nedir

A
· ablütofobi: yıkanmaktan korkma
· agirofobi: caddelerden ya da caddelerde şıdan şıya geçmekten korkma
· agorafobi: açık yer ya da kalabalık korkusu
· ailurofobi: kedilerden korkma
· akluofobi: karanlıktan korkma
· akrofobi: yüksek yerlerden korkma
· akustikofobi: belirli seslerden kokrma
· algofobi: acı çekmekten korkma
· amaksofobi: (ya da taşıt)korkusu
· amatofobi: toz korkusu
· amnezifobi:Hafızasını kaybetmekten korkma
· amofobi:Sivri cisim korkusu
· androfobi: adamlardan korkma
· anemofobi: fırtına korkusu
· antlofobi: sel korkusu
· antropofobi: insanlardan korkma
· apifobi: arılardan korkma
· arakibutirofobi: yerfıstığı ezmesinin, yerken, damağa yapışmasından duyulan
· araknofobi: örümceklerden korkma
· aritmofobi: sayılardan korkma
· asimetrifobi: simetrik olmayan şeylerden korkma
· astenofobi: güçsüz olmaktan korkma
· astrafobi: şimşek korkusu
· ataksofobi: düzensizlikten korkma
· atelofobi: mükemmel ol(a)mamaktan korkma
· aviofobi: uçuş korkusu
B
· ballistofobi: silahtan ya da mermilerden korkma
· batofobi: korkusu, yüksek binaların yanından geçmekten korkma
· batrakofobi: kurbağa, semender gibi çiftyaşayışlı (amfibyen) hayvanlardan korkma
· belonefobi: iğnelerden korkma
· bibliyofobi: kitaplardan korkma
· bromidrosifobi: vücut kokusundan korkma
· brontofobi: gökgürültüsünden korkma
D
· datafobi: veriden korkma
· dentofobi: dişçiden korkma
· dermatopatofobi: deri hastalıklarından korkma
· dekatriaparaskevifobi: ayın 13′ünün Cuma gününe gelmesi korkusu
E
· eisoptrofobi: aynalardan korkma
· elektrofobi: elektrikten korkma
· emetofobi: kusmaktan korkma
· entomofobi: böceklerden korkma
· endofobi: Giyecek korkusu
· epistaksiyofobi: burun kanamasından korkma
· eritrofobi: yüz kızarmasından duyulan
· erotofobi: korkusu
F
· farmakofobi: ilaçlardan korkma
· fazmofobi: hayaletlerden korkma
· febrifobi: yüksek ateşten korkma
· filemafobi: öpmekten ya da öpüşmekten korkma
· filofobi: sevmekten, aşık olmaktan korkma
· fobofobi: korkmaktan korkma
· fotofobi: ışıktan korkma
G
· gametofobi: evlenmekten korkma
· gefirofobi: köprülerden geçmekten korkma
· gerontofobi: yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaktan korkma
· glossofobi: topluluk önünde konuşmaktan korkma
H
· haptofobi: dokunulmaktan korkma
· harpaksofobi: hırsızlardan ya da bir suçun kurbanı olmaktan korkma
· helyofobi: güneş’ten korkma
· hematofobi: kan korkusu
· herpetofobi: sürüngenlerden korkma
· hidrofobi: sudan, yüzmekten ya da boğulmaktan korkma
· higrofobi: nemden ya da yağmurdan korkma
· hipegiyafobi: sorumluluktan korkma
· hipnofobi: uyumaktan korkma
· hipofobi: atlardan korkma
· homiklofobi: sisten korkma
· homofobi: eşcinsellerden korkma
İ
· ihtiyofobi: balıklardan korkma
· islamofobi: İslamdan müslümandan korkma
J
· jinefobi: kadınlardan korkma
K
· kainatetofobi:Yenilik korkusu
· kakofobi: çirkinlikten, çirkin seylerden korkma
· kakorafiyafobi: sız olma korkusu
· kanserofobi: olmaktan korkma
· kardiyofobi: hastalığından korkma
· karnofobi: etten korkma
· katagelofobi: dalga geçilmekten korkma
· kemofobi: kimyasal maddelerden korkma
· kenofobi:Karanlık korkusu
· keymafobi: kıştan soğuktan korkma
· kimofobi: dalgalardan korkma
· kinofobi: *****lerden korkma
· klimakofobi: merdivenden düşmekten ya da merdivenlerden korkma
· klostrofobi: kapalı yer korkusu Kapalı basık yerlerde duyulan korkudur. Asansör, basık tavanlı odalar, koridorlar, kapıları kapalı kalabalık otobüs, yeraltı çarşıları, metro, alt geçitler kilitli odalar onlar için verici yerlerdir. Hastanın korkusu bu sayılan yerlerde sıkışıp kalmak, nefes alamamak boğulmaktır.
· koprofobi: dışkı korkusu
· koulrofobi: palyaçolardan korkma
· kremnofobi: yüksek çlardan ya da uçurumlardan korkma
· kriyofobi:buzdan ya da donmaktan korkma
· kronomentrofobi: saatlerden korkma
· ksantofobi: sarı renkten korkma
· ksenofobi: yabancılardan korkma
· ksilofobi: tahta şeylerden ya da ormanlardan korkma
L
· limnofobi: göllerden korkma
· litikafobi: davalardan mahkemelerden korkma
· logofobi: belirli kelimelerden korkma
· lökofobi: beyaz renkten korkma
M
· manyofobi: delirmekten korkma
· mastigofobi: cezalandırılmaktan korkma
· mekanofobi: makinelerden korkma
· melanofobi: siyah renkten korkma
· mikrobiyofobi: mikroplardan korkma
· mizofobi: kirlilikten korkma
· monofobi: yalnızlıktan korkma
· musofobi: farelerden korkma
N
· nekrofobi: cesetten korkma
· nelofobi: camdan korkma
· niktofobi: geceden korkma
· nozokomefobi: hastanelerden korkma
· nüdofobi: çıplaklıktan korkma
O
· obesofobi: şişmanlamaktan korkma
· ofidiyofobi: yılanlardan korkma
· okofobi: taşıt larından korkma
· orofobi:çtan iniş korkusu
· osmofobi: belirli kokulardan korkma
P
· pantofobi: her şeyden korkma
· papirofobi: kağıttan korkma
· paraskavedekatriafobi: ayın onüçü cuma olan günden korkma
· patofobi: olmaktan korkma
· pedofobi: çocuklardan korkma
· peladofobi: kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma
· penyafobi: fakirlikten korkma
· pirofobi: ateşten korkma
· plakofobi: mezar taşlarından korkma
· pogonofobi: sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma
· politikofobi: politikacılardan korkma
· porfirofobi: mor renkten korkma
· potamofobi: ırmaklardan ya da su akıntılarından korkma
· potofobi: alkollü içeceklerden korkma
· pteronofobi: kuş tüyünden korkma
· pupafobi: kuklalardan korkma
R
· radyofobi: radyasyondan, x ışınlarından korkma.
· ranidafobi: kurbağalardan korkma
S
· selenofobi: ay’dan korkma
· siderofobi: yıldızlardan korkma
· simetrofobi: simetriden korkma
· skiofobi: gölgelerden korkma
· sosyofobi: toplumdan, genel olarak insanlardan korkma
· soteriofobi: başkalarına muhtaç olmaktan korkma
T
· tafefobi: diri diri gömülmekten korkma
· takofobi: yüksek hızdan korkma
· talassofobi: deniz ya da okyanus korkusu
· tanatofobi: ölümden korkma
· teknofobi: teknolojiden korkma
· teratofobi: gebe ın, şekilsiz, çirkin bir çocuk doğurmaktan korkması
· termofobi: ısıdan korkma
· testofobi: testlerden ya da sınavlardan korkma
· tokofobi: gebe kalmaktan ya da çocuk doğurmaktan korkma
· otomofobi: ameliyat olmaktan korkma
· toksifobi: zehir korkusu
· topofobi: belirli yerlerden korkma
· travmatofobi: yaralanmaktan korkma
· trikinofobi: gıda zehirlenmesinden korkma
· triskaidekafobi: 13 sayısından korkma
· tripanofobi: aşı ya da iğne olmaktan korkma
· trikopatofobi: saç hastalıklarından korkma
Ü
· ürofobi: sidikten korkma
X
· xenofobi: yabancılardan korkma
V
· venereofobi: zührevî hastalıklardan korkma
· venüstrafobi: kadınlardan korkma
· vermifobi: solucanlardan korkma
Z
· zelofobi: kıskançlıktan korkma
· zoofobi: hayvanlardan korkma

