nedir

905 bin kişinin girdiği ’de 263 öğrenci bütün soruları doğru yanıtladı. İlköğretim başarı puanının katılmasıyla 97 birinci çıktı. Ham puan barajını aşamayan 31 bin 221 öğrencinin puanı hesaplanmadı

BİR İLÇENİN TAMAMI KOPYA ÇEKMİŞ

ÖZEL OKULLARDA İLK TERCİH ROBERT Lİİ

ONLARIN BİRİNCİLİKLERİ ÇOK FARKLI

ANKARA - Milli Eğitim Bakan Hüseyin Çelik, Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı’nda () 263 öğrencinin sınavda yöneltilen 100 sorunun tamamını doğru yanıtladığını, ancak ilköğretim başarı puanı katılarak yapılan hesaplamaya göre 97 öğrencinin 500 tam puan aldığını söyledi.

100′lük sistemin etkisi

’nin bu yıl son kez gerçekleştirildiğini belirten Çelik, 8 Haziran tarihindeki sınava 905 bin 930 adayın katıldığını yapılan değerlendirme sonucunda 263 adayın 100 sorunun tamamını doğru yanıtladığının belirlendiğini bildirdi. Bu sonucun, İlköğretim Başarı Puanı katıldığında değiştiğini belirten Çelik, “Bildiğiniz gibi 5’lik not sisteminden 100’lük sisteme geçtik. Böylece milimetrik bir hesaplama yapma şansı ortaya çıktı çünkü 5’lik sistemde bazı haksızlıklara yol açılabiliyordu. 100’lük not sistemi üzerinden yapılan hesaplamaya göre ilköğretim başarı puanlarını ilave ettiğimiz zaman çapında 500 tam puan alan öğrenci sayısı 97 olmuştur” dedi.

En çok birinci İstanbul’dan

’de 97 öğrenci birinci olurken, 41 il birinci çıkardı. Buna göre, en çok birinci 18 öğrenciyle İstanbul’dan çıktı. İstanbul’u 10 öğrenciyle Ankara, 6 öğrenciyle İzmir izledi. 500 tam puan alarak birinci olan adayların illere göre dağılımı ise şöyle: Adana-4, Adıyaman-1, Afyonkarahisar-1, Ankara-10, Aydın-1, Bilecik-1, Bingöl-1, Bursa-3, Çanakkale-2, Çorum-1, Diyarbakır-1, Düzce-2, Edirne-1, Eskişehir-1, Gaziantep-3, Hatay-1, Isparta-1, İstanbul-18, İzmir-6, Kahramanmaraş-1, Kars-1, -1, Kayseri-1, Kırıkkale-1, Kırklareli-1, Kırşehir-2, Kocaeli-7, Konya-4, Kütahya-1, Malatya-2, Mersin-2, Muğla-3, Muş-1, Osmaniye-1, Sakarya-1, Samsun-2, -1, Tekirdağ-2, -1, -1, Zonguldak-1. Birinci olan 97 öğrencinden 52’sinin özel ilköğretim okullarından mezun oldukları belirlendi.

En lı iller

TM puan türünde başarı sıralamasına göre birincisi olan il geçen yıl da il birinci olan Burdur oldu. Bu puan türünde başarı sıralamasını göre ikinci il Eskişehir, üçüncü il Edirne, dördüncü il Nevşehir, beşinci il Isparta, altıncı il Kırşehir, yedinci il Çanakkale, sekizinci Ankara, dokuzuncu il Yalova onuncu il de Kırklareli oldu. MF puanına göre illerin başarı sıralamasında ise Burdur yine birinci il oldu. Burdur’u sırasıyla Eskişehir, Edirne, Isparta, Kırşehir, Nevşehir, Çanakkale, Ankara, Kırklareli Yalova izledi. Öte yandan, birinci çıkaran İstanbul MF TM puan türlerindeki il başarı sıralamasına göre 52. sırada, İzmir de her iki puan türünde 24. sırada yer aldı.

11 öğrenci doğru yanıt veremedi

Çelik’in verdiği bilgilere göre, sınava giren 905 bin 930 öğrenciden 31 bin 221’inin ham puan barajını aşamadıkları için puanları hesaplanamadı. çe- (TM) puan türüne göre 59 bin 822 aday, 160 puan barajını geçemezken 814 bin 887 aday tercih yapmaya hak kazandı. -Fen (MF) puan türüne göre ise 33 bin 287 aday, 160 puan barajını geçemedi. Bu puan türünde 841 bin 422 aday tercih yapmaya hak kazandı. Sınav sonuçlarına göre 212 adayın bazı testleri kopya taraması sonucu iptal edildi. Sınava giren 11 aday ise soruların hiçbirine doğru cevap veremedi.

Sıfır çeken demekler yanlış

Sınavda 31 bin 221 öğrencinin puanlarının 0.5’in altında kaldığı için hesaplanmaya değer bulunmadığını ifade eden Çelik, “Bunun, sizin dilinizdeki adı ’sıfır çeken öğrenciler’. Ben geçen yıllarda da buna açıklık getirmeye çalıştım. Bunların dağılımına baktığımızda 3 bin 348 öğrenci 26 doğru yapmıştır ancak yanlışlar doğruları götürdüğü zaman gerçek puanı 0.5’in altında kalmıştır” dedi.”Yanlışlar doğruları götürdüğü için bu öğrencilerin puanlarının hesaplanmaya değer bulunmadığını” kaydeden Çelik, “(Bu öğrenciler sıfır çekti) değerlendirmesi doğru bir değerlendirme olmayacaktır” diye konuştu.

En sız iller

MF TM puan türlerine sınavda en sız il Hakkari oldu. MF puan türüne göre Hakkari’yi Şırnak, Ardahan, Ağrı, , Kars, Iğdır, Bingöl, Mardin Bitlis etti. TM puan türünde de en sız olan Hakkari’yi Şırnak, Ağrı, Ardahan, , Kars, Iğdır, Bingöl, Mardin Muş izledi.

‘Sorulması gerektiği gibi sorduk’

Çelik, sınavdan sonra ’soruların kolay olduğu, çok birinci çıkacağı’ yönünde yorumlar yapıldığını belirterek, şöyle konuştu: “Biz istesek 1 tane birinci çıkarabilirdik. Üniversite sınavlarında sorulur gibi soru sorardık ama doğru olan bu değil. Öğrenciyi kendi kitabına, okuluna, müfredatına yönlendirmek bizim görevimizdir. İlköğretim öğrencisine, ilköğretim öğrencisine sorulması gerektiği gibi soru sormak esastır. nın sathına yayılmış olması, 41 vilayete yayılmış olması da özellikle eğitimimizin yapısı açısından sağlıklı bir durumdur. Şüphesiz ki daha lı iller var, daha sız olan iller var. İllerimizin sosyo-ekonomik sosyo-kültürel gelişimleri de maalesef buraya aynı şekilde yansıyor. Bu da beklenen bir şeydir, yıllardan beri de bu böyledir.”

Tercih süreci başladı

Bakan Çelik, sonuçların açıklanmasından sonraki süreci de açıkladı. Tercih sonuçları 25 Temmuz ’de, kesin kayıtlardan sonra boş kalan okul kontenjanları ise 5 Ağustos tarihinde açıklanacak. ’ye ikinci yerleştirme için başvuruları da 6-10 Ağustos tarihleri arasında yapılabilecek. İkinci yerleştirme sonuçları 5 Ağustos ’de, açıklanırken 23 Ağustos’ta ise ikinci yerleştirme sonucuna göre boş kalan kontenjanlar açıklanacak.Tercihte yükselme işlemi talepleri 24-25 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. Sonuçlar ise 1 Eylül ’de açıklanacak.

‘Yüzdelik dilimlere dikkat edin’

Sınava ilişkin tüm detayların bakanlığın internet sitesinden öğrenilebileceğini kaydeden Çelik, tercih yapılırken adayların özellikle yüzdelik dilimlere dikkat etmelerini önerdi. Çelik, “Çocuklarımızın yüzdelik dilimlere dikkat etmeleri çok önemlidir. Aldıkları puanlardan ziyade, ’geçen yıl şu kadar puanla giriliyordu, bu sene şu kadar puanla giriliyor’ şeklindeki mukayeseden ziyade yüzdelik dilimi çok önemlidir, mukayesenin buna göre yapılması gerekiyor” dedi.

