nedir

, sadece mutlu bir evliliğin değil n da koşullarından biri. Dile getirilmeyen sorunlar evliliği de sarsıyor…

Yatak odasında yaşanan çiftlerin birbirini incitmemek adına dile getirmediği sorunlar evliliği sarsacak kadar ciddi. Yaygın görülen sorunların çok kolay olmasına rağmen erkeklerin sadece yüzde 1″i çözüm arıyor


Cinsel öge
, sadece mutlu bir evliliğin değil n da koşullarından biri. Ancak ”de pek çok çift için bu alan sorunlu. İstanbul Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Doğan Şahin”e göre, birçok kişi şı tarafı hayal kırıklığına uğratan, cinsel haz doyum almasını engelleyen sorunlara sahip olmasına rağmen, bu sorunu gidermek için hiçbir şey yapmıyor.



Doğan, “Erken boşalma çok kolay, başarı oranı çok yüksek kısa sürede edilebilen bir sorun olmasına erkeklerin yaklaşık üçte birinde görülmesine şın, erkeklerin ancak yüzde 1″i, çoğunlukla da eşlerinin ısrarları sonucu tedaviye geliyor” diyerek soruna dikkat çekiyor.


Sizce evlilikte önemli olan ? İnsanlar evlenir?
İnsanlar esas olarak bir aile kurmak anne-babalarından gördükleri yaşam biçimini hayata geçirmek üzere evlenirler. ya da ilişkisi üç önemli ayak üzerine kuruludur:


• Sevgi, şefkat, bakılma


• Beğenilme, onaylanma, hayranlık


• Arzulanma.


Bu üç özellik birbiriyle etkileşim içindedir doyumlu evliliklerde uygun bir denge içerir. Bu üç unsurdan sadece biri ya da ikisi söz konusu ise çiftlerin bir arada olmalarını sağlayan bağ olabilir ama tam olarak doyum veren bir birliktelikten söz edemeyiz. İnsanlar yetişme dönemleri boyunca bir ilişkiyle ilgili iki hususta kanaat oluştururlar. Biri ilişkinin biçimi hakkında. Yani ilişkideki rol dağılımları, şı taraftan kendisine davranmasını istedikleri, ikincisi de yaşama tarzları hakkında.


Nerede oturacaklar, kimlerle arkadaşlık edecekler, bir sosyal konumları olacak gibi. Cinsel , bu konularla ilgili olmakla birlikte, kendi başına da çiftin ilişkisi mutluluğu üzerinde etkisi olan önemli bir öğedir.


Bunların yanında insanların son derece kişisel olan bir yanları da cinsel hayatlarıdır. Ne sıklıkta birlikte olmak isteyecekleri, sevişmek istedikleri, ne yapmak ya da yapmamak istedikleri kendilerine nelerin yapılıp yapılmamasını istedikleriyle ilgili olarak


”de evli çiftlerin cinselliği sizce?
Halkımızın cinsel açıkça yetersizdir. Erkekler cinsel bilgilerini daha çok akranlarından arkadaşlarından, kadınlar ise eşlerinden öğrenmektedir. Ailelerden çocuklukta aktarılan bilgiler cinselliğin günah ayıp olduğu yönündedir. Kadınlara aileleri tarafından aktarılan bilgiler, kızlık zarının kutsallığı korunmasının ehemmiyeti, cinsel ilişkinin acı verici olduğu evlenene kadar erkeklere dikkat edilmesi yönündedir. Cinsellikle ilgili bilgiler yetersiz yanlışlarla doludur.

Halk konusunda neye inanıyor peki?


• Cinsel ilişki birleşme demektir.


• başarı meselesidir.


• Erkekler her zaman cinsel ilişki isterler.


• Erkekler her an cinsel ilişki kurmaya hazırdır.


• Her her kadına zevk vereceğini bilmelidir.


• Cinsel ilişki sorumluluğunu üstlenmek yönetmek erkeğin görevidir.


• Sevişme doğal kendiliğinden olmalıdır. Sevişme hakkında konuşmak, düşünmek onu bozar.


• Bir çift için en önemli amaç aynı anda orgazm olmaktır.


• Çiftler şu düşüncelere de önemli ölçüde katılmaktadırlar:


• cinsel güce zarar verir.


• Erkekler yalnız cinsel birleşme orgazmla ilgilidir, duygusallık haz alma kadınlarda görülür.


• Cinsel birleşme için en doğal pozisyon erkeğin üstte olduğu pozisyondur.


Kadınlarda cinsel sorunlar fazla mı görülüyor?
Kadınların üçte birinde istek lma bozukluğu, en az üçte birinde orgazm olamama tahminen yüzde 10 kadarında bulunmaktadır. Erkeklerin ise en az üçte birinde erken boşalma, yaklaşık yüzde 3-10″unda sertleşme zorluğu vardır.