’deki her 10 kadından biri için, evlendiği gece nın en kötü gecesi oluyor.Kadınlar eşleriyle seks yapmaktan korkuyor. İstese de, sevse de cinselliği yaşayamıyor. adı verilen bu durum aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Bazı evliliklerde seks hiç yaşanmıyor.

Cinsel Terapist Terapisti Cinsel Enstitüsü Genel Başkanı Dr. Keçe, kadınların en büyük korkularından biri olan ilk gece korkusuyla ilgili soruları yanıtladı:

* ? Daha fazla…
tıpkı deprem gibidir. Kişi umutsuz olduğuna yürekten inanır, ‘Ya canım acırsa’ diye cinsellikten korkar vajina kasları öyle bir kasılır ki, asla ilişkiye giremez. Bu, en önemli cinsel fobilerden biridir. Vajinismusun en belirtisi o an geldiğinde kişinin panik atak benzeri bir durum yaşamasıdır. Yani kişi eşini iter, kasılır, endişe, kaygı duyar. O kadar açık bir kaygı duyar ki, bilinci açık olsa bile kontrolünü yitirir. Bundan utanır, suçluluk duyar, kendinden nefret eder, hayal kırıklığına uğ. Zamanla cinsel isteksizlik çocuk sahibi olamama kaygıları buna eklenir. Bu, için de için de zor bir durumdur. Bazı evlilikler buna sadece 5-10 yıl dayanır. Ancak bu korkular 30 yıl bile devam edebilir.

ANİDEN ORTAYA ÇIKABİLİR

* edildikten sonra tekrarlar mı?
Vajinismusun tipleri vardır. Genelde ilk gece ortaya çı doğru tedaviden sonra geçer. Bazen cinsel hayatı olan kişilerde birden ortaya çı. Doğum yırtıkları, düşükler, kürtaj, kötü sert yapılan bir cinsel muayene bile buna olabilir. Bu kadınlar fiziksel problemler ortadan kalksa bile cinsel birleşme yaşayamaz. Daha önce olmuş kişilerde bu tekrarlayabilir.

* Kolay edilebilir mi?
Geçmişte yaşanan bir cinsel travma yoksa ya da muayene edilebiliyorsa, bu ‘basit ’tur. Nispeten kolaydır. Bazılarında geçmişte yaşanmış cinsel bir travma öyküsü vardır derinlerde bastırılmıştır. Bu, ‘ağır ’tur. zor ama mümkündür. Bazı kadınlar ise partneri ile olan diğer problemleri nedeniyle istemli olarak ağrı, yanma, acı kanama olacağından korkarak cinsel birleşme sırasında kendilerini kasarlar cinsel ilişkiye izin vermezler. Buna da ‘durumsal ’ denir.

* , anne-baba olmaya engel teşkil eder mi?
Hayır, yalnızca sağlıklı mutlu bir cinsel birleşmeye engeldir. Normale göre gebelik şansının az olmasına rağmen, vajenden kayan spermler nedeniyle gebelik oluşabilir. Son yıllarda tüp yöntemiyle anne-baba olan birçok çift var. Sorunlarını çözmek yerine aşılama yöntemi ile anne-baba oluyorlar. Halbuki bu durumda tüp aşılama gibi yöntemler sadece zaman kaybıdır. Normal doğumdan sonra bu sorundan kurtulacaklarını düşünenler yanılırlar. Bazı jinekologlar bile doğum sırasında bu konunun kendiliğinden çözülebileceğini düşünür. Ama genellikle sorun devam eder. Zaten bu çiftler genellikle sezaryeni tercih ederler.

* Eşi olan erkekler ne yapıyor?
Bu önemli bir boşanma sebebi mi? Sanılanın aksine vajinismusun yol açtığı boşanma oranları düşüktür. Çünkü cinsel korkular çifti birbirine yakınlaştırır. Devamlı reddedilme tatminkar olmayan bir ilişki nedeniyle erkekler pasifize olur. Vajinismuslu kadınlar eğer görücü usulüyle evlendirilmemişlerse, eş veya sevgililerini otoriter baskıcı babalarının aksi özellikteki erkeklerden seçerler. öncesi başka kadınlarla yaşadıkları cinsel deneyimleri sınırlı olan eşleri, çoğunlukla aşırı nazik, pasif, girişken olmayan edilgin erkeklerdir. Tencere kapak misali ı-koca birbirlerini kırmaktan aşırı derecede korkar. Vajinismuslu kadınlar birer ‘iyi ’ ise, eşleri de aynı şekilde ‘iyi çocuk’lardır.

ISRAR SORUNU BÜYÜTÜR

* Vajinismusu olan bir kadına kocasının cinsel ilişki için ısrar etmesi normal midir?
Eğer ın korkusunu anlamaya çalışıp ona destek olmak yerine, bir an önce cinsel ilişkiyi gerçekleştirip hem kendisine, hem eşine, hem de ailesine erkekliğini ispatlama gayreti içinde hareket ederse sorun daha da büyür. Maalesef genellikle süreç bu şekilde işler. İlk geceden sonra aile büyüklerine hesap veren çiftler, sorunun büyümesine olur. Vajinismuslu kadınların eşleri istenmedikleri, reddedildikleri, yeteri kadar sevilmedikleri korkusuna kapılabilirler. Ne yapacaklarını bilemezler, ki bu çok normaldir. Hayatlarının cinsel ilişkiye girmeden geçeceğini düşünerek, bu sorundan kurtulmak için kendilerini tamamen işlerine adamayı denerler.haber3

TÜRKLER’İN EN SEVDİKLERİ SEKS OYUNCAKLARI

Türkler’in tercih ettiği ilk 10 ’seks oyuncaı’…

Tempo Dergisi, İstanbul’un en bilinen ’seks shop’larını dolaşarak, en fazla tercih edilen seks oyuncağını tespit etti.
Bu seçimleri Hastalıkları Doğum Uzmanı Dr. AKif Poroy yorumladı.

