nedir

Gelelim balıkların öyküsüne,
balığını bilir misiniz?
balığından biraz küçük bir deniz canavarı.
balıklarına bayılırmış.
balıkları, ün yaklaşmakta olduğunu
kokusundan mı, denizin kıpırtısından mı nasılsa
anlarlar, hemen bir araya gelir, birleşir, yanyana,
sırtsırta bir duvar oluştururlarmış.

gelir, gelir, gelir, iyice sokuldu mu,
balıkları birden pullarını sirkeleyip
kaçarlarmış. sonra bu pullar denizin üzerinde
pırıldamaya başladı mı çılar, burada
var deyip, ağlarını atar, kazıklarını çakarlarmış.

Kayseri’de ” yumurtlayan tavuk” hikayesi gerçek oldu. Bankalar caddesindeki bir iş hanında sarraflık yapan Tansel Turgut’un, ı için aldığı yavru ördek, 1 gram ı yuttu.
Turgut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 4. sınıfa geçen ı Özge için dükkanına gelen bir satıcıdan 2 YTL’ye yavru bir ördek aldığını, tezgahın üstünde beslemek istediği ördeğin ise hurda kutusundan bir parça ı yuttuğunu söyledi.
Ördeğin ı çıkarmasını beklediklerini, ancak henüz bunun gerçekleşmediğini belirten 20 yıllık sarraf Tansel Turgut, şöyle devam etti:
”2 YTL’ye ım için aldığım yavru ördek, 1 gram civarındaki hurda ı yuttu. ın şu andaki değeri 42 YTL. Bağ evimizde ördeğimizi besliyoruz. Sabahleyin ördeğin kutusuna baktım dışkı yoluyla çıkmamış. Biraz zaman alabilir. Çok sevimli bir .
Akşam evde ıma annesine ördeğin yuttuğunu yakın zamanda çıkartabileceğini söyledim. Böyle bir şey ilk defa başıma geliyor. ‘ yumurtlayan tavuk’ hikayesini duymuştum ama hikayenin benzerinin başıma geleceği aklımdan geçmezdi.”
Babasının kendisi için aldığı ördek yavrusu ile oynadığını belirten 10 yaşındaki Özge ise, ”Babam benim için ördek almış. Ancak işyerinde korkunç bir olay olmuş. Bir parça ı yutmuş. Babam akşam bağ evimize ördeği getirdiğinde bu olayı bize anlattı. Çok şaşırdık. Şampuanla ördeği yıkadık. Şimdi, ın çıkmasını bekliyoruz”dedi.
Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah İnci de ördeğin karnındaki ın dışkı yoluyla ne zaman çıkacağını net olarak söylenemeyeceğini belirtti. İnci, ”ın ne zaman çıkacağını bilemeyiz. Tavsiyem, ördeğin sahibi olan vatandaşlarımız hayvana iyi baksınlar” diye konuştu.

Yeni Zelandalı bilim insanları, geçen yıl şubat ayında yakalandıktan sonra dondurulan hakkında pek az şey bilinen dev mürekkep balığını () incelemek üzere buzlarını çözmeye başladılar.
Dev mürekkep…

İki pitbull cinsi bir boğaya saldırırsa ne olur? Son derece tehlikeli olan iki pitbul bir boğaya saldırıyor. Bakalım pitbulllarla boğa savaşında kazanan oluyor?

İki pitbull cinsi bir boğaya saldırırsa ne olur? Son derece tehlikeli olan iki pitbul bir boğaya saldırıyor. Bakalım pitbulllarla boğa savaşında kazanan oluyor?    Bir Irmak kenarında otlayan boğanın yanına yaklaşan pitbullar boğayı önce rahatsız ediyorlar. İki boğanın etrafında dönerek kafa tarafındaki bölgeden ısırmaya çalışıyor ama boğa kıvrak bir hareketle kurtulmaya çalışıyor…Kafa darbesiyle putbulun birini etkisiz hale getiren boğa diğer köpeğin kendine arkadan yaklaşmasını bekliyor. Pitbul boğayı tam ısırma anında boğa bu kez tekmesini kullanıyor…Bu tekmenin ardından pitbulun biri yerden kalkamıyor. Az önce kafa darbesiyle yanından uzaklaşan diğer pitbulu da boğa yine tekmeyle kendinden uzaklaştırıyor…Boğa her iki pitbulu da yere seriyor… icerix

Sun Bear

Komondor Dog

Angora Rabbit

Red Panda

Sloth

Emperor Tamarin

White-faced Saki Monkey

Tapir

Hagfish

Star-nosed Mole

Proboscis Monkey

Pink Fairy Armadillo

Axolotl

Aye-aye

Alpaca

Tarsier

Dumbo Octopus

Frill-necked Lizard

Narwhal

Sucker-footed Bat

Pygmy Marmoset

Blobfish

Platypus

Shoebill

Yeti Crab

ının resimleri, En şirin, en , resimleri, fotoğrafları, çok büyük ı, en büyük ı, iri köpeği ıNetgunlugu.net

Bir çok sahibi evcil hayvanlara çikolata verilmemesi gerektiğini bilir. Çikolatanın hayvanlarımız tarafından yendiğinde kendilerine zarar vereceğini bildiğimizden çikolatalarımızı onların erişemeyeceği yerlerde saklarız… Bir gün açıkta unuttuğunuz bir çikolatanın boş ambalajı ile şılaştığınızı düşünün. Ya da siz pişirirken yere düşmüş bir çikolata parçasını yediğini hayal edin. Böyle bir durumla şılaştığınızda ne yapardınız ? Çikolatanın zararlı olduğunu biliyoruz, fakat bu noktada bilmemiz gereken konu ne kadarlık bir çikolatanın köpeğimiz tarafından yendiği çikolata ile köpeğimiz şılaştığında ne yapmamız gerektiğidir.

Çikolatayı meydana getiren kimyasal bileşen evcil hayvanlar için zehirlidir (kedi, , hatta atlar). Kakao ağacında bulunan teobromin, kafein ile aynı aileden gelen bir bileşimdir. Evcil hayvanlar bu kimyasal bileşeni yavaşça sindirir bu onların kalbine, merkezi sinir sistemine böbreklerine etki eder. Zehirli reaksiyonun oluşması için köpeğinizin her kilosu için 100-150 miligram teobrominin kana ışmış olması gerekmektedir. Bazı çikolataların yüksek kakao içermesi nedeniyle teobromi seviyesi çikolata tiplerine göre değişkenlik gösterir. Sütlü çikolata tahmini olarak 28 gramda 44 miligram teobromin içerirken yarı şekerli bir çikoatada bu oran 28 gramda 150 miligramdır. Yemeklik çikolatadaki miktar ise 28 gramda 390 miligramdır. Zehirli sayılabilecek bir miktar hesabı şu şekilde yapılabilir: Sütlü çikolatada köpeğin her bir kilosu için 60 gram çikolata, yarı tatlı çikolatada köpeğin her bir kilosu için 20 gram yemeklik çikolatada köpeğin her bir kilosu için 7 gram çikolata.

