nedir

Yoksa rejimler şişmanlatıyor mu?
Prof. Dr. İskender Öksüz/ dr. pozitif

Aslında bilim adamları, 1940′lardan beri sert sağlıksız rejimlerin uzun vadede zayıflatmadığını, hatta şişmanlattığını biliyorlardı.

Bu yazıyı aslında dr. pozitif’in bir üyesi tetikledi. Söylediği, kelimesi kelimesine şöyleydi: “Biliyorum ki, ben rejim yapmasaydım, bu kadar almayacaktım.”

problemi olan çoğu insanın başından geçmiştir. Birkaç hafta, belki de birkaç ay sürecek bir “rejim”e başlanır. Ya gün, gün yenecek şeyler bellidir (Meselâ “Scarsdale Tıbbî ”i), yahut da biraz daha serbest “değişim listeleri” vardır. “Bir kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir” veya “bir greyfurt” ezberlediğimiz tavsiyelerdir. Bazılarında ise ne yeneceği değil de ne yenmeyeceği veya ne zaman yeneceği söylenir (Atkins veya İsveç diyeti).,

Gayet de iyi gider rejim. Hızla verilir. Derken mutlu sona ulaşılır. Baskül 5, hatta 10 daha düşük göstermektedir. Gerçi kendimizi bitkin hissetmekteyiz, çikolata diye, tatlı diye, veya karbonhidrat rejimi ise patates, bir dilim ekmek diye kıvranmaktayız ama deymiştir. Aradan bir süre geçer. eski kilomuza tekrar varırız. Daha da beteri, birkaç yıl sonra, eski kilomuzun da üstündeyizdir. Hiç olmazsa rejimden önceki hale geri dönmek ister yeni, daha etkili rejimler aramaya başlarız.

“Ah bende irade yok!”

“Ne zayıflamıştım. Ama irademe hâ olamadım. Tekrar oburlaştım işte buradayım.” Kendimizi o kadar kabahatli hissederiz ki, genellikle yukarıdaki üyemizin vardığı aslında pek de doğru gerçeği görmeyiz. Acaba bu bizim değil de rejimin suçu olmasın?

Kabahat rejimlerde olmasın!

Aslında bilim adamları, 1940′lardan beri sert sağlıksız rejimlerin uzun vadede zayıflatmadığını, hatta şişmanlattığını biliyorlardı. Üniversitesi’nde, Ancel Keys arkadaşlarının, 36 üzerinde yaptığı 1950′de iki cilt halinde yayınladığı deney sert rejimlerin etkilerini ortaya koymuştu.

deneyi

Denekler, normal beslenmelerinin yarısı kadar kalori aldıkları bir rejime tabi tutuldu. Bu, birçok sert rejimde yapılandan daha büyük bir kısıtlama değildir. Rejim biraz uzunca, toplam altı ay sürdü katılanlar vücut ağırlıklarının yaklaşık dörtte birini kaybettiler. Yani lı oldu. Öyle mi? Bir süre sonra, kaybedilen kilolar geri alındığı gibi, eski ağırlığın da ortalama yüzde on üstüne çıkıldı. Birçoğumuzun yeni rejim peşine düştüğü kiloya. Ancak epey sonra, ta baştaki kilolarına dönebildiler.

harici göstergeler de pek iç acıcı değildi. Birçok denekte, normalde aneroksia nervosa benzeri hastalıklarda ortaya çıkan belirtiler gözlendi. Yemekten başka bir şey düşünmüyorlardı. Ağır depresyona girenler oldu. 5- 6 binkalori gibi abartılı beslenme düzenleri geliştirenler, normal üstü kalori alınan öğünlerden daha bir saat sonra açlık çekenler, hastalanıncaya kadar yiyenler gözlendi. Rejim sonuna doğru 36 genç erkekten, arkadaşlarıyla ilişkisini devam ettiren sadece üç-dört kişiydi onlar da son derece isteksiz olduklarını, alışkanlıktan ötürü eski davranışlarını sürdürdüklerini söylüyordu.

Altı aylık rejim sonunda deneklerin bazal metabolizmasının yüzde kırk azaldığı ölçüldü. Bazal metabolizma, insanın, dinlenme halindeyken yaşamını sürdürmek için harcadığı enerji (kalori) miktarıdır. Bu düşüş, yukarıda belirtilen beslenme bozukluklarıyla birleş, orta vadede alınıp, eski kilonun üzerine çıkıldığı anlaşılıyor. Davranış bozuklukları da cabası.

Rejim değil hayat tarzı değişikliği

deneyi değişik şekillerde defalarca tekrarlandı destekleyici sonuçlar alındı . dr. pozitif’in, “çözüm, rejim değil, hayat tarzı değişikliğidir” ilkesi bu gerçeklere dayanmaktadır. Vücutla zıtlaşmak, yenilgiyi garanti etmektir. Yüz milyonlarca yıllık evrim sırasında vücudumuzun kazandığı en güçlü mekanizmalarından biri kıtlığa şı savunmadır. Enerji alımındaki beklenmeyen bir düşüş, bu savunma sistemini harekete geçirir. Bir taraftan vücudumuz enerji harcamada çok daha tutumlu hale gelirken, psikolojimiz ise her şeyi ihmal etmek pahasına beslenmeye odaklanır.

