nedir

İdrar Yolu İltihapları

Üriner sistem enfeksiyonları çocuklarda erişkinlere göre daha sıktır. Çocukluk çağında üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra ikinci en sık doktora başvuru nedenidir. Görülme sıklığını belirleyen pek çok faktör vardır: Hastanın yaşı cinsi, altta yatan hazırlayıcı faktörlerin varlığı, hastanın bulunduğu ortam önemli olanlarıdır. yeni doğan döneminde % 0.5 oranında çocuklarda eşittir. Okul öncesi dönemde çocuklarda daha sıktır % 3-5 oranında görülür, erkeklerde ise oran % 0.5′dır. Okul döneminde çocuklarda oran % 0.05′e düşerken kızlarda % 5′dir. Kızlarda üriner sistem enfeksiyonlarının sık görülmesi üretranın daha kısa oluşu dışkı bulaşması ile enfeksiyonun kolaylıkla oluşmasıdır. Üriner sistem enfeksiyonuna hangi mikroorganizmaların ne sıklıkla olduğunu belirleyen esas faktörler, altta yatan anatomik ya da fonksiyonel bir bozukluk olup olmadığı enfeksiyonun içi ya da dışında meydana gelmiş olmasıdır. Üriner sistem enfeksiyonlarında tespit edilen en sık etken E.coli’dir. Bunu Proteus, Klebsiella , Enterobacter türleri, Pseudomonas Staphylococcus aureus eder. Adenoviruslar özellikle hemorajik sistit olgularının önemli bir nedenidir.

İdrar yolu enfeksiyonları lokalizasyona göre piyelonefrit (üst üriner sistem enfeksiyonu) sistit ( alt üriner sistem enfeksiyonu) olmak üzere başlıca iki gruptan oluşur. Klinik bulgular enfeksiyonun lokalizasyonuna yaşa göre değişir. Büyük çocuklarda alt üriner sistem enfeksiyonlarında sık, ağrılı damla damla idrar yapma şikayetleri vardır, karnın alt ünde ağrı olabilir, ateş genellikle yoktur. Piyelonefritte bunlara ek olarak ateş, titreme yan ağrısı vardır, ağrı kasıklara doğru yayılım gösterir. Küçük çocuklar yan ağrısı mlayamaz. Süt çocuklarında bulgular spesifik değildir, ateşin dışında iştahsızlık, , ishal veya kabızlık gibi sindirim sistemine ait belirtiler görülebilir. Yeni doğanda ise sepsis tablosu şeklinde seyredebilir. Küçük çocuklarda nedeni belli olmayan ateşli enfeksiyonlarda en yüksek olasılık üriner sistem enfeksiyonudur. Bu yüzden nedeni belli olmayan ateşli çocuklarda mutlaka üriner sistem enfeksiyonu araştırılmalıdır. Mesane kontrolü olan bir çocuğun geceleri idrar kaçırmaya başlaması bir üriner sistem enfeksiyonu belirtisi olabilir. İdrarın kanlı kötü kokulu olması da idrar yolu enfeksiyonlarında sık rastlanan bir bulgudur.

Böbreklerin görevleri nelerdir?

Normal zamanlarda doğan sağlıklı bebeklerin böbrekleri idrar yolları gelişimlerini tamamlamıştır görevlerini eksiksiz olarak yerine getirebilir. Ancak nadiren, bazı bebeklerin böbrekleri anne karnında hiç gelişmeyebilir veya küçük ya da yapısı bozuk olarak kalabilir. Böyle bir , böbrekleri çalışmasa bile doğuma kadar yaşayabilir, çünkü vücudunda biriken artık maddeler anne kanı ile temizlenir. Ancak, iki böbreği de olmayan veya böbrekleri ileri derecede yapı bozukluğu nedeniyle hiç iş görmeyen bir bebeğin doğumdan sonra nı normal olarak sürdürmesi mümkün değildir; başka organları sağlamsa diyalize bağlı olarak yaşayabilir. Buna şılık, bir böbreği tamamen sağlıklı, diğer böbreği ise iş görmeyen bir yenidoğan normal olarak yaşar. Bu durum, çoğu defa yaşamın daha sonraki dönemlerinde de hayati bir sorun yaratmaz.
İdrar yollarının gelişimi sırasında üreterin üst (böbrek havuzundan çıkış yerinde) veya alt (idrar kesesine giriş yerinde) ucunda darlık ortaya çıkabilir. Darlık, sadece sağ veya sol tarafta olabileceği gibi iki taraflı da olabilir. Bu darlıkların bir kısmını ameliyatla düzeltmek gerekir. Bazı darlıklar ise hafif derecelidir böbreğin çalışmasını bozmaz; dolayısıyla da ameliyat gerektirmez.
Bazen, bebeklerin mesaneden sonraki idrar borularında (üretra) doğuştan bir perde bulunabilir. Böyle bir perde idrar akımını engeller. Bu idrarlarını fışkırtamazlar, damla damla yaparlar. Sonuçta, idrar kesesinde hatta üreterler böbrek havuzunda idrar birikir, basınç artar böbreklerin çalışması bozulabilir. Bu bebeklere en kısa zamanda müdahele edilerek peredenin ortadan kaldırılması gerekir.

Anne karnındaki bebeklerde böbrek idrar yolu hastalıklarını teşhis edebilir miyiz?

Evet! Günümüzde kullanılan modern ultrasonografi cihazları ile gebeliğin üçüncü ayından itibaren anne karnındaki bebeğin böbreklerinde idrar yollarındaki şekil bozuklukları görülebilmektedir. Ultrasonografi incelemesi ile, böbrek dokusunun normal gelişip gelişmediği izlenebilir idrar yollarındaki darlıklara veya ‘perde’ ye ait belirtiler saptanabilir. Böylece, bu bebekleri, doğumdan sonra henüz bulguları ortaya çıkmadan hatta bazı özel durumlarda daha anne karnındayken etmek mümkün olmaktadır. İdrar yollarının yapısal bozuklukları dışında, kalıtsal (ailevi) bazı böbrek hastalıkları da, henüz hiç belirti yokken, genetik incelemelerle anne karnında teşhis edilebilir.

İdrar yolu iltihabı ?

Böbreklerin idrar yollarının iltihaplanması çocuklarda sık olarak rastlanılan bir durumdur. Bu hastalıkta, mikroplar genellikle idrar yollarının alt ucundan vücuda girer idrar kesesi içinde çoğalır. İltihaplanma, idrar kesesinde sınırlı kalabilir veya bazı durumlarda böbreklere kadar da yayılabilir.
İdrar kesesi iltihaplarında sık sık idrar yapma, idrar yaparken yanma ağrı, idrar kaçırma, bazen kanamalı idrar hafif ateş gibi belirtiler ortaya çı. Böbrekler de iltihaplanırsa çoğu defa ateş daha yüksek olur, böğür ağrısı da gözlenebilir. Böbreklerin sık sık iltihaplanması, sonunda böbrek yetersizliğine yol açar. Bunu önlemek için idrar yolu iltihaplarının zamanında teşhis edilmesi gerekir. Zamanında teşhis, çocuklarda hafif de olsa idrar yapma şikayetlerinin ciddiye alınması ile mümkündür.
İdrar yolu iltihabı, idrar yolları tamamen normal yapıda olan çocuklarda da ortaya çıkabilir. Ancak, böbreklerde veya idrar borularında kist, taş, darlık gibi bozukluklar varsa ya da idrarın geri tepmesi söz konusu ise iltihaplanma riski artar. Bu nedenle, idrar yolu iltihabı geçiren çocukların altta yatabilecek hastalıklar yönünden mutlaka araştırılması gerekir. Bazı durumlarda, iltihaplanmaya yol açan bozukluk ameliyatla ortadan kaldırılabilir.