Teobromin zehirlenmesinin erken , ishal, yorgunluk artan idrardır. Eğer köpeğiniz bu gösteriyorsa hemen veteriniz ile temasa geçin. Eğer müdahale edilmezse teobromin artan atışı, kas titremesi, nöbet, koma ahtta ölüme olabilir. Eğer köpeğinizin tehlike yaratacak miktarda çikolata aldığını düşünüyorsanız belirtiler ortaya çıkmadan veterinerinize başvurmanız atılacak en iyi adım olacaktır. Bu tür kötü durumlar ile şılaşmamak için mutlaka köpeğinizden çikolataları uzak tutunuz.

Çikolatadan zehirlenmiş bir köpeğe verilebilecek hiçbir panzehir yoktur. En iyi köpeğinizi kusturmaktır. Köpeğinizi kusturmak için %3lük hidrojen peroksiti - başlayana kadar- 2 ya da 3 çay kaşığı ile 15 dakikada bir köpeğinize vermelisiniz. En iyi köpeğiniz çikolatayı yedikten sonraki 3 saat içerisinde yapılanıdır. Alınan miktara bağlı olarak çikolatanın etkisi saat sürebilir.

Köpeğinizin tıbbi bir müdahaleye ihtiyacı olup olmadığını bilmek için köpeğinizin yemiş olduğu çikolatanın cinsi miktarını bilmeniz çok önemlidir. Az miktar çikolata köpeğiniz için zararlı olmayabilir ama yapılacak en iyi iş çikolatayı köpeğinizden uzak tutmaktır.

Kaynak: Davit Beart, http://www.buzzle.com/chapters/animals-and-pets_dogs-and-dog-care.asp, 4 Ağustos

Biyotop akvaryumları bir bölgenin doğal yaşam alanının olabildiğ taklit edildiği akvaryumlardır. Bu akvaryumlarda seçilen bölgenin balıkları, bitkileri, su değerleri, dekorları, su hareketleri nitelik nicelik olarak bölgeye olabildiğ benzetilmeye çalışılır. Bu benzetmeyi yaparken 2 husus çok iyi göz önünde bulundurulmalıdır. 1.si akvaryum gibi küçük bir hacime sahip olduğumuz, 2.si ise aradağımız her şeyi bulamayacağımızdır. Aynı bölgede bulunan av avcıyı yan yana koymak biyotop kurallarına uysa da doğa kurallarına uymayacak, avın; aklını, becerisini şansını kullanıp kaçma şansı kalmayacaktır. Bir diğer durum da istediklerimize sahip olamamamızdır. İstediğimiz bir bölgedeki istediğimiz bitki, taş, kütük parçalarına ulaşmak özellikle de ülkemiz şartlarında zordur. Bu yüzden olabildiğ yerlerine benzer özellikte şeyler koymalıyız. Bu konuyu en iyi örnekleyerek görebiliriz.

1-Tanganyika Biyotopu:

Su değerleri; pH: 7.8-9.0, -20 dH, 24-28 C olmalıdır.

Dekor seçimi bölgelere göre ayrılır. Tanganyikada farklı bölgeler vardır. Bütün, düz yapıda kayalardan oluşan bölge, yarıklı kayalardan oluşan bölge, dem oval kyalarda oluşan bölge, yarı kaya yarı kumluk, tam kumluk bölge boş salyangoz yatakları gibi… Akvaryumun büyüklüğüne göre bu bölgelerden bir ya da birkaçı bulundurulabilir.

Dekor olarak seçilen bölgeye uygun tipte kaya, irili ufaklı boş kabuklar gereklidir.

Akıntı az miktarda su oldukça temiz, renksiz berrak olmalıdır.

Tanganyika bitki bakımından zengin değildir. Bu bölgenin bitkisi olarak vallisnerialar (sazlar) kullanılabilir. Eğer biyotop kurallarını biraz çiğnemek istersek bu şartlara uyumlu moss fern gibi bitkilere de bakabiliriz.

olarak klasik tanganyika cichlidleri dışında Synodontis türleri (Synodontis petricola, Synodontis multipunctatus), Lamprichthys tanganicanus, Tetraodon mbu bölge omurgasızları gibi canlılara bakabiliriz. Tanganyika çöpçüleri yavaş yavaş popülerleşse de diğer türlerin ülkemize gelmesi belki de uzun süreler alacaktır.


Tropheus tankında olması gereken büyük oval iri kayaların üzerinden geçen Tropheus sürüsü. Yüzeye yakın bu yerlerde Tropheuslar sürü halinde gün boyu bu taşların üzerinden yosun kazırlar.


Yüzbinlerce salyangoz kabuğunun bulunduğu ölü salyangoz yatakları. Brevis, ocellatus gibi türlere ev sahipliği yapmaktadır.


Kimi zaman 50cm akvaryum derinliğinde bile su bulanıklığını farkediyoruz. Oysa ki Tanganyika gölünde temiz berrak su nedeniyle görüş mesafesi çok fazladır.


İşte muhteşem bir tanganyika biyotopu.

Kuma krater açmış muhteşem bir furcifer.

2-Malawi Biyotopu:

Su değerleri: pH 7.8-8.6, 6-10 dH, 23-28 C

Malawi gölü Tanganyikaya göre daha fazla cichlid türü barındırsa da daha fakir bir biyotopa sahiptir. Bu yüzden de balıklarının çoğu birbirine büyük benzerlik gösterir. Türlerin büyük çoğunlunu oluşturan Mbunalardır. Mbuna kaya balığı demektir. Bu balıklar gün boyu kayaların üzerindeki etrafındaki yosun, yosun içindeki küçük canlılar kubuklularla beslenirler. Tüm malawi cichlidleri geniş yüzme alanı isterler. Akvaryumları iri kayalardan oluşmalıdır.

Bunun yanında bir diğer bölge ise kumluk bölgedir, bu bölge de sazlık sadece kumluk olarak ikiye ayrılır. Yaprak cichlid gibi türler genellikle avlarını yakalamak için bu sazlarınarasında saklanırlar. Yunus Cichlidler, Elektralar Venüstüs gibi balıklar ise açık su balıklarıdır açıklarda tamamen dibi kumluk alanlarda bulunurlar. Ahli, lithobates gibi balıklar ise kayalık ile kumluk arası geçiş bölgelerinde bulunurlar. -bölge seçimleri uyumlu olmalı, tabanda taneli kullanılmalıdır. Örneğin yunus cichlidi bol kayalık, üstelik de iri taneli kuma sahip bir ortama koymak yanlıştır.

Örnek Biyotop Akvaryumu Malawiden Görüntüler

3-Güneydoğu Asya Biyotopu:

Su değerleri; pH 5.5-6.5, 0-4 dH, 27-29 C. En görkemli biyotoplardan biridir. Bol bitkili balıklı, çok az kaya olan veya kaya bulunmayan, yumuşak, asidik, kahverengi yüzey akıntısı olan suya sahip bir biyotoptur. suyun akvaryumdan peatden (turba, torf) geçirilmesi iyi olur. Bu bölgede yaşayan canlılar; betalar, guramiler, rasboralar, loachlar, kedibalıkları, halfbeakler, karidesler, yengeçler vb.dir. Bölgenin dağlık orman kesimlerinde ise su berraklaşır pHı 8e kadar çı. Bu alanda da mevcut türlerin pek çoğuna ek olarak daniolar vantuzlu loachlar da yaşar. Buradaki canlılar 4-8 arası değişen pHı tolere edebildikleri için beslenmesi de kolay canlılardır.

