nedir

Taklit ürün yapmaktaki ustalıklarıyla bilinen Çinliler ’un da sahtesini ürettiler.

Taklit ürün yapmadaki “ustalığı” ile bilinen Çinliler, ’de de kısa süre önce satışa sunulan Apple’ın yeni nesil mobil iletişim cihazı ’un sahtesini üretti.

çe menüye de sahip olan Çin malı ’a çift SIM kart takılabiliyor. Çin’deki elektronikçilerde pazarlarda satılan ’ların fiyatı ise yaklaşık 800 yuan (120 ).

Cihazın kabının üzerine ise sadece ”Phone” yazıyor. Kutunun içinde bir şarj cihazı, 2 pil bir de kulaklık bulunuyor. Orijinaliyle hemen hemen aynı olan ’ın özellikleri de insanı şaşırtıyor. Dil seçeneklerinde ise çenin yanı sıra İngilizce, Almanca, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Taylandca, Vietnamca, Rusça Arapça olmak üzere dil bulunuyor.

Cihan


5 Maskot, Samimi bir halka oluşturan, eğlenen beş çocuğu temsil eden maskotlar aynı zamanda Çin’in en meşhur dört ı olan Panda, , Tibet Antilopu ,Kırlangıçı Olimpiyat Ateşini sembolize eder, dostluk barış mesajları ,

Beş olimpiyat halkası gibi , beş olimpiyat maskotu da Pekin Olimpiyat oyunları için bütün dünya çocuklarına dostluk barış mesajları taşıyan simgelerdir.

Samimi bir halka oluşturan, eğlenen beş çocuğu temsil eden maskotlar aynı zamanda Çin’in en meşhur dört ı olan Panda, , Tibet Antilopu ,Kırlangıçı Olimpiyat Ateşini sembolize eder.

Beibei

Çin’in geleneksel kültür sanatında, su zenginlik hasadı temsil eder. Beibei zenginlik dileklerini taşır. aynı zamanda Çin kültüründe bereketli yıl iyi hayatı temsil eder. Su dalgası şeklindeki figürler geleneksel çin sanatından alınmıştır. Beş mascot arasında Beibei en saf kibar olanıdır. Su oyunlarında güçlüdür Olimpiyat halkalarındaki mavi halkayı temsil eder.

Çin’in geleneksel kültür sanatında, suzenginlik hasadı temsil eder.

Beibei zenginlik dileklerini taşır.

aynı zamanda Çin kültüründe bereketli yıl iyi hayatı temsil eder.

Su dalgası şeklindeki figürler geleneksel çin sanatından alınmıştır.

Beş mascot arasında Beibei en saf kibar olanıdır.

Su oyunlarında güçlüdür Olimpiyat halkalarındaki mavi halkayı temsil eder.

Jingjing

Jingjing çocukları güldürür. Bundan dolayı gittiği her yere getirir. Bu neşeyi onun acemi ında şirin siyah beyaz kürkünde görebilirsiniz. Milli bir hazine korunan tür olarak pandalar hep hayranlık uyandırır. Song Hanedanlığı dönemindeki porselen desenlerinden olan başlığındaki lotus deseni zengin ormanları insane doğa arasındaki ahenkli ilişkiyi yansıtır. Jingjing; bizim doğanın hediyelerinin korunması gelecek bütün nesillere bir şekilde iletilmesi için olan isteğimizi temsil etmesi için seçilmiştir. Jingjing toy optimisttir. O kuvveti temsil eden bir atleti sembolize eder siyah olimpiyat halkasını temsil eder.

Jingjing çocukları güldürür.

Bundan dolayı gittiği her yere getirir.

Bu neşeyi onun acemi ında şirin siyah beyaz kürkünde görebilirsiniz.

Milli bir hazine korunan tür olarak pandalar hep hayranlık uyandırır.

Song Hanedanlığı dönemindeki porselen desenlerinden olan başlığındaki lotus deseni zengin ormanları insane doğa arasındaki ahenkli ilişkiyi yansıtır.

Jingjing; bizim doğanın hediyelerinin korunması gelecek bütün nesillere bir şekilde iletilmesi için olan isteğimizi temsil etmesi için seçilmiştir.

Jingjing toy optimisttir.

O kuvveti temsil eden bir atleti sembolize eder siyah olimpiyat halkasını temsil eder.

Huanhuan

Maskotların samimi halkası içinde, Huanhuan büyük abidir. O bir ateşin çocuğudur olimpiyat ateşini ihtirasını temsil eder. Huanhuan maskotların tam ortasında olimpiyat ruhunu yansıtacak şekilde durur. Daha hızlı koşmayı, daha yükseğe zıplamayı, daha güçlü olmayı, açık davet edici olmayı teşvik eder. Huanhuan’ın ışığı nerede parlarsa, orada Pekin sıcaklığı Çin halkının sıcak daveti hissedilir. Kafasındaki ateş figürleri de ünlü Dunhuang duvar desenlerinden esinlenilip, Çin geleneksel şans desenleri eklenmiştir. Huanhuan dışa açık coşkuludur. Top oyunlarını sembolize eder olimpiyat halkalarında kırmızı halkayı temsil eder.

Maskotların samimi halkası içinde, Huanhuan büyük abidir.

O bir ateşin çocuğudur olimpiyat ateşini ihtirasını temsil eder.

Huanhuan maskotların tam ortasında olimpiyat ruhunu yansıtacak şekilde durur.

Daha hızlı koşmayı, daha yükseğe zıplamayı, daha güçlü olmayı, açık davet edici olmayı teşvik eder.

Huanhuan’ın ışığı nerede parlarsa, orada Pekin sıcaklığı Çin halkının sıcak daveti hissedilir.

Kafasındaki ateş figürleri de ünlü Dunhuang duvar desenlerinden esinlenilip, Çin geleneksel şans desenleri eklenmiştir.

Huanhuan dışa açık coşkuludur.

Top oyunlarını sembolize eder olimpiyat halkalarında kırmızı halkayı temsil eder.

Yingying

Yingying,Tum anteloplar gibi,Yingying hizli , atik hızla tum dunya uzerinde yaris yapar gibi uzun adimlarla hareket ederler.Cin in yüzolcumunun buyuklugunun sembolu olarak,anteloplar saglık ,esenlik , dogadan harmoni ile gelen bir vucut gucu nu tasir.

Tum anteloplar gibi,Yingying hizli , atik hızla tum dunya uzerinde yaris yapar gibi uzun adimlarla hareket ederler.

Cin in yüzolcumunun buyuklugunun sembolu olarak,anteloplar saglık ,esenlik , dogadan harmoni ile gelen bir vucut gucu nu tasir.

Yingying’in adeta ucarken verdigi pozlar,Qinghai-Tibet platosundaki Cindeki ilk koruma altina alinan ozelligi olmasinin da esintisini tasir.

Seckin Tibet anteloplari ,Pekinin Yeşil Olimpiyatlari icin taahhutunu yansıtır.

Bas suslemesi Bati Cinin etnik dizayn kulturlerini ,Sinkiang Qinghai – Tibet in cesitli dekoratif stillerinden esinlenmistir.

İz arazi konusunda cok guclu olup,Yingying Kıvrak zekasi cevikligiyle Sari olimpiyat yuzugunu temsil eder.