Buna göre Türkler’in en fazla tercih ettiği seks oyuncaklarının ilk 10′u şöyle sıralanıyor:

1 - Geciktiriciler
2 - cılar
3 - Yapay vajina
4 - Sertleştiriciler
5 - Şişme
6 - Belden bağlamalı penis
7 - Penis büyütücüler
8 - Penis vibratör
9 - Kayganlaştırıcı
10 - Penis uzatıcı aparat

Peki bunun anlamı ne? Dr. Poroy’a göre bu tercihlerin yorumu:

Geciktiriciler: Geciktiricilerin bu kadar fazla satılması erken boşalma sorununun ülkede ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Erkeklerin cinsellikle ilk genelevlerde tanıştığı toplumlarda ortaya çıkıyor. Profesyonel kadınların, erkeği çabul boşalmaya koşullandırması sonucu, evliliğe geçtikten sonra da bir erken boşalma sorunu olduğunu görüyoruz. Bu ürünler cinsel organı uyuşturarak hissizleştirmeye birleşme süresini uzatmaya yönelik ürünler.

cı Ürünler: Ülkemizde ilişkisi, birbirini tamamlayan bir unsur değil, adeta bir savaş meydanı gibi görülüyor. ın fizyolojisini erkeğin maması özgüveninin olması sonucu bu ürünler tercih ediliyor.

Yapay Vajina: Yapay vajinaya müracaat etmek zorunda kaldığımıza göre; ortada üzücü bir durum var. şı cinsle  iletişim kuramıyoruz. Bana gelen çiftleri biliyorum. bekarken  yapay vajina kullanmaya başlamış. Evlendikten sonra, eşiyle beraberliğinin yanında yapay vajina kullanmaya devam ediyor. Bu bir cinsel sapmadır.

Penis vibratör: Dünyanın her yerinde en çok satılan seks oyuncağı. Çifler bunları her seferinde kullanıyorsa, ön sevişme sorunu vardır.

Belden bağlamalı penis: Lezbiyen çiftler tercih ediyor. Lezbiyenlerden bazıları biseksüel olduğu için, tam homoseksüel olan partner, eşini memnun edebilmek için bu tarz aparatlar kullanabiliyor.

Penis büyütücü: Bazı ereksiyon bozukluklarında, vakum denilen pompalarla bedendeki kan penis içine çekiliyor ereksiyon sağlanıyor. Bu tarz ürünler kesinlikle penis büyütmez. Penis boyu sorunu olduğunu düşünen çok sayıda olduğu için bu ürünler çok talep görüyor. Oysa erkekler kendi penislerine yukarıdan baktıkları için küçük görüyorlar.

Serleştirici: Sertleşme sorunu olan kişilerde bu tarz ürünlerin kullanılmasını tıbbi bir destek olarak olumlu şılıyoruz.

Kayganlaştırıcı: Kadında cinsel uyarı yeterince olmuyorsa birleşmede ağrı hissedebilir. Bu nedenle kayganlşatırıcı kullanılır. Hastalarımdan edindiğim tecrübeye göre, bizde ön sevişme safhası pek olmadığı için ın salgıları harekete geçmiyor.

Penis uzatıcı: Erkekler penis boylarının kısa olduğundan endişe ettikleri için prezervatif benzeri ucu uzatmalı olan bu ürüne yöneliyorlar. Bu ürünün çok satılması penis boyu konusunda ne kadar bilinçsiz olduğumuzu gösteriyor.

Şişme : Kapalı toplumun bir yansıması… Bu kadar fazla satılması, cinsel ilişkilerindeki sorunu ortaya koyuyor. Tıbbi seksoloji açısından şişme almaktansa geneleve gitmek daha sağlıklıdır. Sarışın şişme  kadınlar tercih ediliyor, çünkü birçoğumuz esmeriz.

Türkler’in tercihleri uzman yorumu böyleyken, Amerikalılar bu işi biraz da eğlence oyuna dönüştürmüş durumda. ‘Disney’s Hannah Montana Peen’ isimli şekerlemeler, ‘penis’ şeklinde…

İnsanlığın pornografik tarihi!

Bir ya da ‘erotik’ olursa makbuldür. Ama pornografik olursa kabul edilemez. Peki ‘erotik’? Hangi eser ‘pornografi’ kategorisine girer?


Kajuharo tapınağının duvarlarında seks yapan insan figürleri.
arasındaki İslam sanatında da kendisine yer buldu
Rodin’in bu heykeli şimdi paha biçilmez bir sanat eseri. Acaba o zamanlar bu eser de pornografik olarak mı nitelendirilmişti?

Pornografi; cinsel nesnelerin (ki buna insan vücudunun her kısmı bir takım yapay aletler giriyor) cinsel anlamda tahrik etmek amacıyla, herhangi bir yazılı veya resimli şekilde gösterilmesi sergilenmesidir.
(Bu m Webster sözlüğünden alınmıştır)

Yani, cinselliğin akla gelebilecek her türlüsünün, imalar gölgelerin arkasına saklama gereği duymaksızın açıkça işlenmesidir.

Porn kelimesi Yunanca kökenlidir. Genelev duvarlarına resimler yapan Yunanlılar bu kelimeyi ‘uygunsuz ’ veya ‘fahişe resmi’ anlamında kullanmaya başladılar.

İNSANLIK TARİHİ KADAR ESKİ

İlk insanların mağara duvarlarına çizdiği resimler arasında hayvanların avlanmasını gösteren resimler kadar insan cinselliğini tasvir eden resimler de bulunuyordu. Antik Yunan Roma heykellerinde olduğu kadar toprak kap kacak üstlerinde de son derece belirgin şekilde yer almıştı.

Her ne kadar Orta Çağ süresince Kilisenin mutlak hakimiyeti altındaki Batı uygarlığında pornografik materyellerin sergilenmesi uzun süre yasaklanmışsa da, Doğu’da Hint, İran Çin gibi zengin uygarlıkların minyatürlerinde yazılı eserlerinde hiç eksik olmadı.

Pornografinin sinemadaki serüveni!

Bugün için porno sayılabilecek ilk resimler Kama Sutra adındaki seks kitabında yer aldı. Hintliler bu kitaptaki değerli bilgilerin ileriki nesillere aktarılamadan kaybolabileceğinden kadar korktular ki Kajuharo tapınağının duvarlarına seks yapan insanların sayısız figürlerini kazıdılar.

Rönesansla birlikte Avrupa’nın şiirlerinde, romanlarında resimlerinde doğallık tekrar işlenmeye başlandığında Roma Yunan uygarlıklarından aktarılmış estetik değerler gözetildi.

Bu eserlerin yaratılış sürecinde zeka yaratıcılık gibi değerler hemen fark edildiği için olsa gerek, bunların ‘pornografik’ karakterler taşıdığı asla düşünülmezdi. Estetik değerleri gözeten bir sanatçının elinden çıkma eserle, sokaktaki adamın duvarlara çizdiği ‘vulgar’ şekiller arasındaki ‘estetik fark’ zamanla ‘pornografik’ olanla ‘erotik’ olanı ayırt etmekte kullanılacak bir kavram olarak alındı.

18.Yüzyıl’ın sonundan itibaren başta Fransa İtalya olmak üzere porno resimler Avrupa’da yayılmaya başladı. Oyun kartlarında, posterlerde, kartpostallarda vs. bu resimlere rastlamak mümkündü.

Bu tarz pornografik ürünlere ilk muhalefet de 19.Yüzyıl’da başladı. Porno materyel dağıtan insanlar mahkemeye çııldı, cezaları verildi. Bugün klasik saydığımız Flaubert, Zola Baudelaire gibi Fransız çıların ‘eserlerinde uygunsuz unsurlara yer verdikleri’ gerekçesiyle kendi zamanlarında mahkemelere düştüğünü belirtmek yerinde olacaktır.

PORNO ENDÜSTRİSİ ORTAYA ÇIKIYOR

sinema sanatının iyice geliştiği 20.Yüzyılda ise ‘görsellik’ artık ressamların heykeltıraşların tekelinden çıkmıştı. ın çekmekle yağlıboya bir tablo yapmak arasında fark vardı. Deklanşöre basmak için ressam yeteneğine sahip olmanız gerekmiyordu.