Cinsel sorunu olan çiftler tedaviye başvuruyor mu?
Sorunlar bu kadar yaygın olmasına şın arayışı son derece kısıtlı. Cinsel sorun nedeniyle başvuranların oranı yüzde 1-2 düzeyinde. İnsanların yetiştirilme koşulları deneyimsizlikleri nedeniyle çeşitli cinsel sorunları olabilir. Birbirlerini mutlu etmek için çaba sarf eden çiftler bu sorunlarını da çözmeye birbirlerini desteklemeye çalışırlar, gerekirse profesyonel bir almayı gurur meselesi yapmazlar.


kolay
Birçok kişi şı tarafı hayal kırıklığına uğratan, cinsel haz doyum almasını engelleyen sorunlara sahip olmasına rağmen, bu sorunu gidermek için hiçbir şey yapmamaktadır. Sözgelimi erken boşalma, çok kolay, başarı oranı çok yüksek kısa sürede edilebilen bir sorun olmasına erkeklerin yaklaşık üçte birinde görülmesine şın, erken boşalması olan erkeklerin ancak yüzde 1″i, o da çoğunlukla eşlerinin ısrarları neticesinde tedaviye gelmektedir. Bazı erkekler ise eşlerine yıllarca doyumdan yoksun bırakan bu sorunları olmasına şın, ancak dışı bir ilişkileri olduğunda tedaviye başvurmaktadır.
Bir çok lmakta orgazm olmakta sorun yaşamalarına rağmen, eşlerini incitmemek için bunu söylememekte, mutsuz doyumsuz bir cinsel yaşama katlanmaya çalışmaktadır. Oysa cinsel , sadece evliliğin değil n da önemli keyif doyum kaynaklarından biridir. Bazen çiftlerin birbirlerine kızgınlıkları memnuniyetsizlikleri doğrudan cinsel yaşamlarındaki tatminsizliklerden hayal kırıklıklarından kaynaklanır..

kaynak: bayanca.net

Cinselliği yaşamın doğal bir parçası olarak kabul etmeyen, aşırı titiz kokulardan kötü etkilenen kişiler için sevişmek tiksinti verici bir şey olabilir…

Cinsel tiksinti bozukluğu; cinselliği kötü, ayıp utanç verici olarak gören, cinselliği yaşamın doğal bir parçası olarak kabul etmeyen, aşırı titiz kokulardan kötü etkilenen kişilerde daha sık görülür..


Yaş faktörü
Kaybetmeye başladıkları gençliklerini kendilerinden küçük bir kadınla yeniden kazanmak ikinci baharlarını yaşamak isteyen yaşlı erkekler; genç kadınları iyi hissettirmeyi mutlu etmeyi çok iyi bilir. Ancak her şeye rağmen yaş beden farkı genç kızlarda tiksinme yaratabilir. Bu da cinsellikte anlaşmazlıklar çıkmasına tarafların mutsuz olmasına olabilir.


Kötü utanç verici görürler
sevgi, tiksinme sınırının genişlemesidir.


Bir eş ile cinsel ilişki kurmaktan aşırı tiksinti duyma bundan tümüyle kaçınma durumuna ise; “cinsel tiksinti bozukluğu” denir. Cinselliği kötü, ayıp utanç verici olarak gören, cinsel taciz, şiddet gibi olaylarla şı şıya kalmış, cinsel olmayan, cinselliği yaşamın doğal bir parçası olarak kabul edemeyen, aşırı titiz kokulardan olumsuz etkilenen kişilerde bu sorun sık görülür. Bu açıdan bakıldığında, sizin yaşadıklarınızı yaşlı partnerinizle baba özlemini tatmin edip etmediğinizi bir cinsel terapist nezaretinde yeniden gözden geçirmenizde fayda var.

kaynak: bayanca.net

CETAD, cinsel üreme sağlığı ile ilgili bir proje başlattı. Projenin ön araştırmasından çıkan sonuçlara göre kadınların yarısı cinsel bilgiyi eşlerinden ediniyor.
“Cinsel Üreme Sağlığı Alanında Ulusal Yerel Medya Yoluyla Savunuculuk” adı verilen proje 1 yıllık sürece yayılacak. Proje kapsamında 20 ilde 16 yaş üstü 1537 kişiyle yapılan kamuoyu araştırmasından çıkan sonuçlara göre, her üç kişiden biri yani toplumun yüzde 32’si cinsel sorun yaşıyor.
Halkın yüzde 63’ü bekareti ın namus simgesi olarak görürken, yüzde 60’ı namus adına işlenen cinayetleri onaylamıyor. Yüzde 53’ü bu konuda bilgisiz olduğunu söyleyen halkın, cinsellikle ilgili en önemli bilgi kaynağı çevre arkadaşlar.
Nedenler: Bilgisizlik, psikolojik sıkıntı stres
CETAD Yönetim Kurulu Üyesi Pskiyatrist Doç. Dr.