Nini

Her baharda yazda Baskent pekinde cocuklar ruzgarın esintisi ile ucurtma ucururlar.Ucurtma desenleri arasinda da kanatlı kirlangic geleneksel olarak en unlusudur.Nini nin dizayni bu buyuk geleneksel olaydan ileri gelir.Onun altin kanatlari sonsuz gokyuzunu uctugu her yere iyi sans dagitmayi sembolize eder.Kirlangic ayni zamanda yan olarak Cincede telaffuz edilir. Yanjing Pekinin oldugu gibi eski baskent in adidir.Arkadaslari arasinda kirlangic olarak masum eglencelidir.Jimnastikte cok kuvvetli olup,yesil olimpiyat yuzugunu temsil eder.

Her baharda yazda Baskent pekinde cocuklar ruzgarın esintisi ile ucurtma ucururlar.

Ucurtma desenleri arasinda da kanatlı kirlangic geleneksel olarak en unlusudur.

Nini nin dizayni bu buyuk geleneksel olaydan ileri gelir.

Onun altin kanatlari sonsuz gokyuzunu uctugu her yere iyi sans dagitmayi sembolize eder.

Kirlangic ayni zamanda yan olarak Cincede telaffuz edilir.

Yanjing Pekinin oldugu gibi eski baskentin adidir.

Arkadaslari arasinda kirlangic olarak masum eglencelidir.

Jimnastikte cok kuvvetli olup,yesil olimpiyat yuzugunu temsil eder.

Süper Paketi

Artık herkes bağımlısı oluyor, durmadan mesajlaşıyor.Şimdi ön ödemeli aboneleri haftada 15 kontöre, Hesabını Bilen Tarife aboneleri ise haftada 3 YTL’ye (KDV ÖİV dahil ) diğer ’lulara 7 gün boyunca tam 5.000 gönderebiliyor.

Süper Paketi’nden yararlanmak için sen de SUPER yaz, 7123′e ücretsiz gönder.

Katılım Koşulları:


  • Mevcut yeni tüm Ön Ödemeli aboneleri Süper Paketi’nden yararlanabilirler.
  • Süper Paketi’nden yararlanabilmek için hattın aktif konumda olması gerekmektedir.
  • 5.000 özel servis kullanımları için geçerli olmayıp, sadece yurtiçindeki şebeke içi gönderimler için geçerlidir.
  • Kullanılmayan ’ler 7′şer günlük dönemlere devretmeyip silinir.
  • Aboneler iptal talebi iletmedikleri sürece Süper Paketi üyeliği olarak 7 günde bir yenilenir 7 gün boyunca sadece 1 paket kullanılabilir.
  • Her GSM numarası aynı anda sadece bir Süper Paketi kullanabilir.
  • Faturalı hatta geçiş, iptal durumunda ise; varsa kalan hakkı silinir.
  • 5.000 ’in harcama önceliği ilk sıradadır.
  • Süper Paketi’ne katılmak için “SUPER”, kalan miktarını sorgulamak için “KALAN”, iptal etmek için “IPTAL” yazarak 7123 servis numarasına ücretsiz göderebilirsiniz.
  • Süper Paketi iptali durumunda varsa kalan hakkı korunur.
  • 15 kontör / 3 YTL’lik bedel, kampanyaya katılım mesajını takiben bekiyeden anında düşer.
  • 15 kontörün şılığı 2,4 YTL olup, 100 kontörün birim fiyatından hesaplanan tüm vergiler dahil değerdir.
  • Süper Paketini istediği tarihte sona erdirme hakkını saklı tutar.

Jean de La Fontaine
Doğumu 8 Temmuz 1621
Fransa/Château-Thierry Ölümü 13 Nisan 1695
Fransa / Paris

Jean de La Fontaine (okunuşu Lafonten) (d. 8 Temmuz 1621Château-Thierry - ö. 13 Nisan 1695 Paris) Fransız şair yazar.

Yazdığı fabl eserleri ile nmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Pariste kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istenildi ise de kiliseden ayrıldı. Okul nda lı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulunmuş, düzensiz bir hayat yaşamıştır.

1673 senesinde Madam de la Sablièrenin himayesine girerek burada ilimfelsefeciler yazarlarla tanıştı. İlk masallarını burada yazdı. Çağdaşları, La Fontainei bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Halbuki La Fontaine, yazdığı masallarda Dede Korkut masallarındaki uslupla hayvanlaraahlaki karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini tenkidahlak dersi vermiştir. Buna edebiyatta teşhis intak sanatı denir. La Fontainein bu hususiyeti çok geç fark edilmiştir. Eserlerinde sadelik açıklık görülür. Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız ına büyük eserler kazandırmıştır. adamları, etmiş, bir

La Fontaine masallarındaki konular, şark klasiklerinden alınmadır. La Fontaineden çok önceleri yazılmış Beydebanın Kelile Dimne eserindeki hikayelerin 18 tanesi[1], bu Fransız çısı tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır. Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır. La Fontainein canlı, hızlı, incelik nükte dolu bir anlatımı vardır. Kişilerini hemen daima hayvanlar arasından seçerse de bazan insanları, bilhassa köylüleri de olaylara ıştırır. Sık sık bahsettiği hayvanlar aslan, kurt, tilki, eşek horozdur.

La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin hasıl olduğu da bir gerçektir.

Masalları toplam olarak 238 olup, kitapta toplanmıştır. 1668de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678de basılan beş kitaptır. En son 1694de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan ibarettir.

La Fontaine, piyes de . yazmıştır. Nakaratlı uzunca şiirleri şiirlimektupları vardır. Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir. Contes (Kont) isminde şiirlihikayeler eserinden dolayı Fransız Akademisine kabul edildi.13 Nisan 1695te Pariste öldü.

Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir. Ancak hiçbir tercüme orijinalindeki sadelik çekiciliği verememiştir.

çeye ise, Recaizade Mahmut Ekrem, Tevfik . Fikret Orhan Veli Kanık tarafından çevrilmiştir.

Lafonten LaFontenin Hayatı
Jean de La Fontaine
Doğumu 8 Temmuz 1621
Fransa/Château-Thierry Ölümü 13 Nisan 1695
Fransa / Paris

Jean de La Fontaine (okunuşu Lafonten) (d. 8 Temmuz 1621Château-Thierry - ö. 13 Nisan 1695 Paris) Fransız şair yazar.

Yazdığı fabl eserleri ile nmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Pariste kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istenildi ise de kiliseden ayrıldı. Okul nda lı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulunmuş, düzensiz bir hayat yaşamıştır.

