İtalya’da restoran, kafe, sinema, tiyatro, havaalanı ve otel gibi halka açık yerlerde sigara yasağı uygulaması dün resmen başladı. Yeni yasaya göre tiryakiler, sigaralarını, sadece yasal ölçüte uygun hazırlanan özel alanlarda içebilecek. Sigara içen müşterilerini ikaz etmeyen işletme sahipleri iki bin 200 Euro, sigara içen müşteriler ise 275 Euro ceza ödemek zorunda kalacak. Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından ilk ceza, Tüketiciler Derneği’nin şikayeti üzerine Napoli Kenti’ndeki bir barda sigara içen gence kesildi. Bu uygulama, büyük önem taşıyor. Çünkü daha önce Anglosakson ülkelerinde uygulanan sigara yasağı, ilk kez bir Akdeniz ülkesinde yürürlüğe girdi. Uygulamanın başarılı olup olmayacağı, Türkiye’de böyle bir yasağın olması durumunda neler yaşanacağını da gösterecek.
Tütün Çeşitleri
Mango
Limon
Portakal
Nane
Vişne
Şeftali
Muz
Çilek
Kavun
Cappucino
Kırmızı elma
Yeşil elma
Karamel
Yasemin
Vanilya
Karışık
Üzüm
Kahve
Hindistan Cevizi
Gül
Bahreyin elması
Sütlü Cappucino
Nargile
Vikipedi, özgür ansiklopedi
![]()
![]()
Osmanlı döneminde nargile
Nargile, Asya’ya özgü geleneksel bir tütün içme aracıdır. Kullanıcının bir hortum aracılığıyla sudan geçerek süzülen dumanı içine çekmesini sağlayan bir düzenek olan nargile, içim şekli ve adabı, yüzlerce yılda oluşmuş kullanım geleneği ile basit bir aletten fazlasını ifade etmekte olup, doğu kültürünün bir parçası haline gelmiştir.
|
Konu başlıkları[gizle]
|
Yapısı ve Tasarımı [değiştir]
Nargile temel olarak 4 bölümden oluşur:
![]()
![]()
Bir nargile
- Ser: Nargilenin uzun gövdesi. Boyun kısmı dar olmakla birlikte karın kısmına inildikçe çapı genişleyen, yapı olarak sürahiye benzeyen bir parçadır. Cam, metal ve seramikten yapılır.
- Lüle: En üstte bulunan, tömbekinin konulduğu delikli tabla. Gümüş, pirinç ya da bakırdan yapılmış, oymalarla süslü bir muhafaza ile çevrilidir. üzerine köz konularak gerekli ısı sağlanır.
- Marpuç: Dumanı şişeden alan ve ağza ulaştıran bölümdür. Bu bölümde kullanılan hortum koyun derisinden yapılır.
- Şişe: İçinde dumanı filtre eden suyun olduğu ve fokurdamaların geldiği bölüm.
Bunlar dışında nargilenin diğer elemanları ise şöyledir:
- Sipsi: Marpuçun ucuna takılan, dumanın içinden çekildiği küçük ağızlık. Tercihen kehribardan yapılır, fakat maliyet sebebiyle ve hijyenik açıdan genelde plastik olanları kullanılır. Mermer ya da gümüş olanları da mevcuttur.
- Tepsi ve rüzgarlık: Tepsi közden düşen külleri toplar, rüzgarlık ise közün sönmemesi için kullanılır.
- Tömbeki: Nargileye has tütün.
Nargilenin tasarımında İslam’ın etkisindeki sanatın derin izleri görünmektedir. Cami minaresini andıran ser kısmı bunu çok iyi simgelemektedir. Ayrıca ser kısmı genellikle çiçek ve yaprak desenleriyle süslenmekte ve bunlarda zaman zaman yaldız kullanılmaktadır. Marpuç kısmında ise genelde el dokuması olan kilim desenleri kullanılmaktadir.
Çalışma Şekli [değiştir]
İçici marpuçtan nefes aldığında oluşan basınç farkıyla hava sırayla közden, sonra ısınarak lüledeki gözeneklerden geçer. Sıcak hava ile ısıtılan tömbekinin dumanı karışarak suyun içinden geçer, bu esnada soğur. Daha sonra hava marpuçtan içiciye ulaşır. Nargile içerisinde bulunan su dumanı soğutmanın yanı sıra içindeki katranı da bir miktar süzer. Nargile ile tütün içmenin, sigara şeklinde tütün içmekten farkı; nargilede çekilen tütün dumanı sudan geçerken barındırdıgı ısı suyu bir miktar buharlaştırır. Dumana karışan su buharı akcigerde bronşları daha fazla açtıgı için daha fazla nikotin kana karışır.alışık olmayan birinin başını döndürebilr.dikkatli olmak gerekir.ağırdır.
Tarihi [değiştir]
![]()
![]()
Diyarbakır’dan bir kahvehane - 1909
Nargile doğu kültürünün bir öğesi olmakta ile birlikte doğuş yerinin Hindistan olduğu zannedilmektedir. Çok farklı kültürlerinin farklı adlandırdıkları bu keyif aracı Araplar tarafından “Narcile”, İranlılar tarafından da “Kalyan” diye adlandırılır. Asıl nargilenin kökeni ise Farsça’da “Hindistan cevizi” anlamına gelen “Nargil”den gelir. Hindistan’da ortaya çıkan nargilenin ilk örnekleri Hindistan cevizinin içinin çıkarılıp kabuğuna bir kamış sokularak yapılmıştır. Zamanla Hindistan cevizi yerine kabak kullanılmaya başlanmış, kullananların sayısı arttıkça porselen ve bronz da nargile için elverişli malzemeler haline gelmiştir. Bunları cam, billur, çini hatta gümüş gövdeli nargileler izlemiştir. Hindistan’da doğan nargile, başta İranlılar olmak üzere Araplar, daha sonra da Türk insanı ile tanışmış.
Türk insanının nargile ile tanışması aslında Osmanlı dönemine rastlar. O dönemde İran’dan getirilen ve zamanın kahvehanelerinde muhabbetlere eşlik eden tömbeki, bazı padişahlar tarafından yasaklanmıştır. Nargile de uzun zaman İstanbul Tophane’de , İzmir Kemeraltı’nda ve Ankara Gençlik Parkı’nda tömbeki olarak sunulmaya başlanmıştır. Bu nostaljik mekanların müdavimlerini ise genellikle orta yaşın üstündeki insanlar oluşturuyordu. Daha sonraki, yani yakın dönemlerdeki aromalı nargilelerin hayatımıza girmesi ile daha hafif bir içecek haline gelen nargile genç kitle tarafından da tercih edilmeye başlandı.
Nargile Tütünü [değiştir]
![]()
![]()
![]()
Nargilenin belki de en önemli öğesi tömbeki denilen tütünüdür.