İncesu, cinsellikle ilgili bilgi, tutum davranışların incelendiği kamuoyu araştırmasına göre, evli kadınların yüzde 53’ünün ilk cinsel bilgi kaynağı olarak eşlerini gösterdiğini söyledi.
İncesu, “ halkının en önemli sorunu eğitimsizlik bilgisizlik. İnsanlara cinsel sorunların en nedenlerini sorduğumuzda birinci sırada, eğitimsizlik bilgisizlik, ikinci sırada psikolojik nedenler, üçüncü sırada stres, dördüncü sırada ise toplumun cinselliğe yaklaşımı, yani gelenek görenekler olarak ifade ediyorlar, bunlar çok önemli mesajlar.”dedi.
isteniyor
İncesu, halkın büyük ünün okullarda istediğini belirterek, medyada çıkan ilişkilerine yönelik haberlere büyük ilgi duyulduğunu söyledi. İncesu, araştırmanın dikkat çeken diğer sonuçlarını ise şöyle açıkladı.
Doç. Dr. İncesu,”Cinsel sorunların en önemli nedeni, bilgisizlik.” “Yetişkinlerin yüzde 29’u, ergenlerin ise yüzde 14’ü kişisel deneyimleriyle bilgi ediniyor. ‘ın bekareti ancak evlilikle bozulmalıdır’ diyenlerin oranı yüzde 65, tek eşlilikten yana olanların oranı ise yüzde 48. halkı bu konuda bilgilenme ihtiyacı duyuyor, en güvenilir bilgi kaynağı olarak doktorları görüyor.
Özellikle üniversite mezunu olanların doktorlara güvenme oranı yüzde 60’ın üzerinde. Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 66 gibi önemli bir ü, cinsel eğitimin okullarda çocuklara ayrı ayrı verilmesi gerektiğini düşünüyor.”
Sertleşme erken boşalma en önemli sorun
Projede yer alan Marmara Üniversitesi Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek de erkeklerinin en önemli sorunlarının sertleşme erken boşalma olduğunu söyledi. Şimşek, “Sertleşme özellikle gençlerde psikolojik nedenlere dayanıyor ancak orta yaşlarda organik faktörler de sertleşme kaybında önemli rol oynuyor” dedi.
Sigara sertleşmeyi direkt etkiliyor
Profesör Şimşek, sertleşme sorunun en önemli nedeni olarak da sigarayı gösterdi:
Prof. Dr. Ferruh Şimşek,” Cinsel sorunlar buzdağının görünen yüzü gibi.” “Sertleşme sorununa yüksek tansiyon, damar hastalıkları diyabet gibi sorunlar olabilir. Ancak buradaki en önemli etken sigara içiciliğidir. 40 yaşın üzerindeki erkeklerde yüzde 65 oranında hafif orta dereceli sertleşme kaybı görülüyor, bu konuda diğer ülkelerden birkaç puan daha önde bulunuyor.
Sigara içen erkekler, birinden vazgeçmeleri gerektiğini bilecekler. Yani ‘hiç bir problem olmadan ım etkin şekilde devam etsin hem de sigara keyfimi sürdüreyim’ dememeliler.”
Sorun gizleniyor, mutsuzluk artıyor
Şimşek, beraberliklerdeki sorunların önemli bir kısmının cinsel kaynaklı olduğunu ancak insanların bu konuda profesyonel almaktan kaçındığını ifade etti. Şimşek, “Cinsel sorunlar saklanıyor, bu da mutsuz insanların ailelerin artmasına oluyor. Biliyoruz ki çare bulmaya çalıştığımız oranı, gizli kalan grubunun çok küçük bir parçası.
Cinsel sorunlar, diğer organlarla ilgili ciddi bir durumdan da kaynaklanabilir. Bunun için cinsel sorunların gizlenmemesi lazım, bir insanın mide şikayeti bir sorunuysa bu da bir sorunudur, çünkü vücudun en önemli işlevlerinden biridir” dedi.

kaynak: bayanca.net

Yapılan araştırmalara göre kadınlar cinsel bilgilerinin yarısını eşlerinden öğreniyor. Ayrıca araştırmaya katılan kadınların yüzde 32’si ise cinsel sorun yaşıyor.


“Cinsel Üreme Sağlığı Alanında Ulusal Yerel Medya Yoluyla Savunuculuk” adı verilen proje 1 yıllık sürece yayılacak. Proje kapsamında 20 ilde 16 yaş üstü 1537 kişiyle yapılan kamuoyu araştırmasından çıkan sonuçlara göre, her üç kişiden biri yani toplumun yüzde 32’si cinsel sorun yaşıyor. Halkın yüzde 63’ü bekareti ın namus simgesi olarak görürken, yüzde 60’ı namus adına işlenen cinayetleri onaylamıyor. Yüzde 53’ü bu konuda bilgisiz olduğunu söyleyen halkın, cinsellikle ilgili en önemli bilgi kaynağı çevre arkadaşlar.


Bilgisizlik, problem stres


CETAD Yönetim Kurulu Üyesi Pskiyatrist Doç. Dr.


İncesu, cinsellikle ilgili bilgi, tutum davranışların incelendiği kamuoyu araştırmasına göre, evli kadınların yüzde 53’ünün ilk cinsel bilgi kaynağı olarak eşlerini gösterdiğini söyledi. İncesu, “ halkının en önemli sorunu eğitimsizlik bilgisizlik. İnsanlara cinsel sorunların en nedenlerini sorduğumuzda birinci sırada, eğitimsizlik bilgisizlik, ikinci sırada psikolojik nedenler, üçüncü sırada stres, dördüncü sırada ise toplumun cinselliğe yaklaşımı, yani gelenek görenekler olarak ifade ediyorlar, bunlar çok önemli mesajlar.”dedi.


isteniyor


İncesu, halkın büyük ünün okullarda istediğini belirterek, medyada çıkan ilişkilerine yönelik haberlere büyük ilgi duyulduğunu söyledi. İncesu, araştırmanın dikkat çeken diğer sonuçlarını ise şöyle açıkladı. “Yetişkinlerin yüzde 29’u, ergenlerin ise yüzde 14’ü kişisel deneyimleriyle bilgi ediniyor. ‘ın bekareti ancak evlilikle bozulmalıdır’ diyenlerin oranı yüzde 65, tek eşlilikten yana olanların oranı ise yüzde 48.


halkı bu konuda bilgilenme ihtiyacı duyuyor, en güvenilir bilgi kaynağı olarak doktorları görüyor. Özellikle üniversite mezunu olanların doktorlara güvenme oranı yüzde 60’ın üzerinde. Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 66 gibi önemli bir ü, cinsel eğitimin okullarda çocuklara ayrı ayrı verilmesi gerektiğini düşünüyor.”


Sertleşme erken boşalma


Projede yer alan Marmara Üniversitesi Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek de erkeklerinin en önemli sorunlarının sertleşme erken boşalma olduğunu söyledi. Şimşek, “Sertleşme özellikle gençlerde psikolojik nedenlere dayanıyor ancak orta yaşlarda organik faktörler de sertleşme kaybında önemli rol oynuyor” dedi.