Cryptocoryne, Nymphaea, Eleocharis türleri de bu sularda yaşadığı için kullanmak için elimizde eşsiz bir bitki yelpazesi bulunur. Tabanda veya tercihen kil kullanılmalıdır. Bu habitatlarda kütükler de yer almaktadır.


Sığ Kesimler


Örnek bir kurulum.

Amazon Biyotopu

Amazon nehri biyotopu yapılması en zor biyotoptur. Kollar boyunca berrak sudan, kahve rengini almış suya kadar pek çok nehir bulunur. Ayrıca bu değişimi mevsimden mevsime de değişiklik gösterir.
Kimi bölgeleri akıntılı, kimi kısımlar ise durgundur. Işık genellikle su rengi /veya su üzwerindeki ağaçlarca kesilir. Kesilmediği bölgelerde aşırı derecede bitki olur. pH 4.5 ile 7 arasında değişirken su minarel bakımından (yumuşak) hümik asitler bakımından oldukça zengindir. Sıcaklık 26-30 C derece arası değişiklik gösterir. Discus, melek balıkları, çöpçüler, cüce cichlidler, vatozlar tetralar gibi çoğu ünlü balığa bu sular ev sahipliği yapar. Aynı zamanda Echinodorus türleri, vallisnerialar, Cabomba, Myriophyllum gibi bitkiler de bu sularda yetişir.

Bu biyotopu kurmadaki zorluktan birisi gerekli malzeme canlıların temin edilmesinin güçlüğü, bir diğeri ise mevsimsel değişimlerin taklit edilmesinin zorluğudur. Mevsimlerin taklit edilmesi ilgili makale bu linkte mevcuttur.


Amazondan bir görüntü.

Hazırlayan: Refet Ali Yalçın
Kaynak: mongabay.com

Lemming,İskandinav dağlarında yaşar tarla faresine çok benzer.Küçük bir kemirici hayvandır.Yer yer siyah kesimler kapsayan kahverengi tüyleri vardır.Lemmingler dağların 700 metreden yüksek kesimlerinde yaşar başta liken olmak üzere bitkiler ile beslenir.Kışin sayesinde soğuktan korunur.Kış uykusuna yatmaz.Hatta yuvalarında üremeya devam ederler.Dişisi yılda 6 ya da 7 kez doğurur.Her defasında 6-9 yavru doğurur.Kimi iklim koşulları bu ın anormal üremesine yol açabilir:bu durumda lemmingler,açlıktan kurtulmak için ovalara inerler:bu göçler sırasında,fiyordları ırmakları geçmek zorunda kalarak toplu intahar sayılabilecek biçimde yok olurlar.4 gerçek 5 gerdanlı 2 bataklık 1 orman olmak üzere toplam lemming türü bilinmektedir.Bu türlerin kuzey ülkelerinde yaşar.

Bilimsel adı: Lemmus lemmus olup Cırlaksıçangiller familyasındandır.

Lemminglerin Isı Dengeleri

Hava sıcaklığı donma derecesinin altına düştüğünde yaşamlarını sürdürebilmeleri için bütün memelilerin kendi vücut ısılarını yükseltmeleri gerekir. Memeliler içinde bir istisna olarak Lemmingler sıcaklık - 0Cye ulaşana kadar bu işleme başlamazlar. Çünkü Lemminglerin kış mevsiminde ortaya çıkan uzun kürkleri ısı kaybını azaltacak şekilde yaratılmıştır. Tüm alemlerin Rabbi olan Allah Lemmingleri yaşadıkları ortamın koşullarına uygun özelliklerle birlikte yaratmıştır. Örneğin Lemmingler ın altında tüneller kazarak yuva yaparlar. Bu yuvalar seviyesinin 60 cm. kadar altındadır. Lemminglerin yuvaları üstlerini kaplayan sayesinde çok sıcak olur. Öyle ki, yuvaların bulunduğu yerde dışarıdaki sıcaklık donma derecesinin altında olsa bile yuvadaki sıcaklık 10 0Cye ulaşabilir. Bundan başka ortalama üç ya da dört yılda bir Lemming nüfusu çok yüksek bir yoğunluğa ulaştığı için, binlerce yeni yerleşim bölgelerine göç eder.

Lemming Norveççe bir sözcüktür.Hatta Lemming(Kuzey Faresi) adında bir sinama filmi bile vardır :)

kaynak: hayvanlar.us

Akvaryum balıkları için üretilen yemler pek çok vitamin barındırsa da, omurga deformasyonu, bir takım etkenlerden dolayı yumurtlamanın gerçekleşmemesi, düşük dayanıklılık düzeyi vitamin eksikliğinden kaynaklanan diğer durumlardan ötürü pek çok akvaryum balığı yetişkin olamadan ölmektedir.

Önceden dondurulmak suretiyle kurutulmuş yemlerle beslenen akvaryum balıkları daha fazla tehdit altındadırlar. Prof. Dr. Rudolf Geisler’in ‘Akvaryum balıkları için beslenme vitamin’ adlı makalesinde belirttiği gibi eğer dondurulma işlemi sırasında tüm şartlar uygulanmamış ya da saklama sırasında –18 derecede tutulmadıysa bu yemler risk taşır hale gelir. Tabii ki üzerinde vitamin etiketi taşıyan her ürünün istenen beklenen etkiyi yaratması beklenemez.

Vitaminler her derde deva olamazlar ancak onlarsız varolmak da mümkün değildir. Son zamanlarda dikkat çekici terim ‘hücre koruma’ adı altında bazı vitaminler öne çıktılar. Bu neyle ilgili? Bilimsel olarak dayanakları nelerdir? Vitamin içeren bileşikler ürünlerle vitamin sağlamanın gelecek için ne sonuçları olur?

Genel olarak vitaminlerin organizmaya katkıları işlevleri iyi bilinir. Son yirmi yıldır yapılan araştırmalar vitaminlerin bilinenin ötesinde bir takım pozitif etkileri olduğunu gösterdi.

Araştırmalar gösterdi ki Beta karoten, C E vitaminleri, hücreleri özgür radikallerden koruyor. Bu yüzden bunlara antioksidan deniyor. Özgür radikaller gibi bir takım hastalıkların oluşmasında yaşlanmada önemli rol oynuyor. Gerekli düzeyde beta karoten, C E vitaminleri alımı özgür radikallerin zarar verici bir rol oynadıkları bu hastalıkları durumları engellemede, ilerlemelerini önlemede katkıda bulunabilir.

Özgür radikaller derken politik bir gruplaşma ya da askeri fanatiklerden bahsetmiyoruz. Bu terimden kastımız kimyasal bir bağ içinde olmayan yüksek düzeyde reaksiyona girebilen maddecikler. Kabuklarında bağları olmayan elektronları barındırıyorlar. Böylelikle diğerleriyle bağ kurmaya elverişli hale geliyorlar. Dengelerini sabit kılmak için elektron paylaşıyorlar, diğerlerinin electronlarını alıyorlar.

Bu reaksiyonlar tekrar yeni radikal oluşturacağı devamlılığı sağlayacağı için zincirleme bir reaksiyonun başlangıcı oluyor; taa ki bir beta karoten ya da C veya E vitaminine rastlayana kadar. Rastladıklarında ise reaksiyon yavaşlıyor sonunda duruyor.