İdrarın geri tepmesi ne demektir?

İdrar böbreklerden aşağıya doğru akar idrar kesesinde birikir. Normal koşullarda, idrar kesesinden yukarıya, yani böbreklere doğru idrar geçişi olmaz. Bazı çocuklarda, idrar borusunun keseye girdiği yerde doğuştan bir gevşeklik veya idrar kesesinin boşalmasında güçlük (örneğin, üretrada perde nedeniyle) olabilir. Her iki durumda da, kesede biriken idrar geriye, böbreklere doğru kaçar. İşte buna idrarın geri tepmesi denir. İdrarın geri tepmesi mikropların böbreklere kolayca ulaşmasına iltihaplanmaya yol açar. Bunun önlenmesi için uzun süreli antibiyotik , bazen de ameliyat gerekebilir.

bir hastalıktır?

, normalde vücudumuzun savunma sisteminde görev yapan bazı madde hücrelerin böbrek dokusunda sonucunda ortaya çı.

Başlıca iki çeşit vardır:
I. Kısa süreli (akut)
II. Süregen (kronik veya müzmin)

Akut , çocuklarda sık rastlanılan bir hastalıktır. Bademcik cilt iltihaplarından sonra görülür. Kanlı idrar göz kapaklarında, yüzde bacaklarda şişlik ile kendini belli eder. Tansiyon yükselmesi geçici böbrek yetersizliği ortaya çıkabilir. , genellikle 1-2 hafta içinde düzelir çoğu defa böbreklerde kalıcı hasar bırakmaz.
Kronik nefritler, bazen hiç belirti göstermeden sinsi bir şekilde başlar; bazı hastalarda ise kanlı idrar vücutta şişlik görülebilir. yıllarca sürebilir.

Nefrotik sendrom ?

Nefrotik sendrom, idrarda protein kaybı vücutta şişmeyle seyreden bir hastalıktır. Çoğu defa kortizon ilacı ile edilebilir. Ancak kesildikten sonra tekrarlayabilir. Bu çocukluk çağında sık sık tekrarlarsa bile, erişkin yaşa ulaştıktan sonra çoğu defa böbrekte hasar bırakmadan tamamen iyileşir. Kortizon ile iyileşmenin nefrotik sendrom çeşitleri de vardır. Bunlarda başka yöntemleri denenir.

Çocuklarda kronik böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir mi?

Ne yazık ki, evet! Doğuştan olan böbrek idrar yolu hastalıklarında, kronik nefritler sonucunda veya böbrek iltihaplarının tekrarlanması ile çocukların böbrekleri de iş göremez hale gelebilir. Bu durum çok ilerlerse ’son dönem böbrek yetersizliği’ adını verdiğimiz tablo ortaya çı; zararlı maddeler, tuzlar su vücutta birikerek hayatı tehdit eder. Hastalığın bu safhasında diyaliz veya böbrek nakli yapılması gerekir.

Çocuklara da diyaliz böbrek nakli yapılabilir mi?

Evet. Günümüzdeki teknik gelişmeler, diyaliz veya böbrek naklinin çocuklara da uygulanabilmesine olanak sağlamıştır.

Diyaliz iki şekilde yapılabilir.
I. Makine ile diyaliz (hemodiyaliz)
II. ın zarından diyaliz (periton diyalizi)

Hemodiyaliz için, hastanın haftada 2-3 defa 3-4 saat süreyle hastanede makineye bağlanması gerekir. Bu sırada büyük damarlara iğne ile girilerek vücut dışına çekilen kan filtrelerden geçirilerek temizlenir. Periton diyalizi ise evde anne-babanın ıyla ya da büyük çocukların kendileri tarafından uygulanan bir yöntemdir. Hastanın ın boşluğuna yerleştirilen bir borudan sıvı alıp verilerek . Periton diyalizi hastaneden uzakta bir yaşam imkanı sağladığı damar girişimi gerektirmediği için çocuklara daha uygun bir diyaliz yöntemidir.
Son dönem böbrek yetersizlikli çocuklar için en iyi şekli böbrek naklidir. Günümüzde küçük çocuklara, hatta süt çocuklarına da böbrek nakli yapmak mümkündür.

Çocukları böbrek hastalıklarından korumak mümkün müdür?

Hem evet, hem de hayır! Çocuklarda görülen böbrek hastalıklarının bir kısmını alacağımız tedbirlerle tamamen önlemek mümkün olabilir. Örneğin genel önlemleri ile toplumda bademcik iltihaplarını azaltarak akut nefritin ortaya çıkmasını engelleyebiliriz.
Doğuştan yapı bozukluklarını, kronik nefritleri veya nefrotik sendromu tamamen önlemek mümkün değildir. Ancak bu durumlarda erken tanı ile edilebilir veya hiç değilse ilerlemesi durdurulabilir. Örneğin, gebelik sırasında düzenli ultrasonografi kontrolü yapılırsa, idrar yollarının şekil bozuklukları daha anne karnındayken narak doğumdan hemen sonra gerekli önlemler alınabilir. İdrar yolu iltihaplarının ihmal edilmeden edilmesi ile de bunların tekrarlaması böbreklere zarar vermesi önlenebilir.

Çocuklarda böbrek hastalıklarının nelerdir?

Bu şöyle sıralayabiliriz:
- Kırmızı - kahverengi idrar
- Göz kapaklarında, yüzde bacaklarda şişlik
- ın ağrısı, böğür ağrısı
- İdrar yanması
- Sık sık idrara çıkma
- Tuvalete yetişememe idrar kaçırma
- İdrarı fışkırtamama damla damla idrar yapma
- Ateş
- Çok su içip, çok idrar çıkma
- İdrar miktarının aniden azalması
- İştahsızlık
- Tekrarlayan kusmalar
- alımının büyümenin duraklaması
- Halsizlik
- Solukluk
Böbrek idrar yolu hastalıklarında, yukarıda sayılan belirtilerden biri veya birkaçı ortaya çıkabilir. Bazen belirtiler çok hafif olabilir çocuğu fazla rahatsız etmez.

KÜÇÜK BELİRTİLERİ DİKKATE ALMAK ERKEN TANI YÖNÜNDEN ÇOK ÖNEMLİDİR!

İdrar yolu iltihabı mesanenin, bazen de böbreklerin iltihabıdır. Mesanenin iltihabına sistit, böbreklerinkine pyelonefrit denir. İdrar yolu iltihabını etmek, böbrekleri korumak açısından önemlidir. Sık idrar yapma, gece gündüz idrar kaçırma, ateş, ın ağrıları (genellikle alt batında) gibi değişik belirtiler verebilir.

olur?
İdrar yolu iltihaplarının etkeni bakterilerdir. Bakteri mesaneye, üretra denilen idrar yollarının dış girişinden girer. Genelde üretra girişini tahriş eden etkenler, bakterilerin buradan içeri girmesini de kolaylaştırır. Bilinen tahriş edici maddeler banyo köpükleri şampuanlardır.
İdrar yolları iltihaplarının ender görülen bir nedeni de yollarda idrarın akışına bir engel olmasına bağlı olarak mesanenin tam boşalamamasıdır.

seyreder?
ile bebeğinizin ateşi şikayetleri antibiyotik başladıktan 48 saat sonra geçecektir. Bir kez daha üriner enfeksiyon geçirme riski %50′dir. Çocuğunuzun bu riskini önlemeye yönelik tedbirleri okuyun.
- Antibiyotikler : Çocuğunuzun iyileştiğini düşünürseniz bile idrar yolu iltihabının tekrarlamasını önlemek için antibiyotiği en az 10 gün (ya da doktorunuzun önerdiği süre kadar) kullanın.
- Fazla sıvı alımı : Çocuğunuzun iltihabını temizlemek üzere bol su içmeye teşvik edin.
- Ağrı ateş profili : Ağrılı işeme veya 38.5 C’ ateş için kullanın.
- Tıbbi : Çocuğunuz antibiotiğe başladıktan 2 gün sonra hekiminizi arayıp, idrar kültürü sonucunu öğrenmeniz çocuğunuzun şikayetlerinin antibiyotiğe cevap verdiğinden emin olmanız gerekmektedir. ilk ziyaretinizden 2 hafta sonra doktorunuz çocuğunuzdan yeni idrar kültürü isteyecektir.