çılık bir sanattır” görüşünün yaygınlaşması ‘görselliği ifade etmek’ için estetik yetenek gerekmediği konusunu gündeme getirdi ki, porno ile erotika arasındaki sınırların iyice karmaşıklaşmaya başladığı dönem budur.

20.Yüzyıl’da sinema sanatının ortaya çıkmasıyla birlikte pornografinin yaptığını söylemek yanlış olmaz. Çin’de çevrilmeye başlayan ilk filmlerle birlikte kaba bir cinselliğin daha 1910’lu yıllarda Uzak Doğu’da kendine yer bulması, porno kavramının Batı’ya özgü olmadığını kanıtlıyor.

Bkz. Çin’de Kung Fu sinemasını doğuşu

Görsel materyellerin çeşitlenmesi baskı tekniklerinin gelişmesiyle porno endüstrisi de doğmuş oluyordu. İlk başlarda sadece kısıtlı seçkin bir zümre arasında izlenebilen cinsel içerikli görsel malzemeler, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kitleselleşti.

Bu açıdan bakıldığında cihazının ortaya çıkmasıyla birlikte bilhassa 1970’lerden itibaren ‘amatör’ pornografinin de gelişmiş ülkelerde boy gösterdiğini görüyoruz. İnternet’in yaygınlaşması, VCD DVD teknolojilerinin ucuzlayı gelişmesiyle birlikte günümüzde porno endüstrisi çok yoğun yaygın bir konuma ulaşmıştır.

Danimarka 1968’de pornoyu yasallaştıran ilk ülke olurken, Amerika’da porno dalgasını ilk başlatan filmin 1972 tarihli The Deep Throat olduğu kabul edilir.

1980’lerin ortaları ‘pornonun çağı’ olarak kabul edilirken yüzlerce porno filmde rol alan oyuncular daha sonra yönetmen yapımcı oldular.

MODERN TEKNOLOJİ GÜNAH MAKİNELERİ YARATIYOR

Her ne kadar insanlığın yüzlerce yıl içinde geliştirdiği toplumsal kurallar ahlak, teknolojik gelişmelerin hızına yetişemiyorsa da insanların eskiye nazaran büsbütün ahlaksızlaştığını söylemek de doğru değil.

Internetin yaygınlaşmasıyla birlikte porno kumar endüstrisinin hızla gelişmesi hayal bile edilemeyecek miktarlarda paranın döndüğü bir sistem oluşturması bugünün bir gerçeğiyse, bu gelişmelere tepki duyan insanların sayısının da çok fazla olduğunu belirtmek gerek.

Sanıldığınının aksine vajinismusa sahip kadınların çoğu cinsel haz doyuma farklı yollardan da ulaşabilmektedir. Tabi burada çiftlerin her penis � vajen ilişkisi deneyimlemesinden sonra birbirlerini suçlayıcı yaklaşımları olmamalıdır.. Çiftler durumu kabullenip, zamanı gelince doğru yöntemi bulduklarında bu işi başarabileceklerini bildikleri takdirde normal çiftlerin ötesinde cinsellikten daha çok zevk alabilmektedirler. Yaşadıkları tensel � dokunsal diğer temsil sistemleriyle devam eden birlikteliklerde cinsel oyunlarda haz açısından doyuma ulaşabilmektedir.

Nadir olarak cinsel arzu eksikliğine bağlı olarak ilişki yaşamak istemeyen kadınlar da olmaktadır. Bu durum yanlışlıkla olarak çiftler tarafından değerlendirilebilinir. Bu vakalarda yine hipnoterapi ile orgazm konusunda kadınlar eğitime alınır. Yapılan çalışmalarda ( Sitemizin orgazm yokuluğunda hipnoz sayfasında var. ) daha önce bir kez orgazmı yaşayanlarda 2 saatlik bir çalışma ile hiç yaşamayanlarda 4 � 6 seanslık bir terapi ile orgazm öğretilebilmektedir. Tabi ki hormonal bir dengesizlik yoksa�

Eyvah ! Vajinismusum� m karardı� Her şey bitti�. Bu terapiden de sonuç çıkmadı�. Gibi olumsuzlukları bir kenara atarak. Eşinizi kendinizi yaşayacağınız oyunları, romantizm cinsel oyunlar yaklaşımlar ile cinselliğin haz doyumuna ulaşabilirsiniz. Cinsellikte yaşayacağınız bu nokta vajinismusunuzun daha kolay çözülmesi içinde şuuraltınıza mesajlar gönderecektir.

, cinsel yaşama engel değildir ! Engel olmasına da izin vermeyin� ın yaşayacağı haz doyumun şılığında de orgazma ulaşmak boşalmak ister. Bu nedenle bu tür ilişkide ın biraz daha aktif olması deneyimler konusunda tabularını kaldırması eşini de orgazma ulaştırmasını bilmesi gerekir. birliktelik sırasında ellerini kullanabilmeli, adeta bir körün elleri ile bir şeyi hissetmesi gibi elleriyle eşinin vücudunu hissetmesi laması gereklidir.. Aynı yaklaşım içinde geçerlidir. Vajinal doyumu eşine yaşatabilmesi oyunları, tensel yaklaşım, bedenin genital yapının öpülmesi okşanması, clitorisin tensel dilsel olarak lması önemlidir. Çiftlerde oral yapıların aktif kullanılması ile alınacak haz arttırılabilinir. Konuyla ilgili kitapların, kılavuzlarını okunması önerilir.

Anket 1

Eşimle cinsel ilişkiye giremiyorum, çünkü;

Acıyacak, çok kanayacak, parçalanacak, penis çok büyük gibi korkularım var.

Geçmişde cinsel tacize uğradım.

Eşim bana yeteri kadar ilgi sevgi göstermiyor.

Cinselliği sevmiyorum clitoral haz almıyorum

Cinsel yasaklarla korunma ile büyüdüm.

Anket 1 Sonuçları / 192 kişi katıldı

Acıyacak, çok kanayacak, parçalanacak, penis çok büyük gibi korkularım var.

139

72%

Geçmişde cinsel tacize uğradım.

4

2%

Eşim bana yeteri kadar ilgi sevgi göstermiyor.

5

3%

Cinselliği sevmiyorum clitoral haz almıyorum

13

7%

Cinsel yasaklarla korunma ile büyüdüm.

31

16%

Dr. Ulusoy�un Anket 1 hakkındaki yorumu;

vakalarının %72 si ki bu büyük bir çoğunluktur, bilişsel çarpıtmalardan

dolayı sorunu yaşamaktadır. Zihin bilinçaltı çocukluk ergenlik döneminde adına yanlış bilgilenmekte ilişkiden adına yanlış kararlar alarak istemdışı sorununu ortaya çıkarmaktadır. ( Bilinçatına ait sorun )

Vajinismusun oluşumunda geçmişde cinsel taciz % 2 gibi daha az oranda görülürken, eşinin yeterli ilgi sevgisini arayan ı oranı ise % 3 dür. ( Taciz bilinçaltına ait )

Cinselliği sevmeyen clitoral haz dahi almayanların oranı düşündürücü derecede % 13 oranı ile oldukça yüksekdir.

