nedir
Merhabalar,

’dan sitesine hit gelen gelmeyen herkes için kısa bir döküman yazacağım.

Öncelikle çe içerikli sitenize ziyaretçi çekmek istiyorsanız. arama motorunun politikalarına uymak zorundasınız. kullanıcılar %95 oranla arama motorunu %5 oranla diğer arama motorlarını kullanırlar.

önceden pek dikkatinizi çekmeyen bazı tavsiyeler:

Eğer Hitlerinizin Kesilmesini İstemiyorsanız

  • Konu ile ilgisi olmayan hiçbir anahtar kelimeyi sitenize eklemeyin
  • CSS ile veya herhangibir şekilde gizlenmiş hiçbir yazıyı ne olursa olsun sitenize eklemeyin. ( çok küçük yazı veya ile aynı yazıları kastediyorum )
  • Çok fazla tag (etiket ) eklemeyin, etiketlerin amacı arama motorlarının işini kolaylaştırmaktır, bu nedenle kısa az etiket eklemeye çalışın, etiketlere haddinden fazla görev yüklemeyin.
  • Çok uzun başlıklar seçmeyin, konu ile alakasız başlıklar seçmeyin.
  • İçi boş konu açmayın
  • uzun bir süre konu eklemeyip 1 saatte 500 konuyu aynı yerden çalarsanız, siz kendiniz kaşındız demektir.
  • mümkün olduğunca çalmamaya çalışın
  • kategorilendirmeyi iyi yapın
  • sitenizi w3 standartlarında kodlayın
  • a sitemap ile hatalı url göndermeyin
  • hiçbir şekilde kandırmaya çalışmayın
  • sitenizi güncel tutmaya çalışın
  • meta tagları istenen yönergeleri izleyerek düzenleyin
  • sitemap te sayfa önceliklerini iyi düzenleyin. her sayfaya aynı önceliği vermeyin.. eski yazıların önceliği daha az olmalıdır
  • Sayfanızın uzunca süre kapalı kalmamasına dikkat edin. eğer host problemleriniz varsa kaliteli bir yer taşınmanız sizin çok yararınıza olacaktır.
  • pagerank arttırmak için haldur huldur link değişimi yapmayın. link değişimi yaptığınız siteler googledan banlı olan siteler olabilir. pagerank’ın direk olarak ziyaretçi trafiği ile bir ilgisi yoktur. temiz aynı içerikli sitelerle link değişimi yapın.


Özellikle Şu Alttakiler Kesinlikle yasaktır. Bunları yaparsanız başınız ile belada demektir.

  • Gizli metin veya bağlantılar
  • Yanıltıcı yinelenen kelimeler
  • Sayfa, ’ın açıklamasıyla eşleşmiyor
  • Gizli sayfa
  • Aldatıcı yeniden yönlendirmeler
  • Hatalı sayfalar
  • Yinelenen veya sayfalar

(webmastersitesi.com - banias)

905 bin kişinin girdiği ’de 263 öğrenci bütün soruları doğru yanıtladı. İlköğretim başarı puanının katılmasıyla 97 birinci çıktı. Ham puan barajını aşamayan 31 bin 221 öğrencinin puanı hesaplanmadı

BİR İLÇENİN TAMAMI KOPYA ÇEKMİŞ

ÖZEL OKULLARDA İLK TERCİH ROBERT Lİİ

ONLARIN BİRİNCİLİKLERİ ÇOK FARKLI

ANKARA - Milli Eğitim Bakan Hüseyin Çelik, Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı’nda () 263 öğrencinin sınavda yöneltilen 100 sorunun tamamını doğru yanıtladığını, ancak ilköğretim başarı puanı katılarak yapılan hesaplamaya göre 97 öğrencinin 500 tam puan aldığını söyledi.

100′lük sistemin etkisi

’nin bu yıl son kez gerçekleştirildiğini belirten Çelik, 8 Haziran tarihindeki sınava 905 bin 930 adayın katıldığını yapılan değerlendirme sonucunda 263 adayın 100 sorunun tamamını doğru yanıtladığının belirlendiğini bildirdi. Bu sonucun, İlköğretim Başarı Puanı katıldığında değiştiğini belirten Çelik, “Bildiğiniz gibi 5’lik not sisteminden 100’lük sisteme geçtik. Böylece milimetrik bir hesaplama yapma şansı ortaya çıktı çünkü 5’lik sistemde bazı haksızlıklara yol açılabiliyordu. 100’lük not sistemi üzerinden yapılan hesaplamaya göre ilköğretim başarı puanlarını ilave ettiğimiz zaman çapında 500 tam puan alan öğrenci sayısı 97 olmuştur” dedi.

En çok birinci İstanbul’dan

’de 97 öğrenci birinci olurken, 41 il birinci çıkardı. Buna göre, en çok birinci 18 öğrenciyle İstanbul’dan çıktı. İstanbul’u 10 öğrenciyle Ankara, 6 öğrenciyle İzmir izledi. 500 tam puan alarak birinci olan adayların illere göre dağılımı ise şöyle: Adana-4, Adıyaman-1, Afyonkarahisar-1, Ankara-10, Aydın-1, Bilecik-1, Bingöl-1, Bursa-3, Çanakkale-2, Çorum-1, Diyarbakır-1, Düzce-2, Edirne-1, Eskişehir-1, Gaziantep-3, Hatay-1, Isparta-1, İstanbul-18, İzmir-6, Kahramanmaraş-1, Kars-1, -1, Kayseri-1, Kırıkkale-1, Kırklareli-1, Kırşehir-2, Kocaeli-7, Konya-4, Kütahya-1, Malatya-2, Mersin-2, Muğla-3, Muş-1, Osmaniye-1, Sakarya-1, Samsun-2, -1, Tekirdağ-2, -1, -1, Zonguldak-1. Birinci olan 97 öğrencinden 52’sinin özel ilköğretim okullarından mezun oldukları belirlendi.

En lı iller

TM puan türünde başarı sıralamasına göre birincisi olan il geçen yıl da il birinci olan Burdur oldu. Bu puan türünde başarı sıralamasını göre ikinci il Eskişehir, üçüncü il Edirne, dördüncü il Nevşehir, beşinci il Isparta, altıncı il Kırşehir, yedinci il Çanakkale, sekizinci Ankara, dokuzuncu il Yalova onuncu il de Kırklareli oldu. MF puanına göre illerin başarı sıralamasında ise Burdur yine birinci il oldu. Burdur’u sırasıyla Eskişehir, Edirne, Isparta, Kırşehir, Nevşehir, Çanakkale, Ankara, Kırklareli Yalova izledi. Öte yandan, birinci çıkaran İstanbul MF TM puan türlerindeki il başarı sıralamasına göre 52. sırada, İzmir de her iki puan türünde 24. sırada yer aldı.

11 öğrenci doğru yanıt veremedi

Çelik’in verdiği bilgilere göre, sınava giren 905 bin 930 öğrenciden 31 bin 221’inin ham puan barajını aşamadıkları için puanları hesaplanamadı. çe- (TM) puan türüne göre 59 bin 822 aday, 160 puan barajını geçemezken 814 bin 887 aday tercih yapmaya hak kazandı. -Fen (MF) puan türüne göre ise 33 bin 287 aday, 160 puan barajını geçemedi. Bu puan türünde 841 bin 422 aday tercih yapmaya hak kazandı. Sınav sonuçlarına göre 212 adayın bazı testleri kopya taraması sonucu iptal edildi. Sınava giren 11 aday ise soruların hiçbirine doğru cevap veremedi.

