| 278857 KB | 15.11.2004 | 00:00:00 | |
| 20600 KB | 15.11.2004 | 00:00:00 | |
| 17084 KB | 15.11.2004 | 00:00:00 | |
bilge diyetbilge diyetEv kadınıysanız ve bütün gün evde iseniz kilo konusunda mutfakta geçirdiğiniz süre içinde sık sık atıştırmaktan ve kabul günlerinde tatlı ile hamur işlerini fazla yemekten şikayet ediyor olmalısınız. Bunu önlemenin zor olduğunu düşünüyorsanız , aslında sağlıklı beslenerek bu sorunu aşabilirsiniz. Günlük beslenme programı dengeli gıdalardan ve altı ayrı küçük öğünden oluşursa bu tür gereksiz atıştırmazlar olmaz.
Herşeyi yiyerek hem kilo verip, hem de sağlık kazanabilirsiniz. Bunu yanı sıra günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Ağzınıza attığınız her lokmayı uzun uzun çiğnemeye de özen gösterin.
Günlük 1600 kalori içeren bu diyeti uygularken çikolata, dondurma ve bisküvi ya da tart gibi keyif veren gıdalardan ödün vermiyorsunuz ancak miktara dikkat etmeniz şartıyla. Ayda 1 ile 3 kilo kadar verebilirsiniz. Eğer daha fazla kilo vermek istiyorsanız günlük ekmek miktarını iki dilime indirip, tatlı ve çikolata yerine yoğurt ve meyve yemelisiniz.Daha fazla…
Pazartesi
Kahvaltı
1 bardak (250 gr) light süt, 2 dilim kızarmış ekmek
Ara
1 muz
Öğle
30 gr haşlanmış tavuk göğüs eti, 30 gr beyaz peynir, 1 domates, 2 siyah zeytin, 3 dal maydanoz, 1 çay kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 60 gr makarna; 300 gr limonlu karışık meyve salatası.
İkindi
1 dilim kavun
Akşam
1 domates, 30 gr ton balığı konservesi ve 60 gr pirinçle hazırlanmış pilav; 1 domates ilaveli150 gr roka salatası, 2 dilim kepekli ekmek.
Gece
125 gr meyve ilaveli light yoğurt
Salı
Kahvaltı
1 çay kaşığı bal ve 30 gr yulaf ezmesi ilaveli 1 bardak light süt
Ara
125 gr meyve ilaveli yoğurt
Öğle
3 domates ve 1 çay kaşığı zeytinyağı ile haşlanmış 300 gr taze fasulye, 1 katı yumurta, 2 dilim ekmek
İkindi
2 şeftali
Akşam
2 domates, 3 dal dereotu ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze
Gece
120 gr dondurma
Çarşamba
Sabah
1 bardak (250 gr) light süt, 1 çay kaşığı bal, 2 dilim kızarmış ekmek
Ara
3-4 kayısı
Öğle
120 gr ızgara et, 3 haşlanmış patates
İkindi
1 elma
Akşam
100 gr soya fasulyesi, 60 gr havuç, 80 gr kabak, soğan ve nohut ilaveli karışık baklagil haşlama, 2 dilim kepekli ekmek
Gece
50 gr sade çikolata
Perşembe
Sabah
Elma, havuç ve salatalık karışımı 1 bardak meyve suyu; 1 fincan çay veya kahve
Ara
70 gr meyveli tart
Öğle
3 domates, 3 dal dereotu, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 60 gr pirinç ilaveli pilav, limon suyu ilaveli roka salatası, 1 dilim ekmek
İkindi
1 muz
Akşam
150 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates, 1 dilim kepekli ekmek
Gece
125 gr meyve ilaveli yoğurt
Cuma
Sabah
1 çay kaşığı reçel, 2 dilim kızarmış ekmek, 1 bardak taze meyve suyu (elma, portakal veya havuç suyu olabilir)
Ara
1 kase meyve ilaveli light yoğurt
Öğle
50 gr haşlama et ve 4 dal maydanoz ilaveli 60 gr makarna, limonlu 200 gr yeşil salata
İkindi
2 şeftali
Akşam
100 gr beyaz peynir; 3 domates, 2 soğan, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile hazırlanmış salata; 2 dilim kepekli ekmek
Gece
50 gr sade çikolata
Cumartesi
Sabah
1 bardak light süt, 3-4 diyet bisküvi
Ara
Elma, erik ve armut karışımı meyve suyu
Öğle
1 kabak, 1 domates ve 25 gr tavuk eti ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze, 2 dilim ekmek
İkindi
3 kayısı
Akşam
120 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates
Gece
125 gr meyve ilaveli yoğurt
Pazar
Sabah
Müsli ilaveli 125 gr süzme yoğurt, 1 su bardağı (250 gr) taze meyve suyu
Ara
1 muz
Öğle
120 gr ızgara et; 1 domates, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 130 gr roka ilaveli salata
İkindi
2 top meyveli dondurma
Akşam
1 küçük sade pizza
Gece
2-3 incir
İşte kadınları kıskacı altına alan, azı karar çoğu zarar 7 günah !
1- Tembellik
Gün içinde hiç bitmeyen stres ve yaşadığımız gerginlik bir zaman sonra bizim sürekli her şeyden şikayet etmemize neden oluyor. Gün içinde sürekli oradan oraya koşturan bedenimiz, akşam olduğunda da aynı tempoda devam edemiyor, bir yerden sonra iflas ediyor. Hangimiz çok yoğun tempolu bir iş gününden sonra akşam 1 saat egzersiz yapıyoruz mesela? Akşamımızı faydalı uğraşlarla geçirmek yerine televizyon kumandasını elimize alıp saatlerce o dizi senin, bu film benim tembel tembel oturup akşamımızı öldürüyoruz. Read the rest of this entry »
Hem lezzetli, hem de son derece yararlı bir bitki maydanoz. Üstelik de çok bol. Her mevsim, pazar ve manav tezgahlarında bulmak mümkün. Biz kadınlar için en önemli özelliği içerdiği C vitamini ve demir. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor. Maydanozda ayrıca, kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum ve klorin ile A ve K vitamini bulunuyor.
. Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağı olduğu için görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi geliyor. Read the rest of this entry »
Öncelikli olarak Windows altında XAMMP kurulumunun nasıl yapıldığına göz atacağız. Önce XAMMP ‘yi aşağıdaki adresten bilgisayarınıza indirerek işe başlayabiliriz. XAMMP güncel sürümünü, proje sayfasındaki download bölümünden indirin. (http://www.apachefriends.org/en/xampp-windows.html#641)
Installer ile Kurulum
XAMMP kurulum programını kullanmak, XAMMP’yi bilgisayarınıza kurmanın en kolay yoludur. Kurulum programını çalıştırdığınızda, karşınıza gelen ekranda Install tuşuna basarak, kurulum işlemini başlatın. Eğer isterseniz, XAMMP paketinin kurulacağı dizini değiştirebilirsiniz. Kurulum dizini mevcut değilse otomatik olarak oluşturulacaktır.
Kurulum tamamlandıktan sonra, XAMMP’yi Başlangıç/Programlar/XAMMP altında bulacaksınız. Buradaki XAMMP kontrol panelini, tüm sunucuları başlatma ve durdurma için kullanabilirsiniz. Tabi ki servisleri kurma ve kaldırma seçeneklerini de buradan gerçekleştirebilirsiniz.
Installer olmadan Kurulum
XAMMP download sayfasından, zip ya da 7-zip arşiv dosyalarından birini indirip, istediğiniz bir dizine sıkıştırılmış dosyaları açın.
Bizim örneğimiz de XAMMP’yi D:\Program Files dizinine açtık ve D:\Program Files\XAMMP dizini oluştruldu. Şimdi bu dizinini açalım ve dizin içerisinde yer alan setup-xammp.bat dosyasını çalıştırın.
Yapılandırma için gerekli tüm yollar, otomatik olarak güncellenecektir.
Son olarak , aynı dizinde yer alan start/stop ( başlatma/durdurma) toplu çalıştırma (batch) dosyalarını kullanarak farklı sunucuları başlatabilir, ya da bu amaçla kullanılmak üzere hazırlanmış graik arayüzü xammp-control.exe’yi kullanabilirsiniz.
Not: Eğer Installer sürümünü kullanarak , kurulumu gerçekleştirdiyseniz, setup-xammp.bat dosyasını çalıştrımanıza gerek yoktur.
XAMMP Başlatma, Durdurma ve Test
XAMMP kontrol merkezi (http://www.nat32.com), XAMMP Lite sürümünde mevcut değildir.
[Kurlum dizini]\xampp\xampp-control.exe
Diğer sunucu betiklerinden bazıları aşağıda listelenmiştir:
Apache & MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\xampp_start.exe
Apache & MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\xampp_stop.exe
Apache başlatma: [Kurulum dizini]\apache_start.bat
Apache durdurma: [Kurulum dizini]\apache_stop.bat
MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\mysql_start.bat
MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\mysql_stop.bat
Mercury Mailserver başlatma: [Kurulum dizini]\mercury_start.bat
(Mercury sadece grafik arayüz. Grafik arayüz ile durdurma )
FileZilla Server kurulum: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
FileZilla Server başlatma:[Kurulum dizini]\filezilla_start.bat
FileZilla Server stop: [Kurulum dizini]\filezilla_stop.bat
Kurulumunuzun, hatasız olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini test etmek için, önce Apache’yi çalıştırınız ve ardından, internet tarayıcınızı açın ve http://localhost ya da http://127.0.0.1 URL’sini açın. Aşağıdaki ekran karşınıza geldikten sonra, XAMMP örneklerini ve yardımcı araçları denemeye başlayınız.
Sunucuları Servis olarak kurmak
Her bilgisayarınızı açtığınızda sunucu ya da sunucların otomatik olarak çalıştırılmasını sağlamak için, aşağıdaki betikleri kullanabilirsiniz ( NT4, 2000 ve XP için geçerlidir) :
Apache Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\apache\apache_installservice.bat
Apache Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\apache\apache_uninstallservice.bat
MySQL Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_installservice.bat
MySQL Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_uninstallservice.bat
FileZilla Kurulumu & Kaldırma: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
Mercury: Servis kurulumu mevcut değildir.
Son olarak , aynı dizinde yer alan start/stop ( başlatma/durdurma) toplu çalıştırma (batch) dosyalarını kullanarak farklı sunucuları başlatabilir, ya da bu amaçla kullanılmak üzere hazırlanmış graik arayüzü xammp-control.exe’yi kullanabilirsiniz.
Not: Eğer Installer sürümünü kullanarak , kurulumu gerçekleştirdiyseniz, setup-xammp.bat dosyasını çalıştrımanıza gerek yoktur.
XAMMP Başlatma, Durdurma ve Test
XAMMP kontrol merkezi (http://www.nat32.com), XAMMP Lite sürümünde mevcut değildir.
[Kurlum dizini]\xampp\xampp-control.exe
Diğer sunucu betiklerinden bazıları aşağıda listelenmiştir:
Apache & MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\xampp_start.exe
Apache & MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\xampp_stop.exe
Apache başlatma: [Kurulum dizini]\apache_start.bat
Apache durdurma: [Kurulum dizini]\apache_stop.bat
MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\mysql_start.bat
MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\mysql_stop.bat
Mercury Mailserver başlatma: [Kurulum dizini]\mercury_start.bat
(Mercury sadece grafik arayüz. Grafik arayüz ile durdurma )
FileZilla Server kurulum: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
FileZilla Server başlatma:[Kurulum dizini]\filezilla_start.bat
FileZilla Server stop: [Kurulum dizini]\filezilla_stop.bat
Kurulumunuzun, hatasız olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini test etmek için, önce Apache’yi çalıştırınız ve ardından, internet tarayıcınızı açın ve http://localhost ya da http://127.0.0.1 yardımcı araçları denemeye başlayınız. URL’sini açın. Aşağıdaki ekran karşınıza geldikten sonra, XAMMP örneklerini ve yardımcı araçları denemeye başlayınız.