1673 senesinde Madam de la Sablièrenin himayesine girerek burada ilimfelsefeciler yazarlarla tanıştı. İlk masallarını burada . yazdı. Çağdaşları, La Fontainei . bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Halbuki La Fontaine, yazdığı masallarda Dede Korkut masallarındaki uslupla hayvanlaraahlaki karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini tenkidahlak dersi vermiştir. Buna edebiyatta teşhis intak sanatı denir. La Fontainein bu hususiyeti çok geç fark edilmiştir. Eserlerinde sadelik açıklık görülür. . Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar . üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız ına büyük eserler kazandırmıştır. adamları, etmiş, bir

La Fontaine masallarındaki konular, şark klasiklerinden alınmadır. La Fontaineden çok önceleri yazılmış Beydebanın Kelile Dimne eserindeki hikayelerin 18 tanesi[1], bu Fransız çısı tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır. Masalları çoğunlukla . herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır. La Fontainein . canlı, hızlı, incelik nükte dolu bir anlatımı vardır. Kişilerini hemen daima hayvanlar arasından seçerse de bazan insanları, bilhassa köylüleri de olaylara ıştırır. Sık sık bahsettiği hayvanlar aslan, kurt, tilki, eşek horozdur.

La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin hasıl olduğu da bir gerçektir.

Masalları toplam olarak 238 olup, kitapta toplanmıştır. 1668de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678de basılan beş kitaptır. En son 1694de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan ibarettir.

La Fontaine, piyes de yazmıştır. Nakaratlı uzunca şiirleri şiirlimektupları vardır. Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir. Contes (Kont) isminde şiirlihikayeler eserinden dolayı Fransız Akademisine kabul edildi.13 Nisan 1695te Pariste öldü.

Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir. Ancak hiçbir tercüme orijinalindeki sadelik çekiciliği verememiştir.

çeye ise, Recaizade Mahmut Ekrem, Tevfik Fikret Orhan Veli Kanık tarafından çevrilmiştir.

Haftada ortalama 1 vererek düzenli yürüyerek hem mutlu olup verin, hem de sağlığınızı koruyun. 20-35 yaş arası 1.65 cm boy 70 kg ağırlığın üzerindeki bayanlar, bu diyeti düzenli yürüyüş ile birlikte yaparsa, ilk hafta 1.5 ile 2 kg, daha sonraki haftalarda da birer verir.

Kahvaltı:

2 karper kadar tercih edilen peynir, 1 dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, sınırsız , salatalık veya 1 bir karper büyüklüğünde peynirle hazırlanmış omlet, 1 dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, yarım su bardağı süt, sınırsız , salatalık.

Öğle:

5-6 kaşığı sebze yemeği etli veya zeytin yağlı), 3 kaşığı bulgur pilavı veya peynirli makarna, 1 dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata (mevsime uygun salata malzemesi ile) veya, 1 orta boy dolması, yarım kase yoğurt, 1 dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata (mevsime uygun salata malzemesi ile)

İkindi:

1 meyve

Akşam:

1 küçük tavuk but (derisiz) veya 3 ızgara köfte, 1 kase cacık veya yoğurt, 1 dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata. (mevsime uygun salata malzemeleri ile)

Ara: 2 top çikolatalı veya meyve parçalı veya vanilyalı normal dondurma.

Selülitlerinizle başınız daha doğrusu bacaklarınız dertte mi ? Uzmanı Suna Dumankaya, doğal sırları evde yapılabilecek bakım önerileri sunuyor

10 limonun suyu,20 aspirin,limonun suyu kadar susam yağı.
Bu ışımı iyice ıştırıp sorunlu bölgelere sürün, biraz emdikden sonra yarım saat sorunlu bölgeleri çalıştıracak şekilde yapın ya da yürüyün

CİLT ÜRÜNLERİNİ EVDE HAZIRLAMAK
Filika Yayınevi’nden çıkan “Meslek Sırlarım” adlı kitapta Uzmanı Suna Dumankaya, doğal sırları evde yapılabilecek bakım önerileri sunuyor. İşte kitaptan bazı üller…Temizleme sütü ülleriYüzdeki gözeneklere dolan kirleri, ı, cildin doğal yapısını bozmadan temizlemek gerekir. Bunun da en kolay ucuz yolu; evimizde hazırlayacağımız doğal malzemelerden oluşan ışımlardır. Temizleme sütünü, parmaklarınızla yuvarlak hareketlerle sürün.
* Salatalıklı temizleme sütü
Bir salatalık, 25 gr. badem yağı. Uygulama: İyice yıkanan salatalık kabukları soyulmadan rendelenir. 15 dakika kaynatılır süzülür. Üzerine badem yağı ilave edildikten sonra cilt silinir. (Hazırlanan ışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.)
* Sütlü temizleme kremi Malzeme:
500 gram inek sütü, 500 gram saf . Uygulama: Süt kaynatılmadan saf alkolle ıştırılır cilt bu ışımla silinir. ışımın lekeleri de azaltan özelliği vardır. Hazırlanan ışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.* Papatyalı temizleme sütü Malzeme:
Bir kahve fincanı yağlı süt, iki çorba kaşığı sarı papatya. Uygulama: İçine su konulan bir tencerenin üzerine başka bir tencere konur. Malzemeler üstteki tencerede ıştırılıp, kısık ateşte ısıtılır. Sütün üzerinde kaymak oluşmadan, ocaktan alınıp, iki saat dinlendirilir. ışım süzüldükten sonra, cilt silinir. Hazırlanan ışım, kapalı bir şişede, buzdolabında bir hafta muhafaza edilir.
Tonik ülleri
Toniğin içindeki bitkiler cildin rahatlamasını sağladığından, toniklemenin ardından yapacağınız masajın etkisi de artacaktır. Hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden tamponlayarak cildinize uygulayın. Toniklemeden sonra cildinize maden suyu püskürtün kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonra nemlendiricinizi uygulayabilirsiniz.
* Lavantalı tonik Malzeme:
Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf , içme suyu. Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya hatmi çiçeği atılır. 15-20 dakika demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra temiz bir kaba süzülür. ışıma yarım kahve fincanı saf eklenir. Hazırlanan ışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.
* Papatyalı tonik Malzeme:
Bir tutam papatya, 500 gr. su. Uygulama: Papatya suda pişirilir buz kabına boşaltılıp, dondurulur. Her gün cilde kompres . Sıkıştırıcı özelliği vardır sarkmayı önler.
* Dere otlu tonik Malzeme:
Bir demet dere otu, 25 gram badem yağı, bir şişe maden suyu. Uygulama: Dere otu yıkanıp, mikserde çekilir. Bir kapak badem yağı maden suyu ilave edilir. ışım buz kabına konup, dondurulur. Her gün cilde kompres . Cildiniz böylece daha sağlıklı, parlak canlı olacaktır. .

sacbakimiyontemleri_kesim.jpgKış bitmek üzere, bu da demektir ki yeni bir görünüme kavuşmanın vakti geldi…
′in trendy renkleri çoktan belli oldu. Şimdi sıra uygulamada… Hangi renkleri kimler kullanmalı, ürünler tercih etmeli, cilt tipinize uygun ton hangisi?

Sizin de bu tarz sorularınız varsa, sayfalarda ilerlemeye devam edin!

İşte size ′in trend ipuçları…

Bu yıl çok sık şılaşabileceğiniz 3 trend var;

• Pembe: Bonibon kadar şeker, çilek gibi leziz. Üstelik ferah enerjik…

• Mavi: Gökyüzünden kot pantolona kadar her yerde, şimdi de yüzlerinizde…

• Rengarenk: Cennette bir kuş düşünün, sadece eğlence için üstelik çok da gösterişli…

Pembe

Tam bir bahar rengi, ruhu aydınlatıp, canlandırıyor. Tabii ki transparan olmak kaydıyla…

Kimler kullanabilir? Açık tenliler uçuk transparan pembeleri tercih edebilir, koyu tenliler ise daha koyu pembeleri. Buğday gibi orta koyuluktaki bayanlar da turuncuya kaçan pembeleri kullanabilirler.