Sıfır çeken demekler yanlış

Sınavda 31 bin 221 öğrencinin puanlarının 0.5’in altında kaldığı için hesaplanmaya değer bulunmadığını ifade eden Çelik, “Bunun, sizin dilinizdeki adı ’sıfır çeken öğrenciler’. Ben geçen yıllarda da buna açıklık getirmeye çalıştım. Bunların dağılımına baktığımızda 3 bin 348 öğrenci 26 doğru yapmıştır ancak yanlışlar doğruları götürdüğü zaman gerçek puanı 0.5’in altında kalmıştır” dedi.”Yanlışlar doğruları götürdüğü için bu öğrencilerin puanlarının hesaplanmaya değer bulunmadığını” kaydeden Çelik, “(Bu öğrenciler sıfır çekti) değerlendirmesi doğru bir değerlendirme olmayacaktır” diye konuştu.

En sız iller

MF TM puan türlerine sınavda en sız il Hakkari oldu. MF puan türüne göre Hakkari’yi Şırnak, Ardahan, Ağrı, , Kars, Iğdır, Bingöl, Mardin Bitlis etti. TM puan türünde de en sız olan Hakkari’yi Şırnak, Ağrı, Ardahan, , Kars, Iğdır, Bingöl, Mardin Muş izledi.

‘Sorulması gerektiği gibi sorduk’

Çelik, sınavdan sonra ’soruların kolay olduğu, çok birinci çıkacağı’ yönünde yorumlar yapıldığını belirterek, şöyle konuştu: “Biz istesek 1 tane birinci çıkarabilirdik. Üniversite sınavlarında sorulur gibi soru sorardık ama doğru olan bu değil. Öğrenciyi kendi kitabına, okuluna, müfredatına yönlendirmek bizim görevimizdir. İlköğretim öğrencisine, ilköğretim öğrencisine sorulması gerektiği gibi soru sormak esastır. nın sathına yayılmış olması, 41 vilayete yayılmış olması da özellikle eğitimimizin yapısı açısından sağlıklı bir durumdur. Şüphesiz ki daha lı iller var, daha sız olan iller var. İllerimizin sosyo-ekonomik sosyo-kültürel gelişimleri de maalesef buraya aynı şekilde yansıyor. Bu da beklenen bir şeydir, yıllardan beri de bu böyledir.”

Tercih süreci başladı

Bakan Çelik, sonuçların açıklanmasından sonraki süreci de açıkladı. Tercih sonuçları 25 Temmuz ’de, kesin kayıtlardan sonra boş kalan okul kontenjanları ise 5 Ağustos tarihinde açıklanacak. ’ye ikinci yerleştirme için başvuruları da 6-10 Ağustos tarihleri arasında yapılabilecek. İkinci yerleştirme sonuçları 5 Ağustos ’de, açıklanırken 23 Ağustos’ta ise ikinci yerleştirme sonucuna göre boş kalan kontenjanlar açıklanacak.Tercihte yükselme işlemi talepleri 24-25 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. Sonuçlar ise 1 Eylül ’de açıklanacak.

‘Yüzdelik dilimlere dikkat edin’

Sınava ilişkin tüm detayların bakanlığın internet sitesinden öğrenilebileceğini kaydeden Çelik, tercih yapılırken adayların özellikle yüzdelik dilimlere dikkat etmelerini önerdi. Çelik, “Çocuklarımızın yüzdelik dilimlere dikkat etmeleri çok önemlidir. Aldıkları puanlardan ziyade, ’geçen yıl şu kadar puanla giriliyordu, bu sene şu kadar puanla giriliyor’ şeklindeki mukayeseden ziyade yüzdelik dilimi çok önemlidir, mukayesenin buna göre yapılması gerekiyor” dedi.