Sigara sertleşmeyi etkiliyor


Profesör Şimşek, sertleşme sorunun en önemli nedeni olarak da sigarayı gösterdi:
“Sertleşme sorununa yüksek tansiyon, damar hastalıkları diyabet gibi sorunlar olabilir. Ancak buradaki en önemli etken sigara içiciliğidir. 40 yaşın üzerindeki erkeklerde yüzde 65 oranında hafif orta dereceli sertleşme kaybı görülüyor, bu konuda diğer ülkelerden birkaç puan daha önde bulunuyor. Sigara içen erkekler, birinden vazgeçmeleri gerektiğini bilecekler. Yani ‘hiç bir problem olmadan ım etkin şekilde devam etsin hem de sigara keyfimi sürdüreyim’ dememeliler.”


Sorun gizleniyor, mutsuzluk artıyor


Şimşek, beraberliklerdeki sorunların önemli bir kısmının cinsel kaynaklı olduğunu ancak insanların bu konuda profesyonel almaktan kaçındığını ifade etti. Şimşek, “Cinsel sorunlar saklanıyor, bu da mutsuz insanların ailelerin artmasına oluyor. Biliyoruz ki çare bulmaya çalıştığımız oranı, gizli kalan grubunun çok küçük bir parçası. Cinsel sorunlar, diğer organlarla ilgili ciddi bir durumdan da kaynaklanabilir. Bunun için cinsel sorunların gizlenmemesi lazım, bir insanın mide şikayeti bir sorunuysa bu da bir sorunudur, çünkü vücudun en önemli işlevlerinden biridir” dedi.

kaynak: bayanca.net

Eşlerin birbirini aldatmalarının altında, bir takım sosyal psikolojik faktörlerin aranması gerekiyor.


Psikolog Yalçın Kireççi, aldatmanın temelinde bir takım psikolojik sosyolojik faktörlerin yattığını belirterek, insanların eşlerini aldatmasını kesin bir nedene bağlamanın mümkün olmadığını söyledi.


Kişilerin, bu olayı istedikleri için gerçekleştirdiklerini anlatan Kireççi, cinselliğin insanların doğasında bulunan bir olgu olduğunu belirterek, “Tüm dünyada, erkekler evlenene kadar cinsel hayatlarını istedikleri gibi özgürce sürdürüyor. Evlenince de gençliklerinden gelen bu alışkanlıklarını devam ettirebiliyorlar. Aldatan kişi, bunu eşi olmadığı ya da onu sevmediği için yapmıyor. Bunu bir anlık zevk, fırsat veya heyecan için yapıyor” dedi.


ihtiyaçtır, ancak olmazsa olmaz bir ihtiyaç değildir” diyen Kireççi, şunları söyledi:


“Toplumumuzda cinsel eğitimin yetersiz olması, bir takım takıntıları da beraberinde getiriyor.


Çoğu , erkekliğin ölçüsünü daha çok kadınla beraber olmak olarak lıyor. Erkekliğin ölçüsü kişinin kendi öz benliğiyle ilgilidir. Aldatmanın temelinde bir takım psikolojik sosyal faktörleri aramak lazım. Aldatma olayı kişinin öz benliğiyle, kimliğiyle kişiliğiyle ilgilidir. Eşini aldatan kişilere baktığımızda, o kişinin yaşamında bir takım sorunlar olduğunu görüyoruz. Örneğin bir işe kendinizi çok verirseniz, hedefiniz varsa çoğunlukla akla gelmez. boş kalındığında akla gelen bir şeydir.”


İnsan ancak kendini aldatır


Kireççi, hayatlarını istedikleri gibi özgürce yaşayamayan kişilerin bu tip olayları daha çok yaptığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:


“Hiçbir şekilde ın erkeği ya da erkeğin ı aldatması gibi bir şey söz konusu değil. Kimse kimseyi aldatamaz, insan ancak kendini aldatır. Bu açıdan, aldatılan tarafların hiçbir zaman aldatıldıklarını düşünmemeleri gerek. Çünkü, aldatan kişi kendini aldatır güven kaybeder. Kaybeden her zaman aldatan taraftır.


Taraflar özgüvenlerini kaybetmemeliler. Eğer evliliklerini devam ettireceklerse, bu olayı olabildiğ telafi edecek bir çözüm aramalı bu olayı tekrar tekrar gündeme getirmekten kaçınmalılar.”

kaynak: bayanca.net


Kimimiz cinsel soğukluktan yakınıyor, kimimiz vajinusmustan… Ayrıca, bir de orgazm sorunumuz var ki, çoğumuz ne yapacağını şaşırıyor bu konuda. Belki de bir terapiye ihtiyacımız vardır.

Cinsel ilişkide zirveye ulaşmanın keyfine varabiliyorsanız, ne mutlu size! Çünkü araştırmalar, ülkemizde kadınların yüzde 38″inin orgazm güçlüğü çektiğini ortaya koyuyor. Erkeklerin de cinsel yaşamları pek parlak değil, doğrusu. Her ne kadar geç boşaldıkları konusunda her zaman övünseler de, araştırmalara göre, ülkemizde erkeklerin yüzde 42″si erken boşalma sorunundan yakınıyor. Erkeklerin en büyük kabusu olan ereksiyon sorunu performans anksiyetesini de unutmamakta yarar var.

Aslında günümüzde bu şikayetlerimize şı güçlü bir silahımız var: Cinsel Klinikleri! Sayıları gün geçtikçe artan bu merkezlerde üroloji, jinekoloji psikiyatri uzmanlarından oluşan ekipler, her türlü cinsel sorunlarımızdan kurtulmamıza yardımcı oluyorlar.