Nerede, kullanılabilir? Pembe gözler, yanaklar dudaklar için oldukça uygundur.

Bir fırçayla elmacık kemiklerinizden itibaren uygulayın. Pudra kullanın ki kalıcı olsun, krem allıklar geçici olabilir.

Gözlerinizde de göz kapaklarınızın Tamamına farklı tonlarda pembeler uygulayabilirsiniz.

ürünler tercih edilmeli?

1. Dudaklarda: Uzun süre kalıcı olan rujları tercih edebilirsiniz. Eğer kremli aloeveralı ürünleri tercih ederseniz; hem dudaklarınızı nemlendirmiş, hem de görüntüsünü pürüzsüzleştirmiş olursunuz.

2. Yüzünüzde: Pembeden kahverengiye kadar farklı tonları barındıran bir pudra kullanırsanız, yüzünüz kıpkırmızı olmaz.

3. Gözler Çok açık pembe kalemleri gözlerinizde dudaklarınızda kullanabilirsiniz.

4. Yanaklar Mavi yeşil pembe ışımı bir allıkla yanaklarınızda çok hoş bir ahenk yaratabilirisiniz.

Mavi

Mavi kesinlikle bu yılın anahtar renklerinden. Kanıt istiyorsanız, dışarı çıkın büyük kozmetik firmalarının koleksiyonlarına bir göz atın.

Kimler kullanmalı? Herkes kullanabilir, sadece doğru tonu bulmak lazım. Mesela kahverengi gözler için açık mavi doğru tonken, mavi gözlüler laciverde yakın renkleri denemeli…

kullanılmalı? Göz kapağınızın alt kısmının tamamına ya da bir çizgi halinde uygulayabilirsiniz. Fakat gözünüzün tamamına uygulamaktan kaçının, çünkü bu çok aşırı görünecektir. Alt kirpiklerinize bir çizgi halinde de uygulayabilirsiniz.

ürünler tercih edilmeli?

1. Dudaklar Neredeyse sıvı transparan olan krem stik rujları, dudaklarınızda kullanabilirsiniz.

2. Gözler Uzun süre kalıcı uçmayan göz farları, ınızın hep düzgün görünmesini sağlar.

3. Mavi bir set Christian Dior, mavinin bu sezon trendi olacağının farkında bunun için harika bir koleksiyonu var.

4. Renkleri kombinleyin Şeker pembesinden sarıya hatta yeşile kadar birçok renkle maviyi bir arada kullanabilirsiniz.

Rengarenk

Sezonun son trendi de birçok renkten oluşan göz ı. Uygulamak pek kolay olmayabilir ama çok göründüğü de bir gerçek.

Kimler kullanmalı? Meydan okumayı seven herkes, bu tarz bir ı denemeli. Kahverengi saç koyu tenliler için seçimi çok daha kolay fakat renkli gözlüyseniz, kullandığınız renklere dikkat etmeniz gerekir.

uygulanır? İlk olarak koyu farı gözünüzün iç kısmına uygulayın, açık olanı da onun üzerine… daha fazla cesaretiniz varsa, koyu farı tekrar kullanabilirsiniz. Yandaki bu makyaja çok iyi bir örnek…

ürünler tercih edilmeli?

1. Kalem farlar: Kullanılması kolay olan kalem farkları tercih edebilirsiniz.

2, 3. Birçok farınız olsun Ne zaman ne giyinmek isteyeceğiniz hiç belli olmaz, siz en iyisi çantanızda birbirine uyumlu fazla renkte far bulundurun

4. Renkli maskara Farklı şeyleri denemekten kaçınmayın. Siyahın dışındaki bir çok renkte maskara, bu ı tamamlamanıza yardımcı olacaktır.leyditürk

Hem lezzetli, hem de son derece yararlı bir bitki maydanoz. Üstelik de çok bol. Her mevsim, pazar manav tezgahlarında bulmak mümkün. Biz kadınlar için en önemli özelliği içerdiği C vitamini demir. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu şılıyor. Maydanozda ayrıca, kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum klorin ile A K vitamini bulunuyor.

. Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağı olduğu için görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine troid bezine iyi geliyor. Read the rest of this entry »

yapanların hem dost

süresince kaçamakların olduğu esnada ağırlık kaybı ile şılaşıldığında; kişi moral kazanır. ‘‘Buna rağmen verebilmişim’’ şeklinde düşünceye sevk eden sonuç kişiyi motive eder. Bazı durumlarda ise tam tersi ile şılaşılabilir: Çok lı bir şekilde uygulanan beslenme ının ardından aldığını fark eden kişi demoralize olur. Halbuki hemen endişelenmemek gerekir. Vücut ağırlığını etkileyen pek çok parametre vardır. Öncelikle bunların gözden geçirilmesi gerekir.

Beslenme Uzmanı Turgay Köse’ye göre ideal bir tartım;

1. Haftada 1 kere,
2. Aynı baskülde,
3. Aynı kıyafetlerle,
4. Kahvaltı öncesi,
5. Dışkılama sonrası yapılabilir.

İlaç kullanımı rahatsızlıklar tartıyı etkiler
Tüm bu ilkelere rağmen kabızlık, ishal, , bazı ilaçların kullanımı dönemi gibi özel durumlar vücut ağırlığını etkiler. Her saat başı tartıya çıkılsa dahi, gün içerisinde aynı 2 rakamı görme şansı çok düşüktür. Mesela 2 bardak su içilmesi durumunda yaklaşık olarak yarım ağırlık kazanılır. Öte yandan sauna veya ishal nedeni ile vücuttan bol miktarda sıvı kaybedilir. Böylesi durumlar kişinin aldığını veya verdiğini göstermez elbet. O nedenle belirtilen ilkelere bağlı kalınarak yapılacak tartımlar en doğru sonucu verir.

Basküller yanlış mı?
İnsanların büyük bir çoğu evlerinde bulunan basküllerin yanlış sonuç verdiğinden şikayetçidir. Bu konuya açıklık getiren Beslenme Uzmanı Turgay Köse,”Halbuki “her ölçüm cihazı aynı sonucu verecektir” diye bir kaide yoktur. Ona bakılırsa ülkemizdeki hiçbir cetvelin boyu birbirini tutmamaktadır. Aynı şey tartılar için de geçerlidir. Varsayalım evdeki baskül yanlış sonuç veriyor. Hiç problem değil. Pili bitmiş bir saat de günde 2 kez doğru zamanı gösterir. O nedenle kişinin ağırlığında bir değişim olduğu taktirde yanlış sonuç verdiği düşünülen bir baskül de aradaki farkı doğru olarak gösterir. Önemli olan sürekli aynı baskülü baz almaktır. Öte yandan baskülün hangi zemin üzerinde bulunduğu da dikkate alınmalıdır. Halı parke üzerinde yapılan 2 farklı ölçümün de uyumsuzluk göstermesi olasıdır” diyor.