Sunucuları Servis olarak kurmak
Her bilgisayarınızı açtığınızda sunucu ya da sunucların otomatik olarak çalıştırılmasını sağlamak için, aşağıdaki betikleri kullanabilirsiniz ( NT4, 2000 ve XP için geçerlidir) :
Apache Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\apache\apache_installservice.bat
Apache Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\apache\apache_uninstallservice.bat
MySQL Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_installservice.bat
MySQL Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_uninstallservice.bat
FileZilla Kurulumu & Kaldırma: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
Mercury: Servis kurulumu mevcut değildir.

- Select ScribeFire from the Tools menu:

- Right-click on the page and select “Blog this page” from the ScribeFire submenu.





bu yazıyı şu anda bu eklenti ile ekledim : )
gayet güzel bence herkes denemeli : )
eklentiyi indirmek için tıklatın
youtube başta olmak üzere video google, MySpac , yahoo video, DailyMotion, iFilm, Porkolt gibi birçok viideo servisinden çeşitli formatlarda dosya indirmenize yardımcı oluyor. Toolbarda bulunan simge, sayfada görsel bir öge belirince dönmeye başlıyor, üzerine tıklayarak da bilgisayarınıza indirebiliyorsunuz.

fireftp
filezilla, flashxp gibi ekstra programlara ihtiyaç duymadan tarayıcınız üzerinden ftp’nize bağlanmanızı sağlayacak olan eklenti, oldukça sade ve oldukça kullanışlı arayüzüyle dikkat çekiyor diyebilirim. explorer üzerinden ftp’nize bağlanma çabalarını unutun, daha kolay ve daha işlevli bu eklentiyle ftp’nize her an ulaşın.fireftp indir
gördüğünüz bu sitede şu anda: 504 ful metrajlı film var. youtube ‘dan film izler gibi bilgisayarınıza indirmeden filmi izleyebilirsiniz.
- Ellerin kâbesi var, benim Kâbem insandır.
- Okunacak en büyük kitap insandır.
- ·Her ne arar isen kendinde ara.
- ·Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur
- ·Hiç bir milleti ve insanı ayıplamayınız!”
- ·Doğruluk dost kapısıdır. Doğruluk karargâhımızdır.
- ·Dosttan gayrı dost aramak, fesâd-ı muhabbet ve butlan-ı (hükümsüz, boş) mârifettir.
- ·Komşu hakkı, Allah hakkıdır.Komşu hakkına dokunulmaz; emanete hıyanet edilmez.
- ·Göze nur gönülden gelir.
- ·İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir; kemâli, işlerinin doğruluğundadır. Yani insanın ziyneti (süsü) ve güzelliği, sözlerinin iyiliğindedir; kemâli de işinin dürüstlüğündedir.
- ·Dini, dili, rengi ne olursa olsun, iyiler iyidir.
- ·İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
- ·Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
- ·Madde karanlığı, akıl nuru ile; cehalet karanlığı, ilim nuru ile; nefis karanlığı, marifet nuru ile; gönül karanlığı aşk nuru ile aydınlanır.
- ·Akıl aya, ilim yıldıza, marifet güneşe benzer.
- ·Kadınları okutunuz.
- ·İncinsen de incitme.
- ·Düşmanınızın da insan olduğunu unutmayınız.
- ·Kuvvetini zavallıya değil, zalime kullan.
- ·Ara bul!
- ·Her ne arar isen kendinden ara.
- ·Düşünceyi, eylemi, sevgiyi siz, Tanrı’nın tadı biliniz.
- ·Yüreğinin ağırlığıncadır kişinin değeri.
- ·İyi mi olsun karşındaki, sen iyi ol ilkin.
- ·Yalnız bilgelerdir, hem arı olan, hem arıtıcı olan.
- ·Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.
- ·Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.
- ·Nebiler, veliler insanlığa Allah’ın hediyesidir.
- ·Eline, diline, beline sahip ol.
- ·İnsanın olgunluğu, davranışlarının doğruluğundandır.
- ·Delilsiz sözle gıyapta bulunma. Doğru yola gidene veli, eğri yolda gidene deli derler.
- ·Asıl kör, nankörlüktür. İyiliğe karşı kötülük, hayvanlıktır.
- ·İnsanoğlunun en büyük düşmanları yalancılık, nefsine düşkünlük, mal ve mevki hırsı, gıybet, edepsizlik, hıyanet ve Hakk’ı inkardır.
- ·Namahreme bakma, hatır yıkma, başa kakma, dünya için kaygı çekme
- ·Dinine dizlerinle değil, kalbinle bağlan.
- ·Biz, dile ve söze değil, öze ve hale bakarız.
- ·Ayağa kalkacaksan, bari hizmet için kalk.
- ·Hamı pişiremezsen, bâri pişmişi ham etme.
- ·Mürşidlik alıcılık değil, vericiliktir.
- ·Bizim semahımız ilahi bir aşktır.
- ·En büyük keramet çalışmaktır.
- ·Çalışmadan geçinenler bizden değildir.
- ·Özünle, sözünle, gözünle işinde ol.
- ·Edep elbisenizi sırtınızdan ölünceye dek çıkartmayınız.
- ·Bizim meclisimizin tarafı yoktur.
- ·Bilim, gerçeğe giden yolları aydınlatan ışıktır.
- ·Âlimin sohbeti, cahilin ibadetinden daha faydalıdır.