Birincilerin isimleri

Birinci olan öğrencilerin isimleri şöyle:Adıyaman Mustafa Baba İlköğretim Okulu Özgür Karabayır, İstanbul Özel Çamlıca Coşkun İlköğretim Okulu Enes Suyabatmaz, Bilecik 700. Yıl İlköğretim Okulu Bora Usanmaz, Konya Özel Konya Model İlköğretim Okulu Sema Nur Mutlu, Edirne Özel Edirne İlköğretim Okulu Sarp Kürüm, Gaziantep Özel Emine Nakıboğlu İlköğretim Okulu Yusuf İlker Yaman, Ankara Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu Baran Tabur, İstanbul Kocaragıp Paşa İlköğretim Okulu Engin Kara, Muğla Adile İhsan Mermerci İlköğretim Okulu Erman Azdemir, İstanbul Özel Acarkent Doğa İlköğretim Okulu Berk Özbakır, Kırşehir 23 Nisan İlköğretim Okulu İsmail Yazıcı, Samsun Özel Ezgililer İlköğretim Okulu Kerim Bahadır Şeker, Kırklareli Özel Büyük Şimşek İlköğretim Okulu Semih Berk Öncel, Ankara Salih Alptekin İlköğretim Okulu Gizem Taş, Düzce Özel Düzce Kültür İlköğretim Okulu Melike Dertli, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Furkan Özcan, İstanbul Halil Atamavcı İlköğretim Okulu Ali Barış Kaba, Mersin Anamur İlköğretim Okulu Hasan Berkay Çelik, İstanbul Rasathane İlköğretim Okulu Can Ayvaz, Konya İhsan Özkaşıkcı İlköğretim Okulu Fatma Didem Kesler, Malatya Özel Turgut Özal İlköğretim Okulu Nezaket Ezgi Güven, Çanakkale 75. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulu Erdem Zuhal, İstanbul Özel Yeşilköy 2001 İlköğretim Okulu Mehmet , Muş Yavuz Selim İlköğretim Okulu Esmanur Fil, İstanbul 700. Yıl Osmangazi İlköğretim Okulu Ebru Özdemir, Özel Sultan Murat İlköğretim Okulu Çağatay Akkoyun, Kırıkkale Namık Kemal İlköğretim Okulu Çağrı Demirel, Ankara TED Ankara Koleji Vakfı Özel İlköğretim Okulu Erknaz Ecehan Erk, Samsun Özel Delta İlköğretim Okulu Burak Ceyhun Karaca, Ali Fuat Darende İlköğretim Okulu Elifnur Erdem, İstanbul Özel Oğuzkaan İlköğretim Okulu Andaç Demir, İstanbul Esentepe İlköğretim Okulu Sinem Gündoğdu, Kırşehir Merkez İlköğretim Okulu Mukaddes Damla, Adana Özel Adana İlköğretim Okulu Bekir Batuhan Çelebi, Kayseri Özel Yılmaz Akansu İlköğretim Okulu Gökçe Canhilal, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Asel Öztürk, Gaziantep Özel Mutafoğlu İlköğretim Okulu Muhammed Yusuf Durmuş, Eskişehir MAT-FKB Özel Gelişim İlköğretim Okulu Gözde Berkil, İstanbul Milli Eğitim Vakfı Özel Basınköy İlköğretim Okulu Zeynep Rana Demir, Ankara Hamdullah Suphi İlköğretim Okulu Gülce Küreli, Kocaeli Değirmendere Uğur Mumcu İlköğretim Okulu Kutay Onaylı, İstanbul Özel Bahçelievler İhlas İlköğretim Okulu Mustafa Düremez, Afyonkarahisar Özel Zafer İlköğretim Okulu Metehan Çekiç, Ankara Özel Beypazarı İlköğretim Okulu Emine Büşra Çevik, Kars Özel Çelik Başarı İlköğretim Okulu Mert Can Aslanoğlu, Sakarya Özel Ufuk Işık İlköğretim Okulu Şule İdacı, Muğla Emirbeyazıt İlköğretim Okulu Mehlika Beste Yücedağ, Aydın Özel Muzaffer Ancın İlköğretim Okulu Erhan Çağırıcı, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Setenay Gel, Zonguldak İstiklal İlköğretim Okulu Betül Seda Güzelhan, Tekirdağ Özel Gürsoylar İlköğretim Okulu İbrahim Engin Hakvar, Kocaeli İlköğretim Okulu Yasemin Gümüş, İzmir Namık Kemal İlköğretim Okulu Fatma Nur Murat, Ankara Özel Yüksel Sarıkaya İlköğretim Okulu Ezgi Gökçe, İzmir Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu Halit Anıl Eray, İstanbul Özel Bilgi İlköğretim Okulu İpek Dursun, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Ali Emre Coşkun, Özel Serhat İlköğretim Okulu Özge Büşra Arar, İstanbul Özel Başakşehir Burç İlköğretim Okulu Leyla Elmas, Düzce Özel Yunusbey İlköğretim Okulu Osman Aydın, Bursa Karaoğlan İlköğretim Okulu Pınar Aydın, Kütahya Özel Başaran İlköğretim Okulu Burhan Işık, Seyhan Özel Çukurova Birfen İlköğretim Okulu Irmak Kepenek, Bingöl Kazım Karabekir İlköğretim Okulu Hacer Dinler, Muğla Kenan Evren İlköğretim Okulu Onur Melih Gedik, Bursa Özel Emine Örnek İlköğretim Okulu Ayca Ceren Coşgunoğlu, Isparta İMKB İlköğretim Okulu Bayram Kurt, Çorum Fatih İlköğretim Okulu Enes Furkan Kurt, Adana Özel Bilimkent İlköğretim Okulu Ahmet Gülek, Diyarbakır Mustafa Kemal İlköğretim Okulu Hüseyin Çubuk, Ankara Hürriyet İlköğretim Okulu Zarife Nurbanu Mendi, Malatya TED Malatya Koleji Özel İlköğretim Okulu Hamit Doruk Aktan, Hatay Fatih Aliye Müderris İlköğretim Okulu Ozan Pastacıgil, Tekirdağ Talat Paşa İlköğretim Okulu Çağatay Geçko, İstanbul Özel Irmak İlköğretim Okulu Alpertunga Ertin, Ankara Hüseyin Hüsnü Tekışık İlköğretim Okulu Tunahan Aytaş, Konya Özel Meram Abdullah Aymaz İlköğretim Okulu Hayrunnisa Pektaş, İzmir Yalı İlköğretim Okulu Güliz Kıçlı, Kahramanmaraş Özel Rabia Arıkan İlköğretim Okulu Mustafa Kesim, Adana İsmet İnönü İlköğretim Okulu Oğuzhan Özer, İstanbul Gazi İlköğretim Okulu Mehmet Asım Gümüş, Bursa Özel Emine Örnek İlköğretim Okulu Çelik, Kocaeli Özel Yuvacık Atayurt İlköğretim Okulu Özlem Zürap, İzmir şıyaka İlköğretim Okulu Aysu Eryaşar, Osmaniye Özel Yeni Serhat İlköğretim Okulu Mervenur Baraklı, İstanbul Özel İstanbul Çevre İlköğretim Okulu Nevbahar Ece Bulaner, Konya H. Ahmet Yesevi İlköğretim Okulu Fatih İkbal Karaefe, Mersin Çankaya İlköğretim Okulu Ezgi Uğuz, İzmir Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu Cihat Ögütçü, İzmir Özel Bergama Bakırçay İlköğretim Okulu Emre Kara, Gaziantep Özel Seçkin İlköğretim Okulu Mizgin ın, Ankara Bedriye Halil Naciye Mıhcıoğlu İlköğretim Okulu Giray Efe, İstanbul Özel Avcılar Fatih İlköğretim Okulu Efe Yasin Akman, Ankara Ulubatlı Hasan İlköğretim Okulu Zehra Uçar, Çanakkale Terzialan İlköğretim Okulu Murat Sağın, İstanbul Özel Merter Fatih İlköğretim Okulu Recep Çelebi, Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu Cihat Erbay. (aa)

Bakanlığı kene ısırığı ile bulaşan Hastalığı risk haritasını çıkardı. Buna göre, vakalar çoğunlukla Orta Anadolu Orta Karadeniz bölgesinde yani Kelkit vadisi başta olmak üzere , , , , Çorum Yozgat, Çankırı illerinde yoğunlaşıyor.

Bakanlığı yla oluşan, öldürücü Hastalığının risk haritasını çıkardı.

Bakanlık, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının 2002 yılından itibaren ’de özellikle bahar yaz aylarında görüldüğünü belirterek, vakaların çoğunlukla Orta Anadolu Orta Karadeniz bölgesinde yoğunlaştığı, hastaların çok büyük bir ünün ise, kırsal alanda yaşadığı, tarım hayvancılıkla uğraştığı bildirildi.

virüsünü taşıyan Hyalomma türü kenelerin uygun yaşam alanlarına paralel olarak riskin arttığı bölgelerden söz etmenin mümkün olduğunu kaydeden Bakanlığı, hazırladığı risk haritası ile, 2002 yılından bu tarafa ’de tespit edilen KKKA insan vakalarının sürekli ikamet adreslerini koordinatlarına göre işaretledi. Buna göre, risk haritasında, hastalığın Kelkit vadisi başta olmak üzere , , , , Çorum Yozgat, Çankırı illerinde yoğunlaştığı, diğer birkaç ilde ise tek vaka olarak çıktığı belirlendi.

ANİ BAŞLAYAN ATEŞ, BAŞ AĞRISI HALSİZLİĞE DİKKAT

Bakanlığı, hastalığının, insanlarda ani başlayan ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık, halsizlik belirgin iştahsızlık gibi belirtilerle ortaya çıktığını belirtti. Bakanlık ayrıca hastalarda bulantı, , ın ağrısı ishal gibi yakınmaların da görülebildiğini ifade ederek, daha sonradan bu belirtilere vücudun çeşitli yerlerinde görülen kanamaların da eşlik edebileceğini bildirdi. Kişisel korunmanın önemine işaret eden Bakanlığı bu bağlamda yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“-Kişisel korunma önlemleri kapsamında kanı, dokusu veya hayvana ait diğer vücut ları ile temas sırasında gerekli korunma önlemleri alınmalıdır.

