T.C.
BAŞBAKANLIK
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı
Konu: İnceleme BAŞBAKANLIĞA 1. Sayın Başbakanımızın, devlet içinde yasadışı özel örgütlenmeye gidilmesi
ve bunlar aracılığı ile yasadışı eylemler yaptırılması konusundaki ilgi (a) emirlerinin alınmasını müteakip gerekli araştırmalara başlanılmıştır.2. Takdir buyurulacağı gibi MİT Müsteşarlığı’nın, vuku bulmuş, kamuoyuna mal olmuş
ve yargı organlarına intikal etmiş olay
ve iddiaları, diğer yetkili, görevli
ve sorumlu kuruluşları bir kenara iterek araştırma
ve soruşturma yetkisi bulunmamaktadır. Esasen açığa çıkmış bu tür olay
ve iddiaların kovuşturulması, güvenlik kuvvetlerimizin (emniyet
ve jandarma)
ve ilgili yargı organının görev alanında bulunmaktadır. Doğal olarak araştırmaya müstenit bilgi, belge
ve ipuçlarının da anılan kuruluşlarda bulunması esasen yasal bir zorunluluktur.
3. Bu itibarla olay, olaya bağlı olarak ortaya atılan iddialar ve bunlara adları karışanların durumları; ilgi emir ekinde intikal ettirilen dosya münderecatı ile kayıtlarımızda yer alan bilgiler çerçevesinde incelenmiştir. İddialara konu olan şahıslar hakkında önceden kayıtlarımıza intikal etmiş bilgiler ise müsteşarlığımız görev alanına giren çalışmalar sırasında, bu çalışmalarımızla ilgili faaliyetler ölçüsündeki hususları kapsamaktadır.
Yukarıda arzedilen esaslar çerçevesinde yapılan inceleme sonuçları bir dosya halinde ekte sunulmuştur. Arzederim.
Sönmez Köksal
Müsteşar
Ekler:
Ek 1: Dosya (1 adet)
1. GİRİŞ
03 Kasım 1996 günü saat 19.25 sularında Balıkesir Bursa karayolu Susurluk ilçesi =C7atalceviz mevkiinde meydana gelen trafik kazası Türkiye genelinde büyük bir tartışma ortamı yaratmıştır. Kaza sırasında otomobilde bulunanların kimlikleri, meslekleri ve konumları, medyanın konuyu sahiplenmesi, tartışmaları giderek tırmandırmış, basının isimlendirmesiyle tartışmalar “devlet mafya siyaset” üçgeni etrafında yoğunlaşmıştır.
Tepki ve tartışmalar, siyasi zeminde de etkili bir şekilde işlenmiş, devletin var olduğu öne sürülen bazı tasarruflarından hareketle devlet ve devletin bazı kurumlarını irdeleyen nitelik kazanmıştır.
Olay giderek kendi boyutlarını aşmış, siyasi, sosyal güvenlik ve psikolojik açıdan Türkiye gündemindeki en ağırlıklı konu haline gelmiştir.
2. Olayın cereyanı
DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak, İstanbul Kemalettin Eröge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadağ, “Mehmet Özbay” sahte kimlikli Abdullah =C7atlı ile 1970 doğumlu Gonca Us 01 Kasım 1996 günü akşam saatlerinde Kuşadası Onura Otel’e gelmişlerdir. Bucak’a ait 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobille Hüseyin Kocadağ yönetiminde İstanbul’a gitmek üzere yola çıkan grup, 3 Kasım 1996 günü saat 19.25 sularında Susurluk ilçesi =C7atalceviz mevkiinde benzin istasyonundan yola çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona çarparak trafik kazası yapmıştır.
Kaza sonucu 06 AC 600 plakalı otoyu kullanan Hüseyin Kocadağ, Mehmet Özbay sahte kimlikli Abdullah =C7atlı ile Gonca Us hayatını kaybetmişler, milletvekili Sedat Bucak ise yaralı olarak kurtulmuştur.
Kazada kamyon şoförü Hasan Gökçe asli kusurlu görülmüş ve sorgusunu takiben 04.11.1996 günü tutuklanmıştır.
