nedir

012dy1.jpg

piyasasının sonu yok gibi görünüyor. Benim aklımı ıştıran asıl soru ise bir süre sonra telefonlara koyacak numara bulamayacaklar. O zaman ne olacak? modeli N800’ün konsepti gibi görünüyor. Tabi bir kaç farkla. Öncelikle ’un Q klavyesi var ı dokunmatik. Ayrıca 8 megapixel’lik kamerası 16 GB’lık dahili hafızası 9 yönlü kontrol çubuğu ile göz kamaştırmakta. 3.2”’lik ı ise görülmeye değer. Bunun yanında GPS, , DIVX, MPEG, AVI gibi formatları sorunsuz çalıştırmakta, WLAN WIFI çıkışlarına da sahip. Aslına bakarsanız telefondan çok bir cep ı yönünde ilerlemiş. Piyasaya çıktığında çok ciddi alıcıları olacağı kesin olan ürünün şimdiden bütün dünyada merakla beklendiğini de hatırlatalım.

Lisans adaylarına yönelik Kamu Personeli Seçme Sınavı saat 9.30′da başladı.

28.06. 10:02

KPSS, ÖSYM tarafından 81 il merkezi Lefkoşa’da yapılıyor. Sınav, bugün yarın sabah öğleden sonra olmak üzere dört oturumda gerçekleştiriliyor.

Sınavın bu sabahki oturumuna 551 bin, öğleden sonra oturumuna ise 253 bin, yarın sabah oturumuna 118 bin, öğleden sonra oturumuna da 70 bin aday katılacak.

Sınavın sabah oturumları saat 9.30′da, öğleden sonra oturumları ise 14.30′da başlıyor.

Adayların sınava gelirken yanlarında, ÖSS’deki gibi sınava giriş kimlik belgeleri, nüfus cüzdanları, bir fotoğrafları ile yumuşak uçlu kalem silgi bulundurmaları gerekiyor. yanında olan adaylar sınav binalarına kesinlikle alınmıyor.

Sınavın bu sabahki oturumunda genel yetenek, genel kültür yabancı dil, öğleden sonraki oturumunda eğitim bilimleri; yarın sabah oturumunda hukuk, iktisat, işletme, maliye, muhasebe; öğleden sonraki oturumunda çalışma ekonomisi endüstrisi ilişkileri, ekonometri, istatistik, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler testleri uygulanacak.

Bu sabah yapılacak oturumda genel yetenek genel kültür testlerinin yanıtlanacağı birinci 2 saat, yabancı dil testinin yanıtlanacağı ikinci ün süresi 1 saat; öğleden sonra oturum ise 2,5 saat sürecek. Yarın sabah öğleden sonraki oturumların süresi ise 3,5 saat olacak.

Sınavda, genel yetenek genel kültür testlerinin uygulanacağı bugünkü sabah oturumuna tüm adaylar katılıyor. Sınavın diğer oturumlarına, adaylar girmek istedikleri kadroların gerektirdiği koşullara göre katılıyorlar.

Öğretmen adaylarının, sınavın bu sabah öğleden sonraki oturumuna girmeleri gerekiyor.

AA

F 838
Boyutlar    108.4 * 59 * 21 mm
Ağırlık    140 gr.
Standart Güç    3.7V
Pil    1800mAh
Bekleme Süresi    50 - 150 Saat
Konuşma Süresi    3 - 5 saat
Frekans    GSM900 / DCS1800 Mhz
GPRS    Var
WAP    Var
Dil    Multi-Language
LCD    260K col / 3.0 inch / QVGA / dokunmatik
Dual CPU    Var
Çift Sim Kart    Var
Dual standby    Var
Dual Bluetooth    Var
Analog TV    Var
Hoparlör    Çift hoparlör / Stereo / Bass
Kamera    2.0 Megapixel / Çift Kamera / Network
Giriş Modu    Elyazısı PDA Board
Multimedia Mesaj    Var
Zil Sesleri    64 Kanal /
Kaydı    Var
FM Radio    Var
Bağlantısı    USB
Hafıza    197K
Hafıza Kartı    Var, dahili 256M T- Hafıza Kartı
/MP4    Var
E-posta    Var
/ Alarm    Var
Not / Görüntüsü Yakalama    Var

Genel networkGSM 900 / GSM 1800duyurulma2000 çıkış
tarihiSatılıyorÖlçülerboyutları 105 x 42 x 17.5 mm ağrılık83 g (Slim Batarya)EkranTipMonokrom görüntüÖlçüler124 x 64 piksel, 4 satır - Aqua Yeşil back-lighting
- Sabit ikonlar
- Dinamik font Ölçüler
- SoftkeyZil TipiTipMonofonikUyarlamaBesteleyiciTitreşim EvetHafızaTelefon defteri100Arama kaydı10 aranan, 10 alınan çağrı, 10 sız aramaKart slotuHayır - 5 Mesaj şablonları
- 20 Sesli arama numara
- 140 sec Sesli notlarData(Veri)GPRSHayırHSCSDHayırEDGEHayır3GHayı rWLANHayırBluetoothHayırKızılötesi portuHayırUSB ÖzelliklerMesajlaşmaSMSTarayıcıWAP 1.1saatEvetAlarmEvetOyunlar11Renk3KameraHayır - Sesli arama
- Sesli notlar
- Planlayıcı ( çizelgesi (Schedule)r)
-
- Hızlı arama
- Built-in Tip ear microphone
- Menu kısayolları
- Dünya saatBatarya Standart BataryaBekleme süresi3.5 saatKonuşma süresi90 saat Slim BataryaBekleme süresi2.5 saatKonuşma süresi55 saat

N95

 Nokia N95

Genel Network HSDPA / GSM 850 / 900 / 1800 / 1900
Duyurulma 2006, Eylül
Çikis Tarihi Yakında çıkıyor
Ölçüler Boyutlari 99 x 53 x 21 mm, 90 cc
Agirlik 120 g
Tip TFT, 16M
Ölçüler 240 x 320 piksel, 2.6 inches
 
Zil Tipi Tip  
 
Uyarlama Yüklenebilir
Titreşim Evet
 
Hafıza defterı Evet
Arama kaydı Evet
Kart slotu microSD (en fazla 2GB), hot swap, 128 MB kart dahil
Data(Veri) GPRS Sınıf 10 (4+1/3+2 yuva), 32 - 48 kbps
HSCSD Hayır
EDGE Sınıf 32, 296 kbps; DTM Sınıf 11, 236.8 kbps
3G HSDPA
WLAN Wi-Fi 802.11 b/g, UPnP techHayırlogy
Bluetooth Evet, v2.0, A2DP
ılötesi portu Evet
USB Evet, v2.0, Pop-Port
Özellikler Mesajlasma , MMS, Email, Anında Mesajlaşma
Tarayıcı WAP 2.0/xHTML,
Saat  
Alarm  
Oyunlar yüklenebilir
Gümüş
Diller  
Kamera 5 MP, 2592 x 1944 piksel, Carl Zeiss lens, fokus, (VGA 30fps), ; İkinci CIF gorüntülü çağrı kamerası
Batarya Standart Batarya, Li-Ion 950 mAh (BL-5F)
Bekleme süresi en fazla 220 saat
Konuşma süresi en fazla 6 h 30 dakika

6300

 Nokia 6300

Genel Network GSM 900 / GSM 1800 / GSM 1900
Duyurulma 2006, Kasım
Çikis Tarihi Yakında çıkıyor
Ölçüler Boyutlari 106.4 x 43.6 x 11.7 mm, 56 cc
Agirlik 91 g
Tip TFT, 16M
Ölçüler 240 x 320 piksel, 2 inches
 