Bu tütün kıyıldıktan sonra geceden ıslanmaya bırakılır ve servisten önce suyu sıkılarak Harbi de denilen çelik şişlerin yardımıyla lülelere yerleştirildikten sonra yine ıslatılmış ancak ikiye bölünmüş ve kalın damarları alınmış bir tütün yaprağıyla sarılır. Daha sonra sere yerleştirilen tömbeki pırnal (çalı görünümlü, kısa boylu bir meşe türüdür ve en değerlisi Fethiye’de yetişenidir.) kömüründen elde edilmiş köz ile yakılır.
Tömbeki üretiminde kullanılan tütün bitkisi sigara, puro, enfiye gibi diğer tütünlerden daha kısa boylu, daha geniş, daha tıknazdır. Yaprakları daha esmer, daha küçük, daha etli ve diğer türlerden daha dayanıklıdır. Virginia ve Burley tütünlerinde yüzde 3-4, Türk tütünlerinde yüzde 1-2 olan nikotin oranı, tömbekide yüzde 10′a kadar çıkabilir. Tömbeki Türkiye’de Hatay - Samandağ ve Konya - Hadim bölgelerinde üretilir. Tütün gibi toplanır, ama farklı işlemlerden geçer.
Yukarıda bahsedilen klasik tömbekinin yanında bugün Mısır’dan getirtilen ve adına bahri veya Arap tömbekisi denilen bir tömbeki türü daha bulunmaktadır. Fermente edilmiş meyvelerden elde edilen bu tömbeki türü daha çok genç nesle hitap eder. Bu tür tömbekilerde çok değişik (doksandan fazla) aromalar kullanılır. Elma, nane, kayısı, çilek, portakal, muz, limon, ananas, kavun, çilek, cappucino, hindistan cevizi aromalı olanları yaygındır.
Nargile Kültürü [değiştir]
Doğu kültürünün bir öğesi olan nargile sonradan batıda da kimi değişikliklerle kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım kültürü dolayısıyla bu iki türe göre farklılıklar gösterir, ancak pek çok ortak öğe de mevcuttur.
Batıda birden çok marpuca sahip nargile kullanımı yaygındır. Bu uygulama doğudakine göre farklı bir toplu içim ortamı sunar, ki doğuda nargilenin bir marpucu vardır ve el değiştirmediği sürece tek kişi tarafından içilir.
![]()
![]()
Değişik görünümde nargile içen bir Tatar
![]()
![]()
Çölde nargile - Sudan
Arap kültüründe kullanıcı içtikten sonra ya marpucu masaya dayayarak bunu belli eder, ya da ağız kısmı kendine bakacak şekilde eğimli tutarak yanındakine ikram eder. Kabul eden, nargileyi verene elinin tersi ile hafifçe vurur ya da sıvazlar, bu memnuniyet göstergesidir. Kafe ve restoranlarda ise her kullanıcının ayrı bir nargile ısmarlaması yaygındır.
İspanya’da “tetería” adı verilen ve genelde müslüman göçmenlerce işletilen çay evlerinde nargile içimi yaygınlık kazanmaktadır. İsrail’de “nargeela” olarak adlandırılan nargile kullanımı özellikle Yemen, İran, Irak ve Türkiye’den gelen göçmenler arasında yaygındır. Bunun yanında İsrailliler arasında da nargile kullanımı görülür.
Nargile tiryakileri arasında, güzel bir içim için ortamda olması gerektiği düşünülen dört öğe vardır, bunlar “nargilenin dört şartı” olarak geçiyor. Maşa, meşe közünü karıştırmak için gerekli, en iyi köz meşeden oluyor. Güzel bir köşeye yerleşmek tabii ki önemli, ve Ayşede tiryakinin çay, kahve gibi istekleri için hazır bulunmalı. Bu deyiş özellikle “eski toprak” Türk tiryakiler arasında yaygın olarak kullanılıyor.
İçim kuralları [değiştir]
Doğu kültüründe, “Bu işin erbablarına göre” nargile içilirken uyulması gereken bir “racon” vardır:
- Genel görgü kuralları gereği yüksek sesle konuşmak ve etrafın sükûnetini bozmak raconu da bozar.
- Nargile ateşinden sigara yakılmamalıdır. Bu görgüsüzlük olarak nitelendirilir.
- Ayrıca köz tepsisine sigara külü atılmaz.
- Nargile hiçbir zaman kendinizden ve çevredeki nargilelerden yüksek bir yere konmamalıdır.
- Eğer nargile bir başkasıyla ortak içiliyorsa imame kullanılmalıdır.
- Nargilenin marpucu ise asla doğrudan diğer kişinin eline verilmemeli, masaya bırakılmalı ve diğer kişi oradan almalıdır.
- Marpucun alt kısmından tutulur.
- Nargile hızlı içilmez. Çabucak bitirerek kalkmak keyf-ehli zihniyetle bağdaşmadığı için genel felsefeye aykırıdır. Normal bir içim hızı ile bir nargile birkaç saatte biter.
- Dumanı sigara gibi içmek yerine nefes alır gibi çekmek gerekir, böylece fokurdama sesi güzel gelmelidir. Duman ağır ağır çekilir.
- Ve nargilede, nargile tütününden başka bir şey içilmez.
- Nargilenin en önemli özelliklerinden biri de tömbek tütününden daha çok meğessel (yani meyve aromalı) nargile tütününün içiliminde içiçiye vermiş oldugu haz ve keyiftir.
Nokia Marka Cep Telefonlarına Format Atmak…
Soft Format ve Hard Format olmak üzere iki format seçeneği vardır…
Telefonunuz sürekli sistem hataları vermeye başladıysa yüklediğiniz programlardan dolayı veya başka bir sebepten dolayı sistem dosyaları zarar görmüştür…
Telefona format atarak ilk günkü haline geri döndürebiliriz.
Format attığınız zaman adından da belli olduğu gibi (FORMAT) telefondaki
tüm bilgileriniz gidecektir. Mesajlar rehber görüntüler videolar v.s. v.s.
Soft Format : Telefon normal konumdayken *#7370# kodunu tuşluyoruz.
Karşınıza Tüm orjinal telefon ayarları yüklensinmi telefon açılıp kapanacak diye bir uyarı gelecek evet seçip güvenlik kodunuzu giriyorsunuz ve ardından 2 dakika süren format işlemi başlamış oluyor.
