nedir

merzifon’nın İlçesinin Tarihi Kimliği Gün Yüzüne Çıkartılıyor. İlçenin Uzun Yıllar İlgisizlik İhmaller Sonucu Kaybettiği Tarihi Özelliği, Vakıflar Genel Müdürlüğü Belediyesi’nin İşbirliği ile Yaptığı Restorasyon Çalışmalarıyla Yeniden Gün Yüzüne Çıkartılmaya Başlandı.

’nın ilçesinin tarihi kimliği gün yüzüne çıkartılıyor. İlçenin uzun yıllar ilgisizlik ihmaller sonucu kaybettiği tarihi özelliği, Vakıflar Genel Müdürlüğü Belediyesi’nin işbirliği ile yaptığı restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkartılmaya başlandı.

’a tarihi şehir kimliğini yeniden kazandırmaya çalıştıklarına dikkat çeken Belediye Başkanı Kadri Aydınlı, Haftası etkinlikleri kapsamında eski Doğan Sineması’nın restorasyon çalışmasını başlatacaklarını bildirdi.

İlçe tarihine sahip çıkmanın sadece kendilerinin değil her vatandaşın görevi olduğunu aktaran Aydınlı, “Bu zamana kadar ilgisizlikten dolayı neredeyse yıkılmaya yüz tutmuş tarihi eserlerin yeniden canlandırılması için belediye olarak üzerimize düşen her şeyi yaptık yapmaya devam edeceğiz. Restorasyon çalışmaları tamamlanan Kara Mustafa Paşa Cami, Bedesten, Çelebi Mehmet Medresesi Camiinden sonra sıra eski Doğan Sineması olarak bilinen kültür merkezinin yeniden canlandırılarak eski günlerine döndürülmesine geldi. ’un vizyonuna yeni bir heyecan katacak olan eski Doğan Sineması’nın restorasyonunu Haftası etkinlikleri kapsamında başlatarak, ecdadın bize emanet ettiği bu güzide eseri kültür merkezi haline getirip ’u Kültür etkinliklerinde daha ileriye taşımak istiyoruz” dedi.

Aydınlı, ayrıca belediye olarak kentin tarihi kimliğini ön plana çıkaracak eserlerin yeniden hayata kazandırılabilmesi için Vakıflar Genel Müdürlüğü ile kapsamlı bir çalışma içerisinde olduklarını bildirdi.

Bakanlığı kene ısırığı ile bulaşan Hastalığı risk haritasını çıkardı. Buna göre, vakalar çoğunlukla Orta Anadolu Orta Karadeniz bölgesinde yani Kelkit vadisi başta olmak üzere , , , , Çorum Yozgat, Çankırı illerinde yoğunlaşıyor.

Bakanlığı yla oluşan, öldürücü Hastalığının risk haritasını çıkardı.

Bakanlık, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının 2002 yılından itibaren ’de özellikle bahar yaz aylarında görüldüğünü belirterek, vakaların çoğunlukla Orta Anadolu Orta Karadeniz bölgesinde yoğunlaştığı, hastaların çok büyük bir ünün ise, kırsal alanda yaşadığı, tarım hayvancılıkla uğraştığı bildirildi.

virüsünü taşıyan Hyalomma türü kenelerin uygun yaşam alanlarına paralel olarak riskin arttığı bölgelerden söz etmenin mümkün olduğunu kaydeden Bakanlığı, hazırladığı risk haritası ile, 2002 yılından bu tarafa ’de tespit edilen KKKA insan vakalarının sürekli ikamet adreslerini koordinatlarına göre işaretledi. Buna göre, risk haritasında, hastalığın Kelkit vadisi başta olmak üzere , , , , Çorum Yozgat, Çankırı illerinde yoğunlaştığı, diğer birkaç ilde ise tek vaka olarak çıktığı belirlendi.

ANİ BAŞLAYAN ATEŞ, BAŞ AĞRISI HALSİZLİĞE DİKKAT

Bakanlığı, hastalığının, insanlarda ani başlayan ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık, halsizlik belirgin iştahsızlık gibi belirtilerle ortaya çıktığını belirtti. Bakanlık ayrıca hastalarda bulantı, , ın ağrısı ishal gibi yakınmaların da görülebildiğini ifade ederek, daha sonradan bu belirtilere vücudun çeşitli yerlerinde görülen kanamaların da eşlik edebileceğini bildirdi. Kişisel korunmanın önemine işaret eden Bakanlığı bu bağlamda yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“-Kişisel korunma önlemleri kapsamında kanı, dokusu veya hayvana ait diğer vücut ları ile temas sırasında gerekli korunma önlemleri alınmalıdır.

- barınakları veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunulması durumunda, vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmeli; yapışan keneler bir cımbızla, kenenin deriye yapıştığı yerden tutulup çıılmalıdır.

-Korunma amaçlı olarak giysilere uygulanabilen, repellent olarak bilinen kene kovucular/öldürücüler cilde uygulanabilen kene kovucular dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır.”

anka

ON NUMARA ÇEKİLİŞİ YAPILDI

Milli Piyango İdaresince Düzenlenen On Numara Oyununun Bu Haftaki Çekilişinde, 10 Bilen 2 Kişi 84 Bin 542 YTL 25′er Ykr Kazandı.

Milli Piyango İdaresince düzenlenen On Numara oyununun bu haftaki çekilişinde, 10 bilen 2 kişi 84 bin 542 YTL 25′er YKr kazandı.

300. Hafta’nın kazandıran numaraları 4, 5, 11, 13, 15, 24, 27, 29, 30, 31, 32, 36, 37, 49, 52, 55, 58, 67, 72, 73, 76 80 olarak belirlendi.

Çekilişte, 9 bilen 60 kişi bin 879 YTL 50′şer YKr, 8 bilen bin 395 kişi 80 YTL 80′er YKr, 7 bilen 14 bin 119 kişi 11 YTL 45′er YKr, 6 bilen 90 bin 711 kişi 1 YTL 90′ar YKr, hiç bir numarayı doğru tahmin edemeyen 145 bin 351 kişi de 1 YTL 45′er YKr ikramiye kazandı.

Bu haftaki çekilişte, 939 bin 342 YTL 90 YKr ikramiye dağıtıldı.

Büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin kuponlarını - İstanbul-Bağcılar’daki bayilerden yatırdıkları bildirildi.

Hasılattan ’nin tımına, Çocuk Esirgeme Kurumuna, Olimpiyat Oyunlarına, Savunma Sanayine Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumuna 563 bin 605 YTL 70 YKr, KDV olarak 374 bin 465 YTL 97 YKr, Şans Oyunları Vergisi olarak da 208 bin 742 YTL 85 YKr aktarılacak.