- ·Âlimlere fikir lâzımdır, dervişlere zikir. Zira ki fikirsiz âlim, seraptır; zikirsiz derviş yapraksız ağaçtır.
- ·Fikirsiz âlim, Nuh’suz gemidir; zikirsiz derviş, ruhsuz kalbidir. Fikirsiz âlim, Tur’suz Musa’dır ve zikirsiz derviş, nursuz kandil-dir.
- ·Fenalardan sakın, temizlerle ülfet (sohbet) et. Çünkü ülfet hem zehirdir, hem panzehirdir.
- ·Marifet güne (güneşe), akıl ay’a, ilim yıldıza benzer. Ve hem ay, gün doğar, dolanır; ilim okunur.
- ·Eğer ilerlemek istiyorsan herkesin önüne atılma.
- ·Merhem ve mum gibi ol, diken olma!
- ·Hiç kimseden sana fenalık gelmesin istersen, fena özlü, fena düşünceli ve fena huylu olma!
- ·Biz olduğumuz gibiyiz ve öyle de olacağız; iki âlemde, bugün de, yarın da.
- ·Ol söz verme, öl sözünden dönme. Her tavlada boşanan, bizim tavlada yer bula; bizim tavladan boşanan, başka tavlada yer bulmaz ola. Gel ha gel, insan ol da öyle gel.
- ·Dört şey, her şeyin en yazığıdır: 1. Güneşe karşı yanan ışık; 2. Görmeyen göze karşı güzel yüz; 3. Çorak toprağa karşı güzel yağmur; 4. Karnı toka karşı hoş bir yemek, ahmaka karşı hak sözü.
- ·Beş şey mutluluğun delilidir: 1. Doğru sözlülük; 2. Güzel ameller; 3. Olgunlaşma için gösterilen çaba; 4. Helalından rızık arama; 5. Hâl ehli dervişlerle sohbet.
- ·İçinde kibir, düşmanlık, cimrilik, kıskançlık, öfke, maskaralık gibi türlü şeytan işi olanlara ne yazık!
- ·Bunlar dışlarında su ile yıkansalar (abdest alsalar) hiç temiz olurlar mı? Şeytana mahsus bu şeylerden biri bile içinde olan bir kimse, ne kadar ibadet ederse etsin, hepsi boşuna olur.
- ·Kendini temizlemeyen başkasını temizleyemez. (Kendisi arı olmadan, başkasını arıtamaz).
- ·İnsanoğluna kâfirden de büyük üç düşman vardır: Birincisi hava vü heves (nefsine düşkünlük), ikincisi dalalet ve kibir (sapkınlık ve kendini beğenmişlik), üçüncüsü yalancılık ve kalleşliktir.
- ·Adem’de değil mi seb-ül mesani, Adem’de değil mi âyet-ül Kürsi?
- ·Sen seni bilirsen yüzün Hüda’dır; sen seni bilmezsen, Hak senden cüdadır.
- - Ara bul !
- - Her ne ararsan kendinde ara!
- - Dili, dini, rengi ne olursa olsun, iyiler iyidir.
- - Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayın.
- - İncinsen de incitme !
- - Eline, diline, beline sahip ol !
- - Kadınları okutun!
- - Dinine dizlerinle değil, kalbinle bağlan!
- - Okunacak en büyük kitap insandır.
- - İnsanın değeri, yüreğinin ağırlığı kadardır.
- - Düşünce, eylem ve sevgi, Tanrı’nın tadıdır.
- - En büyük kerâmet çalışmaktır.
- - Okunacak en büyük kitap insandır.
- - İlim beşikte başlar, mezarda biter.
- - En yüce servet ilimdir.
- - İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
- - Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu !
- - Benim Kâbem insandır.
- - Kendine ağır geleni başkasına yapma !
- - Asıl kör, nankördür.
- - Düşmanının bile insan olduğunu unutma !
- - Sürekli olarak mutlu olmak istiyorsan, herkesle dost ol, kimseye kin ve
- haset besleme !
- - Çalışmadan geçinenler bizden değildir.
- - Özünü bilirsen özürden kurtulursun.
- - İnsanın cemâli sözünün güzelliğidir. (İnsan iyi sözlüyse güzeldir, kötü
- sözlüyse çirkindir.)
- - Peygamberler ve Erenler, insanlığa Tanrı’nın hediyesidirler.
- - Doğruluk dost kapısıdır. (Onunla dostlar edinirsin)
- - Dikkat et, lokma seni yemesin, sen lokmayı ye !
- - Mârifet, nefsi silmek değil, bilmektir.
- - Allah ile gönül arasında perde yoktur.
- - Oturduğun yeri pâk et, kazandığın lokmayı hak et.
- - Madde karanlığı, akıl nûru ile; cehâlet karanlığı, ilim nûru ile; nefis
- karanlığı marifet nûru ile;
- gönül karanlığı da aşk nûru ile aydınlanır.
- - Yolumuz ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur.
- - Sen seni bilirsen yüzün Hüdâ’dır; sen seni bilmezsen, Hak senden
- cüdâdır (ayrıdır).
- - Bizim semâhımız, tanrısal bir aşktır.
- - Bizi sevenlerin gönüllerinde biz oturur, dillerinde de biz
- konuşuruz.
Mevlana’nın söylediği ve günümüze kadar insanlığa ışık tutan sözlerinden bazıları:
· Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi
ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
. Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..
. Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..
. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir..
· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
. Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..
· Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
· İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
· Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
· Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
· Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
· Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
· Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
· Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
· Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
· Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
·O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
· Genişlik, sabırdan doğar.
· Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
· Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
· Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
· Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
· Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
· Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
· Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
· Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
· Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
· Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
· Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah’tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
. Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
· Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
· İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
· Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp ker*** yapman gerek.
· Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var
· Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
· Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.
· Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
· Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.
· Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır?
·Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
· Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.
· Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.
· Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.
· Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.
· Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
· Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
· Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.
· Verdiğini geri alan kişi, ***** gibi kusmuğunu yemiş olur.
· Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.
· Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.
· Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
· Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
· Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
· Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
· Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
· Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
· Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
· Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
· Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
· Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
· Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
· Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
· Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
· Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.
· Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.
· Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
· Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
· Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
· Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
· Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
· İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
· İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.
· A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
· Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.
· Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
· Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
· O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
· Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra
· Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
· Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
· Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
· İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
· Doğruluk, Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
· Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah’ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
· Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
· Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.
· Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
· Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
· Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
· Dert, insana yol gösterir.
· İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
· İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
· Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
· Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
· Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
· Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
· Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
· Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak,
sırları örtmek yaraşır.
· Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?
· Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
· Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
· Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
· Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
· Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.
· Dünyaya demir atmış Karun’u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa’yı gökyüzü çekti, yüceltti.
· Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.
· Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.
· Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı’dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.
· Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?
· Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O’nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.
· Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.
· Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.
· Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.
· Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
· Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.
· Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.
· Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
· Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?
· Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,
· İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.
· Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
· O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.
· Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.
· Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.
· Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.
· Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
· Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.
· Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.
· Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
· Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.
· Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
· Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.
· Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.
· Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.
· Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.
· Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.
· Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.
· Yoksul, cömertliğin aynasıdır.
· Peygamberler insanları Allah’a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?
· Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin
düşündürdükleri…
· Sabır, genişliğin anahtarıdır.
· Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.
· Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
· Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.
· Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.
· Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.
· Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
· İnanan, inananın aynasıdır.
· Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
· Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
· Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint’li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
· Yokluk, varlığın aynasıdır.
· Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
· Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
· Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
· Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
· Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
· Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?
· Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
· Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı’dan medet umuyorlar.
· Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?
· İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.
· Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa’nın eli nerede
· Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
· Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
· Bağış, kine merhemdir.
· Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
· Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.
· Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.
· Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.
· Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.
· Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.
· Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
· Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?
· Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
. Bal yiyen arısından gocunmaz..
· Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
· Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?
· Davud’un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
· Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
· Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.
· Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.
· İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.
· Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.
· Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.
· Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.
· Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.
· Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı’ya makbuldür.
· İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.
· Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.
· Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?
· Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
· Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
· Öküz, ansızın Bağdat’a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.
· Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.
· Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur.
· Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.
· Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.
· Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.
· Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
· İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.
· İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.
· Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
· Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?
· Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.
· Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?
· Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.
· Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.
· Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.
· Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?
· Padişah, töhmet altına alınanı Karun’a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
· Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
· Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur.
· Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
· Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
· Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
· Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak
Eğitim reformu, artık tüm dünyada ekonomik başarının vazgeçilmez bir parçası olarak görülüyor. Güzel, ama çocukları unutmayın.
Michael Elliott (Newsweek Dergisi, 6 Eylül 1999, Sayfa: 54-55)
Bir ülkenin ekonomik zenginliği, insan sermayesinin birikimine sıkıca bağlıdır; insan sermayesini ise o ülkedeki eğitim sisteminin kalitesi belirler. Bu düşünce, küresel bir inanış haline gelmiştir. Bu nedenle, gerek zengin gerekse fakir ülkelerde, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) banliyölerinden kalabalık Asya şehirlerine ve Latin Amerika’nın balta girmemiş ormanlık bölgelerine kadar okullar, sessizce ekonomik politikanın bir uzantısı haline gelmiştir. Ancak, daha sonraki sayfalardaki yazılardan da anlaşılacağı gibi, uygulamada bunun ne anlama geldiği, tüm dünyada farklılıklar göstermektedir.
Geçmişteki eğitim başarıları tüm batı dünyasınca gıpta edilen Asya’da, reform hareketi, temel ilkeleri sorgulamaya başlamıştır. Asyalı reformcular, belki de son iki kuşağın yanlış işler yaptığını; eğitimcilerin düzen, disiplin ve temel tekniklerde uzmanlaşmaya önem verirken, insanların belirli kalıplar dışında düşünme alışkanlıklarının, yani “yaratıcılık” özelliklerinin geliştirilmesini gözardı ettiklerini düşünmeye başlamışlardır. ABD’deki akım ise bunun tam tersidir. Oradaki eğitim reformu, Amerikan okullarındaki karışıklıkla, çocukların yetişkin yaşamlarında karşılaşacakları zorluklarla başedebilecek şekilde yetiştirilip yetiştirilmediğini sorgulamaktadır. Bunun sonucunda, dünyanın birçok yerinde farkedilmeyen büyük bir değişiklik ABD’yi baştan başa etkilemektedir. Bu, çocukların bilgisinin, bütün bir yıl boyunca sistematik olarak sınanmasıdır.
Bütün bunlar kendi içinde iyi olmakla beraber, okulları ekonomik politikanın öğeleri haline indirgemenin riskleri yok değildir. Açıkçası, böyle bir görüş, çocukları sosyal değişimin en ön sırasına koyarak, yeterince olgun olmayan bu gençlerden birçok talep ve beklentilerde bulunmaktadır. Geçen hafta, İngiliz gazeteleri, sınavların ilk gününde aşırı stres nedeniyle tutulup hiçbir şey yapamayan yetenekli bir öğrencinin, kendini çok katlı bir otoparktan aşağı atarak intiharını yazmıştır. The Times of London, okul müdürünün, “Belki de okullar ve aileler, bu gibi çocukların karşı karşıya kaldıkları problemleri daha ciddi ele almalılar” dediğini bildirmiştir.
Bu gibi akılcı sözler sadece okullar ve ebeveynler için geçerli değildir. Uluslararası medya, küreselleşmenin temelde ticaret ve kültürün bir fonksiyonu olduğunu düşünme eğilimindedir. Ancak, ülkeler ve insanlar, sağlık, yaşlılara bakım ve şimdi de eğitim gibi konulardaki deneyimlerini giderek artan oranlarda paylaşmaktadırlar. Newsweek International olarak biz, küreselleşmenin bu genişletilmiş tanımının giderek daha da önemli hale geleceğine inanıyoruz. Okullardaki sınavlar üzerine ilerideki sayfalarda okuyacağınız yazılar, bu inanışa olan bağlılığımızın bir işaretidir.