Peki bu bilgiler niçin yaygın olarak anlatılmaz?

Belki iş hacmi yüzlerce milyara ulaşan endüstrisinin “yepyeni lı rejimleri” ardından aynı müşterilerin birkaç sene sonra döneceklerini bilmesi, kolay sırt çevrilecek bir kaynak değildir! Belki bu sebepten insanlar, hâlâ “falan rejim iki haftada on verdiriyor, seninki haftada kaç kaybettiriyor?” gibi sohbetlere prim veriyor.

akne detavisiAkne , siyah veya beyaz noktalar, bir çok türden sivilceler bazen de kistler şeklinde kendini gösteren tıkanmış gözeneklere verilen isimdir.

Yüz bölgesi, boyun bazı durumlarda da göğüs, sırt, omuz kolların üst kısımlarında oluşabilir. Gençlerde sıkça görülür. Ancak bu sorun herhangi bir yaş grubuna özel değildir: 40′lı yaşlarda olan ergin kişilerde de akne problemi yaşanabilir. Hayati bir önemi olmamasına şın bu sorunu yaşayanlar için çok can sıkıcı görüntü olarak kötüdür. Yoğun akne ciddi kalıcı cilt izlerine olabilir.

Kimler akneden etkilenir? Read the rest of this entry »

kanser2.jpgAllah kimsenin başına vermesin ama başa gelince de çekiliyor işte. hastalığı.insanların kabusu ne yazık ki deyince tüylerimiz ürperiyor..

kanserin , çeşitleri, cilt kanseri, ağız kanseri, gırtlak kanseri, İdrar Yolu Mesane Kanseri, Endometrium (Rahim iç zarı) Kanseri,Servikal (Rahim Boynu) , Kanseri,Kolorektal (Kalın Bağırsak Rektum) ,Testis Kanseri vs..böyle uzayıp gidiyor bu liste.bu yazımızda kanserin nedenleri, , türleri korunma yollarını size sunacağız.

Read the rest of this entry »

Genç erkekler olgun bayan istiyor
Yaşıtlarından sıkıldılar. Yeni açılan arkadaşlık sitesinde cinsellikte yeni arayışlar ön planda…

10.03. 23:19
Cinsellikle en erken tanışan Avrupa Birliği halkı İngilizler, sekste yeni arayışlara girişiyor. 20 yaşındaki İngiliz erkekler artık, yaşıtlarından sıkıldı olgun kadınlar aramaya başladı. Birkaç ay önce açılan arkadaşlık sitesi olgun kadınlarla genç erkekleri buluşturuyor. birkaç ayda 6 bin üyeye ulaştı. Kadınlar da erkeklerin bu arayışına kayıtsız değil. Sitenin en önemli özelliği ise için yaşlı kadınlarla birlikte olan jigoloların av peşinde koştuğu bir ortam olmaması. Burada 20-30 yaş arası genç erkekler, iyi okullarda okuyor entelektüel birikimleri yüksek. Erkeklerin aralarında üniversite öğrencisi, nükleer çi, doktor, mimar meslek grupları var.

ÖĞRETMEN FANTEZİSİ

Sitede aranan şart ise ın erkekten en az bir yaş daha büyük olması. Üye erkeklerin çoğu ‘cinsel yönden deneyimli kadınlarla’ beraber olmanın daha tatmin verici olduğunu söylüyor. Öğretmen fantezi gibi yeni seks arayışlarında olanlar da var. Kadınlar ise gençlerin daha dinamik yatakta daha hareketli olduklarını söylüyor. Ereksiyon sorunu yaşanması olasılığı da çok düşük.

Akşam

ERKEN BOŞALMA NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR?

Erken boşalmanın olan : Boşalma küçük cinsel larla neredeyse kontrolsüz bir şekilde meydana gelmesi, Cinsel tatminde azalma,Suçluluk, utanç hayal kırıklığı hissi erkekleri etkileyen en sık görülen seksüel problemdir. Çalışmalar bu problemin erkeklerin %40’ında endişelenmeyi gerektirecek bir boyutta olduğunu göstermektedir.

ALTTA YATAN FAKTÖRLER NELERDİR?

     Erken boşalmanın olan : Boşalma küçük cinsel larla neredeyse kontrolsüz bir şekilde meydana gelmesi, Cinsel tatminde azalma,Suçluluk, utanç hayal kırıklığı hissi erkekleri etkileyen en sık görülen seksüel problemdir. Çalışmalar bu problemin erkeklerin %40’ında endişelenmeyi gerektirecek bir boyutta olduğunu göstermektedir.

ALTTA YATAN FAKTÖRLER NELERDİR?

Bazen ilk ilişkiden itibaren ortaya çıkabileceği gibi bazı durumlarda da daha önce problemi olmayan bir kişide daha sonra gelişebilmektedir.