-ÇORUM DAYANIŞMASI

: -Çorum Dayanışması

Valisi Celaleddin Lekesiz Belediye Başkanı İsmet Özarslan, Havaalanı’nda İncelemelerde Bulunmak Üzere ’ya Gelen Çorum Valisi Mustafa Toprak Belediye Başkanı Turan Atlamaz’ı ’da Misafir Etti.

Valisi Celaleddin Lekesiz Belediye Başkanı İsmet Özarslan, Havaalanı’nda incelemelerde bulunmak üzere ’ya gelen Çorum Valisi Mustafa Toprak Belediye Başkanı Turan Atlamaz’ı ’da misafir etti. 5. Ana Jet Üs Komutanlığı’na bağlı askeri havaalanında yapılan çalışmaları yerinde görmek üzere ’ya gelen Çorum Valisi Mustafa Toprak Belediye Başkanı Turan Atlamaz, beraberlerindeki heyet ile birlikte Vali Lekesiz, Başkan Özarslan Belediye Başkanı Kadri Aydın ile beraber yaptıkları incelemelerden sonra ’un tarihi Çelebi Mehmed Medresesi’nde ’un yöresel yemeği olan keşkek yedi. Tarihi medrese içinde gezen valiler belediye başkanları, medrese önünde hatıra ı çektirmeyi de ihmal etmedi.

ÇORUM HEYETİ MERZİFON HAVAALANI’NDA İNCELEME YAPTI

: Çorum Heyeti Havaalanı’nda İnceleme Yaptı

Havaalanı’nda İncelemelerde Bulunan Çorum Valisi Mustafa Toprak, Havaalanın Hizmete Girmesiyle Birlikte Bölgenin Sanayi Turizm Alanında Atılama Geçeceğini Söyledi.

Havaalanı’nda incelemelerde bulunan Çorum Valisi Mustafa Toprak, havaalanın hizmete girmesiyle birlikte bölgenin sanayi turizm alanında atılama geçeceğini söyledi.

Valisi Celaleddin Lekesiz Çorum Valisi Mustafa Toprak, Havaalanı’nda incelemelerde bulunarak yeni yapılan tesisleri gezdi, çalışmaları yerinde incelediler. ’nın ilçesinde 5. Ana Jet Hava Üs Komutanlığı bünyesinde bulunan askeri havaalanın sivil trafiğe açılması konusunda 2006 yılında başlatılan çalışmaların sonuna geldiğini belirten Çorum Valisi Mustafa Toprak, “Biz Çorum’da sanayi alanında ciddi atılımlar yaptık. Ancak ulaşım sıkıntısı nedeniyle Çorum yeterince kendini anlatamadı etkisini gösteremedi. Şimdi Havaalanı ile hem sanayi alanında hem de turizm alanında büyük bir atılıma geçecektir” dedi.

Havaalanının sadece Çorum’a değil, bölgeye büyük kazanımlar sağlayacağını belirten Çorum Valisi Mustafa Toprak, “Çorum halkı havalanın bitirilmesi konusunda beklenti içerisinde Çorum turizmi büyük yapacaktır. Çorum sanayisi, kültür turizmi, inanç turizmi doğa turizmi ile bölgesinin ı bir şehirdir. Bu değerleri gösterebilmek için zaman çok önemlidir bu havaalanı ile birlikte zamanda önemli ölçüde tasarruf etmiş olacağız bölge adeta sanayi turizm cenneti haline gelecektir” şeklinde konuştu.

İnceleme sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çorum Valisi Mustafa Toprak, Çorum’da karayollarında da ciddi çalışmalar olduğunu belirterek, “Havayolu, karayollarındaki çalışmalar tamamlandığında Çorum gerçek yüzünü gösterecektir” diye konuştu.

(ES-BÖ-OK-Y)

ALEVİLER ’DA DÜZENLENEN TÖRENDE BİR ARAYA GELDİ

’da, Amasyalılar Sosyal Kültür Yardımlaşma Derneği (Asyad) ile Vakfı Organizesinde Düzenlenen ‘Gelin Canlar Olalım’ İsimli Programda Aleviler Bir Araya Geldi.

’da, Amasyalılar Sosyal Kültür Yardımlaşma Derneği (ASYAD) ile Vakfı organizesinde düzenlenen ‘Gelin canlar olalım’ isimli programda Aleviler bir araya geldi.

Hamit Kaplan Kapalı Salonu’nda ASYAD Vakfı’nın organizesinde Pir Hamdullah Derneği, Piri Baba Kültür Derneği, Gümüşhacıköy Anadolu Kültür Vakfı, Saz Köyü Yardımlaşma Dayanışma Derneği, ilçe köy derneklerinin katkılarıyla düzenlenen ‘Gelin canlar olalım’ isimli programda, salonu dolduran yaklaşık 3 bin Alevi bir araya geldi. Vali Celaleddin Lekesiz, Belediye Başkanı İsmet Özarslan, Cumhuriyet Başsavcısı Sadık Bölek, Emniyet Müdürü Mustafa Demirok, Vakfı Alevi İslam Hizmetleri Başkanı Ali Rıza Uğurlu çevre il, ilçe köylerden gelen Alevilerin katıldığı törende deyince akla başka şeylerin geldiğini söyleyen Vakfı Alevi İslam Hizmetleri Başkanı Ali Rıza Uğurlu, “ deyince insanların aklına mum söndü geldi. Ana bacı maz akla geldi.Kardeşi kardeşe düşmanı etmenin yanlışlığını düzeltmek, ülkemizin ulusal bütünlüğüne katkı sağlamak için bu cemleri yapıyoruz. Çünkü insanlar bilmediklerinin düşmanıdırlar” dedi.

Duaların edildiği, semahların dönüldüğü töreninde bazı Aleviler kendilerinden geçti.

ADT 9 DEĞİŞİK OYUNLA YAZ SEZONU TURNESİ’NDE

Ankara Devlet Tiyatrosu, “Her Yerde Tiyatro” Sloganı ile Mayıs, Haziran, Temmuz Aylarında 26 İlde Tiyatroseverlerle Buluşacak.

Ankara Devlet Tiyatrosu, (ADT) “Tek Kişilik Şehir”, “Yunus Dürür Benim Adım”, “Selanikten Anıtkabir’e”, “Kanlı Nigar”, “Pinti Hamit”, “Kayıplar”, “Küçük Bir Mücize”, “Köşebaşı” “Şahane Düğün” adlı oyunlarla yaz turnesine çıkıyor.