Zil Tipi Tip  
 
Uyarlama Yüklenebilir
Titreşim Evet
 
Hafıza defterı 1000 giriş, Photocall
Arama kaydı 20 aranan, 20 alınan çağrı, 20 sız arama
Kart slotu microSD (TransFlash)
Data(Veri) GPRS Sınıf 10 (4+1/3+2 yuva), 32 - 48 kbps
HSCSD Evet
EDGE Sınıf 10, 236.8 kbps
3G Hayır
WLAN Hayır
Bluetooth Evet, v2.0
ılötesi portu Hayır
USB Evet, Pop-Port
Özellikler Mesajlasma , MMS, Email, Anında Mesajlaşma
Tarayıcı WAP 2.0/xHTML
Saat  
Alarm  
Oyunlar Evet + yüklenebilir
Gümüş, Siyah
Diller  
Kamera 2 MP, 1600×1200 piksel, (QCIF)
Batarya Standart Batarya, Li-Ion 860 mAh (BL-4C)
Bekleme süresi en fazla 348 saat
Konuşma süresi en fazla 3 h 30 dakika

dediğimiz şey öncelikle yeniliklerin gelişimlerin insan nı kolaylaştıracak biçimde uygulanması anlamını içeren genel bir kavramdır. Peki gelişirken gün geçtikçe insan nda daha çok yer edinip, işleri kolaylaştırırken yani bütün bunları yaparken hiç zararı olmuyor mu? Tabiki oluyor.

Doğanın fiziksel unsurları olan, hava, su toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz önde etkileyen çevre sorunlarına “Çevre Kirliliği” adı verilir.
Teknolojinin olduğu çevre kirliliğinin sebepleri yol açtığı sorunlar şöyledir:

Çevre Kirliliğinin Sebepleri:

  • Trafiğe her yıl daha fazla sayıda araç çıkmakta bu ların yaydıkları egsoz dumanları ozon tabakasının incelmesine sebep olmaktadır.
  • Ormanların kağıt üretimi, toprak genişletilmesi, hayvancılık alanı oluşturmak gibi sebeplerle denetimsizce kesilmesi, ağaçların gündüzleri oksijenli solunum yaparak ortama oksijen salınımı yapmasını kısıtlıyor.
  • Fabrika bacalarından çıkan zehirli gazla atmosferi kirleterek, havadaki oksijen oranını azaltmaktadır. Ayrıca havanın bu denli kirlenmesi asit yağmuru olarak inerek toprağı da etkilemektedir.
  • taşıyan hayvanlarla ortama geçen bakteri virüslerin sulara veya havaya ışması.
  • Fabrikalardan atılan arsenik, siyanür, fenol gibi toksik endüstri atılarının sulara ışması.
  • Tankerler veya borularla taşınan petrolün kaza sonucu sulara ışması.
  • İnorganik tuzlar, zirai mücadele ilaçları yapay organik kimyasal maddelerin sulara ışması.
  • Radyoaktivitenin etkisi yani: Nükleer enerji santralleri, çeşitli nükleer denemeler, tıbbi içerikli üretimler çeşitli endüstri tipi üretimleri, radyoaktif maddeye sahip hayvansal ürünler (et, , süt, vb.) bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara diğer canlılara taşır. Böylece bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak kansere olmak gibi sorunlara yol açar.

Önemli Not: Atmosferdeki topraktaki kirletici maddeler asırlar sonra da olsa eninde sonunda suya geçerler.

Çevre Kirliliğinin İnsan Üzerindeki Etkileri:

  • Hava kirliliğinde en çok açığa çıkan gazlardan biri olan sülfürdioksit, solunum yolu problemlerine yol açıyor; üstelik dokusunu da zedeliyor. Monoksit, sinir sisteminin çalışmasını etkiliyor. şun ise çocuklarda beyin zararlarına yol açıyor. Yine bol miktarda bulunan nitrojendioksit, nefes almayı güçleştirirken astıma da oluyor.
  • Sulara ışan bakteri, virüs çeşitli kimyasal yapılar insan vücuduna girerek her çeşit hastalığa yol açabilmektedir.
  • Radyasyonun insan vücudunu etkilemesiyle bağışıklık mekanizması felce uğ insan vücudunda kanserli hücrelerin oluşumu yayılımı gözlenir.

Teknolojinin Zararları:

ürünlerinin neredeyse tamamı elektrikle çalışmaktadır. Elektrikle çalışan her alet bir elektromanyetik alan oluşturur. İnsan beyninin de kendine ait bir elektromanyetik alanı vardır. Çünkü sinirler nöronlar aracılığıyla elektriksel ları beynin çeşitli yerlerine ulaştırarak çalışırlar. Bu nedenle günlük hayatta kullandığımız her elektrikli cihaz mutlaka bizi olumsuz etkilerler. Örneğin ile bize en az zarar verecek şekildeki konuşma süresi doktorlarca günlük azami 5dk olarak açıklanmıştır. Tabiki bu 5dk süresince telefonun yaydığı elektromanyetik dalga miktarı maksimum seviyesine çı insanın beyin ısısının artmasına olur. Beyindeki bu manyetik düzensizlik, uzun vadede beyin hücrelerinin ölmesine özellikle kulaktaki birtakım organların görevini yitirmesine yol açmaktadır. Bu da duyu kaybı denge bozuklukları gibi etkilere olabilmektedir.

Elektromanyetik alan konusunda en çarpıcı tehlikeli örnek olarak cep telefonunu verdik. Fakat günlük yaşamımızda kullandığımız bluetooth cihazlar, kablosuz ürünler(modemler, fareler, klavyeler, oyun kumandaları vs.), televizyonlar, crt lcd monitörler gibi birçok alet oluşturdukları manyetik alan miktarlarına göre insan vücudunu kimyasını olumsuz etkilemektedir.

Benzer şekilde yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda Amerikan Bilimler Akademisi tarafından yapılan incelemeye göre lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu tespit edilmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları elektrikli aletlerin riskini artırdığını göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sı, troid, kas, gastrointestinal sistem, testis dokuları olarak açıklanmıştır. Yani gün içinde teknolojiden yararlandığımız ölçüde giderek artan oranlarda zarar görmekteyiz.

Baz istasyonlarına veya büyük çanak antenlere yakın yerler de manyetik kirlenmenin fazla olduğu bölgelerdir.
Bu nedenle teknolojiyi mümkün olduğunca sadece olmazsa olmaz önemdeki ihtiyaçlarımız için kullanıp, özellikle görüşmelerimizi kısa tutmaya cihazı mümkün olduğunca vücudumuzdan uzakta bulundurmaya özen gösterelim.

012dy1.jpg

piyasasının sonu yok gibi görünüyor. Benim aklımı ıştıran asıl soru ise bir süre sonra telefonlara koyacak numara bulamayacaklar. O zaman ne olacak? modeli N800’ün konsepti gibi görünüyor. Tabi bir kaç farkla. Öncelikle ’un Q klavyesi var ı dokunmatik. Ayrıca 8 megapixel’lik kamerası 16 GB’lık dahili hafızası 9 yönlü kontrol çubuğu ile göz kamaştırmakta. 3.2”’lik ı ise görülmeye değer. Bunun yanında GPS, , DIVX, MPEG, AVI gibi formatları sorunsuz çalıştırmakta, WLAN WIFI çıkışlarına da sahip. Aslına bakarsanız telefondan çok bir cep ı yönünde ilerlemiş. Piyasaya çıktığında çok ciddi alıcıları olacağı kesin olan ürünün şimdiden bütün dünyada merakla beklendiğini de hatırlatalım.

devamı için => http://www.okubi.com/---n-99---ozellikleri-fotograflari-resimleri---ozellikleri-genel-ozellikler-kamera--nasil.