2.2. Kaza sonrası Bucak’a ait otoda bulunan silah ve dokümanlar.
2.2.1 Çatlı’nın üzerinde bulunanlar:
Yapı Kredi Bankası kartı
Yapı Kredi Bankası Visa kartı
Fatura bilgi kardı
Barclays Visa kartı
İstanbul Ticaret Odası Üye Kimlik Kartı
44.500.000 TL., 29 adet 100 ABD Doları, 305 DM.
Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sürücü belgesi.
Mehmet Özbay adına, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce düzenlenmiş Mehmet Ağar imzalı Emniyet Genel Müdürlüğü uzmanı belgesi.
2.2.2 06 AC 600 plakalı otoda bulunanlar:
930647 seri nolu 9 mm. çapında Saddam marka tabanca ile bu tabancaya ait şarjör, 9 adet mermi.
U544265 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka tabanca ve bu tabancaya ait 2 adet şarjör ile 10 adet mermi.
L534618 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka ve bu tabancaya ait bir adet şarjör ile 45 adet mermi.
B178902 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka ve bu tabancaya ait bir adet şarjör ile 10 adet mermi.
A925710 seri nolu 22 Calibre Baretta marka tabanca ve bu tabancaya ait 2 adet şarjör ile 12 adet mermi.
22 Calibre tabancaya ait susturucu.
21995 seri nolu 9 mm. çapında MP 5 makinalı tabanca ve 2 adet şarjör.
C42952 seri nolu 9 mm. çapında MP 5 makinalı tabanca, iki adet şarjör ve 82 adet mermi.
13 adet 7.62 mm. çapında BKC (Biksi) mermi.
100 adet 5.56 mm. çapında mermi.
8 adet 22 Calibre mermi.
Çeşitli markalarda 3 adet cep telefonu.
Bir adet ışıldak.
2 adet şifreli kilitli çanta, içerisinden; 19 kalem temizlik eşyası, 2 adet İnternational Hospital üye kartı, cep bilgisayarı ve değişik kredi kartları.
06 AC 600 plakalı araç adına düzenlenmiş, Sedat Edip Bucak adına onaylı 0514 seri nolu TBMM araç giriş kartı ve 46 kalem muhtelif eşya ve belge.
06 EMR 15 plakalı araç adına düzenlenmiş Uluç Gürkan adına onaylı 1070 seri nolu TBMM giriş kartı.
34 NUL 63 sayılı iki adet sac plaka
ele geçirilmiştir.
Öte yandan, Sedat Bucak kaza sonrası basına yaptığı açıklamalarda; her an ölüm tehdidi altında olduğunu, bu yüzden devamlı silah taşıdığını, arabadaki silahların kendisine ait olduğu, bunları PKK ile yaptığı mücadelede kullandığı, ancak arabada bulunan susturucularla bir ilgisinin olmadığı, bahse konu susturucuların kaza sonrası arabaya konulduğu, bunun kendisine karşı hazırlanan bir komplo olduğu hususlarına değinmiştir.
Öte yandan, Sedat Bucak, DGM Savcısı’na, Meclis lojmanlarındaki evinde verdiği ifadede; kaza sonrası arabada bulunan silah ve susturucular hakkında hiçbir bilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.
3 OLAYA ADI KARIŞANLAR
Kazada yer alanlar:
Kaza yapan 06 AC 600 plakalı Mercedes marka oto içerisinde bulunanlardan milletvekili Sedat Edip Bucak, emniyet mensubu Hüseyin Kocadağ ve Abdullah Çatlı’ya ilişkin olarak kayıtlarımızda yer alan dosya bilgileri EK 1′de sunulmuştur.
Üner ve Gül kızı 1969 İzmir doğumlu Gonca Us hakkında kayıtlarımızda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca olay sonrasında sürdürülen araştırmalar kapsamında, Abdullah Çatlı için 3 Ağustos 1994 tarihinde, Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sahte talep formu tanzim edilerek Maliye Bakanlığı’na bağlı, birinci derece kadrodan Maliye müfettişi gösterilmek suretiyle hususi damgalı pasaport talebilnde bulunduğu ve İçişleri Bakanlığı’nca adına TR A 245202 seri numaralı hususi pasaport düzenlendiği anlaşılmıştır.