% 16 ile cinsel yasaklar korunma ile büyüme, bilinçın mantık sistemi olmadığı için evlendikten ilişki için yasal zemin sağlandıktan sonra bile ı eşinden � olduğu için- korumaya devam etmektedir. ( Bilinçaltına ait )

Görüldüğü gibi farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Vajinismusu yaşayan bu nedenlerin birinden etkilenebileceği gibi birden fazlası ile de etkilenebilir. Bu nedenle tedavinin de ona göre yönlendirilmesi gerekir. İşte bu yüzden tedavisinde seçeceğiniz teknik Dr. Ulusoy yönteminde olduğu gibi bütüncül vajinismusa özgü geliştirilmiş özel hipnoterapi tekniklerini içeren yapıda olmalıdır.

ANKET 2 Soruları

görmedim

Bir yere gittim, iyileşmedim.

En az 3 yere gittim iyileşemedim

En az beş yere gittim iyileşemedim

Beş Beşden daha fazla yere gittim iyileşemedim

Bir yere gittim iyileştim

Birden fazla yere gittim iyileştim

ANKET 2 Hakkında Dr. Ulusoy�un Yorumu / Katılan Kişi Sayısı 137

Ankete katılanların % 45 i herhangi bir görmemiş. Henüz hastalarının hemen hemen yarısının çeşitli nedenlerle beklemede olduğu görmediğinin ifadesidir.

görmedim

62

45%

En az bir, üç, beş beşden fazla yere gidilip başaramayanların toplam oranı; % 45; Bu rakam düşündürücü� Öncelikle sız tedavileri yapan terapistlerin bu sonucu tekrar tekrar düşünmelerini eksikliklerini görmelerini istiyorum. Aynı zamanda Hastalarının da terapist seçiminde, hekimin bilgi, beceri deneyimine göre tedaviye gitmelerini öneriyorum. Toplamda hastalarının neredeyse yarısı, sızlıkla sonuçlanan tedavilere gitmiş�. Şimdi, sizleri grubumdan terapist seçimine özen göstermeniz gerektiği konusunda sıkça uyardığımı sanırım daha iyi kavramışsınızdır.

Bir yere gittim, iyileşemedim.

26

19%

En az 3 yere gittim iyileşemedim

17

%

En az beş yere gittim iyileşemedim

7

5%

Beş Beşden daha fazla yere gittim iyileşemedim

9%

Bir ya da birden fazla yere gidip iyileşenlerin toplam oranı % 9; Tedaviye gidenlerin sadece toplamda neredeyse onda biri iyileşmiş� Yine bu sonuç; gideceğiniz hekimin bilgi, beceri deneyimine özellikle dikkat etmeniz gerektiğini bize gösteriyor�

Bir yere gittim iyileştim

11

8%

Birden fazla yere gittim iyileştim

2

1%

Anket 3 Dr. Ulusoy’un Yorumu

İçin;

Doğum Uzmanına Giderim

10

7%

Anestezi Uzmanına Giderim

1

1%

Psikiyatriste Giderim

11

8%

Psikoloğa Giderim

11

8%

Tek Seansda Çözebilecek Olana Giderim

7

5%

Hekim Seçiminde Cinsiyet Faktörü Gözetir, Hekime Giderim

5

4%

Büyü Olduğu İçin Hocaya Giderim

7

5%

Konusunda Çalışan, Deneyimli, Güven Duyduğum Hekime Giderim

84

62%

Dr. Ulusoy�un 3. anket değerlendirmesi ( 136 kişi katıldı )

Anketimizde hastalarının sorunlarının çözümünde ilk olarak gidecekleri yer sorulmuştur.

Anketimizden çıkan sonuçlar yine çok çarpıcı önceki iki anketi destekler nitelikte. vakalarında tedaviye giden her iki kişiden biri iyileşmiyordu. ( anket 2 ) İyileşememe nedeni ise yetersiz eksik uygulanan tedavilerdi.

tedavisine giderken, seçeceğiniz hekim; konusunda çalışan, deneyimli, güven duyduğunuz, larını bildiğiniz hekim olmalıdır. Anket 3 deki bu oran % 62 de kalmış�

Toplamda % 38 lik dilim doğum ( zar operasyonu ), anestezi ( anestezi altında birliktelik ) , psikiyatrist ( klasik ) , psikolog ( klasik ), hekim cinsiyet seçimi ( cinsiyetten öte sı önemlidir ), Tek seansda çözebilecek olana ( tek seansda sorun çözülmez ) büyü olduğu için hocaya gitme gibi seçeneklere dağılmıştır.

Durum böyle olunca da hastalarımız en az birkaç yere gidip iyileşememektedir.

Gergin erkekler erken boşalıyor
Cinsellikten soğuma sertleşme sorunları da beraberinde geliyor

14.05. 15:28

Erken boşalan bu nedenle de zamanla cinsellikten soğuyarak sertleşme sorunları da yaşamaya başlayan erkeklerin sayısının gün geçtikçe arttığına dikkat çeken CİSED bu konuyla ilişkili yeni araştrımayı yayınladı…

Erken boşalan bu nedenle de zamanla cinsellikten soğuyarak sertleşme sorunları da yaşamaya başlayan erkeklerin sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Cinsel Enstitüsü Derneği erken boşalmanın en önemli nedenlerinden birinin anksiyete olduğu konusunda yaptıkları yeni araştırmalarını bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu.

Erken boşalma ?

erkeklerinin %70’nin erken boşaldığını ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Keçe; “İnatçı tekrarlayıcı bir biçimde, çok az cinsel lma ile cinsel birleşme öncesinde ya da birleşmeden hemen sonra, kişinin veya partnerinin arzu ettiği süreden daha önce oluşan boşalmaya erken boşalma denir.” dedi.

Anksiyete ?

Anksiyetenin insanlar tarafından hissedilen endişe, kaygı, bunaltı, , gerilim veya sıkıntı olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Anksiyete insanın dış ortama uyum çabasında koruyucu gerekli bir tepkidir. Denetim dışına çıkıp kişinin işlevselliğini aksattığında başta erken boşalma sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli sıkıntılara yol açabilir. Anksiyete durumunda terleme, titreme, çarpıntı, kan basıncının artması, ana kas gruplarına ani kan akışının hücum etmesi nedeniyle kaslarda gerginlik, bağışıklık sindirim sistemi fonksiyonlarının yavaşlaması gibi bedensel belirtiler görülebilir. Bunlara ek olarak mide bulantısı, el ayaklarda soğukluk, titreme, üşüme hissedilebilir. Duygusal açıdan ise erken boşalacağını veya başına kötü bir şey geleceğini düşünme, partnere rezil olmaktan veya duruma düşmekten korkma panik hislerine olabilir. Yani kişi her şeyi olabilecek en olumsuz yönüyle ele alır, moral seviyesi an alt düzeydedir.” dedi.

Gergin erkekler erken boşalıyor

Erken boşalmanın en muhtemel nedenlerinden birinin anksiyete olduğunu söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Keçe; “CİSED olarak yaptığımız araştırmalara göre anksiyete seviyesi yüksek olan erkeklerde; hem cinsel ilişki sırasında hem de sırasında boşalma hızlı olmaktadır. Yani gergin erkekler erken boşalıyor. Çünkü yüksek anksiyete düzeylerinde başaramama korkusu cinsel yetersizlik hakkındaki kaygılar, erkeği lma seviyelerini denetlemekten veya boşalmadan önce gelen yoğun duyuları maktan uzaklaştırır, bu da erken boşalma gelişmesine olabilir. Ayrıca yaptığımız çalışmalar erken boşalan erkeklerdeki mevcut anksiyetenin, erken boşalmanın nedeni olduğu kadar muhtemel bir sonucu olduğunu da bize göstermiştir. Bu nedenle erken boşalma tedavisinde anksiyete giderici ilaçları yla kullanılmaktayız lı sonuçlar almaktayız. Bunun yanı sıra gevşeme nefes egzersizlerini de anksiyeteyi gidermek için önermekteyiz. Derin nefes alıp vermek endorfin salgılanmasına olduğu için hastaları rahatlatır. Masaj, aromaterapi, hipnoz, EFT (iğnesiz akupunktur, duygusal özgürlük tekniği) telkin gibi yöntemlerinde işe yaradığı bilinmektedir.” dedi.