“Polat da bunu kullanıyor” diye ’nın piyasaya sürmediği telefonu sattılar. ’nın piyasaya sürmediği bir telefonu ‘İşte 8700 bu, pusulası 3 kamerası var’ diye satan dolandırıcılar yakalandı.Bugün’ün haberine göre,’nın temsilcisi avukat Murat Turan, polise firmasının piyasaya sürmediği bir telefonun Doğubank’ta ‘’nın 8700 modeli çıktı’ diye satıldığını ihbar etti. Harekete geçen ekipler, Eminönü Doğubank İşhanı’na düzenledikleri operasyonda 350 taklit faturasız ele geçirdi. 6 kişinin gözaltına alındığı operasyonda zanlıların sorgusunda olayla ilgili traji detaylar ortaya çıktı. POLAT BUNU KULLANIYOR Dolandırıcıların ’nın üretmediği bir cep telefonunun üzerine 3 ayrı kamera bir pusula koyarak “İşte teknolojide son nokta bu, 8700 numaralı telefonu” diye sattıkları öğrenildi. Doğubank’ta bir grup esnafın pazarlama stratejileri de dikkat çekti. Zanlılar müşteri çekmek için vatandaşa “Bu Kurtlar Vadisi Dizisi’nde rol alan Polat Alemdar’ın kullandığı . Her türlü teknolojiye sahip” dedikleri öğrenildi. 2 BİN YTL’YE CEP Ekipler Doğubank’taki esnafın vitrine koyduğu 2 bin YTL değerinde bir başka cep telefonunun, Telekomünikasyon Başkanlığı’ndan sorgusunu yaptırınca da telefonun çalıntı olduğunu ortaya çıkardı. marka cep telefonun Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı tarafından arandığı belirlendi. Telefonu satan işyeri hakkında çalıntı malı satın almak satmak suçundan işlem yapıldı. İşlemlerinin ardından savcılık talimatı üzerine telefonun sahibine teslim edileceği öğrenildi. TURiSTLERDEN SATIN ALDIK Emniyetteki ifadelere veren zanlıların kendilerini savunma yöntemleri de bir hayli ti. Dolandırıcılar henüz piyasaya sürülmemiş telefonları yurt dışından İstanbul’a gezmeye gelen turistlerden 80 dolara satın aldıklarını söyledi. Doğubank esnafı Cuma A, Necati Ç, Aykut B, Hakan K, Yaşar F Abdullah D. nitelikli dolandırıcılıktan adliyeye sevk edildi.

5 bin YTL yatırımla ayda 3 bin YTL kazan

Küçük yatırımlarla kendi işinizin patronu olmak ister misiniz? Metin Can girişimciler için fırsatları araştırdı

Fiyatları 2 bin  ile 10 bin YTL arasında değişen otomat makineleri girişimciler için yeni fırsat kapısı oldu. Yiyecek, sıcak-soğuk içecek, kağıt mendil, çorap, pedi, kozmetik, aksesuarları yaratıcılığınıza kalmış daha bir çok sektörde otomatlar aracılığı ile kazanmak mümkün. Yapmanız gereken, uygun bir yer kazandıracağına inandığınız sektörü belirlemek. Otomatların bakımı için haftada birkaç saatinizi ayırmak yeterli.

1000 –3000 YTL ARASI GELİR
Otomat sektörü özellikle yeni girişimciler açısından çok avantajlı. Diğer yatırımlarda olduğu gibi, işin kurulumu için ciddi maliyetli alt yapı gerekmiyor. Ayrıca küçük bir yatırımla başlanabildiği gibi kısa vadede yatırım miktarını artırmak mümkün. Otomat başına aylık gelir bin YTL ile 3 bin YTL arasında değişiyor. Buradaki en belirleyici unsur, yer seçimi sattığınız ürün. Kalabalık bir caddede veya alışveriş merkezinde doğru ürünü satmayı başardığınızda aylık gelirinizin 3 bin YTL’nin üzerine çıkması hayal değil.

DOĞRU SEKTÖRÜ BULMAK ŞART
Bugün onlarca ürün otomat makinelerinde satılıyor. Ancak yeni yaratıcı ürünleri de bu makineler ile satabilirsiniz. Örneğin; dondurma, pedi, prezervatif, kuruyemiş, oyuncak, DVD, şeker, oje parfüm, temizleme mendili, aseton, bluetooth kulaklık setleri, araç şarj cihazları son dönemde girişimcisini üzmeyen sektörlerden bir kaçı.
Öte yandan ürün satmak yerine boy- ölçümü, hatta masaj yapan otomatların da kazancı oldukça yüksek.
BÜYÜK FİRMALAR DA GİRMEYE BAŞLADI
Kozmetikten gıdaya, cep telefonundan tekstil sektörüne kadar, dünyada birçok büyük şirket de pazarlama aracı olarak artık otomat makinelerini seçmeye başladı. Bunun başlıca nedeni otomatların getirdiği maliyet avantajı. Bir mağazanın kira, elektrik, çalışanlar gibi olmazsa olmaz harcamalarına şın otomatlar, çok düşük maliyetlerde 7 gün 24 saat hizmet verebiliyor.
ÖDEME SEÇENEKLERİ SİZE BAĞLI
Otomatlarda paranın yanı sıra farklı ödeme sistemleri de kullanılıyor. Özellikle şirketlere bulunan ağırlıklı çay kahve satışı yapan otomatlarda akıllı kart sistemi tercih ediliyor. Ayın belirli günleri şirket çalışanları kartlarına nakit yükleyerek, otomatlardan alış veriş yapıyor. Alışveriş merkezleri ya da caddelerde ise bozuk veya kredi kartı ile satış gerçekleşiyor.
SEKTÖR 10 KAT BÜYÜYECEK
Otomat makineleri kullanımı ’de yeni gelişmeye başlayan bir sektör. Dünyada ise 30 milyar dolarlık işlem hacmi bulunuyor. Kârlılık oranının yüksekliği, gelişime açık olması sunduğu yenilikler ile sektörün ’de hızla yükselmesi bekleniyor. Bugün Avrupa’da 15 milyon civarında otomat mevcut. Sadece Fransa’da bu rakam 400 bin.  ’deki otomat sayısı ise 40 bin civarında.
ULUSLARARASI ZİNCİRLERE KATILABİRSİNİZ

’de bu alanda en büyük firmalardan biri ABD kökenli International Vending Center (IVC) isimli şirket. 1997 yılında faaliyetine başlayan firmanın ’de bir çok ilde yatırımları bulunuyor. IVC, faaliyet gösterdiği ülkelerde pazar payları çok yüksek olan şeker, sakız, çikolata, oyuncak top, kapsül kuruyemiş otomatlarının ithalatını satışını yapıyor. Franchise modeli ile büyüyen şirket yeni girişimcilere açık. Şirketin bir halkası olunduğunda satılan makine içindeki ürünler tek bir merkezden geliyor.  IVC bugüne kadar  öğrenciden şirket yöneticisine kadar 2 bin 500 kişiyi girişimci yaptı. IVC’nin planı 25 bin otomata ulaşmak. Firma, geliştirdiği iş modeliyle girişimcilerin metrekare fiyatının 50 ı bulduğu alışveriş merkezlerinin yanı sıra oteller mağazalarda da kira ödemeden satış yapmasını sağlıyor
OTOMATTA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

* ’de otomat makineleri imal eden firmaların yanı sıra ithalatını yapan 50’ye yakın firma bulunuyor
* Alınacak makineler uzun ömürlü 2. el değerleri yüksek olmalı.
* Eğer bir partner ile iş yapılacak ise bu partner yedek parça teknik servis sağlayabilecek yeterlilikte olmalı.
* Yer seçimi çok önemli. Yanlış yere kurulan her makine girişimcinin aleyhine çalışır.
* Yatırım yapılacak bölge hakkında çok titiz bir analiz yapılmalı.
 YER SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ
* Metro, istasyonları, alışveriş merkezleri, havalimanları, şirketler, hastaneler, oteller, caddeler gibi insanların kalabalık olduğu bölgeler en fazla tercih edilmeli.
*Temiz, toz nemden uzak, direkt güneş ışığı almayacak, havadar bir yer seçilmeli.
* Mekânda haşarat varsa bina önceden mutlaka ilaçlanmalı. Bu işlem rutin olarak yapılmalı.
* Otomatlar yetkili servis elemanları tarafından yerleştirilmeli taşınmalı.
* Güvenlik kameralarının olduğu veya sürekli gözetim altındaki noktalar seçilmeli.
* Mekânda topraklama tertibatlı, düzenli akım ayrı sigortalı elektrik tesisatı olmalı.
* Kullanılan modele göre değişmekle beraber bir otomat ortalama olarak, standart bir ev tipi buzdolabından daha fazla elektrik tüketmez.