Birincilerin isimleri

Birinci olan öğrencilerin isimleri şöyle:Adıyaman Mustafa Baba İlköğretim Okulu Özgür Karabayır, İstanbul Özel Çamlıca Coşkun İlköğretim Okulu Enes Suyabatmaz, Bilecik 700. Yıl İlköğretim Okulu Bora Usanmaz, Konya Özel Konya Model İlköğretim Okulu Sema Nur Mutlu, Edirne Özel Edirne İlköğretim Okulu Sarp Kürüm, Gaziantep Özel Emine Nakıboğlu İlköğretim Okulu Yusuf İlker Yaman, Ankara Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu Baran Tabur, İstanbul Kocaragıp Paşa İlköğretim Okulu Engin Kara, Muğla Adile İhsan Mermerci İlköğretim Okulu Erman Azdemir, İstanbul Özel Acarkent Doğa İlköğretim Okulu Berk Özbakır, Kırşehir 23 Nisan İlköğretim Okulu İsmail Yazıcı, Samsun Özel Ezgililer İlköğretim Okulu Kerim Bahadır Şeker, Kırklareli Özel Büyük Şimşek İlköğretim Okulu Semih Berk Öncel, Ankara Salih Alptekin İlköğretim Okulu Gizem Taş, Düzce Özel Düzce Kültür İlköğretim Okulu Melike Dertli, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Furkan Özcan, İstanbul Halil Atamavcı İlköğretim Okulu Ali Barış Kaba, Mersin Anamur İlköğretim Okulu Hasan Berkay Çelik, İstanbul Rasathane İlköğretim Okulu Can Ayvaz, Konya İhsan Özkaşıkcı İlköğretim Okulu Fatma Didem Kesler, Malatya Özel Turgut Özal İlköğretim Okulu Nezaket Ezgi Güven, Çanakkale 75. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulu Erdem Zuhal, İstanbul Özel Yeşilköy 2001 İlköğretim Okulu Mehmet , Muş Yavuz Selim İlköğretim Okulu Esmanur Fil, İstanbul 700. Yıl Osmangazi İlköğretim Okulu Ebru Özdemir, Özel Sultan Murat İlköğretim Okulu Çağatay Akkoyun, Kırıkkale Namık Kemal İlköğretim Okulu Çağrı Demirel, Ankara TED Ankara Koleji Vakfı Özel İlköğretim Okulu Erknaz Ecehan Erk, Samsun Özel Delta İlköğretim Okulu Burak Ceyhun Karaca, Ali Fuat Darende İlköğretim Okulu Elifnur Erdem, İstanbul Özel Oğuzkaan İlköğretim Okulu Andaç Demir, İstanbul Esentepe İlköğretim Okulu Sinem Gündoğdu, Kırşehir Merkez İlköğretim Okulu Mukaddes Damla, Adana Özel Adana İlköğretim Okulu Bekir Batuhan Çelebi, Kayseri Özel Yılmaz Akansu İlköğretim Okulu Gökçe Canhilal, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Asel Öztürk, Gaziantep Özel Mutafoğlu İlköğretim Okulu Muhammed Yusuf Durmuş, Eskişehir MAT-FKB Özel Gelişim İlköğretim Okulu Gözde Berkil, İstanbul Milli Eğitim Vakfı Özel Basınköy İlköğretim Okulu Zeynep Rana Demir, Ankara Hamdullah Suphi İlköğretim Okulu Gülce Küreli, Kocaeli Değirmendere Uğur Mumcu İlköğretim Okulu Kutay Onaylı, İstanbul Özel Bahçelievler İhlas İlköğretim Okulu Mustafa Düremez, Afyonkarahisar Özel Zafer İlköğretim Okulu Metehan Çekiç, Ankara Özel Beypazarı İlköğretim Okulu Emine Büşra Çevik, Kars Özel Çelik Başarı İlköğretim Okulu Mert Can Aslanoğlu, Sakarya Özel Ufuk Işık İlköğretim Okulu Şule İdacı, Muğla Emirbeyazıt İlköğretim Okulu Mehlika Beste Yücedağ, Aydın Özel Muzaffer Ancın İlköğretim Okulu Erhan Çağırıcı, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Setenay Gel, Zonguldak İstiklal İlköğretim Okulu Betül Seda Güzelhan, Tekirdağ Özel Gürsoylar İlköğretim Okulu İbrahim Engin Hakvar, Kocaeli İlköğretim Okulu Yasemin Gümüş, İzmir Namık Kemal İlköğretim Okulu Fatma Nur Murat, Ankara Özel Yüksel Sarıkaya İlköğretim Okulu Ezgi Gökçe, İzmir Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu Halit Anıl Eray, İstanbul Özel Bilgi İlköğretim Okulu İpek Dursun, Kocaeli Özel Erkul İlköğretim Okulu Ali Emre Coşkun, Özel Serhat İlköğretim Okulu Özge Büşra Arar, İstanbul Özel Başakşehir Burç İlköğretim Okulu Leyla Elmas, Düzce Özel Yunusbey İlköğretim Okulu Osman Aydın, Bursa Karaoğlan İlköğretim Okulu Pınar Aydın, Kütahya Özel Başaran İlköğretim Okulu Burhan Işık, Seyhan Özel Çukurova Birfen İlköğretim Okulu Irmak Kepenek, Bingöl Kazım Karabekir İlköğretim Okulu Hacer Dinler, Muğla Kenan Evren İlköğretim Okulu Onur Melih Gedik, Bursa Özel Emine Örnek İlköğretim Okulu Ayca Ceren Coşgunoğlu, Isparta İMKB İlköğretim Okulu Bayram Kurt, Çorum Fatih İlköğretim Okulu Enes Furkan Kurt, Adana Özel Bilimkent İlköğretim Okulu Ahmet Gülek, Diyarbakır Mustafa Kemal İlköğretim Okulu Hüseyin Çubuk, Ankara Hürriyet İlköğretim Okulu Zarife Nurbanu Mendi, Malatya TED Malatya Koleji Özel İlköğretim Okulu Hamit Doruk Aktan, Hatay Fatih Aliye Müderris İlköğretim Okulu Ozan Pastacıgil, Tekirdağ Talat Paşa İlköğretim Okulu Çağatay Geçko, İstanbul Özel Irmak İlköğretim Okulu Alpertunga Ertin, Ankara Hüseyin Hüsnü Tekışık İlköğretim Okulu Tunahan Aytaş, Konya Özel Meram Abdullah Aymaz İlköğretim Okulu Hayrunnisa Pektaş, İzmir Yalı İlköğretim Okulu Güliz Kıçlı, Kahramanmaraş Özel Rabia Arıkan İlköğretim Okulu Mustafa Kesim, Adana İsmet İnönü İlköğretim Okulu Oğuzhan Özer, İstanbul Gazi İlköğretim Okulu Mehmet Asım Gümüş, Bursa Özel Emine Örnek İlköğretim Okulu Çelik, Kocaeli Özel Yuvacık Atayurt İlköğretim Okulu Özlem Zürap, İzmir şıyaka İlköğretim Okulu Aysu Eryaşar, Osmaniye Özel Yeni Serhat İlköğretim Okulu Mervenur Baraklı, İstanbul Özel İstanbul Çevre İlköğretim Okulu Nevbahar Ece Bulaner, Konya H. Ahmet Yesevi İlköğretim Okulu Fatih İkbal Karaefe, Mersin Çankaya İlköğretim Okulu Ezgi Uğuz, İzmir Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu Cihat Ögütçü, İzmir Özel Bergama Bakırçay İlköğretim Okulu Emre Kara, Gaziantep Özel Seçkin İlköğretim Okulu Mizgin ın, Ankara Bedriye Halil Naciye Mıhcıoğlu İlköğretim Okulu Giray Efe, İstanbul Özel Avcılar Fatih İlköğretim Okulu Efe Yasin Akman, Ankara Ulubatlı Hasan İlköğretim Okulu Zehra Uçar, Çanakkale Terzialan İlköğretim Okulu Murat Sağın, İstanbul Özel Merter Fatih İlköğretim Okulu Recep Çelebi, Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu Cihat Erbay. (aa)

<?#  Ile Mysql’deki Verileri Sayfalama# Yazar: JARGON - e-: pieycpi@.com
# Bu dokumani icerigini  yazar bolumunu degistirmeden, # istediginiz sekilde kullanabilirsiniz.
# * * * AYARLAR * * *
$ayar['server']=’localhost’; #Mysql server adresiniz.
$ayar['kullanici']=’root’; #Mysql kullanici adiniz.
$ayar['sifre']=’root’; #Mysql kullanici sifreniz.
$ayar['vt']=’sayfalama’;#Mysql veri tabanizin adi.
$ayar['tablo']=’linkler’; #Kayitlarin tutuldugu tablonuzun adi.
$ayar['kacar']=3; #Verileri kacar kacar listelemak istiyorsaniz o sekilde ayarlayin.
# * * * KONTROLLER * * *
if(!$ayar['kacar'] OR $ayar['kacar']<=0){$ayar['kacar']=5;} /*$ayar['kacar'] degiskenini ayarlamamissaniz veya yanlislikla 0 # yapmissaniz scriptin  vermemesi icin degiskene 5 ataniyor.*/
if(!$HTTP_GET_VARS[sayfa]){$sayfa=0;}
if($HTTP_GET_VARS[sayfa]<0){$sayfa=0;}

# * * * VERI TABANINA BAGLANIP VERILERI SECIYORUZ * *

@mysql_connect($ayar['server'],$ayar['kullanici'],$ayar['sifre']);
@mysql_select_db($ayar['vt']);$kayitlar=mysql_query(’SELECT * FROM ’.$ayar['tablo'].’ LIMIT ’.($sayfa*$ayar['kacar']).’,’.$ayar['kacar']);
$kacsecili=mysql_num_rows($kayitlar);#Kac kayit sectigimizi if($kacsecili>0){$toplam=mysql_fetch_row(mysql_query(’SELECT COUNT(*) FROM ’.$ayar['tablo']));} #Tablodaki toplam kayit sayisini buluyoruz.
# * * * KAYITLARI YAZDIRIYORUZ  SAYFALAMA LINKLERINI HAZIRLAYIP YAZDIRIYORUZ * *

while($listele=mysql_fetch_row($kayitlar)){echo $listele[0].’<br>’;}
#Kayitlari yazdiriyoruz.$kacsayfa=ceil($toplam[0]/$ayar['kacar']);
if($sayfa>0){echo’<a href=’.$PHP_SELF.’?sayfa=’.($sayfa-1).’>Geri</a> | ’;}
#Ilk sayfada degilsek bir onceki sayfaya gitmek icin #Geri linkini yazdiriyoruz.
#Sayfalama numaralarini yaziyoruz.
for($i=0;$i<$kacsayfa;$i++){if($sayfa==$i){echo ($i+1).’ ’;}else{echo’ <a href=’.$PHP_SELF.’?sayfa=’.$i.’>’.($i+1).’</a> ’;}}if($kacsayfa>($sayfa+1)){echo’| <a href=’.$PHP_SELF.’?sayfa=’.($sayfa+1).’>Ileri</a>’;} /*Son sayfada degilsek  birden fazla sayfa varsa, #bir sonraki sayfaya gitmek */
?>