- barınakları veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunulması durumunda, vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmeli; yapışan keneler bir cımbızla, kenenin deriye yapıştığı yerden tutulup çıılmalıdır.

-Korunma amaçlı olarak giysilere uygulanabilen, repellent olarak bilinen kene kovucular/öldürücüler cilde uygulanabilen kene kovucular dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır.”

anka

ORDU GİRESUN HAVAALANINA MUHTAÇ

: Ordu Giresun Havaalanına Muhtaç

Ordu Genç İş Adamları Derneği (Orgiad) Tarafından Hazırlanan Bir Rapor, Ordu Giresun Arasında Yapılacak Bir Havaalanının Ne Kadar Gerekli Olduğunu Bir Kez Daha Ortaya Serdi. Ordu Giresun Halkının Adeta Karayoluna Mecbur Edildiği Belirtilen Raporda, Havaalanının Bölgenin Gelişimini Tetikleyecek Stratejik Bir Yatırım Olduğuna Dikkat Çekildi.

Ordu Genç İş Adamları Derneği (ORGİAD) tarafından hazırlanan bir rapor, Ordu Giresun arasında yapılacak bir havaalanının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha ortaya serdi. Ordu Giresun halkının adeta karayoluna mecbur edildiği belirtilen raporda, havaalanının bölgenin gelişimini tetikleyecek stratejik bir yatırım olduğuna dikkat çekildi.

ORGİAD Başkanı Ayhan Kaymaz, Ticaret Borsası salonunda düzenlediği basın toplantısında iki ilin Valilik, belediye başkanlıkları, üniversite rektörlükleri, Oda Borsa başkanlıkları, demokratik kitle kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, yazılı görsel basına gönderilen rapor hakkında açıklamalarda bulundu. Özellikle nüfusu çok az birbirine yakın olan illerde havaalanı bulunurken, Ordu Giresun’un bir havaalanına sahip olamayışının sebebinin anlaşılmaz olduğuna vurgu yapılan raporda, OR-Gİ havaalanının eksikliği, meydana getirdiği sonuçlar hakkında şu görüşlere yer verildi:

“Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü tarafından Sinop Havaalanının 6 yıl sonra ′in ikinci yarısında hizmete girmesi planlanmaktadır. Adrese Dayalı Nüfus Sistemi verilerine göre Sinop ilinin itibari ile toplam nüfusu 198 bin 412 olup, Ordu’nun nüfusu 715 bin 409, Giresun’un nüfusu ise 417 bin 505′dir. Dolayısıyla OR-Gİ için toplam nüfus ise 1 milyon 132 bin 914′dür. OR-Gİ Havaalanını kullanacak olan toplam nüfus, tekrar açılması planlanan Sinop Havaalanını kullanacak nüfusun yaklaşık 6 katıdır. Sinop Havaalanını sadece bir il kullanacakken, OR-Gİ Havaalanını ise iki il beraber kullanacaktır. İstanbul’da yaşayan Ordu Giresunlu sayısı ise yaklaşık 1 milyon 500 bin kadar olduğunu da düşünürsek OR-Gİ Havaalanı için gerekli potansiyel vardır. Sinop Havaalanının tekrar açılmasının planlandığı bir ortamda, Ordu Giresun illeri OR-Gİ Havaalanını fazlasıyla hak etmektedir. Bunu rakamlar açıkça ortaya koymaktadır.” “Yapılacak olan OR-Gİ havaalanının Çarşamba (Samsun) Trabzon havaalanlarına yakınlığı ise herhangi bir engel oluşturmamaktadır. Ordu-Çarşamba arası 128 km, Ordu-Trabzon arası ise 181 km.’dir. Havaalanlarına sahip olan - arası 108 kilometre, Mardin-Diyarbakır arası 95 kilometre Adana-Hatay arası ise 192 km.’dir. Toplam 6 ilde de havaalanları mevcuttur. Ayrıca Havaalanı 16 Aralık 2006′da, Hatay Havaalanı ise 9 Aralık 2007′de açılmıştır. Hatay havaalanları mevcut iktidar döneminde açılmıştır.” “YOLCU KAPASİTESİ OLDUKÇA YETERLİ” “ Hava Yolları diğer özel havayolu acentelerinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Ordu Giresun’dan günlük ortalama 80 yolcu, uçak ile İstanbul’a Ankara’ya gitmektedir. Aylık olarak düşündüğümüz zaman ise yolcu sayısı 2 bin 400 kişi civarındadır. Bu rakamlara internetten yapılan satışları ise dahil değildir. 715 bin 409 nüfusa sahip olan ilimizden, her gün sadece Ordu’dan Ankara-İstanbul istikametine ortalama 20 otobüs kalkmaktadır. Zaman zaman bayram aralıklarını Üniversitemizin yapılandığını da düşünürsek, rakamın 30′u geçtiğini düşündüğümüzde, günlük yolcu kapasitesi bin 500′ün üzerinde bir rakama ulaştığını görmekteyiz. 417 bin 505 nüfusa sahip Giresun’da ise Ankara-İstanbul istikametine ortalama 15 otobüs kalkmaktadır. Bayramlar özel günleri de kattığımızda, rakamın 20′yi geçtiğini düşündüğümüzde günlük yolcu kapasitesi binin üzerinde bir rakama ulaştığını görmekteyiz. Ordu Giresun illerini beraber değerlendirdiğimizde her gün ortalama 2bin 500′ün üzerinde bir yolcu akışının olduğu ortadadır. Bunun sadece yüzde 5′ini günde 1 tane uçak koymak suretiyle havayoluyla taşıyacak olsak, yaklaşık günlük 125 yolcu etmektedir. Dolayısıyla günlük hava taşımacılığını kullanan mevcut 80 yolcuya internetten satın alan yolcu sayısına bu rakamları da eklediğimiz zaman gün de 1 tane uçak kalkacak şekilde potansiyelin olduğu açıkça ortadadır. Uçak biletleri ile otobüs fiyatları yaklaşık olarak aynıdır. Dolayısıyla tercih havayolu olacaktır. OR-Gİ Havaalanı yapıldığı takdirde yolcu sayıları daha da fazla olacaktır. OR-Gİ sivil havaalanının yapılması buna müteakip uçuş sayılarında yaşanacak artış, bizlerin dünyaya açılmasını daha da kolaylaştıracaktır” “Ordu Giresun sanayisinin dünyaya açılabilmesi yeni yatırımların ilimize bölgemize gelebilmesi için, sivil havaalanının acilen açılması son derece önem taşımaktadır. Avrupa’da ya da Büyükşehirlerdeki işadamlarını yatırım yapmak üzere davet ettiğimizde ilk sordukları şey, “uçakla direk Ordu’ya inip inemeyecekleri olmaktadır”. Dolayısıyla Ordu Giresun’da havaalanının olmaması nedeniyle yeni yatırımlar bölgemize gelmemektedir.” “OR-Gİ ORDU GİRESUN’U UÇURACAK” “Ordu Giresun’a her yıl gelen turist sayısı yaklaşık 700 bin turist civarındadır. Havaalanı eksikliği nedeniyle birçok tur operatörü Ordu Giresun’u gezi ına almamaktadır. Ordu Giresun’daki doğal güzellikler, yeşil ile mavinin buluştuğu noktalar, turizm bölgesi olan Ege Akdeniz bölgelerinden çok daha güzeldir. Doğal güzelliklerimizi turizm açısından tmak, potansiyellerimizi daha iyi kullanabilmemiz için havaalanı illerimiz açısından son derece önemlidir. Bu kapsamda Ordu’nun potansiyellerini daha iyi tmak amacıyla “Ordu tım Kulübü ” kurularak bir çalışma başlatılmıştır. Ancak bu tım gerçekleşse dahi hava yoluyla ulaşım sorunu çözülmediği sürece turist sayısının artırılmasında başarı sağlanamayacaktır. OR-Gİ sivil hava alanının yapılması durumunda Ordu Giresun’a gelen turist sayısı 2-3 katına çıkacaktır. OR-Gİ Havaalanın yapılmasıyla, dağ turizmi, kayak turizmi gibi yeni turizm yatırımların da önü açılmış olacak yeni tesislerin yapılmasına da yardımcı olacaktır. Ordu Giresun’u bir turizm kenti yapmayı düşünüyorsak, havayolu ile ulaşım imkanlarını sağlamak durumundayız. İllerimize yerli yabancı turist gelmesini bekliyorsak, bütün ulaşım imkanlarını seferber etmeliyiz. OR-Gİ havaalanının yapılması Ordu Giresun’u her yönden uçuracak gelen turist sayısında çok daha fazla artış olacaktır. Ordu Giresun’un turizm şehri olabilmeleri için olmazsa olmazı havaalanıdır. Havaalanının sivil havacılığa açılması turizme değer kazandıracak turizmin önü açılacaktır” “Ordu Giresun’da yıl boyunca ulusal uluslararası birçok fuar düzenlenmektedir. Bu fuarlara özellikle Avrupa ülkelerinden büyük şehirlerden katılımın havaalanının olmaması nedeniyle istenilen düzeyde olmadığı açıkça ortadadır. Katılımcılar fuarlara daha çok kara yoluyla gelebildikleri için ulaşım sorunu çektiklerini dile getirmektedirler. Bu kapsamda sivil havaalanının yapılması ile Ordu Giresun’a gelecek ziyaretçi sayısı da artıracaktır.” “Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Dalaman Dış Hatlar Terminalinin açılışında yaptığı konuşmada “Biz geldiğimizde turist sayısı 7 milyon civarındaydı. Yüzde 300 artışla bu rakam 21 milyona ulaştı. Bize gelen turistlerin yüzde 70′inin hava yolunu kullandığı göz önüne alınırsa, dış hatlar terminalinin önemi ortaya çıkıyor. Havaalanlarını vitrin olarak görüyoruz” sözü ile Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın “Havacılık bizim dönemimizde uçtu. Dış hatlar iç hatlarda yolcu taşıma kapasitesinde gelişme sağlandı. 2001′de 31 bin olan kapasite 56 bine ulaştı. Uluslararası otoriteler ’nin bu gelişmesi için 2015 yılını tahmin ediyorlardı. Hepsini şaşırttık. Biz gelince bu durum değişti. Siirt, Uşak, , havaalanlarına uçak indirebildik. Gerekli iyileştirmeler yapıldı. Önümüzdeki günlerde , Sinop, Balıkesir, Hatay Çanakkale havaalanlarına da uçak indirebileceğiz. Ayrıca artan yakıt fiyatlarına rağmen fiyatları 200 liradan 50 liraya geriledi. Bu rekabetin sonucudur. Rekabet kalite hizmet yaygınlığı getirdi” sözlerini de hatırlatmak istiyoruz. Planlanan illere baktığımıza Ordu Giresun’un havaalanını her açıdan fazlasıyla hak ettiğini görmekteyiz.” “Diğer taraftan Ordu Giresun artık bir üniversiteye sahiptir. Buraya akademisyenler, öğrenciler kültürel etkinlikler için sanatçılar geleceklerdir. Dolayısıyla havaalanı ihtiyacı kaçınılmaz olacaktır. Turistlerin, küçük uçaklarla direkt buraya gelebilmeleri sağlanmalıdır. Kısa mesafe uçuşları Ordu Giresun’a, uluslararası uçuşların yanında her türlü tarım, kargo taşımacılığı, dolmuş uçak (Charter) uçuşlarına açık sivil bir havaalanı mutlaka yapılmalıdır. Üstelik Ordu Giresun şehir aksları, OR-Gİ Havaalanı’nın planlanacağı yöne doğru sürekli olarak gelişmektedir.” “STRATEJİK YATIRIMIN KAYNAK SORUNU ÖNEMLİ DEĞİLDİR” “OR-Gİ Havaalanı projesinin yapım maliyeti deniz dolgusu nedeniyle yaklaşık 200 milyon YTL civarındadır. Karayollarına diğer yatırım projelerine aktarılan kaynakları düşündüğümüzde stratejik bir önem taşıyan OR-Gİ Havaalanı gibi Ordu Giresun’a önemli ölçüde katkı sağlayacak bir proje için kaynak sorununun önemli olmadığını düşünmekteyiz. Bu proje yap-işlet-devret modeliyle ya da devlet öz kaynaklarıyla hayata geçirilmelidir. ORGİAD olarak üyeler arasında yaptığımız anket sonuçlarına göre OR-Gİ Havaalanının yapılmasına “Evet” diyenlerin oranı yüzde 96, “Hayır” diyenlerin oranı ise yüzde 4 çıkmıştır. Anket sonuçları OR-Gİ Havaalanının yapılması için iş adamlarımızın büyük beklentilerinin olduğunu da açıkça göstermektedir. Üyelerimiz OR-Gİ Havaalanının yapılması ile yaptıkları iş seyahatlerinin de artacağını bildirmişlerdir.” “Ordu Giresun siyasi olarak en güçlü olduğu bir dönemi yaşamaktadır. Siyasi İktidarın Enerji Bakanı, Turizm Bakanı, Genel Sekreteri Teşkilat Başkan Yardımcısının Ordulu olması, Grup Başkan Vekilinin Giresunlu olması toplam da Ordu Giresun’un toplam 8 Milletvekilinin olması siyasi olarak büyük bir güçtür. Önemli olan bu siyasi gücü Ordu Giresun’a hizmet olarak kazandırmaktır. Bu kadar büyük bir siyası gücümüzün olduğu bir siyasi dönemde OR-Gİ Havaalanının gerçekleştirilmesi için herhangi bir engel yoktur. Şu bir gerçektir ki OR-Gİ Havaalanı ancak güçlü bir siyasi güç sivil toplum dayanışması birlikteliğiyle hayata geçirilebilir.” “Sonuç olarak OR-Gİ Havaalanı Ordu Giresun için şarttır. OR-Gİ Havaalanı yatırım planına alınmalı hemen yapımına başlanılmalıdır. Ordu Giresun’un Milletvekilleri, valileri, belediye başkanları sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek ortak hareket etmeleri ortak irade koymaları gerekir OR-Gİ bir şekilde çözüme kavuşturulmalı, ilimizin hem ticari hem de turizm potansiyeline canlılık getirecek OR-Gİ Havaalanı hayata geçirilmelidir. Ordu Giresun’un ortak bir havaalanına ihtiyacı olduğu açıkça ortadadır. Havaalanı, bölgemiz ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Bu yaklaşım içinde OR-Gİ Havaalanının yapılması sadece Ordu Giresunluların temennisi talebi olarak lanmamalıdır. OR-Gİ Havaalanı sosyal, ekonomik kültürel kalkınma adına gerekli önemli stratejik bir yatırımdır.”