Uyku gereksinimi yaş büyüdükçe azalmaktadır. Yeni doğan bir bebeğin uyku gereksinimi yaklaşık 16,5 saatken 3 aylık olduğunda 15 saat, 9 aylık olduğunda 14 saat, 18 aylık olduğunda 13,5 saat , 3 yaşına geldiğinde 12 saate inmektedir. Ayrıca bebeklerin 3 yaşına gelene kadar gece uyku ihtiyaçları olduğu gibi gündüz uykusuna gereksinimleri de vardır. Yine yaş büyüdükçe gece uykusu artarken gündüz uykuları azalmaktadır. 9 ayın altındaki bebeklerin uyku ritmlerinin beyin dalgalarının ölçülmesi yöntemiyle incelendiğinde uykularının çok derin olmadığı 50-60 dakikada bir uykularının hafiflediği ve kısa süreli uyanabildikleri saptanmıştır. Yukarıdaki grafikten bebeğinizin yaşına göre ortalama uyku ihtiyacını hesaplayabilirsiniz. Örneğin sağlıklı normal bir bebek, 1 haftalıkken toplam olarak 16,5 saat uyur. Toplam uyku gereksiniminin 8,5 saati gece uykusu iken geri kalan 8 saati de günde 4 kez olmak üzere gündüz uykusudur.
Detaylı Bilgi:
Bebeğinizin uyku düzeni
Yeni bebek sahibi olanların en çok huzursuzluk duydukları konulardan biri hem bebeklerinin hem de kendilerinin uyku düzenidir. Özellikle gece uykusunun azalması ve bölünmesi anne ve babayı kısa sürede tüketir.
Bebeğiniz doğduğunda günde yaklaşık 16 saat civarında uyur ancak bu süre zamanla azalır ve kısa periyodlar halinde bölünür. İlk haftalarda gaz sancısı ve mide asidinin ağzına gelmesi nedeniyle bebek huzursuz olup uyumayabilir. Hastalıklar, gereksiz fazla besleme ve fazla panik ve huzursuzluk da bebeğin uykusunu bozar. İlk aylarda bebeğinizin uykusu daha hafif olacağı için daha sık uyanır ve daha sonra tekrar uykuya dalmakta güçlük çeker.
Bebeğiniz iyi uyku alışkanlıklarını 6 hafta gibi erken bir dönemde geliştirebilir. Düzgün ve düzenli bir uyku alışkanlığı oluşturabilmek için ‘anahtar’ bebeği her gün aynı saatte henüz uyanıkken yatağa koymak, aynı saatte altını değiştirmek ve bir gece uykusu rutini geliştirmektir. Bebeğiniz için ideal uyku ortamı hafif loş ışık (hemen hemen karanlık), sessiz ve rahat edebileceği ısıda bir odadır ve gece uykusuna hazırlık yaparken her hareketinizin huzurlu ve sakin olmasına önem vermelisiniz. Sakin hareket ederken gece uykusu rutinini çok uzun sürdürmemeli ve 5-10 dakika gibi bir sürede tamamlamalısınız. Gece ve gündüzü ayırt etmesini sağlayıp gündüz çok uzun saatler uyumasını önleyerek, sakin ve huzurlu gece beslemesi ve ılık bir banyo yaptırarak rahatlatabilirsiniz. Sakin ve huzurlu bir ortam yaratıp gece uykularının huzur ve mutluluk verici olduğunu ve korkmaması gerektiğini hissettirebilirsiniz ve sonunda uzun uykularını geceye kaydırabilirsiniz. Bebeğinizin uykuya dalarken sallanmak, sizi uyurken yanında istemesi, beslenme istemesi gibi negatif alışkanlıklarını pozitif olanlarla (kendi kendine uyumasını, uyandığında kendini huzurlu hissetmesini sağlamak gibi) değiştirmeniz gereklidir.
Bebeğiniz uykuya kendi kendine dalarsa gece sizi çağırdığında onunla ilgilenmeniz ve altını değiştirmenizin sakıncası yoktur. Gece uyandığı zaman bebeği çığlık çığlığa ağlatmayın ama daha ilk sesini duyuşunuzda da atlamayın, yanına gittiğinizde öncelikle bebeğinizin gerçekten huzursuz olup olmadığını anlamaya çalışın ve bir huzursuzluğu olmadığından emin olunca onu kucağınıza almadan ya da sırtına pat pat vurmadan, sakin ve yumuşak ses tonuyla onunla konuşarak rahatlamasını sağlayıp yeniden kendi kendine uykuya dalmasını sağlayın.
Bazı doktorlar bebeği yatağına uyumadan önce koymak ve kendi kendine uyumasını sağlamak gerektiğini savunurken bir kısmı ise bebeğin anne veya babanın kucağında veya hafifçe sallanırken ve kendini huzurlu hissederken uyutulmasını, bir diğer grupta ailece aynı yatağın bile paylaşılmasının sakıncası olmadığını savunur. Hangi yöntemi benimserseniz benimseyin uyku zamanı bebek için sıcak, huzurlu ve konforlu bir süreç olmalıdır.
Unutulmaması gereken bir konu da henüz bebek tam olarak uyanıkken onu yatağına koyup uyuması için zorlamaktır ki bu onun uyanık kalacağı sürenin daha da artmasına neden olacaktır.