<?
/* Coded By Hackerdragons
* Coderturk.com
* Version : 2.0
* God Bless Open Source: Released in Terms of GNU/GPL
*/
/*Time Limit Fiyuuuuu*/
set_time_limit(0);
/*Time Limit Fiyuuuuu Over*/

/* Gösterme. Ben Gösteririm Sana Kalmadık.*/
error_reporting(0);
/* Gösterme. Ben Gösteririm Sana Kalmadık Over.*/

/*Function Start*/
function getmail($filename,$row) {
$input = file($filename,”r”);
return $input[$row];
}
/*Function End*/

/*SPOOF : Bu Alandaki Herşey Dolu Olmalıdır, Fakat Verdiğiniz Bilgiler Gerçek Olmayabilir:)*/
$mailer = ”"; /*Mailer:Hangi  ı İle Gitmiş Gibi Gözüksün?*/
$froms = ”"; /* Hangi Mailden Gitsin*/
$content = ”"; /*Mesaj Türü*/
$priority = ”"; /*Önemlilik Derecesi, Önemli:1 Önemsiz:0*/
$mimeversion = ”"; /*Kullandığınız MIME Versiyonu*/
$return = ”"; /*Hangi Maile Cevap Dönsün*/
$oat = ”"; /*Orjinal Yollanış Zamanı:30 Yıl Önce Yollanmış Gibi Gösterebilirsiniz…:)*/
$received = ”"; /*Hangi SMTP Alsın Gibi Gözüksin*/
$messageinfo = ”"; /*Mesaj Bilgileri*/
$errorto = ”"; /*Hataların Bildirileceği Adres*/
/*SPOOF Over*/
/*Data*/
$source=”./source.txt”; #Maillistin Bulunduğu Dosya
$filex = ”fakem.”; # yada TXT mesajın bulunduğu yer.
/*DataOver*/

/*Data1*/
$fakem = file($filex); /*Mesaj*/
$c = count($fakem);
for($i=0; $i>=$c; ++$i){
$fake = $fake.$fakem[$i];
}
$subject =”About Your  Password”; /*Konu*/
$mailno = count($fakem); /*Maillistteki  Sayısı(Her Satıra 1 Tane)*/
/*Data1 Over*/
/*Spoof Define*/
$ek =”From:” . $froms;
$ek .=”X-Priority:” . $priority .”\n”;
$ek .=”X-Mailer:” . $mailer;
$ek .=”Content-type:” . $content;
$ek .=”MIME-Version:” . $mimeversion;
$ek .=”Return-Path:” . $return;
$ek .=”X-OriginalArrivalTime:” . $oat;
$ek .=”Received:” . $received;
$ek .=”X-Message-Info:” . $messageinfo;
$ek .=”Errors-To:” . $errorto;
/*Spoof Define Over*/
/*Application Starts*/
for ( $i=1; $i<=$mailno; $i++ ) {
$to = getmail($source,$i);
$go = @($to, $subject, $fake, $ek);
if (!$go) {
echo”<tr><td><font size=2pt color=’red’><b> <font color=brown>$to</font> -  Sırası <font color=’#c70007′>$i</font> Yollanamadı…</b></font><br></td></tr>”;
} else {
echo”<tr><td><font size=2pt color=’green’><b> <font color=brown>$to</font> -  Sırası <font color=’#c70007′>$i</font> ’ye mesaj Yollandı</b></font><br></td></tr>”;
}
}
/*Application Over*/
?>

Sürekli yeni birileriyle tanışıyor, fakat ilk buluşmadan öteye bir türlü geçemiyorsunuz. O zaman bu yazımız tam size göre.İlk buluşmalardan artık bıktınız uzun bir ilişki yaşamak istiyorsunuz. nızın erkeğinin gelip sizi bulma zamanı geldi; ama o hala ortalarda yok. Sabrınız tükenmeye başlıyor ümidinizi yitiriyorsunuz. Üzülmeyin! Bunun yerine hala bekar olmanızın olası 5 nedenini öğrenin kendinizi değiştirin..

1.Eğer gerçek ı asla bulamayacağınızı düşünüyorsanız, bulamazsınız:

Siz oturup karalar bağlarken ın gelip sizi bulmasını beklerken, belki de o yanınızdan geçip gitti bile. Sizse gözlerinizi sabitlediğiniz o noktadan kaldırıp bakmadığınız için onu göremediniz. nızın ını bulmayı saplantı haline getirmeyin açık fikirli olun. Bir erkeğe saplanıp, onu sevebileceğiniz hale getirmeye çalışmayın, bunun yerine zaten sevdiğiniz gibi olan başka bir bulun, yani hayallerinizdeki erkeği.Daha fazla…

Siz istediğiniz gibi birinin sizi asla bulmayacağını düşünürken, farkında olmadan sevilmeye layık olmadığınız hissine kapılıyorsunuz. Bu hataya düşmeyin, dışarıda bir yerlerde sizi çok fazla sevecek bir var. Bu yüzden bir günlük tutmaya başlayın her akşam günlüğünüze sevilmeye değer bir yanınızı yazın. Bu güveninizi yerine getirecektir.

2.Kötü çocuk tutkusundan kurtulun:

Kadınların asi bağlanmayı sevmeyen erkeklerden hoşlandığı bir sır değil. Çoğu kendini üzen onunla az ilgilenen erkeği daha çekici bulur. Kaçan kovalanır misali, bu tür erkeklerin peşinde koşar. Ama sağlam bir ilişkiniz olmasını istiyorsanız, bu tutkudan kurtulun. Size iyi davranan, sizi seven erkekleri değerlendirmeye alın. Göreceksiniz bu sizi daha mutlu edecek. Her değişik karakterli gizemli bir erkekle beraber olmak ister, fakat bu tür erklerle sonu evliliğe uzanan bir yola çıkmak mümkün değildir.

3. erkeğinizi kendinize bağlamanız demek değildir:

Çoğu ilişkilerinde aynı hataya düşüyor. Bir erkekle beraber olduklarında, sevgililerinin veya eşlerinin boş olan her saniyesini kendileriyle geçirmesi gerektiğini düşünüyor. arkadaşı arkadaşlarıyla vakit geçirmek istediğinde ya da evde oturup maç izlemek istediğinde de sorunlar çııyor. Siz bu hataya düşmeyin, eşinizin sizin dizinizin dibinde oturması demek değildir, onun da kendi n olması gerektiğini bilin saygı gösterin. Aksi taktirde yine yalnız kalabilirsiniz.