ADT 9 DEĞİŞİK OYUNLA YAZ SEZONU TURNESİ’NDE

Ankara Devlet Tiyatrosu, “Her Yerde Tiyatro” Sloganı ile Mayıs, Haziran, Temmuz Aylarında 26 İlde Tiyatroseverlerle Buluşacak.

Ankara Devlet Tiyatrosu, (ADT) “Tek Kişilik Şehir”, “Yunus Dürür Benim Adım”, “Selanikten Anıtkabir’e”, “Kanlı Nigar”, “Pinti Hamit”, “Kayıplar”, “Küçük Bir Mücize”, “Köşebaşı” “Şahane Düğün” adlı oyunlarla yaz turnesine çıkıyor.

Devlet Tiyatroları’nın “Her Yerde Tiyatro” sloganı ile başlattığı Yaz Sezonu Etkinlikleri çerçevesinde, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarını kapsayacak sürede ADT, 26 ilde sanatseverlerle buluşacak. Programa göre, “Tek Kişilik Şehir”, 28 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasında, Bursa, Balıkesir, Manyas, Gönen, Çan, Çanakkale, Gelibolu, Ecebat, Gökçeada, Ezine, Ayvalık, Altınoluk, Edremit, Burhaniye, ’a konuk olacak.

“Yunus Dürür Benim Adım” adlı oyun, 31 Mayıs - 16 Haziran tarihleri arasında, Yozgat, Sorgun, Boğazlıyan, Bünyan, Kayseri, Develi, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Ürgüp, Hacıbektaş, Kırşehir, Kaman’da sahne alacak.

“Selanikten Anıtkabir’e” 19 Haziran -1 Temmuz tarihleri arasında, , Zile, Turhal, , Niksar, Reşadiye, Koyuluhisar, Şebinkarahisar, Suşehri’ne gidecek.

“Kanlı Nigar”, 1 Temmuz - 20 Temmuz tarihleri arasında, Çeşme, Seferihisar, Kuşadası, Söke, Milas, Bodrum, Muğla, Datça, Marmaris, Köyceğiz, Dalaman, Fethiye, Acıpayam, Denizli, Nazilli, Aydın 3 Haziran’da da Kırıkkale’ye turne yapacak.

“Pinti Hamit” 1 Temmuz-17 Temmuz tarihleri arasında, Erzurum, Bayburt, Kelkit, , Trabzon, Giresun, Ordu, Perşembe, Fatsa, Ünye, Çarşamba, Samsun, ’a, “Kayıplar” 24 Haziran-11 Temmuz tarihleri arasında, Çorum, , Havza, Samsun, Bafra, Gerze, Sinop, Ayancık, Abana, İnebolu, Küre, , Tosya, Osmancık’ta sahne alacak. Kırıkkale’ye ise “Küçük Bir Mucize” 4 Haziran , “Köşebaşı” 5 Haziran , “Şahane Düğün” de 6 Haziranda konuk olacak. (ANKA)

Bölgeler iller [değiştir]

’nin coğrafi bölgelerinin sınırları illerin idari sınırları doğrultusunda belirlenmemiştir. Bu nedenle birçok il birden fazla coğrafi bölgenin içinde olabilir. İl merkezleri baz alındığında bölgelerin kapsadığı alanlardaki iller şunlardir.

