Yaban hayvanları nasıl evcilleştirildi?
Ocak 9, 2008
Yaban hayvanları nasıl evcilleştirildi?
Yazımıza başlamadan önce “Neden bazı hayvan türleri evcilleştirebiliyor da bazıları evcilleştirilemiyor?”sorusuna cevap vererek başlamak isliyoruz: Evcilleştirmede ilk adım, uysallaştırmadır. Her memeli hayvan,
çok küçük bir yaşta anasından alınır ve çok erkenden bir insan-koruyucu tarafından büyütülürse, korkusuzca uysallaştırılabilir. Ancak büyüdukten sonra da uysallaşıp uysallaşamayacağı, eninde sonunda sonsözü söyleyen bazı kalıtımsal sosyal davranış biçimlerine bağlıdır.
Uysallaştırılmış bir hayvana, hangi noktada artık “evcil” denilebilir? Bana göre, kendisinin üremesini, yerleşimini ve yiyeceğini kontrol eden bir insan toplumu içerisinde geçim ya da kazanç amacıyla tut sak olarak yetiştirilen bir hayvana “evcil” demek doğru olur. Evcilleştirme sonucunda, davranış ve görünüşü aynı türün yabani örneklerinden ayrılan bir nesil oluşur.
Hayvanların evcilleştirilmesini incelemek için, on binyıl öncesine kadar geri gitmek gerekir. Bu sıralarda, insanlar ve evcilleştirdikleri köpekler, Avrupada başlıcala kızıl geyikler, ren geyikleri , yaban sığırları ve sayıları gitgide azalan yaban atları olan büyük otçul hayvanları avlıyorlardı. Batı Asya da ise, yaban keçisi ve yaban koyunu, geyikler, yaban sığıırları ve yaban domuzları ile yaban eşeklerı, etleri için avlanan en önemli av hayvanlarıydılar. İlk evcilleştirilen hayvanlar, gunümuzden 9000 yıl kadar önce, keçiler ve koyunlar olmuştur. Bunu sığırlar ve domuzlar izlemiştir . En son olarak at, özellikle Ukraynada 5000 yıl önce evcilleştirilebilmiştir.
Evcilleştirilecek olan bir hayvanın atasının ideal olarak bir bölgeye bağlı bulunmaması, geniş sürüler halinde yaşayabilmesi, değişik türde bitkileri yiyebilmesi ve kolay avlanılabilir olması gerekir. Yaban keçileri ve yaban koyunları dağ hayvanları oldukları için evcilleştirmeye özellikle uygundur, Bunlar sürü halinde yaşar, erkek-dişi birlikte gezer ve bir bölgeye bağlı kalmazlar. En buyük dertleri avcılardan kaçmaktan çok, yeterli yiyecek bulabilmektir. Kaçmakta biraz ağır davranırlar ve o kadar hızlı bir koşucu değildirler. Halbuki düzlüklerden hoşlanan ceylanlarda durum tamamen değişiktir: Çiftleşme mevsiminin dışında erkeklerle dişiler ayrı sürüler oluşturur; erkekler bir bölgeye bağlıdır ve kolaylıkla ürküp kaçarlar.
Bütün bu davranışlara bakarak, keçilerin neden evcilleştirilip de ceylanlarla kızıl geyıklerin evcilleştirilmediğini anlamak kolaydır. Buna karşılık, Amerika yerlilernin iri boynuzlu dağ koyununu, eski Mısırlıların
yaban koyununu ve Avustralya yerlilerinin çeşitli kanguru türlerini neden evcilleştirememiş oldukları, henuz açıklanamamıştır . Ancak öyle görünuyor ki, insanın çevresi ve kültürü de hayvanların evcilleştirllmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
Evcilleştirilmiş bir hayvan, birçok bakımdan insan kültürünün bir ürünüdur. Hayvan kendi tabii çevresinde bir avcıyı görür görmez kaçmayı öğrenmişken, şimdi pek bir tehditle karşılaşmadığı korunmuş bir
yere getirilmektedir . Yegane tehlike, O da sahibi isterse. kasaplık et haline gelmektir! Evcilleştirilmiş hayvanlar, tıpkı insanlar gibi değişik kültür çevrelerinde yetişirler ve davranışları da bunlara paraleldir. Mesela ilkel bir avcı-yağmacı topluluğundan bir bebeği ve bir köpek yavrusunu birlikte bir Avrupa şehrine getirirsek, büyüdükleri zaman her ikisi de bir Avrupalı insan ya da köpekten farksız bır kültür edineceklerdir. Her ikisi de atalarının avcı-yağmacı yeteneklerinden habersiz olarak yetişecekler, çocuk günlerini masa başında geçirecek, köpek boynunda yularla gezdirilmeye alışacak ve köpeğin yavruları yatak üzerinde uyumayı, ihtiyaçlarını evde değil, dışarıda gidermeyi öğreneceklerdir. Kendilerini avlayan bir yırtıcı olmayınca, evcil hayvanlar insan efendilerinin kültürünü benimsemektedir. Bu kültüre öyle uyum sağlamaktadırlardır ki, yabani ataları ile bütün bağları kopmaktadır. Nasıl
bir insan değişik çevrelere uyum gösteriyorsa, bir inek de kendisini bir çayırda olduğu kadar, bir inek çiftliğinde de rahat hissetmektedir.
Mainz Üniversitesinden Helmut Hemmer, evcilleştirmeyi hayvanın dünyayı algılayış biçiminde bir değışiklik olarak yorumlamaktadır. Varsayımının temeli, nesilden nesile ıslah suretiyle evcilleştirmede
algılama ve strese karşı tepkide bir zayıflama meydana geldiğidir.
Bu varsayım, gerçeklere uygun görünüyor. Nitekım bir Pekin köpeğinin yapısı ve etrafındakileri algılama biçimi, herhalde bir kurdunkinden çok farklıdır. Varsayımnın aksak tarafı, kültürel çevreyi ve ıslah suretiyle arttırabilen yetenekleri dikkate almamış olmasıdır.
İnsanlarla hayvanların birbirlerine karşı davranışları ve ilişkileri, sayısız sosyal ve biyolojik etenlere dayanır. Bunlar son 10000 yıldan beri pek fazla değişmemişlerdir.
Önemli etkenlerden biri, toplumsal güçtür. Insan aileleri de, tıpkı kurt aileleri gibi, çoğu kere hiyerarşik olmuştur. Evcil hayvanlarsa bu hiyerarşi piramidinin hep en altında yer almışlardır.
Kölelerle hayvanlar, çoğu kere sadece bir “mal” sayılmıştır. Nitekim Romalı Cato: ” Yeni bir çiftlik alırken envanter yapın ve yıpranmış öküzleri, kusurlu sığırları, postları, eski arabaları, eski aletleri, yaşlı köleleri, hasta köleleri ve bunun gibi lüzumsuz olan
şeyleri satıp başınızdan savın” diye yazıyor. Günümüzde ise medem ülkelerde köle bulundurmak ve bunlara hayvan gibi muamele etmek, insanlık dışı Olarak sayılmaktadır. Belki yüz yıl kadar sonra,
hayvanlara köle muamelesi yapmak da aynı şekilde insanlık dışı sayılacaktır. Hayvanların bazıları da, insanlar tarafından hadımlaştırılmaktadır. Özellikle kedi ve köpek gibi ev
hayvanlarına uygulanan bu işlem, artık üreme yeteneğini kaybetmiş böyle hayvanları büsbütün insana bağlamak ve bir arkadaşın, dostun hatta bir çocuğun yerine geçmelerini sağlamak için yapılmaktadır.
Eski çağlarda köpekler ya da kediler nadiren hadımlaştırılıyordu, ancak daha meolitik çağdan itibaren erkek çiftlik hayvanlarının hadımlaştırıldığını biliyoruz. Nitekim M.Ö. 2000 yıllarına gelındiği vakit,
bu işlem bütün Avrasyaya yayılmış bulunuyordu. Hadımlaştırma, erkek hayvanların daha kolaylıkla uysallaştırılmasını sağlamıştı. Boğalar, koçlar, erkek domuzlar ve aygırlar, testisleri çıkarıldığı zaman daha
durgunlaşmaktaydılar. Hadımlaştırmanın başka yararları da vardır: Eğer hayvanın gelişimi tamamlanmadan yapılmışsa, hayvan irileşmekte ve yağ bağlanamaktadır. Bu da, fosil yakıtların bulunmasından önceki
günlerde çok değerli sayılan donyağını sağlıyordu. Hadımlaştırma ile uysallaştırılan sığırlar ve atlar gibi güçlU hayvanlar ise, yük taşımak ve saban sütmek içln kullanılabiliyorlardı.
Hadımlaştırma doğal olarak başka işlere de yaramaktadır: Güney Avrupa ve Batı Asyada köpekler sürüyü toplamaktan çok, sürüyü korumak için kullanılırlar. Sürüyü toplama işini ise, eski zamanlardan
beri kösemen ya da sürübaşı yapmaktadır, Sürubaşı çoğunlukla hadımlaşlırılmış bir erkek koyun ya da keçidir. Çobanın elinde büyütülmüştUr ve onun sözlü komutlarına aynen uyar.
Kyoto Üniversitesi üyelerinden Yutaka Kani, eski insan toplumlarındaki hadımın rolünü, hadımtaştırılmış sürübaşınınkine benzetmektedir. Ona göre, hadım kişi,. kral (hüküm süren) ve haremi (hüküm altındakiler) arasında bir çeşit aracılık yapıyordu. Bu benzetmeyi ilk defa 1986da duyduğum vakit, bunun çok aşırı olduğuna hükmetmiştim . Ancak eski devirlerde hayvanlarla kölelere yapılan muamelenin birbirinden pek farklı Olmadığını düşününce, bu görüş bana pek aşırı gelmemeye başladı. zaten Hiroşima Üniversitesinden Kazuya Maekawa da bu görüşü
desteklemektedir. MaelUrwa, Uçüncü Ur çağında (M.O.2100) metinlerinde çok kullanılan “amar-kud” teriminin yalnız hadımlaştırılmış genç at ve boğalar için değil, hadımlaştırılmış gençler için de kullanıldığını göstermiştır. Bu gençler, dokumacılıkta çalıştırılan
kadın kölelerin oğullarıydılar. Kadın kölelerin kızlan gene dokumacıltkta çalıştırılırken, bunların oğulları ise hadımlaştırılarak seyis yamaklığı ya da rençberlik gibi, o devrin hor görülen işlerinde kullanılıyordu.
Eski çağ insanları hayvanlara ne kadar zalimce davranırlarsa davransınlar, gene de onları tek başına varlıklar olarak görmekteydiler. Bugün de yeni doğmuş bir kuzuyu biberonla besleyen bir çiftçi, bu
davranışı yansıtmaktadır. Ne var ki, bir kere malik olunan hayvanların sayısı artınca. bunlar artık ayrı kişiliklere sahip tek başına varlıklar olmaktan çıkıp bir sürü haline gelmektedirler. Çağdaş dunyanın hayvancılık endüstrisinin kaçınılmaz sonucu, bu olmuştur.
Her gün artan insan nüfusunu beslemek için gerekli evcil hayvan sürülerine “canlı sebze” gözüyle bakılmakta, hepsi birbirinin tıpatıp aynısı biçimde yetiştirilmekte, sıra sıra kafaslerde beslenmekte ve gerektiğinde ürün gibi kesilip biçilmektedirler. Bu davranış, hayvanlara bir zulüm olduğu kadar, insanlık açısından da büyük bir kayıptır. Kendimizi öteki varlıklardan uzakta küçük küçük evler içinde hapsettikçe
korkariz ki, dünyadaki hayat ve diğer canlılar hakkındaki anlayışımız da o ölçüde daralacaktır.
Juliet Clutton-Brock
New Scientist. 15 Şubat 1992
Çeviri: Dr. Ergin KORUR
Kelebek, kelebeğin hayatı nasıldır?
Ocak 9, 2008
Kelebek
Dünya daha çok gençken, havada kanat çırpan, ilkbahar ve yaz günlerini renkleriyle şenlendiren kelebekler yoktu. Toprağın yüzünde kelebeklerin atası olarak gçrülen bazı sürüngen böcekler vardı, ama bunlar henüz uçamıyorlardı. Bu böceklerin renkleri çok güzel ve parlaktı, ama yanlarından geçip giden insanlar onların güzelliklerini göremiyorlardı.