     Bazen ilk ilişkiden itibaren ortaya çıkabileceği gibi bazı durumlarda da daha önce problemi olmayan bir kişide daha sonra gelişebilmektedir.

     Düzensiz cinsel ilişki, kişinin düzenli boşalamıyor olması burada önemli bir faktördür.Ayrıca ilişkiye verilen önem gerginlik yani performansın çok önemli olarak landığı durumlarda da ortaya çıktığı görülmektedir.

Kişinin ilişkiyi layış şekli önemlidir: İlk cinsel deneyimlerin sağlıklı olmayan ortamlarda yaşandığı durumlarda kişinin aşırı gergin bir performans gösterme gereği içerisinde ilişkiye yaklaştığı durumlarda erken boşlamanın sık görüldüğünü görmekteyiz.

Kişinin olaya verdiği değer, önemin fazla olması, yani performans anksiyetesinin yoğunluğu, düzensiz cinsel ilişki ya da nörojenik hassasiyetin varlığı erken boşalmayı yaratmada önemli faktörler olarak görülmektedir.

FİZİKSEL BİR İ DE OLABİLİR Mİ?

Genellikle altta yatan psikolojik olsa da nadiren fiziksel bir ( bezi inflamasyonu veya sinir sistemi fonksiyon bozukluğu gibi) de etken olabilir:

- Sempatik sinir sistemi hasarı (örneğin abdominal ameliyat sonrası)
- hipertrofisi prostatitis
- Üretrit
- Diabetes Mellitus (şeker hastalığı)
- Bölgesel genito-üriner
- Bölgesel duyu hasarı
- Polisitemi
- Polinörit vb. gibi organik faktörler etkili olabilir.

ERKEN BOŞALMA DAHA SIK OLARAK HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLÜR?

Her yaşta olmakla beraber en çok genç erkeklerde görülür. Erken boşalma erkeğin yaşından çok seksüel deneyiminin yeni olmasından (yeni bir partner , vb) kaynaklanmaktadır. Ancak yaş ilerledikçe ikincil ereksiyon için gereken sürenin uzaması, tam ereksiyona ulaşamamadan dolayı başvurular sıkça olmaktadır. Ereksiyon tam olamayınca erken boşalma kaçınılmaz olmaktadır. Çoğu zaman evliliklerde eşler bu sorunu kabullenmiş görünüyor, oysa dışı bir ilişkiye girildiğinde yeni partner için bu sorun büyük paniğe yol açabiliyor.

TEDAVİSİ NEDİR?

Öncelikle erkeğin psikolojik yapısını inceleyip psikosomatik bir durum var mı, yoksa yı arttıran özel bir sebep var mı, onu araştırıyoruz. Önemli olan bir uzmana başvurulması. Erken boşalma sorunu da olsa erkekler bir uzmana başvurarak bu konuyu anlatmaya çekiniyor.

Kişinin boşalmanın kontrolünü elde etmesi için bazı ev ödevleri verilir. Kişinin kendisinin eşiyle beraberken yapacağı birtakım çalışmalardan oluşur. Burada kişinin boşalmanın kontrolünü sağlaması için egzersizler oluşturmaktadır. İlaç tedavileri de destek olarak verilmekle birlikte ev ödevleriyle kişinin ilaca bağımlı olmaksızın kendi başına kontrolü sağlaması amaçlanmaktadır.

Tedavide, kişinin olayı layış biçimi, partnerinin olup olmaması onunla beraber terapiye gelmesi çok önemlidir.

Cinsel tedaviler eğer kişinin başka bir kişilik veya ilişki problemi varsa uygun değildir. Öncelikle kişinin diğer problemlerinin ele alınması gerekir.Çünkü bu problemler cinsel tedavide engel oluştururlar.Örneğin: kişinin depresyonu ya da partner problemi , boşanma döneminde cinsel tedaviden önce depresyonunun ilişki problemlerinin düzenlenmesi gerekmektedir.

EGZERSİZLER

Tedavide egzersizler kişinin kendi başına yapacağı çalışmalar partneriyle yapacağı çalışmalar şeklinde düzenlenmektedir.

Erken boşalmada boşalma refleksif hale gelmeden kişinin bunu hissetmesi durdurması hedeflenir. Çok erken boşalan kişide, bu noktada herhangi bir (sıkma, germe, çift yönlü germe) uygun değildir.

     En sık olarak sıkıştırma / sıkma de kullanılmaktadır. Cinsel ilişki sırasında veya öncesinde eğer erken boşalma olacağını hissederse cinsel ilişkiye ara verir kendisi veya eşi penisi baş işaret parmakları ile kavrayarak sı; penisin uç kısmının hemen gerisine yaklaşık 20 saniye süresince hafif bir basınç uygular, daha sonra cinsel ilişkiye baştan başlanır. Bu yöntem gerektiği kadar sıklıkla uygulanabilir. Basit bir eğitim şekli de ilişki halinde veya yaparken: penisinizi sizin yada partnerinizin uyarması fakat boşalmadan hemen önce bu yı durdurması, 30-60 sn. yı durdurduktan sonra tekrar uyarması boşalmadan az önce durdurması şeklinde bir siklusu 5-6 kere tekrarladıktan sonra ancak boşalmaya izin vermektir.