Akdeniz Bölgesi [değiştir]

Akdeniz Bölgesi

Akdeniz Bölgesi

Adana
Antalya
Burdur
Hatay
Isparta
Kahramanmaraş
Kilis
Mersin
Osmaniye

Doğu Anadolu Bölgesi [değiştir]

Doğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi

Ağrı
Ardahan
Bingöl
Bitlis
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Hakkari
Iğdır
Kars
Malatya
Muş
Tunceli

Ege Bölgesi [değiştir]

Ege Bölgesi

Ege Bölgesi

Afyonkarahisar
Aydın
Denizli
İzmir
Kütahya
Manisa
Muğla
Uşak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi [değiştir]

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Adıyaman
Batman
Diyarbakır
Gaziantep
Mardin
Siirt
Şanlı
Şırnak

İç Anadolu Bölgesi [değiştir]

İç Anadolu Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi

Aksaray
Ankara
Çankırı
Eskişehir
Karaman
Kayseri
Kayseri
Kırıkkale
Kırşehir
Konya
Nevşehir
Niğde
Yozgat

Marmara Bölgesi [değiştir]

Marmara Bölgesi

Marmara Bölgesi

Balıkesir
Bilecik
Bursa
Çanakkale
Edirne
İstanbul
Kırklareli
Kocaeli
Sakarya
Tekirdağ
Yalova

Karadeniz Bölgesi [değiştir]

Karadeniz Bölgesi

Karadeniz Bölgesi

Artvin
Bartın
Bayburt
Bolu
Çorum
Düzce
Giresun
Karabük
Ordu
Rize
Samsun
Sinop
Trabzon
Zonguldak

aşağıda sehirleri sehirler.txt dosyası olarak kaydediniz.

////////
Adana 01
Adıyaman 02
Afyon 03
Ağrı 04
05
Ankara 06
Antalya 07
Artvin 08
Aydın 09
Balıkesir 10
Bilecik 11
Bingöl
Bitlis 13
Bolu 14
Burdur 15
Bursa 16
Çanakkale 17
Çankırı 18
Çorum 19
Denizli 20
Diyarbakır 21
Edirne 22
Elazığ 23
Erzincan 24
Erzurum 25
Eskişehir 26
Gaziantep 27
Giresun 28
29
Hakkari 30
Hatay 31
Isparta 32
Mersin 33
İstanbul 34
İzmir 35
Kars 36
37
Kayseri 38
Kırklareli 39
Kırşehir 40
Kocaeli 41
Konya 42
Kütahya 43
Malatya 44
Manisa 45
K.Maraş 46
Mardin 47
Muğla 48
Muş 49
Nevşehir 50
Niğde 51
Ordu 52
Rize 53
Sakarya 54
Samsun 55
Siirt 56
Sinop 57
58
Tekirdağ 59
60
Trabzon 61
Tunceli 62
Şanlı 63
Uşak 64
65
Yozgat 66
Zonguldak 67
Aksaray 68
Bayburt 69
Karaman 70
Kırıkkale 71
Batman 72
Şırnak 73
Bartın 74
Ardahan 75
Iğdır 76
Yalova 77
Karabük 78
Kilis 79
Osmaniye 80
Düzce 81

////////////////////////////////

<?
$dosya = file('sehirler.txt');
echo "<select name='sehir'>";
foreach($dosya as $satir){
list($sehir, $plaka) = explode(' ', $satir);
echo "<option value='$plaka'>$sehir</option>";
}
echo "</select>";
?>

bu kodda seçilen plak no yu döndürür
siz şehirf adının döndürülmesini istiyorsanız value yerine $sehir yazınız

kaynak: ordan burdan

1873 yılında İstanbul’da doğdu. Bir medrese hocası olan babası doğumuna ebced hesabıyla düşerek ona “Rağıyf” adını vermiş, ancak bu yapay kelime anlaşılmadığı için çevresi onu “Âkif” diye çağırmıştır. Babası Arnavutluk’un Şuşise köyündendir, annesi ise aslen Buharalı’dır. Mehmed Âkif ilköğrenimine Fatih’te Emir Buharî mahalle mektebinde başladı.Maarif Nezareti’ne bağlı iptidaîyi Fatih Merkez Rüştiyesi’ni bitirdi.Bunun yanı sıra Arapça İslami bilgiler alanında babası tarafından yetiştirildi. Rüştiye’de “hürriyetçi” öğretmenlerinden etkilendi. Fatih Camii’nde İran ının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede’nin derslerini izledi. çe, Arapça, Farsça, Fransızca bilgisiyle çevresindekilerin dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye’nin idadi (lise) ünde okurken şiirle uğraştı. hocası İsmail Safa’nın izinden giderek yazdığı mesnevileri şair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle şıladı.Babasının ölümü evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet verilen bir yüksek okul seçmek zorunda kaldı. 1889′da girdiği Mülkiye Baytar Mektebi’ni 1893′te birincilikle bitirdi. Ziraat Nezareti emrinde geçen yirmi yıllık memuriyeti sırasında veteriner olarak dolaştığı Rumeli, Anadolu Arabistan’da köylülerle yakın ilişkiler kurma imkanı buldu. İlk şiirlerini Resimli Gazete’de yayımladı.1906′da Halkalı Ziraat Mektebi 1907′de Çiftçilik Makinist Mektebi’nde hocalık etti. 1908′de Dârülfünûn -ı Umûmiye müderrisliğine tayin edildi. İlk şiirlerinin yayımlanmasını izleyen on yıl boyunca hiçbir şey yayınlamadı.1908′de II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Eşref Edip’in çıkardığı Sırat-ı Müstakim sonra Sebilürreşad dergilerinde sürekli yazılar şiirler yazmaya başladı.1913′te Mısır’a iki aylık bir gezi yaptı. Dönüşte Medine’ye uğradı. Bu gezilerde İslam ülkelerinin maddi donatım düşünce düzeyi bakımından Batı şısındaki zayıflıkları konusundaki görüşleri pekişti. Aynı yılın sonlarında Umur-u Baytariye müdür muavini iken memuriyetten istifa etti. Bununla birlikte Halkalı Ziraat Mektebi’nde kitabet Darülfununda dersleri vermeye devam etti.

Teşkilat-ı Mahsusa Milli Mücadelede

İttihat Terakki Cemiyeti’ne girdiyse de cemiyetin bütün emirlerine değil, sadece olumlu bulduğu emirlerine uyacağına dair and içti. I.Dünya Savaşı sırasında istihbat teşkilatı Teşkilât-ı Mahsusa tarafından Berlin’e gönderildi. Burada Almanlar’ın eline esir düşmüş Müslümanlar için kurulan kampta incelemeler yaptı. Çanakkale Savaşı’nın akışını Berlin’e ulaşan haberlerden izledi. Batının gelişme düzeyi onu derinden etkiledi. Yine Teşkilât-ı Mahsusa’nın bir görevlisi olarak çöl yoluyla Necid’e savaşın son yılında Lübnan’a gitti. Dönüşünde yeni kurulan Dâr-ül -Hikmetül İslâmiye adlı kuruluşun başkâtipliğine getirildi. Savaş sonrasında Anadolu’da başlayan direniş hareketini desteklemek üzere Balıkesir’de etkili bir konuşma yaptı. Bunun üzerine 1920′de Dâr-ül Hikmet’deki görevinden alındı. İstanbul Hükümeti Anadolu’daki direnişçileri yasa dışı ilan edince Sebillürreşad dergisi ’da yayımlanmaya başladı Mehmed Âkif bu vilayette Milli Mücadele hareketine katkısını hızlandıran çalışmalarını sürdürdü. Nasrullah Camii’nde verdiği hutbelerden biri Diyarbakır’da çoğaltılarak bütün ülkeye dağıtıldı. Burdur mebusu sıfatıyla TBMM’ye seçildi.

İstiklal Marşı

Meclis’in bir İstiklâl Marşı güftesi için açtığı yarışmaya katılan 724 şiirin hiçbiri beklenilen ya ulaşamayınca maarif vekilinin isteği üzerine 17 Şubat 1921′de yazdığı İstiklal Marşı, Mart’ta birinci TBMM tarafından kabul edildi.Mısıra Gidiş Sakarya zaferinden sonra kışları Mısır’da geçiren Mehmed Âkif, daha sonra sürekli olarak Mısır’da yaşamaya verdi. 1926′dan başlayarak Camiü’l-Mısriyye’de dili ı müderrisliği yaptı. Bu gönüllü sürgün hayatı sırasında siroz hastalığına yakalandı hava değişimi için 1935′te Lübnan’a, 1936′da Antakya’ya birer gezi yaptı. Yurdunda ölmek isteği ile ’ye döndü 27 Aralık 1936′da İstanbul’da öldü.

Dil Anlayışı Konuşma diline yaslandığı için kolayca yazılıvermiş izlenimi veren şiirleri biçime ilişkin titiz bir tutumun örnekleridir. Hem aruzdan doğan bağların üstesinden gelmiş, hem de şiirin bütününü kapsayan bir iç musiki düzenini gözetmiştir. Dilde sadeleştirmeden yana olan tutumunu her şiirinde ortaya koymuştur.Mehmed Âkif nazım diline bu dilin tabii yapısını bozmadan elverişli olduğu gelişmeyi kazandırmış aruz veznini yumuşatmıştır. Bu aynı zamanda çe’nin şiir söylemedeki imkanlarının ne ölçüde geniş olduğunu göstermesi demektir. Mehmed Âkif dilin toplumsal kimliğini öne çıkarmış,üslupta özgünlük kişiselliğe ulaşmıştır.Yenilikçi bir şair olarak, yaşadığı dönemde görülen ölçüsüz yenilik eğiliminin bozucu etkilerine, ölçüsü işleviyle bağlantılı bir şiir kurmak suretiyle sınır çekmeye çalışmıştır.

ESERLERİ

Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Âsım, Gölgeler.

Kaynak:biyografi.net

Ankara Ticaret Odası (ATO) ile Ankara Patent Bürosu, ’nin lezzet haritasını çıkardı.81 ili kapsayan lezzet haritasına göre, , 2 bin 205 çeşit yöresel yiyecek içecekten oluşan zengin mutfağıyla lezzetli bir ülke.