O günlerde ” İlkbahar Çiçeği”adında bir genç kız yaşıyordu ve kendisini tanıyan herkese neşe ve mutluluk saçıyordu. Dudaklarında hep sıcak bir gülümseme ve tatlı bir söz, ellerinde ateşli hastaları bile iyileştiren serin bir ilkbahar rüzgarı taşıyordu. Elini ateşli bir hastanın alnına koyar koymaz, o kişinin ateşi hemen düşüyordu. Kadın olduğu zaman bu özellikleri daha da güçlendi ve gördüğü bir düş üzerine her türlü hastalığı iyileştirmeye başladı. Düşünde hiç bilinmeyen, uçan güzel yaratıklar ona gelmişler ve taşıdıkları ebemkuşağı renklerini ona armağan etmişlerdi. Ebemkuşağının her renginin ayrı bir iyileştirici rengi vardı ve uçan yaratıklar hepsini ona açıkladılar. Ona dediler ki, “Yaşadığın sürece bu güçlerle herkesi iyileştireceksin ve öldüğün zaman bu güçleri tekrar havaya salacaksın, böylece bütün insanlar ondan yararlanabilecek.” Bu yaratıklar düşünde ona bir de isim takarak “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan Kadın” dediler. “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan Kadın” yıllar boyunca işini sürdürdü. İnsanları iyileştirdi ve herkese giderek çoğalan bir dostluk ve neşe içinde hizmet etti. Bir gün bir adamla karşılaştı. Bir düşçüydü bu adam ve onu da koa olarak aldı. İki çocukları oldu, onları birlikte büyütüp güçlü, sağlıklı,mutlu insanar haline getirdiler. Bu çocuklar da ana babalarının güçlerini daha da arttırdı ve dört bir yandan hastalanan herkes onun kapısına koştu. O da elinden geldiğince herkese yardım etti. Zamanla iyileştirici güçlerin bedeninden akıp geçmesi onu iyice yormaya başladı ve düşünün geriye kalan bölümünün gerçekleşmesi zamanının yaklaştığını anladı.
Yaşamı boyunca ne zamna toprağa otursa, topraktaki canlı, parlak renkli böceklerin hemen kendisine sokulduğunu gördü. Bu böcekler ellerine yaklaşıyor ve yüzlerini ellerine sürüyorlardı. Bazen de birisi kolundan tırmanıyor, kulağına yaklaşıp orada duruyordu. Bir gün yine dinlenirken böceklerden biri gelip kulağına kadar tırmandı. Kadın böceklerin hepsinin zaman zaman kendisine yardımcı olduğunu bildiği için, onu hoş karşıladı ve “Sizlere nasıl yardım edebilirim?” diye kulağına tırmanan böceğe sordu. “Kardeşim” dedi böcek “Benim halkım her zaman senin yanında oldu ve sırtlarında taşıdıkları parlak renklerle, senin gökkuşağının iyileştirici güçlerini hastalara aktarmana yardım ettiler. Şimdi sen ruhlar alemine geçmeye hazırlandığın için, renklerimizin bundan sonra insanlara nasıl yararlı olabileceğini bilemiyoruz. Eğer uçabilseydik, insanlar bizi kolayca görebilirler ve renklerimiz onlara neşe ve ferahlık verirdi. O zaman iyileşmeye gereksinim duyan kişilerin çevrelerinde uçuşur ve onlara güç verirdik. Uçmamız için bize yardımcı olabilir misin?” “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan Kadın” bu onuda elinden geleni yapacağına söz verdi. Olan biteni kocasına anlattı ve düşünde bu konuda herhangi bir şey görürse kendisine bildirmesini rica etti.
Ertesi gün, adam geceliğin gördüğü düşün heyecanıyla uyandı ve hemen karısına anlatmak için karısına dokundu, ama “Ebem Kuşağını Gökyüzüne Dokuyan Kadın” kıpırdamadı. Adam karısının yüzüne baktı ve onun ruhlar alemine gittiğini anladı. Karısının ruh için dua ederken ve nu gömmek için hazırlanırken gece gördüğü düş aklına geldi, biraz avundu. “Ebemkuşağını Gökyüzüne Dokuyan Kadın”ı gömüleceği ormana götürdükleri zaman, kocası, düşünde gördüğü böceği bekliyordu. Karısının mezarı yanında onu buldu. Yavaşça onuyerden kaldırdı ve eline aldı. Karısını mezara koydukları ve üstünü toprakla örtmeye başladıkları zaman böceğin konuştuğunu gördü: “Beni de karının omzunun üstüne koy. Toprak bizi örttüğü zaman benim de bedenim ölecek. Ama ruhum karının ruhu ile kaynaşacak ve topraktan çıkıp birlikte uçup gideceğiz. Ondan sonra halkımın yanına dönecek ve onlara uçmayı öğreteceğiz. Böylece karının başlattığı uğraş sürecek. O da beni bekliyor. Hadi beni onun yanına mezara koy.” Adam böceğin dediğini yaptı ve gömme töreni devam etti. Törene katılanlar gittikten sonra, adam bir süre daha mezarın başında kaldı. Mezara baktı ve karısının o güne kadar sunduğu onca sevgiyi düşündü. Birden bire mezardan bir şey uçtu, kanatlarında ebemkuşağının bütün renklerini taşıyan çok güzel birşeydi bu. Uçup geldi ve adamın omzuna kondu. “Üzülme kocacığım” dedi. “Benim düşümün süresi doldu ve şimdi bilgimi sunup yardım edeceğim varlıklar, insanlara hep iyilik, mutluluk ve güzellik saçacaklar ve senin ruhlar alemine göçme vaktin gelince seni orada bekleyeceğim, yeniden beraber olacağız.”
Birkaç yıl sonra adam da başka bir dünyaya girmek için bu dünyadan ayrıldığında çocuklar mezarının başında yalnız kaldılar. O sırada kelebek denilen güzel yeni yaratıklardan birinin mezarın üstünde uçtuğunu gördüler. Birkaç dakika sonra babalarının mezarından da tıpkı onun gibi güzel bir kelebek çıktı ve kendisini bekleyenle buluştu. İkisi birlikte kuzeye, yenilikler ülkesine doğru uçup gittiler…
İşte o zamandan beri, insanların çevresinde, güzellikleriyle havayı ve yaşamı süsüleyen kelebekler uçuşur durur.
kaynak: hayvanlar.us
Anadolu Yaban Koyunu (Ovis gmelini anatolica)
Ocak 9, 2008
Anadolu Yaban Koyunu (Ovis gmelini anatolica)
Elli yıl öncesine kadar İç Anadolu`nun batı (Sivrihisar, Nallıhan, Emir Dağları) ve güney (Karaman civarı, Bolkar Dağları) sınırlarında, orta yükseklikteki dağlarda yaşayan Anadolu Yaban Koyunu, evcil koyunların atası olmasına karşın, onlara hiç benzemez. Çok zarif ve çevik bir hayvandır.
Yazın sarımsı kahverengi olan postu kışın koyulaşır, ayak bileklerindeki ve sağrısındaki (beli ile kuyruğu arasındaki dolgun ve yuvarlakça kısmında) beyaz lekeler belirginleşir. Erkeklerin iki yana doğru açılan ve yaşlandıkça uzayan boynuzları vardır. Dişiler boynuzsuzdur ve diğer akrabaların bu şekilde ayrılırlar. Erkeklerinin 45-74kg, dişilerininse 35-50kg ağırlıkta olduğu bu hayvanların boyları 105-140cm`dir.
Anadolu Yaban Koyunu`nun tipik yaşama ortamı, bozkırla ormanın birbirine yaklaştığı, kurak ve yumuşak hatlı tepelerdir. Otlar, baklagiller ve yer altından kazarak çıkardıkları yumrularla beslenirler. Düşmanlarını çok uzaktan görüp hızla kaçabilirler.
Yaban koyunları 15 yaşına kadar yaşayabilir. Erkekler 4-5 yaşından sonra, dişiler iki yaşından sonra ürerler. Dişiler gençken tek, yaşlanınca ikiz kuzu doğururlar. Yaşlı erkekler kızışma mevsimi dışında, diğer bireylerden ayrı olarak gevşek sürüler oluştururlar.
Dünyanın en eski uygarlıklarından ve belki de ilk kenti olan Çatalhöyük, Hodulbaba Dağı`ndan yalnızca 100km uzaklıkta. Hayvanların evcilleştirilmesinde önemli rol oynadıklarına inanılan Anadolu`nun bu eski halkı, belki Andolu Yaban Koyunu`nu da ilk evcilleştiren insanlardı. Değişik ülkelerden birçok araştırmacı, şu sıralarda arkeolojik ve genetik çalışmalarla gerçeği aydınlatmaya çabalıyorlar.
1966`da koruma altına alınınca, Anadolu yaban koyunlarının sayıları hızla artmış; bugün 700`ü aşkın oldukları tahmin ediliyor. Yörede evcil koyunların çokça otlatılması ve çoban köpeklerinin yaban koyunu kuzularını öldürmeler en önemli azalma etkenleri. Bunu önlemek için 1989 yılında, yaklaşık 5000 hektarlık bir alan elektrikli tel örgüyle çevrilmiş ve kışın kuru ot ile desteklenmiş.
Yerel olarak “ceran” ya da “ceren” olarak da adlandırılan Anadolu yaban koyununun dünya üzerindeki toplam bireylerinin %90`ı şimdi Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü`nün yönettiği Üreme İstasyonunda bulunuyor.
Eğer yolunuz düşerse dünyadaki evcil koyunların çoğunun atasını doğal ortamında görmeyi unutmayın.
Kaynak - animals.kolayweb
Kara Avcılığı Kanunu
Ocak 9, 2008
Kara Avcılığı Kanunu
Kanun Numarası : 4915
Kabul Tarihi : 1/7/2003
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 11/7/2003 Sayı : 25165
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 42 Sayfa:
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
Madde 1 - Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve
yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini,
avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî
ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk
tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.
Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve
geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve
işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin
düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına
ilişkin suçlar, suçların takibi ve cezaları kapsar.