Başa Dön ([Linkleri görebilmek için kayıt olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net/forum/register.php link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)
Bebeğinizin uyku düzenini anlamak
Bebekler çok uyur ancak genellikle sizin istediğiniz zaman değil. Pek çok yeni doğan günde 16-18 saat uyur ve bebek büyüdükçe uykusu düzene girer. Onun uyku paternini anlayarak belli bir düzen oluşturabilirsiniz. Bebeklerin uykusu özellikle ilk aylarda yetişkinlerden farklı olarak çok kısadır ve sık sık uyanırlar. Yetişkinler genelde 6 saat derin uyku, 2 saat hafif uyku ve gece boyunca bir kez uykunun kesilmesi şeklinde bir düzene sahiptir. Hafif uykuda iken anlık olarak uyanabiliriz ancak bebeklerden farklı olarak bizler yeniden nasıl uykuya dalınabileceğini biliriz. Bebekler yetişkinlerden iki kat daha fazla hafif uyku siklusuna sahiptir, yani derin uykudan daha çok hafif uyku uyurlar ve tüm uyku süreleri de daha kısadır. Bebekler derin uykudan hafif uykuya geçtiklerinde uyanırlar.
Bebekler ilk aylarda 9-10 saati gece olmak üzere günde 14-16 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. 6 aylık olduklarında ise uyku sürelerini kesintisiz 6-8 saate uzatabilirler. 4-6 ay civarında yapılan uyku EEG’sinde erişkin paterni gösterdikleri görülür. Uyku siklusları erişkinlerde 90 dakika iken bebeklerde kısa ve 50-60 dakika civarındadır. İlk aylarda bebekler yeniden uykuya dalabilmek için yardıma ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler bebeği alır hafifçe sallar, rahatlatır, yeniden uykuya dalmasını sağlar ve yatağına yatırır ve bebek uyanır. Neden? Çünkü siz onu yatağına yatırdığınızda bebek hala hafif uyku siklusundadır. Bu durumda bebek uyuduktan sonra bir süre bekleyip onun derin uykuya geçtiğinden emin olduktan sonra yatağa yatırılmalıdır. Bunu nasıl anlarız? Bebeğin kol ve bacakları iyice gevşemiş ve kendini bırakmışsa-bebeğin kol veya bacağını hafifçe kaldırıp bıraktığımızda kontrolsüz bir şekilde düşüyorsa- derin uykuya geçmiştir.
Başa Dön ([Linkleri görebilmek için kayıt olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net/forum/register.php link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)
Yeni doğan bebekler ne kadar uyur?
Yeni doğan bebekler , 2-3 saatlik bölümler halinde , toplam olarak 16-18 saat uyur . Daha sonra beslenmek veya çevreyle ilgilenmek için uyanırlar. Gece ve gündüz ritmi henüz yoktur. Yani ilk haftalarda uyanmadan bir gece geçirmeyi beklememek gerekir. Gece bebeğinizi ya beslemek ya da altını değiştirmek için kalkmanız gerekecektir. Bebek büyüdükçe uykusu düzene girmeye başlar. Bazı bebekler 6 haftalıkken bütün gece uyanmadan uyumaya başlarken diğer bir kısmı ise bu düzene ancak 5-6. aylarda ulaşırlar. Bazı bebekler daha fazla uykuya ihtiyaç duyarken bazıları az uykuyla yetinirler.
Gece uykuları
İlk 6 ayda bebeğiniz geceleri pek çok kez uyanacaktır. Bir yaşında ise gecede en az 1 kez uyanacaktır. Bebeğinizin gece uyanmaları her zaman sizinde kalkmanız anl….. gelmez, hatta eğer bebeğin karnının tok, altının temiz olduğundan ve üşümediğinden eminseniz kalkmamalısınız. Gece uyanmaları bebeğiniz gece beslenmeleri azaldıkça ve uzun uykuya geçtikçe azalacaktır.
- Geceleri bebeğinizi beslemeniz ya da altını değiştirmeniz gerekirse sert hareketler ve gürültü yaparak bebeği çok fazla uyarmayın. Uykusunu ne kadar az dağıtırsanız tekrar o kadar kolay uykuya dalar.
- Bebeğinizin gündüz uykularını azaltın.
- Bebeğinizin hafif uykusunun geldiğini gördüğünüzde onu yatağa götürün. Bebeğinizin nasıl gevşeyip uykuya dalabileceğini öğrenmesi gereklidir. Eğer uykusu geldiğinde onu sallar veya kucağınızda uyutmaya alıştırırsanız, gece uyanınca da uyuyabilmek için aynı aktivitelere gereksinim duyar. Gece uyanınca nasıl yeniden uyuyabileceğini anlaması için pratik yapmaya ihtiyacı vardır. Bu da ancak gece uykusuna kendi kendine dalmasını öğretmekle başlar.
- Bebeğinizi yatağa ağzında emzik ile yatırmayın. Eğer bebek emziği kendini sakinleştirmek için bir araç gibi görürse bu bir alışkanlık haline gelir. Emzik bebeklerin emme reflleksini tatmin etmek içindir, uykuya dalması için değil. Eğer bebeğiniz uykuya ağzında emzik ile dalarsa uyuduktan sonra yavaşça emziği ağzından çıkartın ve yatağa emziksiz olarak koyun.
- 4-6. aylarda başlamak üzere bebeğiniz uyandığında onu kontrol etmek için yanına birkaç dakika gecikmeli gitmeye başlayabilirsiniz. Muhtemelen kendi kendine sakinleşip tekrar uykuya dalacaktır. Eğer ağlamaya devam ederse sessizce yanına gidip kontrol edin. Işığı yakmayın, kucağınıza almayın, sallamayın veya onunla oynamayın. Hala ağlamaya devam eder ve sesi biraz daha artarsa neyin onu rahatsız ettiğini anlamaya çalışın; karnı mı acıktı, altı mı ıslak, başka bir problem mi var? Sorun çözüldüğünde rahatlayıp yeniden uykuya dalacaktır.
Başa Dön ([Linkleri görebilmek için kayıt olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net/forum/register.php link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)
Bebeklerin uyku düzeni nasıl değişir?