Afyonkarahisar’ın ‘’sakala çarpan çorbası”, Aydın’ın ”kulak çorbası”, Bolu’nun ”kedi batmazı”, Denizli Çanakkale’nin ”kaçamakı”, Rize’nin ”enişte lokumu”, Şanlı’nın ”şıllık tatlısı”, Kocaeli’nin ”otur fatma tatlısı”, Kütahya’nın ”tosunumu”, ’ın ”bacaklı çorbası”, ’nın ”kesme ibik çorbası” ”eli böğründesi”, Balıkesir’in ”mafiş tatlısı”, Artvin’in ”püşürük çorbası”, Bartın’ın ”pumpum çorbası”, Malatya’nın ”şun geçmez köftesi”, Kırklareli’nin ‘’sulu kaçamak” ”kuru kaçamakı”, Isparta’nın ”kuyruğu sulusu” ”derdimi alanı”, ilginç isimli yiyecekler arasında yer alıyor.

Sakala çarpan çorba, yeşil mercimek tel şehriye ile yapılıyor. Kedi batmaz ise suda haşlanmış ceviz büyüklüğünde yuvarlak hamurların üzerine şekerli su tereyağı dökülerek yenen bir tatlı… Kesme ibik çorbası da küçük küçük kesilmiş hamur yoğurtla yapılıyor.

EN ZENGİN MUTFAK: GAZİANTEP

Çeşit açısından ’nin en zengin mutfağına sahip ili Gaziantep… Gaziantep mutfağı tam 291 çeşit , tatlı içecekten oluşuyor.

Malhıtalı (mercimekli) köfte, yoğurtlu ufak köfte, yağlı köfte, iç katması (kısır), tene katması, haveydi köftesi, omaç, sini köftesi, süzek yapması, cağırtlak kebabı, ayva kebabı, elma kebabı, lebeniye, öz çorbası, maş çorbası, şirinli çorba, beyran, topaç, Köse Sefer kabağı dolması, loğlazlı aş, çiğdem aşı, ekşili daraklık tavası, beyran, şiveydiz, acur oturtması, kakırdak böreği, loğlaz piyazı, yarpuz piyazı, at elması turşusu, çelem turşusu Gaziantep’in ünlü yemeklerinden bazıları…

İkinci sırada Elazığ geliyor. Elazığ mutfağı tam 154 çeşit , tatlı içecekten oluşuyor. Fasulye çorbası, lobik çorbası, anamaşı, kelecoş, taraklık, kındık köfte, küncülü köfte, muhaşerli köfte, işkene, sapan dolması, kibe dolması, çaypalası, pirpirim boranı, tavşan üfelemesi, kırmanlı pilav, simit pilav, nohut ekmeği, fodula, zarafat, patila, heside, dolanger, hürriyet kadayıfı, orcik, pilit gah, Elazığ’ın ünlü yemekleri arasında yer alıyor.

93 çeşit yiyecekle Ankara da zengin bir mutfağa sahip. Ankara’nın ünü il sınırları dışına taşan Ankara Tavası’nın dışında alabörtme, calla, bici, ilişkik, sızgıç, siyel, pıtpıt pilavı, tohma, altüst böreği, entekke böreği, hamman, papaç, yalkı, carcıran, köremez, tamtak tiridi, öllüğün körü, bırtlak, bezdirme, gizleme, kartalaç saçkıran gibi ilginç yöresel yemekleri de bulunuyor.

BÖLGELER İÇİNDE İÇ ANADOLU BİR NUMARA

Bölgeler arasında İç Anadolu, 455 çeşit yiyecek içecek çeşidiyle ilk sırada yer alıyor. Bu bölgeyi 425 çeşit ile Doğu Anadolu, 398 çeşit ile Güneydoğu Anadolu 397 çeşit ile Karadeniz Bölgesi izliyor. Akdeniz Marmara Bölgesi 184 çeşit, Ege Bölgesi 162 çeşit yiyecek içeceğe sahip.

PAYLAŞILAMAYAN TATLAR

’nin lezzet haritasında, pek çok ilin sahip çıktığı çok sayıda yiyecek de bulunuyor. Paylaşılamayan yiyeceklerin başında çiğ köfte künefe geliyor. Doğu Güneydoğu Anadolu’ya özgü olup bütün ’nin dığı bir yiyecek olan ”çiğ köfteye”, Şanlı, Adıyaman, Batman, Mardin Osmaniye, ”künefeye” ise Hatay Elazığ sahip çıkıyor. Mantı da pek çok ilin mutfağında yer almakla birlikte en ünlüsü Kayseri mantısı…

Aşurelik buğday, nohut lola kemiğinin su tuz ilave edildikten sonra çömlekte odun ateşiyle ısıtılmış fırında pişirilmesiyle yapılan keşkek ya da helise de çok sayıda ilimizin mutfağında yer alıyor. Afyonkarahisar, , Ankara, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bursa, Çankırı, Çorum, Denizli, Elazığ, Mardin, Muğla, Ordu, Samsun Tunceli keşkekin özel sayıldığı iller arasında bulunuyor.

Lor peyniri, irmik, un, şeker margarinle yapılan bir tatlı olan ”höşmerim” ise Aksaray, , Ankara, Balıkesir, Bolu, Manisa Uşak’ın ortak lezzeti…

Daha çok İç Anadolu’da bilinen madımak da , Çorum Yozgat’ın yöresel mutfağı içinde önemli bir yere sahip.

İL İL DAMAK LEZZETİ

Kebabıyla şalgam suyuyla ünlü günel ilimiz Adana’da yüzük çorbası, süllüm karakuş tatlısı da yöre mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Adıyaman’ın ise ”basalla”, ”yapıştırma” ”hıtap”ı ünlü…

En ünlü yiyeceği kaymaklı ekmek kadayıfı olan Afyonkarahisar’ın en ilginç yemeği ise sakala çarpan çorba… Zürbiye, sırtsırta, ağzı açık, pırasa musakka, ocak bükmesi, cızdırma, övme, hamursuz, cimcik, palize cücü kadayıf da Afyonkarahisar’ın özel yemekleri arasında bulunuyor. Pek çok ilin mutfağında yer alan ”karnıyarık”a Afyonkarahisar’da ”yanıyarma” deniyor.

Doğu illerimizden Ağrı’nın yöresel yemekleri ise abdigör köftesi, gösteberg et, selekeli (saç kavurma), haşıl, hengel, erdek, hasude, halise murtuğa. Aksaray’ın soğanlama, bamya çorbası çiğlemesi meşhur…

denince akla elma geliyor. 56 çeşit yemekle ’nin en zengin mutfakları arasında ilk sıralarda gelen ’da çatal çorbası, helle çorbası, kesme ibik çorbası, göbek dolması, patlıcan pehli, pastırma gağallemesi, dene hasudası, ayva gallesi, gelin parmağı, gömlek kadayıfı, peluza, unutma beni, vişneli ekmek, eli böğründe, hengel, yakasal böreği, kaypak yanuç da hemen her evde sık sık pişirilen yemekler arasında…

ATO BAŞKANI AYGÜN

ATO Başkanı Sinan Aygün yaptığı açıklamada, konusunun sadece biyolojik bir ihtiyaç, ın doyurmak için yapılan bir eylem değil sosyal, kültürel ekonomik bir olay olduğunu belirterek, ”Bölgesel kalkınma için yerel ekonomik fırsatlar iyi değerlendirilmeli. Lezzet tatlarda ekonomik bir fırsat. Maraş dondurmasının, kırmızı biberin ihracatı her ile, ürüne örnek olmalı” dedi.

Yoğurt, pastırma, bulgur tarhana gibi yiyeceklerin buluşu olduğunu hatırlatan Aygün, ’nin, sağlıksız, damak tadımızla bağdaşmayan fast food kültürüne esir olmaması gerektiğini ifade etti.

Aygün, ’nin tımında kültürünün de ayrı bir yer teşkil etmesi gerektiğine dikkati çekti.

Ankara Patent Bürosu Genel Müdürü Kaan Dericioğlu da yaptığı açıklamada, coğrafi işaret (menşe adı veya mahreç işareti) tescili için bir zorunluluk olmadığını söyledi.

Dericioğlu şöyle dedi:
”Yapılan işlem yalnız bu adla başkalarının haksız yere ürün işaretlemelerini önlemek amaçlıdır. Belirtilen yörede üretim yapmayanlar bu işareti kullanamaz. Örneğin ’de üretildiği zaman Kahvesi, Baklavası, Lokumu birer coğrafi işaret ya da menşe adı olarak işaretlenebilir pazarlanabilir.

Bu işaretleyiş biçimi, Yunan Baklavası, Yunan Kahvesi, Güney Kıbrıs Lokumu olarak başka ülkelerdeki uygulamalara engel olamaz. Rumların ya da Yunanlılar, Lokumu, baklavası, Çiğ Köftesi demediği sürece sorun yoktur. Bu ürünleri dünyada kimse maz herkes ürünü olarak bilir.”