Kıyafetler öğünler kiloyu artırabilir
Kıyafet faktörü ile öğünleri de çok önemli bir parametre. Turgay Köse, “İlk tartımda üzerinde pijamaları bulunan bir birey, ikinci ölçümde takım elbise giyerek tartılırsa arada bir farklılık görülmesi de çok doğaldır. Benzer şekilde bir şeyler atıştırmak da sonucu direkt olarak etkilemektedir. Rutin bir öğlen veya akşam yemeği kişinin ağırlığını 500 – 1000 gram etkilemektedir. Sabahtan akşama kadar tüketilen tüm besinler düşünüldüğünde, kahvaltı öncesi 72 kg gelen bir bireyin gece yatarken 74 kg çıkması çok da tuhaf şılanmamalıdır. Kişi ertesi sabah kahvaltı öncesi, dışkılama sonrası baskülde yine 72 kiloyu görmüyorsa o zaman ağırlıkta bir değişim vardır. O nedenle sürekli tartılan bireylerin bu alışkanlığı bırakmalarında yarar vardır” diyerek bu konuya da açıklık getiriyor.

Ne zaman bir ruhsal durumunuz olduğunu bilmek ister misiniz ?
Aylık hormon değişimleri kendinizi bazı günler enerjik, bazı günler bitkin hissetmenize olduğu gibi aynı zamanda libidonuzun düşük ya da yüksek olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biridir. Bu değişimlerle ayın hangi günlerinde ne şekilde şılaşacağınızı bilirseniz ruhsal gel-gitlerinizle uğraşmanız daha rahat olur. Biz de bunu düşünerek size ayın dört haftasının ‘hormon haritası’nı çıkardık.Daha fazla…

’in ilk gününden başlayarak

1-7 gün arası

’nin ilk günü. Kocaman bir hamburger için can atıyorsunuz. Bu günlerde özellikle de çok kanamanız varsa vücudunuz demir kaybedebilir. Bu da kendinizi yorgun hissetmenize olabilir. Bu yüzden ıspanak, kırmızı et gibi demir bakımından zengin yiyecekler tüketmeye özen gösterin.

1-7 gün arası

Bedeniniz için kötü bir hafta: Astımınız ya da migreniniz varsa döneminin ilk günü bu rahatsızlıklarınızın şiddetinde artış hissedebilirsiniz.

Beyniniz için iyi bir hafta: Reglinizin altıncı gününde yumurtanız olgunlaşarak yumurtalığınızdan çıkma aşamasına gelir. Vücudunuz bu dönemde rahattır. İşlerinizle ilgili önemli konulara odaklanabilir yaratıcılığınızı kullanmanız gereken işlere başlayabilirsiniz.

8-14 gün arası

Araştırmalar yumurtlama dönemindeki kadınların esmer erkekleri daha çekici bulduğunu söylüyor.

Kendinizi iyi hissettiğiniz bir hafta: Östrojen hormonu önce sürekli artarken birdenbire hızlı bir artışa geçer. Bu hafta içinde ruhen iyi hissediyorsunuz. Bu dönemde uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla görüşün, iyi vakit geçirmeye bakın.

8-14 gün arası

yapmak için uygun bir hafta: Vücudunuzdaki östrojen hormonunun seviyesi yavaş yavaş yükseliyor 14. gün gerçekleşecek olan yumurtlama gününe hazırlanıyor.

Seks nız: Uzmanlar erkeklerin yumurtlama dönemindeki kadınlara yöneldiğini çünkü bu kadınların kokularının farklı olduğunu fark ettiklerini bu kokunun onlara daha çekici geldiğini belirtiyor.

15-21 gün arası

Yumurtlama döneminiz bitse de siz yine de sevişirken korunun. Spermin üreme bölgenizde yedi gün yaşayabileceğini unutmayın.

Teniniz için kötü bir hafta: Bu dönemde akneler daha da yoğunlaşabilir. Böyle bir durumda dermatoloğunuza başvurarak akneler için uygun bir tedaviye başlayabilirsiniz.

15-21 gün arası

Kendinize güvendiğiniz bir hafta: Haftanın ortasına doğru vücudunuzdaki progestron hormonunun seviyesi yükseleceği için iyimser bir bakış açısı kazanarak mutlu günler geçireceksiniz. Bunlar fırtınadan önceki en sessiz sakin günleriniz tadını çıkartın.

22-28 gün arası

Vücudunuz için kötü bir hafta: Vücudunuzdaki progesteron hormonunun doruğa çıktığı bu hafta öncesi sendromları görülür. Vücuttaki hormonu olan testosterondaki artışla tüyleriniz uzayabilir vücut kokunuz yoğunlaşabilir. Ruhsal açıdan kötü bir hafta: Kendinizi mutsuz sürekli aç hissediyorsunuz. Bu hafta yüksek proteinli tuzsuz yiyecekler tüketmenizi öneriyoruz.

28. gün

Mideniz kötü, uyku probleminiz var başınız ağrıyor. olmak üzeresiniz. Bugün kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak aktiviteler gerçekleştirin, kendinizi sıkmayın. Rahatlatıcı egzersizler yapın.
leyditürk.com

TÜRKLER’İN EN SEVDİKLERİ SEKS OYUNCAKLARI

Türkler’in tercih ettiği ilk 10 ’seks oyuncaı’…

Tempo Dergisi, İstanbul’un en bilinen ’seks shop’larını dolaşarak, en fazla tercih edilen seks oyuncağını tespit etti.
Bu seçimleri Hastalıkları Doğum Uzmanı Dr. AKif Poroy yorumladı.

Buna göre Türkler’in en fazla tercih ettiği seks oyuncaklarının ilk 10′u şöyle sıralanıyor:

1 - Geciktiriciler
2 - cılar
3 - Yapay vajina
4 - Sertleştiriciler
5 - Şişme
6 - Belden bağlamalı penis
7 - Penis büyütücüler
8 - Penis vibratör
9 - Kayganlaştırıcı
10 - Penis uzatıcı aparat

Peki bunun anlamı ne? Dr. Poroy’a göre bu tercihlerin yorumu:

Geciktiriciler: Geciktiricilerin bu kadar fazla satılması erken boşalma sorununun ülkede ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Erkeklerin cinsellikle ilk genelevlerde tanıştığı toplumlarda ortaya çıkıyor. Profesyonel kadınların, erkeği çabul boşalmaya koşullandırması sonucu, evliliğe geçtikten sonra da bir erken boşalma sorunu olduğunu görüyoruz. Bu ürünler cinsel organı uyuşturarak hissizleştirmeye birleşme süresini uzatmaya yönelik ürünler.

cı Ürünler: Ülkemizde ilişkisi, birbirini tamamlayan bir unsur değil, adeta bir savaş meydanı gibi görülüyor. ın fizyolojisini erkeğin maması özgüveninin olması sonucu bu ürünler tercih ediliyor.

Yapay Vajina: Yapay vajinaya müracaat etmek zorunda kaldığımıza göre; ortada üzücü bir durum var. şı cinsle  iletişim kuramıyoruz. Bana gelen çiftleri biliyorum. bekarken  yapay vajina kullanmaya başlamış. Evlendikten sonra, eşiyle beraberliğinin yanında yapay vajina kullanmaya devam ediyor. Bu bir cinsel sapmadır.