Soft format tüm SYMBİAN yüklü Nokia telefonlarda çalışmaktadır…
Hard Format : Soft format atarak bir çözüme ulaşamadıysanız Hard format atarak %80 çözüme ulaşabilirsiniz…
Telefon KAPALI iken sırasıyla * 3 Yes ve Açma Kapama tuşuna 5 saniye süre ile basılı tutarak nokia yazısının gelmesi ile format işlemine başlayabilirsiniz…
Hard Format Nokia 6630,6600,6680,7610,3230,6260,6670,6620 N-70,N-90 modellerinda çalışmaktadır…
Önemli UYARI : Format işlemine başlamadan önce Pil Seviyesinin %80 olması gerekiyor… Format atmadan önce hafıza kartına şifre koyduysanız mutlaka kaldırın aksi takdirde hafıza kartınız kullanılamaz hale gelebilir…
Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemler sonucu meydana gelebilecek her türlü maddi ve manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı okubi.com sorumlu tutulamaz…
230,6600,6630 vs telefonların bluethoot tamiri
Son günlerde çokca sorulan bir arıza olan bluethoot çalışmaması olayını biraz açıklayalım..
Her cihazın **** si gibi birde bt kimlik numarası vardır.İşte bu kimlik no bize bt arızalarını tamir etmemizi kolaylaştıracak..
*#2820#
Bu kod bt numarasını görmemizi sa lar..Bitane 6230 geldi diyelim bt çalışmıyor..İlk olarak bu kodu girin telefona telefon bt numarasını verirse arıza programsaldır vermez ise donanımsal bir arıza var demektir..
Programsal arızalarda: twis veya ufs den bt repair seçene i ile ço u düzelir ancak düzelmedi i zamanlarda erase, full flash , ui settings, wr pm , init simlocks , bt rp , format user area sırasını takip edin..
Donanımsal arızalarda: %90′ı bt modülüne sıcak hava geçerek düzeliyor ancak bazıları bu modülü de iştirmemizi gerektirebilir..yine olmadı modülün çevresindeki direnç transistörler vs bunları kontrol etmek gerekir..
Telsim wap-gprs ve MMS ayarları
Wap Ayar Nokia Yaz Aralarinda BoŞluk Birakarak 7070 E GÖnderr…mms Ayari İÇİnde Mms Yaz 7070 E GÖnder İlk Gelen Ayarlari Kaydet İkİncİsİnİ Sİl Okumadan… Ücretsİzdİr
Buyrun güzel bir link bir çok samsung cep telefonlasrını elle sim kilit açma şifreleri.
Not . Emeğe saygıdan ALINTIDIR.
http://www.peters1.dk/unlock/samsung/?sprog=en
Telefonu kapalı gösterme
ARKADASLAR COK ISTEDIGINIZ ICIN ARASTIRDIM VE SIZIN ICIN BULDUM YANLIZ IKI KOD BULDUM IKISINIDE BI DENEYIN AKTIV ETMEK ICIN #35*0000# DEACTIVEETMEK *35#0000# DİGER BIR KOD DA ACTIVE ETMEK ICIN **21*029200177# DEACTİVE ETMEK İCİN #21# GULE GULE KULLANIN IKISINI DE DENEYIN ARKADASLAR!!!!
bırı kapsama alanı dısında dıyor dıyerı ıse boyle bır telefon numarası yok manasında bısı soyluyor ıkısınınde gorevı farklı yanı.
Nokia FM Kulaklık (HDC-5)
Ürün Markası : Oem
Nokia cep telefonunuz için Fm radyolu kulaklık.
Cep Telefonunuzda FM Radyo özelliği yok diye üzülmeyin. Cep telefonunuza FM Radyo özelliği ekleyin.
Yüksek ses kalitesine sahip bu kulaklıkla, telefonunuzun FM radyo kanallarını stereo dinlemenin keyfine varın. Hiçbir ek cihaza ihtiyaç duymadan sadece FM kulaklığı telefonunuza takmanız yeterli.
Artık sizin telefonunuzunda FM radyo özelliği olacak. Telefonunuzu değiştirmenize gerek yok. Alın ve telefonunuza takın. Hepsi bu. Telefonunuz artık Radyolu.
Üstelik bütün aramalarınızı kulaklık üzerinden yapabilirsiniz. Arama yanıtlama veya yeni arama yapabilirsiniz. Arama geldiğinde radyo otomatik olarak kapanır. %100 dijital radyosu sayesinde radyo kanallarını otomatik olarak tarar ve bulur.
Uyumlu Olduğu Nokia Modelleri:Nokia 1100, Nokia 2100, Nokia 2300, Nokia 3310, Nokia 3330, Nokia 3410, Nokia 3510, Nokia 3510i, Nokia 3650, Nokia 3660, Nokia 5210, Nokia 6510, Nokia 6600, Nokia 7650, Nokia 8210, Nokia 8310, Nokia 8850, Nokia 8890, Nokia 8910, Nokia 8910i
İki kademeli ses seviye düğmesi.
Otomatik istasyon bulma özelliği
Reset düğmesi
Çağrı yanıtlama düğmesi
NOKIA DKU-5 / DKU5 / DKU 5 BAĞLANTI KABLOSU
Nokia cep telefonunuzu bilgisayarınıza bağlayıp gprs, veri transferi ve senkronizasyon sağlamanıza olanak sağlayan özel kablo.
Bu kablo sayesinde cep telefonunuzun GPRS özelliği ile internete bağlanabilir, telefonunuza renkli logo, melodi java oyunlar yükleyebilir, çektiğimiz fotoğrafları bilgisayarınıza aktarabilirsiniz.
DKU-5 Bağlantı Adaptör Kablosunu kullanarak, Nokia cep telefonunuzu, veri aktarımı yapmak üzere USB uyumlu bir PC’ye bağlayabilirsiniz.
Cep telefonunuzla birlikte gelen PC Suite, Oxygen Phone Manager gibi yazılımları kullanarak, cep telefonunuzla uyumlu bir zaman düzenleme yazılımı arasında, ajanda, telefon defteri ve yapılacaklar listesi gibi verileri senkronize edebilirsiniz.
Ürünle beraber gelen özel Cd de gerekli programlar yüzlerce java oyun, renkli logolar, animasyonlar türkçe ve yabancı polifonik melodiler mevcuttur.
Bağlantı Adaptör Kablosu DKU-5, Nokia cep telefonlarıyla tam uyumludur. Bağlantı Adaptör Kablosu Sürücüsü yazılımı, Microsoft Windows 98 Second Edition, Windows ME, Windows 2000 ve Windows XP işletim sistemleriyle uyumludur.