İL İL LEZZETLER

İllerin seçilmiş yemekleri şöyle:

Adana: Adana kebabı, şalgam suyu, yüzük çorbası, süllüm karakuş tatlısı.
Adıyaman: Basalla, yapıştırma, hıtap.
Afyonkarahisar: Sakala çarpan çorba, zürbiye, sırtsırta, ağzı açık, pırasa musakka, ocak bükmesi, cızdırma, övme, hamursuz, cimcik, palize, yanıyarma cücü kadayı.
Ağrı: Abdigör köftesi, gösteberg et, selekeli (saç kavurma), haşıl, hengel, erdek, hasude, halise murtuğa.
Aksaray: Soğanlama, bamya çorbası, çiğleme.
: Çatal çorbası, sakala çarpan çorbası, helle çorbası, kesme ibik çorbası, göbek dolması, patlıcan pehli, pastırma gağallemesi, dene hasudası, ayva gallesi, gelin parmağı, gömlek kadayıfı, peluza, unutma beni, vişneli ekmek, eli böğründe, hengel, yakasal böreği, kaypak yanuç.
Ankara: Ankara Tavası, alabörtme, calla, bici, ilişkik, sızgıç, siyel, pıtpıt pilavı, tohma, altüst böreği, entekke böreği, hamman, papaç, yalkı, carcıran, köremez, tamtak tiridi, öllüğün körü, bırtlak, bezdirme, gizleme, kartalaç saçkıran.
Antalya: Antalya usulü piyaz, arap kadayıfı, karpuz kabuğu reçeli, bergamut reçeli.
Ardahan: Elma dolması, evelik aşı, bozbaş, ekmek aşı, pişi, kuymak (mıhlama).
Artvin: Laz böreği, hınkal, çergebaz, gendima, herisa, şilav, hasuta, kaysefe, zurbiyet, püşürük çorbası, soğan harşosu, çinçar çorbası.
Aydın: Kulak çorbası, pelvize tatlısı, paşa böreği, yuvarlama, ısırganotu böreği, ebegümeci kavurması, arapsaçı.
Balıkesir: Tirit, sura, saçaklı mantı, peynirli patlıcan, zerde tatlısı, mafiş tatlısı, börülce ekşilemesi.
Bartın: Pumpum çorbası, yumurtalı isbut, kabak burması, Amasra salatası.
Batman: Bumbar, Şam börek, perde pilavı.
Bayburt: Tel helvası, tatlı çorba, galaçoş, ekşi lahana, lor dolması, yalancı dolma.
Bilecik: Büzme, ovmaç çorbası, keklik kebabı, piruhi, samsı, pancar pekmezi, köpük helvası, kıtırcı helvası.
Bingöl: Dut pekmezi.
Bitlis: Büryan kebabı, şekalok yemeği, çorti köftesi, gari aşı, glorik, gebol, çireş pancarı, kengerli pilav.
Bolu: Yoğurtlu bakla çorbası, imaret çorbası, acı su bazlamacı, çantıklı pide, kedi batmaz, orman kebabı, kaldırık dolması, kaşık sapı, keşli cevizli erişte, kaşık atmaç, bakla çullaması, paşa pilavı, kabak hoşafı, palize, coş hoşafı, karavul şerbeti, ılcık şurubu, Bolu Beyi tatlısı, uğut tatlısı.
Burdur: Testi kebabı, kabak helvası, Burdur muhallebisi.
Bursa: Ekşili baş çorbası, etli gavata, kestaneli etli lahana dolması, mısır unu sarması, kaşarlı pırasa, patlıcan silkmesi, İnegöl köftesi, yörük kebabı, yufkalı hindi, ciğer sarması, Cennet köşkü, dilber dudağı, Kemalpaşa peynir tatlısı, incir dolması, zerde, kaymaçina, hamur bamyası, asude, dızmana.
Çanakkale: Bakla keşkeği, tumbi, turp otu salatası, kaçamak, lakerda, erik macunu, ahlat suyu.
Çankırı: Yaren güveci, mıkla, tutmaç, tatlısı.
Çorum: Leblebi, yanıç, cızlak, kömbe, hingal, borhani, helise, çullama, İskilip dolması, kara çuval helvası, teltel.
Denizli: Çaput aşı, alaçora, sıyırma, yoğurtlu patlıcan gömmesi, sura, kaçamak, gındıra çorbası.
Diyarbakır: Karpuz, cartlak kebabı, patlıcan meftunesi.
Düzce: Çerkez tavuğu, Arnavut böreği, Boşnak böreği, şıl böreği, göbete mantısı, lepsi, mamursa, haluj.
Edirne: Badem ezmesi, mamzama, akıtma, hardaliye, satır kebabı.
Elazığ: Fasulye çorbası, lobik çorbası, anamaşı, kelecoş, taraklık, kındık köfte, küncülü köfte, muhaşerli köfte, işkene, sapan dolması, kibe dolması, çaypalası, pirpirim boranı, tavşan üfelemesi, kırmanlı pilav, simit pilav, nohut ekmeği, fodula, zarafat, patila, heside, dolanger, hürriyet kadayıfı, orcik, pilit gah.
Erzincan: Tulum peyniri, tava leblebisi.
Erzurum: Çağ kebabı, den çorbası, hıngel, herle aşı, çeç pancarı, çaşır.
Eskişehir: Çiğ börek, abısta, harşıl, yufkalı büryan, met helvası.
Gaziantep: Alinazik kebabı, keme kebabı, yeni dünya kebabı, simit kebabı, antep fıstığı, baklava, malhıtalı (mercimekli) köfte, yoğurtlu ufak köfte, yağlı köfte, iç katması (kısır), tene katması, haveydi köftesi, omaç, sini köftesi, süzek yapması, cağırtlak kebabı, ayva kebabı, elma kebabı, lebeniye, öz çorbası, maş çorbası, şirinli çorba, beyran, topaç, Köse Sefer kabağı dolması, loğlazlı aş, çiğdem aşı, ekşili daraklık tavası, beyran, şiveydiz, acur oturtması, kakırdak böreği, loğlaz piyazı, yarpuz piyazı, at elması turşusu, çelem turşusu.

Giresun: Fındık, hamsi böreği, çalıçileği çorbası, mendek çorbası, yağlaş, karalahana diblesi, kiraz tuzlusu kavurması, hamsili mısır ekmeği, fasulye turşusu.
: Köme, kuşburnu, dut pekmezi, dut pestili, lemis, haşıl, kanzılı börek, siron.
Hakkari: Gulul çorbası, kepaye, jaji, lalepet, duğeba, kiflik.
Hatay: Kaytaz böreği, taş kadayıf, kereviç, semirsek, kuş gözü.
Iğdır: Bozbaş yemeği, helise, perzana, helise, cızdık, salmanca, fetir, kaysafa, patlıcan reçeli.
Isparta: Miyane, sakala sarkan, tapalak, banak, kabine, kuyruğu sulu, samsa, tosmankara, derdimi alan.
İstanbul: Kanlıca yoğurdu, Sultanahmet köftesi, uykuluk, badem ezmesi, beyinli Beykoz kebabı.
İzmir: Kumru, Ayvalık tostu, sura, İzmir köftesi, papaz yahnisi, mücmeri, radika salatası, gerdan tatlısı.
Kahramanmaraş: Dövme dondurma, , tarhana, leğen çorbası, tirşik çorbası, Maraş paçası, pıtpıt lapası, sömelek, un sucuğu, bastık, çullama, ilende, hapısa, ravanda.
Karabük: Kuyu kebabı, bükme, çingene baklavası, göbü, kara mancar, katlaç, malak, perohi, şaptak.
Karaman: Batırık, bidik, Ermenek helvası,cibe ilisıra dolması, kayısı musakka, mıkla, mülükü, paraköfte.
Kars: Bal, kaymak, kaşar, gravyer, herre (un çorbası), hangel, haşıl, feselli, tandırda kaz çekmesi, piti.
: Banduma, simit tiridi, köle hamuru, cırık tatlısı, delioğlan sarığı, fincan böreği, haluçga, avuz, şurra
Kayseri: Pastırma, sucuk, mantı, pehli, yağbari, pöç, kovalama, üzüm yemeği, fincan ağzı, nevzine, aside.
Kırıkkale: Alazlama, kömbe, külleme, batallaş, çalma, sarığı burma.
Kırklareli: Sulu kaçamak, kuru kaçamak, kaymakçına, külür, plaska, ısırgan otu çorbası, bıldırcın kağıt kebabı,
Kırşehir: Keykef, temal.
Kilis: Şıhıl mahşe, pekmez, kübbülmüşviyye, talı malhıta, köllük aşı, züngül, belluriye, cennet çamuru, firik pilavı, kibe, mazlum, mıkşi, teşrübe, mayanalı (anasonlu) kahke, haytayla, sucuk hapısası.
Kocaeli: Kandıra yoğurdu, pişmaniye, saray helvası, otur fatma tatlısı, çiğceli kavurma.
Konya: Düğün yemeği, etli ekmek.
Kütahya: Cimcik, dolamber böreği, namaz dolması, gökçümen hamursuzu, tosunum, ılcık çorbası, tekke çorbası, çene çarpan çorbası, kötdür tatlısı.
Malatya: Kayısı, kağıt kebabı, kınalı ekmek, pileke, taş küllüğü, gurut çorbası, analı-kızlı, şun geçmez köftesi, gilgirikli köfte, keloğlan köftesi, zeytinyağlı marul sarması, fasulye yaprağı sarması, kabak çiçeği dolması, soğan dolması, patlıcan dövmesi.
Manisa: Mesir macunu, Kula güç kapaması, şekerli pide, otlu pide, Manisa kebabı.
Mardin: Badem şekeri, ceviz sucuğu, ikbebet (içli köfte), semberuk, irok, kibe, kitel raha, lebeniyye
Mersin: Cezerye, tantuni, kerebici, zahter.
Muğla: Ara, dutmeç, çopur, döş dolması, balıklen, çıntar kavurması, ot ekşilemesi, galli patlıcan, ebegümeci kavurması, börülce kavurması, teltorlu börülce, yalankı, üzüm köftesi, ballı kabak, bestel, dülek reçeli.
Muş: Muş köftesi, çorti aşı.
Nevşehir: Düğü, kesme, katma aşı, ağpakla (fasulye, kemikli et), dıvıl, ayva dolması, Nevşehir tavası, sızgıt.
Niğde: Mangir çorbası, tava, üzüm boranası, ditme, unlu söğürme, papara, cılbır, halveter, kaşık kayganası.
Ordu: Melocan (diken ucu) kavurması, Sakarca mıhlaması,galdirik kavurması, ısırgan yağlaşı, mısır yağlaşı, hoşgıran kavurması, kabak muhallebisi, pallabye.
Osmaniye: Tirşik (pancar), yer fıstığı, toğgar, çiçcire, etli kömbe.
Rize: Anzer balı, Rize köftesi, Rize simidi, Hamsi çiğirtası, çumur, enişte lokumu, pepçura.
Sakarya: Pekmez, yoğurt.
Samsun: Samsun pidesi, turşu kavurması, yer pancarı, mısır çorbası, kocakarı gerdanı.
Siirt: Zivzik narı, Pervari balı, perde pilavı.
Sinop: Sinop kestanesi, nokul, içli tavas, mamalika.
: kebabı, peskutan çorbası, pezik turşusu.
Şanlı: İsot, şıllık tatlısı, paliza, bostana, kebabı.
Şırnak: Kutlık, serbıdev, hekeheşandi, şımşıpe, meyre, bırınzer, mahmılatık, fıreydin, suryaz.
Tekirdağ: Tekirdağ köftesi.
: kebabı, bacaklı çorba.
Trabzon: Vakfıkebir ekmeği, akçaabat köftesi.
Tunceli: Ovacık dağ sarımsağı, Şavak tulum peyniri, Pülümür balı, zerefet, sirekurt, sirepati, kavut, patila.
Uşak: Alacatene, haşhaş sürtmesi, ciğerli bulgur.
: Otlu peynir, balığı (inci kefali), ilitme, senseger.
Yalova: Yalova köftesi, yaprak pidesi, pavli, luhu şuş çirbuli, lalanga, çubiyiş gayi, papa , silohto, paponi.
Yozgat: Testi kebabı, şı.
Zonguldak: Çaycuma yoğurdu, Osmanlı çileği, Devrek simidi, beyaz baklava, ılcık, cevizli dolma.