Telekomünikasyon Kurumu’ndan klonlanan GSM cihazlarının IMEI
numaraları ile ilgili önemli duyuru.

 

Telekomünikasyon Kurumu, Ankara, 14..2004

GSM kullanıcılarının tamamına ait GSM cihazlarının marka, model
IMEI bilgileri Telekomünikasyon Kurumu kayıtlarına aktarıldı. Halihazırda Kurum tarafından
onay verilerek yasal olarak ithal edilen yaklaşık 28 milyon cihazın bilgileri ile GSM
işletmecilerinden temin edilen 33 milyona yakın GSM cihazına dair IMEI abone
bilgileri üzerinden yapılan de işlemleri sonucunda milyon kadar cihazın
dışı olduğu 500 bin kadar cihazın IMEI numarasının klonlanmış veya değiştirilmiş olduğu
belirlendi.
Kamuoyumuzca da bilindiği üzere her bir mobil cihazın müstakil bir seri numarası
olmalıdır. GSM cihazlarının “International Mobile station Equipment Identification”,
kısaca IMEI (Uluslararası Mobil Cihaz Kod)’u olarak mlanan, cihazın ambalajı üzerinde
arka kapağı içerisindeki etiketler üzerinde yer alan seri numarası, cihazın *#06# tuşlarına
sıra ile basılmak suretiyle de öğrenilebiliyor.
Telekomünikasyon Kurumunun web sayfasında www.tk.gov.tr/duyurular
www.tk.gov.tr/tds adreslerinde duyurulmakta olan klonlanmış IMEI numaralarını gösteren
tabloda yer alan numaraları haiz cihaz kullanıcılarının, söz konusu cihazın temin edilişine dair
bilgi belgeleri, Telekomünikasyon Kurumu Teknik Düzenlemeler Standardizasyon
Dairesi Başkanlığına ait tds@tk.gov.tr e-posta adresine veya 0312-5505164 no’lu faksa
göndermeleri büyük önem taşımaktadır.
Kamuoyunun bilgilendirilmesini teminen saygıyla sunulur.

Çinli üreticiler, 666 gün şarja gerek duymayan yaptı.
Cep telefonumun şarjı bitecek diye endişelenme devri artık bitiyor. Çin’de üretilen I Coloured Mobile ZJ268 tam 666 gün pil ömrü sayesinde şarj edilmeye gerek kalmıyor.

Dört hoparlörü bulunan cep telefonuyla , mp4 dinlemek izlemek de mümkün. GPRS WAP bağlantısı da bulunan cep telefonunun en önemli özelliği 32.800mAh süper pili. 3,0 inch büyüklüğüne sahip bu Çin’de 128 dolardan satışa sunuldu.

T.C.
BAŞBAKANLIK
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı
Konu: İnceleme
BAŞBAKANLIĞA
1. Sayın Başbakanımızın, devlet içinde yasadışı özel örgütlenmeye gidilmesi bunlar aracılığı ile yasadışı eylemler yaptırılması konusundaki ilgi (a) emirlerinin alınmasını müteakip gerekli araştırmalara başlanılmıştır.2. Takdir buyurulacağı gibi MİT Müsteşarlığı’nın, vuku bulmuş, kamuoyuna mal olmuş yargı organlarına intikal etmiş olay iddiaları, diğer yetkili, görevli sorumlu kuruluşları bir kenara iterek araştırma soruşturma yetkisi bulunmamaktadır. Esasen açığa çıkmış bu tür olay iddiaların kovuşturulması, güvenlik kuvvetlerimizin (emniyet jandarma) ilgili yargı organının görev alanında bulunmaktadır. Doğal olarak araştırmaya müstenit bilgi, belge ipuçlarının da anılan kuruluşlarda bulunması esasen yasal bir zorunluluktur.

3. Bu itibarla olay, olaya bağlı olarak ortaya atılan iddialar bunlara adları ışanların durumları; ilgi emir ekinde intikal ettirilen dosya münderecatı ile kayıtlarımızda yer alan bilgiler çerçevesinde incelenmiştir. İddialara konu olan şahıslar hakkında önceden kayıtlarımıza intikal etmiş bilgiler ise müsteşarlığımız görev alanına giren çalışmalar sırasında, bu çalışmalarımızla ilgili faaliyetler ölçüsündeki hususları kapsamaktadır.

Yukarıda arzedilen esaslar çerçevesinde yapılan inceleme sonuçları bir dosya halinde ekte sunulmuştur. Arzederim.

Sönmez Köksal

Müsteşar

Ekler:

Ek 1: Dosya (1 )

1. GİRİŞ

03 Kasım 1996 günü saat 19.25 sularında Balıkesir Bursa karayolu ilçesi =C7atalceviz mevkiinde meydana gelen kazası genelinde büyük bir ortamı yaratmıştır. Kaza sırasında otomobilde bulunanların kimlikleri, meslekleri konumları, medyanın konuyu sahiplenmesi, tartışmaları giderek tırmandırmış, basının isimlendirmesiyle tartışmalar “devlet mafya siyaset” üçgeni etrafında yoğunlaşmıştır.

Tepki tartışmalar, siyasi zeminde de etkili bir şekilde işlenmiş, devletin var olduğu öne sürülen bazı tasarruflarından hareketle devlet devletin bazı kurumlarını irdeleyen nitelik kazanmıştır.

Olay giderek kendi boyutlarını aşmış, siyasi, sosyal güvenlik psikolojik açıdan gündemindeki en ağırlıklı konu haline gelmiştir.

2. Olayın cereyanı

DYP Şanlı Milletvekili Sedat Edip Bucak, İstanbul Kemalettin Eröge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadağ, “Mehmet Özbay” kimlikli Abdullah =C7atlı ile 1970 doğumlu Gonca Us 01 Kasım 1996 günü akşam saatlerinde Kuşadası Onura Otel’e gelmişlerdir. Bucak’a ait 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobille Hüseyin Kocadağ yönetiminde İstanbul’a gitmek üzere yola çıkan grup, 3 Kasım 1996 günü saat 19.25 sularında ilçesi =C7atalceviz mevkiinde benzin istasyonundan yola çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona çarparak kazası yapmıştır.

Kaza sonucu 06 AC 600 plakalı otoyu kullanan Hüseyin Kocadağ, Mehmet Özbay kimlikli Abdullah =C7atlı ile Gonca Us nı kaybetmişler, milletvekili Sedat Bucak ise yaralı olarak kurtulmuştur.

Kazada kamyon şoförü Hasan Gökçe asli kusurlu görülmüş sorgusunu takiben 04.11.1996 günü tutuklanmıştır.