Penis vibratör: Dünyanın her yerinde en çok satılan seks oyuncağı. Çifler bunları her seferinde kullanıyorsa, ön sevişme sorunu vardır.

Belden bağlamalı penis: Lezbiyen çiftler tercih ediyor. Lezbiyenlerden bazıları biseksüel olduğu için, tam homoseksüel olan partner, eşini memnun edebilmek için bu tarz aparatlar kullanabiliyor.

Penis büyütücü: Bazı ereksiyon bozukluklarında, vakum denilen pompalarla bedendeki kan penis içine çekiliyor ereksiyon sağlanıyor. Bu tarz ürünler kesinlikle penis büyütmez. Penis boyu sorunu olduğunu düşünen çok sayıda olduğu için bu ürünler çok talep görüyor. Oysa erkekler kendi penislerine yukarıdan baktıkları için küçük görüyorlar.

Serleştirici: Sertleşme sorunu olan kişilerde bu tarz ürünlerin kullanılmasını tıbbi bir destek olarak olumlu şılıyoruz.

Kayganlaştırıcı: Kadında cinsel uyarı yeterince olmuyorsa birleşmede ağrı hissedebilir. Bu nedenle kayganlşatırıcı kullanılır. Hastalarımdan edindiğim tecrübeye göre, bizde ön sevişme safhası pek olmadığı için ın salgıları harekete geçmiyor.

Penis uzatıcı: Erkekler penis boylarının kısa olduğundan endişe ettikleri için prezervatif benzeri ucu uzatmalı olan bu ürüne yöneliyorlar. Bu ürünün çok satılması penis boyu konusunda ne kadar bilinçsiz olduğumuzu gösteriyor.

Şişme : Kapalı toplumun bir yansıması… Bu kadar fazla satılması, cinsel ilişkilerindeki sorunu ortaya koyuyor. Tıbbi seksoloji açısından şişme almaktansa geneleve gitmek daha sağlıklıdır. Sarışın şişme  kadınlar tercih ediliyor, çünkü birçoğumuz esmeriz.

Türkler’in tercihleri uzman yorumu böyleyken, Amerikalılar bu işi biraz da eğlence oyuna dönüştürmüş durumda. ‘Disney’s Hannah Montana Peen’ isimli şekerlemeler, ‘penis’ şeklinde…

Yoksa rejimler şişmanlatıyor mu?
Prof. Dr. İskender Öksüz/ dr. pozitif

Aslında bilim adamları, 1940′lardan beri sert sağlıksız rejimlerin uzun vadede zayıflatmadığını, hatta şişmanlattığını biliyorlardı.

Bu yazıyı aslında dr. pozitif’in bir üyesi tetikledi. Söylediği, kelimesi kelimesine şöyleydi: “Biliyorum ki, ben rejim yapmasaydım, bu kadar almayacaktım.”

problemi olan çoğu insanın başından geçmiştir. Birkaç hafta, belki de birkaç ay sürecek bir “rejim”e başlanır. Ya gün, gün yenecek şeyler bellidir (Meselâ “Scarsdale Tıbbî ”i), yahut da biraz daha serbest “değişim listeleri” vardır. “Bir kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir” veya “bir greyfurt” ezberlediğimiz tavsiyelerdir. Bazılarında ise ne yeneceği değil de ne yenmeyeceği veya ne zaman yeneceği söylenir (Atkins veya İsveç diyeti).,

Gayet de iyi gider rejim. Hızla verilir. Derken mutlu sona ulaşılır. Baskül 5, hatta 10 daha düşük göstermektedir. Gerçi kendimizi bitkin hissetmekteyiz, çikolata diye, tatlı diye, veya karbonhidrat rejimi ise patates, bir dilim ekmek diye kıvranmaktayız ama deymiştir. Aradan bir süre geçer. eski kilomuza tekrar varırız. Daha da beteri, birkaç yıl sonra, eski kilomuzun da üstündeyizdir. Hiç olmazsa rejimden önceki hale geri dönmek ister yeni, daha etkili rejimler aramaya başlarız.

“Ah bende irade yok!”

“Ne zayıflamıştım. Ama irademe hâ olamadım. Tekrar oburlaştım işte buradayım.” Kendimizi o kadar kabahatli hissederiz ki, genellikle yukarıdaki üyemizin vardığı aslında pek de doğru gerçeği görmeyiz. Acaba bu bizim değil de rejimin suçu olmasın?

Kabahat rejimlerde olmasın!

Aslında bilim adamları, 1940′lardan beri sert sağlıksız rejimlerin uzun vadede zayıflatmadığını, hatta şişmanlattığını biliyorlardı. Üniversitesi’nde, Ancel Keys arkadaşlarının, 36 üzerinde yaptığı 1950′de iki cilt halinde yayınladığı deney sert rejimlerin etkilerini ortaya koymuştu.

deneyi

Denekler, normal beslenmelerinin yarısı kadar kalori aldıkları bir rejime tabi tutuldu. Bu, birçok sert rejimde yapılandan daha büyük bir kısıtlama değildir. Rejim biraz uzunca, toplam altı ay sürdü katılanlar vücut ağırlıklarının yaklaşık dörtte birini kaybettiler. Yani lı oldu. Öyle mi? Bir süre sonra, kaybedilen kilolar geri alındığı gibi, eski ağırlığın da ortalama yüzde on üstüne çıkıldı. Birçoğumuzun yeni rejim peşine düştüğü kiloya. Ancak epey sonra, ta baştaki kilolarına dönebildiler.

harici göstergeler de pek iç acıcı değildi. Birçok denekte, normalde aneroksia nervosa benzeri hastalıklarda ortaya çıkan belirtiler gözlendi. Yemekten başka bir şey düşünmüyorlardı. Ağır depresyona girenler oldu. 5- 6 binkalori gibi abartılı beslenme düzenleri geliştirenler, normal üstü kalori alınan öğünlerden daha bir saat sonra açlık çekenler, hastalanıncaya kadar yiyenler gözlendi. Rejim sonuna doğru 36 genç erkekten, arkadaşlarıyla ilişkisini devam ettiren sadece üç-dört kişiydi onlar da son derece isteksiz olduklarını, alışkanlıktan ötürü eski davranışlarını sürdürdüklerini söylüyordu.

Altı aylık rejim sonunda deneklerin bazal metabolizmasının yüzde kırk azaldığı ölçüldü. Bazal metabolizma, insanın, dinlenme halindeyken yaşamını sürdürmek için harcadığı enerji (kalori) miktarıdır. Bu düşüş, yukarıda belirtilen beslenme bozukluklarıyla birleş, orta vadede alınıp, eski kilonun üzerine çıkıldığı anlaşılıyor. Davranış bozuklukları da cabası.