Devlet Tiyatroları’nın “Her Yerde Tiyatro” sloganı ile başlattığı Yaz Sezonu Etkinlikleri çerçevesinde, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarını kapsayacak sürede ADT, 26 ilde sanatseverlerle buluşacak. Programa göre, “Tek Kişilik Şehir”, 28 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasında, Bursa, Balıkesir, Manyas, Gönen, Çan, Çanakkale, Gelibolu, Ecebat, Gökçeada, Ezine, Ayvalık, Altınoluk, Edremit, Burhaniye, ’a konuk olacak.

“Yunus Dürür Benim Adım” adlı oyun, 31 Mayıs - 16 Haziran tarihleri arasında, Yozgat, Sorgun, Boğazlıyan, Bünyan, Kayseri, Develi, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Ürgüp, Hacıbektaş, Kırşehir, Kaman’da sahne alacak.

“Selanikten Anıtkabir’e” 19 Haziran -1 Temmuz tarihleri arasında, , Zile, Turhal, , Niksar, Reşadiye, Koyuluhisar, Şebinkarahisar, Suşehri’ne gidecek.

“Kanlı Nigar”, 1 Temmuz - 20 Temmuz tarihleri arasında, Çeşme, Seferihisar, Kuşadası, Söke, Milas, Bodrum, Muğla, Datça, Marmaris, Köyceğiz, Dalaman, Fethiye, Acıpayam, Denizli, Nazilli, Aydın 3 Haziran’da da Kırıkkale’ye turne yapacak.

“Pinti Hamit” 1 Temmuz-17 Temmuz tarihleri arasında, Erzurum, Bayburt, Kelkit, , Trabzon, Giresun, Ordu, Perşembe, Fatsa, Ünye, Çarşamba, Samsun, ’a, “Kayıplar” 24 Haziran-11 Temmuz tarihleri arasında, Çorum, , Havza, Samsun, Bafra, Gerze, Sinop, Ayancık, Abana, İnebolu, Küre, , Tosya, Osmancık’ta sahne alacak. Kırıkkale’ye ise “Küçük Bir Mucize” 4 Haziran , “Köşebaşı” 5 Haziran , “Şahane Düğün” de 6 Haziranda konuk olacak. (ANKA)

ALİ OSMAN TORBACI ASALETEN ATANDI

: Ali Osman Torbacı Asaleten Atandı

Bayındırlık İskan Müdürlüğü Görevini Vekaleten Yürüten Ali Osman Torbacı Görevine Asaleten Atanırken, Yaptığı Açıklamada Bayındırlık İskan Müdürlüğü’nün Çalışmalarını Anlattı.

Bayındırlık İskan Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Ali Osman Torbacı görevine asaleten atanırken, yaptığı açıklamada Bayındırlık İskan Müdürlüğü’nün çalışmalarını anlattı.

5302 Sayılı Özel İdare Kanunu gereğ köylerdeki tüm imar işlerinin İl Özel İdareleri’ne devredildiğini, Bayındırlık İskan Müdürlüğü’nün yetkisinin bulunmadığını söyleyen Ali Osman Torbacı, “ İl Müdürlüğü olarak 1 Nisan tarihi itibariyle köylerdeki imar işlerini Özel İdare Genel Sekreterliği’ne devretmiş bulunuyoruz. Vatandaşlarımız bu işlerle ilgili müracaatlarını artık Özel İdare Genel Sekreterliği’ne yapmaları gerekiyor” dedi.

Bayındırlık İskan Müdürlüğü’nün çalışmalarını denetimi yapılan işleri anlatan Torbacı, “ 150 Yataklı Devlet Hastanesi inşaatı devam ediyor fiziki seviyesi yüzde 50 civarında. Sanatlar Lisesi inşaatının sözleşmesinin feshedilmesinden sonra yeniden ihale yapıldı bina -2009 eğitim öğretim yılına yetiştirilmeye çalışılıyor. Gümüşhacıköy 200 öğrencilik yurt inşaatının fiziki seviyesi yüzde 50, 500 kişilik kapalı salonu inşaatının seviyesi yüzde 50 civarında bu iki inşaatı ağustos ayında hizmete açmayı düşünüyoruz” diye konuştu.

konutu yapılan afetzede hak sahiplerinin borçlarını peşin ödemeleri durumunda yüzde 10 indirim yapıldığını duyuran Torbacı, borçlarının taksitini 3 yıl üst üste yatırmayan hak sahiplerinin borçlarının hepsinin hemen tahsili yoluna gidileceğini belirtti.

MESİAD’DAN İSTİHDAM GARANTİLİ SATIŞ ELEMANLIĞI KURSU

: Mesiad’dan İstihdam Garantili Satış Elemanlığı Kursu

Sanayici İşadamları Derneği (Mesiad) Satış Elemanlığı Meslek Edindirme Kursu Açtı.

Sanayici İşadamları Derneği (MESİAD) Satış Elemanlığı Meslek Edindirme Kursu açtı.

Kursun açılışı sebebiyle düzenlenen törende konuşan MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Selami ıklı, kursun İş Kurumu İl Müdürlüğü Halk Eğitim Merkezi ile işbirliğiyle gerçekleştiğini belirtti. Başkan ıklı, 4,5 ay sürecek kurs kapsamında lı olan kursiyerlere sertifika verileceğini kaydetti.

’nin en büyük sorunlarının başında işsizlik geldiğine dikkat çeken ıklı, iş garantili kursun istihdama katkı yapacağını dile getirdi. Başkan ıklı, “Proje kapsamında kursiyerlerden ücret talep edilmeyecek. Ayrıca kursiyerlere, proje süresince günlük 17,43 ytl harçlık verilecek ferdi kaza sigortası yapılacak. Kurs tamamlandığında kursiyerlerin yüde 50’si özel sektöre ait çeşitli işletmelerde istihdam edilecek” dedi. ıklı, kursa kişinin katılacağını sözlerine ekledi.

Kaymakamı Kazım Tekin ise işsizliği azaltıcı bu tür organizasyonların artırılması için kamu kurumu olarak her zaman destekçi olacaklarını belirtti. Yapılması gereken her türlü işbirliğine açık olduklarının ı çizen Tekin, bu tür kursların devamını dileyerek, satış elemanlığının çok öemli olduğunu bir hizmeti satın alırken satış elemanının olumlu ya da olumsuz bir davranışının tüketiciyi etkilediğini kaydetti. Derse giren Kaymakam Kazım Tekin ise işletme öğretmeni Halil İbrahim Kurt’u kursiyerlerle birlikte dinledi.

Açılışa; Kaymakam Kazım Tekin, (MESİAD) yönetim kurulu üyeleri vatandaşlar katıldı.