Üç antioksidan bileştiklerinde etkileri çok daha yoğun olur. C vitamini E vitamininin çoğalmasını sağlar. E vitamini beta karoten birbirini tamamlar. Tüm antioksidanlar organizmanın karmaşık savunma mekanizmasının birer parçasıdır. Bu savunma mekanizması bütün birimler yeterli ölçüde mevcut ise koruma görevini yerine getirebilir.

Beta karoten- ekstra etkili koruma

Karoten türevleri doğada heryerde bulunabilir. Bunlardan en önemlilerinden biri beta karotendir. Biolojik etkisi üç kategoriye ayrılır:

  1. Yumurtlamayı tetiklemek
  2. Hücrelere zarar gelmesini önlemek
  3. Diğer organizmalarla iletişim kurmak

Bilimsel araştırmaların gösterdiğine göre beta karoten ihtiva eden yumurtalarının ihtiva etmeyenlere oranla yaşama şansı daha yüksektir. Bunun pekçok sebebinden biri de beta karoten ile yumurtaların ultraviole ışınlarından korumasının sağlanıyor olmasıdır.

Renkler- balığın dili

Karoten türevlerinin fiziksel etkisiyle birlikte dediğimiz ‘birey’in rengi diğerleriyle iletişim kurmasını sağlar. Bu sebepten dolayı karoten türevleri bilgi taşıyıcı işlevi görürler. Ahtopotun ruh durumuna bağlı değişimi buna bir örnek teşkil eder.

Lesitin- yaşam kurucu

Hiçbir hücre lesitin olmadan varolamaz. Beyin, sinir sistemi organlardaki kontrol mekanizmalarının hiçbiri işlevlerini yerine getiremez. Bu sebeptendir ki lesitin’e biyolojik yaşam kurucu denir gereksinimdir. Lesitin onu oluşturan bileşim, her canlı varlığın sağlığı fonksiyonları için çok önemlidir. bunu kendisi üretemeyeceği için gerekli oranın yemlere ıştırılarak verilmesi gerekmektedir.

Bundan yaklaşık 150 yıl önce Fransız kimyager Maurice Gobley lesitin’i yumurtanın sarısının içinden ayırmayı başardı. Bu maddenin emülsiyon etkisini farkederek onu ‘lecithin’ olarak adlandırdı. Yunanca LEKİTHOS’dan gelen lesitin yumurtanın sarısı anlamına geliyor. Bu ismi koymasının sebebi sarısının çok fazla lesitin içermesi.

Bugün gıdalarımızda doğal bitkilerden elde edilen lesitin kullanılıyor. ‘Lesitin kraliçesi’ soya fasulyesinden lesitin elde ediliyor. Akvaryum balıkları için diğer etkilerinin yanısıra lesitinin pozitif bir diğer etkisi de yağları hazmetmede kolaylık sağlamasıdır. Önemli üç aktif maddesi choline, inositol fosfordur. Her üçü de hazır yemlere ıştırılabilir.

Doğal olarak yüksek karoten ihtiva edenler, karides, yengeç bazı yosunsu bitkilerdir.

Vitaminler- suda çözülen mi emülsiyonlu mu?

Vitaminlerin yararlı olmasını garantilemek için miktar ölçümlerinin doğru yapılması gereklidir, bu ölçüm vitaminin çapı birkaç bin milimetre olacak kadar . Bu işlemler Duplavit gibi üretiminde emülsiyon kullanılmış bileşimlerde olur. Bu yolla vitaminler hiçbir gecikmeyle şılaşmadan hemen kana ışırlar. Karaciğerde ya da bağırsaklarda kayba uğramadan kana ışırlar. Hızlı etkin bir etki garanti altına alınmış olur

Sonuç olarak, akvaryumunuzdaki balığınızın sağlıklı olma durumu kendi kendine oluşmaz. Gösterilen özen, bakım alınan önlemlerle mümkün olur. Bu daha çok insan ilgi dikkatine ihtiyaç duyan süs balıkları için geçerlidir.

Mehmet Yazıcı

Bir bardak su alır, yemi veya bitki gübresi ekleyip güneşe bırakırsanız su birkaç gün icinde yesile döner.
Bu tarif, genellikle, akvaryumlar içinde geçerlidir.

Akvaryumdaki yeşil su, genelde yüksek nitrat miktarı ile belirtilen yüksek çözülmüş organic madde besinler ile büyüyen tek hücreli planktonic organizmadan başka bir şey değildir. En yaygın gelişen alg’nin tipi, Euglena, yüzlerce cinsten oluşur. Planktonic algler kesinkes bitki veya olarak karakterize edilmeyen tek hücreli organizmalardandır. Butun protistsler gibi bitkisel hayvansal karakteristikleri vardir.
Protis hareketli organizmanın ışığa doğru gitmesine olanak sağlayan flagella ile donatılmıştır.Fotosentesiz bu organizmanın kullandığı bir enerji kaynağıdır.
Kendi yiyecegini kendisi sağlayan organizmalar outotroph diye adlandırılırken, heterothtopic organizmalar gelismeleri icin organic bir maddeye ihtiyaçları vardır. Alg e sebep olan yeşil su outotroph dan heterothropha ana besin kaynağına bağlı olarak değişebilir.
Fotosentesiz için ışık yoksa, alg çözülmüş organik maddeyle beslenir. Işığın uzun süreli yok olmasi durumda, klorofil renksiz olacak yeniden ışık geldiğinde rengini tekrar kazanacaktır.Eski kaynaklarda alg gelişmesini bertaraf etmek icin ışığın önlenmesi metodu edilir. Baska düzeltici önlemler alınmazsa, sonuç birçok durumlarda alg gelismesi şeklinde bir kac gün içinde geri döner.
Alge sebep olan yesil su herzaman vardır, fakat akvaryum iyi dengelenmişse, akvaryumda şartlar stabilse herşey düzenliyse, algi gelişmeyecektir.İç dış etkenler dengesizlik ile sonuçlanacaktır.
Yeşil planktonik alg için, denge yeterli miktarda zooplankton veya düsük miktarda besin derecesiyle sağlanir.Çok yüksek miktarda sıkca yapılan su değişikliği zooplankton miktarını daha da düşürecek, bu nedenden ana tüketicisini uzaklastırmak sayesinde yesil suyun yoğunlugunu arttıracaktır.Yüksek besin düzeyleri asağıda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi alışkanlık şartlara bağlı olarak insandan kaynaklanir.
Plankton besin zincirinin temelidir.Alg yapan yeşil sular, fotosentesiz yapan phytoplankton (mikroskobik bitki/) olarak adlandırılır. Zooplanktonlar baş üreticiyi yüksek trofic duzeylere bağlayan phytoplankton ile beslenen mikroskobik havyanlardır. Sığ kayaliklardaki küçük , lavra mercanlar zooplanktonları tüketir.
Bu yüzden Zooplankton varsa, Planktonik alg dengeli bir durumda tutulabilir. Zooplankton ile kontrol edilmezse, besin ihtiyaci yesil suya olan çok yüksek büyümeyi önlemek icin kontrol edilmelidir.