Tanımlar
Madde 2 - Bu Kanunda adı geçen;
1) Bakanlık: Çevre ve Orman Bakanlığını,
2) Bakan: Çevre ve Orman Bakanını,
3) Genel Müdürlük: Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünü,
4) Av hayvanı: Bu Kanun kapsamında avlanan, korunan ve Bakanlıkça belirlenen
listede yer alan hayvanları,
5) Yaban hayvanı: Sadece suda yaşayan memeliler dışında kalan ve Bakanlıkça
belirlenen bütün memelileri, kuşları ve sürüngenleri,
6) Avlak: Av ve yaban hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan
salındıkları sahaları,
7) Özel avlak: Bir bütün teşkil eden özel mülkiyetteki tapulu arazilerden,
Bakanlığın avlaklar için tespit ettiği ve tanımladığı şartlara uygun olan avlakları,
Devlet avlağı: Devlet ormanları, toprak muhafaza ve ağaçlandırma sahaları ve
benzeri yerlerle Devlet tarım işletmeleri, baraj gölleri ve emniyet sahalarında, ilgili kuruluşun
muvafakatı alınarak Bakanlıkça avlak olarak ayrılan yerleri,
9) Genel avlak: Özel ve Devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün,
bataklık ve sazlık gibi sahaları,
10) Örnek avlak: Devlet avlakları ve genel avlaklar içinde Bakanlıkça belirlenecek
esaslara göre ayrılan ve işletilen veya işlettirilen avlakları,
11) Yaban hayatı koruma sahası: Yaban hayatı değerlerine sahip, korunması gerekli
yaşam ortamlarının bitki ve hayvan türleri ile birlikte mutlak olarak korunduğu ve
devamlılığının sağlandığı sahaları,
12) Yaban hayatı geliştirme sahası: Av ve yaban hayvanlarının ve yaban hayatının
korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici
tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma plânı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği
sahaları,
13) Üretme istasyonu: Av ve yaban hayvanlarının üretildikleri tesisleri,
14) Trofe : Yaban hayvanının boynuz, diş, post ve benzeri hatıra değeri taşıyan
parçalarını,
15) Sulak alan: Doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı,
tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi
geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün suları, bataklık, sazlık ve turbalıkları,
16) Av ve yaban hayatı yönetimi: Av ve yaban hayatının sürdürülebilirliğinin
sağlanması hedefinden hareketle; av ve yaban hayvanları ile yaşama alanlarında gerekli
araştırma, etüd ve envanter çalışmalarının yapılması, koruma ve geliştirme faaliyetlerinin
belirlenmesi, faydalanmanın düzenlenmesi de dahil; yönetim plânlarının yapılması,
uygulanması, denetlenmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesini,
17) Avlanma plânı: Envanteri yapılan, sınırları belli bir avlak alanında avlanmasına
izin verilen yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve yaş itibariyle kaç adet ve hangi usul ve
kurallara uyularak ne kadar süre içerisinde avlanacağını düzenleyen ve yaşama ortamının
geliştirilerek sürdürülmesi için gerekli önlemleri öngören ve Genel Müdürlükçe onaylanmış
plânı,
18) Avcı: Avcılık belgesine sahip olan kişiyi,
19) Avcı kuruluşu: Kuruluş statüsünde, avcılık ile av ve yaban hayatının korunması,
geliştirilmesi ve düzenlenmesine ilişkin hükümlerin yer aldığı dernekleri ve bunların
oluşturduğu federasyon ve konfederasyonları,
20) Gönüllü kuruluş: Amacı av ve yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi olan ve
bu alanda faaliyet gösteren vakıf, dernek veya bunların oluşturduğu federasyon ve
konfederasyonlar gibi sivil toplum örgütlerini,
21) Avcılık belgesi: Onsekiz yaşını doldurmuş, silâh taşıma ehliyetine sahip, bu
Kanuna göre avcılık belgesi almaya engel hali bulunmayan, avcılık ve av yaban hayatı ile
ilgili eğitim almış ve sınavda başarılı olmuş kişilere başvuruları halinde verilen belgeyi,
22) Avlanma hakkı: Avcılık belgesine sahip olan kişilerin yıllık avlanma izin ücreti
ödeme koşulları ile elde ettiği hakkı,
23) Av yılı: 1 Nisandan başlayarak takip eden yılın 31 Mart sonuna kadar olan süreyi,
24) Av sezonu: Merkez Av Komisyonunca tespit edilen ve avlanmasına izin verilen ilk
grup av hayvanlarının avının açıldığı tarih ile son grup av hayvanlarının avının kapandığı tarih
arasındaki süreyi,
25) Avlanma zamanı: Gün doğumundan bir saat öncesi ile gün batımından bir saat
sonrası arasında kalan zamanı,
26) Avlanma: Bu Kanun kapsamında avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, izin
verilen yerlerde, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle canlı veya ölü
ele geçirmeye çalışmayı veya ele geçirmeyi,
27) Yasa dışı avlanma: Bu Kanun kapsamında korunan veya avına izin verilen yaban
hayvanı türlerini; izin verilen yerler, belirlenen zamanlar, miktarlar dışında ve/veya
zehirleyerek, tuzak ve kapan kurarak veya men edilen diğer usullerle canlı veya ölü ele
geçirmeye çalışmayı veya ele geçirmeyi,
28) Avlama ücreti: Örnek avlaklar ile Genel Müdürlükçe belirlenen Devlet avlakları
ve genel avlaklarda, yıllık avlanma izin ücreti dışında, hayvan türlerine, ağırlıklarına ve trofe
değerlerine göre ayrıca alınan ücretleri,
29) Avlanma izin ücreti: Her av yılı için, av hayvanı gruplarına ve avcılık belgesi
çeşitlerine göre Bakanlıkça tespit edilen ücretleri,
30) Döner Sermaye İşletmesi: Bu Kanun çerçevesinde toplanan gelirlerin, yine sadece
bu Kanun çerçevesinde kullanılmak üzere yatırıldığı, 21.5.1992 tarihli ve 3800 sayılı Orman
Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 35 inci maddesine göre kurulmuş
bulunan Döner Sermaye işletmelerini,
31) Av koruma memurları: Bu Kanun kapsamındaki suçların takibi, av ve yaban
hayatı yaşama ortamlarının ve avcıların kontrolü, av ve yaban hayvanlarının bakımı,
korunması, geliştirilmesi, gözlenmesi ve sayımı ile bu konularda gerekli tespitleri yapmak
üzere eğitilen ve görevlendirilen, Çevre ve Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünde
her sınıf, derece ve vazifede çalışan memurları,
32) Saha bekçisi: Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile avlaklarda koruma
görevi verilen memur ve işçi statüsünde çalışan personeli,
İfade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Merkez Av Komisyonu ve İl Av Komisyonları
Av komisyonları
Madde 3 - Merkezde, Bakanın veya Müsteşarın başkanlığında, Bakanlık ve Genel
Müdürlük merkez teşkilâtı ilgili birimlerinden üç, bir bitki koruma uzmanı ve bir veteriner
hekim olmak üzere Tarım ve Köyişleri Bakanlığından iki, Jandarma Genel Komutanlığı,
Orman Genel Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile orman fakülteleri ve gönüllü
kuruluşları temsilen birer, dokuz coğrafi bölge esas alınarak belirlenecek avcı kuruluşlarından
dokuz, özel avlak temsilcisi bir olmak üzere toplam yirmibir üyeden teşekkül eden Merkez
Av Komisyonu kurulur.
İllerde ise valinin veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında; Bakanlıktan
iki, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile millî eğitim müdürlüğü, gençlik ve spor il müdürlüğü,
jandarma teşkilâtı ve gönüllü kuruluşları temsilen birer, mahalli avcı kuruluşlarından üç üye
olmak üzere toplam onbir üyeden teşekkül eden il av komisyonu kurulur.
Gerekli hâllerde valilik, il av komisyonundaki yapıya benzer ilçe av komisyonu
kurabilir.
İlçe av komisyonu kararları il av komisyonunda, il av komisyonu kararları da Merkez
Av Komisyonunda değerlendirilir. Merkez Av Komisyonu bu Kanunda Bakanlığa verilen
yetkiler dışında av ve yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi için gerekli kararları alır.
Merkez Av Komisyonu kararı kesindir.
Merkez Av Komisyonu ile il ve ilçe av komisyonlarının görev, yetki ve
sorumlulukları, üyelerinin seçimi, çalışma usulleri, coğrafik bölgelerin belirlenmesi, karar
alınması, kararların yayın ve yayım esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Merkez Av Komisyonunda alınan kararların uygulanması, av ve yaban hayvanlarının
korunması, üretimi ve bakımı ile avcı kuruluşlarının kurulmasının ve çalışmasının teşviki,
üyelerinin eğitimi Bakanlıkça yürütülür.
İKİNCİKISIM
Av ve Yaban Hayvanlarının Korunması, Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme
Sahaları, Üretme İstasyonları, Av Sezonu, Avlanma Esas ve Usulleri,
Av ve Yaban Hayatı Yönetimi
BİRİNCİ BÖLÜM
Av ve Yaban Hayvanlarının Korunması,Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme
Sahaları ve Üretme İstasyonları
Av ve yaban hayvanlarının korunması ve koruma alanları
Madde 4 - Yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av
hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında
kalan yaban hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak
Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan
yaban hayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüy değiştirme ve göç dönemlerinde
rahatsız edilemez, yavru ve yumurtaları toplanamaz, yuvaları dağıtılamaz ve memeliler kış
uykusunda rahatsız edilemez. Lüzumu halinde bu yaban hayvanlarının kendilerinden, yavru
ve yumurtalarından, korundukları süre içinde faydalanma ve zararlı olanları ile mücadele ve
men edilen avlanma usulleri ile geçici olarak avlanma esasları Bakanlıkça tespit edilir.
Koruma altında olmayan yaban hayvanlarının avlanmanın yasaklandığı gün ve
sürelerde; tarım alanları ile besi ve yaban hayvanlarına zarar verecek sayıda çoğalmaları veya
bulaşıcı hastalık taşıdıklarının tespiti durumunda, söz konusu alanlarda konu mahallî tarım ve
köyişleri ile orman teşkilâtı görevlilerince incelenerek hazırlanacak ortak rapor doğrultusunda
belli sayıda yaban hayvanının belirlenecek esas ve usullerle avlattırılmasına Genel
Müdürlükçe izin verilebilir.
Taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereğince el konulan veya doğal afetler, çevre
sorunları, yaralanma ve sahipsiz kalma gibi nedenlerle bakıma veya tedaviye muhtaç olan av
ve yaban hayvanlarının, tekrar doğal yaşama ortamlarına bırakılıncaya veya yabancı türlerin
orijin ülkesine gönderilinceye kadar bakım, tedavi ve rehabilitasyonlarının yapılacağı
kurtarma merkezleri kurulur. Bu yerlerin kurulması ve işletilmesine ilişkin esaslar Bakanlıkça
hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
Av ve yaban hayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine ve korunmasına
imkân veren doğal yaşama ortamları zehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve
bunların doğal yapıları değiştirilemez.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında yaban hayatı tahrip edilemez,
ekosistem bozulamaz, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları
dışında da olsa bu sahalara olumsuz etki yapacak tesislere izin verilemez, varsa mevcut
tesislerin atıkları arıtılmadan bırakılamaz, onaylanmış plânlarda belirtilen yapı ve tesisler
dışında hiçbir yapı ve tesis kurulamaz, irtifak hakkı tesis edilemez. Bu sahalarda Bakanlıkça
gerektiğinde ilave yasaklamalar getirilebilir. Bakanlığın uygun görüşü alınmadan diğer kamu
kurum ve kuruluşlarınca yasaklama getirilemez.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarındaki kamuya ait açıklıkların ve mevcut
olan ağaçların, bitki örtüsünün yanması, her ne sebeple olursa olsun kesilmesi, sökülmesi,
boğulması, budanması sonucunda oluşacak açıklıklar ve arazinin düzeltilmesi suretiyle elde
edilecek sahalar işgal edilemez, kullanılamaz, bu yerlere her türlü yapı ve tesis yapılamaz, bu
yapı ve tesisler tapuya tescil edilemez. Bu gibi yapı ve tesislere hiçbir kayıt ve şart aranmadan
doğrudan doğruya Bakanlıkça el konulur. Bu sahalarda yaban hayatının tahrip olmasına,
ekosistemin bozulmasına neden olan olumsuz müdahalelerden dolayı Bakanlıkça yapılacak
iyileştirme çalışmalarına ait giderler sebebiyet verenlerden ayrıca tazmin edilir.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında mülki alanı bulunan köy tüzel kişiliği
ve belde belediyeleri ile koruma hizmeti için işbirliği yapılabilir. Koruma hizmetinin
alınmasına ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları, orman rejimine
giren yerlerde Bakanlıkça, diğer yerlerde Bakanlar Kurulunca tefrik edilir. Bu sahaların
ayrılması ve yönetimine ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Av Sezonu, Avlanma Esas ve Usulleri ile Av ve Yaban Hayatı Yönetimi
Av sezonu
Madde 5 - Sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma,
üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerinin
başlama ve bitiş tarihleri ile populasyon durumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını
tespit etmeye, Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerin avını ve bazı avlaklarda
avlanmayı belli bir süre yasaklamaya; il av komisyonlarının görüş ve önerileri doğrultusunda
Merkez Av Komisyonu, özel avlaklar ile örnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Nesli
tehlike altında olan, nadir, hassas ve benzeri statülerde yer alan türler ile endemik ve göçmen
türlerin korunması amacıyla gerekli koruma tedbirlerini almaya, bu türler için bu Kanunda adı
geçen koruma alanlarını oluşturmaya ve bu alanları ekolojik ihtiyaçlarına göre yönetmeye,
doğal türlerin azalması veya nesillerinin tehlike altına girmesi durumunda yeniden yerleştirme
çalışmalarının ekolojik prensiplere göre yapılmasını sağlamaya, av yasağına ilişkin esas ve
usulleri tespit etmeye, avcılığın denetlenmesi ve izlenmesi çalışmalarını yapmaya ve
uygulamada gerekli tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir.
Merkez Av Komisyonunca tespit edilen av miktarları ve avlanma süreleri dışında
avlanılamaz.