Bu tür merkezlerde, özellikle fiziksel nedenlerin bulunmadığı vajinusmus, erken boşalma, sertleşme bozukluğu gibi cinsel işlev bozukluklarının iyileştirilmesinde son derece lı sonuçlar elde ediliyor. Önemli olan, zaman kaybetmeden için doğru merkeze başvurmamız bize verilen ev ödevlerini aksatmadan yerine getirmemiz!

Öykünüz dinleniyor

öykünüz, terapide izlenecek olan yolun belirlenmesinde son derece önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle terapistiniz, öncelikle cinsel nız hakkında detaylı bilgi edinmek için size çeşitli sorular yöneltiyor. Cinsel kimden aldınız, ilk deneyiminizi yaşadınız, çocukluk ergenlik döneminde cinselliği ladınız, tacize uğradınız mı? Görüşme sırasında bu bunun gibi pek çok sorunun yanıtı alındıktan sonra, cinsel yakınmalarınız hakkında yine detaylı bilgiler ediniliyor. “Sıkıntılarınız ne zaman başladı, gelişti, partnerden partnere farklılık gösteriyor mu, herhangi bir fiziksel veya ruhsal hastalığınız var mı?” gibi sorular yöneltilerek cinsel sorununuz net bir şekilde ortaya konuyor.

testi de gerekli

Terapistinizle yaptığınız görüşmenin ardından, fiziksel bir hastalığınızın olup olmadığının tespit edilebilmesi için, sizden bazı testleri yaptırmanız da istenebiliyor. Çünkü, hormonların az veya çok salgılanması, diyabet, -damar hastalıkları ile kist oluşumu gibi çeşitli hastalıklar, ı sabote edebiliyor. Dolayısıyla, fiziksel bir hastalığınız varsa, öncelikle bu sorununuzun ortadan kaldırılması için ilaç veya cerrahi tedaviden yararlanılabiliyor. Diyabet veya ruhsal sorunların tedavisinde kullanılan bazı antidepresanlar da, yan etki olarak cinsel isteksizlik veya vajinada kuruluk gibi çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Eğer, bu tarz bir rahatsızlığınız varsa, doktorunuz gerekli gördüğü takdirde, size başka bir ilaç da önerebiliyor. Yaşam öykünüzün detaylı bir şekilde ele alınması, kişilik testleri fiziksel muayenenin ardından, sıra cinsel terapiye geliyor.

Bireysel değil, eşli çözüm

Uzmanlar, cinsel terapiye mutlaka eşlerin de katılması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Çünkü, terapide sadece sorunu olan kişinin değil, aynı zamanda eşinin de cinsel yaşamla ilgili bilgisine başvuruluyor.

İlişkiden kaynaklanan bir takım sorunlar var mı? Eşinin cinsel ilişkiye ya da soruna yaklaşımı ? Kendisinin bir cinsel sorunu var mı? Tüm bu soruların yanıtları da, cinsel terapide mutlaka öğrenilmesi gereken bilgileri oluşturuyor. Çünkü sorun çözümlenmediğinde zamanla partnerin de cinsel sorun yaşamasına yol açabiliyor. Terapinin çiftlere uygulanmasının bir başka nedeni de, eşlerin, verilen ev ödevlerinin yerine getirilmesini check etmelerini sağlamaları. Ayrıca, çoğu ev ödevleri birlikte yapıldığı için eşlerin de terapiye katılması şart görülüyor. Uzmanlar terapide eşlerle tek tek de görüşüyorlar.

* Kişinin hem tek başına, hem de eşiyle birlikte uygulaması gereken ev ödevleri mevcut. Bu ödevler, masaj, cinsel birleşme teknikleri, lma noktalarının keşfedilmesi gibi çeşitli uygulamaları içeriyor.

* Ödevlerde eşlerin katılımı çok önemli. Çünkü, bireysel ev ödevinde, eşinin ödevini yapıp yapmadığını kontrol etmek zorunluluğu var.

* Erkekte erken boşalma sorunu varsa, yapması gerektiği söyleniyor. yaparak boşalma anını geciktirmeyi öğreniyor. Boşalma süreçlerini tek tek yazarak cinsel terapi sırasında psikiyatristine aktarıyor.

* gibi sorunlarda, kadından öncelikle vücudunu ması isteniliyor. Örneğin, kadına ayna şısında vajinasını incelemesi gerektiği aktarılıyor. Ayrıca, ın yine ayna şısında bir takım egzersizler uygulayarak,vajinasının gevşeyip yeniden eski haline döndüğünü kendi gözleriyle görmesi sağlanıyor.

* Bazı sorunlarda çiftlere cinsel birleşme yasağı konuluyor. Ama bu noktada ne yapılması gerektiği de aktarılıyor. Örneğin, eşlerin tıpkı flört dönemindeki gibi birbirlerini uyarmaları gerektiği belirtiliyor. Böylelikle eşler, bir süre sonra uyarı noktalarını keşfetmeye başlıyor. Bu şekilde kendinden gelişen cinsel ların artırılmasına çalışılıyor.

* Orgazm güçlüğü gibi sorunlarda çeşitli cinsel birleşme teknikleri aktarılıyor. Bu sayede çiftlerin orgazmı keşfetmeleri sağlanıyor. güçlük çekmeleri. İşte, bu noktada psikiyatristler aracı konumuna geçerek çiftlere yardımcı oluyor.

kaynak: bayanca.net

Sayıları gün geçtikçe azalsa da kadınların büyük bir ü hala “Evlenmeden olmaz” diyor. Bu kadınları uzun vadede sorunlarla dolu bir bekliyor.