     Burada unutulmaması gereken husus, partnerinin verilen ödevleri layabilecek düzeyde olması öncelikle diğer tetkiklerinin tamamlanmış olarak bu terapilere başlanmasının önemidir.

TEDAVİDE DİĞER YÖNTEMLER:

Düzenli bir sürekli bir partner öneriyoruz. Ayrıca İlaç - dopamine antagonistleri - antidepresanlar - anksiyolitikler - Anestezik etkili losyon/kremler de davranış terapiye ek olarak önerebiliyoruz. Ayrıca yoga meditasyondan da fayda görüldüğünü belirten çalışmalar mevcuttur.
Davranış tedavisinin başarı oranı %60-90 arasındadır. Ancak, eşlerin birbiri ile uyumunun iyi olması gerekir edildikten sonra da erken boşalma tekrarlayabilir.

ERKEN BOŞALMANIN ETKİLERİ NELERDİR?

Bir çok zaman zaman erken boşalma problemi yaşamakta sonradan kendileri bu sorunu çözmektedirler. gerektiren durumlarda ise oldukça lı sonuçlar elde edilebilmektedir.

Kalıcı “erken boşalma” hem erkeğin hem partnerinin seksüel fonksiyonları üzerine zararlı etkileri vardır. Çoğu ilk ilişkilerinde erken boşalma eğilimindedir. Erkeğin cinsel deneyimlerinin sayısı arttıkça sevişmenin yapılabildiği uygun ortamlar doğdukça daha güvenli olur kendini tutmayı öğrenir. Çoğu bu problemin üstesinden gelir ama bazıları bir uzmanın görüşüne ihtiyaç duyar.

Boşalmanın (Ejakulasyon) penis vajinaya girdikten sonra cinsel tepkileri normal olan bir eşi tatmin edemeden olması veya kişinin isteğinden önce olmasına Erken Boşalma ( Premature Ejaculation) denir.

Genellikle dile getirilmesi güç olduğundan göreceli bir kavram olduğundan rastlanma sıklığı konusunda yeterli bilgi yoktur. Ancak 25 yaşın altındaki genç erkeklerin üçte birinde 40 yaşın üzerindekilerin % 10 unda görüldüğü sanılmaktadır. Aslında hemen her nın bir ünde bu sorunla şılaşabilir. En azından ilk cinsel deneyimleri esnasında oluşan gerginlik sebebiyle erken boşalma görülebilir zamanla ejakulasyonu kontrol etmeyi öğrenirler.

-penis vajina ya girmeden önce boşalma olursa  ileri derecede erken boşalma
-penis vajina da iken 1 dakika veya daha altı zamanda boşalma orta derece erken boşalma
-penis vajinada iken 1 ila beş dakika arası boşalma  erken boşalma
olarak kabul edilir.

 

İster olsun, ister evli, erkeklerin büyük çoğunluğu ne yazık ki eşlerini ya da sevgililerini aldatıyor. Peki, yaşları ya da konumları ne olursa olsun, erkeklerin vazgeçmediği bu duygunun sebepleri neler?
Kadınlar aldatılmaktan ne kadar nefret ediyorsa, erkekler de aldatmayı o kadar marifet sayıyorlar.Peki erkekler niçin partnerlerini aldatmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar?
1. Seks
Erkeklerin çoğu eşlerini seks için aldatır. Çünkü erkekler rahatlıkla, bir kadına şı duygusal bir şey hissetmeden seks yaşayabilir. Genellikle uzun süre aynı kadınla birlikte olmaktan sıkılan , başka kadınlarla da yaşamak ister. Çoğu zaman, başkasıyla seks yaparak eşini aldatan , hâlâ eşini seviyordur. Ancak fantezilerini sevgilisiyle gerçekleştirmek ona heyecan verir.
2.


Ego

Erkekler kimi zaman da kendi egolarını tatmin etmek için eşlerini aldatırlar. Başka bir kadınla yaşanan seks, erkeğin egosunu tatmin eder. Erkeklerin çoğu ne kadar çok kadınla birlikte olursa, kendine o kadar çok güven duyar.
3. Heyecan
Uzun süreli ilişkilerden çabuk sıkılan başka kadınlara yanaşarak heyecan duyar. Bazen bir ilişki ne kadar iyi olursa olsun, heyecan bittiği için yeni bir oyuncak bulmuşçasına başka kadınlara yönelir.
4. Çünkü yapabilirler
Erkekler aldatır, çünkü bu işi kadınlara oranla çok daha kolay yaparlar. Kadınlar daha duygusaldır aldatmak yerine terk etmeyi tercih ederler.
5. Avlanma içgüdüsü
Erkeklerin çoğu sosyal normlar yerine içgüdülerine göre davranırlar. Özellikle genç erkekler kızları avlanmayı bekleyen canlılar olarak nitelendirirler kızları elde etmeyi kendilerine hedef olarak belirlerler.
6. Yaşlanma korkusu
Erkekler özellikle orta yaş bunalımına girdikleri zaman eşlerini aldatmaya başlarlar, bu sayede kendilerine olan güvenlerini tazelerler.

kaynak: bayanca.net

Sayıları gün geçtikçe azalsa da kadınların büyük bir ü hala “Evlenmeden olmaz” diyor. Bu kadınları uzun vadede sorunlarla dolu bir bekliyor.