2.2. Kaza sonrası Bucak’a ait otoda bulunan silah dokümanlar.

2.2.1 Çatlı’nın üzerinde bulunanlar:

Yapı Kredi Bankası kartı
Yapı Kredi Bankası Visa kartı
Fatura bilgi kardı
Barclays Visa kartı
İstanbul Ticaret Odası Üye Kimlik Kartı
44.500.000 TL., 29 100 ABD ı, 305 DM.
Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sürücü belgesi.
Mehmet Özbay adına, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce düzenlenmiş Mehmet Ağar imzalı Emniyet Genel Müdürlüğü uzmanı belgesi.

2.2.2 06 AC 600 plakalı otoda bulunanlar:

930647 seri nolu 9 mm. çapında Saddam marka tabanca ile bu tabancaya ait şarjör, 9 mermi.
U544265 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka tabanca bu tabancaya ait 2 şarjör ile 10 mermi.
L534618 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka bu tabancaya ait bir şarjör ile 45 mermi.
B178902 seri nolu 9 mm. çapında Baretta marka bu tabancaya ait bir şarjör ile 10 mermi.
A925710 seri nolu 22 Calibre Baretta marka tabanca bu tabancaya ait 2 şarjör ile mermi.
22 Calibre tabancaya ait susturucu.
21995 seri nolu 9 mm. çapında MP 5 makinalı tabanca 2 şarjör.
C42952 seri nolu 9 mm. çapında MP 5 makinalı tabanca, iki şarjör 82 mermi.
13 7.62 mm. çapında BKC (Biksi) mermi.
100 5.56 mm. çapında mermi.
8 22 Calibre mermi.
Çeşitli markalarda 3 .
Bir ışıldak.
2 şifreli kilitli çanta, içerisinden; 19 kalem temizlik eşyası, 2 İnternational Hospital üye kartı, cep ı değişik kredi kartları.
06 AC 600 plakalı araç adına düzenlenmiş, Sedat Edip Bucak adına onaylı 0514 seri nolu TBMM araç giriş kartı 46 kalem muhtelif eşya belge.
06 EMR 15 plakalı araç adına düzenlenmiş Uluç Gürkan adına onaylı 1070 seri nolu TBMM giriş kartı.
34 NUL 63 sayılı iki sac plaka
ele geçirilmiştir.

Öte yandan, Sedat Bucak kaza sonrası basına yaptığı açıklamalarda; her an ölüm tehdidi altında olduğunu, bu yüzden devamlı silah taşıdığını, arabadaki silahların kendisine ait olduğu, bunları PKK ile yaptığı mücadelede kullandığı, ancak arabada bulunan susturucularla bir ilgisinin olmadığı, bahse konu susturucuların kaza sonrası arabaya konulduğu, bunun kendisine şı hazırlanan bir komplo olduğu hususlarına değinmiştir.

Öte yandan, Sedat Bucak, DGM Savcısı’na, Meclis lojmanlarındaki evinde verdiği ifadede; kaza sonrası arabada bulunan silah susturucular hakkında hiçbir bilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.

3 OLAYA ADI KARIŞANLAR

Kazada yer alanlar:

Kaza yapan 06 AC 600 plakalı Mercedes marka oto içerisinde bulunanlardan milletvekili Sedat Edip Bucak, emniyet mensubu Hüseyin Kocadağ Abdullah Çatlı’ya ilişkin olarak kayıtlarımızda yer alan dosya bilgileri EK 1′de sunulmuştur.

Üner Gül ı 1969 İzmir doğumlu Gonca Us hakkında kayıtlarımızda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca olay sonrasında sürdürülen araştırmalar kapsamında, Abdullah Çatlı için 3 Ağustos 1994 tarihinde, Mehmet Özbay adına düzenlenmiş talep formu tanzim edilerek Maliye Bakanlığı’na bağlı, birinci derece kadrodan Maliye müfettişi gösterilmek suretiyle hususi damgalı pasaport talebilnde bulunduğu İçişleri Bakanlığı’nca adına TR A 245202 seri numaralı hususi pasaport düzenlendiği anlaşılmıştır.

Tartışmalarla Gündeme Gelen Şahıslar

İleri sürülen iddialarda ismi geçen “59” şahıstan “17′’si halen hayatta bulunmamaktadır.

9′u yalnızca isimleri ile nan 59 kişiden; 4′ü politikacı, 4′ü işadamı, 14′ü mafya ile bağlantılı oldukları ileri sürülen eski ülkücü, 5′i TSK mensubu, 13′ü emniyet mensubu, 1′i adamı, 1′i MİT mensubu, 1′i MİT’le bağlantılı olduğu iddia edilen şahıs, 2’si İran orijinli şahıs, 8′i mafya bağlantılı eroin kaçakçısı oldukları iddia edilen şahıs, 1′i şoför, 1′i PKK itirafçısı, 1′i Suriye orijinli bayan, 2’si Kürt orijinli avukat, 1′i genelev işletmecisi konusunda bulunmaktadır.

4. ŞAHISLAR ARASI İLİŞKİLER

Yapılan araştırma sonucunda kazaya ışan şahıslara ilişkin olarak, resmi görevli şahısların görevlerinden kaynaklanan doğal irtibatları dışında, bugüne kadar birbirleriyle, olay sonrasındaki iddialar doğrultusunda iltisakları bulunduğu yolunda herhangi bir bilginin kurumumuza intikal etmediği görülmüştür. Buna şın basında yer alan bilgilerle mütalaa edildiğinde, iddialarda isimleri geçen şahıslar arasında Tansu Çiller, Özer Çiller, Mehmet Ağar, Haluk Kırcı, Sedat Bucak, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Hüseyin Baybaşin ile halen ölü bulunan Abdullah Çatlı, Ahmet Ersever ile Tarık Ümit önem arzetmektedir.

Bahse konu şahıslar arasında var olduğu iddia edilen ilişkiler bu şahısların gerçekleştirdiği eylemler, genel olarak şematize edilerek EK 4′de sunulmuştur.

Ayrıca, olaya adı ışan şahıslara ilişkin basında çıkan iddialar bu şahısların ilişkileri ayrı ayrı şematize edilmek suretiyle EK 5′te sunulmuştur.

5. İDDİALAR

(İddialar basında veya id dianın yer aldığı kaynakta bulunduğu şekliyle aktarılmıştır.)

İddiaların ayrıntıları EK 6′da sunulmaktadır. Aşağıdaki maddelerde iddialar başlık olarak sıralanmaktadır.

Aydınlık Dergisi’nin 22 Eylül 1996 483 sayılı, 17 Kasım 1996 491 sayılı, 24 Kasım 1996 492 sayılı nüshalarında yer alan iddialar;

“Çiller Örgütü” iddiaları

“DYP Genel Başkanı Tan su Çiller, bazı MİT emniyet mensupları ile ülkücülerin içerisinde yer aldığı `Özel Suç Örgütü’ kurmuştur.

Anılan örgüt mensuplarınca, kendi aralarında, `özel büro’ olarak adlandırılan, Çiller Özel Örgütü, CIA MOSSAD ile bağlantılıdır.” Örgütün Yapısı Kadrolarına İlişkin İddialar:

“700 kişiden oluşan Özel Büro içerisinde; DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Özer Çiller, Mehmet Ağar, MİT Müsteşar Yardımcısı Kontr Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür, Emniyet Genel Müdürlüğü Müşaviri, Emekli Albay Korkut Eken, Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, ülkücü mafya şeflerinden Alaattin Çakıcı, Abdullan Çatlı” bulunmaktadır. İddia edilen Özel Büro’nun yapısı kadrolarına ilişkin şema EK 7′de sunulmuştur.

Örgütün mafya ile bağlantısına tetikçi kadrolarına ilişkin iddialar:

Örgütün, A. Çatlı liderliğindeki ülkücü grup ile ilişkileri

Örgütün, 6. Filo isimli ülkücü grupla ilişkileri.

Örgütün, Söylemez çetesi ile olan ilişkileri.

Örgütün eylemlerine ilişkin iddialar:

Haydar Aliyev’i devirme operasyonu.