Tabular nedeniyle evlenmeden önce cinselliği yaşayamayanları daha sonra sorunlarla dolu bir bekliyor. Evlendiği halde cinsel birleşmeyi yapamamış bakirelerin sayısı azımsanamayacak oranda.

Bu konuda araştırmaları bulunan İstanbul Üniversitesi Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Arşaluys Kayır sıkça sorulan sorulara bakın yanıt veriyor…

sık mı görülür?

Cinsel merkezlerine başvuran hastaların yarısından çoğunda görülür, geriye kalan sorunlar cinsel isteksizlik orgazm sorunudur. 1985 sonrası kliniğimizde binlerce gördüm. hastalarım sadece cinsel birleşmeden kaçınıyorlar. Çoğu evlenmiş, ama hâlâ cinsel birleşmeyi yapamayan bakireler. 20-35 yaşlarındalar.


Cinsel hayatları yolunda, orgazm sorunları yok, ama cinsel birleşmeyi yapamıyorlar. ”de muhtemelen her üç kadından ikisi ilk cinsel birleşmede zorluk yaşamıştır. Namus anlayışından dolayı biz kendimizi kolay kolay açmayız. , ertelenebilir bir şey. bir süre sonra “Bu işi” diyebiliyor.

Peki annenin mutlu olduğu anlaşılır?

Hastalarıma, “Anne babanızın bir ı vardı?” diye sorduğumda bir kısmı “Düşünmedim bile” der. Bir kısmı “İyi olduğunu sanmam, çok ederlerdi.” der. Bizde yatak odalarının kapıları kilitlenmez. Ben kilitlenmesinden yanayım. Çocuk içeride mahrem bir şey olduğunu bilmeli. Eğitimli insanlara kapınızı kapatmıyorsunuz diye sorduğumda “Anlaşılır” diyorlar.

olmalı?

Genç kızlar genç erkekler istenmeyen gebelik, AIDS”ten korunma konusunda bilgilendirilmeli. Eğer bunu yapamıyorsak aklıbaşında birkaç kitabı ortada bırakalım. Bizde flörtün gizli saklı olması o kadar başa dert bir şey ki… Oysa flörtten başka hiçbir şey pratik şansı vermiyor. Entelektüel kesimde ailelerin ileri görüşlülük adına yaptıkları yanlışlar var. Her şeyi bana söyle, ben bileyim demek iyi bir şey değil. “Sana güveniyorum.” lafı, “Sana bekçilik etmeyeceğim, ama namusunu koru, kendini frenle.” demek. Genç tam haz anında bu lafı hatırlıyor. Zannedildiği gibi soğuk yok, soğuk duran var.

Flört döneminin daha sonraki yıllarda cinsel yaşama etkisi oluyor?

Flört, söz, nişan sırasında hayat çok ! Cinsel hazda kadınla arasında fark yok. Ancak cinsel birleşme barikatını aşmak zaman alıyor. Bir hastam “ herkes yapabiliyor da ben yapamıyorum?” diye sordu. Ben de herkesi nerden bildiğini sordum. “Çocukları var,” dedi. Mesela, yapıyor musun, diye sorunca, hemen “Hayır” der. Oysa üçüncü görüşmede “Yapıyorum” der.

Bunun nedeni utanç ya da suçluluk duygusu mu?


konusunda da - farkı var. Erkeklerin organlarında belli bir yaşta uyanma olduğu için gece boşalmaları olur, bu fizyolojiktir.

Başta baba olmak üzere herkes gururlanır. Oysa için, için bu doğal sayılmaz. Diyelim ki erkeklerin yüzde 99″u yapar, kadınların ise yüzde 66″sı, ama kadınlar dile getirmez.

Kadınlar yeni uyanıyorlar

1985″te durum henüz böyle değildi. Artık, “Eşim az sevişiyor, eşcinsel olabilir mi?” diye soranlar var örneğin. Kadınlar eskisi kadar cinsel isteklerini bastırmıyor.

Evlendikten sonra yavaşlıyor mu?

Evlendikten sonra cinsel yaşamları zayıflayanlara daha önce olduğunu sorduğumda, “Çok güzeldi.” diyorlar. O zaman “Evlenmeden önce ne yapıyorsanız gidin onları yeniden yapın.” diyorum. Bizim için, kişinin hoşuna giden başkasına zarar vermeyen, yanındakinden de tepki almadığı her şey normaldir. Birçok oral sekse yavaş yavaş yaklaşmıştır. Çünkü kadınların çoğu meniden tiksiniyor. Biz oral seksten tiksinenlere bunun kirli-pis bir şey olmadığını anlatıyoruz, bir süre sonra zevk alıyorlar. Onlara tatlı tatlı sevişmeyi öğretiyoruz. Kadınlar seksi ayıklaya ayıklaya yaşıyorlar, çünkü öyle yetiştiriliyorlar. Biz doktorlar ise şöyle diyoruz: Gönlün ne zaman istiyorsa yap, saate de bakma, kapını kilitle. Aman çocuk duymasın, ama biraz da fark etsin. Her zaman yanaktan değil, dudaktan da öpüşün. Çocuk o zaman ne bu evde var diye düşünüyor. hoş bir şey çünkü. Sevişmenin iyileştirici bir yanı var, sevildiğini hissettiriyor.

Kadınlığını, erkekliğini yaşatıyor. Sonuçta arzu edilmek her insanı mutlu eder.

Cinsel mitler sorun mu?

İnsanların kafasında kalıplaşmış inançlar var. aktiftir, cinsel ilişkiye her zaman, kiminle olursa olsun hazırdır gibi. Bir diğer hatalı yargı ise, cinsellikte aktif ın kötü olarak lanması. Cinsellikle ilgili baskılar var oldukça, erkeklerin çoğu evliliğe kadar cinsel yaşantılarını mastürbasyonla sürdürdükçe, denetimsiz boşalma da Doğu ülkelerinde daha sık görülüyor. İstatistiklere göre çoğu erkekte mastürbasyonda erken boşalma sorunu yok, partner olduğunda sorun başlıyor.