ÇORUMLU ŞEHİDİN EVİNE ATEŞ DÜŞTÜ

: Çorumlu Şehidin Evine Ateş Düştü

’ın Başkale İlçesi Yakınlarında Asker Taşıyan Sivil Minibüsün Devrilmesi Sonucu Meydana Gelen Kazasında Şehit Olan Uzman Çavuş İhsan Kaya’nın Çorum’daki Baba Ocağına Ateş Düştü.

’ın Başkale ilçesi yakınlarında asker taşıyan sivil minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen kazasında şehit olan Uzman çavuş İhsan Kaya’nın Çorum’daki baba ocağına ateş düştü.

13 yıllık Jandarma uzman çavuş olan İhsan Kaya’nın Çorum Çepni Mahallesi Çepni 1. Sokak Kavafiyeciler Sokak Gül Apartmanı’nda oturan babası Eşref Kaya, Nazife Kaya eşi Fatma Kaya büyük üzüntü yaşadılar.

Şehit uzman çavuşun eşi Fatma Kaya, kaza yapmadan önce eşi ile görüştüğünü eşinin yeni görev yeri olan Hakkari’nin Yüksekova ilçesine giderken kaza geçirdiğini söyledi.

Telefonda eşinin sesinden bir şeyler olacağını hissettiğini belirten Fatma Kaya, “Keşke böyle bir olay başına gelmeseydi, Eşim vatana hizmet için yeni görevine gidiyordu, vatan sağ olsun” dedi.

Eski görev yeri olan ’da ikamet eden Uzman çavuş İhsan Kaya’nın ailesi kaza haberi üzerine Çorum’a geldiler, Kaya’nın şehit haberi aileyi adeta yasa boğdu.

4 kardeşin en büyüğü oğlu olan İhsan Kaya’nın ilkokuldan itibaren askerliğe meraklı olduğu askeri sınavlara girerek Uzman çavuşluğu kazandığında büyük sevinç yaşadığı ifade edildi.

6 yıl önce Fatma Kaya ile evlenen Şehit uzman çavuş İhsan Kaya’nın 4 yaşında İlter Kaan adlı bir çocuğu bulunuyor. İhsan Kaya 3 yıldır ’da görev yapıyordu.

Şehit uzman çavuş İhsan Kaya, ’da düzenlenen askeri törenin ardından uçakla ’a, oradan da ambulansla Çorum’a getirilerek Ulu Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Şehitlik’te toprağa verilecek.

ŞEHİT UZMAN JANDARMA ÇAVUŞ KAYA’NIN CENAZESİ TOPRAĞA VERİLDİ

: Şehit Uzman Jandarma Çavuş Kaya’nın Cenazesi Toprağa Verildi

’ın Başkale İlçesi Yakınlarında Asker Taşıyan Sivil Minibüsün Devrilmesi Sonucu Yaşamını Yitiren Uzman Jandarma Çavuş İhsan Kaya’nın Cenazesi, Memleketi Çorum’da Toprağa Verildi.

’ın Başkale ilçesi yakınlarında asker taşıyan sivil minibüsün devrilmesi sonucu yaşamını yitiren Uzman Jandarma Çavuş İhsan Kaya’nın cenazesi, memleketi Çorum’da toprağa verildi.

Dün öğle saatlerinde Ankara’dan uçakla Askeri Havaalanı’na getirilen Kaya’nın cenazesi, buradan karayolu ile Çepni Mahallesindeki evine getirildi. Daha sonra Ulucamii’ye getirilen İhsan Kaya’nın cenazesi ikindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından cenaze aracına konarak Gazi Caddesi üzerinden Şehitlik Mezarlığı’na götürüldü.

Şehit Uzman Jandarma Çavuş İhsan Kaya için burada askeri tören düzenlendi. Şehidin ailesi, akrabaları yakınlarının yanı sıra Çorum Valisi Mustafa Toprak, Valisi M. Celaleddin Lekesiz, 5. Ana Jet Üssü Komutanı Tuğgeneral Fikret Erbilgin, Belediye Başkan Vekili Arif Erdal, AK Parti Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş askerler ile vatandaşların katıldığı törende Şehit İhsan Kaya’nın annesi Nazife Kaya ile eşi Fatma Kaya fenalık geçirdi.

1 çocuk babası şehit İhsan Kaya’nın cenazesi, törenin ardından şehitlik mezarlığında toprağa verildi.

: ) selamlar

Bu sitenin sahibi yani ben merzifonluyum. Yıllardan beridir 5. ana jet üssü Merzifonda. Geçen sene Havaalanı sivil havacılığa açıldı. Tabi bu da büssürü olayı beraberinde getirdi. Havaalanı Çorum - karayolunda olduğundan çorumda havaalanı olmadığından önce çorumlular imza toplamışlar, havaalanının adını çorum hava alanı (çorum hava limanı) yapalım diye, tabi boş bi çaba.

Bu günlerde ise yani mayıs de havaalanının ismi değişmiş, - havaalanı olmuş. Benim hemşerilerim biraz milliyetçidir nerede olursa olsun Amasyalı olduklarını kabul etmezler, Merzifonluyuz derler.  Bu böyledir tabi bende Merzifonluyum : ) Bu arada havaalanımızın eski ismine kavuşması için bir imza kampanyası düzenleniyor. http://www.uyanmerzifonlu.com/ a girip imza atabilirsiniz.

Ukkaşe Sultan

- Earth’den-

Anlatılır ki, Hz. Muhammed’in sahabelerinden Ukkaşe’nin türbesi Hıra (Hırka) Köyündedir. Sahabe Hz. Muhammed’in sırtındaki nübüvvet mührünü Veda Hacc’ında bir vesile ile görür. Peygamberimiz ona hırkasını verir , “Rum diyarına giderek halkı dine davet edeceksin” der. O da İslam ordusuyla Kayseri üzerinden ’a kadar savaşa savaşa gelerek bu günkü Hırka Köyünde şehit düşer. Bir gönül sultanına dönüşen Ukkaşe’nin o gün bu gündür ziyaretçileri eksik olmaz.

Onun ’a geliş tarihi miladi 681’dir. Hıra köyünün girişindeki mezarlıkda yer alan bu ulu sahabenin kabri, Peygamberimizin sırtındaki mührü öpen Ukkaşe bin Mihsen Hazretleri’ne aittir.

Evliya çelebi buraları ziyaret ettiğinde onun kabrinin varlığından söz eder.

Bayram günleri sabah namazı burada kılınırdı.