Çeçenistan’a müdahale Avrasya feribotunun kaçırılması.

M. Ağar’ın uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin ile bağlantısı.

Özer Çiller’in nükleer madde kaçakçılığı yapması.

Manukyan’a suikast girişimi.

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in öldürülmesi.

Ersever arkadaşlarının öldürülmesi.

Askar Smitko Lazım Esmaeli’nin öldürülmesi.

Behçet Cantürk arkadaşlarının öldürülmesi.

Tarık Ümit’in öldürülmesi.

Avukat Yusuf Ekinci, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım Medet Serhat’ın öldürülmeleri.

Tevfik Ağansoy’un öldürülmesi.

Haluk Kırcı Fethullah Gülen ilişkisine dair iddialar

1994 yılından itibaren Ankara’daki gazinolardan, kumarhanelerden, barlardan haraç toplamaya başlamıştır.

Devletten adamları için milyarlarca liralık alan Bucak Aşireti’nin adam sayısını abarttığı ileri sürülüyor.

Askerlik yapmak istemeyen kaçakçıların, şılığı Bucak Aşireti’nden korucu kimlikleri aldıkları askerliklerini aşiretin belirlediği bir yerde, “geçici köy korucusu” olarak tamamladıkları söyleniyor.

Sedat Bucak hastaneden çıkartıldıktan sonra, getirildiği TBMM lojmanlarındaki evinden saatliğine ayrılıyor. Sedat Bucak’ın Mehmet Ağar bir emekli generalle basına yapacağı açıklamayı görüştüğü mezkur açıklamanın kendisine Ağar emekli general tarafından dikte ettirildiği söyleniyor.

Bucak’ın katıldığı HBB’deki TV ını, anılan kanalda yöneticilik yapan eski MİT mensuplarından Bülent Öztürkmen, dostu Korkut Eken’in ricasıyla ayarladı.

Diğer iddialar

kazası sonrası basında yer alan iddialara ilişkin ayrıtılı bilgiler Ek 8′de sunulmuştur. Bunlar içerisinde aşağıda yer alan bilgiler önem arzetmektedir:

Abdullah Çatlı ile ilgili kazası sonrası başlayan soruşturma sürerken, Çatlı’nın İngiltere’deki ilişkileri dikkati çekmektedir. İngiliz hükümetinin ülkelerine yönelik uyuşturucu trafiğinin önünü kesmek amacıyla, Çatlı gibi yabancıları kullandığı biliniyor.

Hüseyin Kocadağ, Abdullah Çatlı Sedat Bucak, ’taki kazadan önce Yalova’ya, kumarhane açmak amacıyla arsa aramaya gitmişlerdir.

Mehmet Ağar’ın istifasından sonra “Çiller Özel Örgütü” üyelerine dağıtılan kimlikler, ruhsatlar, pasaportlar geri toplanmış, üyelerin ortalıkta görülmemesi emri verilmiştir.

Öte yandan, Hüseyin Kocadağ’ın eski İstanbul Asayiş Şube Müdürü Sedat Demir ile Sedat Bucak’ı barıştırmak için arabada bulunduğu Bursa’ya gittikleri de iddialar arasındadır.

İddialardan doğrulananlar:

Aydınlık dergisinin 2 Eylül 1996 tarihinde (483 sayılı), 17 Kasım 1996 (491 sayılı) 24 Kasım 1996 (492 sayılı) tarihli nüshalarında Doğu Perinçek tarafından ortaya çeşitli iddialar atılmıştır. Söz konusu iddialardan 22 Eylül 1996 tarihinde Aydınlık gazetesinde yayımlanan “MİT Raporu” olduğu iddia edilen metin içerisinde yer alan bazı hususların, kaza sonrasında çeşitli basın yayın kuruluşlarının araştırmaları sonucundaki gelişmelerle doğrulandığı gözlenmiştir.

Çatlı’nın kimlik kullandığı iddiası:

Çatlı’nın, Mehmet Özbay kimliği taşıdığı, Mehmet Özbay Mehmet Özbey adına Londra Şikago başkonsolosluklarından, 1980 1996 yıllarında 3 pasaport aldığı, 1992 yılında Şahin Ekli adına düzenlenmiş pasaportla yurtdışına çıkmaya çalıştığı, konsolosluklar emniyette bulunan belgelerle kanıtlandığı basında yer almaktadır. (4 Aralık 1996 tarihli Sabah gazetesinde İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapora atfen yayımlanmıştır. Söz konusu gazete kupürü Ek 9′da sunulmuştur.)

Çatlı’nın eroin kaçakçılığı yaptığı iddiası:

Çatlı, Fransa İsviçre’de eroin kaçakçılığı suçundan mahkum olmuştur hapis cezasına çarptırılmıştır. Söz konusu bilgileri Abdullah Çatlı’nın Ek 3′te bulunan dosya bilgileri eşi Meral Çatlı’nın basında yer alan ifadeleri teyit etmektedir. (Ek 10)

Çatlı’nın Ali Bucak aşireti mensupları ili ilişkili olduğu iddiası:

Çatlı’nın Ali Bucak aşireti mensupları ile ilişkili olduğu, şahısların beyanları ile doğrulanmıştır.

Çatlı’nın emniyet mensupları ile ilişkisi olduğu iddiası:

Ağar’ın, kazadan sonra, “Hüseyin Kocadağ’ın Çatlı’yı güvenlik kuvvetlerine teslim etmeye gittiğini, bu nedenle aynı arabada buluduğunu” açıklamasına şın, Sedat Bucak’ın “Kocadağ’ın Çatlı’yı Mehmet Özbay adı ile dığını” belirtmesi, Ağar’ın konuyla ilgili beyanları ile çelişmiştir. Ancak mevcut birliktelik dahi Çatlı’nın Emniyet’le ilişkisi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Mehmet Ağar’ın Haluk Kırcı ile iltisakının bulunduğu iddiası:

Ağar, Haluk Kıcı’yı madığını ifade etmiş, bilahare Hürriyet gazetesinde nikah şahidi olduğuna dair fotoğraflarının yayımlanması üzerine, olayı “vali vatandaş” ilişkisi çerçevesinde açıklamaya çalışmıştır.

Çatlı’nın Eylül 1980 öncesi Ağca ile ilişkisi olduğu iddiası:

Çatlı’nın Ağca ile ilişkisi 1978 yılından beri bilinmektedir. Söz konusu iddia, Ağca’nın 24 Kasım 1996 tarihinde gazete TV’lerde çıkan açıklamalarıyla da teyid görmüştür.

Çatlı’nın kokain kullandığı iddiası:

’ta meydana gelen kaza sonrasında, çeşiti yayın organlarında, Çatlı’nın üzerinde kokain bulunduğu şeklinde bir iddia yer almış, Ankara’da jandarma laboratuvarındaki tespitler sonucunda Çatlı’nın kokain kullandığı doğrulanmıştır.

Araştırılmasında fayda görülenler:

Bahse konu iddialardan önemli görülen araştırılması gerektiği değerlendirilenler aşağıda sunulmuştur:

Çiller Özel Örgütü adı da faaliyetlerini sürdürdüğü iddia edilen bir yapılanmanın mevcudiyetinin tespiti, bu suçlama ile bağlantılı tüm iddiaların doğru olup olmadıklarına vuzuh kazandırılması suretiyle mümkün olabilecektir.

1980′li yılların başlarında, devletle bağlantılı gösterilmeye çalışılarak gündeme getirilen ASALA’ya yönelik eylemin inceleme konusu olan iddialarla ilgisi konu hakkında teşkilatımızın herhangi bir bilgisi bulunmamaktadır.