Tabular nedeniyle evlenmeden önce cinselliği yaşayamayanları daha sonra sorunlarla dolu bir bekliyor. Evlendiği halde cinsel birleşmeyi yapamamış bakirelerin sayısı azımsanamayacak oranda.

Bu konuda araştırmaları bulunan İstanbul Üniversitesi Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Arşaluys Kayır sıkça sorulan sorulara bakın yanıt veriyor…

sık mı görülür?

Cinsel merkezlerine başvuran hastaların yarısından çoğunda görülür, geriye kalan sorunlar cinsel isteksizlik orgazm sorunudur. 1985 sonrası kliniğimizde binlerce gördüm. hastalarım sadece cinsel birleşmeden kaçınıyorlar. Çoğu evlenmiş, ama hâlâ cinsel birleşmeyi yapamayan bakireler. 20-35 yaşlarındalar.


Cinsel hayatları yolunda, orgazm sorunları yok, ama cinsel birleşmeyi yapamıyorlar. ”de muhtemelen her üç kadından ikisi ilk cinsel birleşmede zorluk yaşamıştır. Namus anlayışından dolayı biz kendimizi kolay kolay açmayız. , ertelenebilir bir şey. bir süre sonra “Bu işi” diyebiliyor.

Peki annenin mutlu olduğu anlaşılır?

Hastalarıma, “Anne babanızın bir ı vardı?” diye sorduğumda bir kısmı “Düşünmedim bile” der. Bir kısmı “İyi olduğunu sanmam, çok ederlerdi.” der. Bizde yatak odalarının kapıları kilitlenmez. Ben kilitlenmesinden yanayım. Çocuk içeride mahrem bir şey olduğunu bilmeli. Eğitimli insanlara kapınızı kapatmıyorsunuz diye sorduğumda “Anlaşılır” diyorlar.

olmalı?

Genç kızlar genç erkekler istenmeyen gebelik, AIDS”ten korunma konusunda bilgilendirilmeli. Eğer bunu yapamıyorsak aklıbaşında birkaç kitabı ortada bırakalım. Bizde flörtün gizli saklı olması o kadar başa dert bir şey ki… Oysa flörtten başka hiçbir şey pratik şansı vermiyor. Entelektüel kesimde ailelerin ileri görüşlülük adına yaptıkları yanlışlar var. Her şeyi bana söyle, ben bileyim demek iyi bir şey değil. “Sana güveniyorum.” lafı, “Sana bekçilik etmeyeceğim, ama namusunu koru, kendini frenle.” demek. Genç tam haz anında bu lafı hatırlıyor. Zannedildiği gibi soğuk yok, soğuk duran var.

Flört döneminin daha sonraki yıllarda cinsel yaşama etkisi oluyor?

Flört, söz, nişan sırasında hayat çok ! Cinsel hazda kadınla arasında fark yok. Ancak cinsel birleşme barikatını aşmak zaman alıyor. Bir hastam “ herkes yapabiliyor da ben yapamıyorum?” diye sordu. Ben de herkesi nerden bildiğini sordum. “Çocukları var,” dedi. Mesela, yapıyor musun, diye sorunca, hemen “Hayır” der. Oysa üçüncü görüşmede “Yapıyorum” der.

Bunun nedeni utanç ya da suçluluk duygusu mu?


konusunda da - farkı var. Erkeklerin organlarında belli bir yaşta uyanma olduğu için gece boşalmaları olur, bu fizyolojiktir.

Başta baba olmak üzere herkes gururlanır. Oysa için, için bu doğal sayılmaz. Diyelim ki erkeklerin yüzde 99″u yapar, kadınların ise yüzde 66″sı, ama kadınlar dile getirmez.

Kadınlar yeni uyanıyorlar

1985″te durum henüz böyle değildi. Artık, “Eşim az sevişiyor, eşcinsel olabilir mi?” diye soranlar var örneğin. Kadınlar eskisi kadar cinsel isteklerini bastırmıyor.

Evlendikten sonra yavaşlıyor mu?

Evlendikten sonra cinsel yaşamları zayıflayanlara daha önce olduğunu sorduğumda, “Çok güzeldi.” diyorlar. O zaman “Evlenmeden önce ne yapıyorsanız gidin onları yeniden yapın.” diyorum. Bizim için, kişinin hoşuna giden başkasına zarar vermeyen, yanındakinden de tepki almadığı her şey normaldir. Birçok oral sekse yavaş yavaş yaklaşmıştır. Çünkü kadınların çoğu meniden tiksiniyor. Biz oral seksten tiksinenlere bunun kirli-pis bir şey olmadığını anlatıyoruz, bir süre sonra zevk alıyorlar. Onlara tatlı tatlı sevişmeyi öğretiyoruz. Kadınlar seksi ayıklaya ayıklaya yaşıyorlar, çünkü öyle yetiştiriliyorlar. Biz doktorlar ise şöyle diyoruz: Gönlün ne zaman istiyorsa yap, saate de bakma, kapını kilitle. Aman çocuk duymasın, ama biraz da fark etsin. Her zaman yanaktan değil, dudaktan da öpüşün. Çocuk o zaman ne bu evde var diye düşünüyor. hoş bir şey çünkü. Sevişmenin iyileştirici bir yanı var, sevildiğini hissettiriyor.