0 - 3 ay arası
Bebekler üç aylıkken gece 9 saat, ve gündüz üçe bölünmüş olarak 6 saat yani toplam 15 saat uyurlar. 6 aylıkken gecede kabaca 2’şer saatlik 2 kez hafif uyku ve kalan sürede derin gece uykusu uyur ve 9 aylık olduğunda ise hafif uykuların süresi 30 dakikaya iner ve toplam uyku süresi 14 saat olur. Bebeğiniz bir yaşına girdiğinde günlük uykusu yaklaşık 13-14 saat ve bunun 11 saati gece uykusu haline gelecektir.
- Bebeğinizin uykusunun geldiğini nasıl anlarsınız?
Bebekler 6-8 haftalık olana kadar bir kerede iki saatten fazla uyanık kalamazlar. Eğer uykusu geldiğinde onu yatağına yatırmakta gecikirseniz çok yorulacak ve uykuya dalmakta zorlanacaktır. Bu yüzden bebeğinizin uykulu olduğunu anlamalısınız. Gözlerini ovuşturma, kulağını çekme, gözlerinin altında karanlık halkalar oluşması gibi belirtiler bebeğinizin uykusunun geldiğini gösteren habercilerdir. Kısa bir süre sonra zaten altıncı hissinizle bebeğinizin uyku düzenini ve ne zaman uykusu geldiğini içgüdüsel olarak anlayabileceksiniz.
- Gece ve gündüzü ayırt etme
Bazı bebekler gece kuşudur. İlk günlerde pek birşey yapamazsınız ancak bebeğiniz iki haftalık olduğunda ona gece ve gündüzü ayırt etmeyi öğretebilirsiniz. Gündüz uyanık olduğunda onunla mümkün olduğu kadar çok oynayıp onu oyalayın, evi ve odasını aydınlık hale getirin ve günlük olağan sesleri (örneğin telefon , TV veya radyonun sesi gibi) azaltmaya çalışmayın ve besledikten sonra uyumaya başlarsa uyandırın.
Geceleri ise onu beslemek için yanına gittiğinizde oyun yapmayın. Odanın ışıklarını ve sesleri azaltın ve onunla konuşmak için fazla zaman harcamayın.
Bebeğinize kendi kendine uyuma fırsatı verin
Bebeğiniz 6-8 haftalık olduğunda kendi kendine uyumaya başlayabilir. Uykusu geldiğinde ancak henüz tam uyumamışken yatağına yatırın.
Başa Dön ([Linkleri görebilmek için kayıt olmanız gerekiyor. http://www.forumturka.net/forum/register.php link'ini alıp browser'ınıza yapıştırmanız yeterlidir.]şimi_alt07.asp#top)
3-6 ay arası
3-4 aylık bebekler günde yaklaşık 15 saat uyur; 10 saat gece ve kalanı parçalar halinde gündüz uyurlar. Hala geceleri bir ya da iki kez bebeğinizi beslemek için uyanabilirsiniz ancak 6 aylıktan itibaren bebeğiniz bütün gece boyunca uyumaya başlayabilir.
Bebekler için uygun uyku saati akşam 7 – 8:30 arasıdır. Daha geç saatte bebeğiniz çok yorulmuş olacak ve uykuya dalmakta zorlanacaktır. Bu yorgunluk fazlası size çok farklı gözükebilir, bebeğiniz duvarlara tırmanacak kadar uyanık ve canlı olabilir ama bu kesinlikle uyku vaktinin geçirilmiş olduğunun işaretleridir.
Sabahları bebeğinizi en az 10-12 saat uyuduğuna eminseniz aynı saatte uyandırın. Bu belli bir düzen oluşturmanıza yardımcı olacaktır.
6-9 ay arası
Bu aylarda bebekler günde 14 saat uyumak ister ve bir kerede 7 saat gibi uzun bir süreyle uyuma yeteneğini kazanmıştır. Eğer daha uzun uyuyorsa bu kendi kendine uyuyabilme yeteneğini kazandığı anl….. gelir. Gündüz biri sabah biri akşamüstü olmak üzere 1.5-2 saatlik kısa uykuları olabilir. Bebeğiniz günde üç kez kısa uykular uyuyorsa telaşlanmayın. Unutmayın gündüz ve gece uykuları için belli saatler uygulanması bebeğinizin uyku düzeninin oturtulmasına yardımcı olur.
Bu aylarda da bebeğinizin uyku düzenini oturtmak için öncelikle bir gece uykusu rutini oluşturmak gereklidir. Ilık bir banyo, sessizi sakin bir oyun, hikaye okumak, ninni mırıldanmak gibi. Ancak bütün bunları her gece aynı sırayla yapmaya özen gösteriniz. Bebeğiniz aynı sırayı takip etmekten hoşlanacaktır.
Bebeğinizin günlük aktiviteleri ve uykusu için belli bir düzen oturtmaya çalışın. Bu demek değilki dakikası dakikasına saatlere uyacaksınız ancak genel olarak günün hemen hemen hep aynı saatlerinde yemek, oyun, uyku düzeni sağlayın. Bu saatleri benimsediğinde o saatteki aktiviteye daha kolay adapte olacaktır.
- Potansiyel tehlikeler
Bebeğinizin hiç uyku problemi yokken birden geceleri uyanmaya veya uykuya dalmada güçlük çekmeye başlayabilir. Bu gelişme aslında bebeğinizin zihinsel ve motor gelişiminin bir parçası olan ebeveynlerden ayrı kalmaya karşı gelişen huzursuzluk nedeniyledir.
Bu aylardaki bebeğiniz yuvarlanmaya, kendini çekerek ayağa kalkmaya ve yerde sürünmeye başlamıştır ve yeni yeteneklerini sürekli uygulamak, denemek isteyecektir. Hatta uyuduktan sonra bile uyanıp yeniden pratik yapmak isteyecektir. Çok yoğun olarak bu aktivitelerle uğraştığı zaman ve örneğin yatağında ayağa kalkıp uzun bir süre oturamadığı zaman, uykuya tekrar dalamayacak ve ağlayacaktır. Ayağa kalkt