Rejim değil hayat tarzı değişikliği

deneyi değişik şekillerde defalarca tekrarlandı destekleyici sonuçlar alındı . dr. pozitif’in, “çözüm, rejim değil, hayat tarzı değişikliğidir” ilkesi bu gerçeklere dayanmaktadır. Vücutla zıtlaşmak, yenilgiyi garanti etmektir. Yüz milyonlarca yıllık evrim sırasında vücudumuzun kazandığı en güçlü mekanizmalarından biri kıtlığa şı savunmadır. Enerji alımındaki beklenmeyen bir düşüş, bu savunma sistemini harekete geçirir. Bir taraftan vücudumuz enerji harcamada çok daha tutumlu hale gelirken, psikolojimiz ise her şeyi ihmal etmek pahasına beslenmeye odaklanır.

Peki bu bilgiler niçin yaygın olarak anlatılmaz?

Belki iş hacmi yüzlerce milyara ulaşan endüstrisinin “yepyeni lı rejimleri” ardından aynı müşterilerin birkaç sene sonra döneceklerini bilmesi, kolay sırt çevrilecek bir kaynak değildir! Belki bu sebepten insanlar, hâlâ “falan rejim iki haftada on verdiriyor, seninki haftada kaç kaybettiriyor?” gibi sohbetlere prim veriyor.

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Anadolu’ya gelmeden önce Anadolu toprakları Rum diyarı olarak anılıyordu. Bu dönemde Anadolu büyük bir karmaşa içerisindedir. Merkezi bir yönetim yoktur. Selçuklu İmparatorluğu iyice düşmüş otoritesini kaybederek küçük çaplı beyliklere bırakmıştır. Çeteler eşkiyaların kol gezdiği, Kazıklı voyvodaların dehşet saçtığı, çete savaşlarının sürüp gittiği adeta bir cadı kazanı gibi kaynamaktadır.
Böylesine karmaşık bir ortamda Hacı Bektaş Veli Anadolu topraklarına gelir. Amacı, insanlar arasında birliği, dirliği, barış kardeşliği sağlamaktır. , dil, ırk ayrımı gözetmeksizin “bana özünüz lazım” diyerek kapılarını herkese açar Anadolu Alevi Bektaşiliğinin temelini atar.
Bütün bunları yaparken kuşkusuz en büyük yardımcıları onun sadık dervişleridir. Her birisi birer sosyolog, filozof toplum bilimci olan bu dervişler aynı zamanda müspet ilimler konusunda da bilgi sahibidirler. Bu özellikleri sayesinde gittikleri bölgelerde halk tarafından kolayca kabul edilen saygın kişilikler olurlar. Bu dervişlerin Anadolu’nun dört yanına hatta balkanlara kadar uzanan coğrafyada kurdukları ocaklar sayesinde Anadolu Aleviliği, Bektaşiliği bu günlere kadar gelebilmiştir. Aradan geçen onca zamana, baskılara katliamlara rağmen halen daha bu görevini devam ettiren ocakların olması da temellerinin ne kadar sağlam olduğunu gösterir.
Son Selçuklu İmparatoru Alaattin Keyhüsrev başlangıçta topraklarına gelen dergâh kuran giderek ünü artan Hacı Bektaş Veli’ye pek sıcak bakmaz ona şı düşmanca davranmasa da pek dostane yaklaşmaz ancak Moğol istilasına uğrayınca Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin ını ister, Hünkâr Hacı Bektaş Veli bu konuda kendisine eder. Bu olaydan sonra Alaattin Keyhüsrev ile Hacı Bektaş Veli çok iyi birer dost olurlar Alaattin Keyhüsrev yapacağı birçok işi Hünkâr’a danışarak hayata geçirir; ancak Selçuklu zor durumdadır. Batıda Bizans İmparatorluğu, kuzeyde Pontus Rum İmparatorluğu arasında sıkışmıştır. Alaattin Keyhüsrev Hünkâr’dan güvendiği birisini kuzeye Pontus Rum diyarına göndermesini bu vesile ile bu bölgeden gelebilecek tehlikeden haberdar olabileceklerini söyler. Bu öneri Hünkâr Hacı Bektaş Veli için de önemlidir; çünkü buradan gelebilecek bir saldırıdan kendisi de etkilenecektir. Hünkâr Hacı Bektaş Veli bu görevi Güvenç ’a verir.
Güvenç Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin güveninin kazanmış yiğit bir erdir. Eski menkıbelerde geçen adı ile Er Güvenç ’dır. Bu adı ona Hünkâr Hacı Bektaş Veli vermiştir. Güvenç at binen ok atan iyi bir asker, yiğit bir er halk ozanıdır. Bu özellikleri ile geleneksel bir Türkmen eridir. Asıl adı Halil Nurettin’dir. Aynı zamanda Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin amcasının oğludur.
Güvenç , Pirinden nasbini aldıktan sonra ili Kürtün ilçesi Taşlıca Köyü’ne gelir buraya yerleşir. Bu bölgenin stratejik bir özelliği de vardır. Hemen dağların diğer tarafı Rum Pontus İmparatorluğu topraklarıdır. Güvenç burada bir uç kale komutanı gibidir. Topladığı askeri bilgileri Hünkâr Hacı Bektaş Veli’ye gönderir. Aynı zamanda da gelenek göreneklerini koruyan İslam sentezini bölgede harmanlamaya başlar. Yetiştirdiği Karadeniz’in değişik yerlerine gönderdiği yol önderleri ile Anadolu Alevi Bektaşiliğini Karadeniz Bölgesinin her yanına yayar. 32 yıl burada görev yaptıktan sonra kendisine verilen görevi yerine getirdiğini düşünerek pirinin yanına geri döner. Bu gün Hacı Bektaş Veli Külliyesinde türbesi bulunan Güvenç pirinin yanına geri dönebilen tek dervişidir. Karadeniz Bölgesinde birçok yerde Güvenç dervişlerinin yatırı, kurdukları ocaklar bulunmaktadır.