Üstünü kapattırmadığından defalarca yapılmış, her seferinde ertesi gün yapılan yer yıkılmıştır. Halk arasında, ‘buraya yedi defa üst üste gelenin hac sevabı alacağı’ inancı meşhurdur. Mehmet Ocak’ın Muammer Durak’ın kabir çevresinin düzenlenmesinde büyük hizmetleri dokunmuştur. Türbesinin tamir tarihi 1968dir. Türbenin yanında yer alan bina aşevi olarak hizmet vermektedir. Hükkaşe Sultan Köyün kuruluşundan çok önce Türbesinin olduğu yere gelir hırkasını bırakır. O tarihten sonra o mevkinin adı Hırka olarak bilinir burada kurulan Köy, Hırka Köyü adını alır. ’un birçok köyünün adı zamanla değiştiği halde, Hırka Köyü’nün adı değişmemiştir.

Köyün ormanında, hayvanlarından geyikler, ayılar yaşarmış. Geyikler, Hükkaşe Sultan’dan gelip su içerlermiş. Türbesinde bulunan geyik boynuzlarının o zamanlardan kalma olduğuna inanılır.

-Evliyalar Şehri ’dan-

Bölgeler iller [değiştir]

’nin coğrafi bölgelerinin sınırları illerin idari sınırları doğrultusunda belirlenmemiştir. Bu nedenle birçok il birden fazla coğrafi bölgenin içinde olabilir. İl merkezleri baz alındığında bölgelerin kapsadığı alanlardaki iller şunlardir.

Akdeniz Bölgesi [değiştir]

Akdeniz Bölgesi

Akdeniz Bölgesi

Adana
Antalya
Burdur
Hatay
Isparta
Kahramanmaraş
Kilis
Mersin
Osmaniye

Doğu Anadolu Bölgesi [değiştir]

Doğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi

Ağrı
Ardahan
Bingöl
Bitlis
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Hakkari
Iğdır
Kars
Malatya
Muş
Tunceli

Ege Bölgesi [değiştir]

Ege Bölgesi

Ege Bölgesi

Afyonkarahisar
Aydın
Denizli
İzmir
Kütahya
Manisa
Muğla
Uşak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi [değiştir]

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Adıyaman
Batman
Diyarbakır
Gaziantep
Mardin
Siirt
Şanlı
Şırnak

İç Anadolu Bölgesi [değiştir]

İç Anadolu Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi

Aksaray
Ankara
Çankırı
Eskişehir
Karaman
Kayseri
Kayseri
Kırıkkale
Kırşehir
Konya
Nevşehir
Niğde
Yozgat

Marmara Bölgesi [değiştir]

Marmara Bölgesi

Marmara Bölgesi

Balıkesir
Bilecik
Bursa
Çanakkale
Edirne
İstanbul
Kırklareli
Kocaeli
Sakarya
Tekirdağ
Yalova

Karadeniz Bölgesi [değiştir]

Karadeniz Bölgesi

Karadeniz Bölgesi

Artvin
Bartın
Bayburt
Bolu
Çorum
Düzce
Giresun
Karabük
Ordu
Rize
Samsun
Sinop
Trabzon
Zonguldak

aşağıda sehirleri sehirler.txt dosyası olarak kaydediniz.

////////
Adana 01
Adıyaman 02
Afyon 03
Ağrı 04
05
Ankara 06
Antalya 07
Artvin 08
Aydın 09
Balıkesir 10
Bilecik 11
Bingöl
Bitlis 13
Bolu 14
Burdur 15
Bursa 16
Çanakkale 17
Çankırı 18
Çorum 19
Denizli 20
Diyarbakır 21
Edirne 22
Elazığ 23
Erzincan 24
Erzurum 25
Eskişehir 26
Gaziantep 27
Giresun 28
29
Hakkari 30
Hatay 31
Isparta 32
Mersin 33
İstanbul 34
İzmir 35
Kars 36
37
Kayseri 38
Kırklareli 39
Kırşehir 40
Kocaeli 41
Konya 42
Kütahya 43
Malatya 44
Manisa 45
K.Maraş 46
Mardin 47
Muğla 48
Muş 49
Nevşehir 50
Niğde 51
Ordu 52
Rize 53
Sakarya 54
Samsun 55
Siirt 56
Sinop 57
58
Tekirdağ 59
60
Trabzon 61
Tunceli 62
Şanlı 63
Uşak 64
65
Yozgat 66
Zonguldak 67
Aksaray 68
Bayburt 69
Karaman 70
Kırıkkale 71
Batman 72
Şırnak 73
Bartın 74
Ardahan 75
Iğdır 76
Yalova 77
Karabük 78
Kilis 79
Osmaniye 80
Düzce 81

////////////////////////////////

<?
$dosya = file('sehirler.txt');
echo "<select name='sehir'>";
foreach($dosya as $satir){
list($sehir, $plaka) = explode(' ', $satir);
echo "<option value='$plaka'>$sehir</option>";
}
echo "</select>";
?>

bu kodda seçilen plak no yu döndürür
siz şehirf adının döndürülmesini istiyorsanız value yerine $sehir yazınız

kaynak: ordan burdan

resim1857 yılında ’lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ayrımcılığa şı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gün…Yani Dünya Kadınlar Günü….

Yani kocasından veya ailesinden dayak yiyen, boşanmak istediği için şiddete maruz kalan, eşinin kıskançlığı nedeniyle öldürülen ya da tecavüze maruz kalan kadınlarımızın günü… Read the rest of this entry »

Asker, devlet adamı, Cumhuriyeti’nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanı, Türklerin babası, çağımızın en büyük lideri. Eşi görülmez lara imza atmış, ülkesi için hayatı pahasına kahramanca savaşmış, çökmüş bir imparatorluktan yeni, çağdaş dinamik bir ülke yaratmış, bugün halkının bir bayrak altında bağımsız şekilde yaşamasını sağlamış turkiye’yi kurtarmıştır. Bayrağımızı topraklarımızı ona komuta ettiği binlerce Mehmetçiğe borçlu olduğumuz için yediden yetmişe şükran doluyuz. Zira , kaderimizi değiştirmiş, boyunduruk altında olmadan yaşamamız için bize bu ülkeyi bırakmıştır. Ülkemizin en büyük tarihi sınavı olan kurtulus-savasi’nda askerini komuta etmiş, ekonomik askeri açıdan yokluk sınırında olan ülkemizi azmi, sabrı, çalışkanlığı dehası sayesinde tek vücut haline getirip, bağımsızlığına kavuşturmuştur. Ülkemizin geleceğini her şeyin üstünde tutmuş, inkılâpları ilkeleriyle bugün ’nin çağdaş milletler içinde hak ettiği yerde olmasını sağlamıştır. Arkasında çok daha iyi bir dünya bırakarak hayata gözlerini yummuş olan , hiç kuşkusuz Türklerin en büyük şansıdır. Hayatı boyunca sevilen, tevazusu, hoşgörüsü, barışçı uzlaşmacı kişiliği, entelektüelliği, hümanizmi, görgüsü, karizması eşsiz özellikleriyle dünyanın da hayran olduğu , savaş yerine barışa, ayrılık yerine beraberliğe sahip çıkmış, bayrağı altındaki herkese tüm dünyaya şu önemli mesajı vermiştir: “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”

, ’ ün tarihinde gönlünde ebediyen yaşayacaktır, ölümsüzdür.