Çatlı’nın İsviçre’de tutuklu bulunduğu cezaevinden, CIA İstasyon Şefi tarafından kaçırılması iddiasının, İçişleri Dışişleri bakanlıklarının İsviçre’deki ilgili kuruluşlarla yapacakları koordine sonucunda açıklığa kavuşturulabileceğine inanılmaktadır.

Mart 1995 tarihinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’e yönelik darbeyi, Tansu Çiller’in onayı ile dönemin cumhuriyetlerinden sorumlu Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir, Emniyet Genel Müdürü Ağar, İbrahim Şahin Korkut Eken planlamış, ancak MİT’in olayı Süleyman Demirel’e bildirmesi Cumhurbaşkanı’nın da Aliyev’i haberdar etmesi ile darbe girişimi sızlığa uğramıştır.

MİT Müsteşarlığı, yürütmekte olduğu istihbarat çalışmaları sırasında, Haydar Aliyev’e suikast girişimi hazırlığı yapıldığını belirlemiş durum yetkili makamlar aracılığı ile Haydar Aliyev’e intikal ettirilerek suikast önlenmiştir. MİT Müsteşarlığı, kendisine düşen yasal görevi yerine getirmiş olup, bunun dışında öne sürülen iddiaların MİT Müsteşarlığı ile ilgisi bulunmamaktadır.

Fethullah Hoca’nın, Çiller’in kara aklama işinde gizli ortağı olduğu, Fethullah Hocacıların CIA’nın bölgemizdeki en önemli sivil toplum kuruluşu olduğu iddiaları, Maliye Bakanlığı müfettişlerinin Fethullah Gülen’in mali kayıtlarını incelemesi ile İçişleri Dışişleri bakanlıklarının ilgili kuruluşlarla yapacakları koordine sonucunda çözülebileceği değerlendirilmektedir.

Avusturya’da tutuklu bulunan H. Baybaşin ile M. Ağar arasında uyuşturucu ticareti bağlantısının olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için, Baybaşin’in daha önce tutuklu bulunduğu İngiltere, Hollanda halen cezaevinde yatmakta olduğu Avusturya’daki faaliyetleri; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ilgili ülkelerin güvenlik kuruluşları ile koordine kurulması gerekmektedir. Ayrıca H. Baybaşin’in, M. Ağar ile olan ilişkisini bildiğini iddia ettiği avukatı İlhan Ongan’ın ifadesine başvurulmasının yararlı olacağı mütalaa edilmektedir.

Emniyetteki Ağar ekibine bağlı olarak çalışan ülkücü mafya liderlerinden Abdullah Çatlı ekibinin suç örgütü içerisinde çalışıp çalışmadığı, söz konusu ekibin iddialarda yer aldığı gibi, M. Ağar’ın talimatıyla, birçok kişiyi öldürüp öldürmediği iddiası, Emniyet Genel Müdürlüğü içinde teşekkül ettirilecek muhakkik yetkisine sahip bir grup tarafından, söz konusu iddialarda adı geçen şahısların ifadelerine başvurulması suretiyle çözüme kavuşturulabilecektir. Nitekim Ö. Lütfü Topal’ın öldürülmesi olayında kullanılan silahlarda A. Çatlı’nın parmak izinin bulunduğu yolundaki emniyet tespiti de bu iddianın kısmen de olsa doğruluğunu teyit eder mahiyettedir.

Ömer Lütfü Topal’ın kumarhanelerinden gelen gelirden daha fazla pay alabilmek için M. Ağar, S. Bucak H. Kocadağ tarafından öldürülüp öldürülmediği iddiaları: Topal Topal’a ait şirketlerin, adı geçen öldürülmeden önceki üç aylık dönemi kapsayan transferleri ile yakınlarının malvarlıklarının mali yetkililerce araştırılması, şahsın ölmeden önce yaptığı görüşmelerinin Telekom tarafından ortaya konulmasının, Topal cinayetinin faillerinin tümüyle açığa çıılmasına büyük ölçüde katkıda bulunacağı değerlendirilmektedir.

Tarık Ümit’in, “Çiller Özel Örgütü”’ne ilişkin olarak bildiği konular nedeniyle öldürülüp öldürülmediği iddialarının, Ümit’in en son beraber gördükleri söylenilen polislerin ilgili savcılık tarafından yeniden sorguya alınması ile konunun vuzuha kavuşturulabileceği değerlendirilmektedir.

Ayrıca Tarık Ümit’in ı Hande Bilici: “Babasının 17 yıllık MİT personeli olduğunu, elinde MİT görevlisi sıfatıyla imzaladığı belgelerin bulunduğunu, dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Ağar imzalı özel plaka tahsis tutanaklarının olduğunu, babasının kayboluşunun ertesinde Mehmet Eymür’ün gönderdiği iki MİT görevlisinin kendisine, babasının Mehmet Ağar’ın bilgisi dahilinde, müşaviri Korkut Eken’in isteği üzerine Özel Harekatçı polislerce kaçırıldığını, M. Eymür’ün, M. Ağar’ı arayarak babasına bir şey yapılmayacağı sözünü aldığını, daha sonra M. Eymür’le yüz yüze görüştüğünü, Eymür’ün babasının öldürüldüğünü söylediğini, ancak Korkut Eken’le yaptığı bir görüşmede, Eken’in, babasının özel bir görevle yurtdışına gönderildiğini, döndüğü zaman öldüğünü söyleyenlerin ne yapacaklarını merak ettiğini söylediğini, babasının akıbeti hakkında herhangi bir bilgi verilemez ise elindeki belgeleri açıklayacağını” ifade etmiştir.

Tarık Ümit, çeşitli kuruluşlara bilgi veren bir kişi olarak nmaktadır. Nitekim, MİT Müsteşarlığı’na da müsteşarlığın görev alanına giren konularda zaman zaman bilgi intikal etmiştir. Bu nedenle T. Ümit’in ının ifadesinde adı geçen şahısların soruşturma kapsamına alınmalarında fayda görülmektedir. Tarık Ümit’e ilişkin bilgi notu Ek Sami Hoştan’ın Dev Sol örgütü ile ilişkilerinin yanı sıra İspanya, Hollanda, Kolombiya bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı yapıp yapmadığının ortaya çıkartılabilmesi için, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bahse konu ülkelerin ilgili birimleriyle bağlantı kurmak sureti ile konuya ilişkin bilgi derlenmesi adı geçenin kayıtlarının incelenmesinin gerektiği mütalaa edilmektedir.

Yzb. Hüseyin Pepekal’ın halen Silahlı Kuvvetler bünyesinde bulunup bulunmadığı, Silahlı Kuvvetler’de ise hangi birimde çalıştığı hususları Genelkurmay Başkanlığı’nca belirlenebilecektir.

Hakkari/Yüksekova’da, uyuşturucu kaçakçılığı amacıyla oluşturulduğu iddia edilen “Üniformalı Çete” benzerlerinin kurulması, sevk idaresine M. Ağar’ın yeri konumunun Jandarma Genel Komutanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü bünyelerinde oluşturulacak muhakkik yetkisinde bir komisyon tarafından araştırılması gerekmektedir.

’de kaçakçılık faaliyeti yürütürken öldürülen İranlı Kürt orijinli Lazım Esmaeili Askar Simitko’nun, Özer Çiller M. Ağar ile bağlantısı, öldürülmeleri eyleminde anılan şahısların rollerinin olup olmadığı, Askar Simitko’nun MİT’e bilgi verip vermediği iddiaları, şahısların öldürülmeden önce yaptıkları görüşmelerinin Telekom tarafından tespiti Emniyet Genel Müdürlüğü’nün araştırmaları sonucu çözümlenebilecektir.