İdrar testi yaptırmak için orta akım idrarı alınmalı?
- Eğer çocuğunuz için idrar örneği istenmişse sabah ilk idrarını toplamaya çalışın.
- 10 dk kaynamış kapaklı bir kap kullanın. Genital bögeyi bir çok kez sıcak su ile ıslanmış pamuk parçaları ile temizleyin.
- Çocuğunuz tuvalette bacaklarını geniş olarak açıp olabildiğ geri oturmalıdır.
- İdrarını yapmaya başlayınca temiz kapı direkt olarak akımın önüne koyun. İdrar akımı bİtmeden steril kabı doldurup kaldırın (mesaneden gelen ilk son damlalar bakteri ile mikroplanmış olabilir).
- İdrarı verinceye kadar buzdolabında tutun tahlile getirirken steril kabı taşıdığınız torbaya bir miktar buz koyun.

İdrar yolu iltihaplarından için ne yapmalı?
- Çocuğunuz yıkandığında genital bölgesini sabunla değil suyla .
- Ergenlikten önce köpüklü sabun kullanmayın. Tahriş edici özelliği vardır.
- Şampuan diğer sabunları banyo suyuna katmayın. Küvetin etrafında sabun bırakmayın.
- Banyo süresini 15 dk.dan az tutun. Çocuğunuz banyodan sonra idrar yapmalıdır.
- çocuğunuza genital bölgesini önden arkaya doğru, özellikle dışkısını yaptıktan sonra temizlemesini öğretin.
- Çocuğunuzun kabız olmasını önlemeye çalışın.
- Çocuğunuzun idrarını açık olmasını sağlayacak şekilde yeterli sıvı almasını teşvik edin.
- Çocuğunuzu idrarına günde 3-4 kere yapmak üzere teşvik edin.
- çocuğunuz bol şırları giymelidir.

“Hızlı vermek istiyorum neler yapmam gerekiyor”

Bütün gün aç dolaşıp sadece akşam yemeği yiyorsanız hala veremiyorsanız hiç şaşırmayın. Hatta size almak için en iyi yöntemin bütün gün aç dolaşıp akşam ağır şeyler olacağını söyleyebilirim.
Oysa sabah iyi bir kahvaltı, besleyici sağlam bir öğle yemeği, erken hafif akşam yemeği, kalori hesabında daha yüksek gözükse bile sizi zayıflatır. Sadece akşam yemeği yiyorsanız bir de doyurucu bir sabah kahvaltısı ekleyin, verdiğinizi hayret ile göreceksiniz.

Migren

MİGREN TEDAVİSİNDE YENİ BİR YAKLAŞIM

bu ortaya çıktı?

migren toplumun en çok çalışan en aktif kesimini canından bezdiren bir . sebep olduğu iş gücü kaybı bile çektirdiği eziyet yanında hafif kalıyor olmalı. hastalığın değişik şekilleri sebepleri var, her migren hastası kendi parmak izi kadar farklı bir tablo çizebiliyor ama temelde değişmeyen bezdirici bir ağrı.

estetik cerrahinin benim gibi bir plastik cerrahın bu konuyla ne ilgisi olduğunu haklı olarak sorabilirsiniz. bağlantı tamamen bir tesadüften kaynaklanıyor. benimde hocam olan amerikanın en nmış plastik cerrahlarından olan bahman guyuron yaptığı “alın germe” ameliyatlarından sonra migreni olan hastalarının bir anda baş ağrılarından da kurtulduklarınız fark ediyor. geriye dönük yüzlerce hastasını taryor bunun bir istisna değil neredeyse bir kural lduğunu alın germe ameliyatının bu hastalığı düpedüz ettiğini görüyor. konu derinleşiyor ortaya bir teori una bağlı bir planı çıkıyor.

teori şöyle: migren ataklarları çok yüzeyel, hemen derinin altında bulunan bazı çok duyu sinirlerinin sıkışması ile ortaya çıkıyor.

de doğal olarak şöyle: bu sinirleri sıkıştıkları yerlerde rahatlatalım.

zaten alın germe ameliyatında farkına varmadan yapılan da bu. alın ortasında kırışıklık yapan kaslar bu ameliyatta gevşetiliyor. bu esnada bu bahsettiğim sinirlerde özenle kaslardan ayıklanıyor yani serbestleştiriliyor. bu şekilde sıkışma yaşanan 4 bölge var. bir tanesi tam alın ortası kaşların başladığı yer, bir diğeri şakaklar, üçüncüsü ense. en son nokta da burun içi.

tedavinin basmakları

böyle bir tedavinin sizin için uygun olması için bir kere mutlaka baş ağrılarınızın gerçekten migren olması gerekli. bir çok değişik baş ağrısı tipi var diğer tipler bu tedaviye cevap vermiyor. en azından şu an için vermediklerini kabul ediyoruz. size migren olup olmadığınızı en iyi söyleyecek kiide bir nöroloji ya da ağrı uzmanı olacaktır. dolayısı ile ilk adım bir uzmana muayene olmanız. migren teşhisiniz kesin ise size test amaçlı bir “botox” yapmak gerekecek. “botox zehirdir ben şıyım maske suratlar oluyor” gibi dirençlerinizi de aştıktan sonra ağrılarınızın kaynaklandığı bölgelere botox yapılıyor. bu 10 dakika kadar süren pekte ağrılı olmayan bir işlem. ilacın etkisi bir hafta sonra tam olarak ortaya çıkıyor. eğer ataklarınız kesilir ise bu testi geçmişsinz demektir. bu durumda da üçüncü aşamaya geliyorsunuz. önünüzde iki seçenek var. ilki botox iğneleri ile devam etmek. botox un etkisi en fazla 4 ay sürüyor. bu süre içeriisinde olmuş gibi olacaksınız atak ya hiç geçirmeyeceksiniz ya da çok hafif nadir ataklar olacak. ama 4 aydan sonra kabus tekrar sanki hiç bir şey değişmemiş gibi tekrar başlayacak. dolayısı ile ataklar başlamadan önce tekrar botox yaptırmanız gerekli. diğer seçenek te ameliyat. eğer ameliyat olmayı düşünürseniz botox etkisinin kalıcı olma oranı %90 nın üzerinde.

ameliyat şart mı?

şart değil. hatta belki ameliyat olmamak olmak kadar kabul edilebilir bir seçenek. her 4 ayda bir botox yaptırmak konusunda bir sıkıntınız yoksa ameliyattan daha iyi bir seçenek olduğu da muhakkak. tamamen sizin.

ne kadar etkili?

eğer botox yapıldıktan sonra “ohh kurtuldum” derseniz bu etkinin ya ameliyat ya da sürekli botox ile kalıcı olması mümkün. dolayısı ile bu etkili bir . ama botox tan fayda göreceğinizin bir garantisi yok. bu konuda henüz elimizde bir istatistik yok ama benim tecrübem %70-80 hastamın botox ile rahatladığı. %30 luk bir grup botox etkisi altında iken hiç atak geçirmiyor, kalanları hafif ataklar ile kabul edilebilir bir dönem geçiriyor.

Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’de bu yeni tekniği bir bülten yayınlayarak ”Ağrı kesicilere veda edin, yapılan çalışmaya göre cerrahi ile migrene bağlı baş ağrılarını büyük oranda azaltmak hatta tamamen etmek mümkün.” başlığı ile bir basın bülteni yayınlayarak duyurdu.

bu ameliyatı olmuşken biraz da işin içine estetik katılamaz mı?

katılabilir. zaten bu ameliyatın şakak alın bölgesi kısımları biliyorsunuz estetik teniklerden ortaya çıkmış. migren ameliyatı yapılırken kaşlarınız da kaldırmak, hatta bütün yüzünüzü gençleştirecek daha kapsamlı endoskopik bir yüz ameliyatı yapılabilir. aynı kesiler aynı teknikler zaten kullanılıyor, ameliyatı ,%30 büyütmek yeterli.

Erkeklerde Meme Büyümesi: Gynecomastia

Yapısal olarak aslında memesinin memesinden büyük bir farkı yok. memesinin küçük olmasının tek sebebi vücudunda yeterli miktarda kadınlık hormonu olmamasıdır.
Ancak bazı durumlarda memesi kendiliğinden büyümeye başlıyor neredeyse bir memesi şekli alıyor. Bu bir tıpta “jinekomasti” olarak adlandırılıyor.

JİNEKOMASTİNİN SEBEBİ NEDİR?

Jinekomastinin birçok nedeni olabilir. Bazı hastalıklar, örneğin siroz gibi ağır karaciğer bozuklukları, bazı ilaçlar, örneğin bir zamanlar çok kullanılan bir mide ilacı (cimetidin) jinekomasti yapabilir. Ancak jinekomasti vakalarının büyük çoğunda hiçbir sebep bulunmamaktadır. Yani bu büyük bir oranda hiçbir sebep olmadan kendiliğinden ortaya çı.
Vücut geliştirme sporcularının büyük bir kısmında da jinekomasti görülüyor. Bunun sebebi cı olarak kullandıkları yüksek miktarda erkeklik hormonu. Erkeklik hormonu vücutta kullanıldıktan sonra yok edilirken ortaya kadınlık hormonuna benzeyen bir ara madde çıkıyor bu da yüksek miktarlarda olunca göğüslerin büyümesine oluyor. ’de en sık kullanılan ilaçlar primabolan, sustanon anapolan. Özellikle anapolan ciddi şekilde jinekomasti yapıyor ama hem çok etkili hem de hap olarak alınabildiği için bu sporcular tarafından tercih ediliyor. .

AMELİYATSIZ ÇÖZÜMLER OLABİLİR Mİ?
Maalesef. Jinekomasti bir kere oluştuğunda büyüyen meme dokusunun alınması gerekir. Hormonsal tedaviler ile gerilemesi beklenen bir şey değil.

AMELİYAT:
İki tür ameliyat yapılıyor.

Eğer büyüyen meme bezi yumuşak yağlı ise sadece liposuction, yan, yağ alma ameliyatı yeterli olabiliyor. Ama sert büyük jinekomastilerin açık teknik ile çıılması gerekiyor. Ancak bu izli bir ameliyat değil. Meme ucunun altında, deir ile renkli kısmın birleşme hattında yarım daire şeklinde bir kesik yapılıyor meme bezi buradan çıılıyor. Gerekiyorsa liposuction da yapılıyor.

Bu küçük sayılabilecek bir ameliyat. Ortalama bir saat sürüyor, ağrılı bir ameliyat değil. Hastanede yatmak gerekmiyor. Pansumanlar iki güm sonra çıılıyor üçüncü gün yıkanılabiliniyor. Dördüncü gün işinize dönebilirsiniz.

KİMLER BU AMELİYATI OLMALI:
Ben jinekomastisi olan bütün erkekler için bu ameliyatı öneririm. Bu bir için katlanılması zor bir durum özellikle gençlerde psikolojik problemler yaratıyor.

KOMPLİKASYONLAR ÇIKABİLECEK SORUNLAR:
Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması olasılığı neredeyse yok. Kanama memenin bir kenarında kan yani “hematom” şeklinde olabilir. Doktorunuz sizi yeniden ameliyathaneye alarak bu birikmeyi temizlemek kanamayı, eğer devam ediyorsa, durdurmak isteyebilir..

Aynı şekilde ameliyattan sonra beşinci gün civarında tek taraflı bir şişlik enfeksiyon habercisi olabilir. Yine çözüm enfeksiyonun temizlenmesi tabii antibiyotik olacaktır.
Asimetri bu ameliyattan sonra şılaşılabilecek sorunlar arasında. Nadir de olsa ciddi asimetrilerde bir rötuş ameliyatı gerekebilir.

İPUÇLARI:
• Ameliyat öncesi mutlaka bazı tahliller yaparak altta yatan bir sebep olup olmadığını araştırmak gerekiyor.

AMELİYAT ÖNCESİ SONRASI SİZİ NELER BEKLER:
Bu büyüklük zorluk olarak küçük denebilecek bir ameliyat. Ağrılı bir ameliyat değil. Genellikle hastalar aynı gün taburcu olabiliyorlar 3–4 gün sonra işlerine dönebiliyorlar.
İlk gece nispeten sıkıntılı geçebilir. Genellikle ağızdan alınacak basit bir yeterli olur. Bu ameliyat ciddi morarmanın şişliklerin beklenmediği bir girişimdir.
Çalışıyorsanız bu ameliyat için 4 gününüzü ayırmanız yetecektir.

AMELİYATIN KARNESİ:

Anestezi şekli: Lokal anestezi yeterli olur.
Ameliyat nerede yapılmalı: Bir hastanede ameliyathanede.
Ameliyat süresi: 1 saat.
Hastanede yatış süresi: Aynı gün taburcu olunabilir.
Ameliyat sonrası ağrı – sıkıntı: Bir kaç gün hafif bir sızlama olabilir. Özellikle ilk bir kaç gün kol hareketlerinde hafif ağrı olur. Genellikle ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur.
Şişme, morarma: 5–10 gün arasında, orta derecede.
Dren: Düşük bir ihtimalle drenler kullanmak gerekir. Drenler ertesi gün alınır.
Pansuman: 2–3 günde tamamen çıılıyor.
Dikişler: Genellikle alınacak dikiş olmuyor..
Ne zaman işe dönülebilir: 3–4 gün.
kullanmak: 3–4 dört gün sonra, özellikle kol hareketlerindeki hassasiyet azaldığında kullanılabilir.
Günlük hayata dönüş: Ameliyattan sonraki bir kaç gün kol hareketlerinde hafif ağrı olur. Bu memenin üzerinde bulunduğu göğüs kaslarının hareketleri ile oluşan ağrıdır.
: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3 hafta sonra koşuya başlanabilir. Kolların kullanıldığı fitness, tenis gibi sporlara 4 hafta sonra başlanabilir.
Son şekil: İlk zamanlarda oluşan sertlikler üçüncü aydan sonra geçer.

Liposuction (Yağ Alma Ameliyatı)

Liposuction (yağ alma ameliyatı) hakkında en fazla yanlış bilginin dolaştığı ameliyat. Bir yandan yağ alma (liposuction) ameliyatının insanları öldürdüğüne, sağ kalanlarda da yağ almaya bağlı olarak eğri büğrü yerler kaldığına dair sağlam bir kanı var.

YAĞ ALMA AMELİYATI, LIPOPLASTY, LIPOSCULPTURE, LIPOSHAPING, LIPOSUCTION

Diğer yandan da liposculpture, liposhaping gibi isimler altında bambaşka bir ameliyat yapılıp harikalar yaratıldığı anlatılıyor. Hâlbuki sonuçta yapılan hep aynı işlem, yani Liposuction (yağ alma ameliyatı).