Tartışmalarla Gündeme Gelen Şahıslar
İleri sürülen iddialarda ismi geçen “59” şahıstan “17′’si halen hayatta bulunmamaktadır.
9′u yalnızca isimleri ile tanınan 59 kişiden; 4′ü politikacı, 4′ü işadamı, 14′ü mafya ile bağlantılı oldukları ileri sürülen eski ülkücü, 5′i TSK mensubu, 13′ü emniyet mensubu, 1′i din adamı, 1′i MİT mensubu, 1′i MİT’le bağlantılı olduğu iddia edilen şahıs, 2’si İran orijinli şahıs, 8′i mafya bağlantılı ve eroin kaçakçısı oldukları iddia edilen şahıs, 1′i şoför, 1′i PKK itirafçısı, 1′i Suriye orijinli bayan, 2’si Kürt orijinli avukat, 1′i genelev işletmecisi konusunda bulunmaktadır.
4. ŞAHISLAR ARASI İLİŞKİLER
Yapılan araştırma sonucunda kazaya karışan şahıslara ilişkin olarak, resmi görevli şahısların görevlerinden kaynaklanan doğal irtibatları dışında, bugüne kadar birbirleriyle, olay ve sonrasındaki iddialar doğrultusunda iltisakları bulunduğu yolunda herhangi bir bilginin kurumumuza intikal etmediği görülmüştür. Buna karşın basında yer alan bilgilerle mütalaa edildiğinde, iddialarda isimleri geçen şahıslar arasında Tansu Çiller, Özer Çiller, Mehmet Ağar, Haluk Kırcı, Sedat Bucak, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Hüseyin Baybaşin ile halen ölü bulunan Abdullah Çatlı, Ahmet Cem Ersever ile Tarık Ümit önem arzetmektedir.
Bahse konu şahıslar arasında var olduğu iddia edilen ilişkiler ve bu şahısların gerçekleştirdiği eylemler, genel olarak şematize edilerek EK 4′de sunulmuştur.
Ayrıca, olaya adı karışan şahıslara ilişkin basında çıkan iddialar ve bu şahısların ilişkileri ayrı ayrı şematize edilmek suretiyle EK 5′te sunulmuştur.
5. İDDİALAR
(İddialar basında veya id dianın yer aldığı kaynakta bulunduğu şekliyle aktarılmıştır.)
İddiaların ayrıntıları EK 6′da sunulmaktadır. Aşağıdaki maddelerde iddialar başlık olarak sıralanmaktadır.
Aydınlık Dergisi’nin 22 Eylül 1996 tarih ve 483 sayılı, 17 Kasım 1996 tarih ve 491 sayılı, 24 Kasım 1996 tarih ve 492 sayılı nüshalarında yer alan iddialar;
“Çiller Örgütü” iddiaları
“DYP Genel Başkanı Tan su Çiller, bazı MİT ve emniyet mensupları ile ülkücülerin içerisinde yer aldığı `Özel Suç Örgütü’ kurmuştur.
Anılan örgüt mensuplarınca, kendi aralarında, `özel büro’ olarak adlandırılan, Çiller Özel Örgütü, CIA ve MOSSAD ile bağlantılıdır.” Örgütün Yapısı ve Kadrolarına İlişkin İddialar:
“700 kişiden oluşan Özel Büro içerisinde; DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Özer Çiller, Mehmet Ağar, MİT Müsteşar Yardımcısı ve Kontr Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür, Emniyet Genel Müdürlüğü Müşaviri, Emekli Albay Korkut Eken, Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, ülkücü mafya şeflerinden Alaattin Çakıcı, Abdullan Çatlı” bulunmaktadır. İddia edilen Özel Büro’nun yapısı ve kadrolarına ilişkin şema EK 7′de sunulmuştur.