’ün Kökenleri

Cumhuriyetimizin kurucusu, kahraman asker büyük devlet adamı ’ün kökenleri Karaman Beyliği’ne uzanmaktadır. Babasının ailesi, anadolu’nun Türkleşmesinde önemli rol oynamış olan “ıl-Oğuz” ya da “Kocacık Yörükleri” denilen Türkmenlerden geliyordu. ’in padişahlığı döneminde parçalanan Karaman Beyliği’nin Yörük aşiretlerindendiler Karaman’ın Taşkale Köyü’nden Rumeli’ye göç ettirilmişlerdi. ’ün büyük dedesi olan Kırmızı Hafız Efendi, anne tarafından “Gulalar” baba tarafındansa “Pınarlar” olarak anılan ailelerin mensubuydu. 1850 yılında, Hafız Ahmet Efendi kardeşi Hafız Mehmet Emin’le birlikte ticaret amacıyla Manastır şehrine gelmiş, daha sonra da Selanik’e yerleşmişti.

’ün anne tarafının kökenleriyse, Orta Anadolu’dan getirilerek Batı Makedonya’nın Sarıgöl Bucağı’na yerleştirilen, daha sonra Selanik’in Lankaza(Lagaza) bölgesine göç eden “Evlad-ı Fatihan” olarak anılan yörüklere uzanıyordu. ’ün büyükannesinin adı Ayşe, dedesi ise Sofi-Zade Feyzullah efendiydi, Hasan Hüseyin isimlerinde iki çocukları vardı. Zübeyde Hanım’a döneminde kadınların okula gitmesi yaygın olmadığı için, okuryazar oluşu nedeniyle Zübeyde Molla deniliyordu.

’ün babası Ali Rıza Bey, Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık nahiyesinde doğdu. Ali Rıza Bey, bir süre Selanik Evkaf kâtipliğinde bulunmuş, 1876 yılında Selanik Asakir-i Milliye Taburu’nda birinci mülazım olarak görev almış, 1877’deki Osmanlı-Rus Harbi’nde de savaşmış sonraları ticaret na atılmıştı. Gümrük Muhafaza Teşkilatı’nda memurluk yaparken Zübeyde Hanım’la 1871 yılında evlenmelerine müteakip ilk çocukları Fatma dünyaya geldi. Ardından Ahmet (1874), Ömer (1875), Mustafa (Kemal ) (1881), Makbule (Boysan, Atadan) (1885) Naciye (1889) isimlerinde beş çocukları daha oldu. Ancak Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer ise henüz sekiz yaşlarındayken, o dönemde Rumeli’yi kasıp kavuran kuşpalazı (difteri) salgınından hayatlarını kaybettiler.

(Yüzbaşı Bakir Tosun’un Tarihte Bozkır Çevresi Yelbeği adlı çalışmasında, ’ün soy ağacı hakkında detaylı bilgilere yer verilmiştir.)

’ün Doğumu

Mustafa Kemal ATATÜRK, 1881 yılında, Selanik’in Koca Kasım Paşa Mahallesi, Islahhane Caddesi üzerinde bulunan evde dünyaya geldi. Ali Rıza Bey, çocukken kazayla beşikten düşürüp ölümüne yol açtığı hiç unutmadığı kardeşinin ismini yeni doğan oğluna verdi: Mustafa.

Sarı saçlı, mavi gözlü bir olan Mustafa, Rumi takvime göre 1296 yılında dünyaya geldiyse de, doğduğu ay gün hakkında kesin bir bilgi yoktu. Ancak kayıtlarda yer alan bilgilere göre Zübeyde Hanım oğlunu “Erbain Soğukları” sırasında doğurduğunu aklında kalan tarihin 23-aralik olduğunu belirtmişti. Bu farkı dolayısıyla 4-ocak 1881’i göstermektedir.

Selanik arşiv belgelerinden edinilen bilgilere göre, ’ün doğduğu şu anda müze olan ev, 1870 yılından önce Rodoslu hoca Hacı Mehmed tarafından yaptırılmış, önce İbrahim Zühdü, daha sonra da Abdullah Ağa eşi Ümmü Gülsüm’e satılmıştı.

Ali Rıza Bey, babasının Subaşı Mahallesi’ndeki evinde eşi Zübeyde Hanım çocuklarıyla birlikte 1878 yılına kadar ikamet etmiş, daha sonra ’ün doğacağı evi kiralayıp yerleşmişti. 1880 yılında belalısı bir Rum eşkıya tarafından kaçırılan Ali Rıza Bey’in ndan ümit kesildi. Sonradan yüksek bir haraç ödeyerek kurtuldu.

’ün doğduğu ev, etrafı yüksek duvarlarla çevrili, harem selamlığı olan üç katlı, klasik bir evdi. Dönemin belgelerine göre, bir bab fekani oda, bir divanhane, bir tahtessema, iki bab tahtani oda, bir çeşme avludan oluşuyordu. Dış yüzeyi pembe boyalı olup, alt pencerelerine emir, üst pencerelerine de ahşap kafesler yapılmıştı. evin ikinci katındaki sol tarafa düşen ocaklı odada dünyaya gelmişti.

29-ekim 1933’te, Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Dönümü dolayısıyla, Selanik Belediyesi, -Yunan dostluğu Balkan Konferansı’nın bir hatırası olarak, ’ün doğduğu evin çift kanatlı kapısının sağ köşesine mermer bir plaka yerleştirdi. Plakanın üzerinde çe, Elence Fransızca olarak şu ifade yer aldı: “ milletinin büyük müceddidi Balkan ittihadının müzahiri GAZİ MUSTAFA-KEMAL burada dünyaya gelmiştir. İş bu levha Cumhuriyetinin onuncu yıldönümü münasebetiyle konulmuştur.” ’ün doğduğu ev bugün Selanik’in Aya Dimitriya Mahallesi’ndeki Apostolu Pavlu Caddesi üzerinde 75 numaradadır, bitişiğinde Konsolosluğu vardır.