Uyumlu olduğu modeller:
Nokia 3100, Nokia 3105, Nokia 3120, Nokia 3200, Nokia 3205, Nokia 3220, Nokia 3570, Nokia 3585, Nokia 3585i, Nokia 3586i, Nokia 3587, Nokia 3587i, Nokia 3588i, Nokia 3589i, Nokia 5100, Nokia 5140, Nokia 6011i, Nokia 6015i, Nokia 6016i, Nokia 6019, Nokia 6020, Nokia 6021, Nokia 6100, Nokia 6101, Nokia 6102, Nokia 6200, Nokia 6220, Nokia 6225, Nokia 6560, Nokia 6585, Nokia 6610, Nokia 6610i, Nokia 6800, Nokia 6810, Nokia 6820, Nokia 6822, Nokia 7200, Nokia 7210, Nokia 7250, Nokia 7250i, Nokia 7260, Nokia N93, Nokia N90, Nokia N80, Nokia N73, Nokia N72, Nokia N71, Nokia N70, Nokia E70, Nokia E60
Samsung Ses Yükseltme:
*#8999*8378# yapın
donanım testi– ses ayarları
ISS Normal 2 deki K.K. 14 veya 15 yapın (bence sesi fazla bozmamak için 14)
Müziklerin sesi artık daha yüksek çıkacak
*#0002*28346# basın…yeni çıkan ekrandan sonra üç defa daha # tuşuna basın….1 den 9 a kadar olan menüde 8 e basın yani audi seçeneği….sonra 3 spk config seçeneği….sonra 4 tuşuna basın av-Qtune(mp3) seçeneği….ordan 1 tuşuna basın spk mp3 vol seçeneği…..çıkan desibel değerlerini değiştirin …korkmayınn fazlası cızırtılı olursa yine düşürürsünüz…değer girmek istediğinizde 1 den 6 ya kadar her tuşa basışta o seçenek seçilir …girdiğiniz değerin onda biri kabul edilir…yani 120 yazıp tamam deseniz 12.0 dB yazar…u700 de ses problemi çözümü alıntıdır emeğe saygı
Kaçak Cihazlar
Yurda yasal olmayan yollarla giren cihazlar kaçak (kayıt dışı) cihazlardır. Cihazınızın yasal olup olmadığını IMEI Sorgulama bölümünden 15 haneli IMEI numarasını (cihazınızda bulunan *#06# tuşlarına basmak sureti ile IMEI numaranızı öğrenebilirsiniz) sorgulatarak öğrenebilirsiniz.
5392 sayılı kanunun ilgili hükümleri doğrultusunca Kurumumuz kayıt dışı cihazlar ile haberleşme yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
Satın alınan cihazın kayıtdışı olması durumunda cihazın satın alındığı nokta ile irtibata geçilmesi gerekmektedir. Bu konuda, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 04.08.2006 tarihli ve 22747 sayılı yazısı ile, bu tür satılan cihazlarda hukuki ayıp unsuru yer aldığından AYIPLI MAL olarak değerlendirildiği ve tüketicilerin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan faydalanması gerektiği yönündeki görüşü beyan edilmektedir.
Başvuru süresi içerisinde fatura ibraz etmek/5YTL. yatırmak sureti ile cihazımı kayıt altına aldırmıştım. Ancak haberleşmeye kapatılacağına ilişkin yasal uyarı mesajı aldım. Ne yapmalıyım?
5392 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen“Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Kurum kayıtlarında yer almadığı belirlenen elektronik kimlik bilgisini haiz cihaz kullanıcıları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde gerekli belgelerle birlikte Kuruma veya Kurumun göstereceği yerlere başvurarak ellerindeki cihazlarını kayıt ettirirler.” hükmü uyarınca abone kayıt merkezleri tarafından kayıt altına alınan cihazlar Kurumumuz sitemine dahil edilmiştir. Kurumumuz, sistemde kayıtlı olan cihazların kapatılmasına ilişkin ilgili işletmecilere herhangi bir talimat vermemektedir.
İlgili kişi, kayıt işlemini yaptırmış olmasına rağmen yasal uyarı mesajı almış ise öncelikle gelen mesajın gerçekten kullanılan cihaza ait olup olmadığının kontrolünü yapması gerekir.. Kullanılan cihaza ait bir IMEI numarası bildirilmiş ise ilgili GSM İşletmecisine kayıt işlemi yaptırıldığını gösterir belge ile başvurulması ve hak talebinde bulunulması gerekmektedir.
Başvuru süresi içerisinde cihazımı fatura ibraz etmek/5YTL. yatırmak sureti ile kayıt altına aldırmıştım. Ancak IMEI numarasını sorguladığımda “Kayıt Bulunamadı” ibaresi yer alıyor. Cihazım kapanır mı?
Hayır. Kurumumuz internet sayfasında 15 rakamlı IMEI numaralarının yer alması ve başvuru süresi içerisinde GSM İşletmecileri tarafından kayıt altına alınan cihazların 14 rakam olarak kayıt edilmiş olması nedeni ile cihazınız beyaz listede olmasına rağmen sizin tarafınızdan görülememektedir
Cihazımı faturalı olarak satın almıştım. Bu nedenle başvuru süresinde kayıt işlemi yaptırmamıştım. Yasal uyarı mesajı geldi. Ne yapmalıyım?
“5392 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Kurum kayıtlarında yer almadığı belirlenen elektronik kimlik bilgisini haiz cihaz kullanıcıları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde gerekli belgelerle birlikte Kuruma veya Kurumun göstereceği yerlere başvurarak ellerindeki cihazlarını kayıt ettirirler.” hükmü uyarınca kayıt işlemi yaptırılmamış ise “başvuru süresi sonunda Kurum kayıtlarında yer almayan cihazlar bir daha kullanıma sokulmamak üzere elektronik haberleşme şebekesi bağlantıları kesilmek suretiyle devre dışı bırakılır.” hükmünce haberleşmeye kapatılmaktadır.
Başvuru süresi içerisinde kayıt işlemi yaptırılamayan cihazlar nasıl kayıt altına alınır?
5392 sayılı Kanunda yer alan “Kurum tarafından yönetmelikle belirlenecek haklı bir mazereti olanlardan başvuru süresini geçirenler, yukarıda belirtilen kayıt ücretini ödemeleri halinde elektronik haberleşme şebekesi bağlantıları kullanıma açılır.”hükmü uyarınca hazırlanan Yönetmelik hükümlerine göre “Kurum kayıtlarında yer almadığı belirlenen elektronik kimlik bilgisini haiz cihaz sahiplerinden veya kullanıcılarından başvuru süresi dahilinde yurtdışında bulunmaları, tedavi görmeleri, cezaevinde bulunmaları gibi mücbir sebeplerle kayıtlarını yaptıramamış bulunanlar, durumlarını belgelendirerek, Kurum ya da Kurum Bölge Müdürlüklerine doğrudan veya posta yoluyla ya da abone merkezlerine bizzat müracaat etmek suretiyle beş YTL. Kayıt ücreti karşılığında cihazlarının beyaz listeye kaydedilmesini sağlayabilirler.” ifadesi bulunmaktadır.
Bu hüküm çerçevesinde; haklı mazeret hallerinin söz konusu olması, bu durumu ispatlayan belgelerle başvurulması ve ilgili kişinin kayıt ücretini ödemesi ve cihaza ait IMEI numarasının başvuru süresi içerisinde gönderilen kısa mesajın gereğini yapamamış olanlar listesinde yer alması halinde cihazın elektronik haberleşme şebekesi bağlantısı kullanıma açılabilmektedir.
Cihazımı faturalı olarak satın aldım. Kayıt dışı olması mümkün mü?