Örgütün mafya ile bağlantısına ve tetikçi kadrolarına ilişkin iddialar:
Örgütün, A. Çatlı liderliğindeki ülkücü grup ile ilişkileri
Örgütün, 6. Filo isimli ülkücü grupla ilişkileri.
Örgütün, Söylemez çetesi ile olan ilişkileri.
Örgütün eylemlerine ilişkin iddialar:
Haydar Aliyev’i devirme operasyonu.
Çeçenistan’a müdahale ve Avrasya feribotunun kaçırılması.
M. Ağar’ın uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin ile bağlantısı.
Özer Çiller’in nükleer madde kaçakçılığı yapması.
Manukyan’a suikast girişimi.
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in öldürülmesi.
Cem Ersever ve arkadaşlarının öldürülmesi.
Askar Smitko ve Lazım Esmaeli’nin öldürülmesi.
Behçet Cantürk ve arkadaşlarının öldürülmesi.
Tarık Ümit’in öldürülmesi.
Avukat Yusuf Ekinci, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım ve Medet Serhat’ın öldürülmeleri.
Tevfik Ağansoy’un öldürülmesi.
Haluk Kırcı Fethullah Gülen ilişkisine dair iddialar
1994 yılından itibaren Ankara’daki gazinolardan, kumarhanelerden, barlardan haraç toplamaya başlamıştır.
Devletten adamları için milyarlarca liralık yardım alan Bucak Aşireti’nin adam sayısını abarttığı ileri sürülüyor.
Askerlik yapmak istemeyen kaçakçıların, para karşılığı Bucak Aşireti’nden korucu kimlikleri aldıkları ve askerliklerini aşiretin belirlediği bir yerde, “geçici köy korucusu” olarak tamamladıkları söyleniyor.
Sedat Bucak hastaneden çıkartıldıktan sonra, getirildiği TBMM lojmanlarındaki evinden 12 saatliğine ayrılıyor. Sedat Bucak’ın Mehmet Ağar ve bir emekli generalle basına yapacağı açıklamayı görüştüğü ve mezkur açıklamanın kendisine Ağar ve emekli general tarafından dikte ettirildiği söyleniyor.
Bucak’ın katıldığı HBB’deki TV programını, anılan kanalda yöneticilik yapan eski MİT mensuplarından Bülent Öztürkmen, dostu Korkut Eken’in ricasıyla ayarladı.
Diğer iddialar
Susurluk kazası ve sonrası basında yer alan iddialara ilişkin ayrıtılı bilgiler Ek 8′de sunulmuştur. Bunlar içerisinde aşağıda yer alan bilgiler önem arzetmektedir:
Abdullah Çatlı ile ilgili Susurluk kazası sonrası başlayan soruşturma sürerken, Çatlı’nın İngiltere’deki ilişkileri dikkati çekmektedir. İngiliz hükümetinin ülkelerine yönelik uyuşturucu trafiğinin önünü kesmek amacıyla, Çatlı gibi yabancıları kullandığı biliniyor.
Hüseyin Kocadağ, Abdullah Çatlı ve Sedat Bucak, Susurluk’taki kazadan önce Yalova’ya, kumarhane açmak amacıyla arsa aramaya gitmişlerdir.
Mehmet Ağar’ın istifasından sonra “Çiller Özel Örgütü” üyelerine dağıtılan sahte kimlikler, ruhsatlar, pasaportlar geri toplanmış, ve üyelerin ortalıkta görülmemesi emri verilmiştir.
Öte yandan, Hüseyin Kocadağ’ın eski İstanbul Asayiş Şube Müdürü Sedat Demir ile Sedat Bucak’ı barıştırmak için arabada bulunduğu ve Bursa’ya gittikleri de iddialar arasındadır.
İddialardan doğrulananlar:
Aydınlık dergisinin 2 Eylül 1996 tarihinde (483 sayılı), 17 Kasım 1996 (491 sayılı) ve 24 Kasım 1996 (492 sayılı) tarihli nüshalarında Doğu Perinçek tarafından ortaya çeşitli iddialar atılmıştır. Söz konusu iddialardan 22 Eylül 1996 tarihinde Aydınlık gazetesinde yayımlanan ve “MİT Raporu” olduğu iddia edilen metin içerisinde yer alan bazı hususların, kaza sonrasında çeşitli basın yayın kuruluşlarının araştırmaları sonucundaki gelişmelerle doğrulandığı gözlenmiştir.