Nereden başlayalım ben de şaşırıyorum. Ama önce “lipo” ile başlayan her şey hakkındaki bildiklerinizi bir kenara koyun. En baştan özetlemeye çalışacağım:

LİPOSUCTİON (YAĞ ALMA AMELİYATI) NEDİR?
Liposuction en büyüğü şun kalem kalınlığında içi boş borucuklar (kanüller) ile deri altındaki yağ dokusunun emilmesidir. Kanüller deriye birkaç milimetrelik kesiklerden sokulduğu için iz neredeyse hiç kalmıyor. Emme işlemini yapan da bu kanülün arkasındaki hortuma bağlı aspiratör denilen, iri bir elektrikli süpürge boyunda bir vakum alet. Daha az kullanılan bir teknikte makine olmadan büyük enjektörler ile el gücü ile kanüldeki yağın emilmesi. İki teknik arasında çok önemli bir fark yok, tamamen cerrahın kişisel tercihi diyebilirim.

Bu ameliyatta asıl amaç yağları almaktan çok yağların içinde depolandığı yağ hücrelerini almaktır. Bir insan ergenliğe ulaştıktan sonra vücudundaki yağ hücresi sayısı değişmez. alınırken de yağların nerede depolanacağı o bölgedeki yağ hücresi sayısına bağlıdır. Örneğin bir hanımın basenlerinde bir milyon yağ hücre varsa siz ameliyat ile bu sayıyı beş yüz bine indirebilirseniz ileride ne kadar alırsa alsın bu hanımın yeniden basenleri olmayacaktır. Ameliyatın bu tarafını anlamak çok önemlidir.
Bir kaç teknik terimden de bahsedeceğim:

ULTRASONİC LİPOSUCTİON: Yağları almadan önce özel bir alete bağlı, liposuctionda kullandıklarımıza benzeyen bir borucuk ameliyat bölgesinde dolaştırılıyor bu borucuğun yaydığı ultrasonik titreşimler ile yağlar yumuşatılıyor. Daha sonra liposuction işlemi her zamanki gibi yapılıyor. Daha yumuşamış yağların alınması kolaylaşıyor. İlk zamanlarda bir mucize olarak görülmüştü ama şimdi gerekliliği tartışılıyor. ’de bu tekniği kullanabilen çok az kişi var (zaten alet sayısı da çok az) ben de bunlardan biriyim ama gitgide daha az kullanır oldum. Özetle illa ultrasonic liposuction talep etmenize gerek yok.

ISLAK TEKNİK YA DA TUMESCENT (TÜMESAN) TEKNİĞİ: Ameliyata başlamadan önce yağlar içlerine su ile verilerek şişiriliyor. Bu artık olmazsa olmaz olarak kabul edilen bir teknik. Benim bildiğim kadarı ile tumesan teknik kullanmayan plastik cerrah kalmadı. Bu sıvı içerisinde kanamayı durduran (adrenalin), ağrıyı kesen lokal anestetikler (lidocain) gibi ilaçlar var.

NE FARKLARI VAR??? LIPOPLASTY – LIPOSCULPTURE – LIPOSHAPING – LIPOSUCTION…
Sizi şaşırtmak istemem ama aslında hiç bir farkları yok. Alınan yağların bir kısmının yağ enjeksiyonu metodu ile başka yerlere geri verilmesinin de işin içine girdiği varsayılarak bu isimler üretildi. Bu isimler bilimsel olmaktan çok ticari. Yapılan işlem hepsinde aynı: yağları almak.

LIPOSUCTION KİMLER İÇİN UYGUN?
Bu ameliyatta amaç belli yerlerde toplanan ne kadar rejim, yapılırsa yapılsın verilemeyen yağları almak. En tipik örnek hanımların kalçalarının alt – yanlarında biriken basenler. Yapısal bir yağlanma şekli olan bu basen yağları ne kadar verilirse verilsin inatla erimez. Liposuction bu tür fazlalıkları almak için ideal bir çözüm.

Aşırı kilolu insanların bu ameliyat ile zayıflamalarını beklemek ise çok gerçekçi değil. Liposuction ile bir miktar yağ alınabilir ama gerçekten şişman insanın zayıflatılmasını beklemek gerçekçi olmaz.

Bir konuya daha değinmek gerekiyor. Liposuction sadece yağları alan bir teknik. Dolayısı ile yüzeydeki deriye çok az etki ediyor. Yağların oluşturduğu gerginlik azalınca derinin kendi kendine gerginleşerek yeniden şekillenmesi gerekiyor. Eğer deri elastik yapısını kaybetmişse yağlar alındıktan sonra sarkması çok kötü bir görüntüye sebep olabilir. Örneğin üç doğumdan sonra karnınızın altında sarkıklık derin çatlaklar oluştuysa liposcution sonrası bu bölgenin içi boşalmış bir halde sarkması neredeyse kesin.

Özetle bu ameliyat cildinde çatlak, sarkma gibi problemler olmayanlar için uygun.

En iyi sonuç alınan hastalar genellikle en fazla bir doğum yapmış, en fazla orta yaşlarda, aşırı kiloları olmayan hanımlar ya da belindeki “simitten” kurtulmak isteyen normale yakın kilolu erkekler.

LIPOSUCTION HANGİ BÖLGELER İÇİN UYGUN?
Her yerden yağ alınabilir. Ama belli yerler bu ameliyat için çok uygun iken bazı yerlerde aksine hiç uygun değiller.
EN UYGUN YERLER:
Erkeklerde en uygun bölge bel çevresi ın, yani “simit”, “love handle” gibi isimler takılan yerler. Boyun altı (gıdı).
Kadınlarda yine ın bel, kalçalar, basenler, diz içleri bacakların iç üst kısımları, ayak bilekleri, yine boyun altı (gıdı), kol altları, sırt.
UYGUN OLMAYAN YERLER:
Bacakların ön yüzü kalçaların alt kısımları. Buradan biraz fazla yağ alınırsa çökmeler olması çok olası. Mümkünse almamakta fayda var.

ERKEKLER İÇİN LIPOSUCTION
’de erkekler artan bir şekilde estetik cerrahi yaptırıyorlar. Bütün kuaförlerinde pedikür yapıldığını düşünürseniz buna da şaşmamak gerek ( eşitliğini hep tek taraflı düşünmemek lazım). erkeklerinin en sık yaptırdıkları estetik ameliyat burun ameliyatı. İkinci sırada da liposuction geliyor.

Erkeklere yapılan liposuction kadınlarınkinden biraz farklı. Bir kere erkeklerin yağlanma bölgeleri sadece göbek deliği etrafı, ın her iki yanda bel bölgesiyle sınırlı. Bu yağların altında, en erkekte bile hatırı sayılır bir ın kası kütlesi var. Dolayısı ile bu ameliyatta amaç göbek bölgesindeki yağların mümkün olan en çoğunu almak. Kadınlarda bütün yağları almak çok erkeksi kaslı bir görüntü yaratabileceği için genellikle daha az yağ alınıyor.

Bu ameliyat için ideal tipi yapan ama düzensiz yüksek kalorili beslenen, kilosu normalin biraz üzerinde erkekler. derisinin kendini toparlama yeteneği de çok iyi olduğu için bu hastaların bel “simitlerini” tamamen almak mümkün.

Amaç kasları ortaya çıkarmaktır. Deri altı yağ dokusu inceldikçe orta hatta duran “baklava baklava” gözüken kasları ortaya çıkarmak mümkün.