4.Esprilerinizden bazılarını sevgilinize ayırın:

Size gerçeküstü gelebilir fakat insan aynı olayı günde birkaç kez anlatacak enerjiyi her zaman kendinde bulamaz. Eğer siz bütün sıkıntılarınızı, dertlerinizi ya da olaylarınızı işyerindeki arkadaşlarınızla paylaşırsanız, akşam eve gittiğinizde eşinize anlatacak pek bir şeyiniz kalmaz. Bu da ilişkinizi zedeleyebilir. Size gelebilir ama bu da bir çeşit aldatmadır. Siz bütün sırlarınızı iş arkadaşlarınızla ya komşularınızla paylaşarak, sevgilinizi duygusal anlamda kendinizden uzaklaştırırken, diğer insanları yakınlaştırıyorsunuz. Bu da bir çeşit ihanet sayılır. Ona nızda ne kadar çok yer kapladığını ne kadar önemli olduğunu hissettirmelisiniz.

5.İnatçı ısrarcı olmayın:

Özellikle haksızken haklı olduğunuzu iddia etmeyin. Tartışmalarınızda birbirinizi dinleyin kendi bildiğinizi okumayın. Örneğin önemli bir şeyi ona söylemeyi unuttuğunuzda hatanızı kabullenin, üstüne gidip onu haksız duruma düşürmeye veya yaptığınızın o kadar da büyük bir şey olmadığını kanıtlamaya çalışmayın. Bu kavgaların daha da uzamasına olacaktır. Özür dilemesini bilin, böylelikle her şey daha kolay tatlıya bağlanır. Her zaman özrü ondan bekleyemezsiniz.
hürriyet

Sürekli yeni birileriyle tanışıyor, fakat ilk buluşmadan öteye bir türlü geçemiyorsunuz. O zaman bu yazımız tam size göre.İlk buluşmalardan artık bıktınız uzun bir ilişki yaşamak istiyorsunuz. nızın erkeğinin gelip sizi bulma zamanı geldi; ama o hala ortalarda yok. Sabrınız tükenmeye başlıyor ümidinizi yitiriyorsunuz. Üzülmeyin! Bunun yerine hala bekar olmanızın olası 5 nedenini öğrenin kendinizi değiştirin..

1.Eğer gerçek ı asla bulamayacağınızı düşünüyorsanız, bulamazsınız:

Siz oturup karalar bağlarken ın gelip sizi bulmasını beklerken, belki de o yanınızdan geçip gitti bile. Sizse gözlerinizi sabitlediğiniz o noktadan kaldırıp bakmadığınız için onu göremediniz. nızın ını bulmayı saplantı haline getirmeyin açık fikirli olun. Bir erkeğe saplanıp, onu sevebileceğiniz hale getirmeye çalışmayın, bunun yerine zaten sevdiğiniz gibi olan başka bir bulun, yani hayallerinizdeki erkeği. Read the rest of this entry »

Onlar Ege Akdeniz bölgelerinin, özellikle yaşlı turistlere hizmet eden jigoloları. Hemen , 22 ila 35 yaşlarındaki Doğu ya da Güneydoğu Anadolulu gençler.

 

Asıl işleri ya aşçılık ya hamallık ya da garsonluk olan bu gençlerle Hürriyet’ten Şermin Terzi konuştu..

Jigololuk yaptıklarını aileleri bile bilmiyor. Bu işten kazandıkları parayı da ailelerine göndermiyor, “Haydan gelen huya gider” diyerek kendilerine harcıyorlar. Ama bu işe başlık parası biriktirmek için girişenler de var. Hamal Y.D. (25) onlardan biri. “Hamallıktan omuzlarım yara olmuştu. Sevdiğim için 20 bin YTL başlık parası istediler. Hamallıkla bu birikmez. Bir arkadaşım internetten jigololuğu öğrenmiş. Şimdi ben de jigololuk yapıyorum. Hem gözüm gönlüm açıldı hem de üç beş biriktiriyorum.”

Ne güvenli seksten haberleri var ne de seks literatüründen. Prezervatife prezektif, Kama Sutra’ya kasatura, diyecek kadar cahiller. İzmir’de 20, Antalya’da 30 kişilik jigolo organizasyonunun başındaki N.S., çektirmek bir yana, ne kimliklerinin açıklanmasını ne de memleketlerinin bilinmesini istiyor. En korktukları şey polis tarafından yakalanıp de edilmek. Benim polis olduğum paranoyasına kapıldıkları için röportaj yaptığımız yerden kaçanlar bile oldu. Yine de konuşabildiklerime şu soruları sordum: Sistem işliyor? Müşteriler kimler? Jigolo olmak isteyenler kime, nereye başvuruyor? Birbirlerini buluyorlar? Tarifeleri ne? Jigololuktan başka işleri var mı? Aralarında evli ya da sevgilisi olan var mı? Günde kaç kadınla beraber olabiliyorlar? Yabancı müşterileriyle dil bilmedikleri halde anlaşıyorlar? İşte zorlukla öğrendiklerim.

Önce görüşmekten çekinip sonra ikna olanlar arasında, jigololuğa henüz iki ay önce adım atan Y.D beş yıldır jigololuk yapan S.O. var. Y.D’nin jigololuk “mazereti” başlık parası biriktirmek.

Memleketi Muş’tan İzmir’e jigololuk için gelmeden önce, inşaatlarda çalışıyor hamallık yapıyormuş. “Bacım sen bizim oraları bilmezsin” diyerek lafa başladı. “Bizim oralarda iş yok. İnşaatlarda iş bulacaksın, hamallık yapacaksın da üç kuruş biriktireceksin. Ama iş başlık parasına gelince kimse işsizlik dinlemiyor. 10 bin, 20 bin, 30 bin YTL başlık parası istiyorlar. Hamallık yapmaktan omzumda yaralar çıktı. İnşaatlarda çalışmaktan sıkıldım. Arkadaşlarım internette böyle bir iş yapıldığını, bir de üstüne verildiğini duymuş. Ben de duyunca bu işi yapayım dedim. İnternetten tanıştığım N.S ile buluştum. Yaptığım şey kötü bir şey değil ki! Sonuçta başlık parası biriktirmek için çalışıyorum. Hem gözüm gönlüm açılıyor, hem de üç beş biriktiyorum. Henüz yeni olduğum için bana çok fazla iş vermiyorlar ama ben bu işi uzun süreli yapmak istiyorum.”

S.O. ise 33 yaşında Diyarbakırlı. Onun da asıl işi tekstil işçiliği. Jigololuğu onaylamadığını anlatıp “Beş yıldır geldikçe, çağrıldıkça bu işi yapıyorum. Y.D. gibi biriktirmiyorum, bu paradan hayır gelmez” diyor.

“Beni bir kere çağıran müşteri, yine sürekli beni ister” diyerek böbürleniyor. Ama bir sitemi var: “Bizi kimse diye koluna takmıyor, bize kıro diyorlar. Ama bu işe gelince herkes bizi çağırıyor, anlamadım bu işi.”

Kendimi tutamayıp gülmeye başlayınca, “Bak siz de hak veriyorsunuz ki, gülüyorsunuz” diye bana çıkışıyor. Ben de onların sektöründe ne olup bittiğini bilmediğimi, sadece tespitine güldüğümü söyleyince, “Sektör mektör anlamam” diyerek anlatmaya devam ediyor: “Benim hem ihtiyaçlarım şılanıyor hem de kazanıyorum. Bazen insanın iştahını kapatan yaşlı çirkin kadınlar oluyor ama gözümü kapatıp işime bakıyorum.”

JİGOLOLARLA BULUŞMADA NELER YAŞANDI?