Mİ SEKS Mİ?

 

Muhteşem bir mi yıldızlara uçuran bir seks mi?

 

 Muzaffer Kuşhan’ın dergisi yıldızlara bir mi yoksa seks mi diye sordu…


İkisi de insanın içgüdüsel eylemi. İkisi de mızın olmazsa olmazı. Ama önce hangisi? bir yemeği sekse yeğleyenler olduğu gibi “Seks olmadan asla” diyenler de var. Aslında iki farklı şeyi şı şıya koymak “Sizin için hangisi?” demek, her “seçim” gibi insanı zorluyor. Ama Dr. Kuşhan’la dergisi yine de sormadan edemedi bakın yanıtlar aldı. Ebru Şallı, tıpkı Paris Hilton gibi “Seks ın doyurmuyor, önce ” diyenlerden… Helin Avşar da “ adrenalin yükseltiyor, seks ise enerjiyi bitiriyor” diye kestirip atıyor. Peki ya değişik alanlarda isim yapmış diğer ünlüler? İşte birkaç farklı örnek sonrasında uzman görüşleri…
MEHMET ALİ ERBİL: Hangisine ne kadar hasret kaldığıma bağlı

Hangisine ne kadar hasret kaldığıma bağlı; üç öğünden biri eksikse, kalan bir öğün yerine seksi tercih ederim. Yedi öğün yemediysem, tabii ki tercihim olacaktır. Yani zamana o anki koşullara bağlı olarak tercihim değişebilir.

BANU ALKAN: Benim için önce seks gelir

Her ikisi de önemli, ama benim için önce seks gelir. O anki volkana göre bütün duygular doruk noktasına çıktığında, zaten aklınıza gelmez. Aşıksanız da aklınıza gelmeyecektir. Seks yiyeceklerle doğru orantılıdır, seksi güçlendirir. Havyar, çilek, ıstakoz… Bunlar seksi güçlendiren yiyecekler. Benim önceliklerim , seks

AHMET ÖRS: Karnım açsa , karnım toksa seks

Umarım böyle bir tercih yapmak zorunda kalmam. Normal koşullarda böyle bir tercih yapmak çok zor. Ama genelde bu iki taraftaki doygunlukla ilgili. Karnım açsa tabii ki yemeği; karnım toksa seksi tercih ederim. Ancak böyle bir tercih yapmak durumunda kalmak gerçekten kötü olur.
SAHRAP SOYSAL: Menopozda olduğum için

Ben 50 yaşındayım. Menopozda olduğum için bu yaştan sonra yemeği tercih ediyorum. yazarı olduğum için yeni yemekler yapmak, bunları sevdiklerime tattırmak bana büyük keyif veriyor aslında. Yani şöyle söyleyeyim; , seks yapmak, içki içmek, seyahat etmek, çocuklarımla birlikte zaman geçirmek; bunların bana büyük keyif veriyor.

Prof.Dr. SEDAT ÖZKAN: Seks ertelenebilir, ertelenemez

İnsanoğlunun içgüdüleri vardır; , su içmek doğuştan kazanılan içgüdülerdir. sonradan kazanılan bir güdüdür, ertelenebilinir kazanır. İnsanı diğer canlılardan ayıran psikolojik sosyolojik gereksinimleridir. yemeden yaşanmaz ama seks yapmadan yaşanabilir.

ÇAĞATAY ÖZTÜRK (Psikolog): Seks olmadan yaşanır

İkisi de içgüdüseldir. Ancak seks yapmadan yaşayabilirsiniz, yemeden yaşayamazsınız. Özellikle kişi kendiyle barışıksa, ilişkisini seks olmadan da yaşayabilir. Oysa n fiziksel gereksinimidir. ihtiyaçlarımızdan hava, su kadar elzemdir. Yaşamı devam ettirebilmek için seks yapmak yetmiyor. Ama karnı tok biri için seks, hele uyaran da varsa ilk sırada olabilir.

seks konudunda bilgi arşiv hakkında ne öğrenmek istersiniz ? seksde ne olur ne iç ?

öğrenmeden yola çıkmayın.işte seks konusunda bilmeniz gereken önemli bilgiler !

Özellikle ülkemizde insanlar için , gizli kalmış bir . Utançla korkuların birleşimi, cinselliğin her tür gerçek dışı söylentiyle birleşmesine oluyor. Kulaktan dolma bilgiler, uydurulmuş öyküler, bir sır gibi fısıldandığı sürece, gerçeğin yerini alıyor.

G noktası nerededir? Read the rest of this entry »

seksde zevk almakGünümüzde herşeyin bir uzmanı var seksin olmasın ki.işte seks uzmanı yani seksologlara göre zevkli bir seksin yolu vücudunuzla barışık olmaktan fantezilerinizi geliştirebilmekten geçiyormuş.

20 ila 40 yaşları arası seks için önemli dönemlerdir.bu dönemlerde seks oldukça verimlidir, erkeğin en aktif olduğu yaşlar işte bu yaşlardır.

Ancak bu yaş aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca ını devam ettirebilir. Read the rest of this entry »

ibrahim saraçoğlu ve havuç suyu kürü Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, uyguladığı taze sıkılmış havuç suyu kürü ile Alzheimer’ı yüzde 30 oranında iyileştirdiğini belirtiyor.

Taze sıkılmış havuç kürünün yüzde 30 oranındaki gücü, Alzheimer hastalığının başlangıç evresinde olanlar için geçerli.

Prof. Saracoğlu, “Hastalığının son evresinde olanlarda da, hastalığın ilerlemesinin belirgin bir şekilde durdurduğu gözleniyor” diyor.Bitkilerin barındırdığı insan sağlığını etkileyen aktif maddeler Read the rest of this entry »

DİKKAT! Bu virüs sizde de olabilir
Cinsel yolla bulaşıyor, sinsice ilerliyor. İnsanların yüzde 60′ı hastalıktan habersiz..

11.03. 00:24

Cinsel anlamda aktif olan herkesi etkileyen Genital Herpes genital bölgeyi, anüsü, kalça bölgesini, ağız, yüz dudakları etkiliyor. Cinsel yolla bulaşan Genital Herpes virüsünü taşıyan insanların yüzde 60’ı bu virüsü taşıdıklarından habersiz. Araştırmalara göre ’de virüsün görülme sıklığı yüzde 90’lara ulaşmış. Virüs vücuda girdikten sonra hücreler içinde yaşamını sürdürerek değişik zamanlarda tekrarlayarak enfeksiyon yapıyor. Cinsel anlamda aktif olan herkesi etkileyen Genital Herpes eşten eşe kolayca bulaşıyor.

BELİRTİSİ 15 GÜN SÜRÜYOR

Acı veren kaşıntılı kabarcıklar, genital bölgeyi etkileyen yumrular, döküntüler idrar yaparken duyulan ağrı, HSV tip 2ínin ilk başta görülen klasik . Hastalığa ateş, halsizlik, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler de eşlik ediyor. Ağrı, kabarcıklar kırmızı, içi sıvı dolu şişlikler şeklinde görülen belirtiler 10 ila 15 gün sürüyor.