AMELİYAT İÇİN EN DOĞRU ZAMAN
Rejim ile veriyorsanız bu ameliyatı vermeyi bitirdiğiniz zaman erteleyin. Bunun tek istinası rejimi sırasında daha fazla veremediğinizi hissederseniz olabilir. Rejim yapan insanların ne büyük sorunu motivasyonlarını kaybetmek oluyor. Bu durunda ameliyat biraz öne çekilebilir. Veremediğiniz yağların azaldığını vücut şeklinizin değiştiğini görünce yeniden motive olabilirsiniz. Ama önce ameliyat olayım motive olayım diye düşünmeyin.

Benim tecrübem, ameliyat öncesinde hiç vermeyen hastalar ameliyattan sonrada vermiyorlar sadece ameliyatla kurtuldukları yağlara razı oluyorlar. Ama kendisi veren hastalarım ameliyat sonrasında bu çabalarına devam ediyor.

Anneler için ideal zaman birinci yılın sonu. Bu sürede hem anne verebileceği kiloları vermiş oluyor hem de sarkıklığın çatlakların derecesi tam olarak ortaya çıkıyor.

Bu ameliyat daha sonraki hamilelikler için bir problem de teşkil etmiyor ama çok yakın bir tarihte yeni bir gebelik planlanıyorsa bu ameliyatı ertelemekte fayda var. Yeni bir hamilelikte yeni deformasyonlar kilolar oluşacağını göz önüne almak tedaviyi ikinci hamilelikten sonraya bırakmak daha doğru.

AMELİYATTAN ÖNCE SONRA EK BİR TEDAVİ GEREKİYOR MU?
Gerekli demek doğru olmaz ama ameliyat öncesi sonrası lenf drenajını hızlandıran “endomoloji” tedavileri, örneğin lenf drenaj masajı ya da LPG çok faydalı oluyor. Hastaların ameliyat sonrası kendi kendilerine bir masaj yapmaları bile alınan sonuçları iyileşme hızını etkiliyor.

KOMPLİKASYONLAR ÇIKABİLECEK SORUNLAR
Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyat için de korkulan komplikasyonların başında, kanama enfeksiyon var.

Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması olasılığı yok ama morarma şeklinde basit hematomlar görülebilir.

Ameliyattan sonra beşinci gün civarında oluşan kızarıklık, ateş şişlik enfeksiyon habercisi olabilir. Çözüm enfeksiyonun temizlenmesi tabii antibiyotik olacaktır.

Cilt kaybı, yine nadir olmasına rağmen görülebilecek komplikasyonlar arasındadır. Daha çok aynı bölgeye ikinci kez çok kapsamlı bir liposuction yapıldığında görülebilir. Tek bir sigara bile bu olasılığı arttıracaktır. Sakın bir şey olmaz diye sigaraya başlamayın. Her ameliyattan sonraki ilk iki haftanın kritik olduğunu unutmayın.

 

 

 

Ameliyatta kullanılan ilaçlarının dozlarının da iyi hesaplanması gerekiyor. Tumesan sı yüksek miktarda lokal anestetikler içerdiği için belli doz miktarlarına çok dikkat edilmesi gerekli. Doz aşımında bazı nörolojik bulgular ortaya çıkabilir.

Amboli de, her ne kadar düşük bir olasılık olduğunu yukarıda uzun uzun anlattıysam da ihtimal dahilindedir.

Asimetri yüzeyde oluşabilecek düzensizlikler eğrilikler bu ameliyattan sonra şılaşılabileceğiniz sorunlar arasında. Ciddi asimetrilerde bir rötuş ameliyatı gerekebilir. Eğer yüzeyde bir düzensizlik yoksa simetriyi sağlamak çok kolay olur. Ama düzensizlikler varsa özellikle belli yerlerde ciddi çökmeler varsa bunları düzeltmek her zaman mümkün değil. Çökük yerlere yeniden yağ vermek, yüksek kalan yerleri doldurmak bütün ameliyat bölgesini eşitlemek gerekiyor ki bu da çok emek isteyen bir iş.

Yağ alınan bölgelerde hissizlik olması beklenen bir gelişmedir bunu bir komplikasyon olarak kabul etmemek gerekir. Bu his kayıpları ilk aylarda büyük oranda geçer. Ama bazı yerlerde 9 aya kadar devam edebilir. Kalıcı his kaybı çok nadirdir.

İPUÇLARI:
• Ameliyatı lokal anestezi ile olun doktorunuza ameliyat sırasında eğer gerekiyorsa ayağa kalkabileceğinizi söyleyin. Ameliyat sonunda ayakta kontrol son rötuşları yapmak elde edilecek sonucu çok etkileyebilir. Bu cesareti gösterin.
• Liposuction yeni teknikler ile artık riskli bir ameliyat kabul edilmiyor. 30 sene önceki ilk tekniklerden kaynaklanan felaket hikayelerine pek rağbet etmeyin. Bu en risksiz ameliyatlardan biridir.
• Bu ameliyatta amaç yağları değil yağ hücrelerini almak. Böylece o bölgede ileride de yağlanma oluşması önlenebiliyor.
• Ameliyattan sonra lenf drenaj masajı şişliklerinizin azalmasında çok etkili olur sizi çok rahatlatır.

SIK SORULAN SORULAR LIPOSUCTION HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR:
Liposuction hakkında en fazla hurafe efsane uydurulan ameliyat. Bu ameliyat ne ölüm riskleri içeren bir çılgınlık, nede sizi bütün yağlarınızdan arındırabilecek bir mucize.
İşte ortalıkta sıkça duyabileceğiniz yanlışlar:
Ben en sık duyduklarımdan bazılarını sıralayacağım:
“yağ alına yerler girintili çıkıntılı, eğri büğrü oluyormuş”:
Normal şartlarda böyle bir şey olmaması gerek. Oluşan çöküklükler tamamen teknik . Ameliyattan sonra o bölgenin hiç ameliyat olmamış kadar düz olması gerekiyor.

• “daha sonra alınan kilolar vücudun başka yerlerine mi birikiyor?”

Hayır. Metabolizmayı bir bakkal defteri gibi düşünmeyin. Alınan kaloriler ya yakılacak ya da depolanacak değiller. Vücut ne kadar deposu, yani yağ hücresi varsa o kadar yağlanma eğilimindedir. Tersi olsaydı aynı miktar yiyen herkes aynı kiloda olurdu. İnsanları metabolizmaları yağ dağılımları çok değişkendir liposuctionda iyi yönde metabolizmayı etkiler. Kısaca liposuction sonrasında daha az şişmanlarsınız yağ dağılımınız bozulmaz.
“televizyonda bir liposuction gördüm o sopa gibi şeyi sokup çııyorlardı, sallanıyordu, aman dedim”
Televizyonda hangi ameliyatı seyretseniz aman dersiniz. Bu olabilecekler içerisinde en küçük ameliyatlardan biri.
“ölenler oluyormuş, gazetelerde çıkıyor, doğru mu?”
Her ameliyatın riski vardır. Ama liposuction bunlar içerisinde en risksiz olanlardan biri. İlk liposuction yapılmaya başlandığı yıllarda, 30 – 40 sene önce, tumesan tekniği bilinmiyordu. Yağlar alınırken ciddi kanamalar olabiliyordu yağ ambolisi denilen, parçalanmış yağların damarlar içerisinde olarak tarif edebileceğim ciddi komplikasyonlar görülüyordu. Üstelik bu hastaların ameliyat bölgeleri morarıyor bu morluklar aylarca geçmiyordu. O yıllardan kalan bu kötü “repütasyon” hala devam ediyor. Tumesan tekniği ile bu tür sorunlar artık neredeyse hiç yaşanmıyor. Gazetelerde çıkan her seferinde olmayan insanların yaptığı ameliyatlar. Eğer doktorunuzun bu konuda bir tecrübesi varsa ciddi bir komplikasyon ortaya çıkması gerçekten çok küçük bir olasılık.
Bu ameliyatı mutlaka bir plastik cerrah mı yapmalı?
Böyle bir zorunluluk olduğunu düşünmüyorum. Yasal olarak her operatör bu ameliyatı yapabilir. Ama pratisyen hekimlerin kesinlikle yapmaması gerekiyor.
Daha önce liposuction oldum cildimde çöküklükler oluştu. Bunlar giderilebilir mi?
Evet giderilebilir. Ama düzeltme ameliyatlarında amaç sizi güzelleştirmekten çok bu deformiteyi düzeltmek olabilir. Her şeyin bir anda düzeltilmesini beklemeyin. Bu deformiteleri tamamen düzeltmek bazen çok zor olur, ama daha iyi bir hale getirilebilir.