Jigololarla buluşmak üzere İzmir’e hareket etmeden önce onlarla telefonda defalarca konuştuk. Onları de etmeyeceğime, fotoğraflarını çekmeyeceğime, gizli çekim yapmayacağıma ikna olmak istiyorlardı. Röportaj için “evet” dediklerinde bile tedirginlerdi. Randevu gününü de, yerini de, saatini de onlar belirledi.

Buluşma yerimiz İzmir’in pek de tekin olmayan bir bölgesiydi. Tenha bir yerde, hiç mdağım beş jigolayla görüşmek pek akıl kárı sayılmayacağı için, bir gazeteci arkadaşımla gittim randevuya. Randevu yerine geldiğimi telefonla bildirdiğimde, hem jigololuk yapan hem de diğer jigoloları organize eden N.S. (29) etrafı tedirgin tedirgin kontrol ederek yanıma geldi.

Bizi aldı kendi seçtiği bir çay bahçesine götürdü. Diğer arkadaşlarının nerede olduğunu sorduğumda, birazdan yanımıza geleceklerini, yolda olduklarını söyledi. Fakat telefonu sürekli çalıyor, yanımdan uzaklaşarak konuşuyor, sıkıntılı bir yüz ifadesiyle geri geliyordu.

“Ters giden bir şeyler mi var?” diye sorduğumda, “Evet, diğer arkadaşlarım sizi yalnız bekliyordu, yanınızdaki erkeğin polis olduğunu düşünüyorlar. Bu yüzden de size söz verdikleri halde gelmeyeceklerini söylüyorlar” dedi.

Dağ başında, hiç madığım beş jigoloylagörüşmeye yalnız gelmemi bekleyemeyeceklerini söylediğimde, “Haklısınız ama huylandılar bir kere ikna olmuyorlar” dedi.

“Tamam o zaman arkadaşım gitsin, onlar gelsin” dedim ama ikna olmadılar. Dakikalarca polis olmadığımıza ikna etmek için dil döktükten, defalarca telefonla konuştuktan gazeteci arkadaşım da yanımızdan uzaklaştıktan sonra diğerleri de gelmeyi kabul etti.

Biri iri yarı 30’lu yaşlarında, diğerleri 20’li yaşlarda , kavruk gençlerdi. Ancak elimi sıkıp bana kerhen merhaba dedikten sadece 30 saniye sonra “Arabamızı kötü bir yere park ettik, gidip hemen geliriz” diyerek ortadan kayboldular. Diğerleri de “Bizim de bir açmamız lazım” diyerek hemen peşlerinden kalktı. Masada yine N.S. ile baş başa kaldık.

JİGOLO ORGANİZATÖRÜ N.S. ANLATIYOR

İşi bilmeyenlere porno izlettirip eğitim veriyoruz

N.S. 29 yaşında asıl işi aşçılık. Beş yıldır jigololuk işinde. Beş parasız bir arkadaşı birkaç yılda ciplerle gezip pahalı elbiseler giymeye başlayınca böyle bir işin varlığından haberdar olmuş. İşin “mahiyetini” öğrenince de “Benim ondan neyim eksik” diyerek bu işe başlamış. Şimdi hem jigololuk yapıyor, hem de jigolo organizasyonu.

, kısa boylu, giyimi sıradan, yakışıklı değil. Ama buna rağmen, “Bir bara gideriz, bizim gibi yakışıklı, bakımlı erkekleri görünce bakışlar üzerimize çevrilir” diye iddialı laflar edecek kadar kendine güveni tam. Kendisine jigolo değil, playboy diyor. Soru işaretli gözlerle ona bakarken açıklıyor: “Playboy, jigolonun kibarcası.”

“Yaptığınız işi ailenizden bilen var mı” diye sorduğumda, “Allah korusun! Anası yaşında kadınla yatıyor diye beni vururlar” diyor gülerek.

Müşterilerini internet, anlaşmalı barlar diğer müşterilerinin referanslarıyla buluyorlar. Anlaşmalı barlar onlara müşteri bulursa yüzde 10 komisyon alıyor. Müşterilerle güvenli olsun diye, kendi belirledikleri otellerde buluşuyorlar. N.S., bazı işkadınlarının fantezi olsun diye işyerine çağırdığını ama bunu güvenli bulmadıkları için gitmediklerini söylüyor. Müşterilerin fantezi isteklerini sorduğumda, Hintlilerin sanatı Kama Sutra’yı kast ederek, “Kasatura mıdır , onu bilip bilmediğimizi soruyorlar” cevabıyla beni dumura uğratıyor.

BU PARADAN HAYIR GELMEZ DİYE AİLELERİNE GÖNDERMİYORLAR

Söylediğine göre müşterilerden saatine 300 alıyorlar. Kimi zaman gecelik, kimi zaman da tatil partneri olarak hizmet veriyorlar! “Bu paranın kaynağı nereden” sorusuna muhatap olmamak için ailelerine çok az gönderiyorlar. Gönderdikleri genellikle asıl yaptıkları meslekten kazandıkları oluyor. Çünkü, jigololuktan gelen paranın, ne kendilerine ne de ailelerine hayrının dokunacağına inanıyorlar. “Bu parayla gelecek kurulmaz, o yüzden de kazandığımızı harcıyoruz, yaşıyoruz” diyor N.S.

N.S., İzmir’de 20, Antalya’da ise 30 kişilik jigolo kadrosunda devlet memurlarının da bulunduğunu, onların randevularını da vakitleri uysun diye hafta sonuna ayarladığını iddia ediyor. Jigoloların kazandıklarının yüzde 50’si N.S’nin cebine giriyor.

ALDATILAN KADINLAR İNTİKAM İÇİN JİGOLO TUTUYOR

Müşterileri arasında zenciler Uzakdoğulular olmadığını söylüyor N.S. En iyi müşterileri İzmir’de Hollandalılar Almanlar, Antalya’da ise Ruslar Almanlar. Hangi dilde anlaşıyorsunuz diye sorduğumda gülerek, “Tarzanca” cevabını veriyor. müşterileri arasında en fazla iş kadınlarının bulunduğunu, kocası tarafından aldatılan kadınların intikam için jigololarla beraber olduğunu anlatıyor. Ama madalyonun bir başka yüzünde de, eşleri tarafından aldatılan erkeklerin intikam için jigololuk yapması var.

YAZIN JİGOLOLUK YAPIYORKIŞIN KÖYLERİNE DÖNÜYORLAR

Jigololuk yapmak isteyenler genellikle internet siteleri üzerinden, ya da bu işi daha önce yapan dıklarının referansıyla onlara ulaşıyor. Kendisi de Doğulu olan N.S, özellikle Doğu Güneydoğu Anadolu’daki gençlerin yazın jigololuk için başvurduğunu, kışın da köylerine döndüklerini söylüyor.

İşi bilmeyen jigolo adaylarını eğitimden geçirdiklerini de anlatıyor N.S. nda toplasan iki görmüş adam gelip jigolo olacağım, diyor. Ona kalsa hurra ın üstüne çullanacak. Ama önce porno filmler izletip ’Bak müşteri en çok bunu ister’ diyoruz. Ben ıma bile bunları yapmadım deyip itiraz edenler çıkıyor. Yapmazsan güle güle, diyoruz.”