FARKINDA DEĞİL

Virüsü taşıyanların yüzde 20’sinde hiçbir bulgu görülmüyor. Hem genital hem de yüz herpesine sebep olan HSV-1 HSV-2 dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasını etkiliyor. ’de bu virüsün görülme sıklığı yüzde 90 oranında.

TEMASLA GEÇİYOR

HSV tip 2’nin olduğu genital herpes hastalıkları ağızdan ağıza, ağızdan genital bölgeye genital bölgeden genital bölgeye temas yoluyla bulaşıyor. Hastalığın bulaşması için semptomların olması gerekmiyor. Belirti vermeden eşten eşe geçiyor.

HAMİLELİKTE DE OLABİLİR

Annede hamile kalmadan önce veya gebeliğin erken evrelerinde genital herpes belirlenmişse, yeni doğan bebeğe enfeksiyonu bulaştırma riski düşük oluyor. Eğer anne genital HSV virüsünü gebeliğin son üç ayında alırsa, bebeklerde risk yükseliyor.

BUGÜN

Genç erkekler olgun bayan istiyor
Yaşıtlarından sıkıldılar. Yeni açılan arkadaşlık sitesinde cinsellikte yeni arayışlar ön planda…

10.03. 23:19
Cinsellikle en erken tanışan Avrupa Birliği halkı İngilizler, sekste yeni arayışlara girişiyor. 20 yaşındaki İngiliz erkekler artık, yaşıtlarından sıkıldı olgun kadınlar aramaya başladı. Birkaç ay önce açılan arkadaşlık sitesi olgun kadınlarla genç erkekleri buluşturuyor. birkaç ayda 6 bin üyeye ulaştı. Kadınlar da erkeklerin bu arayışına kayıtsız değil. Sitenin en önemli özelliği ise için yaşlı kadınlarla birlikte olan jigoloların av peşinde koştuğu bir ortam olmaması. Burada 20-30 yaş arası genç erkekler, iyi okullarda okuyor entelektüel birikimleri yüksek. Erkeklerin aralarında üniversite öğrencisi, nükleer çi, doktor, mimar meslek grupları var.

ÖĞRETMEN FANTEZİSİ

Sitede aranan şart ise ın erkekten en az bir yaş daha büyük olması. Üye erkeklerin çoğu ‘cinsel yönden deneyimli kadınlarla’ beraber olmanın daha tatmin verici olduğunu söylüyor. Öğretmen fantezi gibi yeni seks arayışlarında olanlar da var. Kadınlar ise gençlerin daha dinamik yatakta daha hareketli olduklarını söylüyor. Ereksiyon sorunu yaşanması olasılığı da çok düşük.

Akşam

Kadınlarda cinsel uyarı bölgeleri

Kadınlarda cinsel uyarı bölgeleri

cinselliği oldukça karmaşıktır bu özelliğiyle erkeklerden belirgin şekilde ayrılır. Kadınlar cinsel ilişkide erkeklere göre çok daha fazla seçicidirler bir erkeği yeterince madan onunla cinsel bir beraberliğe “sıcak bakmazlar”. Kadınların çoğunun erkeklerden farklı olarak duygusal anlamda “bir şeyler hissetmeksizin” bir erkekle beraber olmaya istekli olmayacakları rahatlıkla söylenebilir.

Ünlü psikanalist Karen Horney eserlerinde insanın doğasının temelde sevgi veya güç arayışı içerisinde olduğunu bir insanın davranışlarını yönlendiren en önemli etkenlerden birinin bu arayışını tatmin etmek olduğunu ima etmiştir. Bu görüşe göre insanların bazıları diğerlerinin kendilerini sevmesine önem verirken, diğerleri sevilmekten çok güçlü olmak peşindedirler. Bu görüşün devamında Horney, kadınların yapısal olarak daha çok sevgi odaklı, erkeklerin ise güç odaklı olduğu görüşünü taşıdığını ifade etmiştir. Yani Horney’e göre için bir erkeğin sevgisini kazanmış olmak ön plandayken, bir için ön planda olan ın onu güçlü görmesidir.

Karen Horney sevgi güç arayışının cinselliğe de yönlendiğini, ın cinselliği daha çok “seviliyor olmanın” bir ifadesi olarak gördüğünü, erkeğin ise cinselliği “güçlü olmanın, kadına sahip olmanın” bir ifadesi olarak görme eğiliminde olduğunu belirtmiştir.

Cinsel Uyaranlar

Uyaran, beynimizin bilinçli bölgesinde bize bir duygu yaşatan bizi belli bir davranışa yönlendiren bir mesajdır. Refleks uyaranlar bizi davranışlara yönlendirirken karmaşık uyaranlar öncelikle bir “his” yaşamamızı sağlar daha sonra bizi harekete geçirir.

Beynimiz çok çeşitli uyaranları lama yeteneğine sahiptir. Tüm uyaranların ortak özelliği duyu organlarımız vasıtasıyla alınması bir kimyasal mesaja dönüştürülerek beynimize aktarılmasıdır.

Gözler, kulaklar, burun, tad alma organlarımız cildimizle ladıklarımız yukarıda anlatılan bir şekilde beynimize ulaştırılır bir tepkinin doğmasına olur. Sevdiğimiz birinin görüntüsü veya sesi bize daha farklı bir duygu yaşatırken, sevmediğimiz birini görmek veya sesini duymak bize yaşattığı olumsuz duyguyla bizi o kişiden ruhsal veya fiziksel olarak uzaklaşma davranışında bulunmaya yönlendirir.

NLP adı verilen son zamanlarda giderek yaygınlaşma eğiliminde olan öğretiye göre insanlar duyularında seçici davranmaktadırlar. Bazı insanlar dokunsal, bazıları işitsel, bazıları ise görsel uyaranlardan daha fazla etkilenmekte daha çok etkilendikleri uyaran onlarda daha bariz davranış değişikliği oluşturmaktadır.

Bu görüş cinsel uyaranlara aktarıldığında çıkan sonuç şudur:

Bazı insanlar dokunulmaktan, bazıları cinsel içerikli konuşmalardan seslerden, bazıları ise cinsel içerikli görüntülerden diğer uyaranlara göre daha fazla etkilenmekte kişinin tercih ettiği uyaran onu cinsel açıdan daha fazla uyarmaktadır.

Bir örnek vererek bu teori daha iyi anlaşılabilir hale getirilebilir: Bir , daha önceden beraber olduğu bir ı yalnızca sözleriyle etkileyebilmeyi başarmış, bir başka ise ona “dokunulmaktan çok hoşlandığını, ancak sözlerin onu fazla etkilemediğini” söylemiştir. Bu iki kadından ilki duysal yönelimli, ikinci ise dokunsal yönelimli bir kadındır.

Genel olarak söylemek gerekirse erkekler daha çok görsel işitsel eğilimli, kadınlar ise daha çok dokunsal işitsel eğilimlidir. Kadınlar erkeklerden farklı olarak pornografik yayınları seyretmekten fazla zevk almaz, duygusal olarak “bir şeyler hissettikleri” erkeğin ona temas etmesinden hoşlanırlar.

Kadınların Dokunulmaya Duyarlı Bölgeleri

Sinir uçlarının diğer bölgelere göre belirgin bir şekilde yoğun olması nedeniyle kadınların çoğunda genital bölgenin en duyarlı bölgesi klitoristir en güçlü orgazmlar bu bölgenin lmasıyla ortaya çı.