Evet. Yasal yollardan ithal edilmiş olan cihazların Kurumumuz sisteminde yer almasını teminen ithalat işlemlerini gerçekleştiren firma tarafından bildirilmesi gerekmektedir. Bildirim yapılmaksızın satılan cihazlar Kurumumuz tarafından düzenli olarak denetim ve kontroller yapılmak suretiyle tespit edilmekte ve haberleşmeye kapatılmaktadır.
Satın almış olduğum firmadan kayıt dışı olan cihazın değiştirilmesini talep edebilir miyim?
Evet. Kurumumuz tarafından Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na iletilen yazı ile kaçak cihaz ve/veya Elektronik Kimlik Bilgisi değiştirilmiş cihaz satın alanların mağduriyetlerinin giderilmesi için ayıplı mal sayılması yolunda girişimde bulunulmuştur. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 04.08.2006 tarihli ve 22747 sayılı yazısı ile bu tür satılan cihazlarda hukuki ayıp unsuru yer aldığından AYIPLI MAL olarak değerlendirildiği ve tüketicilerin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan faydalanması gerektiği yönündeki görüşü beyan edilmektedir.
Tuşlu ve Kalemli Çift Kartlı Telefon 750 YTL

DRV12 Düz Model Özellikleri
Genel Özellikler
Ağırlık : 80 Gr
Genişlik : 49 mm
Yükseklik : 98 mm
Kalınlık : 17.9
Şebeke Frekansı : Gsm 900 - Gsm 1900 - Gsm 1800
Titreşim : Var
Hansfree : Var
Sesle Arama : Var
Ses Kaydı : Var
Hafıza Özellikleri
Hafıza Kartı : Mikro SD
Ekran Özellikleri
Renk Sayısı : 262 K
Dokunmatik Ekran : Var
Multi Medya Özellikleri
Polifonik Melodi : Var
Mms : Var
Ekran Koruyucu : Var
Java Destegi : Var
Dahili Kamera : Var
Video Çekebilme : Var
Video Oynatma : Var
Oynata bildigi dosyalar : Amr - 3GP - MP3
internet özellikleri
Wap : Var
Wap Versiyonu : Wap 2.0
Gprs : Var
Gprs Slot 4+1/3+2
Gprs Class : 10
E-Posta Okuyucu : Var
Kamera Özellikleri
Kamera : 1.3 MP
Yazılım Özellikleri
Dil : Türkce - Arapca - Rusca - Taylanca
Kullanıcı Profilleri : Var
Hesap Makinası : Var
Takvim : Var
Tema Desteği : Var
Java Oyunlar : Var
Paket iceriği
Şarj Aleti
Kulaklık
Pil
256 MB Hafıza Kartı
Ekran için Kalem
Hipertiroidi, kişide yüksek miktarda tiroid hormonu bulunması durumuna verilen isimdir. Boynun alt kısmında bulunan tiroid bezi tarafından üretilen tiroid hormonları, vücudun enerjisini düzenlemekten sorumludur. Tiroid hormon seviyeleri yüksek olduğunda, vücut hızlı bir şekilde enerji tüketir ve yaşamsal fonksiyonlar hızlanır.Çoğu durumda, hipertiroidizm tiroid bezinin kendisindeki bir problemden kaynaklanmaktadır, ve tiroid bezi başka bir bulgu vermeksizin sadece fazla miktarda tiroid hormonu üretir. Bu durumun en sık nedeni Graves hastalığıdır; bu hastalık bağışıklık sisteminin rol aldığı bir hastalıktır ve tiroid bezinin hormon kontrol mekanizmasını tahrip eder, ayrıca kontrolsüz bir şekilde yüksek miktarda hormon üreten iyi huylu tümör gelişimi de vardır (tiroid bezi dışarıdan şişkin görülür). Tiroid infeksiyonları sonucu kısa süreli hipertiroidizm meydana gelebilir. Nadir olarak hipertiroidizm, hipofiz bezinden tiroid stimüle edici hormon (TSH) un aşırı üretilmesi sonucu meydana gelebilir.
Hipertiroidizmin en sık nedeni oaln Graves hastalığı, tipik olarak 20-40 yaş arasındaki genç kadınları etkiler, bununla birlikte hastaların yaklaşık olarak %12 si erkektir. Graves hastalığının genetik faktörlerle ilgisi vardır ve bu nedenle Graves hastalığı aynı ailede 3-4 kişiyi etkileyebilir.
Nadiren, fazla tiroid hormonun kaynağı tiroid bezi değil, dış kaynaklardır; struma ovarii (kadınlarda overlerde bulunan ve tiroid hormon üreten anormal bir doku). Tiroid takviyesi alan kişilerde de hipertiroidizm belirtileri saptanabilir.
Belirtiler
Sinirlilik, uykusuzluk, dramatik duygusal dalgalanmalar, titremeler, artmış kalp atım hızı, barsak hareketlerinde artma, nedeni açıklanamayan kilo kaybı (artmış iştaha rağmen), sıcak ortama karşı aşırı duyarlılık (daima sıcaklama hissi), kas zayıflığı, nedes darlığı ve çarpıntı. Kadınlarda adet dönemleri, kısalabilir (adetler sıklaşabilir) veya tamamen durabilir. Daha ileri yaşlarda, hastalar kalp yetmezliği veya angina ağrısından şikayetçi olabilir.
Hipertiroidizm özellikle Graves hastalığına bağlı olarak meydana geldiğinde egzoftalmus denilen duruma da neden olabilir. Egzoftalmus, gözlerin arkasında bulunan dokuların şişerek gözlerin ileri doğru çıkmasına verilen isimdir, hasta dik dik bakıyormuş gibi görünür.
Tanı
Yukarıda sıralanan belirtiler araştırılır. Bunun yanı sıra fizik muayene de yapılır. Test olarak kanda tiroid hormon, TSH seviyeleri ile radyoaktif iyot alımına (RAIU) bakılabilir. Sintigrafi faydalı olabilir. Kalp problemi olabilecek hastalarda ilave olarak kalple ilgili muayene ve testler yapılabilir.
Tiroid infeksiyonuna bağlı gelişen hipertiroidizmlerde, tiroid hormon seviyeleri 3-4 ayda normal düzeylerine inebilir. Graves hastalığı olanların az bir kısmında kendiliğinden iyileşme görülürken genelde tedavi gereklidir.
Hipertiroidizmden korunmayı sağlayacak herhenfi bir aşı veya yaşam şekli bilinmemektedir.
Tedavi
Hipertiroidi, anti-tiroid ilaçlar adı verilen ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Bunlar propiltiyourasil veya metimazol gibi ilaçlardır ve tiroid hormonlarının üretimlerini engellerler. Beta-blokör ilaçlar hipertiroidiye bağlı şikayetleri önlemek için tedaviye ilave edilebilir. En sık kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi de radyoaktif iyot vermektir. Radyoaktif iyot tiroid bezini tahrip etmektedir. Tiroid bezinin bir kısmının çıkarılması da kullanılan cerrahi yöntemlerdendir, ancak daha nadir kullanılmaktadır.