’ün Çocukluğu

mütevazı bir aileden geliyordu. Onun bu özelliğinin ileride halkın nabzını tutmasını bilmesinde, halkın eğilimlerini sezmesinde büyük faydası olacaktı. Yakınları onun bir halk çocuğu olmakla övündüğünü ifade etmişlerdi. 4 yaşındayken kardeşi Makbule Boysan Atadan dünyaya geldi. Diğer kardeşlerini çocuk yaştaki ölümleri nedeniyle hiç yamayan ’ün çocukluk yıllarına dair kayıtlarda yer alan bilgiler sınırlıdır. , okul çağına geldiğinde, konusunda annesiyle babası arasında görüş ayrılığı belirdi. Geleneklere bağlı olan Hacı Sofi gibi dinine bağlı bir aileden gelen Zübeyde Hanım, eğitim sisteminin ışık olduğu bu dönemde, ’ün dini eksende eğitim veren Mahalle Mektebi’ne gitmesinde ısrarcı davranıyordu. Aydın görüşlü olan Ali Rıza Bey’in tercihi ise yeni açılan döneme göre oldukça modern bir anlayışla kurulan Şemsi Efendi İlkokulu’ndan yanaydı. Zira okulun kurucusu olan okula kendi ismini veren Şemsi Efendi, okulunda ezbercilik yerine katif metodu uygulatıyordu, ayrıca okulun ünü de açmış olan aydın bir eğitimciydi. 1873 yılında Selanik’te valilik görevine başlayan Mithat Paşa, larından dolayı Şemsi Efendi’ye padişah nişanı vermişti.

Ali Rıza Bey’in önerisiyle okul konusundaki ikilem çözümlendi. Buna göre , önce ilâhîlerle î bir törenle mahalle okuluna başlayacak, birkaç gün sonra da Şemsi Efendi okuluna geçecekti. Şemsi Efendi Okulu’nda dönemin mahalle okullarından farklı olarak yeni öğretim metotları uygulanmakta kara tahta, tebeşir, silgi, öğretmen masası, okumayı kolaylaştıracak levhalar gibi yeni lar kullanılmaktaydı. ’ün pedagojik esaslara göre eğitim veren bu okulda öğrenim görmesi gelişmesinde oldukça etkili oldu. Zekâsı üstün yetenekleri ile kısa zamanda arkadaşlarının öğretmenlerinin sevgisini kazanan , matematikteki üstün sıyla da dikkat çekiyordu.

Bu arada gümrük memurluğunu bırakan, kereste ardından da tuz işine giren Ali Rıza Bey, Rum eşkıyalar tuzların erimesi nedeniyle ticaret ndan çekilmişti. Memuriyete tekrar giremeyen Ali Rıza Bey bir süre sonra hastalandı 1888’de nı kaybetti. Babası öldüğünde 7 yaşında, kardeşi Makbule ise henüz 3 yaşındaydı.

Babasının ölümü üzerine okuldan ayrılmak zorunda kalan ailesini zor günler bekliyordu. Eşini kaybettiğinde ı Naciye’ye hamile olan Zübeyde Hanım, 1890’ta doğum yaptı. Maddî durumu yetersiz olan Zübeyde Hanım çocuklarını alarak Langaza’da tarım işiyle uğraşan ağabeyi Hüseyin Ağa’nın çiftliğine yerleşti. 1901 yılında ’ün kardeşi Naciye, verem hastalığına yakalanıp nı kaybetti. Babasını kısa bir süre sonra kardeşini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşayan ’ün, dayısının çiftliğinde ailenin erkeği olarak aldığı sorumluluklar artmıştı. Çiftlikte geçen bu dönemde doğayla iç içe oldu, dayısına işlerinde yardımcı olduğu için el becerileri arttı. Ancak Zübeyde Hanım oğlunun öğreniminin yarım kalmasından üzüntü duyuyordu. Onun caminin imamından özel öğretmenden aldığı eğitim yetersiz kalınca Zübeyde Hanım ’ü, iyi bir eğitim görmesini sağlamak için halasının yanına, Selanik’e gönderdi.

Bu arada abisine daha fazla yük olmak istemeyen aldığı küçük emekli aylığı ile geçinmekte zorluk çeken Zübeyde Hanım, Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey ile evlendi. Ragıp Bey’in önceki evliliğinden dört çocuğu vardı. Bu , babasının hatırasına saygı gösterilmediğini düşünen ’ü kızdırmıştı. Annesinin ikinci kez evlenmesini içine sindiremeyen , uzun süre annesini aramadı. Ancak bu düş kırıklığı onun çalışma azmini arttırdı. Zira küçük yaşta babasını kaybetmesi de onun kendi ayakları üstünde durma gücünü kazanmasını hayatta lı bir şekilde mücadele etmesini sağladı. Prof. Dr. Şerafettin Turan’ın Mustafa Kemal ATATÜRK biyografisinde konuyla ilgili olarak şu bilgilere yer verilmişti:

Zübeyde Hanım’ın Ragıp Bey ile ikinci bir yapması, ana ile oğul arasında dikkatlerden kaçmayan bir sorun da yaratmıştı. Ragıp Bey, Teselya Yenişehir’den Selanik’e göçmüştü. Eşini yitirmiş, dört çocuğuyla dul kalmıştı. Süreyya Hakkı adlarında 2 oğlu ile birinin adı Rukiye olan 2 ı vardı. Zübeyde Hanım’la evlendiğinde Mustafa Makbule kardeşler için psikolojik de olsa bir üvey baba üvey kardeşler sorunu baş göstermişti. Makbule bu yeni hayata ayak uydurmakta gecikmemişti ama Mustafa üvey babanın bulunduğu çatı altında oturmak istememişti. yaşamının sonlarında üvey babasından söz ederken “Bana şı çok saygılı davranmış, büyük adam muamelesi etmiştir.” diye olumlu bir görüş sergilemişti ama evden ayrılışını İnan’a babasını yitiren bir çocuğun isyanı olarak şöyle açıklamıştı: “Anamın böyle bir aile bağı yapmasını takdir ettim. Ancak çocukluk duygum isyandan ibaretti.