Av ve yaban hayatının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetiminde;
kamuoyu desteğinin sağlanması için toplumun bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ile
avcıların ve toplumun eğitilmesi amacıyla; Türkiye sınırları içinde yayın yapan ulusal,
bölgesel, yerel radyo ve televizyonlar; av sezonunun başlamasından onbeş gün önce ve sona
ermesinden itibaren de onbeş gün süreyle eğitici, uyarıcı ve tanıtıcı yayın yapmak
zorundadırlar. Bu yayın ve tanıtım faaliyetleri her kuruluşun ana haber bültenlerinden sonraki
kuşakta ve ücretsiz olarak yayınlanır. Bu programların süresi yılda toplam üç saatten az
olamaz. Bu hizmetlerin yürütülmesinde kurum ve kuruluşlar Bakanlık ile işbirliği yaparlar.
Avlanma esas ve usulleri
Madde 6 - Avlanma, avcılık belgesi ve avlanma izni almak şartıyla, yasalarla izin
verilen silâh, araç ve eğitilmiş hayvanlarla, avlanma plânlarına veya Merkez Av Komisyonu
kararlarına göre yapılır.
Zehirle avlanmak yasaktır. Haznesi iki fişek alacak şekilde sınırlandırılmamış
otomatik, yarı otomatik, pompalı ve benzeri yivsiz av tüfekleri ile havalı tüfek ve tabancalar
avda kullanılamaz. Eğitilmiş hayvanlarla ve mücadele kapsamında kullanım yeri, şekli ve
özellikleri Merkez Av Komisyonunca belirlenecekler dışında kara, hava araçları ve yüzer
araçlarla, ses, manyetik dalga, ışık yayan araç ve gereçler, canlı mühre, tuzak, kapan ve diğer
benzeri araç, gereç ve usullerle avlanılamaz. Avda kullanımı Merkez Av Komisyonu kararı ile
men edilen ses ve manyetik dalga yayan cihazlar, tuzak ve kapanlar ile benzeri araç ve
gereçlerin pazar ve ticarethanelerde bulundurulması ve satışı yasaktır. Özellikleri Merkez Av
Komisyonunca belirlenenlerin dışında gümeler kurulamaz ve bu gümelerde avlanılamaz.
Avlanan hayvanların taşınması ve avlanma gayesi dışında mücadele kapsamında ve
kişilerin kendilerini, tarlalarını ve sürülerini korumak maksadıyla avlaklarda avcılık belgesi ve
avlanma izni olmadan avlanmada kullanılan silâhları ve araçları taşıma veya köpek
bulundurma ile eğitilmiş hayvanlarla ve avlanma zamanı dışında avlanma esasları Merkez Av
Komisyonunca tespit edilir. Bu esas ve usullere aykırı şekilde avlanılamaz.
Av ve yaban hayatı yönetimi
Madde 7 - Av ve yaban hayatı yönetimine, saha, avlak, istasyon ve tesislerin
kurulmasına ait iş ve işlemler, gerektiğinde ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça
yapılır veya yaptırılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Avlama Ücretleri, Katılım Payı, Ücret Alınmayacak Hâller ve Toplanan
Gelirlerin Kullanılması
BİRİNCİ BÖLÜM
Avlama Ücretleri, Katılım Payı ve Ücret Alınmayacak Hâller
Avlama ücretleri ve katılım payı
Madde 8 - Av ve yaban hayatı yönetimi ile avlanma plânlarına göre yapılacak
avlanmalar için; av hayvanlarının türlerine, ağırlıklarına ve trofelerine göre alınacak avlama
ücretleri Bakanlıkça tespit edilir. Avlama ücretleri, Genel Müdürlükçe tahsil edilir ve Döner
Sermaye İşletmesine yatırılır.
Ateşli, ateşsiz, yivli, yivsiz av tüfekleri ile mermi, fişek, barut, saçma, çekirdek, kapsül
ve kovanların perakende satışında satış bedelinin % 2si Döner Sermaye İşletmesine katılım
payı olarak satışı takip eden üçüncü ayın son gününe kadar yatırılır. Bu ödemelerle ilgili
olarak düzenlenecek katılım payı cetvelleri aynı süre içinde Genel Müdürlüğe gönderilir.
Katılım payları süresi içinde yatırılmadığı takdirde; yatırmayanlar hakkında 21.7.1953 tarihli
ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Tahsil edilen avcılık belgesi harçlarının %30u Bakanlık Döner Sermaye işletmelerine
yatırılır.
Ücret alınmayacak hâller
Madde 9 - Bilimsel yönden tabiata ve türlerine zararlı olan hayvanların bu Kanun
gereğince görevliler veya avcılar tarafından avlanmasında ücret alınmamasına ilişkin usul ve
esaslar Bakanlık tarafından tespit edilir.
Yabancı devletlerin diplomatik pasaport taşıyan temsilcileri ile Devlet misafirlerinden,
ikili veya çok taraflı sözleşmelere ve mütekabiliyet esasına bağlı olarak avlanma izin ücreti
veya avlama ücreti alınmayabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Toplanan Gelirlerin Kullanılması
Gelirlerin kullanılması
Madde 10 - Bakanlık, av ve yaban hayvanlarının korunması, geliştirilmesi ve av ve
yaban hayatı yönetimi, avlakların kurulması, bakımı, işletilmesi ve avlanmaların kontrol altına
alınması, üretme istasyonları, koruma ve geliştirme sahaları kurulması, yaban hayvanlarının
hastalıkları ile mücadele edilmesi, avcıların eğitilmesi, avcılığın ve av turizminin
geliştirilmesi için Döner Sermaye İşletmesinde bu Kanun uyarınca toplanan gelirin tamamını
kullanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Avlaklar, Avcılık Belgesi ve Avlanma İzni
BİRİNCİ BÖLÜM
Avlaklar
Avlakların kuruluşu, yönetimi ve denetimi
Madde 11 - Özel avlaklar Bakanlıktan izin alınarak kurulur, sahipleri veya kiracıları
tarafından yönetilir, işletilir veya işlettirilir. Diğer avlaklar ise Genel Müdürlükçe yönetilir,
işletilir veya işlettirilir. Genel Müdürlükçe yönetilen, işletilen veya işlettirilen avlakların
plânlanması, kuruluşu, sınıflandırılması, alanlarının belirlenmesi, işaretlenmesi, yönetimi,
işletilmesi, işlettirilmesi ve denetimine ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça düzenlenir.
Özel avlaklar dışındaki avlakların işletilmesi amacıyla bu avlaklarda sahası bulunan
köy tüzel kişilikleri ve belde belediyeleri ile koruma, üretim, bakım ve avcılığın düzenlenmesi
karşılığı işbirliği yapılabilir. İşbirliği yapılan avlaklardan sağlanan gelirden, köy tüzel
kişiliklerine ve belde belediyelerine verilecek miktar, sahaların özelliğine göre Bakanlıkça
belirlenir.
Avlanma plânları yapılmış örnek avlakların, plânda belirtilen esaslara göre
işlettirilmesi Bakanlıkça gerçek veya tüzel kişilere verilebilir. İşletmeci avlak işletmesinde
istihdam edeceği iş gücünü öncelikle mahalli köylerden sağlar. Bu hususlarla ilgili esaslar
Bakanlıkça belirlenir.
Bütün avlaklar Bakanlıkça denetlenir.
İzne tâbi, yasak ve serbest av sahaları
Madde 12 - Özel avlaklarda avlanmak avlak sahibinin, Devlet avlakları, genel
avlaklar ve örnek avlaklarda avlanmak Bakanlığın iznine bağlıdır. Sahipli arazilerde
avlanmayla ilgili esaslar Bakanlıkça tespit edilir.
Özel kanunlarla veya Merkez Av Komisyonunca avlanmanın yasak edildiği yerlerde
ve 2 nci maddenin 11, 12 ve 13 üncü bentlerinde tanımlanan saha ve istasyonlarda
avlanılamaz. Buralarda, ancak av ve yaban hayvanlarının çoğaldığı ve zararlı olduğu hâllerde
avlanmaya Bakanlıkça izin verilebilir. 2 nci maddenin 12 nci bendinde tanımlanan sahalarda
ise özel avlanma plânlarına göre Bakanlıkça verilecek izinle avlanılabilir.
Av yılı içinde bazı av hayvanı türlerinin nesillerini devam ettiremeyecek sayıya
düşmesinin söz konusu olduğu hâllerde, avlanmanın açık olduğu avlaklarda avlanmayı belli
bir süre yasaklamaya ve gerektiğinde yeniden açmaya Bakanlık yetkilidir. Bu hususlarla ilgili
esaslar Bakanlıkça belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Avcılık Belgesi ve Avlanma İzni
Avcılık belgesi
Madde 13 - Avcılık belgesi, Türk vatandaşlarına bir defaya mahsus olmak üzere
verilir ve her yıl vize edilir. Avcılık belgelerinin vize edilmesine ilişkin iş ve işlemler
Bakanlıkça belirlenir.
10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında
Kanunun 7 nci maddesine göre alınan yivli av tüfekleri sahiplerinden avlanmak isteyenler
ayrıca bu Kanun gereğince alınması gerekli avcılık belgesini almak zorundadırlar.
Avcılık belgesi alacak olanlar, eğitime ve yeterlik sınavına tâbi tutulur.
Türkiyede ikamet eden yabancı uyruklulara avlanabilmeleri için yabancı avcılık
belgesi verilmesinde mütekabiliyet esası aranır. Avcı turistlere ise geçici avcılık belgesi
verilir. Eğitim, yeterlik sınavı ve avcılık belgelerinin verilişine dair esas ve usuller Bakanlıkça
çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Avcılık belgelerine ait iş ve işlemler Bakanlıkça yürütülür ve bu belgeler olmadan
avlanılamaz.
Avlanma izni
Madde 14 - Avcılık belgesi sahibi avcılar, avlanmak istedikleri av yılına ait avlanma
izin ücretini Döner Sermaye İşletmesine yatırmak suretiyle avlanma izni almak zorundadırlar.
Avlanma izin ücreti Bakanlıkça, hayvan gruplarına, avlanmanın il, bölge veya ülke genelinde
yapılmasına göre farklı olarak tespit edilebilir. Avlanma izni bir av yılı içindir.
Avlaklarda, avcılık belgesi ve avlanma izni olmadan avlanılamaz.
Özel avlaklarda üretilip salınan türlerin avlanması için gerekli izin, avlak sahibi veya
işletenlerce ücreti karşılığı verilir. Bu ücretin %10u Döner Sermaye İşletmesine yatırılır, aksi
takdirde özel avlak kuruluş izni iptal edilir.
Avlanma izin ücretlerinin tahsili ve Döner Sermaye İşletmesine yatırılması ile ilgili
esaslar Bakanlıkça tespit edilir.
BEŞİNCİ KISIM
Av Turizmi, Ticareti ve Özel Üretim
BİRİNCİ BÖLÜM
Av Turizmi
Yabancıların avlandırılması
Madde 15 - Türkiyede av turları, fotoğraf ve film çekimleri ile av ve yaban
hayvanları gözlem turları yaptıracak seyahat acenteleri, Bakanlıktan av turizmi izin belgesini
almaya; seyahat acenteleri vasıtasıyla veya münferiden sadece özel avlaklar ile gerçek ve
tüzel kişiler tarafından işletilen avlaklarda avlanmak üzere yurdumuza gelen avcı turistler ise
13 üncü maddede belirtilen geçici avcılık belgesini almaya ve avlayacakları av hayvanlarını
bu belgeye kaydettirmeye mecburdurlar. Av turizmi izin belgesinin verilişine dair esas ve
usuller Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.
Av turizmine ilişkin esas ve usuller ile avcı turistlerin avlayabilecekleri av
hayvanlarının tür, cinsiyet ve miktarları, bunlardan alınacak avlanma ücretleri ve diğer
ücretler Bakanlıkça tespit edilir.
18.12.1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri
Kanunu ile 15.7.1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiyede İkamet ve Seyahatleri
Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
Yabancıların getirebilecekleri av teçhizatı
Madde 16 - Avcı turistler, beraberlerinde ok-yay ile yivli ve yivsiz av tüfeklerini ve
bunlara ait mermileri getirebilirler. 6136 sayılı Kanun ile 11.9.1981 tarihli ve 2521 sayılı
Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı,
Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır.