Bu sorunlarda çiftin dışındaki ilişkisinin etkisi var mı?

Kişinin partneriyle genel anlamda ilişkisi, örneğin öfkeler, kızgınlıklar ını da doğrudan etkiler.

Tedavide izlenen yöntemler neler?

Günümüzde psikanalitik psikoterapinin bakış açısını kullanmak zorunlu hale geldi. Önce kaygının sebeplerini derinlemesine araştırıyoruz. Cinsel terapiler kısa süreli tedaviler. Çiftlerin genelde acilen çözüme ihtiyaçları var, bize başvurduklarında zaten belli bir süre geçmiş oluyor.

Sorunlar hangi sürede çözülüyor?

Standart bir süre yok, ama ortalama haftada bir kez yapılan altı ile seans arasında olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir buçuk ile üç ay arası. Erkekler cinsellikle ilgili herhangi bir sorunu yaşamaya daha duyarlı. Cinsel sorunlar doğrudan cinsel kimlik, yani olmakla ilgili rolü sorgulatıyor onlara. Bu yüzden daha travmatik yaşıyorlar.

kaynak: bayanca.net


, mızı renklendirmekle kalmıyor, bizi heyecan fırtınasında oradan orada savuruyor. Ama madalyonun bir de öbür yüzü var; her yaş döneminin getirdiği, kendine özgü sorunlar… Peki, kadınların 20″li, 30″lu 40″lı yaşlarında cinsel sorunlarına çözüm bulmaları gerekiyor?
Yaşamı devamlı kılan müthiş bir zevktir, … Yan etkisi olmayan bir hapı, içimizden doğan müthiş bir kaynak. Her insanın yaşaması gereken fizyolojik psikolojik bir ihtiyaç! Üstelik sanılanın aksine, ilerleyen yaşla birlikte bu zevk azalmıyor; her dönem ayrı bir güzellikte yaşanıyor. Genç , 20″li yaşlarda cinselliği keşfetmeye çalışırken, 30″lu yaşlarda vücudundaki erojen bölgeleri manın partnerini baştan çıkaracağını bilmenin keyfini çııyor. 40″lı yaşlarda da bu zevk devam ediyor.


Sağlıklı bir , 20 - 40 yaşları arasında haftada ortalama 1 - 4 kez cinsel ilişkiye giriyor. Bu oran, kadından kadına değişebiliyor. Hatta aynı kadında farklı zamanlarda, başta stres olmak üzere, çeşitli faktörlerden dolayı, ilişki sıklığı geçici olarak artabiliyor veya azalabiliyor. Yine kişilik yapısı olarak bazı kadınlar cinselliğe “düşkün” olurlarken, bazılarına göre cinselliğin önceliği alt sıralarda yer alabiliyor. Burada önemli olan, ın cinselliğe olan arzusundan memnun olup olmadığı tabii ki. Ancak her dönem kendine özgü sorunları da beraberinde getiriyor!

20″Lİ YAŞLAR

KADIN ORGAZM ARAYIŞINDA
Korkular, belirsizlikler, utançlar, şüpheler hayalkırıklıkları… Özellikle ilk tecrübe, genç kızların büyük bir çoğunluğu için tam bir hayalkırıklığıyla sonuçlanıyor. Çünkü genç kızlar ilk cinsel ilişkilerini genellikle kendi vücutları hakkında pek fikir sahibi olmadan yaşıyor. konusundaki problemlerin bir çoğu, erkeğin hem kendi hem de şı cinsin vücudunu yeterince mamasından kaynaklanıyor. Hiç şüphesiz ki bu durum, cinsel ilişkiyi olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca genital organlarının lması, penisin lmasından çok daha karmaşık. Dolayısıyla cinsel ilişkiden zevk alabilmek için hem hem de erkeğin belli bir tecrübe edinmeleri gerekiyor. Diğer nokta ise “orgazm”. Ancak tam bir birleşme sırasında ulaşılan vajinal orgazmı yaşamak, hangi yaşta olursa olsun zor. Bunun nedeni ise çok basit; vajinal mukoza çok duyarlı bir bölge olmadığı için ön sevişme çok kısa tutulur ya da aceleye getirilirse, ın doyuma ulaşması zorlaşıyor. Bu durumda kendinizi sağlıksız, yetersiz ya da şanssız hissetmeyin. Orgazmı fazla büyütmemeniz daha gerçekçi bir tutum. Aksi takdirde beyin sadece orgazma ulaşmaya konsantre oluyor cinsel yaşamda gerginlik ya da tatminsizlikler yaşanıyor.

NE YAPMALI?
* Tecrübesizliğinizden kurtulmak için vücudunuz üzerinde keşfe çıkın nelerden hoşlandığınızı, hangi bölgelerinizin daha hassas olduğunu belirleyin. Vücudunuzu dıkça, aslında son derece normal bir yapıya sahip olduğunuzu farkedecek, cinsel ilişkiden çok daha fazla zevk alacaksınız.
*Yatak odasındaki buluşma, , endişe güvensizlik kaynağı olmaya devam ediyorsa, partnerinize hissettiğiniz tedirginlik sıkıntıyı açıklayın. Utancınızı korkunuzu itiraf ederek içten davranabilir mutlu bir ilişki için çok daha elverişli bir ortam sağlayabilirsiniz.
*Cinsel eğitimle ilgili kitaplar okuyun. Hem kendi hem de partnerinizin bedeni hakkında fikir edindikçe cinselliğe olan yaklaşımınız da değişecek.