Jigolo olmak için kolunda ya da vücudunun herhangi bir yerinde faça bulunmaması şartı da var. Aksi halde müşteriler, “Bu adam psikopat beni de kesebilir” diye düşünüyormuş. Ayrıca, seks shoplarla anlaşmaları var. Satın aldıkları malzemelere vermiyor, şılığında internet sitelerinde reklam yapıyorlar.

PREZEKTİF KULLANIYORUZ!

“Prezervatif kullanıyorsunuz değil mi?” dediğimde “Tabii, prezektif kullanıyoruz” diyor. N.S her ne kadar “Prezektif kullanıyoruz” dese de, ne Y.D ne de S.O. kullanmadıklarını söyledi. Hatta S.O. “Neydi o dediğin? Ondan kullanmayı sevmiyorum, gerek yok” diyor. Kılığı kıyafeti temiz olanın da taşımadığını düşünüyor: “Bizim gittiğimiz tip kişiler taşımaz” diyecek kadar güvenli seksten bihaberler.

Öncelikli olarak altında kurulumunun yapıldığına göz atacağız. Önce ‘yi aşağıdaki adresten ınıza indirerek işe başlayabiliriz. güncel sürümünü, proje sayfasındaki ünden indirin. (http://www.apachefriends.org/en/xampp-windows.html#641)

Installer ile Kurulum

kurulum ını kullanmak, ’yi ınıza kurmanın en kolay yoludur. Kurulum ını çalıştırdığınızda, şınıza gelen ekranda Install tuşuna basarak, kurulum işlemini başlatın. Eğer isterseniz, paketinin kurulacağı dizini değiştirebilirsiniz. Kurulum dizini mevcut değilse olarak oluşturulacaktır.

Kurulum tamamlandıktan sonra, ’yi Başlangıç/Programlar/ altında bulacaksınız. Buradaki kontrol panelini, tüm sunucuları başlatma durdurma için kullanabilirsiniz. Tabi ki servisleri kurma kaldırma seçeneklerini de buradan gerçekleştirebilirsiniz.

Installer olmadan Kurulum

sayfasından, ya da 7- arşiv dosyalarından birini indirip, istediğiniz bir dizine sıkıştırılmış dosyaları açın.

Bizim örneğimiz de ’yi D:\ Files dizinine açtık D:\ Files\ dizini oluştruldu. Şimdi bu dizinini açalım dizin içerisinde yer alan setup-.bat dosyasını çalıştırın.

Yapılandırma için gerekli tüm yollar, olarak güncellenecektir.

Son olarak , aynı dizinde yer alan start/stop ( başlatma/durdurma) toplu çalıştırma (batch) dosyalarını kullanarak farklı sunucuları başlatabilir, ya da bu amaçla kullanılmak üzere hazırlanmış graik arayüzü -control.exe’yi kullanabilirsiniz.

Not: Eğer Installer sürümünü kullanarak , kurulumu gerçekleştirdiyseniz, setup-.bat dosyasını çalıştrımanıza gerek yoktur.

Başlatma, Durdurma Test

kontrol merkezi (http://www.nat32.com), Lite sürümünde mevcut değildir.

[Kurlum dizini]\xampp\xampp-control.exe

Diğer sunucu betiklerinden bazıları aşağıda listelenmiştir:

Apache & MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\xampp_start.exe
Apache & MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\xampp_stop.exe
Apache başlatma: [Kurulum dizini]\apache_start.bat
Apache durdurma: [Kurulum dizini]\apache_stop.bat
MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\mysql_start.bat
MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\mysql_stop.bat
Mercury Mailserver başlatma: [Kurulum dizini]\mercury_start.bat
(Mercury sadece grafik arayüz. Grafik arayüz ile durdurma )
FileZilla Server kurulum: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
FileZilla Server başlatma:[Kurulum dizini]\filezilla_start.bat
FileZilla Server stop: [Kurulum dizini]\filezilla_stop.bat

Kurulumunuzun, hatasız olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini test etmek için, önce Apache’yi çalıştırınız ardından, internet tarayıcınızı açın http://localhost ya da http://127.0.0.1 URL’sini açın. Aşağıdaki şınıza geldikten sonra, örneklerini yardımcı ları denemeye başlayınız.

Sunucuları Servis olarak kurmak

Her ınızı açtığınızda sunucu ya da sunucların olarak çalıştırılmasını sağlamak için, aşağıdaki betikleri kullanabilirsiniz ( NT4, 2000 XP için geçerlidir) :

Apache Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\apache\apache_installservice.bat
Apache Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\apache\apache_uninstallservice.bat
MySQL Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_installservice.bat
MySQL Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_uninstallservice.bat
FileZilla Kurulumu & Kaldırma: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
Mercury: Servis kurulumu mevcut değildir.

Son olarak , aynı dizinde yer alan start/stop ( başlatma/durdurma) toplu çalıştırma (batch) dosyalarını kullanarak farklı sunucuları başlatabilir, ya da bu amaçla kullanılmak üzere hazırlanmış graik arayüzü -control.exe’yi kullanabilirsiniz.

Not: Eğer Installer sürümünü kullanarak , kurulumu gerçekleştirdiyseniz, setup-.bat dosyasını çalıştrımanıza gerek yoktur.

Başlatma, Durdurma Test

kontrol merkezi (http://www.nat32.com), Lite sürümünde mevcut değildir.

[Kurlum dizini]\xampp\xampp-control.exe

Diğer sunucu betiklerinden bazıları aşağıda listelenmiştir:

Apache & MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\xampp_start.exe
Apache & MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\xampp_stop.exe
Apache başlatma: [Kurulum dizini]\apache_start.bat
Apache durdurma: [Kurulum dizini]\apache_stop.bat
MySQL başlatma: [Kurulum dizini]\mysql_start.bat
MySQL durdurma: [Kurulum dizini]\mysql_stop.bat
Mercury Mailserver başlatma: [Kurulum dizini]\mercury_start.bat
(Mercury sadece grafik arayüz. Grafik arayüz ile durdurma )
FileZilla Server kurulum: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
FileZilla Server başlatma:[Kurulum dizini]\filezilla_start.bat
FileZilla Server stop: [Kurulum dizini]\filezilla_stop.bat

Kurulumunuzun, hatasız olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini test etmek için, önce Apache’yi çalıştırınız ardından, internet tarayıcınızı açın http://localhost ya da http://127.0.0.1 yardımcı ları denemeye başlayınız. URL’sini açın. Aşağıdaki şınıza geldikten sonra, örneklerini yardımcı ları denemeye başlayınız.

Sunucuları Servis olarak kurmak

Her ınızı açtığınızda sunucu ya da sunucların olarak çalıştırılmasını sağlamak için, aşağıdaki betikleri kullanabilirsiniz ( NT4, 2000 XP için geçerlidir) :

Apache Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\apache\apache_installservice.bat
Apache Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\apache\apache_uninstallservice.bat
MySQL Servis Kurulumu: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_installservice.bat
MySQL Servis Kaldırma: [Kurulum dizini]\mysql\mysql_uninstallservice.bat
FileZilla Kurulumu & Kaldırma: [Kurulum dizini]\filezilla_setup.bat
Mercury: Servis kurulumu mevcut değildir.