Zooplankton tanklarda oluşan microfauna su yaşantısının bir parçasıdır. Alg yiyiciler ilaçlar phytoplankton zooplanktonlrin dengesi için zararlı olabilirler.Yüksek miktarda yok edilen zooplankton planktonic yesil alglerle daha fazla beslenemeyecek, fakat besin birikimine daha katkıda bulunacak, aşamal olarak alg gelişmesini destekleyecektir.
Besin birikimi yararsiz microfaunanın yanında sonunda yesil su alg gelismesini başlatacak besleyecektir.
Biriken besinler akvaryumdaki fazla , sistemi fazla besleme, yetersiz filtrasyon /veya yetersiz bakımın direk sonucudur.
Nitrat bakterilerinin amonyağı nitrit/nitrat çevirmeden önce, heterothropic bacteril yenmeyen balik yemleri, dışkılar, bitki yapraklari v.b. gibi ölü organikleri tüketirler. Nitrat bakterileri coğalmak icin 10-15 güne ihtiyaci varken, bazen çöpçü olarak adlandirian heterotrophic bakteri, her 15-20 dakikada çabukca çogalır…
Yeni sistemlerde, heterotrophic bakteri, nitrat bakterilerinden daha hızl çalışmaya başlarlar ki buda besin ile sonuclanır. Bazı durumlarda bu çöpçüler suyun dumanlı, bulanık olmasına sebep olur ki bu da bakteri gelişmesidir.
Heterotrophic bakteri ölü organic madde bulunan herhangi bir yere yerleşir. Baz durumlarda akvaryum besinleri vakumlandıktan sonra veya başka türlü rahatsız edildikten sonra bulut gibi gorünür.
Akvaryumda fazla atık varsa, büyük heterotrophic koloniler yetişir. Bu mineralisazyon prosesi sırasında amonyak, CO2 çözücü organic madde üretilir. CO2 fotosentez için gerekli; amonyak cozünmüş organic maddeler planktonic algin kuvvetle büyümesi icin gerekli diger malzemelerdir. pH azalmasi, CO2 artışı ile doğrudan bağlantılıdır.
Nitrat veya heterotrophic bakteriler, yüksek miktarda oksijen ihtiyacları vardır. Su eutrophice (yüksek besin) dönüştükçe, bakterisel oksijen ihtiyacındaki artış, balıklar için yetersiz oksijen seviyesine sebep olabilir. Oksijen eksikliği alg gelişmesi sirasinda ana risktir. Bu gündüzleri oksijen uüeten geceleri oksijen tüketen fotosentez yapan planktonic alg ile kuvvetlendirilir.
Hemen hemen bütün durumlarda yeşil su sadece su miktarının eutrophicatonu (su sisteminin besin eklenmesiyle zenginleşmesi) azaltılması ile giderilebilir.
Heterotrophic bakteri ile mineralizasyondan once, algone, Protein karbonhitratlara donusen enzim iceren, bunları sudan çozünmeyen bir yapıda içerir.Biokimyasal bileşikler organic/inorganic kirlilikleri direk olarak okside ederler.

Organik maddeleri uzaklastırmak kontrol altına almak, çözünmüş organic madde miktarını düşürecek düzenli ışıklandrma aralıklarına bağlı olarak göze hoş gelmeyen yesil su sorununu çözecektir.
Süleyman Çelikbaş

Sorularla Bettaları Kısaca yalım

Betta balığını kısaca mlar mısınız?

Erkekleri kavgacı olduğundan tek bakılan bir Güney Asya türüdür. 23-24 derece sıcaklıklarda rahatça yaşama imkanı vardır. Labirentli bir tür olup, su üzerinden de oksijen temin edebilmektedir. Rahat oksijen alması için akvaryumunuzun üstü açık olmalı ki rahat oksijen alsın.

Betta akvaryumumu ne sıklıkta temizlemeliyim yapmalıyım?

Ortalama olarak her ay 1 kez değiştirmenizde fayda vardır. Ancak su değişimi yaparken kesinlikle suyun tamamını değiştirmeyiniz; sadece %20 lik kısmını değiştirmeniz yeterlidir. Su içindeki çeşitli organizmalar tam yerini bulmuş olduğundan balığı su düzenine alışmış olduğundan, köklü su değişimleri balığınızı etkileyecektir. Bol bitkili Betta akvaryumlarında ise su kirlenmesi gecikecektir.

Betta balığını ne sıklıkta beslemeliyim?

Granül yem olarak hesaba aldığımız zaman 1 küçük parçacıktan günde 2 kez yemlenmesi ilk tercihtir. Ancak günde 3 veya 4 öğüne ayırdığınız zaman bazı zamanlar da düzenli olarak Bettanızı aç bırakmanız önerilir. Devamlı fazla öğünde yem tüketen Bettaların zamanla yüzüşleri kaybolup, dibe çöküp kalmaktadırlar. Belirlediğiniz günlerde düzenli oalrak 1 gün aç bıraktığınız takdirde Bettanızın vücudundan tıoksinlerin atılmasına da yardımcı olursunuz Bettanızın midesini de rahatlamaya yardımcı olursunuz.

Betta için akvaryumuma ideal su olmalıdır?

Çeşme suları idealdir fakat dikkat edilmesi gereken bir durum söz konusudur. Çeşme suları ağır metaller(klor,ilaç vs.) içerdiğinden Bettanıza zarar verir. Bundan dolayı çeşme suyunu kullanmadan yaklaşık 48 saat(2 gün) önceden bir yerde dinlendirilmesinde fayda vardır. Daha sonra dinlendirilmiş suyunuzu kullanmaya başlayabilirsiniz. Eğer isterseniz suyunuza ek takviye olarak çeşitli su düzenleyici ilaçlardan da kullanabilirsiniz. Ancak kaliteli markalar kullanmak şartıyla. Piyasa da ismi bile duyulmamış birçok marka bulunduğundan, ilaç vs. gibi durumlarda dikkat olmalısınız.

Betta akvaryumumda bazı bitkiler çürümüş, ne yapmamı önerirsiniz?

Bitkide farklı türleri beslemede aşırıya gitmeyin. Genel olarak su mercimeği, eledoa, moss, cabomba gibi piyasada da rahat bulabilecğeiniz türler Bettanız için daha faydalı olacaktır. Ayrıca doğal bir ortam görünümü de kazandırmış olup, oksijen içinde faydalı bir girişimde bulunmuş olacaksınız. Plastik bitkilerde aklınıza gelebilir, pek önerilmemekle birlikte dekor olarak kullabilirsiniz. Ancak doğallıktan yoksun olduğu için görünümden başka hiçbir özellik kaznadırmaz.

Betta balığım yüzmüyor devamlı su dibinde bezgin bir biçimde dipte duruyor, ne yapabilirim?

Çeşitli sebeplerden bu durum söz konusu olabilir. Su, ısı, stres gibi birçok durum söz konusu olabilir.Bu durumda Bettanızı durumunu çok iyi tespit edip derhal işe koyulmanız gerekebilir. Bazende hiçbir sorun olmamasına şın balığınız yine de mutsuz görünebilir. Ancak bu durumda yapılması gereken bir durum yoktur. Balığınızın normal olup, gelecek günlerde yine eskisi gibi rahat yüzüş imkanı olacaktır. Bettanız için mağara ya da onun saklanabileceği bir gibi birşey olursa stresten uzak durup gelişimini rahat sağlayabilecektir. Bazı durumlarda ise akvaryumunuzun bulunduğu yerden de problemler çıkabilir. Işık yansıması, dış etkenler vb. Bettanızın dikkatini çekmesi gibi durumlar başlıcak durumlar olabilir.