Anti-tiroid ilaçlarla 12-24 ay tedavi edilen hastaların yarıyı yakınında uzun süreli şikayetsiz dönemler görülmektedir. Radyoaktif iyot tedavisi kısa süreli ve etkili bir yöntemdir. Ancak bu yöntemle hastaların %40-70 inde 10 yıl içerisinde hipotiroidi gelişebilmektedir. Ancak hipotiroidi çok daha kolay tedavi edilebilmektedir.
1972 de artroskop denen aletin geliştirilmesine kadar diz ve diğer eklemlerin zedelenmeleri çoğu zaman ameliyatı, uzun süre hastanede kalmayı ve uzun ıstıraplı bir iyileşme devresini gerektiriyordu. Bazı problemlerin hala dizde veya omuzda rekonstrüktif cerrahi amaçlarıyla büyük ameliyat yerleri açılmasını gerektirmesine rağmen daha az ciddi olan birçok zedelenmeler şimdi artroskopla düzeltilmektedir.Alet
Artroskop (Artro eklem demektir. Skopda bakmak) bir tüp, büyüteçlerden meydana gelmiş bir optik sistem ve bir fiberoptik ışık kaynağından meydana gelmiştir.
Prosedür
Bir anestezik verildikten sonra (ya lokal ya genel) dizkapağının (veya omuz veya incelenecek olan başka herhangi bir eklemin) bir kenarında küçük bir kesi yapılır.
Bu kesi (insizyon) çoğu zaman o kadar küçüktür ki,işlemin tamamlanmasından sonra kapatmak için dikiş gerekmez.
Ondan sonra artroskopun tüpü içeriye yerleştirilir. Gözetleme bölümünden veya ekranda doktor mafsalın içine bakabilir. Mafsal boşluğuna, genişletmek ve görünebilir olma durumunu arttırmak için steril bir sıvı enjekte edilebilir.
Olanaklar
Mafsala girdikten sonra artroskop sadece dokuları muayene etmek değil; eklenen aletlerle biyopsi örneği alma ve hatta büyük bir ameliyat yapma olanaklarını vermektedir. Boşlukta dolaşan kıkırdak parçacıkları çıkartılabilir ve ufak yırtıkların ve diğer diz rahatsızlıkları bu şekilde tedavi edilebilir. Artroskop çeşitli hastalıkların teşhisinde de değer taşımaktadır.
İyileşme Devresi
Mafsalın açıldığı geleneksel tekniklerin aksine, artroskopiden sonra mafsalın iyileşmesi için çok az bir süreye gerek duyulur.
Prosedürün bir saatten fazla sürdüğü nadirdir ve hasta bundan kısa bir süre sonra evine dönebilir. Mafsalların birkaç gün şiddetli fiziki aktiviteye maruz kalmaması gerekse de çoğu zaman faaliyetlere derhal başlanabilir.
Sağlık Bakanlığı, dünyada her yıl yaklaşık 17 milyon kişinin hayatını kaybetmesine yol açan kalp damar hastalıklarının, ülkemizde de en önemli halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğüne dikkat çektiler.
Türkiye’de yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastası bulunduğunu, bu hastaların yılda 130 bininin hayatını kaybettiğini ifade eden yetkililer, hayvansal kaynaklı ve aşırı yağlı gıdaların tüketimi, meyve ve sebze tüketimi ve fiziksel aktivitelerin yetersizliği, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık ve diyabetin kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında geldiğine dikkati çektiler.
Sağlık Bakanlığı yetkililerine göre, Türkiye’de koroner kalp hastalıklarından ölümler, yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer alıyor. Bu ölümlerin önemli bir bölümü ise 41-58 yaş grubunda görülüyor.
Yetkililer, erken ölümlere yol açan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan korunmanın, alınacak koruyucu önlemlerle mümkün olduğunun altını çizdiler.
SİGARA VE BESLENMEYE DİKKAT
Sağlık Bakanlığı yetkililerine göre, kalp-damar hastalıklarının yol açtığı ölümlerin önemli bir bölümü, sigaraya bağlı nedenlerden kaynaklanıyor.
Sigara dumanının içerdiği karbon monoksitin kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açtığı ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olduğu bildirildi.
Yetkililer, bu hastalıklardan korunmak için atılacak ilk adımın, sigara ve dumanından uzak durmak olduğuna işaret ettiler.
Kalp-damar hastalıklarından korunmada beslenme alışkanlıkları da önemli bir yer tutuyor. Buna göre, doymuş yağ oranının azaltılması, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağların oranının artırılması, besin yoluyla alınan kolesterole dikkat edilmesi, posa içeren yiyeceklerle meyve-sebze tüketiminin artırılması, şeker ve tuzun en az seviyede tüketilmesinin önemine de dikkat çekildi.
Ayrıca vücut ağırlığının kontrol altında tutulması, doğru beslenmeye özen gösterilmesi, stresten uzak durulması, insan sağlığı açısından zararlı ortamlarda bulunulmaması, spor yapılması ve haftada3-4 kez yarım saat yürüyüş yapılması da önerildi.
Kalp-damar hastalıklarının en önemli belirtisinin göğüste sıkışma ve baskı, kola, boyna veya çeneye doğru yayılan ağrı olduğuna dikkat çekilerek, bacaklarında, özellikle de ayak bileklerinde şişme olan, az hareketle nefes darlığı çeken, çabuk yorulan, terleme ve çarpıntı şikayetleri olan kişilerin sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiği belirtildi.
Aile Planlaması sadece gebelikleri önlemek değil aynı zamanda çocuk sahibi olamayanlara da hizmet vermek, yol göstermektir. Aileler çocuk yapıp yapmamakta serbestirler. İstedikleri kadar çocuk sahibi olabilirler. Ancak aileler çocuk sahibi olmak istemiyorsa onlara yol göstermek Aile Planlaması Hizmetinin görevidir.Ailelerin İstedikleri zaman İstedikleri sayıda çocuk sahibi olmalarıdır.
Aile Planlamasında zorunluluk yoktur. Katılım gönüllüdür. Aileler eğitilir ve isteyene çocuk sahibi olabilmesi için isteyene gebelikten korunmak için hizmet verilerek yardımcı olunur.
Amerikada yapılan bir araştırmaya göre evli her 100 kadından 25i, evli her 100 erkekten 70i en az bir kere eşini bir başkasıyla aldatıyor. Evlilikte aldatma ve aldatmaya kadar gidebilen diğer sorunlar için Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan önerileri:
Eşler arasındaki kavgalar evliliğin tuzu biberi mi?
