabilmesi için alan adı sunuculara cache özelliği eklenmiştir. bu sayede bir alan adı sunucu daha önce sorguladığı alan adlarını kendi belleğinde tutarak yeni sorgularda diğer alan adı sunucularını sorgulamadan doğrudan cevap verebilir. bu yukarıda anlatılan olumsuzlukları belli bir derecede önleyecektir. ancak burada önemli bir nokta gözden kaçırılmamalıdır.

sorgulanan alan adında son sorgulamadan sonra değişiklik yapılmış olabilir. bu durumda bellekte tutulan bilgi güncelliğini yitirmiştir istemciye hatalı bilgi geri döndürülecektir.

bu ancak belli bir noktaya kadar kabul edilebilir bir durumdur. alan adı mları normalde çok sık değiştirilen mlamalar değillerdir. nadiren değitirildiklerinde de değişikliğin aktive olması için bir gün gibi bir süre çoğu zaman yeterlidir. şu halde bellekte tutulan bilgilerin bir süre sonra güncelliğini yitirdiği kabul edilmelidir. bunu belirleyen değere daha önceki konularda da değinildiği gibi ttl (time to , yaşam süresi) denilmektedir her alan adının mlanmasında bu alan adı için geçerli ttl değeri belirtilir. bu alan adından sorgulanan bilgiler bellekte ttl süresince tutulduktan sonra güncelliğini yitirdiği kabul edilir.

kaynak: ordan burdan

50 kadınla yatmak mı lazım?

Doğru kişiyi bulmuşsanız iki tane bile çok fazla, bulamamışsanız 100 tane bile az.

Bugünkü kadınlar kendi annelerinin veya ninelerinin razı olduğu düşük standartlara razı olmuyorlar.

Mark Barrowcliffe’in yazdığı ‘Mr Wrong: My Life as a Fool for Love’ (Bay Yanlış: ı Arayan Bir Aptal Olarak m) adlı İngiltere’de piyasaya çıkınca, ezelden beri süregelen “Doğru kişiyi bulmalı?” sorusu tekrar ortaya atılmış oldu.

Konu - ilişkileri olunca herkes bambaşka tellerden çalıyor. Mark Borrowcliffe’in bize söyleyeceği yeni bir şey var mı? Yazarın The Times gazetesi için kaleme aldığı yazının bir özetini aşağıda dikkatinize sunuyoruz.

Liberal Demokrat lider Nick Clegg şimdiki ısıyla evlenene dek 30 kadınla yatmış olduğunu açıklayınca sanki övünerek skor ilan ediyormuş gibi landı. Oysa günümüz dünyasında ‘gerçekten doğru ı bulmak isteyen’ erkekler için bile 30, 50 hatta 70 kadınla yatmış olmak aşırı bir skor sayılmaz. Hele de bağlanmak doğru ı bulmak gibi bir derdiniz yoksa bu sayı yüzleri bile bulabilir.

Aslında pek çok yüzlerce, hatta onlarca kadınla yatmak gibi bir hedef seçmez. Pek çoğumuz genç yaşlarımızdan itibaren mızın ıyla şılaşmak isteriz. Tabii ki ilk çıktığımız kızla evlenip yuva kurmak istediğimiz anlamına gelmez bu. Ama bir süre sonra biz erkekler şılaştığımız kadında ‘oynaşmaktan yatmaktan’ daha fazlasını ararız.

SAYI MESELESİ Mİ, ZAMAN MESELESİ Mİ?

Eğer benim gibi ilk arkadaşınızı 15 yaşında bulmuş 40 yaşında evlenmişseniz, 50 kadınla yatmış olmak pek de büyük bir sayı değildir: yılda iki eder. 30 kadar ilişkinizin kısa süreli olduğunu yalnızca üç tanesinin bir yıldan fazla sürdüğünü hesaplarsak gene de kendinize ayıracağınız çok vaktiniz olmuş demektir.

mın 25 yılını evlenmek istediğim ı aramakla geçirdim, bu sürede 50 kadar kadınla birlikte oldum. Ama bu 25 yıllık sürenin yarısından fazlasında tamamen yalnızdım. Hatta bu sürenin çoğunu bir arkadaş edinmeyi hayal ederek geçirdim. arkadaşım olduğundaysa onları elimde tutacak olgunluğu gösteremedim veya kısa sürede bana göre olmadıklarını anladım. O yüzden 25 yılda mdan geçen 50 ı bir başarı skoru olarak değil yaptığım hataların toplamı olarak görüyorum.

Tabii ki pek çok bunu kabul etmez. Kuş misali daldan dala konduğunuzu övünerek söylersiniz çünkü ilişkileri yürütmede sız olduğunuzu kabul etmek işinize gelmeyecektir.

“Niçin artık evlenip durulmuyorsun?” diye sorardı annem. Ona gerçeği söyleyemezdim. Benim bir ‘bağlılık’ sorunum vardı: kadınlar bana bağlanmıyordu. Bense anneme “Birine bağlanmaya henüz hazır değilim” derdim.

ZAMAN DEĞİŞTİ, KADINLARIN BEKLENTİLERİ ARTTI

Erkeklerin bir partnerden diğerine takılmalarının sebebi sıklıkla şu oluyor: Bugünkü kadınlar kendi annelerinin veya ninelerinin razı olduğu düşük standartlara razı olmuyorlar.

Doğum kontrol hapı kadınları bekaret derdinden kurtardı, feminizm ise kadınların zihninde var olan yatak arasındaki zihinsel bağı kopardı. Herhangi bir kadına bağlanma arzusundaki bir erkeğin şılaştığı herhangi bir ‘bu erkekten daha iyi bir ’ bulabileceği düşüncesiyle hareket ediyor.

Elbette kadınlar da farkında ki çok beklerlerse 40 yaşına gelivermişler hala doğru erkeği beklemekle gençlikleri geçmiş gitmiş. Hele de çocuk sahibi olmak istiyorlarsa çok sarsıcı bir durum bu. Gene de kadınlar çocuklarının babasını se