Kadınlığını, erkekliğini yaşatıyor. Sonuçta arzu edilmek her insanı mutlu eder.

Cinsel mitler sorun mu?

İnsanların kafasında kalıplaşmış inançlar var. aktiftir, cinsel ilişkiye her zaman, kiminle olursa olsun hazırdır gibi. Bir diğer hatalı yargı ise, cinsellikte aktif ın kötü olarak lanması. Cinsellikle ilgili baskılar var oldukça, erkeklerin çoğu evliliğe kadar cinsel yaşantılarını mastürbasyonla sürdürdükçe, denetimsiz boşalma da Doğu ülkelerinde daha sık görülüyor. İstatistiklere göre çoğu erkekte mastürbasyonda erken boşalma sorunu yok, partner olduğunda sorun başlıyor.

Bu sorunlarda çiftin dışındaki ilişkisinin etkisi var mı?

Kişinin partneriyle genel anlamda ilişkisi, örneğin öfkeler, kızgınlıklar ını da doğrudan etkiler.

Tedavide izlenen yöntemler neler?

Günümüzde psikanalitik psikoterapinin bakış açısını kullanmak zorunlu hale geldi. Önce kaygının sebeplerini derinlemesine araştırıyoruz. Cinsel terapiler kısa süreli tedaviler. Çiftlerin genelde acilen çözüme ihtiyaçları var, bize başvurduklarında zaten belli bir süre geçmiş oluyor.

Sorunlar hangi sürede çözülüyor?

Standart bir süre yok, ama ortalama haftada bir kez yapılan altı ile seans arasında olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir buçuk ile üç ay arası. Erkekler cinsellikle ilgili herhangi bir sorunu yaşamaya daha duyarlı. Cinsel sorunlar doğrudan cinsel kimlik, yani olmakla ilgili rolü sorgulatıyor onlara. Bu yüzden daha travmatik yaşıyorlar.

kaynak: bayanca.net

Cinsel bilgi deneyimi az olanlarda daha sık görülen sertleşme güçlüğü erkeğin dünyasını altüst edebiliyor. Üstelik eşini mutlu edemediğinde kendini suçlu hissediyor!

başlangıcında yaşanan ereksiyon olamama şikayetlerinin yüzde 80″i, performans anksiyetesinden kaynaklanıyor. Performans anksiyetesine, “ilk gece korkusu” veya “balayı impotansı”(balayı iktidarsızlığı)da deniyor.

Elbette performans anksiyetesi, sadece ilk cinsel birleşmede ortaya çıkmıyor. Cinsel bilgi deneyimi az olanlarda daha sık görülse de, bir kez bile yaşanan sertleşme güçlüğünün ardından kalıcı hal alabiliyor. Sorunun kökeninde çoğunlukla psikolojik faktörler yer alıyor. , cinsel birleşme için penisinin yeterince sertleşemeyeceğini, sertleşse bile bunu yeterince sürdüremeyeceğini, eşini mutlu edemeyeceğinidüşündüğünde sorun tetikleniyor.


O kadar “fikri sabit” hale gelebiliyor ki cinselliği düşünmeye başladığı anda zevk almaya ya da doyuma ulaşmaya değil, ya ulaşmaya odaklanıyor. Böyle olunca sonuçtan ne kendi ne de eşi memnun kalıyor!

Genelev bozgunu kolay unutulmuyor

deneyimi bulunan erkeklerde ilk gece sendromu daha seyrek görülüyor. İlk deneyim onur kırıcı boyutta yaşanmışsa, etkisini hayat boyunca görmek mümkün diyor uzmanlar: “Eğer ilk deneyimini genelevde yaşamış lı olamamışsa, hadi çabuk, yapacaksan yap, baskısıyla şılaşmış üstüne de hakaret görmüşse travma yaşar. Nitekim ilk geneleve giden genç erkeklerin birçoğu bu nedenle ilişkiye girmese de lı olduğu yalanını söyler. Ama olay hafızasına yerleşir. Bu sıkıntıyı, korkuyu zor atar.”

Cinsel yaşama porno sitelerle hazırlanmak da kötü etki yapıyor. Penis boyuyla, cinsel ilişkinin uzunluğuyla ilgili takıntılar gelişiyor. kendini filmlerde, sitelerde gördükleriyle kıyaslıyor. Güçsüz yetersiz bulmaya başlıyor. Endişeler, kaygılar performans anksitesine dönüşebiliyor. iyi değerlendirilerek, davranış terapileri, cinsellikle ilgili kişiye özel egzersizlerle, bazen de ilgili ilaçların desteğiyle sorunun üstesinden gelinebiliyor.