Betta balığım için farklı yemler denememde sakıncalar olabilir?

Hayır bir sakınca yoktur. Ancak balığınız için uygun olan yemleri kullanmanız daha iyi olacaktır. Bazı tür yemler Betta balığınızın sindirim düzenini bozabilir. Sizin için en uygun yem türleri, kuru, granül canlı yemler olacaktır.

Betta balığının su üstünde köpük yapmasının nedenleri nelerdir?

Köpük yapma durumu Bettalara ait durumdur. Zaman zaman dişilerde de görülen bir durumdur. Betta dişi gördüğü vakit eğer kendini hazır hissediyorsa köpük yapmaya başlar. Diğer bir durumda balığın rahat bir ortamda olup, su, ısı vb. şartların kendisi için iyi olduğu durumlarda da köpük yapar. Bu durum sağlıklı bir Bettanın göstergesidir.

Betta akvaryumuma deniz kabukları ya da deniz ürünleri gibi vb. şeyler koyabilir miyim?

Kesinlike edilmeyen bir durumdur. Deniz ürünlerinden, deniz kumu, deniz kabuk vb. diğer şeyler suyun düzenini bozmakta Bettanız için ölümcül sonuçlar doğurmaktadır. Sadece tatlı su ürünlerini kullanmanız edilir.

Bettaların aç kalma durumları hakkında bilgi verir misiniz?

Eğer işyeri, ofis vb. gibi yerde Bettanızı besleyip, hafta sonları Bettanızın yem ihtiyacını şılayamıyorsanız bunun korkualcak bir tarafı yoktur. Ortalama olarak Bettalar 14-15 gün aç kalabilirler. Ancak bu durum çok zorda kalınmadığı süre için uygulanmaması gerekir. Çünkü Bettanız bu sere zarfı içinde aç kaldığı için direnci düşer hastalıklara kolay yakalanma durumuyla şı şıya kalır. Daha sonra Bettanızı kalite yemlerle besleyip eski gücüne kavuşturabilirsiniz.

Gözlemlerim sonucu ele alınmıştır. Ali ÇELİK

Parazit ?
Parazit, bir başka canlıdan faydalanarak yaşayan faydalandığı canlıya bağımlı olarak yaşayan organizmadır. Genellikle bu ikili ilişkide ödün veren konakçıdır.
Kaç Çeşit Parazit Vardır ?
olarak ikiye ayrılırlar:
İç Parazitler : kurtları, kancalı kurtlar, halkalı kurtlar, yassı kurtlar; vücudun içinde yaşarlar temelde ın kanından beslenirler. Beslenme eksiklikleri, zehirlenmeler, anemiler gibi pek çok fizyolojik bozukluğa hastalığa yol açarlar.
Dış parazitler : Pire, bit, kene, uyuz etkenleri gibi parazitler vücudun dış kısmında yaşarlar. ın kanı, derisi kılları ile beslenirler. Kaşıntı, allerji, anemi gibi pek çok rahatsızlığa olurlar.
Parazitlerin Evcil ım İçin Oluşturduğu Tehlikeler Nelerdir?
Kaşıntıdan ölüme kadar gidebilen riskler oluştururlar. kurtları, edilmezlerse yetmezliğine ölüme yol açarlar. Dış parazitler genellikle kaşıntılara, allerjilere anemilere (kansızlık) olurlarken; kimi viral hastalıkların bulaşmasına sebebiyet vererek ölüme oldukları da bilimsel bir gerçektir. Bu hastalıklar yine aynı dış parazitler vasıtasıyla insanların da yaşamlarını tehdit ederler. Yakın geçmişte yaşanan Kırım Kongo Kanamalı Humması vakaları bu konuya çok iyi bir örnek teşkil etmektedir.
Pire Isırıkları Zararlı mıdır ? Yoksa Sadece Kaşıntı mı Yapar ?
Kedi köpeklerde en sık görülen deri allerjilerinin başını pire ısırığı allerjisi adı verilen bir çeker pirelerin ınızı ısırmaları sonucu oluşur.
Parazitler Ailem İçin Tehlike Teşkil Eder mi?
ınızın parazitlere şı tedavisini kontol etmek hem sizin hem onun sağlığı için elzemdir. Kontrol dışı durumlarda, parazitler pek çok hastalığa kapı aralayacaktır. Kedilere köpeklere onlardan insanlar bulaşabilen prazitler, ZOONOTİK HASTALIKLAR olarak adlandırılan duruma olurlar.
Köpeğiniz İçin Sorun Teşkil Edebilecek Olan Parazitler
Sıklıkla şılaşılan yanlış bilgilerden birisi de; bit, pire gibi dış parazitlerin kışın sorun yaratmayacağıdır. Aksine ınız yıl içerisinde pek çok kez bu parazitlerle şılaşır. Konaklarına ulaşmak için şınlık verici yollara başvuran dış parazitler, kontol edilmeyen hayvanlara sıklıkla ulaşır zarar verirler.
Sivri sineklerin ılıman bölgelerde hemen her mevsimde görülmesi, evlerde ücra köşelerde parazitlerin barınması, aşırı soğuk havalarda dahi parazit yumurtalarının canlılıklarını koruması gibi sebeplerden ötürü, dış parazit kontolü mutlaka her mevsim akılda tutulmalıdır.
ınız kışın dahi parazitlere şı koruma altında tutulmalıdır. Tüm mevsimlerin tadını çıın, ancak ınızın da aynı keyifi aldığına emin olun…
Pireler
Bir iki tane pire, vücut üzerinde çok çabuk zamanda üreyecek ciddi problemlerine olacaktır. Pire kontolünün en iyi yöntemi, enfestasyonun (bulaşmanın) hiç oluşmayacağından emin olmaktır.
İşte size bazı ip uçları :
- Eğer pirelere şı ınızı koruyorsanız, bu korumayı mutlaka yıl boyu uygulayınız. Pire saldırısının nezaman başlayacağını tahmin etmek imkansızdır. Bu nedenle korunmanın önemi çok büyüktür.
- Evde yaşayan tüm hayvanların eş zamanlı olarak pire tedavisinin yıl boyu yapıldığından emin olunuz. Hayvanlar arasında kolaylıkla seyahat eden pirelerle (çok iyi zıplarlar…) savaşta bu nokta sıklıkla atlanır durum baş edilmez bir hal alır.
- Eğer ilaçlamayı siz yapcaksanız mutlaka ürün prospektüsünü okuyunuz ailenizi (kendinizi özellikle çocuklarınız) korumak adına dikkatli olunuz. Kullanım kurallarına harfiyen uyunuz kesinlikle doz aşımı yapmayınız.
- Pirelerden kurtulmanın tek yolu, pireleri her daim uzak tutmaktır. Korunma yöntemleri seçeneklerinden daha ucuzdur ın sağlığı üzerine olan etkileri çok daha düşüktür.
Keneler

Keneler memeli hayvanlarda sıklıkla görülen nispeten daha sıradan kabul edilebilecek parazitlerdir. Dünyanın hemen her bölgesinde farklı türleri bulunmaktadır. Yılın belirli dönemlerinde enfestasyonları ciddi oranda artış gösterir. Kenenin üç yaşam formu vardır; larva, nimf, erişkin dönem. Bu üç yaşam formu da hem hem de insan için belirli riskler taşır.