22 Ocak 1946 yılında ”da doğdu.

Ankara Devlet Konservatuarı mezunu olan sanatçı, ortaöğrenim yıllarında TRT Ankara Radyosu Halkevleri Tiyatro ünde amatör çalışmalarda bulundu.

1968″de Ankara Devlet Tiyatrosu”nda göreve başlayan Ünal, 1982 yılında özel gerekçelerle İstanbul Şehir Tiyatroları kadrosunda yer almaya başladı.

1995 yılında da Tiyatro İstanbul ekibi içinde yer aldı. Ankara Devlet Konservatuarı İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro ü”nde öğretmenlik yaptı. Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Hepşen Akar”ın kardeşi olan Cihan Ünal, bir dönem Türkan Şoray ile evli kaldı. Sanatçı, sinema dizi filmlerde de rol alıyor.


Filmografisi

İsterse - 2004
Nisan Yağmuru - 2001
Vakıf Medeniyeti - 1988
Gece ı Tutsakları - 1988
Kalbimdeki Düşman - 1987
Kuruluş / Osmancık - 1987
Bir Bir Hayat - 1985
Körebe - 1985
Bir Sevgi İstiyorum - 1984
Seni Seviyorum - 1983
İhtiras Fırtınası - 1983
Gazap Rüzgarı - 1982
Seni Kalbime Gömdüm - 1982
O - 1982
Mine - 1982
Herhangi Bir - 1981
Bağdat Hatun - 1981
Yedi Kocalı Hürmüz - 1980
IV. Murat - 1980
Şeytan - 1974
Damdaki Kemancı - 1972

kaynak: kimkimdir.gen.tr

Ahî Evren”in yla ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar, onun kişiliği üzerindeki sis perdelerini dağıtmış hayatı hakkında daha geniş bilgilere ulaşılmasını sağlamıştır(1).

Ahî Evren”in tam adı Şeyh Nasreddin Mahmut el-Hoyî“dir. Hoyî nispetinden de anlaşılacağı gibi, Ahî Evren aslen Azerî Türklerinden olup, Azerbaycan”ın Hoy kasabasındandır. Ahî Evren”in tahminî olarak Hicri 567 (Miladi 1175)”de Hoy”da doğduğu 93 yıl yaşadığı, büyük bir ihtimalle Türkmenlerin devrin Selçuklu sultanına şı başlattıkları Kırşehir isyanında öldürüldüğü ifade edilmektedir(2).

Ahî Evren lakabı ile meşhur olan Şeyh Nasreddin Mahmut el Hoyî”nin çocukluğu ilk eğitim dönemi, memleketi olan Azerbaycan”da geçtikten sonra, Horasan”a giderek Fahrettin Razî“nin eğitim halkasına katılır ondan feyz alır. Fahrettin Razî”nin büyük kelâm âlimi olması, Şeyh Nasreddin Mahmud”un da eğitim halkasında Şer”i ilimleri öğrendiğini ortaya koymaktadır. İlk tasavvufî terbiyesini Horasan Maveraunnehir”de Yesevî dervişlerinden alır. Zaten adı geçen yerlerde Yesevî tarikatı yaygındır(3).

Horasan”daki tasavvufî düşünceden feyz alması onun Horasanlı oluşu, yetiştiği ortam dolayısıyla, düşüncesinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur(4). Daha sonra Hac seyahati için memleketinden ayrıldığı bu seyahat esnasında Şeyh Evhad”ud- Kirmanî ile tanıştığı ona murîd olduğu bilinmektedir.

Ahî Evren, şeyhi olan Evhad”ud- Kirmanî”nin ı Fatma ile evlenerek aynı zamanda damadı olmuştur. Ahî Evren kayınpederi şeyhi olan Kirmanî ile beraber Abbasî Halifesi Nasır Lidinillah tarafından Anadolu”ya gönderilmiştir(5).

Anadolu”ya gelen Ahî Evren ilk önce Kayseri”ye yerleşmiş burada bir debbağlık atölyesi kurmuş, Şeyhi ile beraber Anadolu”nun şehir, kasaba köylerini dolaşarak Ahîlik anlayışının yayılmasına teşkilatlanmasına öncülük etmiştir(6).

Ahî Evren devrin Selçuklu sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından sevilmiş sultana yakın olmuştur. Bu devirde tarikat pirlerinin, siyasî faaliyetlere iştirak ettikleri, hatta bazen sultanların üzerlerindeki nüfûzlarının hissedildiği bilinen bir gerçektir(7).

Ahî Evren, Mürşidu”l-Kifaye Yezdân Şınaht isimli eserlerini Konya”da sultan Alaaddin Keykubad“a sunmuş onun isteği ile İbn Sîna“nın “Risale fi”n-Nefs”in Natıka” isimli eserini Farsça”ya çevirmiştir. Sultanın oğlu tarafından (II. Gıyaseddin) zehirlenerek öldürülmesinden sonra, Ahî Evren”in devrin sultanı ile münasebeti azalmıştır. Çünkü, devrin sultanı II. Gıyaseddin”e şı komplo hazırlamakta olan sadrazam Sadettin tarafından kurulan bir teşkilata etmekle suçlanan Ahî Evren birçok Ahî tutuklanarak, işkencelere maruz kalmışlardır. Aslında Ahîler II. Gıyaseddin”e şı oldukları gibi, Ahî dostu olan Kemalettin Kamyar”ı öldürten Sadettin ”e de şı idiler.

II. Gıyaseddin”in ölümü üzerine yerine geçen oğlu II. İzzeddin Keykavus, babası zamanında tutuklanan Ahî Türkmenleri serbest bırakmıştır. Beş sene tutuklu kalan Ahî Evren de serbest bırakılmış Denizli”ye gitmesine müsaade edilmiştir. Menakıb-nâmelere göre burada bahçıvanlık yapmış, Denizli”de belirli bir müddet kaldıktan sonra yerine talebesi müridi olan Ahî Sinan”ı halife bırakarak Konya”ya dönmüştür.

Ahî Evren”in Konya”ya dönüşü özellikle Mevlevîler tarafından hoş şılanmamış, Moğol yönetimini benimseyen Mevlevîlerle Ahîler arasında çekişmelerin yeniden şiddetlenmesine zemin oluşturmuştur. Mevlevîlerle Ahîlerin arasında cereyan eden çekişmenin bir diğer sebebi de; Türkmenlerin, devlet yönetiminde bulunan Fars unsuruna şı çıkmaları yönetimi ele geçirme arzusundan kaynaklandığı ifade edilmektedir(8).

Mevlevîlerin Moğol yanlısı bir tavır takınmaları