Eskiler, eşler arasındaki kavgaları evliliğin tuzu biberi olarak görürler ve ilişki için gerekli olduğunu söylerler. Bir bakıma, kavgası gürültüsü olmayan evlilikler pek hayra alamet yorumlanmazdı. Günümüzde ise evliliklerin geneli fazlaca tuzlu ya da biberli! Eşlerin birbirine Artık bu iş burada biter dediği kavgaların, tartışmaların yaşanmadığı evlilikler yok değil dersek, abartmış olmayız.
Evlilikte krizler neden sıklaştı?
Ekonomik şartlar, şehir hayatının olumsuzlukları, sosyal nedenler, bireyin toplumda yalnızlaşması gibi nedenler, evliliklerde derin krizlerin yaşanma sıklığını artırdı. Bu aynı zamanda çiftleri kriz anlarına hazırlıklı olmaya ya da ilişkideki sorunları krize dönüştürmeden önleme yollarını öğrenmeye mecbur bıraktı.
Evlilikte yaşanan sorunların en önemli nedeni nedir?
İnsanlar olaylar karşısında çoğu zaman hisleriyle tepki verir. Evlilikte yaşanan sorunların, krizlerin en önemli nedeni de; eşlerin birbirine olması gerektiği gibi değil de hissettikleri gibi davranması. Bunu özellikle Doğu toplumlarında görüyoruz. Doğu kültürünün insanları fazla duygusal oldukları için olaylara objektif bakamaz ve duygusal davranır.
Cinsel aldatma evliliğe nasıl zarar verir?
Evliliklerde eşleri birbirine bağlayan en önemli etken sadakattir. Buna karşın evliliklerde sadakati ortadan kaldıran durumların başında cinsel aldatma gelir. Cinsellik insan için özel biriyle paylaşılacak bir durum. Bu yüzden evlilikte cinsel ilişki, eşler için son derece özel, özel olduğu kadar da önemli. Eşlerden birinin diğerini aldatması, bu özel ve önemli birlikteliğe vurulan bir darbe. Tüm toplumlarda cinsel aldatmanın, evliliğin anayasasına aykırı bir davranış olarak kabul edilmesinin nedeni de budur.
Cinsel aldatma günümüzde yaygın bir durum mu?
Evet, günümüzde cinsel aldatma çoğu toplum için sosyal bir sorun haline geldi. Tarihin hiçbir döneminde eşlerin birbirini aldatması, modern dünyadaki kadar yaygın olmamıştı. Örneğin Amerika da yapılan bir araştırmaya göre; evli her 100 kadından 25 i en az bir kere başka bir erkekle cinsel ilişkiye giriyor. Yine evli her 100 erkekten 70 i başka bir kadınla eşini aldatıyor. Cinsel aldatmanın bu kadar yaygın olması, elbette boşanma oranlarına da yansıyor.
Duygusal aldatma olmadığı sürece cinsel aldatma önemli değil mi?
Bu yaklaşımın geçerli olması mümkün değil. Tarafların evliyken başka birileriyle cinsel ilişkiye girmeyi kabullenmesi, aslında bir aldatmacadan ibaret. Bu durum, evliliğin anlamına, genetik yapısına ters. Çünkü cinsel aldatma, duygusal bağlılığa zarar verir ve bunun duygusal aldatmadan bağımsız olduğu düşünülemez. Sevgilisi olan erkek ya da kadın, giderek ailesinden uzaklaşır, fatura da çocuklara ve dolayısıyla topluma çıkar.
Cinsel aldatmayı önemsemeyen birisi evliliğinde mutlu olur mu?
Cinsel aldatmayı önemsemeyen birinin hiç evlenmemesi daha iyi. Hem evlenirim hem de başkalarıyla cinsel ilişkiye girerim tarzında bir yaklaşım sergileyen kişinin, evliliğini sürdürmesi imkansız.
Sanal aldatmalar boşanma için bir gerekçe olabilir mi?
Bu; tüfekle karınca öldürmeye benzer. Yani, elbette ki önlem alınması gerekir ama boşanma için bir gerekçe olamaz.
Erkeğin aldatmasını kadın kabul mu ediyor?
Birçok toplumda erkeğin eşini aldatması daha yaygın. Türkiye de de erkeğin eşini aldatması, aile kurumu için önemli bir sorun. Bunun temelinde, geleneksel aile anlayışımızın erkeğe adeta aldatma özgürlüğü vermesi yatar. Erkektir, elinin kiridir, yapar ama döneceği yer yine evidir düşüncesinin, geleneksel aile modelinde hala geçerli olduğunu söylemek mümkün. Ancak eğitim seviyesinin giderek yükselmesi ve çekirdek aileye geçişle birlikte, erkeğin eşini aldatması da artık boşanma nedeni olarak daha sık karşımıza çıkıyor. Yani erkeğin eşini aldatması artık kadın tarafından eskisi gibi kabullenilmiyor.
Aldatan eş pişman olmuşsa; kadın ne yapmalı?
Eğer eşi gerçekten pişman olmuşsa, kadın da aramızdaki sevgi bağını artırmak için ne yapmalıyım? diye düşünmeli. İnsan değerli bir şey kaybettiği zaman onu hemen unutmaz, tekrar bulmaya çalışır. Evlilik de böyle. Aldatan eş, yere düşen mücevher gibidir. Mücevheri yere düştü diye çöpe atmak yerine, yerden alıp temizlemekte fayda var. Ancak kadın, aldatan eşini affederken, ona mutlaka bir daha yaparsan sonuçları evliliğimiz için kötü olacak mesajını vermeli. Çünkü aldatan erkeğin hemen affedilmesi, hiçbir şey olmamış gibi davranılması; onun bu olayı bir şey olmadı şeklinde yorumlamasına ve aynı hatayı tekrarlamasına neden olur.
Kolesterolü artırdığı için yumurtadan, şişmanlattığı için karbonhidratlardan uzak durmalı ya da günde 8 bardak su içmeli gibi beslenme önerilerinin doğruluğu tartışılıyor.
Reuters ajansına bilgi veren Doğu Washington Üniversitesi nden fizyolog Wendy Repovich, yumurtanın sarısında bulunan kolesterol miktarının sağlık riski yaratacak oranda olmadığını söyledi.
Çoğu kişinin bu nedenle yumurtadan uzak durduğunu belirten Repovich, kalp-damar rahatsızlığı bulunanlarda doktorun yumurtadan uzak durulmasını tavsiye edebileceğini, ancak günde bir ya da iki yumurta yemenin kolesterol düzeyinde farklılık yarattığını gösteren araştırmalar bütünü olmadığını belirtti.
Diyetlerden çıkarılan karbonhidratların şişmanlattığı konusundaysa Repovich, ortalama ölçülerde karbonhidratın doğrudan kilo artışına neden olmadığını söyledi.
Repovich, günde sekiz bardak su içme önerilerine ilişkin olarak da günlük kaybedilen suyu yerine koyma ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Repovich, günde 2 litrelik bir suya gerek olmadığını belirtti.