EHLİBEYT PİR HACI BEKTAŞ VELİ’NİN ASLI GÜVENÇ EVLATLARINDAN ULUS DERVİŞ OLARAK ANILAN HÜSEYİN OĞLU MEHMET DERVİŞ

ORDU’NUN GÖLKÖY İLÇESİNDE BULUNAN GÜVENÇ DERVİŞİ

Bu gün Güvenç ’ın kurduğu kendi adını taşıyan bu ocak Karadeniz Bölgesinde yaşamaktadır. Bu ocağın, Anadolu Alevi-Bektaşi ocakları arasında en az asimile olan ocak olduğunu söylemek mümkündür. Bugün törenlerinde hizmet yürütülmektedir. Musahiplik kurumu çok ciddi şekilde uygulanmaktadır. Dede talip ilişkileri de bu anlamda seviyelidir. Görgü cemleri görgü usulleri ile Güvenç ocağı Karadeniz’de yaşamaktadır. Güvenç Ocağının bugüne kadar çok fazla yıpranmadan gelebilmesinin birçok sebebi olabilir; ancak en büyük faktör diğer hiçbir alevi Bektaşi ocağında olmayan bir uygulamanın Güvenç tarafından uygulanmış olmasıdır. Güvenç ’ın Kürtün Taşlıca Köyündeki 32 yıllık nda 4 oğlu olmuştur. Çevresinde de 22 ayrı kabile bulunmaktadır. Pirinin yanına dönme ı aldığında dört oğlunu yanına çağırarak 22 kabilenin sorumluluğunu 4’e bölmüş oğullarına pay etmiştir. Böylelikle her bir kişi kendi mahiyetindeki kabilelerden sorumlu olmuş diğerlerinin işlerine ışmamıştır. Güvenç ’dan sonra bu olay bir gelenek haline gelmiş torunları tarafından da uygulanmıştır. Bu durum 1500’lü yıllara kadar devam etmiş Güvenç dedeleri talipleri bu bölgede oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmışlardır. Osmanlı’nın Yeniçeri ordusuna asker göndermişler, özellikle Çepni boyunun savaşlarda gösterdikleri larla Fatih Sultan Mehmet’in de ilgisini çekmişlerdir, Fatih Sultan Mehmet tarafından Kürtün ilçesi topraklarının Taşlıca köyünde oturan Güvenç evlatlarına verilmesini ayrıca hizmetlerinde kullanılmak üzere hazineden 500 verilmesini emreden birde ferman bulunmaktadır.
Yavuz Sultan Selim’in Anadolu topraklarında başlattığı Alevi Bektaşi katliamı ile Güvenç Ocağı mensubu olan 22 ayrı kabile ciddi oranda göç ettiler Giresun tarafına geldiler, aslında bu onların ilk göçü değildi. Güvenç ’ın Taşlıca köyünden ayrılması ile birkaç kabile Güvenç ’ın terk ettiği topraklarda artık kendilerinin nasibinin olmayacağına inanarak ilk göç edenler olmuşlardır. nitekim onları haklı çıkarmış bundan sonra göçlerin ardı arkası kesilmemiştir. En büyük ikinci göç olayını Yavuz Sultan Selimin Anadolu’da başlattığı Alevi Bektaşi katliamı ile yaşayan Güvenç ocağı, üçüncü göç olayını yine Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran savaşında Şah İsmail’i yenmesi ile yaşadılar. Bu göçlerin istikameti hep Karadeniz Bölgesinin dağlık kesimleri olmuştur. 1826 yılında 2. Mahmut’un Yeniçeri Ocağı’nı kaldırması yeniçeri katliamı ile birlikte dördüncü göç olayını yaşayan Güvenç ocağı mensubu kabileler 1878 yılında Osmanlı Rus harbinde Rusların Harşut çayına kadar inmesiyle beşinci göç olayını yaşamışlardır. Bu göç ile birlikte bu gün halen daha aynı adlarını soyadı olarak taşıyan Alemdarlar, Bayraktar Sancaktar kabileleri Adapazarı’na kadar uzanan coğrafya ya göç etmişlerdir. Rusların 1896 da Kars’ işgal etmesi ile altıncı göçü de veren Güvenç Ocağı son göçü Cumhuriyet döneminde dersim olaylarının ardından vermiş bu göç ile Terme ye gelen kabilede halen daha doğum yeri hanesinde Kürtün yazan insanlar yaşamaktadır.
Karadeniz Bölgesinde çok ciddi Alevi -Bektaşi katliamı olmamasına rağmen yaşatılan baskı Karadeniz Alevi-Bektaşilerini de göçe zorlamış yüzlerce yıl yaşadıkları verimli toprakları terk ederek yüksek dağların eteklerine yerleşmişlerdir. Göç etmeyenlerde kendilerine dayatılan yaptırımları kabul etmek zorunda kalmışlar asimile olmuşlardır. Göç edenler için çile yeni başlamıştır. Buralardaki yaşam şartlarının zorlukları ekonomik olumsuzluklar, ulaşım iletişim sorunları yüzünden yıllarca birbirlerinden almadan kabileler şeklinde yaşamak zorunda kalan Alevi Bektaşi toplumunda birlikte bir benlik kaybı da söz konusu olmuştur. Geçen zamanla birlikte yavaş yavaş dedeler pirler dağ başlarındaki bu obaları köyleri tekrar tespit etmişler toplumun kaybolan değerlerini yeniden kazandırmaya çalışmışlar büyük ölçüde de bunda lı olmuşlardır. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Karadeniz Alevi Bektaşileri rahat bir nefes almışlar yüzyıllardır inmedikleri şehir merkezlerine inmeye, hiç gitmedikleri diğer komşu illere ilçelere gitmeye başlamışlar çevredeki Alevi Bektaşi yerleşim yerlerini bulma ma fırsatını elde etmişlerdir. Bu rahatlık onlara ticaret yapabilme fırsatını da vermiştir. Kendi yaptıkları yiyecek, giyecek vb malzemeleri şehir merkezlerinde satarak kendi ihtiyaçları olan malzemeleri alabilmişler. Bu çok doğal olması gereken insanlık hakkı bile onlara bir lütuf gibi gelmiştir çünkü bu işi daha önce kendilerine yakın buldukları Sünni vatandaşlar aracılığı ile yaparak onlara da ayrıca komisyon vermek gibi bir durum söz konusudur. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Alevi-Bektaşi toplumunun üzerindeki baskı kısmen azalmış ancak hiçbir zaman tam olarak kalkmamıştır. Bugün Ordu Merkeze bağlı Çavuşlar, Dedeli, Derince, Yenice, Okçubeli, Terzili, Şıhlar, üçü de kardeş olan Güvenç Dervişi olan Uzunisa, Uzunmusa Uzunmahmut adında köyler halen daha aynı adları kullanmaktadır. Ancak bu köylerde artık Güvenç dede Talipleri yaşamıyor.

Güvenç ’ın Hünkâr Hacı Bektaş Veli Külliyesindeki Türbesi

Güvenç ’ın Kürtün İlçesi Güvende yaylasındaki Türbesi

Güvende Yaylasında Yapılan Yayla Şenliği

Güvenç ’ın dergâhını kurduğu Kürtün’de de artık Güvenç Dede Talipleri yaşamıyor. Üst üste verilen yedi ayrı göç ile birlikte Cumhuriyet döneminin yaptırımları son kalan Güvenç torunlarını da camilere imam olarak atanması onlarında bunları kabul etmek zorunda kalmaları ile Güvenç bu bölgeden tamamen göçmüştür. İşin üzücü olan bir diğer tarafı da Güvenç ’ın Pirine dönmek üzere Güvende yaylasına doğru yola çıkınca oğulları talipleri peşini bırakmazlar gitmesini istemezler. O’da döner sorar ben nereye gitsem gelecek misiniz, diye. Evet, geleceğiz, cevabını alınca geri döner o anda bir sis bastırır. Sis tekrar yükseldiğinde görülür ki Güvenç artık gitmiştir. O kalabalık 52 gün boyunca Güvenç ’ın sır olduğu yerde geri döner umudu ile beklerler ancak Güvenç geri dönmez onun sır olduğu yere bir türbesini yaparlar. Bundan sonra her yıl aynı günde buraya gelirler, O’na kurban keserler, ziyaretinde bulunurlar. Bu olay birçok defa savaşlar göçlerden dolayı kesintiye uğrasa da Güvenç Dede Talipleri 1955 yılına kadar pirlerini anmak için güvende yaylasındaki türbesine gider kurban keser ziyaret ederler. 1955 yılından sonra devlet Alevilerin Bektaşilerin buraya gelmesini eder. Bu tarihten sonraki bu anma törenini yayla şenliğine dönüştürür her yıl belediye tarafından düzenlenen rutin bir yayla şenliği halinde kutlanır.