Keneler; Lyme Hastalığı (sinir felçleri ile karakterize oldukça güç olan bir ), Kırım Kongo Kanamalı Humması, Ehrlichiosis, Tularemi… vs. gibi pek çok ciddi hastalıkta ara konakçı vektör( etkeninin son konakçıya ulaşmasını sağlayan canlı) rolü oynarlar. Bu hastalıkların görüllme sıklıkları çeşitleri bölgelere göre değişiklik gösterir.

Ülkemizin de içinde yer aldığı subtropik bölgelerde bu gibi ölümcül hastalıklara nadiren rastlanmış olsa da, Kırım Kongo Kanamalı Humması örneğinde olduğu gibi, tedbiri elden bırakmamanın faydalı olacağı görüşündeyiz. Bu konuda lütfen Veteriner Hekiminize danışınız.
Kene ısırıklarının risklerini arttıran faktörler:
- Bölgenizde keneler ile bulaştığı kanıtlanmış hastalıkların varlığı
- Köpeğinizi; kampa, ava, yürüyüşe, kısaca kenelerin bulunduğu bölgelere çıkarmanız
- Köpeğinizin üzerinden son bir ay içerisinde kene temizlediyseniz
- Köpeğinizin kene taşıyan at, çiftlik hayvanları, vs gibi hayvanlar ile teması varsa
- Bahçenizde yoğun çalılıklarının, uzun otların, kenelerin barınmalarını sağlayan bölgelerin olması
Sivri Sinekler
Nem sıcağın olduğu hemen heryerde üreyen ciddi hastalıkları yayan sivri sinekler genellikle sahiplerinin önemsemedikleri konulardandır. Ancak Köpeğiniz de sizler gibi sivri sinekleri sevmez ısırılması durumunda rahatsızlık yaşar. Pek çok virüs, protozoon (tek hücreli parazitler) benzeri etkinine vektörlük yaparak bu hastalıkların görülme sıklığını etkilerler.
bakıyorsanız sivri sinekler ile bilmeniz gereken birkaç nokta :
- Isırılmak köpeğinizin de hoşuna gitmez
- Isırıklara bağlı stres, allerjik reaksiyonlar, yaralar kaşınma görülebilir
- Sivri sinekler Batı Nil Virüsü, sıtma gibi etkenleri taşıyabilirler. Daha pek çok sivri sinekler aracılığı ile taşınmaktadır.
Kurdu
En ölümcül parazitlerdendir. Köpeğin kalbine yerleşerek uzun zamanda kasında zayıflamalara, yetmezliğine ölüme olurlar. Sivri sinekler aracılığı ile bulaşır, kan yolu ile kalbe ulaşır yerleşir. olmasına şın ehveni şer bir yöntemdir çok ciddi riskler taşır. Zira parazitleri öldürmek damarlar içerisinde tıkanmalara yol açar. Öldürülmeyen parazitler ise kalbe zarar vermeye devam ederler. Bu durumda sahibine bırakılır. Birleşik devletlerde avrupa ülkelerinde, pek çok vakada ötenazi ı alınmaktadır. Bu durumla şılaşmamak için dış parazitlere şı sürekli korunma çok büyük önem taşır.
Kancalı Kurtlar

Kanca benzeri dişleri ile ın bağırsaklarına tutunurlar duvarlarını parçalayarak iç kanamaya olurlar. 50-100 arası kancalı kurt, rahatlıkla bir yavruyu kan kaybından ölüme sürükleyebilir. Yurdumuzda da sıklıkla görülen bu parazitlere şı mücadele hekiminiz tarafından mutlaka yapılmalıdır.
Köpeğiniz kusuyorsa, ishalse, iştahsızsa, karnı şişkinse, dışkısında kan veya sümük benzeri akıntılar varsa; acilen hekiminizi arayınız tedaviye erkenden başlanmasını sağlayınız. Hekiminize giderken incelenmesi için bir miktar dışkı götürmeniz, teşhisi tedaviyi kolaylaştıracaktır.
Yuvarlak Kurtlar
Yurdumuzda pek çok köpekte bulunan bu parazitler, köpeklerin bağırsaklarında yaşarlar enfestasyonun şiddetine bağlı olarak ölüme sebebiyet verebilirler. , ishal, ında şişkinlik gibi belirtilere olabilirler.Neredeyse her yavruda anne sütünden ötürü yuvarlak kurtlar mevcuttur. Bu nedenle ilk aşılamalardan önce mutlaka bu parazitler vücuttan uzaklaştırılmalıdır.
Köpeğiniz kusuyorsa, ishalse, iştahsızsa, karnı şişkinse, dışkısında kan veya sümük benzeri akıntılar varsa; acilen hekiminizi arayınız tedaviye erkenden başlanmasını sağlayınız. Hekiminize giderken incelenmesi için bir miktar dışkı götürmeniz, teşhisi tedaviyi kolaylaştıracaktır.
Yassı Kurtar
Larvaları yumurtaları soğuk havaya çevre koşullarına son derece dirençlidir. Bu duruma bir de sokak hayvanları eklenince; sokaklar köpeğiniz için sağlıksız ortamlar olarak şımıza çıkmaktadır.
Köpeğiniz kusuyorsa, ishalse, iştahsızsa, karnı şişkinse, dışkısında kan veya sümük benzeri akıntılar varsa; acilen hekiminizi arayınız tedaviye erkenden başlanmasını sağlayınız. Hekiminize giderken incelenmesi için bir miktar dışkı götürmeniz, teşhisi tedaviyi kolaylaştıracaktır.

kaynak: hayvanlar.us

Vahşi Hayvanlar
Kaplan - Tiger (Panthera tigris)
Leopar - Leopard (Panthera )
Aslan - Lion (Panthera leo)


Kartal - Eagle (Haliaeetus leucocephalus)
Şahin - Black Hawk (Buteogallus anthracinus)
Baykuş - Owl (Ciccaba nigrolineata)
Doğan - Bat Falcon (Falco rufigularis)
Akbaba - Vulture (Cathartes aura)
Ağaçkakan - Lineated Woodpecker (Dryocopus lineatus)
Yabani Güvercin - Scaled Pigeon (Columba speciosa)
Güvercin - Short-billed Pigeons (Columba nigrirostris)
Papağan - White-crowned Parrots (Pionus senilis)

Sürüngenler Böcekler
Boğa Kurbağası - Bullfrog (Rana catesbeiana)
Kurbağa - Boreal Chorus Frogs (Pseudacris triseriata maculata)
Pasifik Kurbağası - Pacific Chorus Frog (Hyla pseudacris)
Bal Arısı - Honey Bee (Apis mellifera)
Çıngıraklı Yılan - Western Diamondback Rattlesnake (Crotalus atrox)

Efsaneler İnanışlar

Kurtlar geçmişten bugüne kadar insanoğlunun yaşamında daima heyecan vermiş, salmış,büyülemiş,bilinmezliğini korumuş bunun sonucunda saygı duyulan bir yaratık olarak mızda yerini almıştır.Kurtlar İnsanlar tarihin başlangıcından itibaren birlikte yaşamış başlangıçta birbirlerine rakip olmuştur.Fakat daha sonra İnsanoğlunun kurtların yeteneklerini yararlarını anlamasıyla bu rekabet, bugün evlerimizde beslediğimiz birçok konuda bizlere yardımcı olan köpeklere kadar uzanan çok sıkı bir dostluğun temelini atmıştır.