Sanılanın aksine, için partnerini mutlu etmek önemli

Marmara Üniversitesi Fakültesi Üroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek”e göre, cinsel mutlulukta en önemli etken erkeğin şılıklı haz doyuma ulaşması. erkeğin cinsel tatmin beklentisi farklı. Erkeğin tatminindeki ana etken, cinsel performansının gücü. Son uluslararası çalışmalar, erkeklerin özgüven doyumunun sertleşme kalitesiyle bağlantılı olduğunu gösterdi. Sertleşme ne denli güçlüyse, seks o denli tatmin edici bulunuyor. Sanılanın aksine, ın haz doyumu yaşaması da erkeğin ana kaygıları arasında. Cinsel tatmininde önemli rol oynuyor. Kadınların tatmin anlayışı erkeklerin tersi. Performans tek ölçüt değil. İlişkinin diğer boyutları da eşit derecede önemli. Eşin bağlılığı aidiyeti, her alanda birliktelik gibi duygusal faktörler cinselliğini zenginleştiriyor. Prof. Dr. Şimşek, “Özetle kötü bir ilişki, ı cinsel olarak tatmin etmekten çok uzaktır” diyor.

Yüzde 81″inde performans kaygısı var

Sertleşme zorluğu yaşayanların yüzde 40″ında sorun psikolojik, yüzde 40″ında organik kökenli. Yüzde 20″sinde ise her iki faktör bir arada. Psikolojik faktörlerin önemli ünü performans anksiyetesi oluşturuyor. Prof. Dr. Halim Hattat, hastanesine cinsel fonksiyon sorunuyla başvuran 1000 hastanın yüzde 81″inde performans anksiyetesi tespit etti.

Başvuran hastalar, medeni durumlarına göre değerlendirildiklerinde ise şu sonuçlar ortaya çıktı:

* 131 bekarın partneri var, bir o kadarının yok.

* 671″i evli.

* Dul olan 3″ünün partneri var, 6″sının yok.

* Boşanan 32″sinin partneri var, 26″sının yok.

Sabah ereksiyonları önemli gösterge

Performans anksiyetesinin en önemli göstergelerinden biri de sabah ereksiyonu. Sabah ereksiyonu var ama sertleşmede sorun yaşanıyorsa akla performans anksiyetesi geliyor. Ereksiyon sorunu, diyabet, hipertansiyon gibi organik nedenlere bağlı ortaya çıkıyorsa sabah ereksiyonu olmuyor. Yine yukarıdaki 1000 kişilik grupta, sabah ereksiyonu bulunanların oranı yüzde 65.

Hem sertleşme hem de erken boşalma yaşayan hastalar, toplamın yüzde 25″ini oluşturuyor. Bu grubun yüzde 87″sinde performans anksiyetesi de bulunuyor.

kaynak: bayanca.net

Çiftler arasındaki büyük yaş farkı ilişkinin geleceği için bir tehdit mi, yoksa bir avantaj mı?…

Bir yaşça kendisinden çok büyük ya da çok küçük bir erkekle ilişki kurarsa mutlu olabilir mi? Böyle bir ilişkinin çok bir ihtimal olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Evet, aslında duygusal beraberliklerimizi genellikle kendi çevremizden kendi yaş grubumuzdan insanlarla kurmaya meyilliyiz ama n şımıza çıkaracağı sürprizleri nereden bilebiliriz ki?


Pek çok bu tarz bir ilişkiyi aklına bile getirmezken, kendisini 15 yaş büyük ya da 10 yaş küçük bir erkekle birlikte buluveriyor. yaşanmayı bekleyen güzellikler de sorunlar da ondan sonra başlıyor.


Öncelikle bir ın, yaşı kendisinden hayli büyük ya da hayli küçük bir erkekle birlikte olmasının ayrı ayrı avantajları dezavantajları var. Bu tip bir deneyimi ilk kez yaşayan ın her halükarda bir bocalama dönemi geçireceği kesin. Ama sonrasında yavaş yavaş işler yoluna giriyor.


Ne var ki, ilişkideki yaş farkı uzun vadede ciddi bir sıkıntı kaynağı haline gelip çiftin arasında çeşitli anlaşmazlıklara olabiliyor. İki tarafın hayata bakış açışı, beklentileri, yaşam tarzları arasında bir kopukluk başgösterebiliyor. Ancak bu tarz problemleri genellemek oldukça zor çünkü bunun tam tersine yaş farkının bir avantaj kaynağı haline geldiği ilişkiler de göstermek mümkün. Dolayısıyla bu olayı hem kazandırdıkları, hem de kaybettirdikleriyle ele almak gerekiyor. Ayrıca genç erkekle farklı durumlara oluyor, yaşlı erkekle farklı durumlara… Bu yüzden bunları da iki ayrı grup halinde değerlendirmek şart.