Yabancıların götürebilecekleri av hayvanları
Madde 17 - Avcı turistler, avladıkları ve onaylanmış geçici avcılık belgelerine kayıtlı
av hayvanlarının etlerini ve hatıra değeri taşıyan parçalarını, Türkiyenin taraf olduğu
uluslararası sözleşmelerdeki taahhütlerini dikkate almak kaydıyla başka bir izne bağlı
olmadan yurt dışına beraberlerinde çıkarabilirler, adreslerine gönderebilirler veya
göndertebilirler.
İKİNCİ BÖLÜM
Av ve Yaban Hayvanlarının Ticareti ve
Üretim Esasları
Ticaret esasları
Madde 18 - Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticareti yasaklanan yerli ve
yabancı yaban hayvanları ve bu Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde belirlenen avlanma esas
ve usullerine aykırı olarak avlanan yaban hayvanları canlı veya cansız olarak veya bunların et,
yumurta, deri, post, boynuz ve benzeri parçaları ile bunların türevleri satılamaz, satın
alınamaz, nakledilemez ve bunların ithalatı ve ihracatı yapılamaz.
Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticaretine düzenleme getirilen türler ile bu
Kanun kapsamında yasal olarak avlanan av hayvanları ve bunlardan elde edilen parçalarının
ticaretini denetlemeye ve kısmen veya tamamen yasaklamaya, bunların ticaretinden Döner
Sermaye İşletmesine gelir alınması ile ilgili usul ve esasları düzenlemeye Bakanlık yetkilidir.
Yurt içinde sergilenmek üzere veya gösteri amaçlı olarak uluslararası sözleşmeler
çerçevesinde ithalatına Bakanlıkça izin verilen yaban hayvanları satılamaz. Bu hususlar
Bakanlıkça denetlenir.
Üretim esasları
Madde 19 - Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, av ve yaban
hayvanlarından Türkiyede doğal olarak yetişen türleri Bakanlıktan izin almak şartıyla
üretebilirler. Bunların doğaya salınabilmesi için Bakanlıktan ayrıca izin almak zorunludur.
Yabancı türlerden Türkiyenin uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde ve doğal türlerimize
zarar vermeyecek olanlarının ithalatına ve üretimine, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri
alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.
ALTINCI KISIM
Suçların Takibi ve Cezalar
BİRİNCİ BÖLÜM
Suçların Takibi
Suçların takibi
Madde 20 - Avcılığın kontrolü, av hayvanlarının korunması, av suçlarının takibi ve bu
Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında üretim yapan yerlerin denetimi Bakanlık ve Orman
Genel Müdürlüğünce yapılır. 4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu
ile 10.3.1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun
hükümleri saklıdır.
Suçların takibi ile görevli olan av koruma memurları ve saha bekçileri bu Kanunda
belirtilen yasaklara aykırı hareket edenleri avlanmadan men etmeye, haklarında suç zaptı
düzenlemeye ve silâh, alet ve ekipmanlar ile canlı, cansız av hayvanlarını, av hayvanlarının
bizatihi avında kullanılan suç vasıtalarını kime ait olursa olsun zapt etmeye ve bu amaçla
yakalamaya görevli ve yetkilidir. Av suçu işleyenler, olay yerinde gerekli tutanaklar
düzenlendikten sonra derhal serbest bırakılır. Hüviyeti tespit edilemeyen suçlular vakit
geçirilmeksizin hüviyeti tespit edilebilecek en yakın köyün muhtar veya ihtiyar heyetine ve
bunlarla da tespiti mümkün olmazsa en yakın zabıta merkezine götürülürler. Görevli
memurların bulunmadığı yerlerde, kır ve köy bekçileri ile köy muhtarları da aynı yetkiyi
haizdir. Yukarıda sayılan görevlilerce düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar
muteberdir.
Zapt edilen suç aleti silâhlar en yakın orman idaresine teslim edilir. Bu silâhlar
soruşturma evrakı ile birlikte mahalli Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir. Zapt edilen diğer
canlı, cansız av hayvanları ile bizatihi av suçunda kullanılan vasıtalar, suç aleti ve
ekipmanları, vazifeli memurlarca muhafaza edilmek üzere orman idaresine, orman idaresi
olmayan yerlerde suç mahalline en yakın belediye, köy muhtarı, köy ihtiyar heyeti
üyelerinden birine yedi emin senedi karşılığında teslim olunur. Belediye veya köy
yetkililerine teslim olunan canlı, cansız av hayvanları, suç aletleri ve ekipmanları ile bizatihi
av suçunda kullanılan vasıtalar en kısa zamanda orman idaresine idarece nakledilir. Bunlardan
cansız av hayvanları Cumhuriyet savcılığına bildirilerek herhangi bir mahkeme kararına gerek
kalmaksızın Bakanlıkça veya Orman Genel Müdürlüğünce bekletilmeksizin satılır. Satışa
ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça tespit edilir. Canlı av hayvanları hemen, yaralı olanları ise
tedavi edildikten sonra doğaya salınır veya Türkiyenin uluslararası sözleşmelerdeki
taahhütleri de dikkate alınarak Bakanlıkça gerekli işlem yapılır. Av hayvanlarının avında
kullanılan ve zapt edilen diğer suç aleti, ekipmanları ve vasıtalar hakkında 31.8.1956 tarihli ve
6831 sayılı Orman Kanununun 84 üncü maddesi hükümlerine göre işlem yapılır. Satış
bedellerinin tamamı, yapılan her türlü masraflar düşüldükten sonra emanet olarak Döner
Sermaye İşletmesine yatırılır. Durum ilgili mahkemeye bildirilir.
Av koruma ve kontrollerinde Bakanlık görevlilerine veya güvenlik güçlerine gönüllü
destek sağlamak üzere Bakanlıkça belirlenecek kişilere fahri av müfettişliği görev ve unvanı
verilebilir. Fahri av müfettişleri; bu Kanuna göre suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında işlem
yapılması amacıyla Genel Müdürlükçe kendilerine verilen tutanağı düzenleyerek en geç bir
hafta içinde en yakın orman idaresi birimine teslim etmek mecburiyetindedir. Fahri av
müfettişlerinin seçimi, eğitimi, görev ve yetkileri ile çalışma esas ve usulleri Bakanlıkça
çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Avcılar talep halinde av koruma memurlarına, saha bekçilerine, polis ve jandarma ile
köy ve kır bekçilerine, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyelerine avlanma belge ve izinleri ile
avladıkları hayvanları ibraz etmek zorundadırlar. Suçların ihbarında ve talep halinde takibinde
köy ve kır bekçileri, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri av koruma memurlarına ve saha
bekçilerine yardıma mecburdurlar.
Av koruma memurları ve saha bekçilerinden; Bakanlıkça lüzum görülecek olanlara,
Bakanlar Kurulunca belirlenen silâhlar demirbaş olarak verilir. Av koruma memurları ve saha
bekçileri bu Kanunla kendilerine verilen görevlerini ifa sırasında silâhlarını 6831 sayılı
Kanunun 78 inci maddesinde belirtilen hâllerde kullanabilirler.
Av koruma memurları görevlerini yaparken ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, rengi
ve biçimi Bakanlıkça tespit edilen resmî kıyafet giymek mecburiyetindedirler. Resmî
kıyafetler, silâh, telsiz ve diğer teçhizat ile araç ve gereçler Bakanlıkça verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Yasaklara uymama
Madde 21 - 4 üncü maddenin birinci, ikinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket
edenlere, 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tespit edilen av miktarı ve
avlanma süreleri dışında avlananlara, 12 nci maddenin üçüncü fıkrası gereğince Bakanlıkça
getirilecek yasaklara uymayanlara, her bir suç için ayrı ayrı olmak üzere yüzellimilyon lira
idarî para cezası verilir.
4 üncü maddenin dördüncü fıkrası gereğince av ve yaban hayvanlarının beslendikleri
ve barındıkları ortamı zehirleyenlere iki yıldan az olmamak üzere hapis, üçmilyar liradan az
olmamak üzere ağır para cezası verilir, faillerin avcılık belgesi iptal edilir ve kendilerine bir
daha belge verilmez.
4 üncü maddenin beşinci fıkrası gereğince yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları
ile üretme istasyonları ve benzeri sahalarda, bina ve tesislerin atıklarının arıtılmadan doğal
ortama bırakılması nedeni ile yaban hayatının veya ekosistemin olumsuz yönde etkilenmesine
sebebiyet verenlere ve tahrip edenlere 9.8.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu
hükümleri uygulanır.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerdeki yaban hayatı koruma ve geliştirme
sahalarına izinsiz olarak kurulan yapı ve tesisler, mahallî mahkemelerce müsadere edilir.
Bu Kanunda belirtilen suçların fahri av müfettişleri tarafından işlenmesi halinde
verilecek cezalar iki misli uygulanır. Av suçu işleyen veya gerçeğe aykırı tutanak düzenleyen
fahri av müfettişlerinin belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha fahri av müfettişliği görevi
verilmez.
5 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen hükümlere uymayan radyo ve televizyon
kuruluşları hakkında 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve
Yayınları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Özel avlakların kuruluş amacı dışında işletilmesi
Madde 22 - 11 inci madde gereğince yapılan denetimlerde özel avlakların kuruluş
amaçları dışında işletildiğinin tespiti halinde, avlak sahibine veya bu avlakları kiralamak
sureti ile işletenlere, birmilyar lira idarî para cezası verilir.
İzinsiz veya yasak yerlerde avlanma
Madde 23 - Avlaklarda izin almadan avlananlara ve Merkez Av Komisyonunca
avlanmanın yasaklandığı avlaklarda avlananlara yüzellimilyon lira, özel kanunlarla
avlanmanın yasaklandığı sahalar ile 2 nci maddenin 11, 12 ve 13 üncü bentlerinde tanımlanan
saha ve istasyonlarda avlananlara, üçyüzmilyon lira idarî para cezası verilir.
Avlanma esaslarına uymama ve belgesiz avlanma
Madde 24 - 6 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında sayılan zehirle avlanma
hariç diğer yasaklara ve esaslara aykırı hareket edenlere her bir suç için ayrı ayrı olmak üzere
yüzellimilyon lira idarî para cezası verilir.
Zehirle avlananlara bir yıldan üç yıla kadar hapis, birmilyar liradan az olmamak üzere
ağır para cezası verilir, faillerin avcılık belgesi iptal edilir ve kendilerine bir daha belge
verilmez.
Bu Kanuna göre alınması gereken avcılık belgesini almadan avlananlara üçyüzmilyon
lira; avlanma izni olmadan avlananlara ise yüzellimilyon lira idarî para cezası verilir.
Yabancı avcılık belgesi veya geçici avcılık belgesi almadan avlananlara birmilyar lira
idarî para cezası verilir.
Avcılık belgesini ve avlanma izin belgesini yanında taşımadan avlananlara eksik her
bir belge için otuzmilyon lira idarî para cezası verilir.
Yabancılarla ilgili yasaklara uymama
Madde 25 - Av turizmi izin belgesi almadan av turu, fotoğraf ve film çekimleri ile av
ve yaban hayvanları gözlem turları yaptıran veya yabancıların geçici avcılık belgesi olmadan
avlanmasına aracılık eden kişi, kuruluş ve acentelere onmilyar lira, geçici avcılık belgesinde
kayıtlı türler ve yerler dışında avlanan yabancı uyruklu kişiye, beşmilyar lira idarî para cezası
verilir.
Av ve yaban hayvanı ticareti yasağına uymama
Madde 26 - 18 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları ve 19 uncu madde gereğince
Bakanlığın koyacağı esaslara uymayanlara, beşyüzmilyon liradan ikimilyarbeşyüzmilyon
liraya kadar ağır para cezası verilir.
18 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yasağa uymayanlara üçmilyar lira idarî
para cezası verilir.
Cezaların güncelleştirilmesi
Madde 27 - Bu Kanunda yazılı para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak
üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci
maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak
uygulanır.
Avdan men etme, müsadere ve tazminat
Madde 28 - Bu Kanunla yasak edilen fiilleri işleyenler derhal avdan men edilir.