AMELİYATTA SONRASINDA SİZİ NELER BEKLER:

Ameliyat günü: Ameliyattan önce aynı gün ya da bir gün önce doktorunuzun bir çizim yapması gerekir. Genellikle bu çizim öncesinde sonrasında de çekilir. Resimlerin ameliyatın öncesini sonrasını şılaştırmanın tek yolu olduğunu unutmayın.
Ameliyat genel anestezi ile yapılabildiği gibi lokal anestezi ile de yapılabilir. Lokal anestezi sırasında anestezi doktoru size “sedasyon” denilen sizin yarı uykuda olmanızı sağlayan ek bir anestezi verecektir. Sedasyon sayesinde hem kendinizi çok iyi hissedersiniz, hem ağrı duymazsınız hem de ameliyattan sonra birçok şeyi hatırlamazsınız.
Lokal anestezi ile ameliyat olmanın size doktorunuza birçok faydası olacaktır. Bir kere ameliyattan sonra bulantı gibi anesteziye bağlı bir sorun yaşamazsınız. Ameliyattan çı çıkmaz yiyebilir su içebilirsiniz. Ameliyat sırasında da doktorunuz sizi hem ameliyat masasında istediği pozisyonda tutabilir hem de zaman zaman ayağa kaldırarak yer çekiminin etkisini tam olarak görebilir.
Kulağa çok zor gelse de bu ameliyatı lokal anestezi ile olmak zor değildir ameliyat sonucunu da çok iyi etkiler.

Ameliyat sonrası:  Bu büyüklük zorluk olarak küçük bir ameliyattır. Ağrılı bir ameliyat demek doğru olmaz. Hastalar genellikle ilk 3–4 gün bir sızı hissederler oturup kalkarken bir ağrı duyarlar.
Ameliyattan sonra en az 2 gün istirahat şart. Bu dönemde çok fazla ayakta durmanız istenmiyor. Bunun nedeni de vücudun bir şekilde yağ alınan bölgeleri yeniden vücut ları ile doldurma eğiliminde olması. Çok ayakta kalırsanız deri altında sıvı birikebilir bu iyileşmenizi geciktirir.
Ameliyat sonrası aynı gün taburcu olabilirsiniz. İşinize 4 gün sonra dönebilirsiniz. Ağrı için ağızdan alınacak basit bir ameliyat sonrası yeterli olacaktır. Bu ameliyat sonrasında ciddi bir morarma ya da şişlik beklenmez.
Çalışıyorsanız bu ameliyat için bir hafta sonu en az iki gün izin almanızı öneririm.
Ameliyat sonrası doktorunuz korsenizi ameliyathanede giydirecek. Korse genellikle ikinci günde çıılır ilk pansumandan sonra yıkanmaya başlayabilirsiniz. Her seferinde korsenizi çıkaracak, duşunuz alacak en geç 5 dakika sonra yeniden giyeceksiniz. Daha uzun korsesiz gezmeniz ilk hafta . Korsenizi gece gündüz ilk üç hafta takmanız gerekiyor. Her doktor korseyi değişik sürelerde kullandırıyor ama üç hafta zannediyorum herkesin minimumu.
İlk defa korsenizi çıkardığınızda cildinizi morarmış sarkmış göreceksiniz. Sakın endişe etmeyin. Morluklar, eğer varsa, bir haftada geçer cildiniz bir kaç haftada esnekliğin kazanarak yeni şekle adapte olur.
Ameliyattan sonra sonucu görmek için acele etmeyin. İlk şişlikler ile bir kaç hafta hem daha ağır hem daha geniş bedenli olabilirsiniz. İlk ayın sonunda inceldiğinizi hafiflediğinizi göreceksiniz.
Yağ alınan bölgelerde his kaybınız mutlaka olacaktır. Bunlar büyük oranda ilk aylarda, bazıları 9. ay civarında geçecek. His kayıplarının kalıcı olması çok nadir olur.

AMELİYATIN KARNESİ:
Anestezi şekli: Lokal (+ Sedasyon) ya da genel anestezi.
Ameliyat öncesi hazırlık: İdeal olan 10 seans kadar lenf drenaj masajı, ya da endomoloji
Ameliyat nerede yapılmalı: Bir ameliyathanesinde.
Ameliyat süresi: Tamamen alınacak miktara bağlı, yarım saat ile 6 saat arasında.
Hastanede yatış süresi: Genellikle gerekli değil.
Ameliyat sonrası ağrı – sıkıntı: Dört gün kadar hafif sızlama. Ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur.
Şişme, morarma: 3-6 gün arasında, hafif - orta derecede.
Pansuman: İkinci gün tamamen çıılıyor yıkanabiliyorsunuz.
Korse: 3 hafta.
Dikişler: Kanüllerin girdiği, genellikle 5-6 yerde birer dikiş bir hafta sonra alınıyor.
Ne zaman işe dönülebilir: Genellikle 4. gün.
: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3 hafta sonra koşuya diğer sporlara başlanabilir. Basket, box gibi kompetitif vücut vücuda yapılan sporlar için 6 hafta beklemek gerekiyor.
Son şekil: Ameliyat sonrasında oluşan sertlikler şişliklerin büyük kısmı 2. ayda azalır. Ama tam sonucun alınması 6 -9 ay civarında olur.,

 

Dr. Teoman Doğan


GÖZKAPAĞI ESTETİĞİ (BLEFAROPLASTİ)

Göz kapaklarına yaklaşımımızda son yıllarda ciddi bir değişiklik oldu. Standart olarak son 30 yıldır yapılan ameliyat tekniklerinin birçok yetersizliği problemi olduğu fark edildi. Artık “yağ torbalarını almak” gibi girişimlerin gereksiz olduğu tartışılıyor. Beklentilerimiz sadece “torbasız” göz kapakları oluşturmaktan öteye geçti yüzü bir bütün olarak değerlendirmeyi tercih ediyoruz.

Göz çevresini etkileyen lık bulguları:

Göz kapakları yaşlanmanın en fazla kendini gösterdiği en fazla dikkat çektiği yer. Yapısı gereği hem çok hareketli hem de çok derili olan göz kapaklarında cilt kırışması ilerleyen yaşlarda neredeyse kaçınılmaz. Etraflarında başlayan bütün sarkmalar, gevşemeler de göz kapaklarını etkiliyor.

1. Alın yaş ilerledikçe aşağı doğru iniyor. Alın ile beraber kaşlar da üst göz kapaklarının üzerine düşmeye başlıyor. Böyle bir yükü kaldırma gücü olmayan göz kapakları aşağıya kayıyor.

2. Göz küresini çevreleyen, ona destek sağlayan yağ torbalarını alt göz kapaklarından ayıran bir zar var. Bu elastik bir zar bir bariyer görevi görüyor. İlerleyen yaş ile bu zar gevşiyor yağ torbalarının yükünü taşıyamaz hale geliyor. Böylece yağlar dışarıya doğru taşıyorlar biz bunları “göz torbaları” olarak görüyoruz.