Selanik Askeri Rüştiyesi

Selanik’teki halasının yanına taşındıktan sonra Mülkiye İdadisi’ne kaydolan , bu okulda Arapça öğretmenliği yapan Kaymak Hafız’dan sopa ile dayak yiyince, zaten orada okumasını istemeyen büyükannesi onu derhal okuldan aldırdı. O dönemde okul formasını çok beğendiği komşularının oğlu Askeri Rüştiye’ye gidiyordu. Ona özenen , asker olmasını istemeyen annesinin şı çıkmasına rağmen, gizlice, Selanik Askeri Rüştiyesi’nin sınavına girdi. Sınavı kazandığı haberini alan 1893’te yine gizlice bu okula kaydını yaptırdı. Selanik Askeri Rüştiyesi’nde, oldukça lı olan sınıf başkanıydı üstün zekâsıyla öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi’nin de dikkatini çekiyordu. Genç öğrencisinin yeteneklerinden oldukça etkilenen Yüzbaşı Mustafa Efendi onu benzersiz kılmak için adına “Bilgi erdem bakımından olgunluk eksiksizlik” anlamına gelen Kemal ismini ekledi. Genç Mustafa, o günden sonra Mustafa Kemal olmuştu. , Selanik Askeri Rüştiyesi’ndeyken, öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi’nin mazereti olduğu zamanlarda, onun yerine birçok kez dersi vermekle görevlendirilmişti. Zira büyük önder, bununla ilgili olarak daha sonra şunları söyleyecekti;

Rüştiyede en çok matematiğe merak sardım. Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla uğraşıyordum, yazılı sorular düzenliyordum. öğretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu.

turk-dil-kurumu Başuzmanı A.Dilaçar’ın, ’ün matematikteki üstün sıyla ilgili olarak 10-kasim 1971 tarihli yazısında belirttiğine göre, ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, üçüncü Dil Kurultayı’ndan (24–31-agustos 1936) hemen sonra 1936–1937 yılı kış aylarında kendi eliyle “Geometri” adlı bir yazdı. , öğretmenleri bu konuda yazacaklara kılavuz olması amacıyla 1937 yılında Kültür Bakanlığı’nca yayınlanmıştı. , “Geometri” isimli yapıtında; Boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarp, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayım gibi geometri matematikle ilgili terimlerin isim babası oldu bu terimleri bilimine kazandırdı.

Daha sonra ünlü bilim çisi Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, ’ün “Geometri” kitabı için “Küçük fakat anıtsal bir yapıt” yorumunu yapacaktı. Yapıtında yer alan her mı, her kavramı tüm öğeleriyle eksiksiz açık biçimde anlatan , bunları örneklerle de açıklamıştı. ’ün türettiği terimlerinin yaptığı geometri mlarının hemen hemen tümü bugüne değin değişmeksizin kullanıla gelmiştir. O’nun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde değiştirilmiştir.

, 1898’de Selanik Askeri Rüştiyesi’nden üstün yla mezun oldu. Artık askerî idadide (lise) öğrenimine devam etmesi gereken , Selanik’ten İstanbul’a gelmeyi düşünüyordu. Ancak sınav mümeyyizlerinden Hasan Bey’in tavsiyesiyle Manastır şehrindeki Manastır Askerî İdadisi’ne yazıldı.

Manastır Askerî İdadisi

Makedonya’nın en gelişmiş şehri olan Selânik’te, yeni fikirlere açık bir ortamda kendini geliştirme imkanı bulan , renkli etnik yapısıyla farklı ırkların bir arada yaşadığı bu şehirde büyük bir vizyon kazandı.

Manastır Askerî İdadisi’ndeki sırasında, arkadaşlarından Ömer Naci, ’ün edebiyata ilgi duymasında rol oynadı. Şiir hitabet sanatıyla yakından ilgilenmeye başlayan , Namık Kemal’den eserlerinden ciddi şekilde etkilendi. Kitabet öğretmeni Mehmet Asım Bey, ’ün şiir edebiyata olan eğilimini fark edip, onunla askerlik mesleğine yönelmesi gerektiğiyle ilgili konuştu. Ancak, için hitabet her zaman çok önemli oldu, ayrıca yazma tutkusu da devam etti. Konuyla ilgili olarak daha sonra şunları söyleyecekti:

Şiir yazmak hakkında idadi hocasının vazettiği memnuiyeti unutmuyordum. Fakat söylemek yazmak hevesi bakiydi. Teneffüs zamanlarında hitabet talimleri yapıyorduk. Saati ellerimize alıyor, “Bu kadar dakika sen, bu kadar dakika ben söyleyeceğim” diye müsabaka münakaşalar tertip ediyorduk.

Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Naküyiddin Yücekök Bey de ’le yakından ilgileniyordu. Zira lı bir öğrencisiydi bir kurmay subayının mutlaka bir yabancı dil öğrenmesi gerektiğine inandığı için Fransızca derslerine büyük önem veriyordu. Ancak Fransızcası diğer derslerine göre olan , bunu çözmek için tatil dönemlerinde gittiği Selanik’te College des Frères de la Salle’in özel kurslarına devam ederek lisanını geliştirdi. Yakın arkadaşı Fethi Okyar’ın da desteğiyle Fransız ihtilalinin öncüleri Voltaire, J.J. Rousseau gibi filozofları dı, siyaset konusundaki bilgisi arttı. O dönem ayrıca sonradan sürekli işbirliği yapacağı arkadaşları, Nuri Conker, Salih Bozok Fuat Bulca’yla da tanıştı. ’ü en çok etkileyen derslerden biri de tarihti. Zira öğretmeni Kolağası Mehmet Tevfik Bey (5. Dönem diyarbakir Milletvekili) geniş kapsamlı bir vizyonu ile ’e yeni ufuklar açtı. İdadide başlayan sevgisi hayatı boyunca devam etti.

Manastır Askerî İdadisi’ndeki sırasında ’ü en çok etkileyen olay 1897 tarihli -Yunan Savaşı olmuştu. Ordusu’nun savaş meydanında parlak bir zafer kazanmasına rağmen barış masasında zararlı çıkmasına içerleyen , coşkun bir vatan sevgisiyle dolmuştu. Bir arkadaşı ile gönüllü olarak savaşa katılmak için girişimde bulunsa da bu arzusunu gerçekleştirme imkânı bulamadı. Ancak sonsuz vatan sevgisiyle kabına sığmaz olan ’ün bu özelliği hayatı boyunca devam edecekti. Manastır Askerî İdadisi’nin en parlak öğrencilerinden biri olan , İdadideyken, bıkıp usanmaksızın çalıştı,kendisini son derece bilinçli olarak geleceğe hazırladı. Sonunda 1898 yılının kasım ayında bütün derslerden tam not alıp, 54 kişilik sınıfın ikincisi olarak, dereceyle okulunu bitirdi.

Okul sicilindeki bilgilere göre , son derece yetenekli, ama kendisiyle kolayca samimi ilişkiler kurulması güç bir karaktere sahipti. İdadî öğrenimi boyunca, vatansever, kendini her konuda geliştiren, ilerleme tutkusuyla dolu, çalışkan, azimli, kendine güveni sonsuz, seçkin iyi giyinen bir öğrenci oldu. Dünyayı günceli sürekli olarak eden, çalışkanlığının yanında sosyal hayatta da oldukça lı olan , dünyanın nimetlerinden faydalanan ama ya ulaşmak için de çok çalışan bir yapıdaydı.

İstanbul Harp Okulu Akademisi

, İstanbul’a gelerek 13-mart 1899’da Harp Okulu’ndaki eğitimine