Bunların bizatihi av suçunda kullandıkları suç vasıtaları, suç aletleri kime ait olursa olsun
idarece zapt ve yetkili sulh ceza mahkemesince müsadere edilir. Canlı ve cansız av hayvanları
da müsadere olunur.
Müsadere edilen silâhlar dışındaki suç alet ve ekipmanları ile suç vasıtaları ve cansız
av hayvanları orman idaresince satılarak ücreti Döner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilir.
20 nci madde gereğince zapt edilerek satılan ve emanete alınan bedeller ise, müsadere
kararının kesinleşmesini müteakip Döner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilir.
Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak avlanan, öldürülen veya yaralanan hayvanlar
müsadere edilmiş olsa dahi talep halinde hükmolunacak tazminat av hayvanı türlerine göre
Bakanlıkça tespit edilen değerler üzerinden, zehirle avlanmalarda ise beş misli fazlasıyla
hesaplanır ve tahsiline mahkemece karar verilir. Tahsil edilen para, Döner Sermaye
İşletmesine gelir kaydedilir.
Suçların tekrarı ve tekerrürü
Madde 29. - Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, suçun tekrarı halinde bir misli
fazlası ile uygulanır.
21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu suçların tekrarı halinde faillerin
avcılık belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha avcılık belgesi verilmez.
21 inci maddenin ikinci fıkrasında yazılı cezaya konu suçların tekerrürü halinde
cezalar iki misline kadar artırılır.
22 nci maddede yazılı cezaya konu suçların tekrarı halinde avlak kuruluş izni iptal
edilir.
23 üncü maddede yazılı cezalara konu suçların tekrarı halinde, faillerin avcılık
belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha avcılık belgesi verilmez.
24 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu; 6 ncı maddenin ikinci
fıkrasındaki suçların tekrarı halinde faillerin avcılık belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir
daha avcılık belgesi verilmez.
24 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu; 6 ncı maddenin üçüncü
fıkrasındaki suçların tekrarı halinde faillerin avcılık belgesi yoksa, kendilerine iki yıl süreyle
avcılık belgesi verilmez, avcılık belgesi olanlar ise iki yıl süreyle avcılıktan men edilir.
24 üncü maddenin ikinci fıkrasında yazılı cezaya konu suçun tekerrürü halinde cezalar
iki misline kadar artırılır.
26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu suçların tekerrürü halinde
verilecek ceza iki misli uygulanır.
İdarî para cezalarına itiraz ve cezaların tahsili
Madde 30 - Bu Kanuna göre verilecek idarî para cezaları 4856 sayılı Kanunda yer
alan İl Çevre ve Orman Müdürü veya yetki verdiği elemanlar ile 31.10.1985 tarihli ve 3234
sayılı Orman Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda yer alan orman
işletme şefi tarafından verilir.
Verilen para cezaları, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine
göre sahiplerine tebliğ edilir. Bu cezalara karşı, tebellüğ tarihinden itibaren yedi gün içinde,
idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz idarece verilen cezanın yerine getirilmesini
durdurmaz. Bu konuda idare mahkemelerince verilen kararlar kesindir.
Kesinleşen idarî para cezaları, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yukarıda birinci
fıkrada sayılan idarî para cezası vermeye yetkili makamlar tarafından tahsil edilir.
YEDİNCİ KISIM
Son Hükümler
Davaların görülmesi
Madde 31 - Bu Kanunda öngörülen suçlara ilişkin davalar acele işlerden sayılır ve
sulh ceza mahkemelerinde görülür.
Yönetmelik
Madde 32 - Bu Kanunun uygulaması ile ilgili esas ve usuller, ilgili kurum ve
kuruluşların görüşleri de alınmak sureti ile bir yıl içinde Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmeliklerle belirlenir.
Atıf
Madde 33 - Diğer mevzuatla 5.5.1937 tarihli ve 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanununa
yapılan atıflar bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmış sayılır.
Kaldırılan ve değiştirilen hükümler
Madde 34 - 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
2521 sayılı Kanunun; 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “av tezkeresi, yoksa”
ibaresi ve 13 üncü maddesinde yer alan; “veya yivsiz tüfek sahipliği belgesi” ibaresi madde
metinlerinden çıkarılmıştır. 8 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan “sahipliği” yerine
“satın alma”, ikinci fıkrasında yer alan “av tezkeresi” yerine “yivsiz tüfek ruhsatnamesi “,
“sahipliği” yerine “satın alma”, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “av tezkereleri”
yerine “yivsiz tüfek ruhsatnameleri”, “av tezkeresi” yerine “yivsiz tüfek ruhsatnamesi”, “av
tezkeresine” yerine “yivsiz tüfek ruhsatnamesine”, ikinci fıkrasında yer alan; “Avcılık
dışındaki amaçlarla” yerine “Yivsiz”, “sahipliği belgesi” yerine “ruhsatnamesi”, “av
tezkeresi” yerine “avcılık belgesi”, üçüncü fıkrasında yer alan; “sahipliği” yerine “satın
alma”, “av tezkerelerine” yerine “yivsiz tüfek ruhsatnamelerine”, 13 üncü madde başlığında
yer alan; “av tezkeresi” yerine “yivsiz tüfek ruhsatnamesi”, 13 üncü maddesinde yer alan; “av
tezkeresi” yerine “yivsiz tüfek ruhsatnamesi” ibareleri getirilmiştir.
6831 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin 1 inci fıkrasındaki “Orman Umum
Müdürlüğünce” ibaresinden önce gelmek üzere “Çevre ve Orman Bakanlığınca ve” ibaresi
eklenmiştir.
16.8.1997 tarihli ve 4306 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Milli Eğitim Temel
Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun ile 24.3.1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması ve Bazı
Kağıt ve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması Hakkında Kanunun Geçici 1 inci
maddesinin (A) fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan; Kara avcılığı ruhsat tezkereleri
ibaresi avcılık belgeleri olarak, (11) numaralı bendinde yer alan; tezkere ibaresi avcılık
belgesi olarak, 6136 sayılı Kanunda yer alan; yivsiz av tüfekleri ibaresi yivsiz tüfekler
olarak, 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin VI. Meslek
erbabına verilecek tezkere, vesika ve ruhsatnamelerden alınacak harçlar bölümünün 15 inci
bendinde yer alan; Kara av tezkereleri: ibaresi Avcılık belgesi: ve kara avcılığı ruhsat
tezkereleri ibaresi avcılık belgeleri olarak değiştirilmiştir.Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 2521 sayılı
Kanuna göre verilmiş olan av tezkereleri, süresi sonunda; yivsiz tüfek ruhsatnamesine
dönüştürülür. Av tezkeresi, yivsiz tüfek ruhsatnamesine dönüştürülen şahıslardan avlanmak
isteyenler bu Kanunun 13 üncü maddesine göre avcılık belgesi almak zorundadır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra süresi sona eren av tezkerelerini yivsiz
tüfek ruhsatnamesine dönüştürenler ile ilk defa yivsiz tüfek ruhsatnamesi alanlardan
avlanmak isteyenlere; avcılık belgesi verilmesi ile ilgili esas ve usuller hakkında çıkartılacak
yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar geçici avcılık belgesi verilir. Bu kişilere geçici avcılık
belgesi verilmesinde sınav şartı aranmaz. Geçici avcılık belgelerinin süresi verildiği tarihten
sonraki mali yıl başında sona erer. Geçici avcılık belgesi alacak olanlar 492 sayılı Harçlar
Kanununa göre avcılık belgelerinden alınan harcı ve 4306 sayılı Kanun gereğince eğitime
katkı payını ödemek zorundadır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlık tarafından düzenlenen avcı
eğitimi kurslarına katılan ve avcı eğitim kurs bitirme belgesi alan avcılara avcılık belgesi
verilmesinde sınav şartı aranmaz.Geçici Madde 2 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Merkez Av
Komisyonunca alınmış olan avlanma süreleri, avlanma limitleri, avına izin verilen türler,
koruma altına alınan türler, yasak av sahaları ve av turizminin düzenlenmesine ilişkin
kararlar, bu Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında oluşturulan Merkez Av Komisyonu kararı
yürürlüğe girinceye kadar geçerlidir.
Yürürlük
Madde 35 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 36 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
kaynak: hayvanlar.us
Türkiye Memeli Tür Listesi
INSECTIVORA
Erinaceidae
Erinaceus concolor (concolor,drozdovskii)
Hemiechinus auritus (calligoni)
Soricidae
Sorex minutus (minutus,lucanius)
Sorex raddei
Sorex caucasicus (caucasicus,sultanae)
Neomys fodiens
Neomys anomalus
Crocidura suaveolens (dinniki)
Crocidura leucodon (persica)
Crocidura lpergrisea (arispa)
Crocidura lasiura (lasia)
Suncus etruscus
Talpidae
Talpa europaea (velessiensis)
Talpa levantis
Talpa ceaca (aorientalis,davidianus)
Talpa caucasica
Talpa streeti
CHIROPTERA
Pteropodidae
Rousettus egyptiacus (aegyptiacus)
Rhinolophidae
Rhinolophus ferrumequinum (ferrumequinum)
Rhinolophus hipposideros (hipposideros)
Rhinolophus euryale (euryale)
Rhinolophus mehelyi
Rhinolophus blasii
Vespertilionidae
Myotis mystacinus (hajastanicus)
Myotis brandti
Myotis emarginatus (emerginatus)
Myotis nattereri (hoveli)
Myotis bechsteini
Myotis myotis (myotis,macrosefalicus)
Myotis blythi (omari)
Myotis daubentoni
Myotis capaccinii (capaccinii)
Pipistrellus pipistrellus (pipistrellus,aladdin)
Pipistrellus nathusii
Pipistrellus kuhlii (kuhlii)
Pipistrellus savii
Nyctalus leisleri
Nyctalus noctula (noctula)
Nyctalus lasiopterus
Eptesicus bottae (anatolicus)
Eptesicus serotinus
Otonycteris hemprichi
Barbastella barbastellus
Plecotus auritus
Plecotus austriacus
Miniopterus schreibersi
Molossidae
Tadarida teniotis
LAGOMORPHA
Leporidae
Lepus capensis
Oryctolagus cuniculus
RODENTIA
Sciuridae
Sciurus vulgaris (vulgaris)
Sciurus anomalus (anomalus,syriacus)
Spermophilus citellus
Spermophilus xanthaphyrmnus
Cricetidae
Cricetulus migratorius (vaernula,cinerascens)
Mesoccricetus auratus
Mesocrisetus brandtii
Cleithrionomys glareolus (ponticus)
Arvicola terrestris
Microtus subterraneus
Microtus majori (majori,fingeri)
Microtus daghestanicus
Microtus roberti (roberti)
Microtus gud (lasistanicus)
Microtus nivalis(pontius,cerdorum,spitzenbergerae)
Microtus socialis
Microtus arvalis
Microtus epiroticus
Microtus guentheri (guentheri,lydius)
Prometheomys schaposchnikowi
Ellobius fuscocapillus (lutescens)
Tatera indica (taeinura)
Meriones vinogradori
Meriones tristrami (lycaon,intraponticus,bogdanovi,bodenheimeri)
Meriones meridianus (dahli)
Meriones crassus (charon)
Spalacidae
Spalax leucodon(armeniacus,cilicicus,anatolicus,turcicus,nehringi)
Spalax ehrenbergi (intermedius,kirgisorum)
Muridae
Micromys minutus
Apodemus mystacinus (euxinus, mystacinus)
Apodemus flavicollis (saturatus, brauneri)
Apodemus sylvaticus (tauricus, dichirurus)
Çizgili Tarla Faresi (Apodemus agrarius ) (kahmani)
Kara Sıçan ( Rattus rattus )
Kahverengi Siçan ( Rattus norvegicus )
Ev Faresi ( Mus musculus )
Mus macedonicus
Mus domesticus
Acomys cilicicus
Gliridae
Tombul Yediuyur ( Myoxus glis ) (Glis glis) (Orientalis,pindicus)
Çayır Yediuyuru ( Muscardinus avellanarius ) (trapezius,abanticus)
Bahçe Yediuyuru ( Eliomys melanurus )
Orman Yediuyuru ( Dryomys nitedula) (phyrgius)
Kaya Uyuru ( Dryomys laniger )
Küçük Ormanı Yediuyuru ( Dryomys pictus )
Fare Kuyruklu Yediuyur ( Myomimus roachi )
Dipodidae
Fırat Arap Tavşanı ( Allactaga elater )(aralychensis)
Allactaga euphratica
Arap Tavşanı ( Allactaga williamsi )(laticeps,schmidti,williamsi)
Hystricidae
Oklu Kirpi ( Hystrix indica )
Capromyidae
Coypu ( Myocastor coypus )
CARNIVORA
Canidae
Kurt (Canis lupus)
Çakal (Canis aureus)
Kızıltilki (Vulpes vulpes)
Ursidae
Boz Ayı (Ursus arctos)
Mustelidae
Gelincik (Mustela nivalis)
Kakım (Mustela erminea)
Kokarca (Mustela putorius)
Alaca Kokarca (Vormela peregusna)
Ağaç Sansarı (Martes martes)
Kaya Sansarı (Martes foina)
Porsuk (Meles meles)
Su Samuru (Lutra lutra)
Viverridae
Mısır Mangusu (Herpestes ichneumon)
Hyaenidae
Çizgili Sırtlan (Hyaena hyaena)
Felidae
Yaban Kedisi (Felis silvestris)
Saz Kedisi (Felis chaus)
Vaşak (Lynx lynx)
Karakulak(Caracal caracal)
Anadolu Leoparı (Panthera pardus tulliana)
İran Leoparı (Panthera pardus saxicolor )
Hazar Kaplanı ( Panthera tigris virgata)
PINNIPEDIA
Phocidae
Akdeniz Foku (Monachus monachus)
ARTIODACTYLA
Suidae
Yaban Domuzu (Sus scrofa)
Cervidae
Ala Geyik (Dama dama)
Ulu Geyik (Cervus elaphus)
Karaca (Capreolus capreolus)
Bovidae
İran Ceylanı (Gazella dorcas)
Ceylan (Gazella subgutturosa)
Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi (Rupicapra rupicapra)
Yaban Keçisi (Capra aegagrus (aegagrus)
Yaban Koyunu (Ovis ammon) (orientalis)
Doğu Yaban Koyunu ( Ovis gmelinii)
CETACEA
Odontoceti ( Dişli Balinalar )
Phocoenidae
Mutur ( Phocaena phocaena )
Delphinidae
Tırtak ( Delphinus delphis )
Afalina ( Tursiops truncatus )
Çizgili Yunus ( Stenella coeruleoalba )
Siyah Yunus ( Globicephala melaena
Grampus ( Grampus griseus )
Physeteridae
Kaşalot ( Physeter cotodon )
Ziphiidae
Cuvier Balinası ( Ziphius cavirostris )
Mysticeti ( Dişsiz Balinalar )
Balenopteridae
Uzun Balina ( Balaenoptera physalus )
kaynak: hayvanlar.us
Kılıç Balığının Isıtma Sistemi
Ocak 9, 2008
Görme olayı bir dizi kimyasal olaylar sonucunda gerçekleşir. Hava serinledikçe kimyasal reaksiyonlar daha uzun zaman alır. Bu nedenle soğuk kanlılar sınıfına giren canlılar, eğer hızlı hareket eden nesneleri görmek istiyorlarsa kendilerini ısıtmak durumundadırlar. Bu nedenle, son derece soğuk derin deniz sularındaki kılıçbalıklarının avlanamaması gerekirdi.