3. Göz kapaklarının derisi vücuttaki en deri. Ayrıca altındaki çok hareketli kaslara yapışıktır. Dolayısı ile her göz hareketinde göz derisi biraz daha kırışıyor sarkıyor. Göz kenarlarında “kazayağı” denilen yan kırışıklıklar buna bir örnek.

4. Gözaltında yanakların üst sınırında derin bir oyuk ortaya çıkıyor. Bu yanakların aşağı sarkmasından kaynaklanıyor.

Standart göz kapağı ameliyatlarında göz kapağı derisi, deri altındaki kas tabakası göz torbalarını dolduran yağlar alınır. Bu çok sık yapılan bir ameliyat olmasına rağmen genellikle hastalarda hayal kırıklığı yaratır. Bunun nedeni yukarıda saydığım sorunların bir kısmının ameliyat edilen dokulara değil yanaklar alın gibi komşu başka yapılara ait olması. Örneğin üst göz kapaklarındaki yığılmanın büyük miktarı aşağı sarkmış kaşlardan gelir.

İdeal olan ?

İdeal olan göz kapaklarına yüzün bir parçası olarak yaklaşmak. Adım adım şunlar düzetilmeli:

1. Öncelikle gözünüzün altında yanağınıza inen derin bir çukur varsa bu çukur mutlaka doldurulmalı. Standart alt göz kapağı ameliyatları bu sorunu çözmez, hatta daha derinleştirebilir. Bu çukur gözaltı torbalarını oluşturan yağların aşağı doğru yayılması yanakların yukarı kaldırılması ile giderilmeli. Bu şekilde elmacık kemiklerinden alt göz kapaklarına doğru uzanan kesintisiz dümdüz bir yüzey oluşmalı. Bu genç diri gözükmek için olmazsa olmaz bir kural.

2. Yanaklarınızda ciddi bir sarkıklık varsa bu mutlaka düzeltilmeli. Bunun için endoskopik tekniklerden yararlanmak yanakları kaldırmak ya da alt göz kapağı ameliyatı sırasında orta yüzü yukarıya almak mümkün.

3. Üst göz kapağı için alın mutlaka değerlendirilmeli. Eğer alnınız kaşlarınız gözlerinizin üzerine yığılmışsa önce bunlar düzeltilmeli, şaka germe (temporal lifting) ile kaşlar doğru konuma alınmalı. Daha sonra üst göz kapağında hala sarkma varsa bu edilmeli. Kaz ayakları da şakak bölgesindeki sarkmadan ortaya çı şakak germe ile büyük ölçüde ortadan kalkar.

Her iki göz kapağında da bu yukarıda saydığım sorunlar giderildikten sonra sadece kas deri fazlalıklarını almak yeterli olacaktır.

 


 


SIK SORULAN SORULAR:

göz kapağı ameliyatı ile başka ameliyatları beraber yapmak gerekiyor Çünkü yaşlanmaya hep bir bütün olarak yaklaşmak gerekiyor. Göz kapakları genellikle başka bölgelerin problemlerini de üzerlerinde taşıyorlar. Eğer bu problemleri ayrı ayrı görüp düzeltmezsek tek başına göz kapakları sadece yüze hafif bir aydınlık verecektir. Örneğin alın kaşlar aşağıya sarkmış ise sadece üst göz kapaklarını düzeltmek hemen hemen hiçbir fark yaratmaz.

• Göz torbalarını dolduran yağlar yaşlanmayla mı artıyor? Bu yağlar aslında artmıyor. Sorun önlerindeki bariyer dokuların zayıflamasında.

• İdeal göz şekli yuvarlak mı çekik mi? Bence günümüzde hafif çekik, badem gözler çok daha çekici. 1950’lerde büyük gözlü olmak modaymış. Aynı şekilde kaşların düz olması tercih edilmeli. Eski moda kaşlar kavisli idi.

İPUÇLARI:

• Gözaltlarında yanaklara uzanan çukurluk doldurulabilirse bu ameliyat çok daha lı olacaktır. Torbalarının alınması

• Göz torbalarının alınması çok sık ama nadiren gereklidir. İlk altı ay çok memnun kalırsınız ama daha sonra gözlerinizde çökme başlar bu sizi yaşlı gösterir. Doktorunuza ameliyattan önce mutlaka bunu danışın.

• Alt göz kapağı derisinin fazla alınması göz kapağının aşağı çekilmesine olabilir bu ciddi bir komplikasyondur.

• Göz torbalarının sebebi torbaları dolduran yağların fazla olması değil önlerindeki bariyerin zayıflamasıdır. de bu bariyerin düzeltilmesi olmalı.

AMELİYATTAN SONRA SİZİ NELER BEKLER?

Bu küçük sayılacak bir ameliyat olmasına rağmen göz kapakları çok kolay şişer. Bu yüzden bir hafta kadar insan içine çıkmayacak şekilde kendinizi organize edin. Bu ağrılı bir ameliyat değil. Hastanede yatmanıza gerek yok. Gözleriniz de ameliyattan sonra açık olacak. Sadece göz kapaklarında bantlar olacak.

KOMPLİKASYONLAR: :

Enfeksiyon göz kapaklarında çok nadirdir. Ancak akanam korkulan bir komplikasyon olabilir. Göz derisi altına bir miktar kanama olması normaldir. Bu gözde morluk şeklinde gözükür hemen hemen bütün göz kapağı ameliyatlarında şılaşılır. Ancak göz torbalarının alındığı durumlarda bu yağları besleyen damarlarda oluşacak bir kanama göz arkasında görme sinirine bası yapabilir görme kusurlarına körlüğe dahi yol açabilir. Bu çok nadir bir komplikasyon da olsa literatürde böyle durumlar bildirilmiştir.

En korkulan nispeten sık görülen komplikasyon ise alt göz kapağında aşağı doğru çekilme olmasıdır. Bu olasılık ikinci kez ameliyat olan hastalarda artar. Sorun genellikle göz derisinin gereğinden fazla alınmasıdır de eksik derilerin yerine konmasıdır. Bunun için üst göz kapağından deri almak gerekebilir.

Bu ameliyat sırasında gözün saydam tabakasına zarar verilme ihtimali de var. Bu insana olmayacak bir şey gibi gelse de ameliyatın sivri keskin aletler ile göze çok yakın yapıldığını az da olsa bir riskin her zaman olabileceğini düşünmekte fayda var.

AMELİYATIN KARNESİ:

Anestezi şekli: Lokal ya da genel anestezi.

Ameliyat nerede yapılmalı: Bir ameliyathanesinde.

Ameliyat süresi: 1–3 saat.

Hastanede yatış süresi: Aynı gün taburcu olunabilir.

Ameliyat sonrası ağrı – sıkıntı: Bir kaç gün hafif bir sızlama olabilir. Genellikle ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur.

Şişme, morarma: 3–7 gün arasında, orta, bazen ileri derecede.

Pansuman: Dikişler alınana kadar pansuman yapılmıyor. Dikişler ile her şey alınıyor.

Dikişler: Beşinci gün

Ne zaman işe dönülebilir: 3–7 gün.

: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3 hafta sonra koşuya başlanabilir. Ağır sporlara 4. haftadan sonra başlanabilir.

Son şekil: Genellikle ilk ay hafif bir ödem devam eder. Son şekil ise üçüncü ayda ortaya çı.

 

Dr. Teoman Doğan

Estetik ın Germe Ameliyatları

ın Germe Ameliyatı (Abdominoplasty)

ın germe ameliyatı (Abdominoplasty)