Unutulmaz Bir Hikâyesi
Latif, bir çobanSaf huylu, düşünceli, temiz kalpli bir çobanBir gün, koyunlarını otlatırken nehre su almaya inen güzeller güzeli Latifeyi gördü. ona âşık oldu. ıyla her gece yanıp tutuştu. Latife, o kadar bir kızdı ki köyün tüm genç delikanlıları ona âşıktı. Fakat Latifenin babasının korkusundan Latifeyle değil görüşmek, göz göze bile gelemiyorlardı. Ama bizim saf huylu çobanımız Latifeye öyle bir âşık olmuştu ki, ı için dağları bile delip geçerdi. Öylesine seviyordu Latifeyi. Latife, Latif adlı çobanın kendisine âşık olduğunu daha sonra öğrendi. o da bir gün Latifle göz göze geldi. Artık o da Latife vurulmuştu.
Latifenin babası, adamlarına ına âşık olan çoban Latifi bulmalarını emretti. Maho Ağa (Latifenin babası) ının bir çobana âşık olmasına çok sinirlenmişti. Onun ının ancak bir saraya gelin olabileceğinin düşüncesindeydi. Ama o sadece kendi düşüncesiLatife babasından çok farklı düşünüyordu. O, gönlünün sevdiği kişiyle evlenmeyi istiyordu. Neyseki bizim çoban Latif, Maho . Ağanın adamlarına yakalanmamıştı. Çoban Latifle, güzeller güzeli Latife gizlice buluşuyorlardı. Maho Ağa bu durumdan oldukça rahatsızdı. Adamlarına:
Eğer o çobanı bulamazsanız bir daha gözüme gözükmeyin! Diye sert bir tonuyla çıkıştı. Adamları hemen Maho Ağanın yanından dağıldılar. Dağılışlarında uğultu ön plandaydı. yakalayacaklarını düşünüyorlardı, daha önce tüm çabalarına rağmen Çoban . Latifi yakalayamamışlardı. Maho Ağa bu uğultunun arkasından adamlarına:
Dediklerimi duydunuz, eğer yakalayamazsanız bu köyden gidin! Diye seslendi.
Latif ile Latife, güneşin etrafı tepeden gözlemlediği, yapraklarının sürçüşmesiyle oluşan uğultunun kulağa hoş bir verdiği, bir yaşlı çınar ağacının altında el ele tutuşmuş bir vaziyette konuşuyorlardı. Maho Ağanın adamları onları birkaç kilometreden fark . etmişlerdi. Ellerinde silahlarıyla onlara doğru yaklaşıyorlardı. Latife babasının adamlarının kendilerine doğru yaklaştıklarını fark etti hemen Latifi uyardı. Onu:
Latifim! Hemen ayrılmalısın yanımdan. Babamın adamları geliyor! Ellerinde silahları var! Çabuk ol! Çabuk! Diye kaçması için uyardı.
Latif, önemsemedi pekAma Latifenin yalvarışları şısında tehlikeyi süzmüştü. Latifeye:
Sen de gel Latifem! Sen de gel, dedi. Latife:
Olmaz, gelememO zaman peşimizi bırakmazlar. Hiç değilse git, merak peşinden gelmemeleri için onları oyalarım, dedi. Latif:
Ben yakalanmaktan korkmuyorum Latifem. Ben senden ayrı düşeceğim için korkuyorum. Buluşalım, sonra buluşalım, dedi. Latife telaşla:
Tamam, ama şimdi gitmelisin, çabuk gitmelisin, diye yalvardı.
Latif, . Latifenin alnından öpüp ellerini okşadı, sonra da oradan ayrıldı. Bir süre sonra Maho Ağanın adamları oraya geldi. Latifeyi alıp götürdüler. Geç kaldıkları için Latifin peşinden gitmekten de vazgeçtiler
Konaktayız