Oysa kılıçbalıkları denizin 600 m. dibinde, ısının 5 dereceye kadar düştüğü yerlerde bile mürekkep balıklarını kovalayabilirler. Saate 60 km. hızla yüzen avlarını takip edebilmek için kılıçbalığının gözlerinin ısısını 20-25 derecede tutması gerekmektedir.
Kılıç balıkları; vücut kaslarından gelen ısının gözlerine aktarıldığı özel bir ısıtma sistemine sahip olarak yaratılmışlardır. Bu ısıtıcı sistem balığın, gözlerinin görme işlevi için gerekli ısıyı sağlar. Kılıçbalıkları bu sayede denizin 600 m dibinde, ısının 5 dereceye kadar düştüğü yerlerde bile mürekkep balıklarını kovalayabilirler.Bu ısıtıcı sistem, balığın gözlerinin görme işlevi için gerekli olan ısıyı sağlar.
Kırmızı dudaklı yarasa balığı dünyadaki dört yüzgecinin üzerinde yürüyen tek balıktır. Yürümek için tasarlanmış yüzgeçleri, tuhaf görünüşlü burnu ve büyük kırmızı dudakları ile balığın son derece ilginç bir görünümü vardır.
Yarasa balıklarının kumun üzerinde bir insanın yürümesi gibi dolaşabilmelerini sağlayan organları göğüs yüzgeçleridir. Bu yüzgeçlerini kullanarak yarasa balıkları okyanus zemininde rahatça ayakta durabilir ve yüzgeç uçlarının üzerinde yürürler. Fener balıklarında olduğu gibi yarasa balıklarının da burunlarının altında, diğer balıkları kandırmak için olta olarak kullandıkları küçük deri parçaları vardır. Yarasa balıkları etçil hayvanlardır. Bu oltayı kullanarak diğer balıkları, yengeçleri, kurtçukları ve deniz taraklarını yerler.
Y. Fehmi Şenok
Kuduz nasıl bulaşır? Kuduzun Belirtileri, Kuduz İnsan Vücudunu Nasıl Ele Geçiriyor ? Yalancı Kuduz (Aujeszky) nedir?
Ocak 9, 2008
Kuduz nasıl bulaşır?
Tüm hayvan sahiplerive hatta sokaktaki insanlar da kuduz hastalığından korkar. Yaygınlığı gün geçtikçe ilerlemektetir.
Bir enfeksiyon hastalığı olan kuduzun etkeni spesifik bir kontagiyöz (bulaşıcı) virüs; rabdoviridae ailesinden zarflı bir RNA virüsüdür. Kuduz enfeksiyonu , virüsün bulunduğu salya ile temas sonrasında gerçekleşir. Bu temas ısırma, sağlam olmayan derinin yalanması, mukozaların yalanması şeklinde gerçekleşebilir. Kendi patisini yalayan kedinin tırmalaması sonucu da kuduz bulaşabilir. Mağara gezen kişilerin, yarasaların aerosol şeklinde havaya saçtığı damlacıkları soluduğu ve böylece virüs kaptığı söylense de bu bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Aynı şekilde kuduz olduğu bilinmeyen kadavradan alınan korneanın transplantasyonu sonucu kuduz bulaştığı da kanıtlanamamış bir iddeadır. Hele içme suyuyla, cinsel yolla, solunum yoluyla, barsak solucanlarıyla bulaştığına dair hikayeler ise sadece tarih sayfalarında kalan birer söylentidir. Kuduz bir hayvanın ısırdığı hamile kadının karnındaki çocuğuna kuduz bulaşması mümkün değildir. Kuduzun tek ve kesin bulaşma yolu kuduz bir hayvanın ısırdığı açık yaradır.
Kuduzun Belirtileri
Hastalıklı hayvan tarafından ısırıldıktan sonra kas dokusuna giren virüs, önce kas dokusu içinde çoğalır. Daha sonra periferik sinirler aracılığıyla merkezi sinir sistemine ve oradan hızal beyine ulaşır. Beyine yerleşip işgal eden virüsün artık yukarı hareketi tamamlanmış ve aşağı doğru hareketine başlar ve göz, tükürük bezleri, deri gibi organlara yerleşir. Burada önemli olan nokta, bu seyir esnasında çok az antijen salınması, antikor oluşmamamsı ve adeta virüsün kendisini saklamasıdır. Bu nedenle labaratuvar tanı yöntemleri klinik belirtiler tam ortaya çıkmadan (yani iş işten geçmeden) sonuç vermez.
Kuduzda kuluçka süresi ortalama 10-60 gün arasında değişmekle birlikte, litaratürde bu sürenin 2 güne kadar indiği; bazen yıllara kadar uzadığı vakalar görülmüştür. Özellikle çocuklarda, baş, yüz gibi beyine yakın ya da sinir dokusunun yoğun olduğu bölgelerin ısırıldığı durumlarda ve mukozanın yalandığı hallerde kuluçka süresinin çok kısaldığı görülmüştür.
Kuduz virüsü alan bir insanda ilk belirtiler, sanılanın aksine, genellikle kuduzu düşündürmeyen basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde görülür. Hastalık tablosu tamamen oluşmadan bir iki gün önce ise, iyileşmesine rağmen ısırık yerinde kaşıntı, iğne batması hissi, sinir trasesi boyunca yayılan bir ağrı gibi belirtiler oluşur. Ayrıca kişilik değişiklikleri görülür.
Hastalık oluştuktan sonra 3 temel formda seyredebilir. Spastik formda hidrofobi (su korkusu) ve aerofobinin oluştuğu klasik, spazmlarla karakterize kuduz seyri izlenir. Demans formda uç noktada aşırı uyarılma veya adeta delirme hali görülür. Paralitik formda kısmi felçler izlenir. Diğerlerine oranla daha uzun süren bu durumda şüpheli bir tanı yoksa, genellikle kuduz tanısı konamadan, nörolojik problemlerle uğraşılırken hasta kaybedilir.
Kuduz hasatalığı bir kez oluştuktan sonra ölüm kaçınılmazdır. Önemli olan hastalık oluşmadan vücutta koruyucu antikor düzeyini oluşturmaktır.
Kuduz İnsan Vücudunu Nasıl Ele Geçiriyor ?
Kuduz olmuş bir hayvan ya da insanda belirtileri birdenbire ortaya çıkıyor. Çünkü hastalığın kendisini göstermesi için virüsün öncelikle beynin cornu amanois bölgesi ile cerebellum bölgelerine ulaşması gerekiyor. Bunun süresi ise ısırığın bulunduğu yere bağlı. Eğer ısırık insanda boyun ve baş bölgesinde ise 3 hafta, belden aşağıdaysa 1,5 ay içinde ortaya çıkıyor. Bu süre kuduz hastalığından kurtulmak için tek ve son şans.
Sinir sisteminde ilerleyerek beyne yerleşen virüs burada çoğalarak biraraya geliyor ve Negri cisimciğini oluşturuyor. Buradan vücuda yayılan virüsler ilk olarak tükürük bezlerine iniyorlar. Arkasından yutak felci başlıyor. Aynı zamanda aşırı saldırganlık, ışığa ve sese aşırı duyarlılık başlıyor. Çene kaslarının felci sonucu alt çene düşüyor ve son aşamada felçler tüm organlara yayılıyor.
Kuduz bir hayvan tarafından ısırılınca ne yapmalıyız ?
Herhangi bir hayvan ısırdıktan sonra kuduz ihtimaline karşı ilk yapılacak şey hiç vakit kaybetmeden yarayı bol sabunlu veya deterjanlı suyla yıkamaktır. Bu işlem yaranın üzerindeki virüsleri öldürmüyor, ancak büyük bir kısmını yaradan uzaklaşmasını sağlıyor. Bunun ardından yara alkol veya tentürdiyot ile temizlenmeli. Bu işlem yara üzerinde kalan virüslerin bir kısmının ölmesini sağlıyor. Yara ne kadar büyük olursa olsun yaraya dikiş atılmamamsı gerekiyor. Çünkü bu işlem o bölgedeki sinir uçlarını uyararak sinir uçlarının çoğalmasını sağlıyor. Bunların dışında tetanoza ve diğer enfeksiyonlara karşı önlem alınması ve antibiyotik tedavisine başlanması gerekiyor.
Yalancı Kuduz (Aujeszky)
Bütün hayvan türlerinde görülen bu hastalık ultra virüsten ileri gelir. Hayvanlarda şiddetli kaşıntı, çırpınma ve felçler görülür. Hastalık çok hızlı seyreder ve domuz dışında bütün hayvanlarda ölümle sonuçlanır. Budapeşte Veteriner Yüksek Okulu Müdürü Prof. Aujeszky Aladar tarafından tanımlanan bu virüs, kesinlikle insanlara bulaşmıyor. Bu virüs Türkiyede ilk defa 1932de İstanbul Kuduz Müessesi Müdürlüğünde görevli Doktor Zekai Muammer Tunçman tarafından izole edildi.
Bütün canlılar kuduz taşıyıcısı olabilir mi ?