30″LU YAŞLAR


ALTIN ÇAÐ BAŞLIYOR
30″lu yaşlar, kadınlık hormonu östrojenin en sağlıklı çalıştığı dönemi ifade ediyor. Bu yaşlarda vücudundaki erojen bölgeleri manın partnerini baştan çıkarabileceğini keşfetmenin keyfini özgürce yaşıyor. Cinsel birleşme sırasında orgazma ulaşamadığında kendini suçlu ya da yetersiz hissetmiyor. ındaki yasakları kaldırıyor; okşamalar, öpmeler, masajlar oral ilişkiyle erotizmi hiçbir sıkıntı duymadan yaşayabiliyor. Ayrıca partnerine isteklerini sıkıntılarını söylemekten de çekinmiyor. Bu durumda cinsel tatmin her iki taraf için de büyük bir zevke dönüşüyor. Ancak 30″lu yaşların sonlarına doğru seks hormonlarının düzensizleşmesi nedeniyle dönemi öncesi sıkıntıları yoğunlaşıyor; baş ağrıları, sinirlilik, huzursuzluk tahammülsüzlük gitgide artan dozlarda görülmeye başlıyor. Ayrıca bu yaşlarda her şeyden önce ın anne olmasıyla birlikte cinselliği ikinci plana atma, reddetme tehlikesi de yaşanabiliyor. Peki ya hamilelik boyunca seks mı? Elbette, ama dikkatli olmak koşuluyla… Oysa çiftler, genellikle bazı psikolojik nedenlerden bebeğin sağlığına zarar verebilir gibi yanlış bilgilerden dolayı cinsel ilişkide bulunmamayı tercih ediyor. Ayrıca ın karnı burnundayken bir pozisyon uygulanması gerektiği konusunda da bilgisiz olabiliyorlar. Oysa hamilelikte cinsel ilişki, her iki taraf için de çok faydalı. Özellikle hala arzu edildiğini hissetmek ı psikolojik olarak rahatlatıyor sıkıntıdan, stresten arındırıyor.



NE YAPMALI?
* Ev, iş aile üçgeni arasında yaşanan yoğun nedeniyle cinsel soğukluk oluşmaya başlamışsa, bir uzman ı almayı ihmal etmeyin.
* Sık sık partner değiştiriyorsanız, herhangi bir riskine şı, her 6 ayda bir doktor kontrolünden geçin.
* Cinsel soğukluk oluşmaması için, vajinal enfeksiyonlar ya da gibi sinyalleri dikkate alın bir uzmana başvurun.
* Hamilelik döneminde mutlaka cinsel birleşmeye girmek gerekmiyor. Duyarlı bögeleri uyarmak ön sevişmeyi uzatmak gibi alternatifler de seks na katıyor.
* Annelik, cinsel nıza son vermek anlamına gelmemeli. Eğer çocuğunuzu tek başınıza bakmakta zorlanıyorsanız bir bakıcı tutabilirsiniz. Bazen de iş çıkışında çocuğunuzu annenize bırakarak romantizmi yeniden keşfedebilirsiniz.

40″LI YAŞLAR

ZEVK DEVAM EDİYOR
Uzun yıllar birlikte yaşamanın sonucu partnere duyulan güven, hamilelik riskinin giderek azalması çocukların büyümesiyle birlikte ev işleri yükünün hafiflemesi, ı pozitif yönde etkiliyor. Ağır yüklerden kurtulan bu dönemde çok daha rahat keyifli bir yaşayabiliyor. 40″lı yaşların sonlarına doğru ise premenopoz adı verilen, menopoz öncesi bir dönem başlıyor. Bu dönemde, yumurtalıkların daha az östrojen üretmeye başlaması sonucu, cinsel isteksizlik, çabuk sinirlenme, adetin süresinin kanamasının azalması gibi sorunlar da gelişiyor. Ayrıca vajinal kayganlık azalıyor; birleşme ağrılı acılı bir hal alabiliyor. Diğer bir tehlike ise sıradanlığın cinsel yaşantıya hükmetmeye başlamasıyla yaşanıyor. Rutinlik duygusunun sizi ele geçirmesine izin vermeyin! Ancak üzülmenize de hiç gerek yok, menopoza girmenize yaklaşık on yıl var! Uzmanlara göre, bu tür can sıkıcı değişimler yaşanması son derece doğal. Bu durumda yapmanız gereken tek şey, bir yağlandırıcı krem kullanmak ön sevişme için daha fazla zaman ayırmak. Diğer şikayetlerinizden kurtulmak için de bir uzman ı almanızda yarar var. Unutmayın, cinsel isteği canlı tutmak, 50″li yaşların korkulu rüyası olan menopozun getireceği olumsuzluklara şı da etkili bir çözüm.

NE YAPMALI?
* Sinirlilik, cinsel isteksizlik, süresinin kanamasının azalması gibi sorunlar yaşıyorsanız, hastalıkları doğum uzmanından alın.
* Kaslarınızın gençlik yıllarındaki gibi sıkı olması için Kegel egzersizini uygulayın. Bunun için; idrarınızı tutar gibi 2 saniye boyunca kendinizi kasın sonra gevşeyin. Bu hareketi her gün 10 kez, en az 6 hafta boyunca tekrar edin.
* Rutin bir cinsel yaşamdan kurtulmak için yataktan çıkıp farklı yerlerde seks yapmak bile yeterli gelebiliyor! Bu kez bir değişiklik yapın cumartesi gecesi yerine pazar sabahı sevişin.

kaynak: bayanca.net