Yaşlı erkekle

Burada yaşlı derken tabii 25 yaşında, genç bir ın 80″lik bir dedeyle değil, kendisinden 20 yaş büyük, 45 yaşında bir erkekle olmasını kastediyoruz. Ülkemizde yaşça büyük erkekle ilişki kurmak, annelerimizin kuşağından gelen bir alışkanlıkla nispeten daha sık şılaşılan bir durum. Birçok genç kendi yaş grubundaki erkekleri yeterince olgun bulmuyor kendisinden yaşça büyük erkeklere yönelebiliyor ya da hiç böyle bir niyeti yokken tesadüfler sonucu böyle bir erkekle ilişkiye girebiliyor. Özellikle orta yaşlı erkekler tecrübeleri, bir kadına davranılacağını iyi bilmeleri, oturmuş bir yaşam tarzına sahip olmaları hayattan beklentileri ile genç kadınlar için oldukça çekici hale gelebiliyorlar. Ailelerin birçoğu da kızlarının bu tarz ilişkisine olumlu bakıyor; kızlarının deli çağını atlatmış, aile kurma yaşına gelmiş, iş, güç düzenli gelir sahibi bir erkekle birlikte olmasına seviniyorlar.


Avantajları
Orta yaşlı erkekler genç kadınların kendilerini iyi hissetmelerini mutlu olmalarını sağlayacaklarını çok iyi bilirler. Genellikle başlarından genç yaşta bir geçmiş olduğundan bu kurumu da gayet iyi rlar. Onların istediği şey, kaybetmeye başladıkları gençliklerini kendilerinden küçük bir kadınla yeniden kazanmak, yani ikinci bahar yaşamaktır. şılarındaki ı memnun etmek için ellerinden geleni yaparlar. Bu tip erkekler yaşına göre çabuk olgunlaşmış bu yüzden kendi yaş grubuyla pek iletişim kuramayan kadınlar için idealdirler.


Dezavantajları
Yaşı ilerledikçe ister istemez kadından çok önce yıllara yenik düşüyor. Sosyal fiziksel aktivitelerden uzaklaşıyor, gece ndan elini eteğini çekiyor henüz n ortasındayken yapayalnız kalıyor. Bu da arada anlaşmazlıklar çıkmasına, tarafların mutsuz olmalarına birbirlerine yabancılaşmalarına, yani ayrı hayatlar yaşamaya başlamalarına olabiliyor.


Genç erkekle

”de çok nadir şılaşılan bir durum olmakla birlikte orta yaşlı bir , kendisinden yaşça epey küçük bir erkekle ilişki kurabiliyor. Bu tarz bir ilişkiye giren kendisinden küçük erkekle genellikle kendi çevresinde değil bambaşka bir çevrede tanışıyor. Yaş farkı önemli boyuttaysa, çoğunlukla iki taraf da en azından başlangıçta ilişkiyi gizli yürütmeyi tercih ediyor. Ancak daha sonra, iş daha bir ciddiye binip aşamasına geldiğinde çevrelerine vermeyi daha uygun buluyorlar. Bunun nedeni ise yine toplumsal baskıdan çevrenin tepkisinden duyulan çekinme olarak kendini gösteriyor.


Avantajları
Bu tip bir ilişkide orta yaşlı erkekle genç ilişkisinin aynısı söz konusu, ancak bu kez roller değişik. Orta yaşlı kendi yaş grubundan erkeklerle kurduğu ilişkilerinde aradığını bulamamış hayal kırıklığına uğramıştır. Bu yüzden de genç, yakışıklı en önemlisi hayat dolu bir erkekle yepyeni bir enerji kazanmak, taze dinamik bir yaşamak ister, erkekse genç kadınlarla yaşadığı olgunlaşmamış, acemilik kokan tecrübelerden sıkılarak ne istediğini bilen bir kadınla daha oturmuş seviyeli bir ilişki beklentisindedir. Sonuçta iki taraf da aradıklarını birbirlerinde bulurlar.


Dezavantajları
ın erkekten daha erken çökecek yorulacak olması bir yana bu ilişkinin en zor tarafı, çevreye şı verilen mücadelenin birliktelikte yarattığı sıkıntılar yıpranmalardır. Sonuçta sadece değil de kendi çevresinden tepki alır ikisi de aldıkları tepkilerin ruhsal sonuçlarını birbirlerine yansıtabilirler. Eğer içinde bulundukları çevre ilişkilerini kaldırabilecek kadar modern bir çevreyse o zaman sorun ancak ileri yaşlarda yaşama aynı oranda ayak uyduramama olabiliyor.

kaynak: bayanca.net

yaşamına oynayarak başlayan Hanler, Şişli Kulübü”ne geçtikten sonra voleybola yöneldi. 1969 yılında bu kulüpte antrenörlüğe adım attı. 1972″de Altınyurt Kulübü”ne transfer oldu.

Altınyurt”ta genç , büyük bayan, , genç takımlarını çalıştıran Hanler, 1977″de Otomarsan, 1978″de Eczacıbaşı”nda görev yaptı. Eczacıbaşı”na çok sayıda genç lı oyuncu kazandırdı.

kaynak: kimkimdir.gen.tr