’nın söylediği günümüze kadar insanlığa ışık tutan sözlerinden bazıları:

· Sevgide güneş gibi ol, dostluk kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi
ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu verir de, şeytandan dert satın alır.
. Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..
. değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..
. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil güzeldir..
· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
. , davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..
· Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yı mı hiç?
· İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
· Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
· Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
· Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
· Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
· Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
· olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, olur da güneş üflemekle söner?
· Akıl padişahı kafesi kırdı mı, ın her biri bir yöne uçar
· bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
·O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
· Genişlik, sabırdan doğar.
· Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
· daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
· Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
· Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
· Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
· Ey sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
· Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
· Birisi bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
· Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
· Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
· Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah’tır. Tamahkarın kıblesi ise torbası.
. Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
· Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
· İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
· Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya ıştırıp ker*** yapman gerek.
· Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var
· Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
· Adalet ? Her şeyi yerine koymak. Zulüm ? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.
· Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
· Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.
· Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar belirir,anlaşılır?
·Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
· Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.
· Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın, de ressamın elindedir,o elden çı.
· Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.
· Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.
· Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
· Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
· Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.
· Verdiğini geri alan kişi, ***** gibi kusmuğunu yemiş olur.
· Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.
· Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,şılığını bulma günüdür.
· Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
· Bulutlar ağlamasa yeşillikler güler?
· Bülbüllerin sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kor kafese?
· Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
· Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
· Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
· Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
· Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
· Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
· Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
· Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
· Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
· Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
· Yemekle dolu ın, şeytanın pazarıdır.
· Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da verir, yalan olduğunu da.
· Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
· Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
· Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
· Rüşvet alan pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
· Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
· İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
· İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.
· A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, kulluk kalkanını almadan gitme.
· Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.
· Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
· Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
· O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
· ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra
· Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
· Nefsin, üzüm hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
· Ağzını kapa dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
· İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
· Doğruluk, ’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
· Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah’ın inayet muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
· Sıkıntı huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin şılığıdır.
· Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.
· Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
· Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
· Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda ın düşmanı avcısıdır.
· Dert, insana yol gösterir.
· İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
· İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
· Sokak köpeğine ister , ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
· Cübbe sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
· Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
· Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
· Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
· Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak,
sırları örtmek yaraşır.
· aramıyorum, olmaya yeteneği olan bakır nerede?
· Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
· Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
· Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
· Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
· Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.
· Dünyaya demir atmış Karun’u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa’yı gökyüzü çekti, yüceltti.
· Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.
· Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.
· Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı’dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.
· Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?
· Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O’nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.
· Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine ışmazlar.
· Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.
· evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.
· Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında k vardır. Sevgi acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet şehvet ise k vasıfları.
· Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.
· Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.
· Yeryüzü ile dağda olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
· Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?
· Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,
· İnsana bütün içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.
· Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
· O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.
· Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.
· Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.
· Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.
· , davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
· Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.
· Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.
· Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
· Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.
· Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
· Aynanın berraklığını yüzüne şı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.
· Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.
· Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.
· Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.
· Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de ır, elbise de.
· Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.
· Yoksul, cömertliğin aynasıdır.
· Peygamberler insanları Allah’a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?
· Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin
düşündürdükleri…
· Sabır, genişliğin anahtarıdır.
· Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.
· Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
· Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.
· Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da gibi değerli olmasından değildir.
· Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne katıktır.
· Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
· İnanan, inananın aynasıdır.
· Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
· Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
· Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint’li olsun, ister , ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
· Yokluk, varlığın aynasıdır.
· Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
· Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
· Kasırga pek çok ağaçlar yı fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
· Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
· Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
· Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?
· Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
· Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı’dan medet umuyorlar.
· , ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?
· İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.
· Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, ’nın eli nerede
· Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
· Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
· Bağış, kine merhemdir.
· Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
· Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.
· Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı bir dost olur.
· Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.
· Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.
· Satrançta piyon yola çı da, sonunda yüce vezir olur.
· Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
· Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası olabilir?
· Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
. Bal yiyen arısından gocunmaz..
· Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
· Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini görebilirsin?
· Davud’un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
· Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
· Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.
· Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.
· İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.
· Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.
· Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.
· Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.
· Oltandaki et lokması, avlamak iç. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.
· Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı’ya makbuldür.
· İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.
· Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.
· Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar var?
· Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
· Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
· Öküz, ansızın Bağdat’a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.
· Hani bir vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.
· Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes ı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur.
· Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.
· Hoş, ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.
· Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.
· Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
· İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.
· İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.
· Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
· Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?
· Hırs, çirkinlikleri bile gösterir.
· Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?
· Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.
· Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.
· Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.
· Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?
· Padişah, töhmet altına alınanı Karun’a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
· Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
· Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur.
· Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
· Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
· Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
· Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak

YENİ DOĞAN

BEBEĞİN AĞIRLIĞI
Her bebekte farklılık göstermekle birlikte ortalama ağırlığı 3.4 kg.‘ dır. bebeklerin ağırlığılığı bebeklere göre biraz daha fazladır.
Ağır : 4.5 kg. Üzerinde doğum ağırlığı olan normalden ağır olarak kabul edilirler. Ama bilinenin aksine bu ekstra sağlıklı olarak kabul edilmezler. Şeker hastası olan annelerin bebekleri normalden daha ağır olabilirler.

Hafif : Eğer bebeğin doğum ağırlığı 2.5 kg dan daha az ise bu düşük doğum ağırlıklı olarak adlandırılırlar. Bu bebeklerin normal bebeklerden tek farkı daha sık beslenmeye ihtiyaçları olmasıdır. Eğer bebeğin ağırlığı 2.3 ile 2.5 kg. Arasında sağlıklı görünse bile önlem olarak özel bakıma alınabilir. Bu bebeklerde en sık görülen sorunlar nefes alma, emme problemleri vücut sıcaklığı sorunlarıdır.
Eğer 2.3 kg. Altında bir doğum ağırlığında ise özel bakım gereklidir.

Prematüre : Gebeliğin 40. Haftasından önce doğan birçok düşük doğum ağırlığına sahiptir.

Ana rahminde birkaç hafta önce çıkmak bir takım gelişme basmaklarını atlamak anl….. gelir. 36-38 haftalardan sonra olan doğumlarda genellikle ekstra sıcaklık, ekstra oksijen sık beslenmekle hallolan sorunlar bulunabilir. Ama daha önce doğan çocuklarda daha çok yadıma ihtiyaç vardır. Bu burunlarından takılan bir tüple beslenmek zorunda alabilirler. Hatta nefes almasına yardımcı olacak bir takım cihazlar da gerekebilir.

Zamanına göre küçük : Miadına göre küçük bebeklerde rahim içi gelişme geriliği denen beklenenden daha az büyüme anl….. gelen bir ifade kullanılır. Bu ana rahminde 40 hafta kalmalarına şın doğumda akranlarına göre küçük olabilirler. Bu bebeklere yapılan uygulamada prematüre bebeklere yapılana benzemektedir. Miadına göre küçük rahimde yeterince beslenememiş demektir. Genellikle bebeğin “küçük “ olması gelecekte sorunları olacağı anl….. gelmez. Rahim içi gelişme geriliğinin fetusun kalori ihtiyacını azaltan bir koruma mekanizması olduğu düşünülmektedir.

İLK MUAYENE
Doğumdan 24 saat sonra tıbbi bir kontrolden geçirilir. Bu muayenenin ailenin yanında yapılmasının aileyi tatmin emektedir. Bu muayenede sırasıyla bebeğin kilosu, vücut ölçümleri (baş çevresi,boyu) yapılmaktadır. Sonra sırasıyla akciğerleri dinlenmekte, iç organlarının elle muayenesi yapılmaktadır. Ayakları, bacak boyu, kalça çıkığı muayenesi ayrıca yapılmaktadır. Daha sonra çocuklarda testislerin yerinde olup olmadığı kontrol e