Bir tanesi hariç dünyadaki hiçbir hayvan kuduz virüsünü uzun süre taşıyamıyor. Bütün canlılar kuduz virüsünün vücutlarına girmesinden sonra en çok üç ay yaşayabiliyor. Çünkü virüs beyine yerleşiyor ve bütün faaliyetlerini durduruyor. Özellikle yutak felci, canlıların yeme içme fonksiyonunu durduruyor ki, bu da ölümün ilk adımını oluşturuyor.
Amerika kıtasında yaşayan ve vampir yarasa olarak bilinen Desmodus türü yarasalar kuduz virüsünün doğal taşıyıcısıdırlar. Bu yarasa türünün virüsü iki yıl kadar taşıdıkları sanılıyor. Bunun yanısıra kuşlarda ve kümes hayvanlarında kuduz vakası hemen hemen hiç görülmüyor.
Kaynak veterinerhekim.net
Rottweiler Karakter Testi
Ocak 9, 2008
Rottweiler Karakter Testi
Rottweiler Sizin Için Dogru Bir Seçim midir ?
Rottweilerden bahsederken bu sorunun üzerinde dikkatle durmak ve ciddi bir sekilde cevaplandirmak zorundayiz. Amerikan Rottweiler Kulübü su ifadeyi kullanmaktadir: Rottweiler çok sevkli bir arkadastir ama hiçbir sekilde sizin esiriniz olmaz. Kisaca bu köpekler herhangi bir seyi yaptirmak için zorlayamayacaginiz ölçüde güçlü ve kararli köpeklerdir. Karakter özelliklerini izah ederken söyledigimiz hususlari katiyen gözden uzak tutmamalisiniz. Rottweilerler sevip saydiklari sahipleri için hizmetten kaçinmazlar. Güçlü bir köpegin kontrol altinda tutulmasinin titiz davranmakla bir alakasi yoktur, bu husus bir zarurettir. Bir Sibirya köpeginin veya bir Bassetin kontrol disina çikmasi çok fazla zarar yaratmaz,onlar nihayet topragi kazarlar, ulurlar, kaçabilirler, misafirlerinizi biraz rahatsiz edebilirler, fakat kontrolden çikmis, Rottweiler gibi güçlü bir bekçi köpeginin yaratabilecegi problemler çok ciddi sonuçlar dogurabilir. Rottweiler, sogukkanli, kendine güveni çok yüksek ve efsanevi cesarete sahip bir köpektir.Kendi ailesine karsi çok sevecen olmakla beraber yabancilara karsi soguk davranir. Onlarin, ziyaretçilerle, veterinerlerle veya karsilasabilecekleri diger kisilerle mutlaka tanistirilmalari gerekir. Kizginlik aninda yapilan bagiris çagirislarla, neseli bir toplantida atilan çigliklar arasindaki farki onlara izah etmek olanaksizdir; bir kavga sirasindaki itis kakislarla, futbol oynarken yapilan sert hareketlerin farkliligini kavrayamazlar. Keza gerçekten kötülük yapmak isteyen birinin sinsice hareketleri ile, saklambaç oynayan çocuklarin sessiz sedasiz hareketlerini birbirinden ayirt edemezler. Onlarin yaninda halat çekisme gibi bir tarafin diger tarafa galebesi esasina dayanan oyunlar oynamaktan kaçinilmasi gerekir. Hiçbir sekilde, baglanip zincirlenmeye gelemezler. Yasli ve çelimsiz kisiler onlarla basa çikamazlar. Bu köpeklerin çok küçükten baslayip disiplin altinda yetistirilmeleri gerekir. Çocuklari iterek veya omuz vurarak yönlendirmek isterler, bu itibarla özellikle okul çagina gelmemis çocuklar için asla iyi bir arkadas olamazlar. Diger hayvanlarla çok küçük yasta alistirilirlarsa geçinebilirler. Hemcinsleri ile münasebetlerinde ayni cinsiyete mensup olmalari halinde , birbirlerine karsi agresif tavir takinabilirler.
Bir rottweiler sahibi olmaya hazir misiniz ? O zaman testimizi deneyin !
Karsinizda birbirine benzeyen yavrularla dolu bir batim var ve siz hangisinin sizin için en uygun yavru oldugunu karar vermekte zorlaniyorsunuz.
Asagidaki kisilik testini deneyin.
Yavrularin tepkilerine en çok uyan harfleri kayit edin. En ideali, yavrularin dikkatlerinin en az dagilacagi bir ortamda kardeslerinden uzakta test edilmeleridir.
1-Yavruyu bir kaç metre uzaginiza koyarak yaniniza çagirin.
A - Kuyruk havada hevesle geldi, atlayip elinizi isirmaya basladi.
B - Kuyruk havada hevesle geldi, pati atip ellerinizi yaladi.
C - Kuyruk havada hevesle geldi.
D - Kuyruk asagida geldi.
E - Kuyruk asagida çekinerek geldi.
F - Hiç gelmedi.
2-Yavrunun sizi gördügünde emin, sözel olarak onu cesaretlendirerek kalkip ondan uzaklasin.
A - Kuyruk havada hevesle geldi, ayak altina dolasti ve isirmaya basladi.
B - Kuyruk havada hevesle geldi, ayak altina dolandi.
C - Kuyruk havada geldi.
D - Kuyruk asagida geldi.
E - Kuyruk asagida çekinerek geldi.
F - Hiç takip etmedi, baska yöne gitti.
3-Yavruyu kibarca sirt üstü yuvarlayin ve 30 saniye öyle tutun.
A - Siddetle mücadele etti, isirmaya çalisti.
B - Siddetle mücadele etti.
C - Önce mücadele etti, sakinlesip göz kontagini korudu.
D - Birazcik mücadele edip sakinlesti.
E - Kuyrugu bacaklarinin arasinda hiç mücadele etmedi.
F - Hiç mücadele etmedi, göz kontagindan kaçindi.
4-Yavruyu size 45°açiyla oturtun. Onu oksayip yüzünüzü yaklastirin.
A - Atlayip pati atti, hirlayip isirmaya çalisti.
B - Atlayip pati atti, yaladi.
C - Size sokulup yalamaya çalisti.
D - Sessizce oturup, oksamalari kabul etti, elinizi yaladi.
E - Sirt üstü devrilip göz kontagindan kaçindi.
F - Kalkti gitti ya da uzak durdu.
5-Yavrunun dikkatini burusturulmus bir kagit topla çekin. Size bakiyorken kagit topu birkaç metre ileri firlatin. Yavru pesinden gidince bir kaç metre geri gidip yaniniza çagirin.
A - Nesneyi takip etti, onu yerden aldi.
B - Nesneyi takip etti, üzerinde durdu; ama geri getirmedi.
C - Nesneyi takip etti, alip geri getirdi.
D - Nesneyi takip etti, onsuz size geri döndü.
E - Takip etmeye basladi, ilgisini kaybetti.
F - Hiç takip etmedi.
6-Yavruyu odanin ortasina koyun ve sert bir ses çikarin. Büyük metal bir kasik ile tencere ise yarayabilir.
A - Sesin yerini tespit etti, havladi, ona dogru yürüdü.
B - Sesin yerini tespit etti, ona dogru yürüdü.
C - Sesin yerini tespit etti, merak gösterdi, o yöne bakti.
D - Sesin yerini tespit etti.
E - Korkup geri çekildi, saklandi.
F - Sesi duymazdan geldi, hiç merak göstermedi.
7-Kapali bir semsiye inceleyebilmesi için yavrunun yüzüne dogru dik tutun.
A - Hiç sasirmadi, kuyruk havada ona dogru yürüdü, (isirmaya çalisabilir).
B - Biraz sasirdi, kuyruk havada ona dogru yürüdü, (isirmaya çalisabilir).
C - Biraz sasirdi, incelemek için ona dogru yürüdü.
D - Biraz sasirdi, merakli göründü; ama hareket etmedi.
E - Sasirdi, kendini toplayamayip kuyruk asagida uzaklasti.
F - Görmezden geldi, hiç merak göstermedi.
8-Bir havluya ip baglayip yerde yavrunun önünde sagdan sola sürüyün.
A - Bakti, saldirdi ve isirdi.
B - Bakti, kuyruk havada üzerine atladi.
C - Merakla incelemek için harekete geçti.
D - Bakti, kuyruk asagida ilerlemedi.
E - Kaçip saklandi.
F - Görmeden geldi, hiç mreak göstermedi.
9-Yavruyu karninin altindan dengeleyerek yerden ayaklarini kesin ve 30 saniye öyle tutun.
A - Siddetle mücadele etti, isirmaya çalisti.
B - Mücadele etti.
C - Mücadele etmedi, kuyruk sallayarak sakince durdu.
D - Mücadeke etmedi, kuyruk asagida sakince durdu.
E - Mücadele etmedi, kuyruk bacaklarinin arasinda sakince durdu.
F - Mücadele etmedi, arka bacaklari ve kuyrugu kasilmis vaziyette donup kaldi.
+ Degerlendirme
Çoğunlukla A ise
Çok özel bir egitim gerektiren saldirgan egilimleri olan dominant bir yavru.
Çoğunlukla B ise
Isirmaya provoke edilebilecek dominant ve kendine güvenen bir yavru. Tecrübeli bir egitmenle bu tür bir yavru iyi bir is köpegi olabilir. Kolay bir aile köpegi olmasini beklemeyin.
Çoğunlukla C ise
Muhtemelen ilk defa köpek sahibi olacak bir aile için fazla aktif ve disa dönük bir yavru.
Çoğunlukla D ise
Rekabet ortaminda sampiyon olmaktansa bir aile ortaminda dengeli ve güvenilir bir köpek olmaya daha fazla yatkin bir yavru.
Çoğunlukla E ise
Belki de çocuksuz yasli bir ailenin yaninda daha sakin bir ev için daha uygun olabilecek kendine güveni nispeten daha düsük bir yavru.
Çoğunlukla F ise
Insanlara ilgi göstermeyen çok fazla bagimsiz bir yavru. Bu genellikle irkla (spitz irklari ve tazilar gibi) ilgili bir durumdur. Bu yavru insanlara karsi fazla duygularini belli eden bir köpege dönüsmeyecektir.
kaynak: hayvanlar.us
Evcil Hayvanların Cocuklara Olumlu Etkileri
Evde hayvan besleyen çocuklar, hem sorumluluk alıyor hem de sevmeyi ve paylaşmayı öğreniyor.
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Psikiyatrist Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, evde hayvan besleyen çocukların, hem sorumluluk aldıklarını hem de sevmeyi ve paylaşmayı öğrendiklerini söyledi.
Prof. Dr. Çelikkol, yaptığı açıklamada, evde hayvan beslemenin yetişkinler kadar çocuklar için de güzel bir uğraş olduğunu ancak bazı ailelerin çocukların bu yöndeki isteklerine pek sıcak bakmadıklarını ifade etti.
Çocukların kedi, köpek ve kuş gibi evcil hayvanlarla yakın iletişim kurmayı sevdiğini dile getiren Prof. Dr. Çelikkol, bunun için günümüzde en elverişli ortamın da ev olduğunu anımsattı.
Prof. Dr. Çelikkol, evde hayvan beslemenin, yetişkinlere oranla çocuklara çok daha fazla avantaj sağladığını, bu eğilimdeki çocukların takdirle karşılanmasının gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Evde besledikleri kedi, köpek ve kuş gibi hayvanlarla yakın arkadaşlık ve dostluk ilişkisine giren çocuklar yaşıtlarına oranla çokdaha hızlı bir şekilde sosyalleşmektedirler. Çünkü bu çocuklar hayvanlarla kurdukları sıcak ve sevecen iletişim sayesinde paylaşmayı,sevmeyi kendilerine güvenmeyi, dostluğu ve yardım etmeyi öğreniyorlar.Ayrıca bu çocuklarda yiyecek ve içeceğini verdiği, sağlığıyla yakından ilgilendiği hayvan sayesinde sorumluluk duygusu gelişiyor“
Prof. Dr. Çelikkol, ailelerin tüm bu avantajları dikkate alarak çocuklarının evde hayvan beslemeye ilişkin isteklerini reddetmemelerini, aksine onları teşvik edici bir yaklaşım içine girmelerini önerdi.
Devekuşları
Ocak 9, 2008
Devekuşları |