Her ın yapısı diğerine göre farklıdır kendini iyi yan bir dokunulduğunda kendisini en çok uyaran bölgeyi iyi r.

Kadınların çoğunda memeler, meme uçları, dudaklar vajina dokunulmaya duyarlı diğer bölgelerdir. Yine boyun bölgesinde bazı noktalar, kulak memeleri, bacakların iç yüzeyleri ın cildi çoğu için cinsel açıdan oldukça cıdır.

Kadınların sıklıkla işitsel yönelimli olmaları nedeniyle eşleri tarafından kulaklarına fısıldanan de kadınları etkiler.

Kadınların dokunulmaya duyarlı bölgelerini belirlemeleri, cinsel ilişkiye hazırlık aşamasının en şekilde yaşanabilmesi ın cinsel ilişkiye mükemmel bir şekilde hazırlanabilmesinin sağlanabilmesi açısından önemlidir. Her duyarlı erkeğin eşinin dokunulmaktan hoşlandığı bölgeleri iyi bilmesi gerekir.

Bazı kadınların dokunulmaya duyarlı bölgeleri o kadar “hassastır” ki, bu bölgeye uygulanan bir uyaranla orgazm olabilir.

G Noktası ( )

G noktası, Graefenberg adlı bilim adamı tarafından 1944 yılında tarif edilen vajina ön duvarının ortalarında yer alan bir bölgedir.

G noktasının varlığı veya orgazmdaki önemi bazı doktorlar tarafından reddedilmekte, bazıları ise G noktasını vajinal orgazm oluşumunun merkezi olarak kabul etmektedir.

ın Ejakulasyonu (Boşalması)

Kadında orgazmı sonrasında bazen aynen erkekteki ejakulasyona (boşalmaya) benzer bir sıvı geldiği saptanmış olmakla beraber bu nın aslında idrar olduğu kadındaki “ejakulasyon” yani “boşalma” olarak tarif edilen olayın muhtemelen orgazm esnasında idrar kaçağı olduğu sonradan anlaşılmıştır.

Gerçekten de hiçbir idrar kaçırma şikayeti olmayan bir kadında güçlü bir orgazm sonrasında istemsiz idrar kaçağı olabilmektedir.

cinsel uyarı bölgeleri

İnsan gövdesindeki cinsel uyarı bölgeleri ya da cinsel ya yatkın bölümler yalnızca üreme organları değildirler. Kadınlarda, tüm gövdeyi kaplayan deri, cinsel bakımdan az ya da çok labilecek niteliktedir, insan gövdesinde bulunan en belli başlı cinsel uyan bölgeleri aşağıda sıralanmıştır.Penis

Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı olanı, glans adı verilen penis ucudur. Bunun da özellikle alt ü, yarığın tam gerisinde bulunan kısım, en duyarlı yanıdır. Penisin sapı özellikle köküne yakın ü en az duyarlı bölgedir. Bununla birlikte, ritmik olarak uygulanan bir ya şılık verir.

Klitoris

Kadında klitoris penisin şılığıdır. Dış deri normal olarak klitorisi kaplamakta olup, klitoris başının (erkekteki penis ucunun şılığı) ilk anda göze çarpmasını önler. ya çok yatkın olup, dokunmaya, ritmik baskıya her şeyden çok devamlı fakat aralıklı bir ya şılık verir. Klitorisin aralıksız olarak lması genel olarak iyi birşey değildir. Kadında, gıdıklanmayı andıran, şı koyulması, dayanılması son derece güç bir duygu uyandırabilir. Klitorise şı özel bir ilgi gösteren bir , bu noktanın çevresini uyararak da aynı sonuca erişebileceğini, ın coşkusu için klitorisin kendisine dokunmanın kesinlikle gerekli olmadığını öğrenmelidir.

Küçük Dudaklar (Labia Minora)

Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya şı son derece duyarlıdır. Bir iç dudaktan başlayarak klitorisin üstünden de geçerek öbür iç dudakta son bulan bir tür döner uyarı uygulandığı zaman ın cinsel coşkusu belirli bir şekilde artar.

Döl Yolu Ağzı

İdrar deliği ile döl yolu ağzını içine alan bölge de son derece duyarlıdır.

Döl Yolu

Döl yolunun ağzındaki sfenkter çemberi her hangi bir baskı altında kaldığı zaman daralır. Döl yolunun ön üne, aşağı doğru parmaklar ile uygulanan ritmik baskı, çok keskin bir cinsel coşkuya yol açar. Döl yolu duvarları dokunmaya karsı fazla duyarlı olmadıkları için, penisin döl yoluna girmesinden duyulan cinsel coşku, daha. çok ruhsal bir coşkudur. Döl yolu içini doğrudan doğruya uyarmaya kalkmak bu bakımdan tüm anlamsız olmasa bile, tırnakların bu bölgeyi zedeleme ihtimalleri vardır. Parmakların döl yolu ağzından daha ileri gitmemeleri öğütlenir. Klitorisin dibi ldığı zaman döl yolu ağzında da cinsel coşku duyulur.

Serviks

Aslında bu bölge dokunmaya şı duyarlı değildir. serviksin ldığını sanabilir; ama bu, penisin çok derinlere girmesinden dolayı meydana gelen basıncın peritoneum’u (döl yatağı yüzeyini kaplayan doku] etkilemesi derinlere giren penisin genellikle bir seri tepki yaratması yüzündedir. Bu bölgeyi erkeğin parmakları ile uyarmaya çalışması doğru değildir, çünkü eşini yaralayabilir.

Büyük Dudaklar (Lâbia Majora).

Erkeğin teslis torbalarını andırır ın cinsel duygularının uyanmasında önemli bir rol oynamaz ama penis üzerinde cı bir etkisi olabilir.

Testis Torbaları (Scrotum)

Cinsel uyarı ile doğrudan doğruya pek ilişkisi yoktur. Bazı erkekler, testis torbalarının avuç içinde tutulup parmaklar ile lmasından coşku duyarlar. Çoğu erkekler ise testis torbaları biraz fazla sıkıldığı zaman acı duyarlar. Bununla birlikte testis torbalarının bir avantajlı yanı vardır: cinsel birleşme sırasında ın gövdesine hafifçe değerler bu çoğu kez kadına zevk verir.

Apış Arası

Döl yolu ağzı (ya da penis kökü) ile anus (makat) arasında kalan bölge dokunmaya şı duyarlıdır. Bu bölgenin orta ü özellikle basınca karsı duyarlıdır.

Anus (Makat)

Bu bölgedeki cinsel duyular kişiye ruhsal etkilerin derecesine göre değişir. Makat ile cinsel organ aynı kaslar ile birbirlerine bağlı olduklarından, gerek erkekte gerekse kadında, cinsel organlar ldığı zaman makat küçülür makat ldığı zaman da, cinsel organlar kasılır.

Memeler

Kadınlarda memeler dokunmaya şı duyarlıdırlar Ritmik bir basınç uyarı hareketi cinsel duyguların çoğalmasını sağlayabilir. Özellikle meme uçları, klitoris kadar duyarlıdır. ın memeler yolu ile duyduğu uyarı aynı anda döl yatağına diğer cinsel organlara aktarılır. Bazı kadınlar, meme uçlarının öpülmesini ya da emilmesini cinsel organların lmasına tercih ederler. Bu arada, analık duygularının ın ruhsal yapısında tuttukları yeri de göz önünde bulundurmak gerekir. Bir takım kadınlar, sırf analık duygularının ağır basması yüzünden memelerinin