İran uyruklu Askar Simitko, 1985 yılında İstanbul’a gelmiş olup, bu şehirdeki çeşitli kanuni unsurlarla ilişkisi bulunan bir şahıstır. Bu faaliyetleri nedeniyle zaman zaman güvenlik kuvvetleri tarafından yakalanıp serbest bırıkıldığı söylenmektedir. Teşkilatımız ile bir ilişkisi bulunmamaktadır. Adı geçen hakkında kayıtlarımıza intikal etmiş bilgiler Ek de sunulmaktadır.

S. Edip Bucak’ın, devletten aldığı parayı, kendi aşiretine mensup koruculara dağı dağıtmadığı hususuna, Maliye Bakanlığı’ndan ödeme şeklinin öğrenilmesi ödemede görev alan personelin bilgilerine başvurulması suretiyle açıklık kazandırabilecektir.

Tansu Çiller’in eski danışmanı Başbakanlık Müşaviri T. Şakir Atik’in, Özer Çiller tarafından bilgi sızdırmak gayesi ile MİT içerisinde görevlendirildiği iddia edilmektedir. Anılan şahsın MİT Müsteşarlığı ile ilişkisine dair bilgi notu Ek 13′de sunulmaktadır.

Özgür Gündem Gazetesi’nin (Özgür Ülke) 1994 yılında bombalanması olayının dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in emri ile Mehmet Ağar’ın emrindeki “Özel Büro” tarafından gerçekleştirildiği iddia edilmektedir.

Üzerinde Durmaya Gerek Olmayan İddialar:

17 Eylül 1996 tarihli Aydınlık Dergisi’nde II. MİT Raporu olduğu iddia edilen basında birçok tartışmalara olan rapor yayımlanmıştır. Söz konusu iddiaya cevaben müsteşarlığımızca 5.11.1996 tarihinde, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü’ne gönderilen açıklamada: “Son günlerde medyada Milli İstihbarat Teşkilatı’na atfedildiği şekilde herhangi bir kuruluşa veya şahsa verilmiş bir rapor mevcut değildir” hususlarına yer verilmiştir.

Hiram Abas’ın Çiller Örgütü tarafından öldürüldüğü iddiası: Bu eylemin 26.09.tarihinde Dev Sol militanları Hayri Koç, Ferit Eliuygun, Bahattin Anık Ahmet Fazıl Ercüment Özdemir tarafından gerçekleştirildiğinin bilinmesi nedeni ile önem taşımamaktadır.

H. Kocadağ’ın Gonca Us ile hissi ilişkisi bulunduğu iddiası ise Çatlı’nın eşi Meral Çatlı’nın bu konudaki açıklamaları dolayısıyla üzerinde durulacak nitelikte bulunmamaktadır.

6. SONUÇ DEĞERLENDİRME

Başbakanlık’tan gönderilen dosya içeriği, kayıtlarımızda mevcut olan ulaşılabilen diğer bilgilerle birlikte incelenmiş, inceleme sonuçları ana hatları ile yukarıdaki maddelerde ayrıntılı olarak da bu yazının ekinde sunulan bölümlerde belirtilmiştir.

Bizatihi kazası olayı, izahı zor veya savunulamayacak bir beraberliği net olarak ortaya koymaktadır. Kaza yapan ta bulunan silahlar, belgeler diğer bulgular ise ta bulunanların suç amaçlı bir faaliyet içinde bulunduklarına kuvvetli emare niteliğindedir. Bazı belge bulgular ise esasen bizzat teşkil etmektedir.

Ancak bunların gerçek niteliğinin araştırılması, doğal olarak bu belge, bilgi bulguların yedinde bulundurma yasal hakkına sahip olan devlet kuruluşlarının (yargı organı yargı organı ile birlikte tahkikatı yürütecek güvenlik kuvvetlerinin) yetki alanına girmektedir. Geçmiş tarihlere ait olayla birlikte yeniden gündeme gelmiş olan diğer olaylar ise vuku buldukları tarihte, yetkili görevli kuruluşlarca araştırılmış olup, bunlara ilişkin bilgi, belge ifade tutanakları diğer hususlar anılan kuruluşlarda bulunmaktadır. İdari tahkikat yasal yönden kovuşturma yetkisine sahip kuruluşların bunların gerçek durumunu daha sağlıklı bir şekilde ortaya koyacakları (şayet daha önceden bu hususlar zaten belirlenmiş ise) muhakkaktır.

Bun nedenle müsteşarlıkça: Devletin diğer yetkili kuruluşlarının görev alanına girilmeksizin anılan kuruluşların da kendileri açısından gerekli araştırmayı zaten yaptıkları düşünülerek, mevcut bilgilerden hareketle bir inceleme yapılması cihetine gidilmiştir.

’ta meydana gelen kaza: Devletin bazı kuruluşlarını, bu kuruluşların tasarruflarını, bir kısım siyasetçi bürokratı tartışılır hale getirmiştir. Tartışmalar, bilinçli olarak veya bilinçsizce, olayın çapını aşan boyutlara ulaştırılmış, zaman olarak da son yirmi yılı kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmıştır. Bu durum, bir yandan olayın gerçek niteliğinden saptırılmasına, diğer yandan da ilgili ilgisiz birçok konunun birbirine ıştırılarak alanına çekilmesine yol açmıştır.

İncelemenin “İddialar” kısmında da görüleceği üzere, bir kısım “iddiaların” olay veya var olduğu öne sürülen örgütlenme ile maddeten zaman olarak ilgisinin bulunması mümkün değildir. Buna rağmen devleti devletin tasarruflarını tartışmaya açabilmek için özellikle gündemde tutulmasına çalışılmaktadır.

Olayla bağlantılı çevreler, geçmişte kalan çeşitli dönemlerde tartışılmış olan bazı konuları (ASALA ile mücadele gibi) gündeme getirerek, son zamanlarda vuku bulan olaylarla ilişkilerini kamufle , yayma eğilimindedir.

Ortada, birçok ciddi iddia itham mevcuttur. Bunların bütünü geçmişte kalmıştır. Maddi delillerle de kanıtlanması çok zor iddialardır. Bu durum olayların cesametiyle bağlantılı cezai sorumlulukların belirlenmesi açısından zorluklar yaratmaktadır. Bununla birlikte, idari açıdan ilgili kurum kuruluşlar içinden kolaylıkla tahkik edilecek hususlar da bulunmaktadır. hüviyet, pasaport diğer belgelerin verilmesi, ticari bağlantılar gibi hususlar araştırılabilir nitelik taşımaktadır.

Konunun medyada ele alınış biçimi, ilgili ilgilsiz herkesin konuşturulması, olayları saptırmak isteyenlere büyük imkanlar sağlamış, büyük ölçüde gerçeklerden uzaklaşmış, somut olaylar olaylarla ilişkili kişilerden çok devlet devletin tasarrufları tartışılır hale getirilmiştir. Bu durumun, olayların gerçek suçlularıyla, her vesileyle mevcut düzene saldırmayı haline getirmiş bir kısım maksatlı çevrelerin işine yaradığı da ayrı bir gerçektir.

Tartışmaların ulaştığı siyasi boyut ise malumlarıdır. Bu durum, olaylara ilişkin gerçek bilgi belgelere ulaşılmasını zorlaştırmış, daha çok spekülatif hususların gündeme gelmesine yol açmıştır.

olayı ayrıca:

Devletin içinde kontrolsüz güçlerin varlığını,

Bu güçlerin devletin ihtiyaçları dışında da bazı istenmeyen faaliyetlere yönelebildiğini,

Güvenlik kuvvetlerinin resmi güçler dışında bazı unsurları da devlet görevi adı altında kullandıklarını,

Devletin bazı belgelerinin (Pasaport vs.) gayri kanuni unsurlara verilebildiğini,

Devletin aynı kuruluşu içinde, farklı anlayışta olanların birbirleri ile devletin olanaklarını kullanarak mücadele edebildiklerini,

İstihbaratta örtülü operasyonlarda çokbaşl