Ellerinde su şişeleriyle gezenleri hatırlatan Repovich, çoğu kişinin beslenmelerindeki diğer kaynaklardan da su ihtiyacını karşıladıklarını anlamadıklarını, aşırı suyun vücutta sodyum dengesizliğine neden olabileceğini kaydetti.
Orşit, testislerin iltihaplanmasıdır. Orşitin en çok görülen sebebi muhtemelen kabakulaktır. Ancak, prostat veya epididim enfeksiyonlarına da bağlı olabilir. Orşit pek sık görülmeyen birçok hastalığın yan etkileri arasında olabilir.Belirtiler
- Skrotumda ağrı;
- Genellikle skrotumun sadece tek tarafında şişlik;
- Skrotumda bir ağırlık hissi.
Teşhis
Doktor skrotumdaki şişliği dikkatle inceleyecektir, çünkü orşitin semptomları, epididimit ve testisleri etkileyen başka şartlarda ortaya çıkan belirtilenle karıştırabilir. Doktor idrar testi ve başka testler de yaparak orşite bağlı olabilecek diğer enfeksiyonları araştırır.
Orşit testislerin birine veya her ikisine zarar vererek kısırlığa ve organların küçülmesine neden olabilir.
İlaç Tedavisi
Bakteri enfeksiyonları ile birlikte ortaya çıkan orşit, genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir. Ancak kabakulak gibi viral (virüslerin neden olduğu) enfeksiyonlarla birlikte olduğu zaman, istirahat etmek ve ağrı kesici ilaçlar almak gibi geleneksel yollar izlenir.
Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerle karşılaşma sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir. Yanık cilt, açık yara gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su kaybeder ve açık yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin %20 sinden fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike doğurur.Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre derecelendirilir.
1. Derece Yanıklar
En çok güneşte fazla kalma nedeniyle olur.
Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır.
Kendiliğinden iyileşip, cilt normal görünümünü alabilir.
Elbisesi tutuşan kişi yere yatıp kendi etrafında dönmelidir
2. Derece Yanıklar
Kızarıklığa ek olarak su dolu keseciklerin görünmesi ile tanınır.
En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve ciddi yanıklardır.
Su keselerini patlatmak sakıncalıdır.
Doğru bakım yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır.
3. Derece Yanıklar
Cildin tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı kayıpları ve iltihaplanmalar mümkündür.
Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden olan madde ya da kaynağın uzaklaştırılmasıdır.
Tutuşmuş kazazedenin kaçması önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da yuvarlanarak söndürülür.
Yanıklı kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek çıkartılır.
Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene ve sonra 10 dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır.
Yaralının üzerinde yüzük, bilezik, saat, künye varsa çıkarılır.
Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir bezle örtülür.
Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır.
Bilinç açık ise ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun pozisyonda tutulur.
İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir.
Ankara Tabip Odası İlkyardım Eğitimi Komisyonu İlkyardım Eğitimi Kursu Ders Notlarından Alınmışır.
Çocuklarda ve işçilerde sıkça rastlanabilir. Açık havada oynayan çocuklarda bitki parçaları ya da toprak taneleri, metal kesimi, düzeltilmesi, sıva işinde çalışan işçilerde ise metal ve sıva parçacıkları göze kaçar.Gözde yanma, batma, sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık görülür. Hatalı müdahaleler göze zarar verir ve yabancı cismin çıkarılması da güçleşir. İlkyardımcı, kişinin gözlerini ovmasını önlemeli bol suyla yıkandıktan sonra gözlerini kapattırıp cismin gözyaşı ile çıkmasını beklemelidir. Bu olmuyor ve cisim gözle görülebiliyorsa temiz bir bez parçasının kenarı ile alınabilir. Çıkartma işleminden pamuk kullanılmaz. Yabancı cisim yine çıkmıyorsa kişi nakledilir.
Ankara Tabip Odası İlkyardım Eğitimi Komisyonu İlkyardım Eğitimi Kursu Ders Notlarından Alınmışır.
Bir tahrik olmaksınız saldırarak ısıran kedi ya da köpeğin kuduz olmasından şüphe edilmelidir. Kuduz mikrobu ısırılmış bölgeden vücuda girer. Isıran hayvanın gözlem altına alınması gerekir.Isırılma halinde, ısırık yeri hemen bol su ve sabun ile iyice yıkanır. Kazazede yürütülmeden nakledilmelidir.
Arı Sokması
İğnenin girdiği yerde kızarıklık, ağrı, kaşıntı, şişme olabilir. İğne hala ciltte ise düzgünce çıkarılır. İğne yerine buz koyarak soğutma yapılır. Alerjisi olanlar, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda arı tarafından sokulanların hemen nakli gerekir.
Yılan Sokması
Yılan zehirlenmelerinde ısırık yerinde ağrı, şişlik, morluk, hassasiyet vardır. Sokulan yer hareket ettirilmeden yıkanır. Isırılan yerin birkaç cm yukarısına boğucu sargı uygulanır. Isırık yeri 0.5 cm kesilerek ve elle sıvazlanarak zehrin kısmen çıkması sağlanır. Yaranın emilmesi etkili değildir ve zararlı olabileceği için uygulanmamalıdır. Isırık yerine buz uygulanabilir. Kişinin yatarak nakli sağlanır.
Akrep Sokması
Akrep sokmasında yara yerinde ağrı ve uyuşukluk olur. Solunum bozulabilir. Sokulan bölge yıkanır, buzla soğutulur, sokulan kol veya bacakla vücut arasına boğucu sargı uygulanılarak akrep antiserumu bulunabilecek bir merkeze yatarak nakledilir.
Ankara Tabip Odası İlkyardım Eğitimi Komisyonu İlkyardım Eğitimi Kursu Ders Notlarından Alınmışır.
İç kanamada ilkyardımcı kanamanın varlığını dışarıdan göremez. Büyük kemik kırıkları, kafaya gelen darbeler, tüm vücudu etkileyen kazalarda, dıştan izlenebilen kanama olsun ya da olmasın, iç kanamadan şüphe edilmelidir.- Huzursuz kazazede, görme
- işitme sorunlari, uyuklama hali
- Soguk, soluk, nemli cilt
- Karinda sertlik ve bastirmakla agri
- Vücutta yaygin siyrik, morluk, şişlikler
- Halsizlik
- Susuzluk hissi
- Sayisi artmiş ancak zayif solunum ve nabiz varsa iç kanama düşünülmelidir.
Iç Kanama Düşünülen Kazazede Için Yapilacaklar:
1. Şok ile mücadele et (ayaklari yüksek olarak yatir, isit)
2. Hizli naklet
Ankara Tabip Odası İlkyardım Eğitimi Komisyonu İlkyardım Eğitimi Kursu Ders Notlarından Alınmışır.