Çatlı’nın sahte kimlik kullandığı iddiası:
Çatlı’nın, Mehmet Özbay sahte kimliği taşıdığı, Mehmet Özbay ve Mehmet Özbey adına Londra ve Şikago başkonsolosluklarından, 1980 1996 yıllarında 3 pasaport aldığı, 1992 yılında Şahin Ekli adına düzenlenmiş sahte pasaportla yurtdışına çıkmaya çalıştığı, konsolosluklar ve emniyette bulunan belgelerle kanıtlandığı basında yer almaktadır. (4 Aralık 1996 tarihli Sabah gazetesinde İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapora atfen yayımlanmıştır. Söz konusu gazete kupürü Ek 9′da sunulmuştur.)
Çatlı’nın eroin kaçakçılığı yaptığı iddiası:
Çatlı, Fransa ve İsviçre’de eroin kaçakçılığı suçundan mahkum olmuştur ve hapis cezasına çarptırılmıştır. Söz konusu bilgileri Abdullah Çatlı’nın Ek 3′te bulunan dosya bilgileri ve eşi Meral Çatlı’nın basında yer alan ifadeleri teyit etmektedir. (Ek 10)
Çatlı’nın Ali Yasak ve Bucak aşireti mensupları ili ilişkili olduğu iddiası:
Çatlı’nın Ali Yasak ve Bucak aşireti mensupları ile ilişkili olduğu, şahısların beyanları ile doğrulanmıştır.
Çatlı’nın emniyet mensupları ile ilişkisi olduğu iddiası:
Ağar’ın, kazadan sonra, “Hüseyin Kocadağ’ın Çatlı’yı güvenlik kuvvetlerine teslim etmeye gittiğini, bu nedenle aynı arabada buluduğunu” açıklamasına karşın, Sedat Bucak’ın “Kocadağ’ın Çatlı’yı Mehmet Özbay adı ile tanıdığını” belirtmesi, Ağar’ın konuyla ilgili beyanları ile çelişmiştir. Ancak mevcut birliktelik dahi Çatlı’nın Emniyet’le ilişkisi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Mehmet Ağar’ın Haluk Kırcı ile iltisakının bulunduğu iddiası:
Ağar, Haluk Kıcı’yı tanımadığını ifade etmiş, bilahare Hürriyet gazetesinde nikah şahidi olduğuna dair fotoğraflarının yayımlanması üzerine, olayı “vali vatandaş” ilişkisi çerçevesinde açıklamaya çalışmıştır.
Çatlı’nın 12 Eylül 1980 öncesi Ağca ile ilişkisi olduğu iddiası:
Çatlı’nın Ağca ile ilişkisi 1978 yılından beri bilinmektedir. Söz konusu iddia, Ağca’nın 24 Kasım 1996 tarihinde gazete ve TV’lerde çıkan açıklamalarıyla da teyid görmüştür.
Çatlı’nın kokain kullandığı iddiası:
Susurluk’ta meydana gelen kaza sonrasında, çeşiti yayın organlarında, Çatlı’nın üzerinde kokain bulunduğu şeklinde bir iddia yer almış, ve Ankara’da jandarma laboratuvarındaki tespitler sonucunda Çatlı’nın kokain kullandığı doğrulanmıştır.
Araştırılmasında fayda görülenler:
Bahse konu iddialardan önemli görülen ve araştırılması gerektiği değerlendirilenler aşağıda sunulmuştur:
Çiller Özel Örgütü adı altın da faaliyetlerini sürdürdüğü iddia edilen bir yapılanmanın mevcudiyetinin tespiti, bu suçlama ile bağlantılı tüm iddiaların doğru olup olmadıklarına vuzuh kazandırılması suretiyle mümkün olabilecektir.