Kurtlar bugün de yaşamımızda etkileyici bir yere sahiptir güncelliğini korumaktadır.Geçmişten beri süregelen birçok kurt efsanesi bugün de anlatılmaya filmlere konu olmaya devam etmektedir.Kurtlar ile birlikte yaşayan eski kabileler kurta olağanüstü güçleri olan bir yaratık olarak bakmakta,kendilerini sevdiklerini kurttan korumak için şeklinde ayinler düzenlemekte yine kendilerini kurttan koruyacağına inandıkları “Kurt başı” şeklinde ağaçtan yapılmış eşya kolyeler taşımaktadırlar. Bu kabileler inanışları dolayısı ile kurdun avlanma bölgesine girmemektedir Hindistanın kırsal kesimlerinde anlatılan, gerçekte yaşanmış bir öykü, her gece çadıra gelen özellikle çocukları uyku sırasında hiçbir şekilde çıkarmadan çadırdan sürükleyerek alan daha sonra iç organları yenmiş şekilde bulunan 70-80 kadar insanı konu almaktadır. Bu yaratığı gece karanlığında görenler, insan şeklinde,gözleri kırmızı renkte parlayan bir şeytan olarak tarif etmekteydiler. Yurt dışından bu olayı araştırmaya gelen görevlilerin kurttan şüphelenmelerine rağmen yöre halkı kurtlar ile yüzyıllardır barış içinde yaşadıklarını bir zarar görmediklerini söylüyorlardı.Ancak bölgede görülen iki kurdun öldürülmesi üzerine bu korkunç olay bir daha tekrarlanmadı. Yine Hindistanda çocukların kurtlar tarafından kaçırılmasına emzirilmesini içeren gerçek olaylara k olunmuştur.

Roma İmparatorluğunun kuruluşuna da bir kurt öncülük eder.Efsaneye göre;

Anadoluda Truvanın yıkılmasından sonra bir Truvalı topluluğu Aineiasın yönetimi altında Latium kıyılarına yerleşti.Aineias, ülke kralının ı Lavinia ile evlendi oğulları Alba Longayı kurdular.Alba kralı Numitorun ı Rhea Silvia,tanrı Mars tan gebe kalarak Remus Romulus adlı ikizleri doğurdu,ama Numitoru Alba tahtından indiren amcası Amuliusun eziyetlerini üzerine çocuklarını bir beşiğe koyarak Tevere ırmağına bıraktı.; beşik ırmakta Palatium kıyılarına kadar sürüklenerek karaya vurdu.İkizlerin ağlamasına koşup gelen dişi bir kurt onları emzirdi.Daha sonra ise Faestulus Acca larentina adlı çobanlar çocukları büyüttü.

“Kurt Adam” efsanesini, yani insan zeka kabiliyetini koruyarak, bir kurtun ısırması ile kurt şekline dönüşen insanı, ya da ormanda kurtlar tarafından büyütülen küçük bir çocuğun öyküsünü duymayanımız yoktur.Bu öyküler yıllar boyunca filmlere kitaplara konu olmuştur.

Burada Türklere yol gösteren “Asena” adlı dişi kurtu da belirtmeden geçemeyiz. Bütün Ulusu bu kurta saygı duymakta adını bugün çocuklarımızda yaşatmaktadır.

Yine kurtların kışın avlanmak için başvurdukları “Kurt Oyunu”, Hunlardan Osmanlıya kadar bütün Türkler tarafından meydan savaşları ile kale kuşatmalarında benimsenerek uygulandı.26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Savaşnda Selçuklular, Bizans ordusunu,25 Eylül 1396da da Niğbolu Savaşında Osmanlılar da Haçlıları “Kurt Oyunu” ile yendiler.

Kurt oyununun özü şöyledir:

Genelde kışın aç kalan kurtlar,geceleyin köy mahallelere sokulmadan önce,uygun bir yerde alfa kurtun emri ile durarak üç kola ayrılırlar,iki kol o yerin sağında solunda pusuya yatarak saklanır;üçüncü yada fedai kolda;pusu yerini belirledikten sonra koşarak köy mahalleye dalar.Köpeklerin de ortaya çıkması üzerine korkarak kaçıyormuş gibi davranır.Bunu gören köpekler havlayarak kurtun peşine düşerler kurtları bölgeden dışarı çıkarmaya çalışırlar.Böylece çoğalarak bir sürü haline gelen köpekleri, fedai kolu ardına takarak pusu yerine çeker.Alfa kurtun işareti ile pusudakiler, köpeklerin dönüş yolunu keser, öndeki kolda geriye dönerek çemberi tamamlar köpekler kuşatılır.

Görüldüğü gibi kurt öncesi atalarımızın hayatta kalmasını sağlamanın yanında , boyunca insanoğluna örnek olmuş yukarıda da belirtildiği gibi yaşam biçimi ile Ulusunun kurtun avlanma taktiğini, savaş taktiği olarak kullanması sonucu nice zaferlerin kazanılmasına öncülük etmiştir.Kimbilir Ulusunun gücü bir dönem Dünyaya hükmeden Osmanlı İmparatorluğun sı buna bağlıdır.Ne dersiniz?

Kanada nın bir bölgesinde ise insanlar her yıl geleneksel olarak tam bir dolunay zamanında biraraya gelirler.Yüzlerce ile kilometrelerce kuyruk oluşturaran insanlar ormanın yakınında durarak kurt ulumasını taklit ederler.Çevrede bulunan kurtlar bu çağrıya cevap verirler bölgenin dört bir yanından kurt ulumaları yükselir.Aileler kurtların ulumalarını sessizlik içinde dinlerler yeni yılda tekrar buluşmak üzere bölgeden ayrılırlar.İnsanoğlunun ormandan ayrılışının 25.000 yıl olduğunu düşünürsek ki bu insanoğlunun yaşamı gelişmesi yanında az bir zamandır,bir zamanlar birlikte yaşadığımız kurtlara özlem duyan Kanada da ki bu kişilerin davranışına şaşmamamız gerekir.

Bu öyküler efsaneler,bizim köy hayatı yaşayan insanlarımızın kurtu “Canavar” ismi ile çağırması, herhalde bu gizemli hayvana duyulan saygı korkunun bir belirtisi olsa gerek.

Aslında kurtların göstermiş olduğu saygıyı biz şılıksız bırakmışız.Özellikle kurtun ana yurdu Kuzey Amerika da insanlar kendilerine yer bulabilmek için 1850-1900 yılları arasında birçok ı katletmişlerdir.Amerikan kaynakları bu sayısını 50.000.000 civarında olduğunu